Rücuen Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10208 E. 2014/76 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kanuni temsilci sorumluluğu↗ kanuni temsilci↗ yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ kooperatifler kanunu↗ aciz vesikası↗ münfesihlik↗ temsil yetkisi↗ sorumluluktan kurtulma↗ şirket müdürlüğü↗ şirket müdürü↗ müteselsil sorumluluk↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ kâr payı↗ yönetim kurulu kararı↗ yasal faiz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ödeme makbuz asıllarının davacıda olması ve her ne kadar taksitlendirmeyi Z.Ş. yapmış ise de ödemeyi kendisinin yaptığına ilişkin beyanı ve belge olmadığından ödemenin davacı tarafından yapıldığı kanaatine varıldığı, münfesih olmuş anonim şirketin borçlarından tüm hissedarlar sorumlu olacağından yöneticilerin kendi kusurları ile sebebiyet verdiği borçların mahsubu neticesinde kalan borçlardan davalıların da sorumlu oldukları, her ne kadar davalı tarafça dava konusu borcun anonim şirketin vergi borcu olması ve bu sebeple sadece yönetim kurulu üyelerinin borçtan sorumlu oldukları iddia edilmiş ise de, hali hazırda şirket mevcut olmayıp münfesih olduğundan tüm hissedarların sorumlu olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.878,99 TL'nın davalı Kenan'dan, 1.878,99 TL'nın ise davalı Yavuz'dan ayrı ayrı ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, anonim şirketin vergi borcundan dolayı yapılan ödemenin payları oranında diğer şirket ortaklarından tahsili istemine ilişkindir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, kanuni temsilcileri sorumlu tutulmuştur. Ancak vergi borcunun temsilciden istenebilmesi için öncelikle temsil edilen tüzel kişiden talep edilmesi ve bu tüzel kişinin ödeme kabiliyetinin olmadığını gösteren “aciz vesikasının” düzenlenmiş olması gereklidir (6183 SK. m.75). Kanuni temsilcilerin kim olduğu konusu ise tüzel kişinin türüne göre değişmektedir. Anonim şirketler ve kooperatiflerde kanuni temsilciler yönetim kurulu başkan ve üyeleri iken limited şirketlerde şirketin müdürü, kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
Limited şirketlerde kanuni temsilciler şirket müdürleri ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur. Buna göre limited şirketin mal varlığından tahsil edilemeyen kamu alacakları ortaklardan, ortaklık payı oranında istenebilecektir (6183 SK. m.35).
Anonim şirketlerde ise böyle bir özel düzenleme yapılmadığından, şirketten tahsil edilemeyen kamu borçlarından, TTK.’nun 317. maddesi uyarınca şirketin yönetim kurulu üyelerinin tamamı, kanuni temsilci sıfatıyla ve müteselsilen sorumludur. Ancak TTK.’nun 319. maddesine göre ana sözleşmeye hüküm konularak şirketin kanuni temsil yetkisi, yönetim kurulu üyelerinden birine veya birkaçına verilip, diğer yönetim kurulu üyeleri sorumluluktan kurtulabilmektedir. Böyle bir durumda kamu alacaklarından da sadece anılan yönetim kurulu üyeleri, kanuni temsilci sıfatıyla müteselsilen sorumlu tutulacaklardır. Yönetim kurulu üyesi olmayan ortakların ise kamu alacaklarından dolayı sorumlulukları bulunmamaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, dosya kapsamından davalıların yönetim kurulu üyesi, şirket yöneticisi veya temsilcisi sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakta olup mahkemece davalıların bu konumları itibariyle kamu alacaklarından sorumlu olmadıkları düşünülmeksizin yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9832 E. 2015/9587 K.
Ortak:kanuni temsilci sorumluluğu · kanuni temsilci · kooperatifler kanunu · aciz vesikası · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · müteselsil sorumluluk · anonim şirket
İncelediğiniz karardaAnonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri iken «limited şirketlerde» «şirketin müdürü», kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Limited şirketlerde «kanuni temsilciler» «şirket müdürleri» ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, davalının dava dışı şirketin borcunu ödemesi için «kamu alacağının» şirket mal varlığından tahsil edilememiş olduğunun hukuken tespitinin gerektiği, «anonim şirketin» «iflas» etmesi veya «tasfiye» haline girmesinin tek başına «kanuni temsilcilere» başvurabilmek için yeterli olmadığı, davacı yönünden «yönetim kurulu» üyesi olarak vergi borcunu ödeme yükümlülüğünün henüz doğmadığı, davalının «müteselsil sorumluluk» hükümleri gereğince yaptığı ödemeyi davacıdan isteyemeyeceği, alacaklının takibinde kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davalıya Gerede İcra Müdürlüğü'nün 2006/330 Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davacının «kötüniyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Anonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri «limited şirketlerde» «şirket müdürü», «kollektif şirketlerde» ise ortakların herbiridir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürlüğü · kamu alacağı · kollektif şirket · rücuen tahsil · kötüniyet tazminatı · rücu · haciz · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, davalının dava dışı şirketin borcunu ödemesi için «kamu alacağının» şirket mal varlığından tahsil edilememiş olduğunun hukuken tespitinin gerektiği, «anonim şirketin» «iflas» etmesi veya «tasfiye» haline girmesinin tek başına «kanuni temsilcilere» başvurabilmek için yeterli olmadığı, davacı yönünden «yönetim kurulu» üyesi olarak vergi borcunu ödeme yükümlülüğünün henüz doğmadığı, davalının «müteselsil sorumluluk» hükümleri gereğince yaptığı ödemeyi davacıdan isteyemeyeceği, alacaklının takibinde kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davalıya Gerede İcra Müdürlüğü'nün 2006/330 Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davacının «kötüniyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
A.Ş.’nin vergi borçlarının «kamu alacağının» sorumlusu bulunan davacıdan «rücuen tahsili» için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Anonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri «limited şirketlerde» «şirket müdürü», «kollektif şirketlerde» ise ortakların herbiridir.
Fakat «limited şirketlerde müdürlerin» yanısıra ortaklarda 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre ortaklık «payı» oranında sorumludurlar.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7444 E. 2016/2505 K.
Ortak:kanuni temsilci sorumluluğu · kanuni temsilci · kooperatifler kanunu · aciz vesikası · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · anonim şirket · limited şirket
İncelediğiniz karardaAnonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri iken «limited şirketlerde» «şirketin müdürü», kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Limited şirketlerde «kanuni temsilciler» «şirket müdürleri» ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur.
Benzer bu karardaAnonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri iken «limited şirketlerde» «şirketin müdürü», kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Limited şirketlerde «kanuni temsilciler» «şirket müdürleri» ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu alacağı · ortaklık sıfatı · malvarlığına ilişkin dava · rücu · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaŞti'nde %33,3 hisse ile ortak oldukları, şirketin 14.916,51 TL tutarındaki vergi borcunun davacı Uğur tarafından ödendiği, davacının şirket vergi borçlarına karşılığı ödemiş olduğu ödemelere istinaden davalıdan 4.967,20 TL tutarında alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.967,20 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptaline, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu aşamada «kanuni temsilcinin», «limited şirketlerde» kamu borcunu ödeyen ortağın, ödediği «kamu alacağını», asıl mükellef olan temsil edilenden değil de diğer sorumlulardan, limited şirketlerde diğer ortaklardan talep etmelerinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise «rücu» oranının ne olacağı konusu incelenmelidir.
Ödenen «kamu alacağının» asıl yükümlüden tahsil imkanı bulunmadığı anlaşıldıktan sonra, diğer yükümlülerden «rücu» oranının ne olacağı konusunda ise bir ayrıma gidilmelidir.
Diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde «kamu alacağından» her ortak kendi «payı» oranında sorumlu olup bu payı haricindeki ödediği kısım için diğer ortaklara «rücu» edebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4753 E. 2011/7389 K.
Ortak:kanuni temsilci sorumluluğu · kanuni temsilci · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · kooperatifler kanunu · aciz vesikası · temsil yetkisi · sorumluluktan kurtulma · şirket müdürlüğü
İncelediğiniz karardaAncak TTK.’nun 319. maddesine göre ana sözleşmeye hüküm konularak şirketin «kanuni temsil yetkisi», «yönetim kurulu» üyelerinden birine veya birkaçına verilip, diğer «yönetim kurulu üyeleri sorumluluktan kurtulabilmektedir».
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Anonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri iken «limited şirketlerde» «şirketin müdürü», kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
Benzer bu karardaAncak TTK'nın 319. maddesine göre ana sözleşmeye hüküm konularak şirketin «kanuni temsil yetkisi», «yönetim kurulu» üyelerinden birine veya birkaçına verilip, diğer «yönetim kurulu üyeleri sorumluluktan kurtulabilmektedir».
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Anonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri iken «limited şirketlerde» «şirketin müdürü», kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu alacağı · ortaklık sıfatı · rücuen tahsil · mirasçılık · rücu
Benzer bu kararda1- Dava, davacı tarafından ödenen dava dışı T… … Ö… … U… … Gıda A.Ş.'nin SSK ve vergi borçlarının, «kamu alacağının» sorumlusu bulunan davalılardan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Bu aşamada «kanuni temsilcilerin» ödedikleri «kamu alacağını», asıl mükellef olan temsil edilenden değil de diğer sorumlulardan talep etmelerinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise «rücu» oranının ne olacağı konusu incelenmelidir.
Ödenen «kamu alacağının» asıl yükümlüden tahsil imkanı bulunmadığı anlaşıldıktan sonra, diğer yükümlülerden «rücu» oranının ne olacağı konusunda ise bir ayrıma gidilmelidir.
Diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde «kamu alacağından» her ortak kendi «payı» oranında sorumlu olup bu payı haricindeki ödediği kısım için diğer ortaklara «rücu» edebilir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9128 E. 2016/7852 K.
Ortak:kanuni temsilci sorumluluğu · kanuni temsilci · kooperatifler kanunu · aciz vesikası · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · anonim şirket · limited şirket
İncelediğiniz karardaAnonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri iken «limited şirketlerde» «şirketin müdürü», kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Limited şirketlerde «kanuni temsilciler» «şirket müdürleri» ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur.
Benzer bu karardaAnonim şirketler ve «kooperatiflerde kanuni temsilciler» «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri iken «limited şirketlerde» «şirketin müdürü», kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, «kanuni temsilcileri sorumlu» tutulmuştur.
Limited şirketlerde «kanuni temsilciler» «şirket müdürleri» ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amme alacağı · kamu alacağı · ortaklık sıfatı · malvarlığına ilişkin dava · ticari defter ve kayıtlar · rücu · ticari defter · iflas
Benzer bu kararda… lerin amme borçları” başlıklı 35. maddesinde yer alan “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan «amme alacağından» sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.” hükmü ile 3. maddesinde düzenlenen “Tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi; amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında «iflas» kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını,... ifade eder.” düzenlemesi nazara alınarak davacı tarafından ödendiği ispat edildiği takdirde, yapılan ödemenin yasaya uygun olup olmadığı, rücuen istenip istenemeyeceği değerlendirilmeksizin, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.Bununla birlikte; davalı vekili tarafından dava konusu vergi borçlarının «zamanaşımına» uğradığı, şirketin «malvarlığının» bulunduğu, vergi borçlarının tahsil tarihi ve öncesinde bulunan şirket taşınır mallarının davacı ve diğer ortak tarafından nakde çevrilerek bir kısmıyla vergi borçlarının kapatıldığı, şirketin «ticari defter, kayıt» ve evraklarının incelenmediği, dekontlarda davacının adının elle yazılmış olmasının dekont bedelinin davacının mal varlığından çıktığının kanıtı olamayacağı da sav …
Bu aşamada «kanuni temsilcinin», «limited şirketlerde» kamu borcunu ödeyen ortağın, ödediği «kamu alacağını», asıl mükellef olan temsil edilenden değil de diğer sorumlulardan, limited şirketlerde diğer ortaklardan talep etmelerinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise «rücu» oranının ne olacağı konusu incelenmelidir.
Ödenen «kamu alacağının» asıl yükümlüden tahsil imkanı bulunmadığı anlaşıldıktan sonra, diğer yükümlülerden «rücu» oranının ne olacağı konusunda ise bir ayrıma gidilmelidir.
Diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde «kamu alacağından» her ortak kendi «payı» oranında sorumlu olup bu payı haricindeki ödediği kısım için diğer ortaklara «rücu» edebilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10208 E. , 2014/76 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 13. SULH HUKUK MAHKEMESİ
(ÜMRANİYE 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ)
TARİHİ 27/12/2012
NUMARASI 2011/180-2012/1732
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 13. Sulh Hukuk (Ümraniye 2. Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 27/12/2012 tarih ve 2011/180-2012/1732 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tasfiye edilen anonim şirketin kanuni temsilcisi olan müvekkilinin şirketin amme borçlarını ödediğini, davalıların aynı şirketin hissedarları olup borçtan müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, ödenen 24.000 TL'den davalıların hissesine tekabül eden 6000 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu olan borç yönünden taahhüt altına giren kişinin davacı olmayıp Z. Ş. olması ve bizzat dekontlarda da davacının ismi geçmediğinden davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davanın süresinde açılmadığını, ayrıca müvekkillerinin şirket yöneticisi olmayıp sadece şirket ortağı oldukları ve şirketin yasal temsilcisi olmayan müvekkillerinin amme alacaklarının ödenmesi hususunda sorumluluklarının bulunmadığını, kaldı ki borcun doğumunda müvekkillerinin kusuru olmayıp davacının kendi ihmalinden borcun doğduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ödeme makbuz asıllarının davacıda olması ve her ne kadar taksitlendirmeyi Z.Ş. yapmış ise de ödemeyi kendisinin yaptığına ilişkin beyanı ve belge olmadığından ödemenin davacı tarafından yapıldığı kanaatine varıldığı, münfesih olmuş anonim şirketin borçlarından tüm hissedarlar sorumlu olacağından yöneticilerin kendi kusurları ile sebebiyet verdiği borçların mahsubu neticesinde kalan borçlardan davalıların da sorumlu oldukları, her ne kadar davalı tarafça dava konusu borcun anonim şirketin vergi borcu olması ve bu sebeple sadece yönetim kurulu üyelerinin borçtan sorumlu oldukları iddia edilmiş ise de, hali hazırda şirket mevcut olmayıp münfesih olduğundan tüm hissedarların sorumlu olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.878,99 TL'nın davalı Kenan'dan, 1.878,99 TL'nın ise davalı Yavuz'dan ayrı ayrı ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, anonim şirketin vergi borcundan dolayı yapılan ödemenin payları oranında diğer şirket ortaklarından tahsili istemine ilişkindir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, kanuni temsilcileri sorumlu tutulmuştur. Ancak vergi borcunun temsilciden istenebilmesi için öncelikle temsil edilen tüzel kişiden talep edilmesi ve bu tüzel kişinin ödeme kabiliyetinin olmadığını gösteren “aciz vesikasının” düzenlenmiş olması gereklidir (6183 SK. m.75). Kanuni temsilcilerin kim olduğu konusu ise tüzel kişinin türüne göre değişmektedir. Anonim şirketler ve kooperatiflerde kanuni temsilciler yönetim kurulu başkan ve üyeleri iken limited şirketlerde şirketin müdürü, kolektif şirketlerde ise ortakların her birisidir.
Limited şirketlerde kanuni temsilciler şirket müdürleri ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur. Buna göre limited şirketin mal varlığından tahsil edilemeyen kamu alacakları ortaklardan, ortaklık payı oranında istenebilecektir (6183 SK. m.35).
Anonim şirketlerde ise böyle bir özel düzenleme yapılmadığından, şirketten tahsil edilemeyen kamu borçlarından, TTK.’nun 317. maddesi uyarınca şirketin yönetim kurulu üyelerinin tamamı, kanuni temsilci sıfatıyla ve müteselsilen sorumludur. Ancak TTK.’nun 319. maddesine göre ana sözleşmeye hüküm konularak şirketin kanuni temsil yetkisi, yönetim kurulu üyelerinden birine veya birkaçına verilip, diğer yönetim kurulu üyeleri sorumluluktan kurtulabilmektedir. Böyle bir durumda kamu alacaklarından da sadece anılan yönetim kurulu üyeleri, kanuni temsilci sıfatıyla müteselsilen sorumlu tutulacaklardır. Yönetim kurulu üyesi olmayan ortakların ise kamu alacaklarından dolayı sorumlulukları bulunmamaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, dosya kapsamından davalıların yönetim kurulu üyesi, şirket yöneticisi veya temsilcisi sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakta olup mahkemece davalıların bu konumları itibariyle kamu alacaklarından sorumlu olmadıkları düşünülmeksizin yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacının tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101826100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz