Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3044 E. 2015/8052 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kelepçeleme sözleşmesi↗ çalışma özgürlüğü↗ ticari temsilci↗ ticari sır↗ rekabet yasağı↗ kısıtlılık↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ hizmet sözleşmesi↗ oy yasağı↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı Saniye arasında akdedilen sözleşmenin rekabet yasağını düzenleyen 8. maddesinin bir rekabet etmeme koşulu değil, kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde olup, davalının ekonomik özgürlüğünü kısıtlayan bir hüküm olduğu zira, belirli il veya coğrafi bölgeyle sınırlı olmayıp, tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde getirilen çalışma yasağının davalının içine düşeceği mali koşullar açısından başlı başına sözleşmenin geçersizliği için bir sebep olduğundan buna dayalı cezai şartın da geçersiz olduğu, davalıya Türkiye genelinde çalışmama şartının empoze edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, davalının, davacı şirkette çalışırken edindiği ticari sır niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı, davacının ne tür bir zarara uğradığı da ispat edilemediğinden, davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı S.. G..'ın davalı şirkette ortak ve müdür olmaması nedeniyle diğer davalının işçi alımından sorumluluğu bulunmayacağının anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin davalı S.. G.. yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının, davalı şirket yönünden ise, tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, 818 sayılı BK'nın 348. maddesi uyarınca işçinin rekabet yasağına dayalı olarak açılan cezai şart istemine ilişkindir. Davacı şirket ile davalı Saniye arasında akdedilen 11.10.2010 tarihli hizmet sözleşmesinde, sözleşme konusunun '' İşbu hizmet sözleşmesi ile hizmetli, İ. A. Y. ve Ç. bölgesinde Worldchem'in ticari temsilcisi olarak tayin edilmiş olup, W.'in iştigal konusunu ilgilendiren işlerde ve akitlerde aracalık yapacaktır.'' şeklinde olduğu belirtilmiş ve yine sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin 8. maddesinde '' Hizmetli işbu hizmetli sözleşmesinin herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 yıllık süre içinde gerek kendi nam ve hesabına ve gerekse bir başka şirket veya kişi aracılığı ile Worldchem'in iştigal konusu ile ilgili olarak satmaya yetkili olduğu ürünler veya benzeri ürünleri hizmetliyi şirket yetkilisi veya temsilcisi olarak tanımaya devam eden şirket ya da şahıslara veya hizmetli sözleşmesi süresi içerisinde W.'in müşterisi olmuş şirket ya da şahıslara satmayacağını, satmaya teşebbüs etmeyeceğini, teklif vermeyeceğini, satışlara aracılık etmeyeceğini kabul ve taahhüt etmektedir...'' hükmü düzenlenmiştir. Her ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen rekabet yasağı Anayasa'da düzenlenen çalışma özgürlüğüne aykırı bulunmuş ise de, anılan sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm T.'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Ç. ve A.Y.'ndaki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklayan bir sözleşme olduğundan kelepçeleme sözleşmesi olarak kabul edilemez. Bu durumda, mahkemece sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin hükmünde belirtilen süre içerisinde davalı Saniye'nin davacının Ç. ve A. Y.'nda kendisini tanıyan müşterilerine diğer davalı şirkette mal satıp satmadığı, satmaya teşebbüs edip etmediği, teklif verip vermediği, satışlara aracılık edip etmediği hususu üzerinde durularak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4570 E. 2015/11551 K.
Ortak:ticari temsilci · rekabet yasağı · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · taahhütname · temsil
İncelediğiniz karardaY. ve Ç. bölgesinde Worldchem'in «ticari temsilcisi» olarak tayin edilmiş olup, W.'in iştigal konusunu ilgilendiren işlerde ve akitlerde aracalık yapacaktır.'' şeklinde olduğu belirtilmiş ve yine sözleşmenin «rekabet yasağına» ilişkin 8. maddesinde '' Hizmetli işbu «hizmetli sözleşmesinin» herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 yıllık süre içinde gerek kendi nam ve hesabına ve gerekse bir başka şirket veya kişi aracılığı ile Worldchem'in iştigal konusu ile ilgili olarak satmaya yetkili olduğu ürünler veya benzeri ürünleri hizmetliyi şirket yetkilisi veya temsilcisi olarak tanımaya devam eden şirket ya da şahıslara veya hizmetli sözleşmesi süresi içerisinde W.'in müşterisi olmuş şirket ya da şahıslara satmayacağını, satmaya teşebbüs etmeyeceğini, teklif vermeyeceğini, satışlara aracılık etmeyeceğini kabul ve «taahhüt» etmektedir...'' hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı Saniye arasında akdedilen sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen 8. maddesinin bir rekabet etmeme koşulu değil, «kelepçeleme sözleşmesi» niteliğinde olup, davalının ekonomik özgürlüğünü «kısıtlayan» bir hüküm olduğu zira, belirli il veya coğrafi bölgeyle sınırlı olmayıp, tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde getirilen çalışma yasağının davalının içine düşeceği mali koşullar açısından başlı başına sözleşmenin «geçersizliği» için bir sebep olduğundan buna dayalı «cezai şartın» da geçersiz olduğu, davalıya Türkiye genelinde çalışmama şartının empoze edilmesinin «hakkaniyete» uygun olmadığı, davalının, davacı şirkette çalışırken edindiği «ticari sır» niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı, davacının ne tür bir zarara uğradığı da ispat edilemediğinden, davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmi …
2- Dava, 818 sayılı BK'nın 348. maddesi uyarınca işçinin «rekabet yasağına» dayalı olarak açılan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı şirket ile davalı arasında akdedilen 11.10.2010 tarihli «hizmet sözleşmesinde», sözleşme konusunun ''İşbu hizmet sözleşmesi ile hizmetli, Bursa bölgesinde Worldchem'in «ticari temsilcisi» olarak tayin edilmiş olup, Worldchem'in iştigal konusunu ilgilendiren işlerde ve akitlerde aracalık yapacaktır.'' şeklinde olduğu belirtilmiş ve yine sözleşmenin «rekabet yasağına» ilişkin 8. maddesinde ''Hizmetli işbu hizmet sözleşmesinin herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 yıllık süre içinde gerek kendi nam ve hesabına ve gerekse bir başka şirket veya kişi aracılığı ile Worldchem'in iştigal konusu ile ilgili olarak satmaya yetkili olduğu ürünler veya benzeri ürünleri hizmetliyi şirket yetkilisi veya temsilcisi olarak tanımaya devam eden şirket ya da şahıslara veya hizmetli sözleşmesi süresi içerisinde Worldchem'in müşterisi olmuş şirket ya da şahıslara satmayacağını, satmaya teşebbüs etmeyeceğini, teklif vermeyeceğini, satışlara aracılık etmeyeceğini kabul ve «taahhüt» etmektedir...'' hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece, gerek 818 sayılı BK'nın 349 maddesi, gerekse 6098 sayılı TBK'nın 444, 445 maddeleri hükümleri gereğince, «rekabet yasağının» ancak davacı iş verenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle is …
Her ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen «rekabet yasağının» bölge ile sınırlılık şartını taşımadığı belirtilmiş ise de, sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm Türkiye'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Bursa bölgesindeki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklamakta olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde olmadığı gibi, rekabet yasağının ancak davacı işverenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle ispat edilemediği şeklindeki gerekçesi de TBK'nın 444. maddesinde yer alan ''....hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» ..... hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte ise geçerlidir'' hükm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · müşteri çevresi · ifa · ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaHer ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen «rekabet yasağının» bölge ile sınırlılık şartını taşımadığı belirtilmiş ise de, sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm Türkiye'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Bursa bölgesindeki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklamakta olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde olmadığı gibi, rekabet yasağının ancak davacı işverenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle ispat edilemediği şeklindeki gerekçesi de TBK'nın 444. maddesinde yer alan ''....hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» ..... hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte ise geçerlidir'' hükm …
Mahkemece, gerek 818 sayılı BK'nın 349 maddesi, gerekse 6098 sayılı TBK'nın 444, 445 maddeleri hükümleri gereğince, «rekabet yasağının» ancak davacı iş verenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle is …
Şti'de mal satıp satmadığı, satmaya teşebbüs edip etmediği, teklif verip vermediği, satışlara aracılık edip etmediği hususlarının davacı şirket ve dava dışı firmanın «ticari defterleri» üzerinde inceleme yapılmak suretiyle açıklığa kavuşturulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Zira, davacı şirketin «ticari temsilcisi» konumunda olduğu anlaşılan davalının, davacının «müşteri çevresi» hakkında bilgi edinme imkanının bulunduğu izahtan varestedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4570 E. 2015/11551 K.
Ortak:ticari temsilci · rekabet yasağı · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · taahhütname · temsil
İncelediğiniz karardaY. ve Ç. bölgesinde Worldchem'in «ticari temsilcisi» olarak tayin edilmiş olup, W.'in iştigal konusunu ilgilendiren işlerde ve akitlerde aracalık yapacaktır.'' şeklinde olduğu belirtilmiş ve yine sözleşmenin «rekabet yasağına» ilişkin 8. maddesinde '' Hizmetli işbu «hizmetli sözleşmesinin» herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 yıllık süre içinde gerek kendi nam ve hesabına ve gerekse bir başka şirket veya kişi aracılığı ile Worldchem'in iştigal konusu ile ilgili olarak satmaya yetkili olduğu ürünler veya benzeri ürünleri hizmetliyi şirket yetkilisi veya temsilcisi olarak tanımaya devam eden şirket ya da şahıslara veya hizmetli sözleşmesi süresi içerisinde W.'in müşterisi olmuş şirket ya da şahıslara satmayacağını, satmaya teşebbüs etmeyeceğini, teklif vermeyeceğini, satışlara aracılık etmeyeceğini kabul ve «taahhüt» etmektedir...'' hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı Saniye arasında akdedilen sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen 8. maddesinin bir rekabet etmeme koşulu değil, «kelepçeleme sözleşmesi» niteliğinde olup, davalının ekonomik özgürlüğünü «kısıtlayan» bir hüküm olduğu zira, belirli il veya coğrafi bölgeyle sınırlı olmayıp, tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde getirilen çalışma yasağının davalının içine düşeceği mali koşullar açısından başlı başına sözleşmenin «geçersizliği» için bir sebep olduğundan buna dayalı «cezai şartın» da geçersiz olduğu, davalıya Türkiye genelinde çalışmama şartının empoze edilmesinin «hakkaniyete» uygun olmadığı, davalının, davacı şirkette çalışırken edindiği «ticari sır» niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı, davacının ne tür bir zarara uğradığı da ispat edilemediğinden, davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmi …
2- Dava, 818 sayılı BK'nın 348. maddesi uyarınca işçinin «rekabet yasağına» dayalı olarak açılan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı şirket ile davalı arasında akdedilen 11.10.2010 tarihli «hizmet sözleşmesinde», sözleşme konusunun ''İşbu hizmet sözleşmesi ile hizmetli, Bursa bölgesinde Worldchem'in «ticari temsilcisi» olarak tayin edilmiş olup, Worldchem'in iştigal konusunu ilgilendiren işlerde ve akitlerde aracalık yapacaktır.'' şeklinde olduğu belirtilmiş ve yine sözleşmenin «rekabet yasağına» ilişkin 8. maddesinde ''Hizmetli işbu hizmet sözleşmesinin herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 yıllık süre içinde gerek kendi nam ve hesabına ve gerekse bir başka şirket veya kişi aracılığı ile Worldchem'in iştigal konusu ile ilgili olarak satmaya yetkili olduğu ürünler veya benzeri ürünleri hizmetliyi şirket yetkilisi veya temsilcisi olarak tanımaya devam eden şirket ya da şahıslara veya hizmetli sözleşmesi süresi içerisinde Worldchem'in müşterisi olmuş şirket ya da şahıslara satmayacağını, satmaya teşebbüs etmeyeceğini, teklif vermeyeceğini, satışlara aracılık etmeyeceğini kabul ve «taahhüt» etmektedir...'' hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece, gerek 818 sayılı BK'nın 349 maddesi, gerekse 6098 sayılı TBK'nın 444, 445 maddeleri hükümleri gereğince, «rekabet yasağının» ancak davacı iş verenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle is …
Her ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen «rekabet yasağının» bölge ile sınırlılık şartını taşımadığı belirtilmiş ise de, sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm Türkiye'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Bursa bölgesindeki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklamakta olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde olmadığı gibi, rekabet yasağının ancak davacı işverenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle ispat edilemediği şeklindeki gerekçesi de TBK'nın 444. maddesinde yer alan ''....hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» ..... hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte ise geçerlidir'' hükm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · müşteri çevresi · ifa · ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaHer ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen «rekabet yasağının» bölge ile sınırlılık şartını taşımadığı belirtilmiş ise de, sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm Türkiye'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Bursa bölgesindeki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklamakta olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde olmadığı gibi, rekabet yasağının ancak davacı işverenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle ispat edilemediği şeklindeki gerekçesi de TBK'nın 444. maddesinde yer alan ''....hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» ..... hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte ise geçerlidir'' hükm …
Mahkemece, gerek 818 sayılı BK'nın 349 maddesi, gerekse 6098 sayılı TBK'nın 444, 445 maddeleri hükümleri gereğince, «rekabet yasağının» ancak davacı iş verenin iş «sırrı» sayılabilecek üretimlerin formül içeriklerine, üretilen malların özel bilgilerine vuku bulabilecek bilgi veya sırları başka bir firmaya aktarmak suretiyle iş verene zarar vermesi halinde söz konusu olacağı, davalının «ticari temsilci» olarak «ifa» etmiş olduğu işten dolayı bu şekilde davacının somut zararına yol açacak rekabet yasağını ihlal edici teknik bilgi veya sırlara vuku bulduğunun dosya içeriğiyle is …
Şti'de mal satıp satmadığı, satmaya teşebbüs edip etmediği, teklif verip vermediği, satışlara aracılık edip etmediği hususlarının davacı şirket ve dava dışı firmanın «ticari defterleri» üzerinde inceleme yapılmak suretiyle açıklığa kavuşturulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Zira, davacı şirketin «ticari temsilcisi» konumunda olduğu anlaşılan davalının, davacının «müşteri çevresi» hakkında bilgi edinme imkanının bulunduğu izahtan varestedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8555 E. 2013/11037 K.
Ortak:cezai şart · taahhütname
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı Saniye arasında akdedilen sözleşmenin «rekabet yasağını» düzenleyen 8. maddesinin bir rekabet etmeme koşulu değil, «kelepçeleme sözleşmesi» niteliğinde olup, davalının ekonomik özgürlüğünü «kısıtlayan» bir hüküm olduğu zira, belirli il veya coğrafi bölgeyle sınırlı olmayıp, tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde getirilen çalışma yasağının davalının içine düşeceği mali koşullar açısından başlı başına sözleşmenin «geçersizliği» için bir sebep olduğundan buna dayalı «cezai şartın» da geçersiz olduğu, davalıya Türkiye genelinde çalışmama şartının empoze edilmesinin «hakkaniyete» uygun olmadığı, davalının, davacı şirkette çalışırken edindiği «ticari sır» niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı, davacının ne tür bir zarara uğradığı da ispat edilemediğinden, davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmi …
2- Dava, 818 sayılı BK'nın 348. maddesi uyarınca işçinin «rekabet yasağına» dayalı olarak açılan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Y. ve Ç. bölgesinde Worldchem'in «ticari temsilcisi» olarak tayin edilmiş olup, W.'in iştigal konusunu ilgilendiren işlerde ve akitlerde aracalık yapacaktır.'' şeklinde olduğu belirtilmiş ve yine sözleşmenin «rekabet yasağına» ilişkin 8. maddesinde '' Hizmetli işbu «hizmetli sözleşmesinin» herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 yıllık süre içinde gerek kendi nam ve hesabına ve gerekse bir başka şirket veya kişi aracılığı ile Worldchem'in iştigal konusu ile ilgili olarak satmaya yetkili olduğu ürünler veya benzeri ürünleri hizmetliyi şirket yetkilisi veya temsilcisi olarak tanımaya devam eden şirket ya da şahıslara veya hizmetli sözleşmesi süresi içerisinde W.'in müşterisi olmuş şirket ya da şahıslara satmayacağını, satmaya teşebbüs etmeyeceğini, teklif vermeyeceğini, satışlara aracılık etmeyeceğini kabul ve «taahhüt» etmektedir...'' hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş.'nin davalılardan ... arasında imzalanan «taahhütnamede» öngörülen «cezai şart» alacağının tahsili ile davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti ile buna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı ... yönünden «haksız rekabet» koşulları oluşmakla 100.000 USD'nin 06.05.2004 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline, diğer taleplerin ve diğer davalılar yönünden davanın reddine karar dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davalılardan ... «taahhütnamenin» şartlarına uymadığı,başka isim altında aynı iş kolunda davacı şirketin çalışanları ve yöneticileri ile birlikte şirket kurduğu, kesinleşen karar ile taahhütnamenin …
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulmuş olmasına, bozma ilamında da ''... davacı ...'in «taahhütnamenin» iptali için öne sürdüğü diğer vaıkalar (kelepçeleme amaçlı olması, kişi hak ve özgürlüklerine aykırı bulunması) ile ilgili olarak gerek bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı...'' açıkca belirtilmiş bulunulmasına rağmen, anılan hususlarda başkaca bir delil sunulmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · eksik inceleme · haksız rekabet · ibraz
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davaya dayanak yapılan «taahhütnamenin» kelepçeleme amaçlı olması, kişi hak ve özgürlüklerine aykırı bulunması vakıaları ile ilgili «denetime elverişli» bir şekilde değerlendirme yapılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı ... yönünden «haksız rekabet» koşulları oluşmakla 100.000 USD'nin 06.05.2004 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline, diğer taleplerin ve diğer davalılar yönünden davanın reddine karar dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davalılardan ... «taahhütnamenin» şartlarına uymadığı,başka isim altında aynı iş kolunda davacı şirketin çalışanları ve yöneticileri ile birlikte şirket kurduğu, kesinleşen karar ile taahhütnamenin …
A.Ş.'nin davalılardan ... arasında imzalanan «taahhütnamede» öngörülen «cezai şart» alacağının tahsili ile davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti ile buna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Oysa, davaya dayanak yapılan «taahhütname» dosya arasında bulunmakta olup, mahkemece taahhütnamenin bozma ilamında belirtilen şekilde incelenme ve değerlendirme yapılabilmesi için kabulün aksine başkaca bir delilin «ibrazına» ihtiyaç olmadığı açıktır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3044 E. , 2015/8052 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/11/2014
NUMARASI 2014/658-2014/377
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2014 tarih ve 2014/658-2014/377 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Saniye'nin müvekkili ile iş akdi imzaladığını, anılan sözleşme uyarınca davalının çalışma bölgesinin İ. A. Y. ve Ç. olduğunu, bir süre sonra davalının istifa ederek işten ayrıldığını ve diğer davalı şirkette çalışmaya başladığını, davalı şirketin ile müvekkilinin aynı iştigal konusuna sahip şirketler olup, davalının müvekkili şirketten ayrılan kişileri kendi bünyesinde çalıştırmaya ve müvekkili şirketin müşterileriyle irtibata geçerek onlara malzeme satmaya başladığını, davalı Saniye'nin müvekkili ile imzalamış olduğu sözleşmede yer alan rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini, müvekkili şirkette çalıştığı dönemde satış temsilcisi olan davalının müvekkilinin müşterileriyle irtibat halinde olduğunu ayrıca, müvekkilinin ürettiği ürünlerin özellik ve içeriklerini de bildiğini, davalı şirkette çalışmaya başladıktan sonra da müvekkilinin müşteri portföyündeki firmalarla irtibata geçerek bu firmaların müvekkili ile olan ticari ilişkisinin sona ermesine ve diğer davalı şirketle çalışmalarına neden olduğunu, davalıların eylemlerinin müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, 20.000,00 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca bir yıl vadeli dolar hesabına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün geçerli olmadığını, müvekkillerinin davacıyı zarara uğratacak herhangi bir eylemlerinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı Saniye arasında akdedilen sözleşmenin rekabet yasağını düzenleyen 8. maddesinin bir rekabet etmeme koşulu değil, kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde olup, davalının ekonomik özgürlüğünü kısıtlayan bir hüküm olduğu zira, belirli il veya coğrafi bölgeyle sınırlı olmayıp, tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde getirilen çalışma yasağının davalının içine düşeceği mali koşullar açısından başlı başına sözleşmenin geçersizliği için bir sebep olduğundan buna dayalı cezai şartın da geçersiz olduğu, davalıya Türkiye genelinde çalışmama şartının empoze edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, davalının, davacı şirkette çalışırken edindiği ticari sır niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı, davacının ne tür bir zarara uğradığı da ispat edilemediğinden, davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı S.. G..'ın davalı şirkette ortak ve müdür olmaması nedeniyle diğer davalının işçi alımından sorumluluğu bulunmayacağının anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin davalı S.. G.. yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının, davalı şirket yönünden ise, tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, 818 sayılı BK'nın 348. maddesi uyarınca işçinin rekabet yasağına dayalı olarak açılan cezai şart istemine ilişkindir. Davacı şirket ile davalı Saniye arasında akdedilen 11.10.2010 tarihli hizmet sözleşmesinde, sözleşme konusunun '' İşbu hizmet sözleşmesi ile hizmetli, İ. A. Y. ve Ç. bölgesinde Worldchem'in ticari temsilcisi olarak tayin edilmiş olup, W.'in iştigal konusunu ilgilendiren işlerde ve akitlerde aracalık yapacaktır.'' şeklinde olduğu belirtilmiş ve yine sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin 8. maddesinde '' Hizmetli işbu hizmetli sözleşmesinin herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 yıllık süre içinde gerek kendi nam ve hesabına ve gerekse bir başka şirket veya kişi aracılığı ile Worldchem'in iştigal konusu ile ilgili olarak satmaya yetkili olduğu ürünler veya benzeri ürünleri hizmetliyi şirket yetkilisi veya temsilcisi olarak tanımaya devam eden şirket ya da şahıslara veya hizmetli sözleşmesi süresi içerisinde W.'in müşterisi olmuş şirket ya da şahıslara satmayacağını, satmaya teşebbüs etmeyeceğini, teklif vermeyeceğini, satışlara aracılık etmeyeceğini kabul ve taahhüt etmektedir...'' hükmü düzenlenmiştir.
Her ne kadar, mahkemece sözleşmenin 8. maddesi ile getirilen rekabet yasağı Anayasa'da düzenlenen çalışma özgürlüğüne aykırı bulunmuş ise de, anılan sözleşme hükmü mahkemenin kabulünün aksine tüm T.'yi kapsamamakta, sadece davalının görev yaptığı Ç. ve A.Y.'ndaki davacı müşterilerine sözleşmenin feshinden itibaren 1 yıl süre ile satış yapmayı, satmaya teşebbüs etmeyi, teklif vermeyi, satışlara aracılık etmeyi yasaklayan bir sözleşme olduğundan kelepçeleme sözleşmesi olarak kabul edilemez. Bu durumda, mahkemece sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin hükmünde belirtilen süre içerisinde davalı Saniye'nin davacının Ç. ve A. Y.'nda kendisini tanıyan müşterilerine diğer davalı şirkette mal satıp satmadığı, satmaya teşebbüs edip etmediği, teklif verip vermediği, satışlara aracılık edip etmediği hususu üzerinde durularak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin, davalı şirket yönünden tüm, davalı S.. G.. yönünden sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalı S.. G.. yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133441400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz