6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirketin fesih ve tasfiyesini

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4158 E. 2015/9153 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlığın giderilmesi kararı ttk 636/3 güven ilişkisi şirketin feshi tasfiye memuru atanması ziya tasfiye memuru fesih limited şirket kâr payı yetki ek tasfiye taşıyan

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 3TTK 636

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; şirket ortağı ve yöneticisi olan Ş. A.'ın hal ve davranışları ile ortaklar arasındaki güven ilişkisini sarstığı, şirketin mali durumuna ilişkin davacı ortaklara bilgi vermediği, tarafların ortaklığın devamına yönelik fikir birliği içinde olmadıkları, alınan rapor uyarınca davalı-davacı şirketin 2011 yılında öz sermayesinin 331.938,67 TL olduğu, 18.657,66 TL kâr elde ettiği, 2012 yılında ise öz sermayesinin 269.084,51 TL olduğu, 62.854,16 TL zarar ettiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüyle Ö. Ür. Paz. Tic. Ltd. Şti'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak A. T.'ın atanmasına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı-davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-davacı vekilinin birleşen davanın reddine yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava; limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacı-davalıların talebi uyarınca haklı sebeplere binaen davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 6103 sayılı Yasa'nın 3. maddesi uyarınca TTK'nın 636/3. maddesi hükmü bu kanunun yürürlüğe girmesinden önceki olaylara da uygulanacaktır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere limited şirketler karma yapıda olup şirketin feshi kararı sadece ortakları değil şirket alacaklıları, çalışanları ve hatta piyasa ekonomisini etkilemektedir. TTK'nın 636/3. maddesi hakime, şirketin feshi haricinde duruma uygun düşecek diğer bir çözüme hükmetme hususunda yetki vermekte, başlı başına ekonomik değer taşıyan şirketin, fesih ve tasfiyesinden ziyade, mevcut uyuşmazlıklar giderilerek ticari hayatına devamını sağlamaktadır. Mahkemece TTK'nın 636/3. maddesindeki şirketin devamına imkan sağlayan düzenleme değerlendirilmeden yazılı gerekçe ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18022 E. 2015/3494 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi | Tasfiye

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9858 E. 2018/1801 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7525 E. 2015/4819 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15775 E. 2014/3737 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5151 E. 2015/12094 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/145 E. 2013/575 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/4158 E.  ,  2015/9153 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ KİLİS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 13/11/2014

NUMARASI 2012/241-2014/390

Taraflar arasında görülen davada Kilis 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2014 tarih ve 2012/241-2014/390 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı-davalılar vekili; müvekkillerinin murisi M. M. E.'nin 18.11.2011 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak sağ kalan eşi ve çocukları olan davacılar ile birlikte murisin gayri resmi eşinden olma oğlu A. E.'nin kaldığını, müvekkillerinin murisinin davalı şirketin 71 paya sahip ortağı olduğunu, murisin ölümüyle bu payların miras hisseleri oranında müvekkillerine intikal ettiğini, davalı şirketin yöneticisi olan Ş.A.'ın şirketin mali tablosu hakkında müvekkillerine bilgi vermediğini, müvekkillerinin ortaklık nedeniyle kar payı alamadığını, şirketin yöneticisi ve diğer ortağın şirket gelirlerini şirket hesabına aktarmadıklarını, şirket yöneticisinin bir takım eylemleri nedeniyle hakkında ceza davası açıldığını bu nedenlerle şirketin ortakları arasında güven sorunları oluştuğunu, ileri sürerek haklı sebeplere binaen davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davaya ilişkin cevaplarında;

davalı şirketin iyi yönetilmediğini, şirket yöneticilerin bir takım usulsüz eylemleri nedeniyle müvekkillerinin ağır sorumluluk altına girebileceğini, şirketin devamında korunmaya değer yarar bulunmadığını savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.

Davalı-davacı vekili; şirket ortaklarından muris M. E.mirasçılarınca haksız ve kötü niyetle şirketin feshi istemli dava açıldığını, şirketin feshine dayanak gösterilen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, fesih isteyen ortakların ortaklıktan çıkma imkanı varken fesih talebinde bulunmalarının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek davalı şirket ortaklarının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, asıl davaya ilişkin cevaplarında; davacı-davalılarca ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını, şirketin feshi koşullarının bulunmadığın savunarak asıl davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; şirket ortağı ve yöneticisi olan Ş. A.'ın hal ve davranışları ile ortaklar arasındaki güven ilişkisini sarstığı, şirketin mali durumuna ilişkin davacı ortaklara bilgi vermediği, tarafların ortaklığın devamına yönelik fikir birliği içinde olmadıkları, alınan rapor uyarınca davalı-davacı şirketin 2011 yılında öz sermayesinin 331.938,67 TL olduğu, 18.657,66 TL kâr elde ettiği, 2012 yılında ise öz sermayesinin 269.084,51 TL olduğu, 62.854,16 TL zarar ettiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüyle Ö. Ür. Paz. Tic. Ltd. Şti'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak A. T.'ın atanmasına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı-davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-davacı vekilinin birleşen davanın reddine yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava; limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacı-davalıların talebi uyarınca haklı sebeplere binaen davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 6103 sayılı Yasa'nın 3. maddesi uyarınca TTK'nın 636/3. maddesi hükmü bu kanunun yürürlüğe girmesinden önceki olaylara da uygulanacaktır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere limited şirketler karma yapıda olup şirketin feshi kararı sadece ortakları değil şirket alacaklıları, çalışanları ve hatta piyasa ekonomisini etkilemektedir.

TTK'nın 636/3. maddesi hakime, şirketin feshi haricinde duruma uygun düşecek diğer bir çözüme hükmetme hususunda yetki vermekte, başlı başına ekonomik değer taşıyan şirketin, fesih ve tasfiyesinden ziyade, mevcut uyuşmazlıklar giderilerek ticari hayatına devamını sağlamaktadır. Mahkemece TTK'nın 636/3. maddesindeki şirketin devamına imkan sağlayan düzenleme değerlendirilmeden yazılı gerekçe ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı-davacı vekilinin birleşen davanın reddine yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı-davacı vekilinin asıl davanın kabulüne yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı-davacı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130556100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.