Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6430 E. 2014/12654 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usuli kazanılmış hak↗ iş bölümü↗ kazanılmış hak↗ uyuşmazlık konusu↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından çizilen projenin eser mahiyetinde olmadığı, eser olduğu kabul edilse bile, belediye tarafından onaylanan tadilat projesi olduğu iddia edilen çizimlerin müellifinin kim olduğunun anlaşılamadığı, bu çizimlerin bir tadilat projesi niteliği taşıdığının söylenemeyeceği, bu çizimlerin imar affı kapsamında hazırlanmış olduğu ve bir sorumlu müellif imzası bulunmadığına göre binada yapılan değişikliklerin bir projeye değil, yapının kendisine ilişkin olduğu, ortada davacının projesinden başka bir proje bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece davacı tarafından çizilen projenin 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre eser niteliğinde olmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 07/03/2013 tarih ve 1617/4295 sayılı bozma ilamıyla uyuşmazlık konusu bölüm de dahil olmak üzere davacı tarafından meydana getirilen İzmir Oto Tamircileri 2. Sanayi Sitesi mimari projesinin, ilim ve edebiyat eseri olduğu hususunda davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Ayrıca da, Dairemiz bozmasından sonra görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince sanayi sitesi olarak meydana getirilen projenin bütünlüğü dikkate alınmaksızın, sadece davalıya ait iş yerine ilişkin bölüm itibariyle, bu kısma yönelik projenin ilim ve edebiyat eseri vasfı taşımadığına ilişkin görüşüne itibar edilmeyeceği gibi, az önce de açıklandığı üzere bu durum bozmaya uyulmakla davacı lehine oluşan kazanılmış hakkın ihlali sonucunu doğurur. Öte yandan, mahkemece dava konusu tadilat projesinin müellifinin kim olduğunun belli olmadığı gerekçesiyle ortada bir tadilat projesinin bulunmadığı kabul edilmişse de anılan proje belediye tarafından onaylandığına göre müellifinin kim olduğunun belli olamaması da somut uyuşmazlık bakımından sonuca etkili bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişi heyetinden dava konusu iş yerinin de dahil olduğu ... Oto Tamircileri 2. Sanayi Sitesi mimari projesinin tümü dikkate alınmak suretiyle, davalı iş yerinde yapılan değişikliğin orjinal mimari projenin bütünlüğünü ihlal edip etmediği hususunda görüş alınması gerekirken, sadece mimari projenin davalıya ait bölümü bakımından, projenin bütünlüğünü bozduğuna ilişkin bilirkişi görüşüne ve Dairemizin 1617/4295 E/K sayılı bozma ilamına aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/611 E. 2018/2137 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılabileceği yönünde bir görüş ve kanaat oluştuğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılmasına, davacı tarafa yeni bir proje müellifiyle sözleşme yapabilmesi için «yetki» verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 18.01.2012 tarihli «ihtarnamede» inşaatın gerçekleştirilmesi için onaylı mimari proje dışında kalan kısımlar bakımından tadilat projesi çizilmesi talep edilmiştir.
-
Tecavüzün önlenmesi | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3063 E. 2020/1090 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · derdestlik · taraf ehliyeti · ihtar · ihtarname · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, taraflar arasında muhtelif konularda «derdest» davaların bulunduğu, eldeki davanın mahiyeti gereği diğer davaların beklenilmesine gerek olmadığı, davacıların «aktif husumet ehliyetlerinin» olduğu, mimari projenin FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğu, FSEK 16/2 maddesi kapsamında zorunlu değişiklikler için eser sahibinin izninin gerekmediği, beledi …
Noterliği’nin 29.08.2016 tarih, 26126 yevmiye numaralı «ihtarname» ve ekinde tadilat projesi davacı şirkete gönderilerek, gönderilen tadilat projesinin onaylanıp belediyeye «teslim» edilmesi «ihtar» edilmiştir.
… ili mali hakka geçerli bir sözleşme sonucu devren sahip olan davalı şirketin, anılan haktan istifade için gerçekleştirilmesi zorunlu ve gerekli değişiklikleri yapma «yetkisinin», FSEK'in 16/2. maddesi hükmünün gereği olduğu, kaldı ki önceden hazırlanıp onaylanan ve buna göre verilen yapı ruhsatı, emsal değişikliği nedeniyle iptal edildiğin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3792 E. 2015/10849 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz kararda2-Ancak, mahkemece davacı tarafından çizilen projenin 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre eser niteliğinde olmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 07/03/2013 tarih ve 1617/4295 sayılı bozma ilamıyla «uyuşmazlık konusu» «bölüm» de «dahil» olmak üzere davacı tarafından meydana getirilen İzmir Oto Tamircileri 2.
Benzer bu karardaBu durumda mimari projenin davalı tarafından çizimi ve davalıya «teslimi» sonucu zemine uygulanması ve böylece ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olan proje ile ilgili mali hakların da davacıya geçtiği, bu haklar kapsamında esasen eserin işleme hakkının da mevcut olmasına karşın eser sahibinin devri kabil olmayan manevi hakları kapsamında 5846 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca eser sahibinin, kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menetme yetkisi bulunduğu gözönüne alınmak suretiyle, «uyuşmazlık konusu» tadilatın niteliği itibariyle eserin bütünlüğünü bozucu nitelikte olup olmadığı hususunda bilirkişilerden görüş alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvafakat · yetkisizlik kararı · eksik inceleme · teslim
Benzer bu kararda… hkemece, projenin telif hakkı gerektiren bir eser niteliğinde bulunmadığı, bir ilim eseri mahiyetinde olduğu, bu kapsamda malikin mülkiyet hakkı kapsamında tasarruf «yetkisinde» olan zorunlu değişiklikler yönünden projenin ilk müellifinden onay alınması gerekmediği gerekçesi ile davanın kabulüne, yapıda davacı tarafca yapılmak istenen zorunlu değişiklikler ve tadilat hususunda davalı tarafın «muvafakatının» alınmasına gerek olmadığının ve bu yönden davalıya ödenmesi gereken herhangi bir telif ücretinin bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Bu durumda mimari projenin davalı tarafından çizimi ve davalıya «teslimi» sonucu zemine uygulanması ve böylece ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olan proje ile ilgili mali hakların da davacıya geçtiği, bu haklar kapsamında esasen eserin işleme hakkının da mevcut olmasına karşın eser sahibinin devri kabil olmayan manevi hakları kapsamında 5846 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca eser sahibinin, kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menetme yetkisi bulunduğu gözönüne alınmak suretiyle, «uyuşmazlık konusu» tadilatın niteliği itibariyle eserin bütünlüğünü bozucu nitelikte olup olmadığı hususunda bilirkişilerden görüş alınmaksızın «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
İtirazının reddi | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3814 E. 2019/5498 K.
Ortak:usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak
İncelediğiniz karardaSanayi Sitesi mimari projesinin, ilim ve edebiyat eseri olduğu hususunda davacı yararına «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Benzer bu karardaBozma öncesi verilen tahsil hükmünde FSEK'nın 68/3 maddesi gereğince 3 kat tazminata hükmedildiği ve bu kararı davacının temyiz etmediği gözetildiğinde davalı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… i, kanun maddesi gereğince mali hakları kullanma yetkisi eser sahibine ait olduğundan ihlal edilen çatı tadilat projesinden kaynaklı dava tarihi itibariyle mimarlık «hizmet bedeli» olarak tespit edilen bedelin üç katınındavacıya ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davanın 4.950,00 TL miktar yönünden itirazın iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, bu miktar üzerinden % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Dava, mimari projeye yapılan tecavüz nedeniyle uğranılan maddi zararın tazminine yönelik itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
3-Ayrıca davacının tazminat istemi yargılamayı gerektirip, alacak likid olmadığından İİK m 67 gereğince «icra inkar tazminatına» hükmedilmemesi gerekirken davalı aleyhine bu yönde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4057 E. 2014/11100 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar · teslim
Benzer bu kararda… ul edilebileceği, davalı şirketin, fabrika binasının projesinin hazırlanması için sözleşme yaptığı, davacının da eski ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı şirketin, «ihtarlarına» rağmen uygulama projesini «teslim» etmemesi sebebiyle uygulama projesini diğer davalıya çizdirdiği, davacının anılan dava dışı şirketin eski ortağı olması ve ayrıca yine davalı şirketin, fabrika bin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6430 E. , 2014/12654 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 15/01/2014
NUMARASI 2013/90-2014/4
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/01/2014 tarih ve 2013/90-2014/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mimar olduğunu, .... Oto Tamircileri 2.Sanayi Sitesi’nin projesinin sahibi bulunduğunu, projenin yetkili makamlarca onaylanarak inşaatların tamamlandığını, kooperatif tarafından ferdi mülkiyete geçilerek üyelerine tapuların verildiğini, davalının proje kapsamı dışına çıkarak kaçak yapılar yaptıklarını, müvekkilinin mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek 12.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu yapıyı 2002 yılında devraldığını ve bu tarihten sonra hiçbir değişiklik yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından çizilen projenin eser mahiyetinde olmadığı, eser olduğu kabul edilse bile, belediye tarafından onaylanan tadilat projesi olduğu iddia edilen çizimlerin müellifinin kim olduğunun anlaşılamadığı, bu çizimlerin bir tadilat projesi niteliği taşıdığının söylenemeyeceği, bu çizimlerin imar affı kapsamında hazırlanmış olduğu ve bir sorumlu müellif imzası bulunmadığına göre binada yapılan değişikliklerin bir projeye değil, yapının kendisine ilişkin olduğu, ortada davacının projesinden başka bir proje bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece davacı tarafından çizilen projenin 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre eser niteliğinde olmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 07/03/2013 tarih ve 1617/4295 sayılı bozma ilamıyla uyuşmazlık konusu bölüm de dahil olmak üzere davacı tarafından meydana getirilen İzmir Oto Tamircileri 2. Sanayi Sitesi mimari projesinin, ilim ve edebiyat eseri olduğu hususunda davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Ayrıca da, Dairemiz bozmasından sonra görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince sanayi sitesi olarak meydana getirilen projenin bütünlüğü dikkate alınmaksızın, sadece davalıya ait iş yerine ilişkin bölüm itibariyle, bu kısma yönelik projenin ilim ve edebiyat eseri vasfı taşımadığına ilişkin görüşüne itibar edilmeyeceği gibi, az önce de açıklandığı üzere bu durum bozmaya uyulmakla davacı lehine oluşan kazanılmış hakkın ihlali sonucunu doğurur.
Öte yandan, mahkemece dava konusu tadilat projesinin müellifinin kim olduğunun belli olmadığı gerekçesiyle ortada bir tadilat projesinin bulunmadığı kabul edilmişse de anılan proje belediye tarafından onaylandığına göre müellifinin kim olduğunun belli olamaması da somut uyuşmazlık bakımından sonuca etkili bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişi heyetinden dava konusu iş yerinin de dahil olduğu ... Oto Tamircileri 2. Sanayi Sitesi mimari projesinin tümü dikkate alınmak suretiyle, davalı iş yerinde yapılan değişikliğin orjinal mimari projenin bütünlüğünü ihlal edip etmediği hususunda görüş alınması gerekirken, sadece mimari projenin davalıya ait bölümü bakımından, projenin bütünlüğünü bozduğuna ilişkin bilirkişi görüşüne ve Dairemizin 1617/4295 E/K sayılı bozma ilamına aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101874500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz