İi̇k 257
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6417 E. 2025/4942 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 257↗ tescilsiz tasarım↗ dürüstlük kuralı↗ yenileme↗ tbk 99↗ maddi ve manevi tazminat↗ geçersizlik↗ ortalama tüketici↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ tacir↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ avans faizi↗ iltibas↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/257 E., 2019/229 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in moda ve tasarım sektöründe özellikle tasarladığı orijinal ayakkabı modelleri ile dünyaca tanınan bir tasarımcı olduğunu, kırmızı tabanları ile bilinen ayakkabı tasarımlarının moda dünyasının en ünlü simgelerinden biri haline geldiğini, müvekkili ... tarafından 2009-2015 yılları arasında tasarlanan ayakkabı modelleri ve aynı yıllarda diğer davacı ... Louboutin SAS tarafından ... ana markası ve "..", ".. ..", "..", "..", "...", "..", ".. ...", ".. ... .. Mıx", ".." ticari isimleri ile birlikte üretim, dünya çapında satış ve piyasaya arzına başlandığını, müvekkili ... tarafından tasarlanan ayakkabıların/moda tasarımlarının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) madde 1/B ve 4. maddeleri uyarınca sahibinin hususiyetini taşıyan, estetik değere sahip güzel sanat eseri olduğunu, dava konusunu teşkil eden "...", "... Strass", "...", "...", "Patınana", "Salopatına", "... ...", "Rollıng Spıkes ... ...", ".." modellerinin tasarımlarının da eser niteliğine haiz olup FSEK'in 8. maddesi gereği bu eserler üzerindeki tüm mali ve manevi hakların eserleri meydana getiren/eserlerin yaratıcısı olan davacı ...'e ait olduğunu, davalı şirketin davacılar tarafından büyük emek ve yatırımlar yapılarak hazırlanan, tüm dünya ülkelerinde piyasaya sunulduktan sonra üne ve başarıya kavuşan eser niteliğine haiz ürün ve modellerin tasarımları aynen taklit edilmek sureti ile iltibas yaratılarak "..." markası ile üretilen ürünlerin, Şişli, Beyoğlu, Nişantaşı mağazaları başta olmak üzere bir çok mağazasında satışa sunduğunu ve haksız kazanç elde ettiğini, davacıya ait eser niteliğine haiz olan tasarımları üzerindeki eserden faydalanma haklarına tecavüz ettiği ve dolayısı ile davacı şirketin markasına ve ürünlerinin ticari imajına tecavüzde bulunduğunu, haksız rekabet yarattığını, davacılara ait FSEK kapsamında eser niteliğine haiz moda/ayakkabı tasarımlarının başlıca hususiyetlerinin davalı tarafından birebir taklit edilmek suretiyle ".." markası altında üretilen ürünlerde/ayakkabılarda kullanıldığını, böylece davalıların intihal teşkil eden bu eylemlerinin ... kapsamında işleme hakkı, çoğaltma ve yayma hakkı, eserin umuma arzı hakkı, eser sahibi olarak tanıtılma hakkı, eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkı şeklinde sayılan fikri haklarına tecavüz teşkil ettiğini ve dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54 ve 55. maddeleri uyarınca haksız rekabet yarattığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, davacıların eser niteliğine haiz tasarımları üzerindeki fikri haklarına karşı yapılan tecavüzlerin ve haksız rekabet yaratan eylemlerinin ref ve men'ine, davalı şirket tarafından ".." markası altında üretilen ürünlerin imalatının veya satışa arz etmelerinin, ihracatlarının, ithalatlarının ve her türlü kullanımlarının önlenmesine, söz konusu ürünlerin bulundukları yerlerden toplatılmasına, elkonulmasına ve imhasına, müvekkillerinin haksız rekabet sonucu meydana gelen zararları nedeni ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, verilen kararın ülke genelinde yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defaya mahsus olarak ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı davaya konu ayakkabı modellerinin FSEK kapsamında eser niteliğinin bulunduğu iddiasıyla esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i talebiyle davasını açmış ise de davacıya ait tescilsiz ayakkabı tasarımlarının güzel sanat eseri olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla FSEK kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin reddine, bu tasarımların TTK'nın haksız rekabet hükümleri kapsamında korunabileceği, davalının "..." markası adı altında satışa sunduğu ürünlerin davacıya ait "..., ... strass, .............................. modelleri ile birebir aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların TTK'nın 55/1-a kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla haksız rekabetin tespitine, men'ine ve ref'ine, maddi tazminat talebi yönünden tam bir zarar hesabının yapılmasının mümkün olmadığı farazi değerlendirmeler üzerinden yapılan tazminat hesaplamasının hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla dosya kapsamı ve kullanım durumu dikkate alınarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak takdiren 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yine manevi tazminat yönünden izahı yapılan mevzuat kapsamında şartların oluştuğuna kanaat getirilmekle haksız rekabetin niteliği, davalının eyleminin ağırlığı ile dosya kapsamı itibariyle hak ve nasafet uygun düştüğü anlaşılan manevi tazminat talebinin tümden kabulüne 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine ve hüküm özetinin ilanına karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, esere vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men ve ref'i, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Davacı tarafça, davacıya ait tescilsiz ayakkabı tasarımlarının davalı tarafından aynen taklit edilerek piyasaya sürüldüğü iddiası ile haksız rekabetin tespiti, men’i, ref’i, maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle haksız rekabetin tespitine, davalının, davacının ayakkabıları ile iltibas oluşturan ayakkabıları üretim ve satışının önlenmesi ile takdir edilen maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 54. maddesinde "Haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmü düzenlenmiş, aynı Yasa’nın 55/1-a-4 maddesinde haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" olarak düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK’nın anılan bende ilişkin madde gerekçesinde ise yeni düzenlemenin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 57/5 maddesindeki düzenleme ile özdeş olduğu, lafızda farklılık bulunduğu, önceki kanun dönemindeki öğreti ve uygulamanın feda edilmemesi gerektiği, “karıştırılma” kavramının dış görünüş (tanıtım, takdim-görsellik) ve duyuruş (ses yönünden benzerlik) bağlamında düzenlendiği, iç benzerlikten kaynaklanan karıştırılmayı kapsamadığı belirtilmiştir.
Öte yandan, dava tarihi itibariyle somut olayda uygulanma yeri olmamakla birlikte tescilsiz tasarımlar yönünden, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 55/4, 56/4-5, 59/2 ve 69/2 maddelerinde getirilen yeni düzenlemeyle, ilk defa Türkiye’de kamuya sunulmuş olması, mutlak anlamda yeni ve ayırt edici olması koşuluyla, sadece üç yıl için koruma getirilmiştir. Söz konusu şartları taşıyan tescilsiz tasarımlara da tescilli tasarımlar gibi SMK hükümlerine göre koruma sağlanacaktır.
Kanun madde gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşleşmesi, öte yandan taklidini üretenlerce, işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması, diğer bir anlatımla hedef tüketici kitlesinin bakış açısına göre, orijinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari, ekonomik ya da işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabilecektir. Bunun dışında, orijinal tescilli tasarımlar için bile her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla yirmi beş yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği kabul edildiği halde, haksız rekabet hükümlerinden ve emeğin korunması ilkesinden hareketle sırf orijinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara daha fazla hak bahşedildiği de iddia edilemez (... .. ..., Tasarımların Haksız Rekabet Hükümleri Çerçevesinde Korunması Artık Söz Konusu Değildir, Türkan Rado’ya Armağan, Oniki Levha, İst-2020, s. 313-317).
Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde, herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmesini sağlamak suretiyle bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst ve bozulmamış rekabetin varlığı, piyasa katılımcılarının (tüketiciler, tacirler, rakipler) yanında, bireysel rekabet düzeninin korunmasını da gerektirir. Tacirlerin korunması ilkesi çerçevesinde koruma unsurlarından biri de emeğin ve yatırımların korunması olmakla birlikte, fikri mülkiyet hakları özelinde, bütün dünyada ve ülkemizde geçerli olan tescile bağlı ve süreyle sınırlı koruma ilkelerinin de göz ardı edilmemesi gerekir. Bu çerçevesinde, haksız rekabet hükümlerine dayanılarak anılan ilkeleri geçersiz kılacak veya zedeleyecek yorumlardan dikkatle kaçınılmalı ve bu noktada haksız rekabet hükümleri dar yorumlanmalı, konuya ilişkin özel hükümlerin ötesinde, mal veya hizmetlerle ilgili olarak tekel yaratılmamalı, ekonominin sağlıklı şeklide işlemesi için serbest rekabet ortamı özenle korunmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, tescilsiz tasarıma konu davacı mallarının bir başkasınca üretilmiş ve piyasaya sunulmuş olması halinde, sadece tasarımın orijinal, davacı ile özdeşleşmiş ve büyük emek ve çabalarla tanıtılmış olması, bu davranışın haksız rekabet olarak nitelendirilmesine yeterli olmayıp, ayrıca onu üreten işletmeler arasında, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimaline de yol açılması gerekir.
O halde Mahkemece, Dairemizin 21.03.2008 tarih ve 1816/3687 sayılı "Prizmatik Modüler Su Depoları" kararı ile yine Dairemizin 18.10.2018 tarih ve 2016/10703 E., 2018/6467 K. sayılı USB kararında zikredilen ilkelere uygun olarak, davaya konu tescilsiz tasarıma konu ayakkabıların davacı şirketle özdeşleşecek bir ürün haline gelerek, işletmesel kökene işaret eden bir ayırt edici işaret haline dönüşüp dönüşmediği tartışılmaksızın, dönüşmüş olsa bile davalı tarafın üretmiş olduğu ayakkabılarda, davacının kullandığı “...” markasından oldukça farklı ‘’....’’ ibaresini kullanılmak suretiyle her iki tarafa ait ürünler arasında işletmesel köken itibariyle karıştırılma (iltibas) ihtimalini önleyecek tedbirleri aldığı dikkate alınmaksızın somut olayda haksız rekabetin oluştuğunun kabulü doğru olmamış ve hükmün bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/89 E. 2021/3954 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · dürüstlük kuralı · yenileme · geçersizlik · ortalama tüketici · taşıyan · ayırt edicilik · tacir
İncelediğiniz karardaSöz konusu şartları «taşıyan» «tescilsiz tasarımlara» da tescilli tasarımlar gibi SMK hükümlerine göre koruma sağlanacaktır.
Kanun madde gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, «tescilsiz tasarımların» «haksız rekabet» hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve «ayırt edicilik» niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine u …
Bunun dışında, orijinal «tescilli tasarımlar» için bile her beş yılda bir «yenilenmek» koşuluyla yirmi beş yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği kabul edildiği halde, «haksız rekabet» hükümlerinden ve emeğin korunması ilkesinden hareketle sırf orijinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara daha fazla hak bahşedildiği de iddia edilemez (... .. …
Benzer bu karardaSöz konusu şartları «taşıyan» «tescilsiz tasarımlara» da tescilli tasarımlar gibi SMK hükümlerine göre koruma sağlanacaktır.
Kanun madde gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, 6769 sayılı SMK’daki koruma bir yana, «tescilsiz tasarımların» «haksız rekabet» hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve «ayırt edicilik» niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine u …
Bunun dışında, orijinal «tescilli tasarımlar» için bile her beş yılda bir «yenilenmek» koşuluyla yirmi beş yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği kabul edildiği halde, «haksız rekabet» hükümlerinden ve emeğin korunması ilkesinden hareketle sırf orijinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara daha fazla hak bahşedildiği de iddia edilemez (Füsun N …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · kâr mahrumiyeti · e-defter
Benzer bu kararda… olması, bağcıklı olup olmaması, açık kapalı olması veya süslemeler taşımasının genel bir konsept olup, konseptin de fikir olarak korunmayacağı, davacının ürünü ile «iltibasa» yol açacak modellerin üretilip satılmasının gerek Paris Konvansiyonu ve gerekse TTK’nın rekabet hükümlerine göre «haksız rekabet» oluşturduğu, haksız rekabete dayalı «maddi tazminat» hesabında davalının haksız rekabeti nedeniyle davacının elde etmekte «mahrum» kaldığı kar miktarı esasına göre hesaplama yapılması gerekmekte ise de davacının yurtdışında oluşu ve «defterlerinin» incelememesi nedeniyle hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı ancak davalı defterleri üzerindeki incelemeye göre 2011-2014 yılları arasında bu modeller üzerinde ya …
Aynı Yasa’nın 57/5. maddesinde «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemlerden biri de; "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtal …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6772 E. 2025/4943 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · dürüstlük kuralı · taşıyan · ayırt edicilik · maddi tazminat · haksız rekabet · avans faizi · iltibas
İncelediğiniz kararda… rlanan, tüm dünya ülkelerinde piyasaya sunulduktan sonra üne ve başarıya kavuşan eser niteliğine haiz ürün ve modellerin tasarımları aynen taklit edilmek sureti ile «iltibas» yaratılarak "..." markası ile üretilen ürünlerin, Şişli, Beyoğlu, Nişantaşı mağazaları başta olmak üzere bir çok mağazasında satışa sunduğunu ve haksız kazanç elde ettiğini, davacıya ait eser niteliğine haiz olan tasarımları üzerindeki eserden faydalanma haklarına tecavüz ettiği ve dolayısı ile davacı şirketin markasına ve ürünlerinin ticari imajına tecavüzde bulunduğunu, «haksız rekabet» yarattığını, davacılara ait FSEK kapsamında eser niteliğine haiz moda/ayakkabı tasarımlarının başlıca hususiyetlerinin davalı tarafından birebir taklit edilmek suretiyle ".." markası altında üretilen ürünlerde/ayakkabılarda kullanıldığını, böylece davalıların intihal teşkil eden bu eylemlerinin ... kapsamında işleme hakkı, çoğaltma ve yayma hakkı, eserin umuma arzı hakkı, eser sahibi olarak tanıtılma hakkı, eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkı şeklinde sayılan fikri haklarına tecavüz teşkil ettiğini ve dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54 ve 55. maddeleri uyarınca haksız rekabet yarattığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, davacıların eser niteliğine haiz tasarımları üzerindeki fikri haklarına karşı yapılan tecavüzlerin ve haksız rekabet yaratan eylemlerinin ref ve men'ine, davalı şirket tarafından ".." markası altında üretilen ürünlerin imalatının veya satışa arz etmelerinin, ihracatlarının, ithalatlarının ve her türlü kullanımlarının önlenmesine, söz konusu ürünlerin bulundukları yerlerden toplatılmasına, elkonulmasına ve imhasına, müvekkillerinin haksız rekabet sonucu meydana gelen zararları nedeni ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek «avans faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline, verilen kararın ülke genelinde yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defaya mahsus olarak «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… rak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla FSEK kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin reddine, bu tasarımların TTK'nın «haksız rekabet» hükümleri kapsamında korunabileceği, davalının "..." markası adı altında satışa sunduğu ürünlerin davacıya ait "..., ... strass, .............................. modelleri ile birebir aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların TTK'nın 55/1-a kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla haksız rekabetin tespitine, men'ine ve ref'ine, «maddi tazminat» talebi yönünden tam bir zarar hesabının yapılmasının mümkün olmadığı farazi değerlendirmeler üzerinden yapılan tazminat hesaplamasının hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla dosya kapsamı ve kullanım durumu dikkate alınarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak takdiren 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yine manevi tazminat yönünden izahı yapılan mevzuat kapsamında şartların oluştuğuna kanaat getirilmekle haksız rekabetin niteliği, davalının eyleminin ağırlığı ile dosya kapsamı itibariyle hak ve nasafet uygun düştüğü anlaşılan manevi tazminat talebinin tümden kabulüne 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
Kanun madde gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, «tescilsiz tasarımların» «haksız rekabet» hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve «ayırt edicilik» niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine u …
Benzer bu kararda… estetik değeri taşıması koşuluyla güzel sanat eseri olarak da korunacağı, somut olayda ayakkabı modellerinin moda tasarımı kapsamında değerlendirilerek eser vasfını «taşıyıp» taşımadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacının tasarımlarının Türkiye'de tescilli olmadıkları, moda trendleri bir fikir olduğundan ve fikir üzerinden tekel haklar sağlanması mümkün olmadığından trendlerin kendisinin korumadan yararlanamayacağı, ayakkabıların belli bir modaya bağlı olarak ince veya kalın topuklu olması, bağcıklı olup olmaması, açık kapalı olması veya süslemeler taşımasının genel bir konsept mahiyeti taşıdığı, konseptin de fikir olarak korunamayacağı, estetik olmasının, yani göze hoş görünmesinin tek başına ürüne eser vasfı vermeye yetmeyeceği, yenilikle orijinallığın aynı şey olmadığı, eserin bütünü ile orijinal olması ve benzerlerinden ayrılması, bu benzerliği de ona tasarlayıcısının kazandırmış olması gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında da bu özelliklerin eser kapsamında değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği, bilirkişi raporlarında ayakkabıların hususiyet taşımadığı, moda tasarımı olduğu tespit edilmiş olmakla bu talep yönünden davanın reddi kararının dosya kapsamına uygun olduğu, davacının ... markasının Türkiye'de tescilli olmadığı, Fransa’da INPI nezdinde, 3869370 sayı ile 25. sınıfta yüksek topuklu ayakkabı olarak Avrupa Birliği Markası olarak tescilli olduğu 556 sayılı KHK’nın 3 ve 4. maddeleri gereği ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar nedeniyle markanın ülkemizde de korunacağı, davaya konu markanın uygulandığı «tescilsiz tasarıma» konu ayakkabıların davacı şirketle özdeşleştiği, «ayırt edicilik» kazandığı, ... şekil markasının ülkemiz «dahil» geniş bir coğrafyada bilindiği, davacı ile özdeşleştiği, davalı ürettiği ayakkabılar üzerinde kendi markasını kullanmış ise de, tarafların aynı alanda ticari faaliyet yürüttüğü, davacıya ait ürünlerin ülkemizde satışa sunulduğu, davalının davacıya ait tanınmış marka ve tescilsiz tasarımlardan haberdar olmamasının mümkün olmadığı, buna rağmen davalı tarafça davacıya ait ... markasını tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde ayakkabı emtiası üzerinde kullanmak suretiyle «iltibasa» yol açtığı, bu durumun 556 sayılı KHK’nın 9/1-c hükmü kapsamında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, yine davacıya ait diğer tescilsiz, Cataclou Oxford, Mayerling, Pensamoi, Hot Chick, Pina Spike, Pigale Clutch isimli ayakkabı ve el çantası tasarımları ile aynı şekil, doku ve aksesuarlara sahip şekilde ... tarafından bire bir benzer olarak, üretildikleri, tasarımların tüketicisi tarafından karıştırılmaya sebebiyet verecek kadar benzer niteliklere sahip olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davacıya tescilsiz tasarımların ayırt edilemeyecek benzerinin satışa sunulmasının da haksız rekabet oluşturduğu, hükmedilecek tazminatın markayı kullanmak yolu ile elde ettiği net kazanç yani kâr üzerinden hesaplanması gerektiği, ancak davalı yanın ihlal oluşturan fiilleri ile elde ettiği kazancın tam olarak tespiti mümkün olmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50 ve 51. maddelerine göre, mahkemece takdir edildiği, ihlale konu ürünlerin alış faturasının 2015 yılı olduğu dikkate alındığında, ihlalin niteliği, süresi ve boyutuna göre TBK’nın 50. maddesi gereğince hükmedilen tazminatın yüksek olduğu, markanın uygulandığı ürün kalitesine göre düşük kalitede ihlal oluşturan üretim ve piyasaya sunulmasının 556 sayılı KHK’nın 68. maddesine göre, marka hakkına tecavüz eden tarafından markanın kötü veya uygun olmayan bir şekilde kullanımı olacağından itibar tazminatı koşullarının oluştuğu, ancak ihlalin boyutuna göre hüküm altına alınan itibar tazminatı miktarının fazla bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davacıların davalılar ...
… ick” adlı ayakkabı modelleri ile “... ...” adlı çanta modellerinin ve davacıya ait “...” markasına benzer/ aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların tanınmış «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine, bu kapsamda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, el konularak imhasına, ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara (sadece bu modellerin üretimine yarayan) el konulması ve imhasına, davacının «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile; 50.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte; (davalı ...
… dlı ayakkabı modelleri ile “Pigale Clutch” adlı çanta modellerinin ve davacıya ait “...” markasına benzer/ aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların tanınmış «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, menine ve ref'ine, bu kapsamda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, el konularak imhasına, ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara (sadece bu modellerin üretimine yarayan) el konulması ve imhasına, «infazda» 08.06.2018 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına, hüküm eki sayılmasına, davacının davaya konu modellerin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin reddine, davacının mülga 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66-b hükmü kapsamındaki «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 175.000,00 TL’nin (davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sulh protokolü · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · mükerrerlik · infaz · üçüncü kişi · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu kararda… dlı ayakkabı modelleri ile “Pigale Clutch” adlı çanta modellerinin ve davacıya ait “...” markasına benzer/ aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların tanınmış «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, menine ve ref'ine, bu kapsamda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, el konularak imhasına, ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara (sadece bu modellerin üretimine yarayan) el konulması ve imhasına, «infazda» 08.06.2018 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına, hüküm eki sayılmasına, davacının davaya konu modellerin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin reddine, davacının mülga 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66-b hükmü kapsamındaki «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 175.000,00 TL’nin (davalı ...
Şti. yönünden 50.000,00 TL ile sınırlı ve «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ...
… estetik değeri taşıması koşuluyla güzel sanat eseri olarak da korunacağı, somut olayda ayakkabı modellerinin moda tasarımı kapsamında değerlendirilerek eser vasfını «taşıyıp» taşımadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacının tasarımlarının Türkiye'de tescilli olmadıkları, moda trendleri bir fikir olduğundan ve fikir üzerinden tekel haklar sağlanması mümkün olmadığından trendlerin kendisinin korumadan yararlanamayacağı, ayakkabıların belli bir modaya bağlı olarak ince veya kalın topuklu olması, bağcıklı olup olmaması, açık kapalı olması veya süslemeler taşımasının genel bir konsept mahiyeti taşıdığı, konseptin de fikir olarak korunamayacağı, estetik olmasının, yani göze hoş görünmesinin tek başına ürüne eser vasfı vermeye yetmeyeceği, yenilikle orijinallığın aynı şey olmadığı, eserin bütünü ile orijinal olması ve benzerlerinden ayrılması, bu benzerliği de ona tasarlayıcısının kazandırmış olması gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında da bu özelliklerin eser kapsamında değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği, bilirkişi raporlarında ayakkabıların hususiyet taşımadığı, moda tasarımı olduğu tespit edilmiş olmakla bu talep yönünden davanın reddi kararının dosya kapsamına uygun olduğu, davacının ... markasının Türkiye'de tescilli olmadığı, Fransa’da INPI nezdinde, 3869370 sayı ile 25. sınıfta yüksek topuklu ayakkabı olarak Avrupa Birliği Markası olarak tescilli olduğu 556 sayılı KHK’nın 3 ve 4. maddeleri gereği ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar nedeniyle markanın ülkemizde de korunacağı, davaya konu markanın uygulandığı «tescilsiz tasarıma» konu ayakkabıların davacı şirketle özdeşleştiği, «ayırt edicilik» kazandığı, ... şekil markasının ülkemiz «dahil» geniş bir coğrafyada bilindiği, davacı ile özdeşleştiği, davalı ürettiği ayakkabılar üzerinde kendi markasını kullanmış ise de, tarafların aynı alanda ticari faaliyet yürüttüğü, davacıya ait ürünlerin ülkemizde satışa sunulduğu, davalının davacıya ait tanınmış marka ve tescilsiz tasarımlardan haberdar olmamasının mümkün olmadığı, buna rağmen davalı tarafça davacıya ait ... markasını tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde ayakkabı emtiası üzerinde kullanmak suretiyle «iltibasa» yol açtığı, bu durumun 556 sayılı KHK’nın 9/1-c hükmü kapsamında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, yine davacıya ait diğer tescilsiz, Cataclou Oxford, Mayerling, Pensamoi, Hot Chick, Pina Spike, Pigale Clutch isimli ayakkabı ve el çantası tasarımları ile aynı şekil, doku ve aksesuarlara sahip şekilde ... tarafından bire bir benzer olarak, üretildikleri, tasarımların tüketicisi tarafından karıştırılmaya sebebiyet verecek kadar benzer niteliklere sahip olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davacıya tescilsiz tasarımların ayırt edilemeyecek benzerinin satışa sunulmasının da haksız rekabet oluşturduğu, hükmedilecek tazminatın markayı kullanmak yolu ile elde ettiği net kazanç yani kâr üzerinden hesaplanması gerektiği, ancak davalı yanın ihlal oluşturan fiilleri ile elde ettiği kazancın tam olarak tespiti mümkün olmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50 ve 51. maddelerine göre, mahkemece takdir edildiği, ihlale konu ürünlerin alış faturasının 2015 yılı olduğu dikkate alındığında, ihlalin niteliği, süresi ve boyutuna göre TBK’nın 50. maddesi gereğince hükmedilen tazminatın yüksek olduğu, markanın uygulandığı ürün kalitesine göre düşük kalitede ihlal oluşturan üretim ve piyasaya sunulmasının 556 sayılı KHK’nın 68. maddesine göre, marka hakkına tecavüz eden tarafından markanın kötü veya uygun olmayan bir şekilde kullanımı olacağından itibar tazminatı koşullarının oluştuğu, ancak ihlalin boyutuna göre hüküm altına alınan itibar tazminatı miktarının fazla bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davacıların davalılar ...
Şti. yönünden 20.000,00 TL ile sınırlı ve «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla), davalılar ...
-
Endüstriyel Tasarım Hakkı / Haksız Rekabet / Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8493 E. 2016/3399 K.
Ortak:maddi tazminat · haksız rekabet · avans faizi · iltibas
İncelediğiniz kararda… rlanan, tüm dünya ülkelerinde piyasaya sunulduktan sonra üne ve başarıya kavuşan eser niteliğine haiz ürün ve modellerin tasarımları aynen taklit edilmek sureti ile «iltibas» yaratılarak "..." markası ile üretilen ürünlerin, Şişli, Beyoğlu, Nişantaşı mağazaları başta olmak üzere bir çok mağazasında satışa sunduğunu ve haksız kazanç elde ettiğini, davacıya ait eser niteliğine haiz olan tasarımları üzerindeki eserden faydalanma haklarına tecavüz ettiği ve dolayısı ile davacı şirketin markasına ve ürünlerinin ticari imajına tecavüzde bulunduğunu, «haksız rekabet» yarattığını, davacılara ait FSEK kapsamında eser niteliğine haiz moda/ayakkabı tasarımlarının başlıca hususiyetlerinin davalı tarafından birebir taklit edilmek suretiyle ".." markası altında üretilen ürünlerde/ayakkabılarda kullanıldığını, böylece davalıların intihal teşkil eden bu eylemlerinin ... kapsamında işleme hakkı, çoğaltma ve yayma hakkı, eserin umuma arzı hakkı, eser sahibi olarak tanıtılma hakkı, eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkı şeklinde sayılan fikri haklarına tecavüz teşkil ettiğini ve dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54 ve 55. maddeleri uyarınca haksız rekabet yarattığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, davacıların eser niteliğine haiz tasarımları üzerindeki fikri haklarına karşı yapılan tecavüzlerin ve haksız rekabet yaratan eylemlerinin ref ve men'ine, davalı şirket tarafından ".." markası altında üretilen ürünlerin imalatının veya satışa arz etmelerinin, ihracatlarının, ithalatlarının ve her türlü kullanımlarının önlenmesine, söz konusu ürünlerin bulundukları yerlerden toplatılmasına, elkonulmasına ve imhasına, müvekkillerinin haksız rekabet sonucu meydana gelen zararları nedeni ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek «avans faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline, verilen kararın ülke genelinde yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defaya mahsus olarak «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… rak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla FSEK kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin reddine, bu tasarımların TTK'nın «haksız rekabet» hükümleri kapsamında korunabileceği, davalının "..." markası adı altında satışa sunduğu ürünlerin davacıya ait "..., ... strass, .............................. modelleri ile birebir aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların TTK'nın 55/1-a kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla haksız rekabetin tespitine, men'ine ve ref'ine, «maddi tazminat» talebi yönünden tam bir zarar hesabının yapılmasının mümkün olmadığı farazi değerlendirmeler üzerinden yapılan tazminat hesaplamasının hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla dosya kapsamı ve kullanım durumu dikkate alınarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak takdiren 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yine manevi tazminat yönünden izahı yapılan mevzuat kapsamında şartların oluştuğuna kanaat getirilmekle haksız rekabetin niteliği, davalının eyleminin ağırlığı ile dosya kapsamı itibariyle hak ve nasafet uygun düştüğü anlaşılan manevi tazminat talebinin tümden kabulüne 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
Davacı tarafça, davacıya ait tescilsiz ayakkabı tasarımlarının davalı tarafından aynen taklit edilerek piyasaya sürüldüğü iddiası ile «haksız rekabetin» tespiti, men’i, ref’i, maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle haksız rekabetin tespitine, davalının, davacının ayakkabıları ile «iltibas» oluşturan ayakkabıları üretim ve satışının önlenmesi ile takdir edilen maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… a, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tasarımının Türkiye'de tescilinin bulunmadığı, güzel sanat eseri olarak da sayılamayacağı, ancak «haksız rekabet» hükümlerine göre korunacağını, taraf ürünlerinin birebir benzerliğine bağlı olarak «iltibas» ve haksız rekabet olgusunun gerçekleştiği, dava konusu ürünlerle ilgili olarak davalının 6.090 TL kâr elde ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının haksız rekabetinin tespiti ile durdurulmasına, 6.090 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davalı şirket tarafından üretilen toplam ayakkabı model sayısı dava konusu modeller ile orantılanmak suretiyle «maddi tazminat» hesabı yapılmışsa da, bu hesaplamada davalı tarafından üretilen modellerin diğer modellerden fiyat ve kalite farkının olup olmadığı Yargıtay denetimine de elverişl …
O halde, mahkemece, «uyuşmazlık konusu» ayakkabı modellerinin nitelik ve özellikleri de gözetilerek bulunacak piyasa rayici üzerinden yapılacak hesaplama sonucu davalı tarafça dava konusu modellerden elde edilen net kazancın belirlenmesi, bu şekilde belirleme yapılmasının mümkün olmaması halinde ise dava konusu ayakkabı modellerinin belirlenecek olan nitelikleri gözetilerek mahkemece TBK'nın 50'nci maddesi uyarınca «hakkaniyete» uygun bir «maddi tazminatın» ve buna bağlı olarak da manevi tazminatın belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · uyuşmazlık konusu · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaO halde, mahkemece, «uyuşmazlık konusu» ayakkabı modellerinin nitelik ve özellikleri de gözetilerek bulunacak piyasa rayici üzerinden yapılacak hesaplama sonucu davalı tarafça dava konusu modellerden elde edilen net kazancın belirlenmesi, bu şekilde belirleme yapılmasının mümkün olmaması halinde ise dava konusu ayakkabı modellerinin belirlenecek olan nitelikleri gözetilerek mahkemece TBK'nın 50'nci maddesi uyarınca «hakkaniyete» uygun bir «maddi tazminatın» ve buna bağlı olarak da manevi tazminatın belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12771 E. 2014/17312 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7426 E. 2022/3768 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… rlanan, tüm dünya ülkelerinde piyasaya sunulduktan sonra üne ve başarıya kavuşan eser niteliğine haiz ürün ve modellerin tasarımları aynen taklit edilmek sureti ile «iltibas» yaratılarak "..." markası ile üretilen ürünlerin, Şişli, Beyoğlu, Nişantaşı mağazaları başta olmak üzere bir çok mağazasında satışa sunduğunu ve haksız kazanç elde ettiğini, davacıya ait eser niteliğine haiz olan tasarımları üzerindeki eserden faydalanma haklarına tecavüz ettiği ve dolayısı ile davacı şirketin markasına ve ürünlerinin ticari imajına tecavüzde bulunduğunu, «haksız rekabet» yarattığını, davacılara ait FSEK kapsamında eser niteliğine haiz moda/ayakkabı tasarımlarının başlıca hususiyetlerinin davalı tarafından birebir taklit edilmek suretiyle ".." markası altında üretilen ürünlerde/ayakkabılarda kullanıldığını, böylece davalıların intihal teşkil eden bu eylemlerinin ... kapsamında işleme hakkı, çoğaltma ve yayma hakkı, eserin umuma arzı hakkı, eser sahibi olarak tanıtılma hakkı, eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkı şeklinde sayılan fikri haklarına tecavüz teşkil ettiğini ve dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54 ve 55. maddeleri uyarınca haksız rekabet yarattığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, davacıların eser niteliğine haiz tasarımları üzerindeki fikri haklarına karşı yapılan tecavüzlerin ve haksız rekabet yaratan eylemlerinin ref ve men'ine, davalı şirket tarafından ".." markası altında üretilen ürünlerin imalatının veya satışa arz etmelerinin, ihracatlarının, ithalatlarının ve her türlü kullanımlarının önlenmesine, söz konusu ürünlerin bulundukları yerlerden toplatılmasına, elkonulmasına ve imhasına, müvekkillerinin haksız rekabet sonucu meydana gelen zararları nedeni ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek «avans faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline, verilen kararın ülke genelinde yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defaya mahsus olarak «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafça, davacıya ait tescilsiz ayakkabı tasarımlarının davalı tarafından aynen taklit edilerek piyasaya sürüldüğü iddiası ile «haksız rekabetin» tespiti, men’i, ref’i, maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle haksız rekabetin tespitine, davalının, davacının ayakkabıları ile «iltibas» oluşturan ayakkabıları üretim ve satışının önlenmesi ile takdir edilen maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, «tescilsiz tasarıma» konu davacı mallarının bir başkasınca üretilmiş ve piyasaya sunulmuş olması halinde, sadece tasarımın orijinal, davacı ile özdeşleşmiş ve büyük emek ve çabalarla tanıtılmış olması, bu davranışın «haksız rekabet» olarak nitelendirilmesine yeterli olmayıp, ayrıca onu üreten işletmeler arasında, «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde karıştırılma («iltibas») ihtimaline de yol açılması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, telif haklarına tecavüzün tespit ve önlenmesine ilişkin talebin reddine, «haksız rekabetin» tespitine, davalının, davacının ayakkabıları ile «iltibas» oluşturan ayakkabıları üretim ve satışının önlenmesine, 15.000,00 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsil …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/6417 E. , 2025/4942 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/99 Esas, 2024/1465 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/257 E., 2019/229 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in moda ve tasarım sektöründe özellikle tasarladığı orijinal ayakkabı modelleri ile dünyaca tanınan bir tasarımcı olduğunu, kırmızı tabanları ile bilinen ayakkabı tasarımlarının moda dünyasının en ünlü simgelerinden biri haline geldiğini, müvekkili ... tarafından 2009-2015 yılları arasında tasarlanan ayakkabı modelleri ve aynı yıllarda diğer davacı ... Louboutin SAS tarafından ... ana markası ve "..", ".. ..", "..", "..", "...", "..", ".. ...", ".. ... .. Mıx", ".." ticari isimleri ile birlikte üretim, dünya çapında satış ve piyasaya arzına başlandığını, müvekkili ... tarafından tasarlanan ayakkabıların/moda tasarımlarının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) madde 1/B ve 4.
maddeleri uyarınca sahibinin hususiyetini taşıyan, estetik değere sahip güzel sanat eseri olduğunu, dava konusunu teşkil eden "...", "... Strass", "...", "...", "Patınana", "Salopatına", "... ...", "Rollıng Spıkes ... ...", ".." modellerinin tasarımlarının da eser niteliğine haiz olup FSEK'in 8. maddesi gereği bu eserler üzerindeki tüm mali ve manevi hakların eserleri meydana getiren/eserlerin yaratıcısı olan davacı ...'e ait olduğunu, davalı şirketin davacılar tarafından büyük emek ve yatırımlar yapılarak hazırlanan, tüm dünya ülkelerinde piyasaya sunulduktan sonra üne ve başarıya kavuşan eser niteliğine haiz ürün ve modellerin tasarımları aynen taklit edilmek sureti ile iltibas yaratılarak "..." markası ile üretilen ürünlerin, Şişli, Beyoğlu, Nişantaşı mağazaları başta olmak üzere bir çok mağazasında satışa sunduğunu ve haksız kazanç elde ettiğini, davacıya ait eser niteliğine haiz olan tasarımları üzerindeki eserden faydalanma haklarına tecavüz ettiği ve dolayısı ile davacı şirketin markasına ve ürünlerinin ticari imajına tecavüzde bulunduğunu, haksız rekabet yarattığını, davacılara ait FSEK kapsamında eser niteliğine haiz moda/ayakkabı tasarımlarının başlıca hususiyetlerinin davalı tarafından birebir taklit edilmek suretiyle ".." markası altında üretilen ürünlerde/ayakkabılarda kullanıldığını, böylece davalıların intihal teşkil eden bu eylemlerinin ...
kapsamında işleme hakkı, çoğaltma ve yayma hakkı, eserin umuma arzı hakkı, eser sahibi olarak tanıtılma hakkı, eserde değişiklik yapılmasını önleme hakkı şeklinde sayılan fikri haklarına tecavüz teşkil ettiğini ve dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54 ve 55. maddeleri uyarınca haksız rekabet yarattığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, davacıların eser niteliğine haiz tasarımları üzerindeki fikri haklarına karşı yapılan tecavüzlerin ve haksız rekabet yaratan eylemlerinin ref ve men'ine, davalı şirket tarafından ".." markası altında üretilen ürünlerin imalatının veya satışa arz etmelerinin, ihracatlarının, ithalatlarının ve her türlü kullanımlarının önlenmesine, söz konusu ürünlerin bulundukları yerlerden toplatılmasına, elkonulmasına ve imhasına, müvekkillerinin haksız rekabet sonucu meydana gelen zararları nedeni ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, verilen kararın ülke genelinde yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defaya mahsus olarak ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı davaya konu ayakkabı modellerinin FSEK kapsamında eser niteliğinin bulunduğu iddiasıyla esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i talebiyle davasını açmış ise de davacıya ait tescilsiz ayakkabı tasarımlarının güzel sanat eseri olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla FSEK kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin reddine, bu tasarımların TTK'nın haksız rekabet hükümleri kapsamında korunabileceği, davalının "..." markası adı altında satışa sunduğu ürünlerin davacıya ait "..., ... strass, .............................. modelleri ile birebir aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların TTK'nın 55/1-a kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla haksız rekabetin tespitine, men'ine ve ref'ine, maddi tazminat talebi yönünden tam bir zarar hesabının yapılmasının mümkün olmadığı farazi değerlendirmeler üzerinden yapılan tazminat hesaplamasının hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla dosya kapsamı ve kullanım durumu dikkate alınarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50.
maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak takdiren 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yine manevi tazminat yönünden izahı yapılan mevzuat kapsamında şartların oluştuğuna kanaat getirilmekle haksız rekabetin niteliği, davalının eyleminin ağırlığı ile dosya kapsamı itibariyle hak ve nasafet uygun düştüğü anlaşılan manevi tazminat talebinin tümden kabulüne 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine ve hüküm özetinin ilanına karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, esere vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men ve ref'i, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Davacı tarafça, davacıya ait tescilsiz ayakkabı tasarımlarının davalı tarafından aynen taklit edilerek piyasaya sürüldüğü iddiası ile haksız rekabetin tespiti, men’i, ref’i, maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle haksız rekabetin tespitine, davalının, davacının ayakkabıları ile iltibas oluşturan ayakkabıları üretim ve satışının önlenmesi ile takdir edilen maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 54. maddesinde "Haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmü düzenlenmiş, aynı Yasa’nın 55/1-a-4 maddesinde haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" olarak düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK’nın anılan bende ilişkin madde gerekçesinde ise yeni düzenlemenin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 57/5 maddesindeki düzenleme ile özdeş olduğu, lafızda farklılık bulunduğu, önceki kanun dönemindeki öğreti ve uygulamanın feda edilmemesi gerektiği, “karıştırılma” kavramının dış görünüş (tanıtım, takdim-görsellik) ve duyuruş (ses yönünden benzerlik) bağlamında düzenlendiği, iç benzerlikten kaynaklanan karıştırılmayı kapsamadığı belirtilmiştir.
Öte yandan, dava tarihi itibariyle somut olayda uygulanma yeri olmamakla birlikte tescilsiz tasarımlar yönünden, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 55/4, 56/4-5, 59/2 ve 69/2 maddelerinde getirilen yeni düzenlemeyle, ilk defa Türkiye’de kamuya sunulmuş olması, mutlak anlamda yeni ve ayırt edici olması koşuluyla, sadece üç yıl için koruma getirilmiştir. Söz konusu şartları taşıyan tescilsiz tasarımlara da tescilli tasarımlar gibi SMK hükümlerine göre koruma sağlanacaktır.
Kanun madde gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşleşmesi, öte yandan taklidini üretenlerce, işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması, diğer bir anlatımla hedef tüketici kitlesinin bakış açısına göre, orijinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari, ekonomik ya da işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabilecektir.
Bunun dışında, orijinal tescilli tasarımlar için bile her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla yirmi beş yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği kabul edildiği halde, haksız rekabet hükümlerinden ve emeğin korunması ilkesinden hareketle sırf orijinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara daha fazla hak bahşedildiği de iddia edilemez (... .. ..., Tasarımların Haksız Rekabet Hükümleri Çerçevesinde Korunması Artık Söz Konusu Değildir, Türkan Rado’ya Armağan, Oniki Levha, İst-2020, s. 313-317).
Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde, herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmesini sağlamak suretiyle bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst ve bozulmamış rekabetin varlığı, piyasa katılımcılarının (tüketiciler, tacirler, rakipler) yanında, bireysel rekabet düzeninin korunmasını da gerektirir. Tacirlerin korunması ilkesi çerçevesinde koruma unsurlarından biri de emeğin ve yatırımların korunması olmakla birlikte, fikri mülkiyet hakları özelinde, bütün dünyada ve ülkemizde geçerli olan tescile bağlı ve süreyle sınırlı koruma ilkelerinin de göz ardı edilmemesi gerekir. Bu çerçevesinde, haksız rekabet hükümlerine dayanılarak anılan ilkeleri geçersiz kılacak veya zedeleyecek yorumlardan dikkatle kaçınılmalı ve bu noktada haksız rekabet hükümleri dar yorumlanmalı, konuya ilişkin özel hükümlerin ötesinde, mal veya hizmetlerle ilgili olarak tekel yaratılmamalı, ekonominin sağlıklı şeklide işlemesi için serbest rekabet ortamı özenle korunmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, tescilsiz tasarıma konu davacı mallarının bir başkasınca üretilmiş ve piyasaya sunulmuş olması halinde, sadece tasarımın orijinal, davacı ile özdeşleşmiş ve büyük emek ve çabalarla tanıtılmış olması, bu davranışın haksız rekabet olarak nitelendirilmesine yeterli olmayıp, ayrıca onu üreten işletmeler arasında, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimaline de yol açılması gerekir.
O halde Mahkemece, Dairemizin 21.03.2008 tarih ve 1816/3687 sayılı "Prizmatik Modüler Su Depoları" kararı ile yine Dairemizin 18.10.2018 tarih ve 2016/10703 E., 2018/6467 K. sayılı USB kararında zikredilen ilkelere uygun olarak, davaya konu tescilsiz tasarıma konu ayakkabıların davacı şirketle özdeşleşecek bir ürün haline gelerek, işletmesel kökene işaret eden bir ayırt edici işaret haline dönüşüp dönüşmediği tartışılmaksızın, dönüşmüş olsa bile davalı tarafın üretmiş olduğu ayakkabılarda, davacının kullandığı “...” markasından oldukça farklı ‘’....’’ ibaresini kullanılmak suretiyle her iki tarafa ait ürünler arasında işletmesel köken itibariyle karıştırılma (iltibas) ihtimalini önleyecek tedbirleri aldığı dikkate alınmaksızın somut olayda haksız rekabetin oluştuğunun kabulü doğru olmamış ve hükmün bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.07.2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkemece usul ve yasaya uygun olarak delillerin tartışılıp değerlendirildiğinin anlaşılmasına göre; kararın onanması gerektiğini düşündüğümüzden aksi yöndeki Sayın çoğunluğunun bozma gerekçesine katılmıyoruz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1178055800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz