Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12555 E. 2012/19166 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanıma↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca söz konusu mimari yapının eser tanımına uymadığını, davacının, mimari yapı bakımından eser korumasından yararlanmasının mümkün olmadığını, öte yandan projenin 5486 sayılı FSEK 2/3. maddesi uyarınca değerlendirilmesinde davacının bu projeyi hazırlayıp, sipariş edene teslim etmiş ve o sırada projeden doğan mali hakkını elde etmiş olmakla, projenin özgülendiği sanayi sitesi bakımından tekelci hak ileri sürmesinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanınn reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacıya ait mimari projenin uygulandığı yapının 5846 Sayılı FSEK 4/3. maddesi anlamında güzel sanat eseri olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-5846 Sayılı FSEK 2/3. maddesi uyarınca projelerin ilim ve edebiyat eseri olarak korunabilmesi için, aynı kanunun 1/B-(a) bendi gereğince her halükarda sahibinin hususiyetini taşıması gereklidir.Bu bakımdan mahkeme kararının 8. bendindeki projenin "hususiyet şartı aranmaksızın" korunacağına dair görüş isabetli olmamakla birlikte, esasen mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişilerce davacı tarafından meydana getirilen mimari projenin 5846 Sayılı FSEK 2/3 ve 1/B-a maddeleri anlamında bir ilim ve edebiyat eseri olduğu mütalaa edildiğinden bu husus bozma nedeni sayılmamıştır.
Ancak, mülga 818 sayılı BK'nun 355 vd. maddeleri uyarınca bir eser siparişi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından meydana getirilerek işverene teslim olunan ve zemine uygulanan nihai proje üzerindeki mali hakların karşı tarafa geçmesi halinde dahi; eser sahibinin 5846 sayılı FSEK 14 vd. maddeleri uyarınca sahip olduğu ve devredilemez nitelikteki manevi hakları korunmaya devam etmektedir.
Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre, davacının 1977 yılında çizdiği proje üzerinde 1985 yılında bir başkası tarafından gerçekleştirilen tadilat projesiyle değişiklik yapıldığı belirtilmiştir.
5846 sayılı FSEK 16. maddesi uyarınca, eser sahibinin eserin bütünlüğüne yönelik değiştirmelerin önlenmesini isteme hakkı mevcut olup anılan manevi hak bir başkasına devredilemez.
Bu nedenle, 1985 yılında gerçekleştirilen tadilat projesinin 5846 Sayılı FSEK 16. maddesi anlamında davacıya ait orijinal mimari projenin bütünlüğünü ihlal edip etmediği hususunda bilirkişi heyetinden ek görüş alınarak davacının manevi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme sonucu bu istemin de reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1617 E. 2013/4295 K.
Ortak:tanıma · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca söz konusu mimari yapının eser «tanımına» uymadığını, davacının, mimari yapı bakımından eser korumasından yararlanmasının mümkün olmadığını, öte yandan projenin 5486 sayılı FSEK 2/3. maddesi uyarınca değerlendirilmesinde davacının bu projeyi hazırlayıp, sipariş edene «teslim» etmiş ve o sırada projeden doğan mali hakkını elde etmiş olmakla, projenin özgülendiği sanayi sitesi bakımından tekelci hak ileri sürmesinin kabul edilemeyeceği ge …
Ancak, mülga 818 sayılı BK'nun 355 vd. maddeleri uyarınca bir eser siparişi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından meydana getirilerek işverene «teslim» olunan ve zemine uygulanan nihai proje üzerindeki mali hakların karşı tarafa geçmesi halinde dahi; eser sahibinin 5846 sayılı FSEK 14 vd. maddeleri uyarınca sahip olduğu ve devredilemez nitelikteki manevi hakları korunmaya devam etmektedir.
Bu nedenle, 1985 yılında gerçekleştirilen tadilat projesinin 5846 Sayılı FSEK 16. maddesi anlamında davacıya ait orijinal mimari projenin bütünlüğünü ihlal edip etmediği hususunda bilirkişi heyetinden ek görüş alınarak davacının manevi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme sonucu bu istemin de reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda1/B, (a) maddesinde yazılı eser «tanımına» uymadıkları, sıradan yapılar oldukları, davacının ...’e dayalı olarak tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mülga 818 sayılı BK'nun 355 vd. maddeleri uyarınca bir eser siparişi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından meydana getirilerek işverene «teslim» olunan ve zemine uygulanan nihai proje üzerindeki mali hakların karşı tarafa geçmesi halinde dahi; eser sahibinin 5846 sayılı ...
… unluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususlarında bilirkişi heyetinden ek görüş alınarak davacının manevi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirme sonucu bu istemin de reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13977 E. 2012/19664 K.
Ortak:tanıma · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca söz konusu mimari yapının eser «tanımına» uymadığını, davacının, mimari yapı bakımından eser korumasından yararlanmasının mümkün olmadığını, öte yandan projenin 5486 sayılı FSEK 2/3. maddesi uyarınca değerlendirilmesinde davacının bu projeyi hazırlayıp, sipariş edene «teslim» etmiş ve o sırada projeden doğan mali hakkını elde etmiş olmakla, projenin özgülendiği sanayi sitesi bakımından tekelci hak ileri sürmesinin kabul edilemeyeceği ge …
Ancak, mülga 818 sayılı BK'nun 355 vd. maddeleri uyarınca bir eser siparişi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından meydana getirilerek işverene «teslim» olunan ve zemine uygulanan nihai proje üzerindeki mali hakların karşı tarafa geçmesi halinde dahi; eser sahibinin 5846 sayılı FSEK 14 vd. maddeleri uyarınca sahip olduğu ve devredilemez nitelikteki manevi hakları korunmaya devam etmektedir.
Bu nedenle, 1985 yılında gerçekleştirilen tadilat projesinin 5846 Sayılı FSEK 16. maddesi anlamında davacıya ait orijinal mimari projenin bütünlüğünü ihlal edip etmediği hususunda bilirkişi heyetinden ek görüş alınarak davacının manevi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme sonucu bu istemin de reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, söz konusu mimari yapının, FSEK’te öngörülen hususiyet koşulunu taşımadığı, FSEK 1/B, (a) maddede yazılı eser «tanımına» uymadığı, sıradan ve özgün olmayan bir yapı olduğu, dolayısıyla, davacının, mimari yapı bakımından eser korumasından yararlanması mümkün bulunmadığı için FSEK 68 v …
Ancak, mülga 818 sayılı BK'nun 355 vd. maddeleri uyarınca bir eser siparişi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından meydana getirilerek işverene «teslim» olunan ve zemine uygulanan nihai proje üzerindeki mali hakların karşı tarafa geçmesi halinde dahi; eser sahibinin 5846 sayılı FSEK 14 vd. maddeleri uyarınca sahip olduğu ve devredilemez nitelikteki manevi hakları korunmaya devam etmektedir.
Bu nedenle, gerçekleştirilen tadilat projesinin 5846 Sayılı FSEK 16. maddesi anlamında davacıya ait orijinal mimari projenin bütünlüğünü ihlal edip etmediği hususunda bilirkişi heyetinden ek görüş alınarak davacının manevi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme sonucu bu istemin de reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazının reddi | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1006 E. 2014/9150 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · maddi tazminat
Benzer bu kararda… ar olduğu, bu proje üzerinde onun yazılı izni alınmaksızın tadilat yapıldığı, ayrıca binada da tadilat yapıldığı, davacının, davalıdan toplam 45.000,00 TL tutarında «maddi tazminat» alacağı olduğu, alacağın yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, itirazının iptaline, takibin devamına, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, mimari projeye yapılan tecavüz nedeniyle uğranılan maddi zararın tazminine yönelik itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
… sanat eseri olduğunun kabulü ile her bir binanın çatısında yapılan değişiklik nedeniyle 1.500,00'er TL telif ücreti takdiri suretiyle toplam 45.000,00TL tutarındaki «icra takibine itirazın» iptaline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9176 E. 2015/6174 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3792 E. 2015/10849 K.
Ortak:eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca söz konusu mimari yapının eser «tanımına» uymadığını, davacının, mimari yapı bakımından eser korumasından yararlanmasının mümkün olmadığını, öte yandan projenin 5486 sayılı FSEK 2/3. maddesi uyarınca değerlendirilmesinde davacının bu projeyi hazırlayıp, sipariş edene «teslim» etmiş ve o sırada projeden doğan mali hakkını elde etmiş olmakla, projenin özgülendiği sanayi sitesi bakımından tekelci hak ileri sürmesinin kabul edilemeyeceği ge …
Ancak, mülga 818 sayılı BK'nun 355 vd. maddeleri uyarınca bir eser siparişi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından meydana getirilerek işverene «teslim» olunan ve zemine uygulanan nihai proje üzerindeki mali hakların karşı tarafa geçmesi halinde dahi; eser sahibinin 5846 sayılı FSEK 14 vd. maddeleri uyarınca sahip olduğu ve devredilemez nitelikteki manevi hakları korunmaya devam etmektedir.
Bu nedenle, 1985 yılında gerçekleştirilen tadilat projesinin 5846 Sayılı FSEK 16. maddesi anlamında davacıya ait orijinal mimari projenin bütünlüğünü ihlal edip etmediği hususunda bilirkişi heyetinden ek görüş alınarak davacının manevi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme sonucu bu istemin de reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mimari projenin davalı tarafından çizimi ve davalıya «teslimi» sonucu zemine uygulanması ve böylece ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olan proje ile ilgili mali hakların da davacıya geçtiği, bu haklar kapsamında esasen eserin işleme hakkının da mevcut olmasına karşın eser sahibinin devri kabil olmayan manevi hakları kapsamında 5846 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca eser sahibinin, kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menetme yetkisi bulunduğu gözönüne alınmak suretiyle, «uyuşmazlık konusu» tadilatın niteliği itibariyle eserin bütünlüğünü bozucu nitelikte olup olmadığı hususunda bilirkişilerden görüş alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvafakat · uyuşmazlık konusu · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… hkemece, projenin telif hakkı gerektiren bir eser niteliğinde bulunmadığı, bir ilim eseri mahiyetinde olduğu, bu kapsamda malikin mülkiyet hakkı kapsamında tasarruf «yetkisinde» olan zorunlu değişiklikler yönünden projenin ilk müellifinden onay alınması gerekmediği gerekçesi ile davanın kabulüne, yapıda davacı tarafca yapılmak istenen zorunlu değişiklikler ve tadilat hususunda davalı tarafın «muvafakatının» alınmasına gerek olmadığının ve bu yönden davalıya ödenmesi gereken herhangi bir telif ücretinin bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Bu durumda mimari projenin davalı tarafından çizimi ve davalıya «teslimi» sonucu zemine uygulanması ve böylece ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olan proje ile ilgili mali hakların da davacıya geçtiği, bu haklar kapsamında esasen eserin işleme hakkının da mevcut olmasına karşın eser sahibinin devri kabil olmayan manevi hakları kapsamında 5846 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca eser sahibinin, kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menetme yetkisi bulunduğu gözönüne alınmak suretiyle, «uyuşmazlık konusu» tadilatın niteliği itibariyle eserin bütünlüğünü bozucu nitelikte olup olmadığı hususunda bilirkişilerden görüş alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12555 E. , 2012/19166 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/07/2011 tarih ve 2011/26-2011/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mimar ve İzmir Oto Sanayi Sitesi Kompleksi’nin proje sahibi olduğunu, projenin yetkili makamca onaylanarak inşaatların tamamlandığını ve kooperatif tarafından ferdi mülkiyete geçirilerek, üyelerine tapularının verildiğini, davalının sahip olduğu parselde bulunan binanın, projeye aykırı olarak değiştirildiğini, müvekkilinin eser haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat ile kaçak yapılan kısımların eski hale iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, herkesçe bilinen şekiller ve stillerin telif hakkı ile korunamayacağını, bir hususiyetin bulunmadığını, yapının eser niteliğinde olmadığını, müvekkilinin yaptığı tadilatlar için tadilat projesi düzenlediğini, müvekkilinin MK 680. madde ve Anayasa’dan doğan haklarını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca söz konusu mimari yapının eser tanımına uymadığını, davacının, mimari yapı bakımından eser korumasından yararlanmasının mümkün olmadığını, öte yandan projenin 5486 sayılı FSEK 2/3. maddesi uyarınca değerlendirilmesinde davacının bu projeyi hazırlayıp, sipariş edene teslim etmiş ve o sırada projeden doğan mali hakkını elde etmiş olmakla, projenin özgülendiği sanayi sitesi bakımından tekelci hak ileri sürmesinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanınn reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacıya ait mimari projenin uygulandığı yapının 5846 Sayılı FSEK 4/3. maddesi anlamında güzel sanat eseri olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-5846 Sayılı FSEK 2/3. maddesi uyarınca projelerin ilim ve edebiyat eseri olarak korunabilmesi için, aynı kanunun 1/B-(a) bendi gereğince her halükarda sahibinin hususiyetini taşıması gereklidir.Bu bakımdan mahkeme kararının 8. bendindeki projenin "hususiyet şartı aranmaksızın" korunacağına dair görüş isabetli olmamakla birlikte, esasen mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişilerce davacı tarafından meydana getirilen mimari projenin 5846 Sayılı FSEK 2/3 ve 1/B-a maddeleri anlamında bir ilim ve edebiyat eseri olduğu mütalaa edildiğinden bu husus bozma nedeni sayılmamıştır.
Ancak, mülga 818 sayılı BK'nun 355 vd. maddeleri uyarınca bir eser siparişi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından meydana getirilerek işverene teslim olunan ve zemine uygulanan nihai proje üzerindeki mali hakların karşı tarafa geçmesi halinde dahi; eser sahibinin 5846 sayılı FSEK 14 vd. maddeleri uyarınca sahip olduğu ve devredilemez nitelikteki manevi hakları korunmaya devam etmektedir.
Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre, davacının 1977 yılında çizdiği proje üzerinde 1985 yılında bir başkası tarafından gerçekleştirilen tadilat projesiyle değişiklik yapıldığı belirtilmiştir.
5846 sayılı FSEK 16. maddesi uyarınca, eser sahibinin eserin bütünlüğüne yönelik değiştirmelerin önlenmesini isteme hakkı mevcut olup anılan manevi hak bir başkasına devredilemez.
Bu nedenle, 1985 yılında gerçekleştirilen tadilat projesinin 5846 Sayılı FSEK 16. maddesi anlamında davacıya ait orijinal mimari projenin bütünlüğünü ihlal edip etmediği hususunda bilirkişi heyetinden ek görüş alınarak davacının manevi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme sonucu bu istemin de reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064584000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz