Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5049 E. 2015/11782 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari dava niteliği↗ görevsizlik kararı↗ yetkisizlik kararı↗ yasal faiz↗ kusur↗ görevli mahkeme↗
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasındaki ilişkinin niteliği gereği gizlilik esas olup bu bilgilerin bir başkasıyla paylaşılmış olmasının ve diğer davalıların yetkileri olmadığı halde davacıya ait kredi kartı bilgilerini banka şubesi görevlilerin ihmalinden yararlanarak ele geçirmiş olmalarının hukuka aykırı olduğu, tüm davalıların davacıya ait saklı kalması gereken ekonomik bilgilerin yetkisiz olarak ele geçirilerek ilgisiz kişilerin bilgisine sunulacak şekilde kullanılmış olmasının davacının ekonomik ve sosyal haklarından oluşan kişilik değerlerine zarar vermiş bulunduğu, davacının başlangıçta kredi kartı bilgilerini davalı M.. Ş.. ile paylaşarak onun kullanımına izin vermesinin davacı yönünden bir kusur oluşturmakla birlikte davalıların sorumluluğunu tamamen ortadan kaldıran bir neden olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı banka nezdindeki bilgilerinin izni dışında başkalarına verilmesi nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 5/3. maddesinde, 6335 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile yapılan değişiklik ile Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve göreve ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davanın bankacılık işleminden kaynaklandığı iddia edilmiş olmasına ve bu işlemin TTK’nın 4. maddesi gereğince ticari iş niteliğinde bulunmasına göre, davaya Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin bakmakla görevlidir.Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şeklide hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin esasa ilişkin sair temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7254 E. 2016/623 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece,davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.01.2015 günlü ilamıyla «yargılama giderinin» kabul ve red oranına göre paylaştırılması gerekçesiyle davacı yararına bozulması kararına karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10943 E. 2013/15465 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davanın bankacılık işleminden kaynaklandığı iddia edilmiş olmasına ve bu işlemin TTK’nın 4. maddesi gereğince ticari iş niteliğinde bulunmasına göre, davaya Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin bakmakla «görevlidir».Bu nedenle mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şeklide hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, 6102 Sayılı Yasa’nın yürürlüğünden önce açılmış olan davada «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · mutlak ticari dava · peşin karar harcı · hisse devri · anonim şirket
Benzer bu karardaDava; «anonim şirket» «hisse devrinin iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın «mutlak ticari» dava olduğu gerekçesiyle görev yönünden reddine karar verilmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz eden davalı ...'ya iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5049 E. , 2015/11782 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 11/03/2014
NUMARASI 2012/508-2014/139
Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2014 tarih ve 2012/508-2014/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı M.. Ş..'e paraya sıkıştığı dönemlerde kredi kartını kullanarak nakit yardımında bulunduğunu, davalı bankaca yasak olmasına rağmen müvekkiline ait kredi kartı hesap dökümlerinin 1 yıllık geriye dönük zaman dilimini kapsar şekilde davalı M.. Ş..'e verildiğini, davalı bankanın müvekkilinin bilgilerini bilerek üçüncü kişiye vermesi ve diğer davalıların bu bilgileri müvekkilinin iş yerindeki amirleri ile paylaşılması nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını ileri sürerek, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının kredi kartı bilgilerini paylaşarak kredi kartı üyelik sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, bu nedenle davacının kusurlu olduğunu, dava konusu olayda manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, müvekkilinin davacıya ait A. kredi kartını davacının izniyle sürekli olarak kullanmaya başladığını, kredi kartının asgari bedellerinin müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin davacıya güvendiği için yatırdığı paranın ve kredi kartı harcamalarının hesabını tutmadığını, müvekkilinin manevi zarara yol açan bir davranışının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasındaki ilişkinin niteliği gereği gizlilik esas olup bu bilgilerin bir başkasıyla paylaşılmış olmasının ve diğer davalıların yetkileri olmadığı halde davacıya ait kredi kartı bilgilerini banka şubesi görevlilerin ihmalinden yararlanarak ele geçirmiş olmalarının hukuka aykırı olduğu, tüm davalıların davacıya ait saklı kalması gereken ekonomik bilgilerin yetkisiz olarak ele geçirilerek ilgisiz kişilerin bilgisine sunulacak şekilde kullanılmış olmasının davacının ekonomik ve sosyal haklarından oluşan kişilik değerlerine zarar vermiş bulunduğu, davacının başlangıçta kredi kartı bilgilerini davalı M.. Ş.. ile paylaşarak onun kullanımına izin vermesinin davacı yönünden bir kusur oluşturmakla birlikte davalıların sorumluluğunu tamamen ortadan kaldıran bir neden olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı banka nezdindeki bilgilerinin izni dışında başkalarına verilmesi nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 5/3. maddesinde, 6335 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile yapılan değişiklik ile Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve göreve ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davanın bankacılık işleminden kaynaklandığı iddia edilmiş olmasına ve bu işlemin TTK’nın 4. maddesi gereğince ticari iş niteliğinde bulunmasına göre, davaya Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin bakmakla görevlidir.Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şeklide hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin esasa ilişkin sair temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/124375900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz