Patent tecavüzü - Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3305 E. 2015/9146 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ara karar↗ hukuki yarar↗ menfi tespit↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının menfi tespit talebine konu ilacın üretiminde kullanılan sentez yönteminin sentez başlangıç maddelerinin ve ara ürünlerinin tamamen farklı olduğu, sentezlenen enatiyomer aynı olmakla birlikte farklı sentez usullerinin kullanıldığı, bu nedenle davacıya ait ürünün davalılara ait patentlerden kaynaklı haklara tecavüz teşkil etmediği, davalının vekilinin bilirkişilerce Sağlık Bakanlığı nezdinde yapılan ilaç ruhsat başvurusu evraklarını incelemediği yönünde itirazlarda bulunmuş ise de bilirkişilerce düzenlenen 12.5.2014 havaleli raporda ilaç ruhsat dosyasının incelendiğinin belirtildiği, ön inceleme aşamasında taraflarca ilaç ruhsat dosyasının Ankara'da incelendiği bu nedenle ruhsat dosyasının yeniden incelenmesi için oturum açılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüyle davacıya ait (eski adıyla P.) G. 75 mg sert kapsül, G. 150 mg sert kapsül ve G. 300 mg sert kapsül adlı ürünlerin davalılara ait patentlere tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava; davacının Sağlık Bakanlığı nezdinde ruhsat başvurusunda bulunduğu ürünlerin davalılara ait patentlere tecavüz teşkil etmediğinin tespiti istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesinde hukuki yarar dava şartları içerisinde gösterilmiş olup aynı yasanın 115. maddesinde hakimin açılan davada hukuki yararın bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında resen gözeteceği belirtilmiştir. 551 sayılı KHK'nın 75/f maddesi hükmüne göre ilaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de dahil olmak üzere ruhsat konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller patent hakkı kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu nedenle bu fiiller 551 sayılı KHK'nın patent haklarına tecavüz fiillerini düzenleyen KHK'nın 136. maddesinde tecavüz teşkil eden fiiller arasında sayılmamıştır. Dosya kapsamındaki belgelerden davacının Sağlık Bakanlığı nezdinde yaptığı ilaç ruhsat başvurusunun henüz sonuçlandırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde ruhsat başvurusunun bulunduğu aşama ve Dairemizin (2014/6103-2014/11843), (2015/289-2015/4864) Esas-Karar sayılı ilamları da gözetilerek davacının dava açmakta korunmaya değer bir hukuki yararın bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Patent tecavüzü - Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11065 E. 2016/6196 K.
Ortak:hukuki yarar · menfi tespit · dahili dava · dava şartı · Patent tecavüzü - Menfi tespit
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının «menfi tespit» talebine konu ilacın üretiminde kullanılan sentez yönteminin sentez başlangıç maddelerinin ve «ara» ürünlerinin tamamen farklı olduğu, sentezlenen enatiyomer aynı olmakla birlikte farklı sentez usullerinin kullanıldığı, bu nedenle davacıya ait ürünün davalılara a …
6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesinde «hukuki yarar» dava şartları içerisinde gösterilmiş olup aynı yasanın 115. maddesinde hakimin açılan davada hukuki yararın bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında resen gözeteceği belirtilmiştir.
551 sayılı KHK'nın 75/f maddesi hükmüne göre ilaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de «dahil» olmak üzere ruhsat konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller patent hakkı kapsamı dışında bırakılmıştır.
Benzer bu kararda… 2005/01734, TR 2006/04146 ve TR 1998/00121 sayılı patentlere tecavüz oluşturmadığı, ancak TR 1997/01266 sayılı patentin 2012 yılına ait yıllık ücreti ödenmediğinden «geçersiz» kılındığı, geçersizlik «ilanının» dava açılmadan önce 21/02/2013 tarihli patent bülteninde yayınlandığı ve dava tarihinde sicile kayıtlı olmayan bir patent hakkında «menfi tespit» talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle TR 1997/01266 sayılı patent yönünden menfi tespit talebinin reddine ve davacının ürünlerinin davalıların diğer patentlerine …
6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesinde «hukuki yarar» dava şartları içerisinde gösterilmiş olup, aynı Kanunun 115. maddesinde hakimin açılan davada hukuki yararın bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında resen gözeteceği belirtilmiştir.
551 sayılı KHK'nın 75/f maddesi hükmüne göre ilaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de «dahil» olmak üzere ruhsat konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller patent hakkı kapsamı dışında bırakılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geçersizlik · ilan
Benzer bu kararda… 2005/01734, TR 2006/04146 ve TR 1998/00121 sayılı patentlere tecavüz oluşturmadığı, ancak TR 1997/01266 sayılı patentin 2012 yılına ait yıllık ücreti ödenmediğinden «geçersiz» kılındığı, geçersizlik «ilanının» dava açılmadan önce 21/02/2013 tarihli patent bülteninde yayınlandığı ve dava tarihinde sicile kayıtlı olmayan bir patent hakkında «menfi tespit» talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle TR 1997/01266 sayılı patent yönünden menfi tespit talebinin reddine ve davacının ürünlerinin davalıların diğer patentlerine …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4941 E. 2015/11860 K.
Ortak:hukuki yarar · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz kararda6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesinde «hukuki yarar» dava şartları içerisinde gösterilmiş olup aynı yasanın 115. maddesinde hakimin açılan davada hukuki yararın bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında resen gözeteceği belirtilmiştir.
551 sayılı KHK'nın 75/f maddesi hükmüne göre ilaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de «dahil» olmak üzere ruhsat konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller patent hakkı kapsamı dışında bırakılmıştır.
Bu halde ruhsat başvurusunun bulunduğu aşama ve Dairemizin (2014/6103-2014/11843), (2015/289-2015/4864) Esas-Karar sayılı ilamları da gözetilerek davacının dava açmakta korunmaya değer bir «hukuki yararın» bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesinde «hukuki yarar» dava şartları içerisinde gösterilmiş olup, aynı Yasa'nın 115. maddesinde hakimin açılan davada hukuki yararın bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında re'sen gözeteceği belirtilmiştir.
551 sayılı KHK'nın 75/f maddesi hükmüne göre ilaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de «dahil» olmak üzere ruhsat konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller patent hakkı kapsamı dışında bırakıldığından anılan fiiller 551 sayılı KHK'nın patent haklarına tecavüz fiillerini düzenleyen KHK'nın 136. maddesinde tecavüz teşkil eden fiiller arasında sayılmamıştır.
Bu itibarla, ruhsat başvurusunun bulunduğu aşama ve Dairemizin 2014/6103 E-2014/11843 K, 2015/289 E- 2015/4864 K. sayılı ilamları da gözetilerek davacının dava açmakta korunmaya değer bir «hukuki yararın» bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin işin esasına girilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Patent tecavüzü - Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/682 E. 2017/1580 K.
Ortak:hukuki yarar · dava şartı · Patent tecavüzü - Menfi tespit
İncelediğiniz kararda6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesinde «hukuki yarar» dava şartları içerisinde gösterilmiş olup aynı yasanın 115. maddesinde hakimin açılan davada hukuki yararın bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında resen gözeteceği belirtilmiştir.
Bu halde ruhsat başvurusunun bulunduğu aşama ve Dairemizin (2014/6103-2014/11843), (2015/289-2015/4864) Esas-Karar sayılı ilamları da gözetilerek davacının dava açmakta korunmaya değer bir «hukuki yararın» bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulduğu takdirde öncelikle uyuşmazlıkta «hukuki yararın» varlığına ilişkin dava şartının değerlendirilecek olmasına göre, taraf vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
İlaç üretiminin ve ticari bulundurulmasının meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/100 E. 2011/8711 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının anılan ilaca ilişkin yaptığı ruhsat başvurusunun yargılama sırasında geri çekildiği, bu itibarla davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar «verilmesine yer olmadığına», davanın açılmasına davalının neden olduğu gerekçesiyle «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Dava tarihinden sonra davaya konu olan ilaç ruhsat başvurusunun davalı tarafça geri çekilmiş olması nedeniyle dava konusuz kaldığından mahkemece, hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş ve davalı aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Ancak, konusuz kalan işbu davada davalı aleyhine «vekalet ücretine» hükmedebilmek için davalı tarafın dava açılmasına neden olup olmadığının tespiti, başka bir anlatımla davalının dava konusu jenerik ilaç ruhsat başvurusunu yapmış olmasına karşı davacının işbu davayı açmakta dava tarihi itibariyle haklı bulunmuş olması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı tarafından yapılan ilaç ruhsat başvurusunun geri çekilmesi nedeniyle konusuz kalan davaya «vekalet ücreti» yönünden 551 sayılı KHK’nin 75/f maddesi göz önünde bulundurulmak suretiyle yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda yargılamaya devam edilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3305 E. , 2015/9146 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 11/12/2014
NUMARASI 2012/83-2014/261
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2014 tarih ve 2012/83-2014/261 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan W.. L..'ye ait TR 2010 01878 sayılı patent ile diğer davalı W.. C..'e ait TR 2010 00953 sayılı patentin sırasıyla EP 1831154 B1 ve EP 1250311 B1 sayılı Avrupa Patentlerinin Türkiye validasyonu bulunduğunu, bu nedenle davalılara ait bu patentlerin Türkiye'de koruma altında olduğunu, müvekkilinin P. sert kapsül ürünleri için Sağlık Bakanlığı nezdinde ruhsat başvurusu yaptığını, bu ürününün davalılara ait patent belgelerine tecavüz teşkil etmediğinin tespiti için dava açmak durumunda kalındığını ileri sürerek müvekkilinin ruhsat başvurusuna konu ürünün davalılara ait patentlere tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline ait L. ilacının jeneriği olan P. sert kapsül ürünlerinin üretimi amacıyla ruhsat başvurusunda bulunarak bu ilacı Türkiye genelinde satmayı hedeflediğini, ancak davacının başvurusuna konu ürünün müvekkilinin ürününü aynısı olması nedeniyle müvekkile ait patentlere tecavüz durumunun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının menfi tespit talebine konu ilacın üretiminde kullanılan sentez yönteminin sentez başlangıç maddelerinin ve ara ürünlerinin tamamen farklı olduğu, sentezlenen enatiyomer aynı olmakla birlikte farklı sentez usullerinin kullanıldığı, bu nedenle davacıya ait ürünün davalılara ait patentlerden kaynaklı haklara tecavüz teşkil etmediği, davalının vekilinin bilirkişilerce Sağlık Bakanlığı nezdinde yapılan ilaç ruhsat başvurusu evraklarını incelemediği yönünde itirazlarda bulunmuş ise de bilirkişilerce düzenlenen 12.5.2014 havaleli raporda ilaç ruhsat dosyasının incelendiğinin belirtildiği, ön inceleme aşamasında taraflarca ilaç ruhsat dosyasının Ankara'da incelendiği bu nedenle ruhsat dosyasının yeniden incelenmesi için oturum açılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüyle davacıya ait (eski adıyla P.) G.
75 mg sert kapsül, G. 150 mg sert kapsül ve G. 300 mg sert kapsül adlı ürünlerin davalılara ait patentlere tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava; davacının Sağlık Bakanlığı nezdinde ruhsat başvurusunda bulunduğu ürünlerin davalılara ait patentlere tecavüz teşkil etmediğinin tespiti istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesinde hukuki yarar dava şartları içerisinde gösterilmiş olup aynı yasanın 115. maddesinde hakimin açılan davada hukuki yararın bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında resen gözeteceği belirtilmiştir. 551 sayılı KHK'nın 75/f maddesi hükmüne göre ilaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de dahil olmak üzere ruhsat konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller patent hakkı kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu nedenle bu fiiller 551 sayılı KHK'nın patent haklarına tecavüz fiillerini düzenleyen KHK'nın 136.
maddesinde tecavüz teşkil eden fiiller arasında sayılmamıştır. Dosya kapsamındaki belgelerden davacının Sağlık Bakanlığı nezdinde yaptığı ilaç ruhsat başvurusunun henüz sonuçlandırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde ruhsat başvurusunun bulunduğu aşama ve Dairemizin (2014/6103-2014/11843), (2015/289-2015/4864) Esas-Karar sayılı ilamları da gözetilerek davacının dava açmakta korunmaya değer bir hukuki yararın bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 14/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130552600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz