Limited şirket müdürünün sorumluluğu davasında eksik incelemeyle karar verilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/350 E. 2023/1529 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Gerekçe özeti
Limited şirket müdürünün hukuki sorumluluğuna ilişkin tazminat davasında, zararın varlığı ve miktarı yalnızca şirketin bilançolarının genel değerlendirilmesiyle değil; iddia edilen spesifik para aktarımlarının (kime, ne zaman, ne miktarda, karşılığında mal/hizmet alınıp alınmadığı) somut olarak araştırılmasıyla denetime elverişli bir bilirkişi raporuna dayanılarak tespit edilmelidir. Bu araştırma yapılmadan, yalnızca şirketin genel mali durumuna ilişkin bilanço incelemesine dayanılarak tazminata hükmedilmesi, eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırılmasını gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Şirket müdürünün hukuki sorumluluğu nedeniyle tazminata hükmedilmesinin yeterli araştırmaya dayanıp dayanmadığı → kabul
İddia: Davacı vekili, davalının tarafların ortağı olduğu şirket üzerinden kendisine ait başka bir şirketi finanse ettiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen para aktarımının şirketi zarara uğrattığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiş; davalı vekili ise şirketin fiili işleyişini kendisinin yürüttüğünü, harcamaların şirket lehine yapıldığını, mahkemece şirketin fiili durumunun incelenmediğini, tanık dinlenmediğini, keşif yapılmadığını, eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 644. madde yollamasıyla 555. madde uyarınca limited şirket yöneticisinin hukuki sorumluluğuna ilişkin tazminat davasında; TTK 644 atfıyla uygulanan 553/1 uyarınca şirket yöneticileri kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. TTK 553-555 gereğince şirket alacaklıları ve pay sahipleri şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açabilir. Yöneticinin ortaklığın malvarlığını azaltan veya kötüleştiren kanun ve ana sözleşmeye aykırı davranışları, ortakların ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar; ortaklığın doğrudan zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. TTK 555 uyarınca ortak, dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisine değil ortaklığa verilmesini talep edebilir. Somut olayda bilirkişi raporunda, dava dışı şirketin sermayesini kaybetmediği, öz kaynaklarını artırdığı, kasa mevcudunun fiktif olduğuna dair karineler bulunduğu belirtilerek davalının şirket ihtiyacından fazla döviz bozdurmak suretiyle şirketi zarara uğrattığı sonucuna varılmış ve bu doğrultuda tazminata hükmedilmiştir. Ancak davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü, gönderilen paraların bir kısmının davalı tarafından çekildiği, bir kısmının davalının kendi firmasına aktarıldığı iddiasıyla ilgili bilirkişi raporundaki inceleme ve tespitlerin yeterli olmadığı, sonuca sadece bilançolar incelenerek varıldığı, zararın somut bir şekilde belirlenmediği anlaşılmaktadır. Davalının para aktarımı yaptığı iddia edilen şirketle tarafların ortağı olduğu şirket arasındaki muhasebe kayıtlarının gerçekliği, hangi tarihte ne kadar para gönderildiği, gönderilen paraların karşılığında mal veya hizmet alınıp alınmadığı araştırılmalıdır. Ayrıca davacının gönderdiğini belirttiği havalelerin şirket ihtiyacı için harcanıp harcanmadığı, bu paraların davacının alacağı olarak kayıtlanıp kayıtlanmadığı, kur farkı nedeniyle zarar oluşup oluşmadığı, şirketin mali durumu araştırılmalı; dava dilekçesindeki miktarla bağlı kalınarak şirketin zarara uğrayıp uğramadığı ve zarar miktarı, denetime elverişli bir bilirkişi raporuyla hesaplanmalı ve talepler buna göre değerlendirilmelidir. Bu hususlar araştırılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılması ve davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesi gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Limited şirket müdürünün TTK 553-555 uyarınca sorumluluğuna ilişkin davalarda, zararın somut ve spesifik para hareketleri araştırılarak tespit edilmesi gerektiği, salt genel bilanço incelemesiyle sonuca varılamayacağı yönünde bölgesel ikna edici bir emsal oluşturmaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürünün hukuki sorumluluğu↗ dolaylı zarar↗ sorumluluk davası↗ temsil yetkisinin kaldırılması↗ eksik inceleme↗ denetime elverişli bilirkişi raporu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/350
KARAR NO 2023/1529
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/12/2020
NUMARASI 2020/246 Esas - 2020/659 Karar
DAVA
Tazminat
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, kuzeni olan davalının sahibi olduğu ... Ltd. Şti.'ye 31.08.2015 tarihinde %50 hisse ile ortak olduğunu, davalının yönetici ortak olarak davalının görev yaptığını, bugüne kadar şirketi davalının yönettiğini, davalının şirketin giderleri için müvekkilinden para göndermesini istediğini, müvekkilinin de davalının beyanlarına itibar ederek her ay düzenli olarak Fransa'da sahibi olduğu ... adlı şirketinden davalı ile ortak olduğu şirkete para gönderdiğini, müvekkilinin bu şekilde yaklaşık 2 yıl boyunca toplamda yaklaşık 55.257-Euro para gönderdiğini, müvekkilinin 2018 yılının Ağustos ayı içerisinde Türkiye'ye geldiğini ve firma ile ilgili davalıdan tatmin edici bir bilgi alamaması sebebi ile göndermiş olduğu paraların akıbetini araştırdığını, paraların bir kısmının gönderildiği anda davalı tarafından çekildiğini, bir kısmının ise yine davalı tarafından kendi firması olan ...
Ltd. Şti.'ye aktarıldığını tespit ettiğini, müvekkilinin davalı ile görüşmek istemesine rağmen davalı ile görüşemediğini belirterek şirket yöneticisi olan davalının yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına, davalı tarafından hukuka aykırı bir şekilde şirket hesabından çekilen 48.353-Euro ile kendi firmasına gönderilen 6.877-Euro olmak üzere toplamda 55.257-Euro'dan fazlaya ilişkin hakları saklı kalması koşulu ile şimdilik 5.000-Euro'nun müvekkilin ortağı olduğu ...Ltd. Şti'ye ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile talebini 19.870,58-Euro+10.000-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin yönetici ortak sıfatıyla TTK'dan doğan tüm sorumluluklarını ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müvekkilinin yetkisi ve sorumluluğunu en iyi şekilde hukuka uygun olarak ifa ettiğini, bütün bunların şirket kayıtlarının incelenmesinde ve her tür delil ile anlaşılacağını, davacının müvekkiline gönderdiği paraların şirketin menfaati dışında kullanıldığı yönündeki iddialarının asılsız ve kötü niyetli olduğunu, şirket için kiralanan yer yapılan tadilat, güvenlik, aidat ve sair her tür masrafın müvekkili tarafından ödendiğini, davacının talepleri doğrultusunda ihtiyaçların karşılanması için ...Ltd. Şti. ile iş yapıldığını, bu şirketten hizmet satın alınarak server ihtiyacı ve data veri depolama gibi her tür ihtiyacın karşılandığını, davacının yurtdışından anlaştığı ve ödemelerini aldığı müşterileri de kapsayan birtakım dataların burada toplandığını, dolayısıyla bu verilerin kontrolü için şirket bünyesine üç mühendis görev aldığını, konusunda uzman kişilerden de dışarıdan destek alındığını, bu süreçte davalı müvekkilinin çalışanlarının ücretleri ve ödemeleri gerekli şekilde yaptığını, fakat aynı zaman diliminde davacının sadece 2.000-Euro göndererek hem davalı müvekkilinden servis alıp hem de bu meblağı gider hanesine kaydettiğini, bununla birlikte davacının kontrolündeki ...
firmasındaki müşterilerinin fatura kayıtları ve bu kişilere ne kadar fatura kesildiği ve mühendislere geliştirttiği bazı yazılımları ne amaçla kullandığına dair bilgilerin defalarca müvekkili tarafından talep edilmesine rağmen kendisiyle paylaşılmadığını, yaşanan olumsuzlukların ardından davacının gönderileri keserek servis almayacağını ilettiğini ve data serverlarını kapattığını, fakat bu serverların kapatılmadan önce ... ile tekrar 24 aylık taahhüt yapılması yönünde verdiği direktifin yerine getirildiğini, müvekkilinin uğradığı tüm zararlara rağmen davacının iddialarının asılsız ve kötü niyetli olduğunu, davacının en son Türkiye'ye geldiğinde dataları bütün donanımları ile birlikte götürdüğünü ve kazandığı ücretleri ödemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dava dışı ...Ltd Şti'nin sermayesini kaybetmediği, öz kaynaklarını yasal yedeklerle birlikte %25 artırdığı, varlıklarının yabancı kaynakları rahatlıkla karşıladığı, şirketin 2015-2019 hesap dönemlerinde toplam 15.486,69-TL vergi öncesi brüt karının olduğu, ancak bu dönemlerde şirket aleyhine 29.259,06-TL kur farkı, 5.982,66-TL finansman gideri tahakkuku olmasının şirket kasasının fiktif olduğuna karine olduğunu, şirket harcamalarının üzerinde kasada nakit para bulunduğu, şirketin yurt dışından gelen dövizleri TL'ye çevirmek suretiyle büyük bir kar kaybına uğradığı, ayrıca kasada nakit para varken şirketin bankada sürekli olarak eksi bakiyede olmasının, nakit paranın değerlendirilmemesinin, vergilerin zamanında ödenmemesinin, taksitlendirme yapılmamasının şirketin kasa tutarının fiktif olduğu kanaatini uyandırdığı, davalının şirketin ihtiyacından fazla döviz bozdurulmasından dolayı kasa mevcudu olarak gözüken 60.000-TL'yi 19.870,58-Euro olarak şirkete ödemesi gerektiği, dolayısıyla davalının davacı tarafından şirkete gönderilen dövizleri şirket ihtiyacından fazla bozdurmak ve kendisinin tek ortağı ve yetkilisi bulunduğu dava dışı ...Ltd Şti'nin nakit finansmanını sağlamak suretiyle dava dışı ...
19. 870,58-Euro zarara uğrattığı, davacı vekilinin ıslah talebi de göz önünde bulundurularak talebin bu yönden kabulü gerektiği, davacı vekilinin 27/10/2020 tarihli dilekçesiyle her ne kadar davalının sermaye taahhüt borcuna karşılık 10.000-TL'nin de 16/04/2016 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile ödenmesi talep edilmiş ise de davacının dava dilekçesinde sermaye taahhüt borcunun ödenmesi yönünde bir talebinin bulunmadığı, söz konusu borcun sorumluluk davası içinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davalının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusuruyla ihlal ettiği, aynı şekilde davalı yönetici müdürün görevini tüm özeni göstererek yerine getirmediği, şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmediği, şirkete bağlılık borcunu yerine getirmediği yönünde bir ispat vasıtasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 19.870,58-Euro'nun davalıdan alınarak dava dışı ...
...Ltd Şti'ye ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebi ile davalının yönetim hakkı ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına ilişkin talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili; davanın kısmi dava olarak açıldığını, davalının ödemeyi taahhüt ettiği 10.000-TL sermaye borcunu ödemediğinin tespit edildiğini, ıslah dilekçesi ile bu hususta talepte bulunmalarına rağmen talebin reddinin doğru olmadığını, bilirkişi raporunda davalıya ait şirket ile ...Ltd. Şti. arasında para alışverişi olduğunun tespit edildiğini, ancak davalıya ait ...Ltd Şti'nin medikal tıbbi cihaz ticareti yapan bir şirket olduğunu, ...Ltd. Şti.'nin şirketinin bu şirketten mal ya da hizmet satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının tarafların ortağı olduğu ...Ltd. Şti.'nde kendisinin sahibi olduğu şirkete düzenli olarak fatura keserek para aktarmasıyla şirketin kasti olarak zarara uğratıldığını, tarafların ortağı olduğu şirket üzerinden kendisine ait ...Ltd.
Şti.'ni finanse ettiğini, davalının şirketteki müdürlük görevine devam etmesinin şirketi çok fazla zarara sokacağını, davalının şirketteki yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2- Davalı vekili; davacının şirketin giderlerinin oldukça altında kalan bir miktar para ile belli bir süre şirkete maddi destek sağladığını, gerekçeli kararda belirtilen 60.000-TL'nin kasa mevcudu olmadığını, bu paranın davacının şirketin giderleri için gönderdiği ancak giderlerin yarısını dahi karşılamayan miktar olduğunu, şirketin fiilen bütün işleri ile müvekkilinin ilgilendiğini, döviz yükselişinden kaynaklanan fark nedeniyle oluşan zararın müvekkiline yüklenemeyeceğini, şirkete ait faturaların, tadilat giderlerinin, aidatların, şirketin genel işleyişi kapsamında yapılan masrafların ve diğer yükümlülüklerin müvekkili üzerinde bırakıldığını, müvekkilinin davacıya duyduğu güvenden ötürü yapılan harcamaların çoğunu kayıt altına almadığını, şirkette çalışan ve bir çoğu mühendisten oluşan personellerin sayısı, şirketin veri depolama şirketi olarak faaliyet gösterdiğinin dikkate alınması halinde bir internet faturasının dahi ne kadar fazla olduğunun görülebileceğini, davacının göndermiş olduğu meblağın karşılığında müvekkilinden hizmet aldığı gibi bu tutarı gider hanesine kaydederek müvekkilinden talep ettiğini, şirket işleyişine hizmet eden ve şirketin lehine olan harcamalar nedeniyle müvekkilinin borçlu çıkarılmasının doğru olmadığını, üstelik davacının yükümlülüklerine aykırı davranarak şirket tarafından kaydedilen tüm dataları bütün donanımları ile birlikte Fransa'ya götürdüğünü, şirkete ilişkin domain adresini kullanıma kapattığını ve bu süreçte Fransa'da yaptığı işlemleri müvekkiline bildirmediğini, davacının bu eylemleri nedeniyle şirketin zarara uğradığını, mahkemece şirketin fiili durumunun incelenmediğini, tanık dinlenmediğini, keşif yapılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; 6102 sayılı TTK.'nın 644. maddesi yollamasıyla 555. maddesi uyarınca; açılan limited şirket yöneticisinin hukuki sorumluluğuna ilişkin tazminat davası ile limited şirket müdürünün temsil yetkisinin kaldırılması istemlerine ilişkindir. TTK'nın 644. maddesi atfı ile limited şirketlerde de uygulanan m.553/1 uyarınca, şirket yöneticileri kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. TTK'nın 553-555 maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcuttur. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar.
Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. TTK'nın 555. maddesi uyarınca ortak, dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisine değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. Somut olayda davacı, ortağı olduğu dava dışı limited şirkete gönderdiği paraların bir kısmının davalı tarafından çekildiğini, bir kısımının da davalının sahibi ve yetkilisi olduğu dava dışı ...Ltd. Şti'ne aktarıldığını belirterek şirket hesabına gönderilen paraların şirketin menfaati dışında kullanılan kısmının şirkete iadesini talep etmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre; dava dışı ...Ltd Şti'nin sermayesini kaybetmediği, öz kaynaklarını yasal yedeklerle birlikte %25 artırdığı, varlıklarının yabancı kaynakları rahatlıkla karşıladığı, şirketin 2015-2019 hesap dönemlerinde toplam 15.486,69-TL vergi öncesi brüt kârının olduğu, ancak bu dönemlerde şirket aleyhine 29.259,06-TL kur farkı, 5.982,66-TL finansman gideri tahakkuku olmasının şirket kasasının fiktif olduğuna karine olduğunu, şirket harcamalarının üzerinde kasada nakit para bulunduğu, şirketin yurt dışından gelen dövizleri TL'ye çevirmek suretiyle büyük bir kar kaybına uğradığı, ayrıca kasada nakit para varken şirketin bankada sürekli olarak eksi bakiyede olmasının, nakit paranın değerlendirilmemesinin, vergilerin zamanında ödenmemesinin, taksitlendirme yapılmamasının şirketin kasa tutarının fiktif olduğu kanaatini uyandırdığı, davacı tarafından tarafların ortağı olduğu şirkete gönderilen dövizlerin dava dışı şirketin ihtiyacından fazlasının bozdurulduğu ve ...
ile ...'in nakit finansmanını sağladığı, sonuç olarak davalının şirketin ihtiyacından fazla döviz bozdurulmasından dolayı kasa mevcudu olarak gözüken 60.000-TL karşılığı 19.870,58-Euro'nun şirkete ödenmesi gerektiği belirtilmiş olup mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda tazminatın ödenmesine hükmetmiştir. Ancak davacı dava dilekçesinde yurt dışında sahibi olduğu ... isimli firma üzerinden gönderilen paraların tarafların ortağı olduğu ... ...Ltd Şti'nin hesabından davalı tarafından çekildiğini, bir kısmının ise şirket hesabı üzerinden davalının kendi firmasına aktarıldığını iddia etmekte olup davalıya isnat edilen eylemlerle ilgili bilirkişi raporunda inceleme ve tespitlerin yeterli olmadığı, bilançolar incelenerek sonuca varıldığı, zararın somut bir şekilde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Bilirkişi raporunda davalının para aktarımı yaptığı iddia edilen ...Ltd Şti'nin, ...Ltd Şti'ye olan borçlarını 2018 yılı hesap dönemi sonunda ödediği belirtilmiş olup davalının sahibi olduğu ...Ltd Şti ile tarafların ortağı olduğu ...Ltd Şti arasında muhasebelerin gerçek olup olmadığı, bu firmaya hangi tarihte ne kadar para gönderildiği, gönderilen paraların karşılığında herhangi bir mal ya da hizmet alınıp alınmadığı araştırılmalıdır. Bunun dışında davacının dava dilekçesinde gönderdiğini belirttiği havalelerin izlenerek şirketin ihtiyacı için harcanıp harcanmadığı, bahsi geçen paraların paraların davacının alacağı olarak kayıtlanıp kayıtlanmadığı, kur farkı nedeniyle zarar oluşup oluşmadığı, şirketin mali durumunun ne olduğu hususlarının da araştırılması, dava dilekçesinde gönderildiği bildirilen miktar ile bağlı kalınarak tarafların ortağı olduğu ...Ltd Şti'nin zarara uğrayıp uğramadığı, zarara uğramış olması halinde miktarının hesaplanmak üzere bilirkişi heyetinden denetime elverişli bilirkişi raporu alınması, davadaki taleplerin buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bahsi geçen hususlar araştırılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2020 Tarih 2020/246 Esas, 2020/659 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (Davacı 59,30-TL davalı 3.203,37-TL) istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/10/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/120789 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi