Tbk 182/3
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4038 E. 2019/5529 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 182/3↗ tbk 445↗ üretim sırları↗ tbk 444↗ müşteri çevresi↗ müşteri portföyü↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ esnaf↗ rekabet yasağı↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafın açtığı işyerinin perakende satış yapan esnaf işletmesi niteliğinde olduğu, davacının müşteri çevresi ve üretim sırları hakkında bilgi edinmiş olmasının davalıya bir yarar sağlamayacağı gibi işverenin zararına sebep olabilecek nitelikte de olmadığı, davalının işyeri açmasının davacının önemli zararına sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, sözleşme 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilmiş ise de rekabet yasağının ihlali 6098 sayılı TBK’nın yürülükte olduğu dönemde gerçekleşmiş olduğundan 6098 sayılı TBK’nın uygulanması gerektiği, dava konusu sözleşmede coğrafi sınır Marmara bölgesini kapsadığından TBK.'nın 445/2.maddesi uyarınca coğrafi sınır yönünden sınırlandırılması gerektiği, sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il
sınırlarının esas alınması hakkaniyete uygun olacağı, davalı, İstanbul'da davacı iş yerinde çalışırken, rekabet yasağı sözleşmesini imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün İstanbul İli için geçerli olduğunun kabulü gerektiği, süre ve konu bakımından sınırlamaının uygun olduğu, davalının aynı alanda 1 yıllık süre dolmadan işletme açması rekabet yasağının ihlali olduğu, ayrıca davalının davacı şirkette satış temsilcisi olması nedeniyle müşteri portföyünü çok iyi bildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davalının bu ihlalinin TBK.'nın 444/2.maddesi uyarınca davacıya önemli bir zarar verecek nitelikte olması nedeniyle cezai şart isteminin yerinde olduğu, ancak 12 aylık ücret tutarının fahiş olduğu, TBK.'nın 182/son maddesi uyarınca davalı işçinin ekonomik durumu ve işverenin rekabet yasağı karşılığında herhangi bir yükümlülük altına girmemiş olması gibi olguları dikkate alındığında cezai şartın 3/4 oranında tenkisi ile 3 aylık son brüt maaş tutarındaki 29.484,00 TL’nin uygun olacağı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne 29.484,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet aktinde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ihlali nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, davanın kabülüne karar verilmiştir. Ancak, TBK’nın 444/2. maddesi “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca rekabet yasağının işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması halinde geçerli olacaktır. Bu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına ibraz edilen deliller nazara alınarak rekabet yasağı düzenlemesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli ve geçerli olduğuna kanaat getirildiği takdirde, aynı Yasa'nın 445/2. hükmü uyarınca rekabet yasağının aşırı nitelikte olması durumunda gerekli sınırlandırılmalar yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayılı karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına davalı yararına karara vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1393 E. 2019/2838 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı · cy/cy kaydı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAncak, TBK’nın 444/2. maddesi “Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca «rekabet yasağının» işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bul …
Bölge Adliye Mahkemesince, sözleşme 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilmiş ise de «rekabet yasağının» ihlali 6098 sayılı TBK’nın yürülükte olduğu dönemde gerçekleşmiş olduğundan 6098 sayılı TBK’nın uygulanması gerektiği, dava konusu sözleşmede coğrafi sınır Marmara bölgesini kapsadığından TBK.'nın 445/2.maddesi uyarınca coğrafi sınır yönünden sınırlandırılması gerektiği, sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il sınırlarının esas alınması «hakkaniyete» uygun olacağı, davalı, İstanbul'da davacı iş yerinde çalışırken, «rekabet yasağı sözleşmesini» imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün İstanbul İli için geçerli olduğunun kabulü gerektiği, süre ve konu bakımından sınırlamaının uygun olduğu, davalının aynı alanda 1 yıllık süre dolmadan işletme açması rekabet yasağının ihlali olduğu, ayrıca davalının davacı şirkette satış «temsilcisi» olması nedeniyle «müşteri portföyünü» çok iyi bildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davalının bu ihlalinin TBK.'nın 444/2.maddesi uyarınca davacıya önemli bir zarar verecek nitelikte olması nedeniyle «cezai şart» isteminin yerinde olduğu, ancak 12 aylık ücret tutarının fahiş olduğu, TBK.'nın 182/«son» maddesi uyarınca davalı işçinin ekonomik durumu ve işverenin rekabet yasağı karşılığında herhangi bir yükümlülük altına girmemiş olması gibi olguları dikkate alınd …
1-Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet aktinde yer alan «rekabet yasağına» ilişkin hükümlerin ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAyrıca aynı Kanun'un 444/2. maddesi “Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca «rekabet yasağının» işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bul …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı» hükmünün çalışanın işten ayrılmasından itibaren 1 yıl süre ile geçerli olmak üzere düzenlendiği, "faaliyet konusu işverenle tamamen veya kısmen aynı olan şirketler" ifadesi kullanılarak faaliyet alanı kapsamı bakımından sınırlamanın çok geniş tutulduğu, kaldı ki davacı yan çeşitli alanlarda faaliyet göstermekte olan bir firma olduğu, yine coğrafi olarak merkezi Marmara, Ege ve İç Anadolu Bölgelerinde kurulan şirketler şeklinde bir sınırlama getirildiği, somut olayda, davacı şirket tüketicilerin satın aldığı mal ve hizmetlere online bir ortam sağlayan ve tüketicilerin alışverişlerini bu ortam üzerinden gerçekleştirdikleri bir firma olduğu, bu tür faaliyetleri gerçekleştiren ticari «şirketlerin merkezleri», ticaret hacminin ve nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu illerde yer aldığı, bu durumda söz konusu rekabet yasağının «hakkaniyete» aykırı olduğu, davalı şirkete atfedilecek bir «kusurun» da tespit edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet aktinde yer alan «rekabet yasağına» ilişkin hükümlerin ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:coğrafi sınırlama · karşı edim · delil değerlendirmesi · şirket merkezi mahkemesi · istifa · yetki · geçersizlik · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «rekabet yasağı» hükmünün çalışanın işten ayrılmasından itibaren 1 yıl süre ile geçerli olmak üzere düzenlendiği, "faaliyet konusu işverenle tamamen veya kısmen aynı olan şirketler" ifadesi kullanılarak faaliyet alanı kapsamı bakımından sınırlamanın çok geniş tutulduğu, kaldı ki davacı yan çeşitli alanlarda faaliyet göstermekte olan bir firma olduğu, yine coğrafi olarak merkezi Marmara, Ege ve İç Anadolu Bölgelerinde kurulan şirketler şeklinde bir sınırlama getirildiği, somut olayda, davacı şirket tüketicilerin satın aldığı mal ve hizmetlere online bir ortam sağlayan ve tüketicilerin alışverişlerini bu ortam üzerinden gerçekleştirdikleri bir firma olduğu, bu tür faaliyetleri gerçekleştiren ticari «şirketlerin merkezleri», ticaret hacminin ve nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu illerde yer aldığı, bu durumda söz konusu rekabet yasağının «hakkaniyete» aykırı olduğu, davalı şirkete atfedilecek bir «kusurun» da tespit edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki «rekabet yasağı» düzenlemesinin faaliyet alanı ve «coğrafi sınırlama» bakımından «hakkaniyete» aykırı olduğu, bu nedenle rekabet yasağı düzenlemesinin «geçersiz» olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/2. maddesi “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” hükmünü haiz olup, anılan madde hükmü ile 6098 sayılı Kanun 818 sayılı Kanun'dan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı bakımından hakim …
Somut uyuşmazlıkta da davalı işçi 26/06/2014 tarihinde davacı işletmesinden «istifa» ederek davalı Kliksa AŞ. işletmesinde işe başladığına göre dava konusu uyuşmazlığa bu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 444 vd. hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9892 E. 2015/10660 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaAncak, TBK’nın 444/2. maddesi “Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca «rekabet yasağının» işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bul …
Bölge Adliye Mahkemesince, sözleşme 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilmiş ise de «rekabet yasağının» ihlali 6098 sayılı TBK’nın yürülükte olduğu dönemde gerçekleşmiş olduğundan 6098 sayılı TBK’nın uygulanması gerektiği, dava konusu sözleşmede coğrafi sınır Marmara bölgesini kapsadığından TBK.'nın 445/2.maddesi uyarınca coğrafi sınır yönünden sınırlandırılması gerektiği, sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il sınırlarının esas alınması «hakkaniyete» uygun olacağı, davalı, İstanbul'da davacı iş yerinde çalışırken, «rekabet yasağı sözleşmesini» imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün İstanbul İli için geçerli olduğunun kabulü gerektiği, süre ve konu bakımından sınırlamaının uygun olduğu, davalının aynı alanda 1 yıllık süre dolmadan işletme açması rekabet yasağının ihlali olduğu, ayrıca davalının davacı şirkette satış «temsilcisi» olması nedeniyle «müşteri portföyünü» çok iyi bildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davalının bu ihlalinin TBK.'nın 444/2.maddesi uyarınca davacıya önemli bir zarar verecek nitelikte olması nedeniyle «cezai şart» isteminin yerinde olduğu, ancak 12 aylık ücret tutarının fahiş olduğu, TBK.'nın 182/«son» maddesi uyarınca davalı işçinin ekonomik durumu ve işverenin rekabet yasağı karşılığında herhangi bir yükümlülük altına girmemiş olması gibi olguları dikkate alınd …
1-Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet aktinde yer alan «rekabet yasağına» ilişkin hükümlerin ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Somut olayda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan yakın ilçede faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmasında, davacı işletmede edindiği bilgileri kullanacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaDava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesinde (818 Sayılı B.K'nın 348) düzenlenen işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, “Fiil «ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7354 E. 2016/1838 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaAncak, TBK’nın 444/2. maddesi “Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca «rekabet yasağının» işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bul …
Bölge Adliye Mahkemesince, sözleşme 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilmiş ise de «rekabet yasağının» ihlali 6098 sayılı TBK’nın yürülükte olduğu dönemde gerçekleşmiş olduğundan 6098 sayılı TBK’nın uygulanması gerektiği, dava konusu sözleşmede coğrafi sınır Marmara bölgesini kapsadığından TBK.'nın 445/2.maddesi uyarınca coğrafi sınır yönünden sınırlandırılması gerektiği, sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il sınırlarının esas alınması «hakkaniyete» uygun olacağı, davalı, İstanbul'da davacı iş yerinde çalışırken, «rekabet yasağı sözleşmesini» imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün İstanbul İli için geçerli olduğunun kabulü gerektiği, süre ve konu bakımından sınırlamaının uygun olduğu, davalının aynı alanda 1 yıllık süre dolmadan işletme açması rekabet yasağının ihlali olduğu, ayrıca davalının davacı şirkette satış «temsilcisi» olması nedeniyle «müşteri portföyünü» çok iyi bildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davalının bu ihlalinin TBK.'nın 444/2.maddesi uyarınca davacıya önemli bir zarar verecek nitelikte olması nedeniyle «cezai şart» isteminin yerinde olduğu, ancak 12 aylık ücret tutarının fahiş olduğu, TBK.'nın 182/«son» maddesi uyarınca davalı işçinin ekonomik durumu ve işverenin rekabet yasağı karşılığında herhangi bir yükümlülük altına girmemiş olması gibi olguları dikkate alınd …
1-Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet aktinde yer alan «rekabet yasağına» ilişkin hükümlerin ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, sözleşmedeki «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan, aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başlamasıyla birlikte, davacı işletmede edindiği bilgileri rakip işletmede kullanma tehlikesi meydana gelmiş sayılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma özgürlüğü · fiil ehliyeti · kısıtlılık · sözleşmeye aykırılık · taraf ehliyeti · geçersizlik
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Ayrıca somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 1 yıllık «rekabet yasağı» süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik ise herhangi bir «kısıtlama» yapılmamıştır.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3116 E. 2019/7522 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı · cy/cy kaydı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAncak, TBK’nın 444/2. maddesi “Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca «rekabet yasağının» işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bul …
Bölge Adliye Mahkemesince, sözleşme 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilmiş ise de «rekabet yasağının» ihlali 6098 sayılı TBK’nın yürülükte olduğu dönemde gerçekleşmiş olduğundan 6098 sayılı TBK’nın uygulanması gerektiği, dava konusu sözleşmede coğrafi sınır Marmara bölgesini kapsadığından TBK.'nın 445/2.maddesi uyarınca coğrafi sınır yönünden sınırlandırılması gerektiği, sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il sınırlarının esas alınması «hakkaniyete» uygun olacağı, davalı, İstanbul'da davacı iş yerinde çalışırken, «rekabet yasağı sözleşmesini» imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün İstanbul İli için geçerli olduğunun kabulü gerektiği, süre ve konu bakımından sınırlamaının uygun olduğu, davalının aynı alanda 1 yıllık süre dolmadan işletme açması rekabet yasağının ihlali olduğu, ayrıca davalının davacı şirkette satış «temsilcisi» olması nedeniyle «müşteri portföyünü» çok iyi bildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davalının bu ihlalinin TBK.'nın 444/2.maddesi uyarınca davacıya önemli bir zarar verecek nitelikte olması nedeniyle «cezai şart» isteminin yerinde olduğu, ancak 12 aylık ücret tutarının fahiş olduğu, TBK.'nın 182/«son» maddesi uyarınca davalı işçinin ekonomik durumu ve işverenin rekabet yasağı karşılığında herhangi bir yükümlülük altına girmemiş olması gibi olguları dikkate alınd …
1-Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet aktinde yer alan «rekabet yasağına» ilişkin hükümlerin ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAyrıca aynı Kanun'un 444/2. maddesi “«rekabet yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak niteli …
Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet aktinde yer alan «rekabet yasağına» ilişkin hükümlerin ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasındaki «rekabet yasağı» düzenlemesinin, görev sınırlaması yapılmaması nedeniyle «hakkaniyete» aykırı olduğu, bu nedenle rekabet yasağı düzenlemesinin «geçersiz» olduğu, davalının ticari «sırra» vakıf olabilecek pozisyonda bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · iş sırrı · çalışma hürriyeti · hizmet akdi · delil değerlendirmesi · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmedeki «rekabet yasağı» hükmünün kelepçe mahiyetinde olduğu, «çalışma hürriyetini» engellediği, davalının pozisyonu gereği ticari «sırra» vakıf olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki «rekabet yasağı» düzenlemesinin, görev sınırlaması yapılmaması nedeniyle «hakkaniyete» aykırı olduğu, bu nedenle rekabet yasağı düzenlemesinin «geçersiz» olduğu, davalının ticari «sırra» vakıf olabilecek pozisyonda bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/2. maddesi “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” hükmüne haiz olup, anılan madde hükmü ile 6098 sayılı Kanun 818 sayılı Kanun'dan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı bakımından hakim …
Dava konusu «hizmet akdinin», 01.11.2012 tarihli olması nedeniyle uyuşmazlığa, bu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 444 vd. hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11383 E. 2016/6482 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaAncak, TBK’nın 444/2. maddesi “Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca «rekabet yasağının» işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bul …
Bölge Adliye Mahkemesince, sözleşme 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilmiş ise de «rekabet yasağının» ihlali 6098 sayılı TBK’nın yürülükte olduğu dönemde gerçekleşmiş olduğundan 6098 sayılı TBK’nın uygulanması gerektiği, dava konusu sözleşmede coğrafi sınır Marmara bölgesini kapsadığından TBK.'nın 445/2.maddesi uyarınca coğrafi sınır yönünden sınırlandırılması gerektiği, sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il sınırlarının esas alınması «hakkaniyete» uygun olacağı, davalı, İstanbul'da davacı iş yerinde çalışırken, «rekabet yasağı sözleşmesini» imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün İstanbul İli için geçerli olduğunun kabulü gerektiği, süre ve konu bakımından sınırlamaının uygun olduğu, davalının aynı alanda 1 yıllık süre dolmadan işletme açması rekabet yasağının ihlali olduğu, ayrıca davalının davacı şirkette satış «temsilcisi» olması nedeniyle «müşteri portföyünü» çok iyi bildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davalının bu ihlalinin TBK.'nın 444/2.maddesi uyarınca davacıya önemli bir zarar verecek nitelikte olması nedeniyle «cezai şart» isteminin yerinde olduğu, ancak 12 aylık ücret tutarının fahiş olduğu, TBK.'nın 182/«son» maddesi uyarınca davalı işçinin ekonomik durumu ve işverenin rekabet yasağı karşılığında herhangi bir yükümlülük altına girmemiş olması gibi olguları dikkate alınd …
1-Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet aktinde yer alan «rekabet yasağına» ilişkin hükümlerin ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının çalıştığı dava dış şirket ile davacı şirketin faaliyet konuları itibariyle rakip firma olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca davacının bu çalışma nedeniyle zararının tespit edilemediği, davalının «rekabet yasağı» hükmüne aykırı hareket etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:danışmanlık sözleşmesi · sözleşmeye aykırılık · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaDava, işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
A.Ş. ile aralarında «danışmanlık sözleşmesi» olduğunu ve bu sözleşme gereğince danışmanlık hizmetinin davalı işçi tarafından verildiğini, dava dışı ...
A.Ş'nin «danışmanlık sözleşmesini» feshetmesinden sonra davalı işçinin ...
"Fiil «ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11576 E. 2018/3841 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · rekabet yasağı · hakkaniyet · oy yasağı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaAncak, TBK’nın 444/2. maddesi “Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca «rekabet yasağının» işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bul …
Bölge Adliye Mahkemesince, sözleşme 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilmiş ise de «rekabet yasağının» ihlali 6098 sayılı TBK’nın yürülükte olduğu dönemde gerçekleşmiş olduğundan 6098 sayılı TBK’nın uygulanması gerektiği, dava konusu sözleşmede coğrafi sınır Marmara bölgesini kapsadığından TBK.'nın 445/2.maddesi uyarınca coğrafi sınır yönünden sınırlandırılması gerektiği, sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il sınırlarının esas alınması «hakkaniyete» uygun olacağı, davalı, İstanbul'da davacı iş yerinde çalışırken, «rekabet yasağı sözleşmesini» imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün İstanbul İli için geçerli olduğunun kabulü gerektiği, süre ve konu bakımından sınırlamaının uygun olduğu, davalının aynı alanda 1 yıllık süre dolmadan işletme açması rekabet yasağının ihlali olduğu, ayrıca davalının davacı şirkette satış «temsilcisi» olması nedeniyle «müşteri portföyünü» çok iyi bildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davalının bu ihlalinin TBK.'nın 444/2.maddesi uyarınca davacıya önemli bir zarar verecek nitelikte olması nedeniyle «cezai şart» isteminin yerinde olduğu, ancak 12 aylık ücret tutarının fahiş olduğu, TBK.'nın 182/«son» maddesi uyarınca davalı işçinin ekonomik durumu ve işverenin rekabet yasağı karşılığında herhangi bir yükümlülük altına girmemiş olması gibi olguları dikkate alınd …
İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafın açtığı işyerinin perakende satış yapan «esnaf» işletmesi niteliğinde olduğu, davacının «müşteri çevresi» ve «üretim sırları» hakkında bilgi edinmiş olmasının davalıya bir yarar sağlamayacağı gibi işverenin zararına sebep olabilecek nitelikte de olmadığı, davalının işyeri açmasının davacının önemli zararına sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” 6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Buna göre, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara u …
Somut olayda, davalı işçilerin, «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başladığı gözetildiğinde, işletmenin bu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · haksız fesih · işçilik alacakları · bozma sonrası karar · ibraname · fesih · taraf ehliyeti · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «haksız rekabete» dayalı tazminat ve haksız rekabetin tespiti istemiyle dava açtığı, ancak davalıların iş akitlerini haklı nedenle feshettikleri, davacı işverenin yeterli iş koşullarını sağlayamadığı ve işçi haklarının zamanında ödenmesini temin edemediği, ...İş Mahkemesinin «bozma sonrası» 2013/247-859 sayılı ve 26/12/2013 tarihli kararı ile davalı işçi ...'ın iş akdini haklı olarak feshettiğinin tesbitine karar verildiği, işbu kararın onama ile kesinleştiği, buna göre dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 352/2 maddesi uyarınca haksız rekabet için aranın «haksız fesih» şartının gerçekleşmediği, davacının zararının varlığını da ispatlayamadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; ... dışındaki diğer davalıların davacı işverene karşı «işçilik alacakları» için açtıkları iş davası bulunmadığı ve «ibraname» imzalayarak işten ayrıldıkları anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, “Fiil «ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” 6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Buna göre, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara u …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8396 E. 2016/3470 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, sözleşme 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilmiş ise de «rekabet yasağının» ihlali 6098 sayılı TBK’nın yürülükte olduğu dönemde gerçekleşmiş olduğundan 6098 sayılı TBK’nın uygulanması gerektiği, dava konusu sözleşmede coğrafi sınır Marmara bölgesini kapsadığından TBK.'nın 445/2.maddesi uyarınca coğrafi sınır yönünden sınırlandırılması gerektiği, sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il sınırlarının esas alınması «hakkaniyete» uygun olacağı, davalı, İstanbul'da davacı iş yerinde çalışırken, «rekabet yasağı sözleşmesini» imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün İstanbul İli için geçerli olduğunun kabulü gerektiği, süre ve konu bakımından sınırlamaının uygun olduğu, davalının aynı alanda 1 yıllık süre dolmadan işletme açması rekabet yasağının ihlali olduğu, ayrıca davalının davacı şirkette satış «temsilcisi» olması nedeniyle «müşteri portföyünü» çok iyi bildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davalının bu ihlalinin TBK.'nın 444/2.maddesi uyarınca davacıya önemli bir zarar verecek nitelikte olması nedeniyle «cezai şart» isteminin yerinde olduğu, ancak 12 aylık ücret tutarının fahiş olduğu, TBK.'nın 182/«son» maddesi uyarınca davalı işçinin ekonomik durumu ve işverenin rekabet yasağı karşılığında herhangi bir yükümlülük altına girmemiş olması gibi olguları dikkate alınd …
Ancak, TBK’nın 444/2. maddesi “Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca «rekabet yasağının» işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bul …
1-Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet aktinde yer alan «rekabet yasağına» ilişkin hükümlerin ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK’nın 444/2. maddesine göre, "Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." şeklinde kurallara yer verilerek «rekabet yasağının» esasları düzenlenmiştir.
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri uyarınca işçinin «rekabet yasağına» dayalı olarak açılan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Aynı yasanın 445. maddesine göre,"«rekabet yasağı», işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz." süre konusuna yasada açıklık getirilmiş özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşmayacak şekilde rekabet yasağı öngörülebileceği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçi-işveren ilişkisi · şirket zararı · geçersizlik · dava sebebi
Benzer bu karardaSomut olayda davacı ile davalı arasında «rekabet yasağını» düzenleyen sözleşme hükümleri ile rekabet yasağına atıf yapan hükümler değerlendirildiğinde; mahkemece rekabet sözleşmesinde rekabet yasağı süresinin bir yıl olarak belirlendiği ancak mahal ve iş türü bakımından sınırlama yapılmamış olması sözleşmenin «geçersizliği» «sebebi» olarak benimsenmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece sözleşmeye «geçersizlik» atfedilemeyeceği nazara alınarak, sözleşmenin «rekabet yasağına» ilişkin hükmünde belirtilen süre içerisinde davalının davacı «şirket zararına» yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti ve 6098 sayılı TBK'nun 445/2. maddesi değerlendirilerek sonuca varılması gerek …
Buna göre «işçinin, işverenle ilişkide» olan müşterileri tanıdığı hallerde, iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından işverenle rekabet oluşturacak şekilde kendi namına iş yapmaması, rakip bir firmada ortak olamaması ya da iş sözleşmesiyle çalışmaması şeklinde şart içeren sözleşmeler yapabileceklerdir.
Ancak sözleşmede yer alan düzenlemeye göre, davalı işçinin, davacı şirket ile aynı konuda faaliyet gösteren başka şirket ve kurumlarda sözleşme konusuyla aynı içerikte faaliyet gösteremeyeceği ifade edilmiş, «rekabet yasağının» sektörel olduğu, «şirketin zararı» olup olmadığına bakılmaksızın rekabet yasağına aykırılık halinde «cezai şartın» ödenmesi öngörülmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4038 E. , 2019/5529 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04/10/2017 tarih ve 2016/554 E- 2017/771 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 31/05/2018 tarih ve 2018/246 E- 2018/580 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait işletmede 28.09.2010 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi ile satış temsilcisi olarak görev yaptığını, iş sözleşmesinde işçinin işten ayrılmasından sonra işletmenin iştigal alanında kalan iş kollarından birinde Marmara bölgesinde bir işletme açamayacağının düzenlendiğini, yaptırım olarak 1 yıllık brüt maaşın cezai şart olarak belirlendiğini, davalının 29/02/2016 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, akabinde müvekkili ile aynı alanda iş yapan işletme açarak müvekkiline rakip olduğunu, bu sürette rekabet yasağının ihlal edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3 aylık son brüt maaş tutarı olan 29.484,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bölge müdürü sıfatıyla çalışmakta iken emekliliğe dayalı haklı fesih nedeniyle işten ayrıldığını, iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı cezai şart hükmünün kanuni sınırlamalara uygun olmadığından geçersiz olduğunu, davacının zarara uğrama ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafın açtığı işyerinin perakende satış yapan esnaf işletmesi niteliğinde olduğu, davacının müşteri çevresi ve üretim sırları hakkında bilgi edinmiş olmasının davalıya bir yarar sağlamayacağı gibi işverenin zararına sebep olabilecek nitelikte de olmadığı, davalının işyeri açmasının davacının önemli zararına sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, sözleşme 818 sayılı BK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilmiş ise de rekabet yasağının ihlali 6098 sayılı TBK’nın yürülükte olduğu dönemde gerçekleşmiş olduğundan 6098 sayılı TBK’nın uygulanması gerektiği, dava konusu sözleşmede coğrafi sınır Marmara bölgesini kapsadığından TBK.'nın 445/2.maddesi uyarınca coğrafi sınır yönünden sınırlandırılması gerektiği, sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il
sınırlarının esas alınması hakkaniyete uygun olacağı, davalı, İstanbul'da davacı iş yerinde çalışırken, rekabet yasağı sözleşmesini imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün İstanbul İli için geçerli olduğunun kabulü gerektiği, süre ve konu bakımından sınırlamaının uygun olduğu, davalının aynı alanda 1 yıllık süre dolmadan işletme açması rekabet yasağının ihlali olduğu, ayrıca davalının davacı şirkette satış temsilcisi olması nedeniyle müşteri portföyünü çok iyi bildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davalının bu ihlalinin TBK.'nın 444/2.maddesi uyarınca davacıya önemli bir zarar verecek nitelikte olması nedeniyle cezai şart isteminin yerinde olduğu, ancak 12 aylık ücret tutarının fahiş olduğu, TBK.'nın 182/son maddesi uyarınca davalı işçinin ekonomik durumu ve işverenin rekabet yasağı karşılığında herhangi bir yükümlülük altına girmemiş olması gibi olguları dikkate alındığında cezai şartın 3/4 oranında tenkisi ile 3 aylık son brüt maaş tutarındaki 29.484,00 TL’nin uygun olacağı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne 29.484,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet aktinde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ihlali nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, davanın kabülüne karar verilmiştir. Ancak, TBK’nın 444/2. maddesi “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca rekabet yasağının işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması halinde geçerli olacaktır.
Bu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına ibraz edilen deliller nazara alınarak rekabet yasağı düzenlemesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli ve geçerli olduğuna kanaat getirildiği takdirde, aynı Yasa'nın 445/2. hükmü uyarınca rekabet yasağının aşırı nitelikte olması durumunda gerekli sınırlandırılmalar yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayılı karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına davalı yararına karara vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentet açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18/09/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, işçinin rekabet etme yasağına aykırılığa dayalı cezai şart istemine ilişkindir.
Ceza koşulunun kendisi başlı başına bir borcun konusu değildir. Ceza koşulu, daima ifası gereken bir asıl borcun varlığını arar. Zira ceza koşulu, borçlunun borca uygun davranmasını temin eden bir tür güvencedir. Yine ceza koşulu asıl borca bağlı (fer'i) nitelikte bir borç doğurur.
Ceza koşulu TBK. m. 179'da (Eski BK. m. 158) düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, ceza koşulunun türleri, seçimlik ceza koşulu, ifaya eklenen ceza koşulu ve ifa yerine ceza koşulundan (Dönme cezası) ibarettir. Bu genel düzenlemenin yanında BK. m 351/2'de (yTBK. m. 444/2) dönme cezası özel olarak düzenlenmiştir. Bu BK. m. 351/2, (YTBK 444/2) aynı Yasa'nın 158 (YTBK m. 179) maddesine bir aykırılık oluşturur. Sözleşme cezası burada da madde 158'de (YTBK m. 179) olduğu gibi, kural olarak, ödenmesi ile akitten cayma hakkını verir. Ne var ki madde 158'in(YTBK m. 179) aksine, madde 351/2 (YTBK m. 444/2) gereğince ifayı yada sözleşme cezasını talep etmek isteyip istemediğini alacaklı seçemez. Aksine işçi sözleşme cezasını ödeme ile rekabet yasağından kendisini kurtarabilir (Becker, Herman, İsviçre Borçlar Kanunu Şerhi, Yargıtay Yayınları, sayfa 577).
İşveren ancak, işçinin kusurunu ve uğradığı zararı kanıtlayarak BK m. 351/1 (YTBK m. 444)uyarınca zararının tazminini isteyebilir.
Bu nedenlerle, kararın yukarıdaki gerekçeyle bozulması görüşünde olduğum için sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542540300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz