Muvafakat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3792 E. 2015/10849 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muvafakat↗ uyuşmazlık konusu↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, projenin telif hakkı gerektiren bir eser niteliğinde bulunmadığı, bir ilim eseri mahiyetinde olduğu, bu kapsamda malikin mülkiyet hakkı kapsamında tasarruf yetkisinde olan zorunlu değişiklikler yönünden projenin ilk müellifinden onay alınması gerekmediği gerekçesi ile davanın kabulüne, yapıda davacı tarafca yapılmak istenen zorunlu değişiklikler ve tadilat hususunda davalı tarafın muvafakatının alınmasına gerek olmadığının ve bu yönden davalıya ödenmesi gereken herhangi bir telif ücretinin bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalı mimar tarafından çizilen mimari projenin uygulandığı davacıya ait binanın güzel sanat eseri mahiyetinde olmadığı, 5840 sayılı FSEK 2/1. maddesi anlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu belirlenmiş olduğuna göre davalı mimarın meydana getirdiği mimari proje üzerinde anılan Yasa hükmüne dayalı olarak mali haklarının korunması gerekir. Bu bakımdan 5846 sayılı FSEK'nın 16. maddesi uyarınca eser sahibinin eserin bütünlüğünün korunması noktasında manevi hakkı mevcut olup, bu madde hükmüne göre bütünlüğü bozucu mahiyette ekleme ve değiştirmeler eser sahibinin izni olmaksızın yapılamaz.
Mahkemece, dava konusu tadilat projesinin zorunluluktan kaynaklandığı, bu nedenle eser sahibinin iznini gerektirmediği görüşü ile dava kabul edilmiş ise de, mimari projede otopark olarak izinli alan tadilat suretiyle ticarethaneye dönüştürülmüştür. Bu durum onaylı mimari proje üzerinde değişiklik yapılmasını içerdiğinden öncelikle bu değişikliğin onaylı mimari projenin bütünlüğünü bozan bir değişiklik niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Her ne kadar mahkemece, zorunluluk nedeniyle böyle bir araştırmaya gerek görülmemiş ise de, bizzat Aydın Belediye Başkanlığı'nın 26.11.2013 tarihli M.09.AYD.0.13 9693-13220 sayılı yazısında söz konusu değişikliğin Belediye tarafından alınan 28.02.2003 tarih, 75 sayılı karara uygun olmadığı, bu nedenle tadilat projesine onay verilemeyeceği belirtildiğine göre, söz konusu tadilatın zorunlu niteliğinden söz edilemez. Bu durumda mimari projenin davalı tarafından çizimi ve davalıya teslimi sonucu zemine uygulanması ve böylece ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olan proje ile ilgili mali hakların da davacıya geçtiği, bu haklar kapsamında esasen eserin işleme hakkının da mevcut olmasına karşın eser sahibinin devri kabil olmayan manevi hakları kapsamında 5846 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca eser sahibinin, kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menetme yetkisi bulunduğu gözönüne alınmak suretiyle, uyuşmazlık konusu tadilatın niteliği itibariyle eserin bütünlüğünü bozucu nitelikte olup olmadığı hususunda bilirkişilerden görüş alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/611 E. 2018/2137 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılabileceği yönünde bir görüş ve kanaat oluştuğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılmasına, davacı tarafa yeni bir proje müellifiyle sözleşme yapabilmesi için «yetki» verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 18.01.2012 tarihli «ihtarnamede» inşaatın gerçekleştirilmesi için onaylı mimari proje dışında kalan kısımlar bakımından tadilat projesi çizilmesi talep edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6430 E. 2014/12654 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaBu durumda mimari projenin davalı tarafından çizimi ve davalıya «teslimi» sonucu zemine uygulanması ve böylece ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olan proje ile ilgili mali hakların da davacıya geçtiği, bu haklar kapsamında esasen eserin işleme hakkının da mevcut olmasına karşın eser sahibinin devri kabil olmayan manevi hakları kapsamında 5846 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca eser sahibinin, kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menetme yetkisi bulunduğu gözönüne alınmak suretiyle, «uyuşmazlık konusu» tadilatın niteliği itibariyle eserin bütünlüğünü bozucu nitelikte olup olmadığı hususunda bilirkişilerden görüş alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Ancak, mahkemece davacı tarafından çizilen projenin 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre eser niteliğinde olmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 07/03/2013 tarih ve 1617/4295 sayılı bozma ilamıyla «uyuşmazlık konusu» «bölüm» de «dahil» olmak üzere davacı tarafından meydana getirilen İzmir Oto Tamircileri 2.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · iş bölümü · kazanılmış hak · dahili dava
Benzer bu kararda2-Ancak, mahkemece davacı tarafından çizilen projenin 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre eser niteliğinde olmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 07/03/2013 tarih ve 1617/4295 sayılı bozma ilamıyla «uyuşmazlık konusu» «bölüm» de «dahil» olmak üzere davacı tarafından meydana getirilen İzmir Oto Tamircileri 2.
Sanayi Sitesi mimari projesinin, ilim ve edebiyat eseri olduğu hususunda davacı yararına «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Ayrıca da, Dairemiz bozmasından sonra görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince sanayi sitesi olarak meydana getirilen projenin bütünlüğü dikkate alınmaksızın, sadece davalıya ait iş yerine ilişkin «bölüm» itibariyle, bu kısma yönelik projenin ilim ve edebiyat eseri vasfı taşımadığına ilişkin görüşüne itibar edilmeyeceği gibi, az önce de açıklandığı üzere bu durum bozmaya uyulmakla davacı lehine oluşan kazanılmış hakkın ihlali sonucunu doğurur.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişi heyetinden dava konusu iş yerinin de «dahil» olduğu ...
-
İtirazının reddi | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1006 E. 2014/9150 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · maddi tazminat
Benzer bu kararda… ar olduğu, bu proje üzerinde onun yazılı izni alınmaksızın tadilat yapıldığı, ayrıca binada da tadilat yapıldığı, davacının, davalıdan toplam 45.000,00 TL tutarında «maddi tazminat» alacağı olduğu, alacağın yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, itirazının iptaline, takibin devamına, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, mimari projeye yapılan tecavüz nedeniyle uğranılan maddi zararın tazminine yönelik itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
… sanat eseri olduğunun kabulü ile her bir binanın çatısında yapılan değişiklik nedeniyle 1.500,00'er TL telif ücreti takdiri suretiyle toplam 45.000,00TL tutarındaki «icra takibine itirazın» iptaline karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1617 E. 2013/4295 K.
Ortak:eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaBu durumda mimari projenin davalı tarafından çizimi ve davalıya «teslimi» sonucu zemine uygulanması ve böylece ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olan proje ile ilgili mali hakların da davacıya geçtiği, bu haklar kapsamında esasen eserin işleme hakkının da mevcut olmasına karşın eser sahibinin devri kabil olmayan manevi hakları kapsamında 5846 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca eser sahibinin, kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menetme yetkisi bulunduğu gözönüne alınmak suretiyle, «uyuşmazlık konusu» tadilatın niteliği itibariyle eserin bütünlüğünü bozucu nitelikte olup olmadığı hususunda bilirkişilerden görüş alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak, mülga 818 sayılı BK'nun 355 vd. maddeleri uyarınca bir eser siparişi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından meydana getirilerek işverene «teslim» olunan ve zemine uygulanan nihai proje üzerindeki mali hakların karşı tarafa geçmesi halinde dahi; eser sahibinin 5846 sayılı ...
… unluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususlarında bilirkişi heyetinden ek görüş alınarak davacının manevi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirme sonucu bu istemin de reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanıma
Benzer bu kararda1/B, (a) maddesinde yazılı eser «tanımına» uymadıkları, sıradan yapılar oldukları, davacının ...’e dayalı olarak tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13977 E. 2012/19664 K.
Ortak:eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaBu durumda mimari projenin davalı tarafından çizimi ve davalıya «teslimi» sonucu zemine uygulanması ve böylece ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olan proje ile ilgili mali hakların da davacıya geçtiği, bu haklar kapsamında esasen eserin işleme hakkının da mevcut olmasına karşın eser sahibinin devri kabil olmayan manevi hakları kapsamında 5846 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca eser sahibinin, kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menetme yetkisi bulunduğu gözönüne alınmak suretiyle, «uyuşmazlık konusu» tadilatın niteliği itibariyle eserin bütünlüğünü bozucu nitelikte olup olmadığı hususunda bilirkişilerden görüş alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak, mülga 818 sayılı BK'nun 355 vd. maddeleri uyarınca bir eser siparişi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından meydana getirilerek işverene «teslim» olunan ve zemine uygulanan nihai proje üzerindeki mali hakların karşı tarafa geçmesi halinde dahi; eser sahibinin 5846 sayılı FSEK 14 vd. maddeleri uyarınca sahip olduğu ve devredilemez nitelikteki manevi hakları korunmaya devam etmektedir.
Bu nedenle, gerçekleştirilen tadilat projesinin 5846 Sayılı FSEK 16. maddesi anlamında davacıya ait orijinal mimari projenin bütünlüğünü ihlal edip etmediği hususunda bilirkişi heyetinden ek görüş alınarak davacının manevi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme sonucu bu istemin de reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma
Benzer bu kararda… iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, söz konusu mimari yapının, FSEK’te öngörülen hususiyet koşulunu taşımadığı, FSEK 1/B, (a) maddede yazılı eser «tanımına» uymadığı, sıradan ve özgün olmayan bir yapı olduğu, dolayısıyla, davacının, mimari yapı bakımından eser korumasından yararlanması mümkün bulunmadığı için FSEK 68 v …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12555 E. 2012/19166 K.
Ortak:eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaBu durumda mimari projenin davalı tarafından çizimi ve davalıya «teslimi» sonucu zemine uygulanması ve böylece ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olan proje ile ilgili mali hakların da davacıya geçtiği, bu haklar kapsamında esasen eserin işleme hakkının da mevcut olmasına karşın eser sahibinin devri kabil olmayan manevi hakları kapsamında 5846 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca eser sahibinin, kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menetme yetkisi bulunduğu gözönüne alınmak suretiyle, «uyuşmazlık konusu» tadilatın niteliği itibariyle eserin bütünlüğünü bozucu nitelikte olup olmadığı hususunda bilirkişilerden görüş alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca söz konusu mimari yapının eser «tanımına» uymadığını, davacının, mimari yapı bakımından eser korumasından yararlanmasının mümkün olmadığını, öte yandan projenin 5486 sayılı FSEK 2/3. maddesi uyarınca değerlendirilmesinde davacının bu projeyi hazırlayıp, sipariş edene «teslim» etmiş ve o sırada projeden doğan mali hakkını elde etmiş olmakla, projenin özgülendiği sanayi sitesi bakımından tekelci hak ileri sürmesinin kabul edilemeyeceği ge …
Ancak, mülga 818 sayılı BK'nun 355 vd. maddeleri uyarınca bir eser siparişi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından meydana getirilerek işverene «teslim» olunan ve zemine uygulanan nihai proje üzerindeki mali hakların karşı tarafa geçmesi halinde dahi; eser sahibinin 5846 sayılı FSEK 14 vd. maddeleri uyarınca sahip olduğu ve devredilemez nitelikteki manevi hakları korunmaya devam etmektedir.
Bu nedenle, 1985 yılında gerçekleştirilen tadilat projesinin 5846 Sayılı FSEK 16. maddesi anlamında davacıya ait orijinal mimari projenin bütünlüğünü ihlal edip etmediği hususunda bilirkişi heyetinden ek görüş alınarak davacının manevi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme sonucu bu istemin de reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca söz konusu mimari yapının eser «tanımına» uymadığını, davacının, mimari yapı bakımından eser korumasından yararlanmasının mümkün olmadığını, öte yandan projenin 5486 sayılı FSEK 2/3. maddesi uyarınca değerlendirilmesinde davacının bu projeyi hazırlayıp, sipariş edene «teslim» etmiş ve o sırada projeden doğan mali hakkını elde etmiş olmakla, projenin özgülendiği sanayi sitesi bakımından tekelci hak ileri sürmesinin kabul edilemeyeceği ge …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3590 E. 2013/20085 K.
Ortak:muvafakat
İncelediğiniz kararda… hkemece, projenin telif hakkı gerektiren bir eser niteliğinde bulunmadığı, bir ilim eseri mahiyetinde olduğu, bu kapsamda malikin mülkiyet hakkı kapsamında tasarruf «yetkisinde» olan zorunlu değişiklikler yönünden projenin ilk müellifinden onay alınması gerekmediği gerekçesi ile davanın kabulüne, yapıda davacı tarafca yapılmak istenen zorunlu değişiklikler ve tadilat hususunda davalı tarafın «muvafakatının» alınmasına gerek olmadığının ve bu yönden davalıya ödenmesi gereken herhangi bir telif ücretinin bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaNoterliği’nin 14.05.2009/13833 tarih/sayılı «ihtarnamesi» ile proje tadilatını hazırlayıp Belediye'ye sunması için davalı şirkete onbeş günlük süre verdiği, ihtarnamede anılan süre içerisinde istem konusu yerine getirilmediğinde başka bir «ihtara» gerek kalmadan sözleşmenin feshedileceğinin de yazılı bulunduğu, verilen süre sonunda davalının tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye vermediğinden 30.09.2006 günlü proje «hizmetleri sözleşmesinin» davacı tarafından feshedildiği, tüm dosya kapsamından, mimari projenin uygulanması aşamasında yapılan değişikliklerden davalı mimar ve şirketin haberdar olduklarının anlaşıldığı, esasen davalı şirketin yetkili ortağı olan davalı ...'in dava dışı Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'ndan anılan hatalı uygulamalara uygun proje değişiklikleri yapılabilmesi için «muvafakat» istemesinin, hem değişikliklerden haberdar olduğuna ve hem de değişikliklere eser sahibi olarak kendisinin de muvafakat veya «icazetinin» bulunduğunu gösterdiği, davalı şirket ile eser sahibi davalı mimarın, 30.09.2006 günlü proje hizmetleri sözleşmesi uyarınca, anılan mimarî yapı için iskan alımına hazır hâle gelinceye kadar ki tüm proje hizmetlerini yerine getirme sorumluluğunun bulunduğu, bunun varsa tadilat projesi hazırlanmasını da içerdiği, davalı şirket ve mimarın, değişik sebeplerle bu yükümlülüklerinin gereği olmasına karşın, mimarî projenin uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere uygun bir tadilat projesini hazırlamadıkları, davacının 30.09.2006 günlü «sözleşmeyi feshinin», davalıların ifayı yerine getirmeyeceğinin açık biçimde anlaşılması karşısında haklı olduğu, davalı mimarın, icap eden değişiklerle ilgili tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye sunduğu yönündeki savunmasının, davalı ...'nın resmî yazıları kapsamına göre kabul edilemeyeceği, esasen gerçekleştiği hususu tarafların da kabulünde olan değişikliklerin mimarî proje sahibinin şeref ve itibarını zedelemeyen, ona kötü bir şöhret sağlamayan, kullanım amacı bakımından zorunlu, haklı nedenle gerçekleştirilen ve eserin bütünlüğünü bozmayacak mahiyette oldukları, uyuşmazlığın mimari projenin çoğaltılması mahiyetinde olan uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere ilişkin olması sebebiyle, anılan mimari projeye uygun olarak inşa edilen mimari yapıda meydana getirilmiş değişiklikler olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, bu sebeple anılan mimarî projenin uygulanması suretiyle inşa edilen mimarî yapının estetik niteliği haiz güzel sanat eseri vasfında olup olmadığının araştırılmasına da gerek bulunmadığı, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle artık mimar davalı ...'den böyle bir tadilat projesi hazırlanmasının beklenmesinin mümkün bulunmadığı, davalı ...'nin de uygulanan mimarî proje ile ilgili tadilat projesi yaptırmak üzere, davacının sözleşme imzalayacağı mimarın hazırlaması muhtemel tadilat projelerini ilk mimarî proje sahibinin izni olmadığı gerekçesiyle reddetmesinin mümkün olmadığı, oysa ki aksi yönde uygulama gerçekleştirdiği gibi, yargılama sırasında da bu yönde savunmada bulunduğu, bu nedenle davada kendisine «husumet» yöneltilmesinin zorunlu olduğu, davacı ile davalı ... arasında daha önce görülüp sonuçlanan idari yargıdaki davanın, davacının gerçekleştirdiği uygulama değişikliklerinin eser sahibinin eserle ilgili manevî haklarına tecavüz oluşturmadığına yönelik adlî yargıda herhangi bir karar alınmadan doğrudan «idari işleminin» iptaline yönelik bulunması sebebiyle bu davaya «olumsuz» bir etkisinin bulunmadığı, mimarın manevî haklarına tecavüz oluşturmayacağı yargısal karara bağlanan bir istemle ilgili davalı Belediyenin telif haklarına aykırılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın giderilmesi · idari işlem · icazet · bloke · sözleşmeden doğan dava · sözleşmenin feshi · hizmet sözleşmesi · olumsuz oy
Benzer bu karardaNoterliği’nin 14.05.2009/13833 tarih/sayılı «ihtarnamesi» ile proje tadilatını hazırlayıp Belediye'ye sunması için davalı şirkete onbeş günlük süre verdiği, ihtarnamede anılan süre içerisinde istem konusu yerine getirilmediğinde başka bir «ihtara» gerek kalmadan sözleşmenin feshedileceğinin de yazılı bulunduğu, verilen süre sonunda davalının tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye vermediğinden 30.09.2006 günlü proje «hizmetleri sözleşmesinin» davacı tarafından feshedildiği, tüm dosya kapsamından, mimari projenin uygulanması aşamasında yapılan değişikliklerden davalı mimar ve şirketin haberdar olduklarının anlaşıldığı, esasen davalı şirketin yetkili ortağı olan davalı ...'in dava dışı Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'ndan anılan hatalı uygulamalara uygun proje değişiklikleri yapılabilmesi için «muvafakat» istemesinin, hem değişikliklerden haberdar olduğuna ve hem de değişikliklere eser sahibi olarak kendisinin de muvafakat veya «icazetinin» bulunduğunu gösterdiği, davalı şirket ile eser sahibi davalı mimarın, 30.09.2006 günlü proje hizmetleri sözleşmesi uyarınca, anılan mimarî yapı için iskan alımına hazır hâle gelinceye kadar ki tüm proje hizmetlerini yerine getirme sorumluluğunun bulunduğu, bunun varsa tadilat projesi hazırlanmasını da içerdiği, davalı şirket ve mimarın, değişik sebeplerle bu yükümlülüklerinin gereği olmasına karşın, mimarî projenin uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere uygun bir tadilat projesini hazırlamadıkları, davacının 30.09.2006 günlü «sözleşmeyi feshinin», davalıların ifayı yerine getirmeyeceğinin açık biçimde anlaşılması karşısında haklı olduğu, davalı mimarın, icap eden değişiklerle ilgili tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye sunduğu yönündeki savunmasının, davalı ...'nın resmî yazıları kapsamına göre kabul edilemeyeceği, esasen gerçekleştiği hususu tarafların da kabulünde olan değişikliklerin mimarî proje sahibinin şeref ve itibarını zedelemeyen, ona kötü bir şöhret sağlamayan, kullanım amacı bakımından zorunlu, haklı nedenle gerçekleştirilen ve eserin bütünlüğünü bozmayacak mahiyette oldukları, uyuşmazlığın mimari projenin çoğaltılması mahiyetinde olan uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere ilişkin olması sebebiyle, anılan mimari projeye uygun olarak inşa edilen mimari yapıda meydana getirilmiş değişiklikler olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, bu sebeple anılan mimarî projenin uygulanması suretiyle inşa edilen mimarî yapının estetik niteliği haiz güzel sanat eseri vasfında olup olmadığının araştırılmasına da gerek bulunmadığı, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle artık mimar davalı ...'den böyle bir tadilat projesi hazırlanmasının beklenmesinin mümkün bulunmadığı, davalı ...'nin de uygulanan mimarî proje ile ilgili tadilat projesi yaptırmak üzere, davacının sözleşme imzalayacağı mimarın hazırlaması muhtemel tadilat projelerini ilk mimarî proje sahibinin izni olmadığı gerekçesiyle reddetmesinin mümkün olmadığı, oysa ki aksi yönde uygulama gerçekleştirdiği gibi, yargılama sırasında da bu yönde savunmada bulunduğu, bu nedenle davada kendisine «husumet» yöneltilmesinin zorunlu olduğu, davacı ile davalı ... arasında daha önce görülüp sonuçlanan idari yargıdaki davanın, davacının gerçekleştirdiği uygulama değişikliklerinin eser sahibinin eserle ilgili manevî haklarına tecavüz oluşturmadığına yönelik adlî yargıda herhangi bir karar alınmadan doğrudan «idari işleminin» iptaline yönelik bulunması sebebiyle bu davaya «olumsuz» bir etkisinin bulunmadığı, mimarın manevî haklarına tecavüz oluşturmayacağı yargısal karara bağlanan bir istemle ilgili davalı Belediyenin telif haklarına aykırılı …
Ada, ...Parselde inşa ettiği, ...«blok» hâlindeki mimarî yapıların mimarî projesine aykırı biçimde gerçekleştirilen yargılama konusu inşa uygulamaları için, imar mevzuat hükümlerini de nazara alınarak, ya mevcut hâli ile yahut imar mevzuatına göre gerekli değişiklikleri içerecek şekilde başka bir mimara tadilat projesi yaptırma yetkisi verilmesine, yargılama konusu projeye aykırı biçimde gerçekleşen inşa ve uygulamanın ilk projeyi yapan davalı mimar ve diğer davalı şirketin eserden doğan haklarını ihlâl etmediğinin tespiti ile bu hususta çıkarılan «muarazanın giderilmesine» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ve onun ortağı ile yetkilisi olan ...'in «sözleşmeden doğan» borçlarına karşılık anılan mimarî yapının inşaasına esas mimari projeyi hazırladığı, mimarî projenin FSEK'nin 2. maddesi uyarınca eser mahiyetinde bulunduğu, hazırlanan bu mimarî projenin sahibinin davalı ... olduğu, ancak üzerindeki malî hakların ilk anda davalı ... ile birlikte davalı şirket uhdesinde doğduğu, bu nedenle her iki adı geçenin davaya katılımının zorunlu olduğu, kaldı ki davacı ile yapılan sözleşmenin tarafının davalı şirket olduğu, davacı ve adı geçen davalı şirket arasında yapılan sözleşmenin mimarı da bağlayacağı; çünkü, mimarın zaten adı geçen şirketin ortağı ve «temsilcisi» olduğu, şirketin de mimarî projeyi anılan mimara hazırlattığı; mimar ile ortağı olduğu davalı şirket arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetinin işbu dava bakımından e …
… anan projenin davalı ... tarafından esas proje müellifi mimarın onayının bulunmaması nedeniyle reddedildiğini ileri sürmüş olup, belediye tarafından yapılan işlemin «idari işlem» mahiyetinde olduğu ve davalı belediyenin davaya konu tadilat projesine onay vermemesi sebebiyle açılan davanın adli yargıda görülmesinin mümkün olmadığı değerlendi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3792 E. , 2015/10849 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ AYDIN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 30/10/2014
NUMARASI 2012/532-2014/456
Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/10/2014 tarih ve 2012/532-2014/456 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince yapılan inşaatın mimari projesinin davalı tarafından çizildiğini, bedelinin ödendiğini, yapı ile ilgili birtakım zorunlu ve ivedi değişiklikler için davalıdan muvafakatname istendiğini ancak davalının ekstra ücret talep ettiğini, yapılamayan bu değişiklikler sebebiyle inşaatın durduğunu ileri sürerek, değişikliklerin zorunlu olması sebebiyle davalı mimarın muvafakatinin gerekmediği hususunun tespitine ya da gerekli muvafakatin ve değişiklik yetki ve izninin mahkeme kararı ile müvekkiline tevdiine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, geçmişte ödenmesi gereken 19.116,00 TL ücretin ödenmesi, gerekli bilgi ve belgelerin müvekkilinin eline ulaştırılması, istenilen değişikliklerin yasa ve yönetmeliğe uygun olması durumunda proje tadilat olurunun müvekkili tarafından verilebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, projenin telif hakkı gerektiren bir eser niteliğinde bulunmadığı, bir ilim eseri mahiyetinde olduğu, bu kapsamda malikin mülkiyet hakkı kapsamında tasarruf yetkisinde olan zorunlu değişiklikler yönünden projenin ilk müellifinden onay alınması gerekmediği gerekçesi ile davanın kabulüne, yapıda davacı tarafca yapılmak istenen zorunlu değişiklikler ve tadilat hususunda davalı tarafın muvafakatının alınmasına gerek olmadığının ve bu yönden davalıya ödenmesi gereken herhangi bir telif ücretinin bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Davalı mimar tarafından çizilen mimari projenin uygulandığı davacıya ait binanın güzel sanat eseri mahiyetinde olmadığı, 5840 sayılı FSEK 2/1. maddesi anlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu belirlenmiş olduğuna göre davalı mimarın meydana getirdiği mimari proje üzerinde anılan Yasa hükmüne dayalı olarak mali haklarının korunması gerekir. Bu bakımdan 5846 sayılı FSEK'nın 16. maddesi uyarınca eser sahibinin eserin bütünlüğünün korunması noktasında manevi hakkı mevcut olup, bu madde hükmüne göre bütünlüğü bozucu mahiyette ekleme ve değiştirmeler eser sahibinin izni olmaksızın yapılamaz.
Mahkemece, dava konusu tadilat projesinin zorunluluktan kaynaklandığı, bu nedenle eser sahibinin iznini gerektirmediği görüşü ile dava kabul edilmiş ise de, mimari projede otopark olarak izinli alan tadilat suretiyle ticarethaneye dönüştürülmüştür. Bu durum onaylı mimari proje üzerinde değişiklik yapılmasını içerdiğinden öncelikle bu değişikliğin onaylı mimari projenin bütünlüğünü bozan bir değişiklik niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Her ne kadar mahkemece, zorunluluk nedeniyle böyle bir araştırmaya gerek görülmemiş ise de, bizzat Aydın Belediye Başkanlığı'nın 26.11.2013 tarihli M.09.AYD.0.13 9693-13220 sayılı yazısında söz konusu değişikliğin Belediye tarafından alınan 28.02.2003 tarih, 75 sayılı karara uygun olmadığı, bu nedenle tadilat projesine onay verilemeyeceği belirtildiğine göre, söz konusu tadilatın zorunlu niteliğinden söz edilemez.
Bu durumda mimari projenin davalı tarafından çizimi ve davalıya teslimi sonucu zemine uygulanması ve böylece ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olan proje ile ilgili mali hakların da davacıya geçtiği, bu haklar kapsamında esasen eserin işleme hakkının da mevcut olmasına karşın eser sahibinin devri kabil olmayan manevi hakları kapsamında 5846 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca eser sahibinin, kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menetme yetkisi bulunduğu gözönüne alınmak suretiyle, uyuşmazlık konusu tadilatın niteliği itibariyle eserin bütünlüğünü bozucu nitelikte olup olmadığı hususunda bilirkişilerden görüş alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/128451000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz