Limited şirket müdürünün azlinde haklı nedeni ispat yükü davacıdadır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5936 E. 2025/5000 K. · · İlk derece: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Limited şirket müdürünün TTK 630/2 uyarınca azlini gerektiren haklı nedenlerin varlığını ispat yükü, azil isteyen ortaktadır; şirketin ilgili dönemde kâr etmiş olması karşısında kötü yönetim iddiası ispatlanamamışsa azil istemi reddedilir. Müdürün kusurlu eylem ve işlemleriyle şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemi TTK 644/1-a yollamasıyla TTK 553'teki koşullara göre değerlendirilir ve ispat yükü davacıdadır; müdürün şirkete borçlu olması ise ayrı bir hukuki temele dayanır ve ancak ortağın şirkete borcu kapsamında talep konusu yapılabilir, yönetici sorumluluğu davasında zarar olarak değerlendirilemez.
Ele alınan sorunlar
Limited şirket müdürünün haklı nedenle azli koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği → ret
İddia: Davacı, davalı müdürün kuruluştan itibaren kâr payı ödemediğini, usulsüz işlemlerle şirketin içini boşaltarak kendisine ve yakınlarına haksız kazanç sağladığını, çekleri hukuka aykırı olarak kırdırdığını, şirket hesabından kendisinin, eşinin ve kardeşinin hesaplarına para aktardığını ve kredi kartı borçlarını şirket hesabından ödediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının dava konusu şirketi kötü yönettiği hususu davacı tarafından ispatlanamamış; bilakis önceki yılda kâr etmeyen şirketin izleyen yıla ait mali verilerine göre kâr ettiği belirlenmiştir. Bu bağlamda davacı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2 hükmü gereğince davalının şirket müdürlüğünden azlini gerektirir haklı nedenlerin varlığını ispatlayamamıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat istemi ve müdürün şirkete borcunun niteliği → ret
İddia: Davacı, davalının kusurlu eylem ve işlemleriyle şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek tazminat talep etmiştir.
Gerekçe: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 644/1-a hükmü yollamasıyla aynı Kanun'un 553. maddesine göre davalının kusurlu eylem ve işlemleriyle şirketi zarara uğrattığı hususu davacı tarafından kanıtlanamamıştır. Davalının şirkete borçlu olması ancak ortağın şirkete borcu olarak değerlendirilip bu kapsamda talebe konu edilebilir; şirket müdürünün şirketi zarara uğrattığı yönündeki istem ise yalnızca 6102 sayılı Kanun'un 553. maddesindeki koşullara göre değerlendirilebilir. Sonuç itibarıyla davacı, davalının şirketi zarara uğrattığı hususunu kanıtlayamamıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Müdürün azlinde haklı nedeni ispat yükünün davacıda olması ile müdürün şirkete borcunun yönetici sorumluluğu davasında zarar sayılmayıp ortağın şirkete borcu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönündeki ayrım bakımından bağlayıcı Yargıtay içtihadı niteliğinde emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürünün azli↗ haklı neden↗ yönetici sorumluluğu↗ ispat yükü↗ ortağın şirkete borcu↗ kâr payı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/5936 E. , 2025/5000 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/2097 Esas, 2024/1087 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/1009 E., 2021/678 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili ile davalının yarı yarıya hissedar olarak kurduğu ... ... Ltd. Şti'nin münferit imzalı yetkilisi olduğunu, davalının şirketin kuruluşundan itibaren davacıya kar payı ödemediğini, davalının yaptığı usulsüz işlemler ile şirketin içini boşaltarak şahsına ve yakınlarına haksız kazanç sağladığını, bu konuda davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının piyasadan topladığı çeklerin bir kısmını vadesi gelmeden ... ... A.Ş'nin yetkilisi ... aracılığıyla hukuka aykırı olarak kırdırdığını, bu nedenle de hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının şirketin banka hesabından kendisinin, kardeşinin ve eşinin şahsi hesaplarına para aktardığını, kredi kartı borçlarını şirketin banka hesabından ödediğini, şirketin vergi borcunu ise ödemediğini belirterek davalının haklı nedenle müdürlük görevinden azline, davalının şirkete verdiği zarar nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.09.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle tazminat istemi bakımından dava değerini 28.459,25 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki güven ilişkisinin bozulmasına davacının sebebiyet verdiğini, davacı tarafın iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili, eşi ve kardeşine ait kredi kartlarının şirket finansmanın yetersiz kaldığı durumlarda şirkete mal veya yakıt alımı için kullanıldığını, hatta davacının ve şirket personelinin de bu kredi kartlarını kullandığını, davacının da şirket yönetiminde aktif olarak görev aldığını, buna ilişkin fatura, tahsilat makbuzu, sipariş kayıtları bulunduğunu, davacının müvekkilinin bilgisi dışında eşi .. şirket çalışanı olarak gösterdiğini ancak bu kişinin bir gün dahi fiili çalışmasının bulunmadığını, davacının şirket alacağı için müşterilerden aldığı çekleri ne yaptığının bilinmediğini, bu hususta iptal davası açtıklarını, dolayısıyla kusurlu olan davacının, kendi kusurundan lehine sonuçlar çıkaramayacağını, taraflar arasında kar payı hususunda bir anlaşma bulunmadığını ancak davacının şirket karından payını her zaman aldığını, tarafların şirketten her ay 3.000,00 TL maaş aldıklarını, bu ödemelerin müvekkilince elden yapıldığını, elden ödemeler dışında davacının banka hesaplarına toplam 115.536,00 TL ödeme yapıldığını, davacının kızının dersane parasının şirkete ait müşteri çeki ile ödendiğini, müvekkilinin hukuka aykırı şekilde çek kırdırdığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, şirkete ait para veya mal varlığının müvekkilinin şahsi harcamaları için kullanılmadığını, müvekkilinin azlini gerektirecek hiçbir somut veri bulunmadığını, davacının şirkete kayyım atanması ve tazminat taleplerinde haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının dava konusu şirketi kötü yönettiği hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, bilakis 2015 yılında kar etmeyen şirketin 2016 yılı mali verilerine göre 321.456,00 TL kar ettiği, bu bağlamda davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 630/2 hükmü gereğince davalının şirket müdürlüğünden azlini gerektirir haklı nedenlerin varlığını ispatlayamadığı, davacının tazminat istemi bakımından ise 6102 sayılı TTK'nın 644/1-a hükmü yollamasıyla aynı Kanun'un 553. maddesine göre davalının kusurlu eylem ve işlemleriyle şirketi zarara uğrattığı hususunun davacı tarafından kanıtlanamadığı, davalının şirkete borçlu olmasının, ancak ortağın şirkete borcu olarak değerlendirilip bu kapsamda talepte bulunulacağı, şirket müdürünün şirketi zarara uğrattığı yönündeki istemin ancak 6102 sayılı TTK'nın 553.
maddesindeki koşullara göre değerlendirilebileceği, sonuç itibariyle davacı tarafın davalının şirket müdürlüğünden azli ve şirketi zarara uğrattığı hususunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
EK KARAR
Davalı vekilinin, dava konusu iki ayrı talep yönünden müvekkili lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle bu hususta hükmün tamamlanmasını talep etmesi üzerine, mahkemece talebin kabulü ile davalı lehine azil istemi ve tazminat istemi bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş, asıl ve ek karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin asıl ve ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket müdürü davalının şirket müdürlüğünden azli ve yönetici sorumluluğu kapsamında zarar tazmini talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1178460400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz