Sözleşme | Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14370 E. 2014/17136 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
önemli menfaat↗ sigorta acenteliği↗ portföy tazminatı↗ haksız fesih↗ komisyon alacağı↗ acentelik sözleşmesi↗ sigorta ettiren↗ takas↗ acente↗ sözleşmenin feshi↗ acentelik↗ hakkaniyet↗ olumsuz oy↗ fesih↗ komisyon↗ eksik inceleme↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında belirsiz süreli acentelik sözleşmesinin bulunduğu, bu sözleşmenin davalı tarafından haksız biçimde feshedildiği, haksız fesih nedeniyle davacının komisyon alacağı ve portföy tazminatı talep hakkının bulunduğu, ayrıca komisyon oranlarının davalı tarafından tek taraflı olarak düşürülerek davacıya eksik komisyon ödemesi yapıldığı, dolayısıyla bu miktarın da davalıdan tahsilinin uygun görüldüğü, her ne kadar davacı tarafça manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de bu yönden koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 421.858,51 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı komisyon alacağı ve portföy tazminatı ile birlikte manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, haksız fesih nedeniyle davacının komisyon alacağı ve portföy tazminatı talep hakkının doğduğu, ayrıca komisyon oranlarının da davalı tarafça tek taraflı olarak düşürülerek davacıya eksik komisyon ödemesinde bulunulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinde, acente için sabit bir komisyon oranı benimsenmemiş, yasada belirtilen oranlara atıf yapılmış olduğu gibi ayrıca davacı tarafça, davalı tarafından yapılan komisyon ödemelerindeki oranlara uzun süre itiraz edilmeden benimsendiğinden artık birikmiş komisyon alacağının tahsilinin istenilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece açıklanan hususun gözden kaçırılarak davacı yararına gecikmiş komisyon alacağına hükmedilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/15. maddesinde, “Sigorta acentesi, acentelik sözleşmesinin sona ermesi halinde, sigorta ettirenlerle yaptığı veya kısa bir süre içinde yapacağı işlerle ilgili sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği komisyona hak kazanır. “ düzenlemesine yer verildikten sonra 16. fıkrası ise “Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı tarafça, komisyon alacağı ile birlikte portföy tazminatının da tahsili istenilmiş olup dosyaya sunulan son bilirkişi ek raporunda, dosyada eksik verilerin bulunduğu ve bunların temini halinde değerlendirme yapılabileceği, aksi halde davacı taleplerine ilişkin değerlendirmenin mahkemeye ait bulunduğu açıklanmış, mahkemece de eksik hususlar tamamlanmadan ve herhangi bir hesaplama da yapılmadan davacı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Oysa mahkemece, yukarıda anılan yasa hükümleri gözetilerek, bu kapsamda taraf delillerinin toplanması, uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4-Öte yandan davalı tarafça, davacıya ödenen avans komisyon nedeniyle davacıdan alacaklı bulunduğu ve takas itirazlarının olduğu yönünde savunma yapılmış olmasına rağmen mahkemece anılan konuda olumlu olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmamış olup bu husus da hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak | Teminat mektubu iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4466 E. 2015/11816 K.
Ortak:önemli menfaat · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acentelik · hakkaniyet · komisyon · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda3-Ayrıca, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/15. maddesinde, “Sigorta «acentesi», «acentelik sözleşmesinin» sona ermesi halinde, «sigorta ettirenlerle» yaptığı veya kısa bir süre içinde yapacağı işlerle ilgili sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği «komisyona» hak kazanır. “ düzenlemesine yer verildikten sonra 16. fıkrası ise “Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında belirsiz süreli «acentelik sözleşmesinin» bulunduğu, bu sözleşmenin davalı tarafından haksız biçimde feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının «komisyon alacağı» ve «portföy tazminatı» talep hakkının bulunduğu, ayrıca komisyon oranlarının davalı tarafından tek taraflı olarak düşürülerek davacıya eksik komisyon ödemesi yapıldığı, dolayısıyla bu mi …
2-Dava, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı «komisyon alacağı» ve «portföy tazminatı» ile birlikte manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının komisyon alacağı ve portföy tazminatı talep hakkının doğduğu, ayrıca komisyon oranlarının da davalı tarafça tek taraflı olarak düşürülerek dava …
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının «son» üç yıllık «komisyon» ücreti üzerinden oranlama yapılarak 37.125 TL «portföy tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, belirlenen tazminat miktarı sigorta şirketinin «acentenin» portföyü sayesinde elde ettiği menfaati yansıtmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece taraflardan «portföy tazminatı» konusunda delillerini sunması istenerek, «acentenin» davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının ne gibi «önemli menfaatler» elde edeceği ve «hakkaniyet» ilkesi gereğince portföy tazminatı gerekip gerekmediği belirlenerek, gerektiğinde 818 sayılı BK'nın 42. maddesine göre tazminat miktarı takdir edilerek neticesine …
Dava, «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14565 E. 2014/16277 K.
Ortak:önemli menfaat · sigorta acenteliği · portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · sözleşmenin feshi · acentelik · hakkaniyet · fesih
İncelediğiniz kararda3-Ayrıca, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/15. maddesinde, “Sigorta «acentesi», «acentelik sözleşmesinin» sona ermesi halinde, «sigorta ettirenlerle» yaptığı veya kısa bir süre içinde yapacağı işlerle ilgili sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği «komisyona» hak kazanır. “ düzenlemesine yer verildikten sonra 16. fıkrası ise “Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında belirsiz süreli «acentelik sözleşmesinin» bulunduğu, bu sözleşmenin davalı tarafından haksız biçimde feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının «komisyon alacağı» ve «portföy tazminatı» talep hakkının bulunduğu, ayrıca komisyon oranlarının davalı tarafından tek taraflı olarak düşürülerek davacıya eksik komisyon ödemesi yapıldığı, dolayısıyla bu mi …
2-Dava, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı «komisyon alacağı» ve «portföy tazminatı» ile birlikte manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının komisyon alacağı ve portföy tazminatı talep hakkının doğduğu, ayrıca komisyon oranlarının da davalı tarafça tek taraflı olarak düşürülerek dava …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı «acentenin sözleşmesinin» feshinde haklı bir nedeninin tespit edilemediği, dosyada yer alan ve acentelik sözleşmesinin «fesih» tarihinden sonra akdedilmiş «sigorta sözleşmelerine» ait çok sayıda «sigorta poliçesinden» davalı şirketin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra da davacı acentenin oluşturduğu «müşteri çevresi» sayesinde menfaat elde ettiği, buna karşılık davacı acentenın ise akdedilen bu sözleşmeler dolayısıyla acentelik sözleşmesi devam etmiş olsaydı elde edeceği «komisyon» isteme hakkını kaybettiği için somut olayda «portföy tazminatının» ödenmesi gerektiği, acentelik sözleşmesinin 24. maddesinde düzenlenen acentenin «sözleşmenin feshi» halinde davalıdan herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceği düzenlemesi ise «haksız şart» niteliğinde olduğundan mahkemece gözönüne alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 241.076 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa 5684 sayılı yasanın 23/16 maddesi aynen “sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi «sigorta acentesinin» portföyü sayesinde «önemli menfaatler» elde ediyor ve «hakkaniyet» gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir.
Ancak, «sigorta acentesinin» haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla «sözleşmenin feshine» neden olması halinde tazminat hakkı düşer.” hükmünü havi olup, hüküm altına alınacak tazminat miktarı, sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde elde ettiği menfaat miktarı olması gerekirken yazılı şekilde «acentenin sözleşme» devamınca yaptığı faaliyet sırasında elde ettiği kazancın faaliyet süresine bölünmesi ile bulunan miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın davalı yararına boz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşteri çevresi · haksız şart · ticari faiz · sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı «acentenin sözleşmesinin» feshinde haklı bir nedeninin tespit edilemediği, dosyada yer alan ve acentelik sözleşmesinin «fesih» tarihinden sonra akdedilmiş «sigorta sözleşmelerine» ait çok sayıda «sigorta poliçesinden» davalı şirketin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra da davacı acentenin oluşturduğu «müşteri çevresi» sayesinde menfaat elde ettiği, buna karşılık davacı acentenın ise akdedilen bu sözleşmeler dolayısıyla acentelik sözleşmesi devam etmiş olsaydı elde edeceği «komisyon» isteme hakkını kaybettiği için somut olayda «portföy tazminatının» ödenmesi gerektiği, acentelik sözleşmesinin 24. maddesinde düzenlenen acentenin «sözleşmenin feshi» halinde davalıdan herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceği düzenlemesi ise «haksız şart» niteliğinde olduğundan mahkemece gözönüne alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 241.076 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17517 E. 2014/18559 K.
Ortak:sigorta acenteliği · portföy tazminatı · komisyon alacağı · acentelik sözleşmesi · sigorta ettiren · acente · acentelik · fesih
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında belirsiz süreli «acentelik sözleşmesinin» bulunduğu, bu sözleşmenin davalı tarafından haksız biçimde feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının «komisyon alacağı» ve «portföy tazminatı» talep hakkının bulunduğu, ayrıca komisyon oranlarının davalı tarafından tek taraflı olarak düşürülerek davacıya eksik komisyon ödemesi yapıldığı, dolayısıyla bu mi …
2-Dava, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı «komisyon alacağı» ve «portföy tazminatı» ile birlikte manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, «haksız fesih» nedeniyle davacının komisyon alacağı ve portföy tazminatı talep hakkının doğduğu, ayrıca komisyon oranlarının da davalı tarafça tek taraflı olarak düşürülerek dava …
Ancak, taraflar arasında düzenlenen «acentelik sözleşmesinde», «acente» için sabit bir «komisyon» oranı benimsenmemiş, yasada belirtilen oranlara atıf yapılmış olduğu gibi ayrıca davacı tarafça, davalı tarafından yapılan komisyon ödemelerindeki oranlara uzun süre itiraz edilmeden benimsendiğinden artık birikmiş «komisyon alacağının» tahsilinin istenilmesi mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı «acentenin» sigortalılardan tahsil ettiği primleri «zimmetine» geçirdiğinin ispatı yönünden davalının herhangi bir delil sunmadığı, davacıya gönderilen «fesih» ve azilnamede de acentenin borcuna değil poliçelerin «prim» taksitlerine dayanıldığı, bu durumda davalının «acentelik sözleşmesinin» feshinde haklı olmadığı, davalının kayıt ve belgelerini denetime açmaması nedeni ile 2007 yılına ilişkin «komisyon» gider belgelerindeki branş poliçelerinin «yenilendiği» varsayılarak 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/15. fıkrası uyarınca davacının 13.341,95 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, acentelik sözleşmesinin feshinde davacının herhangi bir kusurunun bulunmaması nedeni ile «portföy tazminatına» da hak kazandığı ve bunun da 22.598,08 TL olarak hesaplandığı, her ne kadar davacı ek sözleşme ile hastalık branşında %20 «komisyon alacağı» belirlendiğini ileri sürmüş ise de ilk üretim tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinin %5 komisyon tahakkuk ettirdiği ve davacının da uzun yıllar boyunca itiraz etmeden bu oranı kabul ettiği, dolayısıyla grup sağlık sigortalarına dayalı eksik komisyon ödemesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 35.940,03 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan «portföy tazminatı» ile birikmiş «komisyon alacağının» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, davalının acentelik sözleşmesini fesihte haksız olduğu, dolayısıyla davacının portföy tazminatına hak kazandığı, ayrıca bakiye komisyon alacağının da bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı sigorta şirketinin taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesini» haklı nedenle feshetmesi karşısında «acente» lehine 5684 sayılı Kanun'un 23/16. maddesi uyarınca «portföy tazminatına» hükmedilemeyeceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · ek prim · yenileme · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı «acentenin» sigortalılardan tahsil ettiği primleri «zimmetine» geçirdiğinin ispatı yönünden davalının herhangi bir delil sunmadığı, davacıya gönderilen «fesih» ve azilnamede de acentenin borcuna değil poliçelerin «prim» taksitlerine dayanıldığı, bu durumda davalının «acentelik sözleşmesinin» feshinde haklı olmadığı, davalının kayıt ve belgelerini denetime açmaması nedeni ile 2007 yılına ilişkin «komisyon» gider belgelerindeki branş poliçelerinin «yenilendiği» varsayılarak 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/15. fıkrası uyarınca davacının 13.341,95 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, acentelik sözleşmesinin feshinde davacının herhangi bir kusurunun bulunmaması nedeni ile «portföy tazminatına» da hak kazandığı ve bunun da 22.598,08 TL olarak hesaplandığı, her ne kadar davacı ek sözleşme ile hastalık branşında %20 «komisyon alacağı» belirlendiğini ileri sürmüş ise de ilk üretim tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinin %5 komisyon tahakkuk ettirdiği ve davacının da uzun yıllar boyunca itiraz etmeden bu oranı kabul ettiği, dolayısıyla grup sağlık sigortalarına dayalı eksik komisyon ödemesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 35.940,03 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14370 E. , 2014/17136 K.
"İçtihat Metni"
YARGITAYİLAMI
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/06/2013 tarih ve 2010/240-2013/153 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/11/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1992 yılından beri davacının acentesi olduğunu, taraflar arasında 28.06.1996 tarihli acentelik sözleşmesinin imzalandığını, davalının haksız ve usulsüz olarak 19.10.2009 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi sona erdirdiğini, 2007 yılından itibaren davalının tek taraflı kararları ile acentelik sözleşmesinin içeriğini ve komisyon oranlarını değiştirmesine müvekkilinin karşı çıkmasının fesih sonucunu doğurduğunu, feshin haksız olması nedeniyle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 15. ve 16. maddelerinde düzenlenen komisyon alacağı ve portföy tazminatı isteme haklarının bulunduğunu, ayrıca davalının haksız eylemleri nedeniyle müvekkilinin manevi zarara da uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 95.000 TL komisyon alacağının, 50.000 TL portföy tazminatının ve 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 25.03.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam komisyon alacağı ve portföy tazminatı talebini 421.858,51 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya ödenen avans komisyondan kaynaklanan alacaklarının bulunduğunu ve bu miktar kadar takas itirazlarının olduğunu, davacının ilgili yasa ve yönetmelik gereğince TOBB nezdinde tutulan levhaya kayıt olmaması ve müvekkiline gönderdiği ihtarnamelerde yer alan ifadeler ile taraflar arasındaki güven ve sadakat ilişkisini sarsması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, dolayısıyla feshin haklı sebeplere dayandığını, davacının taleplerinin dayanaktan yoksun olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında belirsiz süreli acentelik sözleşmesinin bulunduğu, bu sözleşmenin davalı tarafından haksız biçimde feshedildiği, haksız fesih nedeniyle davacının komisyon alacağı ve portföy tazminatı talep hakkının bulunduğu, ayrıca komisyon oranlarının davalı tarafından tek taraflı olarak düşürülerek davacıya eksik komisyon ödemesi yapıldığı, dolayısıyla bu miktarın da davalıdan tahsilinin uygun görüldüğü, her ne kadar davacı tarafça manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de bu yönden koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 421.858,51 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı komisyon alacağı ve portföy tazminatı ile birlikte manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, haksız fesih nedeniyle davacının komisyon alacağı ve portföy tazminatı talep hakkının doğduğu, ayrıca komisyon oranlarının da davalı tarafça tek taraflı olarak düşürülerek davacıya eksik komisyon ödemesinde bulunulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinde, acente için sabit bir komisyon oranı benimsenmemiş, yasada belirtilen oranlara atıf yapılmış olduğu gibi ayrıca davacı tarafça, davalı tarafından yapılan komisyon ödemelerindeki oranlara uzun süre itiraz edilmeden benimsendiğinden artık birikmiş komisyon alacağının tahsilinin istenilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece açıklanan hususun gözden kaçırılarak davacı yararına gecikmiş komisyon alacağına hükmedilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/15. maddesinde, “Sigorta acentesi, acentelik sözleşmesinin sona ermesi halinde, sigorta ettirenlerle yaptığı veya kısa bir süre içinde yapacağı işlerle ilgili sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği komisyona hak kazanır. “ düzenlemesine yer verildikten sonra 16. fıkrası ise “Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer.” şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı tarafça, komisyon alacağı ile birlikte portföy tazminatının da tahsili istenilmiş olup dosyaya sunulan son bilirkişi ek raporunda, dosyada eksik verilerin bulunduğu ve bunların temini halinde değerlendirme yapılabileceği, aksi halde davacı taleplerine ilişkin değerlendirmenin mahkemeye ait bulunduğu açıklanmış, mahkemece de eksik hususlar tamamlanmadan ve herhangi bir hesaplama da yapılmadan davacı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Oysa mahkemece, yukarıda anılan yasa hükümleri gözetilerek, bu kapsamda taraf delillerinin toplanması, uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4-Öte yandan davalı tarafça, davacıya ödenen avans komisyon nedeniyle davacıdan alacaklı bulunduğu ve takas itirazlarının olduğu yönünde savunma yapılmış olmasına rağmen mahkemece anılan konuda olumlu olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmamış olup bu husus da hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101978500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz