Iş sırrı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4570 E. 2015/11551 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iş sırrı↗ ticari temsilci↗ tbk 444↗ müşteri çevresi↗ rekabet yasağı↗ cezai şart↗ hizmet sözleşmesi↗ oy yasağı↗ ifa↗ tbk 99↗ ticari defter↗ taahhütname↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, gerek 818 sayılı BK'nın 349 maddesi, gerekse 6098 sayılı TBK'nın 444, 445 maddeleri hükümleri gereğince, rekabet yasağının ancak davacı iş verenin iş sırrı sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının ticari temsilci olarak ifa etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle ispat edilemediği, ayrıca sözleşmedeki rekabet yasağı hükmünün belirli bölge ile sınırlılık şartını içermediği, sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin düzenlemesinin geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri uyarınca işçinin rekabet yasağına dayalı olarak açılan cezai şart istemine ilişkindir. Davacı şirket ile davalı arasında akdedilen 11.10.2010 tarihli hizmet sözleşmesinde, sözleşme konusunun ''İşbu hizmet sözleşmesi ile hizmetli, Bursa bölgesinde Worldchem'in ticari temsilcisi olarak tayin edilmiş olup, Worldchem'in iştigal konusunu ilgilendiren işlerde ve akitlerde aracalık yapacaktır.'' şeklinde olduğu belirtilmiş ve yine sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin 8. maddesinde ''Hizmetli işbu hizmet sözleşmesinin herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 yıllık süre içinde gerek kendi nam ve hesabına ve gerekse bir başka şirket veya kişi aracılığı ile Worldchem'in iştigal konusu ile ilgili olarak satmaya yetkili olduğu ürünler veya benzeri ürünleri hizmetliyi şirket yetkilisi veya temsilcisi olarak tanımaya devam eden şirket ya da şahıslara veya hizmetli sözleşmesi süresi içerisinde Worldchem'in müşterisi olmuş şirket ya da şahıslara satmayacağını, satmaya teşebbüs etmeyeceğini, teklif vermeyeceğini, satışlara aracılık etmeyeceğini kabul ve taahhüt etmektedir...'' hükmü düzenlenmiştir. Her ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen rekabet yasağının bölge ile sınırlılık şartını taşımadığı belirtilmiş ise de, sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm Türkiye'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Bursa bölgesindeki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklamakta olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde olmadığı gibi, rekabet yasağının ancak davacı işverenin iş sırrı sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının ticari temsilci olarak ifa etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle ispat edilemediği şeklindeki gerekçesi de TBK'nın 444. maddesinde yer alan ''....hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi ..... hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte ise geçerlidir'' hükmü karşısında isabetli değildir. Zira, davacı şirketin ticari temsilcisi konumunda olduğu anlaşılan davalının, davacının müşteri çevresi hakkında bilgi edinme imkanının bulunduğu izahtan varestedir.
Bu durumda, mahkemece sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin hükmünde belirtilen süre içerisinde davacının Bursa'da kendisini tanıyan müşterilerine dava dışı Fabeks Kimya Ltd. Şti'de mal satıp satmadığı, satmaya teşebbüs edip etmediği, teklif verip vermediği, satışlara aracılık edip etmediği hususlarının davacı şirket ve dava dışı firmanın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle açıklığa kavuşturulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Iş sırrı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4570 E. 2015/11551 K.
Ortak:iş sırrı · ticari temsilci · müşteri çevresi · rekabet yasağı · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · ifa
İncelediğiniz karardaHer ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen «rekabet yasağının» bölge ile sınırlılık şartını taşımadığı belirtilmiş ise de, sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm Türkiye'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Bursa bölgesindeki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklamakta olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde olmadığı gibi, rekabet yasağının ancak davacı işverenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle ispat edilemediği şeklindeki gerekçesi de TBK'nın 444. maddesinde yer alan ''....hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» ..... hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte ise geçerlidir'' hükm …
Mahkemece, gerek 818 sayılı BK'nın 349 maddesi, gerekse 6098 sayılı TBK'nın 444, 445 maddeleri hükümleri gereğince, «rekabet yasağının» ancak davacı iş verenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle is …
Davacı şirket ile davalı arasında akdedilen 11.10.2010 tarihli «hizmet sözleşmesinde», sözleşme konusunun ''İşbu hizmet sözleşmesi ile hizmetli, Bursa bölgesinde Worldchem'in «ticari temsilcisi» olarak tayin edilmiş olup, Worldchem'in iştigal konusunu ilgilendiren işlerde ve akitlerde aracalık yapacaktır.'' şeklinde olduğu belirtilmiş ve yine sözleşmenin «rekabet yasağına» ilişkin 8. maddesinde ''Hizmetli işbu hizmet sözleşmesinin herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 yıllık süre içinde gerek kendi nam ve hesabına ve gerekse bir başka şirket veya kişi aracılığı ile Worldchem'in iştigal konusu ile ilgili olarak satmaya yetkili olduğu ürünler veya benzeri ürünleri hizmetliyi şirket yetkilisi veya temsilcisi olarak tanımaya devam eden şirket ya da şahıslara veya hizmetli sözleşmesi süresi içerisinde Worldchem'in müşterisi olmuş şirket ya da şahıslara satmayacağını, satmaya teşebbüs etmeyeceğini, teklif vermeyeceğini, satışlara aracılık etmeyeceğini kabul ve «taahhüt» etmektedir...'' hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen «rekabet yasağının» bölge ile sınırlılık şartını taşımadığı belirtilmiş ise de, sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm Türkiye'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Bursa bölgesindeki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklamakta olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde olmadığı gibi, rekabet yasağının ancak davacı işverenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle ispat edilemediği şeklindeki gerekçesi de TBK'nın 444. maddesinde yer alan ''....hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» ..... hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte ise geçerlidir'' hükm …
Mahkemece, gerek 818 sayılı BK'nın 349 maddesi, gerekse 6098 sayılı TBK'nın 444, 445 maddeleri hükümleri gereğince, «rekabet yasağının» ancak davacı iş verenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle is …
Davacı şirket ile davalı arasında akdedilen 11.10.2010 tarihli «hizmet sözleşmesinde», sözleşme konusunun ''İşbu hizmet sözleşmesi ile hizmetli, Bursa bölgesinde Worldchem'in «ticari temsilcisi» olarak tayin edilmiş olup, Worldchem'in iştigal konusunu ilgilendiren işlerde ve akitlerde aracalık yapacaktır.'' şeklinde olduğu belirtilmiş ve yine sözleşmenin «rekabet yasağına» ilişkin 8. maddesinde ''Hizmetli işbu hizmet sözleşmesinin herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 yıllık süre içinde gerek kendi nam ve hesabına ve gerekse bir başka şirket veya kişi aracılığı ile Worldchem'in iştigal konusu ile ilgili olarak satmaya yetkili olduğu ürünler veya benzeri ürünleri hizmetliyi şirket yetkilisi veya temsilcisi olarak tanımaya devam eden şirket ya da şahıslara veya hizmetli sözleşmesi süresi içerisinde Worldchem'in müşterisi olmuş şirket ya da şahıslara satmayacağını, satmaya teşebbüs etmeyeceğini, teklif vermeyeceğini, satışlara aracılık etmeyeceğini kabul ve «taahhüt» etmektedir...'' hükmü düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3044 E. 2015/8052 K.
Ortak:ticari temsilci · rekabet yasağı · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · taahhütname · temsil
İncelediğiniz karardaDavacı şirket ile davalı arasında akdedilen 11.10.2010 tarihli «hizmet sözleşmesinde», sözleşme konusunun ''İşbu hizmet sözleşmesi ile hizmetli, Bursa bölgesinde Worldchem'in «ticari temsilcisi» olarak tayin edilmiş olup, Worldchem'in iştigal konusunu ilgilendiren işlerde ve akitlerde aracalık yapacaktır.'' şeklinde olduğu belirtilmiş ve yine sözleşmenin «rekabet yasağına» ilişkin 8. maddesinde ''Hizmetli işbu hizmet sözleşmesinin herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 yıllık süre içinde gerek kendi nam ve hesabına ve gerekse bir başka şirket veya kişi aracılığı ile Worldchem'in iştigal konusu ile ilgili olarak satmaya yetkili olduğu ürünler veya benzeri ürünleri hizmetliyi şirket yetkilisi veya temsilcisi olarak tanımaya devam eden şirket ya da şahıslara veya hizmetli sözleşmesi süresi içerisinde Worldchem'in müşterisi olmuş şirket ya da şahıslara satmayacağını, satmaya teşebbüs etmeyeceğini, teklif vermeyeceğini, satışlara aracılık etmeyeceğini kabul ve «taahhüt» etmektedir...'' hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece, gerek 818 sayılı BK'nın 349 maddesi, gerekse 6098 sayılı TBK'nın 444, 445 maddeleri hükümleri gereğince, «rekabet yasağının» ancak davacı iş verenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle is …
Her ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen «rekabet yasağının» bölge ile sınırlılık şartını taşımadığı belirtilmiş ise de, sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm Türkiye'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Bursa bölgesindeki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklamakta olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde olmadığı gibi, rekabet yasağının ancak davacı işverenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle ispat edilemediği şeklindeki gerekçesi de TBK'nın 444. maddesinde yer alan ''....hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» ..... hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte ise geçerlidir'' hükm …
Benzer bu karardaY. ve Ç. bölgesinde Worldchem'in «ticari temsilcisi» olarak tayin edilmiş olup, W.'in iştigal konusunu ilgilendiren işlerde ve akitlerde aracalık yapacaktır.'' şeklinde olduğu belirtilmiş ve yine sözleşmenin «rekabet yasağına» ilişkin 8. maddesinde '' Hizmetli işbu «hizmetli sözleşmesinin» herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 yıllık süre içinde gerek kendi nam ve hesabına ve gerekse bir başka şirket veya kişi aracılığı ile Worldchem'in iştigal konusu ile ilgili olarak satmaya yetkili olduğu ürünler veya benzeri ürünleri hizmetliyi şirket yetkilisi veya temsilcisi olarak tanımaya devam eden şirket ya da şahıslara veya hizmetli sözleşmesi süresi içerisinde W.'in müşterisi olmuş şirket ya da şahıslara satmayacağını, satmaya teşebbüs etmeyeceğini, teklif vermeyeceğini, satışlara aracılık etmeyeceğini kabul ve «taahhüt» etmektedir...'' hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı Saniye arasında akdedilen sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen 8. maddesinin bir rekabet etmeme koşulu değil, «kelepçeleme sözleşmesi» niteliğinde olup, davalının ekonomik özgürlüğünü «kısıtlayan» bir hüküm olduğu zira, belirli il veya coğrafi bölgeyle sınırlı olmayıp, tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde getirilen çalışma yasağının davalının içine düşeceği mali koşullar açısından başlı başına sözleşmenin «geçersizliği» için bir sebep olduğundan buna dayalı «cezai şartın» da geçersiz olduğu, davalıya Türkiye genelinde çalışmama şartının empoze edilmesinin «hakkaniyete» uygun olmadığı, davalının, davacı şirkette çalışırken edindiği «ticari sır» niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı, davacının ne tür bir zarara uğradığı da ispat edilemediğinden, davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmi …
2- Dava, 818 sayılı BK'nın 348. maddesi uyarınca işçinin «rekabet yasağına» dayalı olarak açılan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kelepçeleme sözleşmesi · çalışma özgürlüğü · ticari sır · kısıtlılık · hakkaniyet · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı Saniye arasında akdedilen sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen 8. maddesinin bir rekabet etmeme koşulu değil, «kelepçeleme sözleşmesi» niteliğinde olup, davalının ekonomik özgürlüğünü «kısıtlayan» bir hüküm olduğu zira, belirli il veya coğrafi bölgeyle sınırlı olmayıp, tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde getirilen çalışma yasağının davalının içine düşeceği mali koşullar açısından başlı başına sözleşmenin «geçersizliği» için bir sebep olduğundan buna dayalı «cezai şartın» da geçersiz olduğu, davalıya Türkiye genelinde çalışmama şartının empoze edilmesinin «hakkaniyete» uygun olmadığı, davalının, davacı şirkette çalışırken edindiği «ticari sır» niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı, davacının ne tür bir zarara uğradığı da ispat edilemediğinden, davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmi …
Her ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen «rekabet yasağı» Anayasa'da düzenlenen «çalışma özgürlüğüne» aykırı bulunmuş ise de, anılan sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm T.'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Ç. ve A.Y.'ndaki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklayan bir sözleşme olduğundan «kelepçeleme sözleşmesi» olarak kabul edilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3116 E. 2019/7522 K.
Ortak:iş sırrı · müşteri çevresi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaHer ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen «rekabet yasağının» bölge ile sınırlılık şartını taşımadığı belirtilmiş ise de, sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm Türkiye'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Bursa bölgesindeki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklamakta olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde olmadığı gibi, rekabet yasağının ancak davacı işverenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle ispat edilemediği şeklindeki gerekçesi de TBK'nın 444. maddesinde yer alan ''....hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» ..... hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte ise geçerlidir'' hükm …
Mahkemece, gerek 818 sayılı BK'nın 349 maddesi, gerekse 6098 sayılı TBK'nın 444, 445 maddeleri hükümleri gereğince, «rekabet yasağının» ancak davacı iş verenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle is …
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri uyarınca işçinin «rekabet yasağına» dayalı olarak açılan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmedeki «rekabet yasağı» hükmünün kelepçe mahiyetinde olduğu, «çalışma hürriyetini» engellediği, davalının pozisyonu gereği ticari «sırra» vakıf olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet aktinde yer alan «rekabet yasağına» ilişkin hükümlerin ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasındaki «rekabet yasağı» düzenlemesinin, görev sınırlaması yapılmaması nedeniyle «hakkaniyete» aykırı olduğu, bu nedenle rekabet yasağı düzenlemesinin «geçersiz» olduğu, davalının ticari «sırra» vakıf olabilecek pozisyonda bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · üretim sırları · çalışma hürriyeti · hizmet akdi · delil değerlendirmesi · hakkaniyet · geçersizlik · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK’nın 445/2. maddesi “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” hükmüne haiz olup, anılan madde hükmü ile 6098 sayılı Kanun 818 sayılı Kanun'dan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı bakımından hakim …
Mahkemece, taraflar arasındaki «rekabet yasağı» düzenlemesinin, görev sınırlaması yapılmaması nedeniyle «hakkaniyete» aykırı olduğu, bu nedenle rekabet yasağı düzenlemesinin «geçersiz» olduğu, davalının ticari «sırra» vakıf olabilecek pozisyonda bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca aynı Kanun'un 444/2. maddesi “«rekabet yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak niteli …
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmedeki «rekabet yasağı» hükmünün kelepçe mahiyetinde olduğu, «çalışma hürriyetini» engellediği, davalının pozisyonu gereği ticari «sırra» vakıf olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2023 E. 2021/2136 K.
Ortak:müşteri çevresi · rekabet yasağı · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri uyarınca işçinin «rekabet yasağına» dayalı olarak açılan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Davacı şirket ile davalı arasında akdedilen 11.10.2010 tarihli «hizmet sözleşmesinde», sözleşme konusunun ''İşbu hizmet sözleşmesi ile hizmetli, Bursa bölgesinde Worldchem'in «ticari temsilcisi» olarak tayin edilmiş olup, Worldchem'in iştigal konusunu ilgilendiren işlerde ve akitlerde aracalık yapacaktır.'' şeklinde olduğu belirtilmiş ve yine sözleşmenin «rekabet yasağına» ilişkin 8. maddesinde ''Hizmetli işbu hizmet sözleşmesinin herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 yıllık süre içinde gerek kendi nam ve hesabına ve gerekse bir başka şirket veya kişi aracılığı ile Worldchem'in iştigal konusu ile ilgili olarak satmaya yetkili olduğu ürünler veya benzeri ürünleri hizmetliyi şirket yetkilisi veya temsilcisi olarak tanımaya devam eden şirket ya da şahıslara veya hizmetli sözleşmesi süresi içerisinde Worldchem'in müşterisi olmuş şirket ya da şahıslara satmayacağını, satmaya teşebbüs etmeyeceğini, teklif vermeyeceğini, satışlara aracılık etmeyeceğini kabul ve «taahhüt» etmektedir...'' hükmü düzenlenmiştir.
Her ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen «rekabet yasağının» bölge ile sınırlılık şartını taşımadığı belirtilmiş ise de, sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm Türkiye'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Bursa bölgesindeki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklamakta olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde olmadığı gibi, rekabet yasağının ancak davacı işverenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle ispat edilemediği şeklindeki gerekçesi de TBK'nın 444. maddesinde yer alan ''....hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» ..... hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte ise geçerlidir'' hükm …
Benzer bu kararda2-) Dava, davalı işçinin «hizmet sözleşmesindeki» «rekabet yasağı» «kaydına» aykırı davrandığı iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağına» ilişkin 9. maddesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersiz» olduğu, bu nedenle «geçersiz sözleşmeyle» öngörülen «cezai şartın» talep edilemeyeceği, davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenle davalı şirkete «husumet» yöneltilmeyeceği gerekçesiyle, davalı şirket hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 444/2. maddesi hükmüne göre, «rekabet yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · çalışma hürriyeti · geçersiz sözleşme · tanıma · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağına» ilişkin 9. maddesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan «çalışma hürriyeti» ilkesine aykırı olması ve tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle «geçersiz» olduğu, bu nedenle «geçersiz sözleşmeyle» öngörülen «cezai şartın» talep edilemeyeceği, davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenle davalı şirkete «husumet» yöneltilmeyeceği gerekçesiyle, davalı şirket hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı şirket hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» bahisle reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak davalı işçinin davacı şirkette çalıştığı pozisyonun iş sırlarını, müşteri çevresini ve yapılan işleri öğrenmeye müsait olduğu, taraf şirketlerin aynı alanda faaliyet gösterdiği ve davalı işçinin davalı şirkette çalıştığı pozisyonun da önceki işiyle benzer olduğu, «rekabet yasağı» «kaydının» geçerli olabilmesi için somut bir zarar oluşmasına gerek olmayıp, zarar oluşması ihtimalinin dahi yeterli olduğu, yukarıda belirtilen hususlar gözetildiğinde zarar …
Bu itibarla, mahkemece, öncelikle davalının çalıştığı dönemlere ilişkin görev «tanımı» ve organizasyon şemasının dosyaya kazandırılması ve bu suretle dijital pazarlama uzmanı pozisyonunda çalışan bir kimsenin şirket bünyesinde hangi işleri yaptığının belirlenmesi, akabinde ise gerekirse «bilirkişi incelemesi» de yaptırılarak hizmet ilişkisinin işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlayıp sağlamadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 444/2. maddesi hükmüne göre, «rekabet yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4038 E. 2019/5529 K.
Ortak:müşteri çevresi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · temsil
İncelediğiniz karardaHer ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen «rekabet yasağının» bölge ile sınırlılık şartını taşımadığı belirtilmiş ise de, sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm Türkiye'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Bursa bölgesindeki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklamakta olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde olmadığı gibi, rekabet yasağının ancak davacı işverenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle ispat edilemediği şeklindeki gerekçesi de TBK'nın 444. maddesinde yer alan ''....hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» ..... hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte ise geçerlidir'' hükm …
Mahkemece, gerek 818 sayılı BK'nın 349 maddesi, gerekse 6098 sayılı TBK'nın 444, 445 maddeleri hükümleri gereğince, «rekabet yasağının» ancak davacı iş verenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle is …
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri uyarınca işçinin «rekabet yasağına» dayalı olarak açılan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, sözleşme 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilmiş ise de «rekabet yasağının» ihlali 6098 sayılı TBK’nın yürülükte olduğu dönemde gerçekleşmiş olduğundan 6098 sayılı TBK’nın uygulanması gerektiği, dava konusu sözleşmede coğrafi sınır Marmara bölgesini kapsadığından TBK.'nın 445/2.maddesi uyarınca coğrafi sınır yönünden sınırlandırılması gerektiği, sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il sınırlarının esas alınması «hakkaniyete» uygun olacağı, davalı, İstanbul'da davacı iş yerinde çalışırken, «rekabet yasağı sözleşmesini» imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün İstanbul İli için geçerli olduğunun kabulü gerektiği, süre ve konu bakımından sınırlamaının uygun olduğu, davalının aynı alanda 1 yıllık süre dolmadan işletme açması rekabet yasağının ihlali olduğu, ayrıca davalının davacı şirkette satış «temsilcisi» olması nedeniyle «müşteri portföyünü» çok iyi bildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davalının bu ihlalinin TBK.'nın 444/2.maddesi uyarınca davacıya önemli bir zarar verecek nitelikte olması nedeniyle «cezai şart» isteminin yerinde olduğu, ancak 12 aylık ücret tutarının fahiş olduğu, TBK.'nın 182/«son» maddesi uyarınca davalı işçinin ekonomik durumu ve işverenin rekabet yasağı karşılığında herhangi bir yükümlülük altına girmemiş olması gibi olguları dikkate alınd …
1-Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet aktinde yer alan «rekabet yasağına» ilişkin hükümlerin ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Ancak, TBK’nın 444/2. maddesi “Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca «rekabet yasağının» işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bul …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · müşteri portföyü · rekabet yasağı sözleşmesi · esnaf · hakkaniyet · cy/cy kaydı · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, sözleşme 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilmiş ise de «rekabet yasağının» ihlali 6098 sayılı TBK’nın yürülükte olduğu dönemde gerçekleşmiş olduğundan 6098 sayılı TBK’nın uygulanması gerektiği, dava konusu sözleşmede coğrafi sınır Marmara bölgesini kapsadığından TBK.'nın 445/2.maddesi uyarınca coğrafi sınır yönünden sınırlandırılması gerektiği, sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il sınırlarının esas alınması «hakkaniyete» uygun olacağı, davalı, İstanbul'da davacı iş yerinde çalışırken, «rekabet yasağı sözleşmesini» imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün İstanbul İli için geçerli olduğunun kabulü gerektiği, süre ve konu bakımından sınırlamaının uygun olduğu, davalının aynı alanda 1 yıllık süre dolmadan işletme açması rekabet yasağının ihlali olduğu, ayrıca davalının davacı şirkette satış «temsilcisi» olması nedeniyle «müşteri portföyünü» çok iyi bildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davalının bu ihlalinin TBK.'nın 444/2.maddesi uyarınca davacıya önemli bir zarar verecek nitelikte olması nedeniyle «cezai şart» isteminin yerinde olduğu, ancak 12 aylık ücret tutarının fahiş olduğu, TBK.'nın 182/«son» maddesi uyarınca davalı işçinin ekonomik durumu ve işverenin rekabet yasağı karşılığında herhangi bir yükümlülük altına girmemiş olması gibi olguları dikkate alınd …
İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafın açtığı işyerinin perakende satış yapan «esnaf» işletmesi niteliğinde olduğu, davacının «müşteri çevresi» ve «üretim sırları» hakkında bilgi edinmiş olmasının davalıya bir yarar sağlamayacağı gibi işverenin zararına sebep olabilecek nitelikte de olmadığı, davalının işyeri açmasının davacının önemli zararına sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, TBK’nın 444/2. maddesi “Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca «rekabet yasağının» işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bul …
Bu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına «ibraz» edilen deliller nazara alınarak «rekabet yasağı» düzenlemesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli ve geçerli olduğuna kanaat getirildiği takdirde, aynı Yasa'nın 445/2. hükmü uyarınca rekabet yasağının aşırı nitelikte olması durumunda gerekli sınırlandırılmalar yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayılı karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına davalı yararına karara vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9892 E. 2015/10660 K.
Ortak:müşteri çevresi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri uyarınca işçinin «rekabet yasağına» dayalı olarak açılan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Her ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen «rekabet yasağının» bölge ile sınırlılık şartını taşımadığı belirtilmiş ise de, sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm Türkiye'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Bursa bölgesindeki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklamakta olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde olmadığı gibi, rekabet yasağının ancak davacı işverenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle ispat edilemediği şeklindeki gerekçesi de TBK'nın 444. maddesinde yer alan ''....hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» ..... hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte ise geçerlidir'' hükm …
Mahkemece, gerek 818 sayılı BK'nın 349 maddesi, gerekse 6098 sayılı TBK'nın 444, 445 maddeleri hükümleri gereğince, «rekabet yasağının» ancak davacı iş verenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle is …
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Somut olayda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan yakın ilçede faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmasında, davacı işletmede edindiği bilgileri kullanacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · sözleşmeye aykırılık · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesinde (818 Sayılı B.K'nın 348) düzenlenen işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, “Fiil «ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4570 E. , 2015/11551 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/12/2014
NUMARASI 2014/579-2014/905
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2014 tarih ve 2014/579-2014/905 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kimyasal temizlik malzemeleri üretim sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalının 11/10/2010 tarihinde satış temsilcisi olarak işe başladığını, davalının müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra müvekkili şirketle aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı Fabeks Kimya Ltd. Şti'de çalışmaya başladığını, müvekkili şirkete ait müşterilerle irtibata geçerek bu müşterilere malzeme sattığını ve böylece müvekkili şirketin ticari faaliyetine zarar verdiğini, bu şekilde hizmet sözleşmesinin 8. maddesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin düzenlemeye aykırı davrandığını ileri sürerek, 20.000,00 ABD Dolarının fiili ödeme günündeki TL karşılığı tutarın, dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca bir yıl vadeli dolar hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, gerek 818 sayılı BK'nın 349 maddesi, gerekse 6098 sayılı TBK'nın 444, 445 maddeleri hükümleri gereğince, rekabet yasağının ancak davacı iş verenin iş sırrı sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının ticari temsilci olarak ifa etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle ispat edilemediği, ayrıca sözleşmedeki rekabet yasağı hükmünün belirli bölge ile sınırlılık şartını içermediği, sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin düzenlemesinin geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri uyarınca işçinin rekabet yasağına dayalı olarak açılan cezai şart istemine ilişkindir. Davacı şirket ile davalı arasında akdedilen 11.10.2010 tarihli hizmet sözleşmesinde, sözleşme konusunun ''İşbu hizmet sözleşmesi ile hizmetli, Bursa bölgesinde Worldchem'in ticari temsilcisi olarak tayin edilmiş olup, Worldchem'in iştigal konusunu ilgilendiren işlerde ve akitlerde aracalık yapacaktır.'' şeklinde olduğu belirtilmiş ve yine sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin 8. maddesinde ''Hizmetli işbu hizmet sözleşmesinin herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 yıllık süre içinde gerek kendi nam ve hesabına ve gerekse bir başka şirket veya kişi aracılığı ile Worldchem'in iştigal konusu ile ilgili olarak satmaya yetkili olduğu ürünler veya benzeri ürünleri hizmetliyi şirket yetkilisi veya temsilcisi olarak tanımaya devam eden şirket ya da şahıslara veya hizmetli sözleşmesi süresi içerisinde Worldchem'in müşterisi olmuş şirket ya da şahıslara satmayacağını, satmaya teşebbüs etmeyeceğini, teklif vermeyeceğini, satışlara aracılık etmeyeceğini kabul ve taahhüt etmektedir...'' hükmü düzenlenmiştir.
Her ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen rekabet yasağının bölge ile sınırlılık şartını taşımadığı belirtilmiş ise de, sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm Türkiye'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Bursa bölgesindeki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklamakta olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde olmadığı gibi, rekabet yasağının ancak davacı işverenin iş sırrı sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının ticari temsilci olarak ifa etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle ispat edilemediği şeklindeki gerekçesi de TBK'nın 444.
maddesinde yer alan ''....hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi ..... hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte ise geçerlidir'' hükmü karşısında isabetli değildir. Zira, davacı şirketin ticari temsilcisi konumunda olduğu anlaşılan davalının, davacının müşteri çevresi hakkında bilgi edinme imkanının bulunduğu izahtan varestedir.
Bu durumda, mahkemece sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin hükmünde belirtilen süre içerisinde davacının Bursa'da kendisini tanıyan müşterilerine dava dışı Fabeks Kimya Ltd. Şti'de mal satıp satmadığı, satmaya teşebbüs edip etmediği, teklif verip vermediği, satışlara aracılık edip etmediği hususlarının davacı şirket ve dava dışı firmanın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle açıklığa kavuşturulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/124442800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz