Sulh protokolü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6772 E. 2025/4943 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh protokolü↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ tescilsiz tasarım↗ mükerrerlik↗ infaz↗ üçüncü kişi↗ dürüstlük kuralı↗ tbk 99↗ marka hakkına tecavüz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ protokol↗ taşıyıcı↗ limited şirket↗ sulh↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ dahili dava↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/402 E., 2021/59 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalılar ... ... Ayakkabı Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ve ... Pazarlama ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 2015 yılı Aralık ayında ... ve şubelerinin, müvekkilinin tanınmış “...” markasını taşıyan ürünleri ve müvekkilin birebir aynı ürünlerini sattığının tespit edildiğini, müvekkiline ait ............ ve Kırmızı Tabanlı ayakkabıların internet ve mağazalarında satıldığının bilirkişi raporu ile belirlendiğini, ...’in dünyanın en tanınmış ayakkabı tasarımcısı olduğunu, Paris Sözleşmesine göre “tanınmış marka” statüsünde Türkiye'deki ilgili yasalar gereğince yasal haklarının bulunduğunu, Fransa'da ... tescil numarası ile ... tescilinin sağlandığını, halk nezdinde oluşan algı bakımından kırmızı tabanlı ayakkabıların ticari kaynak göstergesi olarak algılandığı vurgusu ile tescillendiğini, “...” markasının dünya çapında tanınmış marka statüsü taşıdığını, Bern Sözleşmesi kapsamında güzel sanatlar eseri statüsünden doğan telif hakları kapsamında da korunduğunu ileri sürerek davaya konu ihlalleri teşkil eden fiillerin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ihlale konu ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, ürünlere el konularak toplatılmasına, imhasına, kalıplara el konulmasına, 175.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın, “...” markasının ihlalinden oluşan zarar için de 30.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davacı ... tarafından dosyaya delil olarak sunulan müvekkilleri şirketlerce satışa sunulduğu iddia edilen tüm ürünlerin, hangi davalının hangi mağazasında satışının gerçekleştirildiğini ve satışın gerçekleştiği bilgisine nasıl ulaşıldığının davacı tarafından açıklanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davalıların satışa sunduğu ürünlerin davacıya ait “Catalou”, “Catalou Oxford”, “Mayerline”, “Pine Spike”, “Pensamoi”, “Hot Chick” adlı ayakkabı modelleri ile “Pigale Clutch” adlı çanta modellerinin ve davacıya ait “...” markasına benzer/ aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların tanınmış marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, menine ve ref'ine, bu kapsamda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, el konularak imhasına, ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara (sadece bu modellerin üretimine yarayan) el konulması ve imhasına, infazda 08.06.2018 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına, hüküm eki sayılmasına, davacının davaya konu modellerin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin reddine, davacının mülga 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66-b hükmü kapsamındaki maddi tazminat talebinin kabulü ile 175.000,00 TL’nin (davalı ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti. yönünden 50.000,00 TL ile sınırlı ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, davacının itibar tazminatı kapsamındaki maddi tazminat talebinin kabulü ile; 30.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’den alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile; 15.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’den alınarak davacıya ödenmesine, davacının 12.01.2018 tarihli sulh protokolü ile davalı ... Ayakkabıcılık Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. (eski unvanı ... Ayakkabıcılık Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.) ile sulh olduğu anlaşılmakla bu davalı yönelik açılan dava yönünden esas hakkında hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile FSEK’te eser sayılabilmenin sübjektif ve objektif unsurları dışında, ek olarak “estetik değere sahip olma" unsurunun da arandığı, ayrıca FSEK'in 4/4 hükmüne göre, el işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımlarının hususiyet taşımaları ve ayrıca estetik değeri taşıması koşuluyla güzel sanat eseri olarak da korunacağı, somut olayda ayakkabı modellerinin moda tasarımı kapsamında değerlendirilerek eser vasfını taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacının tasarımlarının Türkiye'de tescilli olmadıkları, moda trendleri bir fikir olduğundan ve fikir üzerinden tekel haklar sağlanması mümkün olmadığından trendlerin kendisinin korumadan yararlanamayacağı, ayakkabıların belli bir modaya bağlı olarak ince veya kalın topuklu olması, bağcıklı olup olmaması, açık kapalı olması veya süslemeler taşımasının genel bir konsept mahiyeti taşıdığı, konseptin de fikir olarak korunamayacağı, estetik olmasının, yani göze hoş görünmesinin tek başına ürüne eser vasfı vermeye yetmeyeceği, yenilikle orijinallığın aynı şey olmadığı, eserin bütünü ile orijinal olması ve benzerlerinden ayrılması, bu benzerliği de ona tasarlayıcısının kazandırmış olması gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında da bu özelliklerin eser kapsamında değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği, bilirkişi raporlarında ayakkabıların hususiyet taşımadığı, moda tasarımı olduğu tespit edilmiş olmakla bu talep yönünden davanın reddi kararının dosya kapsamına uygun olduğu, davacının ... markasının Türkiye'de tescilli olmadığı, Fransa’da INPI nezdinde, 3869370 sayı ile 25. sınıfta yüksek topuklu ayakkabı olarak Avrupa Birliği Markası olarak tescilli olduğu 556 sayılı KHK’nın 3 ve 4. maddeleri gereği ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar nedeniyle markanın ülkemizde de korunacağı, davaya konu markanın uygulandığı tescilsiz tasarıma konu ayakkabıların davacı şirketle özdeşleştiği, ayırt edicilik kazandığı, ... şekil markasının ülkemiz dahil geniş bir coğrafyada bilindiği, davacı ile özdeşleştiği, davalı ürettiği ayakkabılar üzerinde kendi markasını kullanmış ise de, tarafların aynı alanda ticari faaliyet yürüttüğü, davacıya ait ürünlerin ülkemizde satışa sunulduğu, davalının davacıya ait tanınmış marka ve tescilsiz tasarımlardan haberdar olmamasının mümkün olmadığı, buna rağmen davalı tarafça davacıya ait ... markasını tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde ayakkabı emtiası üzerinde kullanmak suretiyle iltibasa yol açtığı, bu durumun 556 sayılı KHK’nın 9/1-c hükmü kapsamında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, yine davacıya ait diğer tescilsiz, Cataclou Oxford, Mayerling, Pensamoi, Hot Chick, Pina Spike, Pigale Clutch isimli ayakkabı ve el çantası tasarımları ile aynı şekil, doku ve aksesuarlara sahip şekilde ... tarafından bire bir benzer olarak, üretildikleri, tasarımların tüketicisi tarafından karıştırılmaya sebebiyet verecek kadar benzer niteliklere sahip olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davacıya tescilsiz tasarımların ayırt edilemeyecek benzerinin satışa sunulmasının da haksız rekabet oluşturduğu, hükmedilecek tazminatın markayı kullanmak yolu ile elde ettiği net kazanç yani kâr üzerinden hesaplanması gerektiği, ancak davalı yanın ihlal oluşturan fiilleri ile elde ettiği kazancın tam olarak tespiti mümkün olmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50 ve 51. maddelerine göre, mahkemece takdir edildiği, ihlale konu ürünlerin alış faturasının 2015 yılı olduğu dikkate alındığında, ihlalin niteliği, süresi ve boyutuna göre TBK’nın 50. maddesi gereğince hükmedilen tazminatın yüksek olduğu, markanın uygulandığı ürün kalitesine göre düşük kalitede ihlal oluşturan üretim ve piyasaya sunulmasının 556 sayılı KHK’nın 68. maddesine göre, marka hakkına tecavüz eden tarafından markanın kötü veya uygun olmayan bir şekilde kullanımı olacağından itibar tazminatı koşullarının oluştuğu, ancak ihlalin boyutuna göre hüküm altına alınan itibar tazminatı miktarının fazla bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacıların davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’ye yönelik davasının kısmen kabulü ile, davalıların satışa sunduğu ürünlerin davacıya ait “......”, “... ...”, “...........”, “... C...hick” adlı ayakkabı modelleri ile “... ...” adlı çanta modellerinin ve davacıya ait “...” markasına benzer/ aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların tanınmış marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine, bu kapsamda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, el konularak imhasına, ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara (sadece bu modellerin üretimine yarayan) el konulması ve imhasına, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 50.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; (davalı ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti. yönünden 20.000,00 TL ile sınırlı ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’den alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile; 15.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’den alınarak davacıya ödenmesine, davacının itibar tazminatı talebinin kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’den alınarak davacıya ödenmesine, davacının davaya konu modellerin FSEK kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin reddine, davacının 12.01.2018 tarihli sulh protokolü ile davalı ... Ayakkabıcılık Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. (eski unvanı ... Ayakkabıcılık Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.) ile sulh olduğu anlaşılmakla bu davalıya karşı açılan dava yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti) vekili, ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili ile davacılar vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, eserden doğan haklara ve markaya tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi, manevi ve itibar tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Uyuşmazlık, Türkiye'de tescilli olmayan ancak Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış olan markanın dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga sayılı KHK'nın 62 ve devamı maddelerinde öngörülen hukuk davaları ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54 ve devamı maddeleri uyarınca açılan haksız rekabet davası ile korunup korunamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin tasarımcısı ...'nin dünyanın en tanınmış ayakkabı tasarımcısı olduğunu, ... markasının Paris Sözleşmesine göre “tanınmış marka” statüsünde olduğundan Türkiye'deki ilgili yasalar gereğince yasal haklarının bulunduğunu ve ayrıca ... ürünlerinin güzel sanat eseri niteliği taşıdığını ileri sürerek eserden doğan hakkına ve markaya tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi, manevi ve itibar tazminatı talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davalının ürünlerinin davacıya ait "..." markasına benzer/ aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların tanınmış marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, ancak davacının davaya konu modellerinin FSEK kapsamında eser niteliği bulunmadığından eser hakkına tecavüzün tespiti, meni ve refi istemlerine ilişkin talebin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmaları üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen maddi, manevi ve itibar tazminat miktarlarının fazla olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle yukarıda yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından davacının markasının Türkiye'de tescilli olmadığı, Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış bir marka olduğu anlaşılmıaktadır. Markaların Korunmasına yönelik mülga 556 sayılı KHK'nın 1. maddesinde, Kanun Hükmünde Kararnamenin amacının usule uygun olarak tescil edilen markaların korunmasının sağlanması olduğu belirtilmiştir. Diğer bir ifadeyle, kural olarak marka hakkının korunması tescil ile başladığı ve bu kuralın bir istinası mülga 556 sayılı KHK'nın7/1-ı hükmünde düzenlenmiş olup bu hükme göre sahibi tarafından izin verilmeyen Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesine göre tanınmış markaların marka tescilinde mutlak ret nedeni olarak kabul edilmiş olmasıdır.
Bu hükümle Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış markalar, marka tescil başvurularında mutlak ret nedeni olarak düzenlendiğinden, tescil edilmiş markaların hükümsüzlüğü için açılan davalarda da mülga 556 sayılı KHK'nın 42. maddesi uyarınca hükümsüzlük sebebi olarak sayılmıştır. Bu durumda Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış markalar, Türkiye'de marka tescil başvurularına karşı ret nedeni olarak ve markanın hükümsüzlüğü davası ile korunmaktadır.
Marka hakkına tecavüz olarak sayılan fiillerin düzenlendiği mülga 556 sayılı KHK'nın 61. maddesi hükmü ile marka tescilinden doğan haklara ilişkin aynı KHK'nın 9. maddesine göre Türkiye'de tescil edilmiş markaların hak sahiplerinin izni olmadan kullanılması söz konusu olduğu durumda marka hakkına tecavüz oluştuğu kabul edilmektedir. Mülga 556 sayılı KHK'nın 62. maddesinde ise marka hakkı sahibinin bu maddede belirtilen taleplerle açacağı hukuk davası ile ileri sürebileceği talepler düzenlenmiştir. Marka hakkının ihlali halinde markanın mülga 556 sayılı KHK'da düzenlenen hukuk davalarıyla korunabilmesi için markanın Türkiye'de tescil edilmiş olmasına bağlıdır. Bir başka deyişle, Türkiye'de tescil edilmemiş bir markaya yönelik tecavüz fiilleri nedeniyle mülga 556 sayılı KHK'nın 62. maddesinde düzenlenen hukuk davalarıyla korunması söz konusu değildir. Bu durumda; ancak şartları varsa Türkiye'de tescil edilmemiş bir markanın genel hükümlerle (TTK'nın haksız rekabet hükümleriyle) korunması söz konusu olabilecektir.
Bu bağlamda, Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış olan bir marka Türkiye'de tescil edilmeden marka hakkına tecavüz fiillerine karşı KHK'da düzenlenen hukuk davalarıyla korunması söz konusu olmamakla birlikte markanın Türkiye'de hak sahibi tarafından tescilsiz kullanılması halinde hak sahibinin izni olmaksızın üçüncü kişi tarafından da kullanılması durumunda, böyle bir kullanım haksız rekabet oluşturabilir. Ancak; bu husus 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde öngörülen haksız rekabet şartlarının bulunmasına bağlıdır. Bilindiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın 54/2 hükmü uyarınca, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerde aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olup haksız rekabet oluşturur. Ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a (1) hükmü uyarınca başkasına ait iş ürünlerinin izinsiz olarak ticari hayatta kullanımı haksız rekabet hallerindendir. Ancak haksız rekabetin oluşabilmesi için kullanımda iltibas şartlarının bulunup bulunmadığının tespiti aranmaktadır.
Somut olayda, davacıya ait Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış "..." şekil markası Türkiye'de tescil edilmemiş olduğundan yukarıdaki açıklamalar ışığında mülga 556 sayılı KHK'nın 62. maddesi hükmü uyarınca tecavüz fiillerine dayalı olarak marka hakkına tecavüzün tespiti, meni, refi ile maddi, manevi ve itibar tazminatı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu talepler yönünden yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Haksız rekabetin tespiti yönünden ise somut olayda; davalının, davacının sahip olduğu ayakkabı ürünlerini görünüm olarak aynı ve/veya benzerini üretmiş olmakla birlikte bu ayakkabıların üzerinde kendine ait tescilli olmayan ''...'' ibareli kelime markasını kullanmak suretiyle söz konusu ürünlerde ayırt ediciliği sağlandığından haksız rekabet için aranan iltibas şartlarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, marka hakkına tecavüz fiillerinin mülga 556 sayılı KHK'da düzenlenen hukuk davaları ile markanın korunması istemi yönünden davacı markasının Türkiye'de tescilli olmaması nedeniyle bu talepler yönünden davanın reddine, yine; davalının, davacıya ait ülkede tescilli olmayan şekil markasının benzerini oluşturacak şekilde ayakkabı üretip ancak, üzerinde kendi markasını koymak suretiyle ayırt ediciliği sağlandığından haksız rekabete ilişkin iltibas şartı oluşmadığı gözetilerek bu talepler bakımından da davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Endüstriyel Tasarım Hakkı / Haksız Rekabet / Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8493 E. 2016/3399 K.
Ortak:maddi tazminat · haksız rekabet · avans faizi · iltibas
İncelediğiniz kararda… ick” adlı ayakkabı modelleri ile “... ...” adlı çanta modellerinin ve davacıya ait “...” markasına benzer/ aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların tanınmış «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine, bu kapsamda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, el konularak imhasına, ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara (sadece bu modellerin üretimine yarayan) el konulması ve imhasına, davacının «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile; 50.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte; (davalı ...
… dlı ayakkabı modelleri ile “Pigale Clutch” adlı çanta modellerinin ve davacıya ait “...” markasına benzer/ aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların tanınmış «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, menine ve ref'ine, bu kapsamda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, el konularak imhasına, ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara (sadece bu modellerin üretimine yarayan) el konulması ve imhasına, «infazda» 08.06.2018 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına, hüküm eki sayılmasına, davacının davaya konu modellerin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin reddine, davacının mülga 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66-b hükmü kapsamındaki «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 175.000,00 TL’nin (davalı ...
Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, davacının itibar tazminatı kapsamındaki «maddi tazminat» talebinin kabulü ile; 30.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ...
Benzer bu kararda… a, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tasarımının Türkiye'de tescilinin bulunmadığı, güzel sanat eseri olarak da sayılamayacağı, ancak «haksız rekabet» hükümlerine göre korunacağını, taraf ürünlerinin birebir benzerliğine bağlı olarak «iltibas» ve haksız rekabet olgusunun gerçekleştiği, dava konusu ürünlerle ilgili olarak davalının 6.090 TL kâr elde ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının haksız rekabetinin tespiti ile durdurulmasına, 6.090 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davalı şirket tarafından üretilen toplam ayakkabı model sayısı dava konusu modeller ile orantılanmak suretiyle «maddi tazminat» hesabı yapılmışsa da, bu hesaplamada davalı tarafından üretilen modellerin diğer modellerden fiyat ve kalite farkının olup olmadığı Yargıtay denetimine de elverişl …
O halde, mahkemece, «uyuşmazlık konusu» ayakkabı modellerinin nitelik ve özellikleri de gözetilerek bulunacak piyasa rayici üzerinden yapılacak hesaplama sonucu davalı tarafça dava konusu modellerden elde edilen net kazancın belirlenmesi, bu şekilde belirleme yapılmasının mümkün olmaması halinde ise dava konusu ayakkabı modellerinin belirlenecek olan nitelikleri gözetilerek mahkemece TBK'nın 50'nci maddesi uyarınca «hakkaniyete» uygun bir «maddi tazminatın» ve buna bağlı olarak da manevi tazminatın belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · uyuşmazlık konusu · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaO halde, mahkemece, «uyuşmazlık konusu» ayakkabı modellerinin nitelik ve özellikleri de gözetilerek bulunacak piyasa rayici üzerinden yapılacak hesaplama sonucu davalı tarafça dava konusu modellerden elde edilen net kazancın belirlenmesi, bu şekilde belirleme yapılmasının mümkün olmaması halinde ise dava konusu ayakkabı modellerinin belirlenecek olan nitelikleri gözetilerek mahkemece TBK'nın 50'nci maddesi uyarınca «hakkaniyete» uygun bir «maddi tazminatın» ve buna bağlı olarak da manevi tazminatın belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12771 E. 2014/17312 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7426 E. 2022/3768 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… estetik değeri taşıması koşuluyla güzel sanat eseri olarak da korunacağı, somut olayda ayakkabı modellerinin moda tasarımı kapsamında değerlendirilerek eser vasfını «taşıyıp» taşımadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacının tasarımlarının Türkiye'de tescilli olmadıkları, moda trendleri bir fikir olduğundan ve fikir üzerinden tekel haklar sağlanması mümkün olmadığından trendlerin kendisinin korumadan yararlanamayacağı, ayakkabıların belli bir modaya bağlı olarak ince veya kalın topuklu olması, bağcıklı olup olmaması, açık kapalı olması veya süslemeler taşımasının genel bir konsept mahiyeti taşıdığı, konseptin de fikir olarak korunamayacağı, estetik olmasının, yani göze hoş görünmesinin tek başına ürüne eser vasfı vermeye yetmeyeceği, yenilikle orijinallığın aynı şey olmadığı, eserin bütünü ile orijinal olması ve benzerlerinden ayrılması, bu benzerliği de ona tasarlayıcısının kazandırmış olması gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında da bu özelliklerin eser kapsamında değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği, bilirkişi raporlarında ayakkabıların hususiyet taşımadığı, moda tasarımı olduğu tespit edilmiş olmakla bu talep yönünden davanın reddi kararının dosya kapsamına uygun olduğu, davacının ... markasının Türkiye'de tescilli olmadığı, Fransa’da INPI nezdinde, 3869370 sayı ile 25. sınıfta yüksek topuklu ayakkabı olarak Avrupa Birliği Markası olarak tescilli olduğu 556 sayılı KHK’nın 3 ve 4. maddeleri gereği ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar nedeniyle markanın ülkemizde de korunacağı, davaya konu markanın uygulandığı «tescilsiz tasarıma» konu ayakkabıların davacı şirketle özdeşleştiği, «ayırt edicilik» kazandığı, ... şekil markasının ülkemiz «dahil» geniş bir coğrafyada bilindiği, davacı ile özdeşleştiği, davalı ürettiği ayakkabılar üzerinde kendi markasını kullanmış ise de, tarafların aynı alanda ticari faaliyet yürüttüğü, davacıya ait ürünlerin ülkemizde satışa sunulduğu, davalının davacıya ait tanınmış marka ve tescilsiz tasarımlardan haberdar olmamasının mümkün olmadığı, buna rağmen davalı tarafça davacıya ait ... markasını tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde ayakkabı emtiası üzerinde kullanmak suretiyle «iltibasa» yol açtığı, bu durumun 556 sayılı KHK’nın 9/1-c hükmü kapsamında «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, yine davacıya ait diğer tescilsiz, Cataclou Oxford, Mayerling, Pensamoi, Hot Chick, Pina Spike, Pigale Clutch isimli ayakkabı ve el çantası tasarımları ile aynı şekil, doku ve aksesuarlara sahip şekilde ... tarafından bire bir benzer olarak, üretildikleri, tasarımların tüketicisi tarafından karıştırılmaya sebebiyet verecek kadar benzer niteliklere sahip olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davacıya tescilsiz tasarımların ayırt edilemeyecek benzerinin satışa sunulmasının da haksız rekabet oluşturduğu, hükmedilecek tazminatın markayı kullanmak yolu ile elde ettiği net kazanç yani kâr üzerinden hesaplanması gerektiği, ancak davalı yanın ihlal oluşturan fiilleri ile elde ettiği kazancın tam olarak tespiti mümkün olmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50 ve 51. maddelerine göre, mahkemece takdir edildiği, ihlale konu ürünlerin alış faturasının 2015 yılı olduğu dikkate alındığında, ihlalin niteliği, süresi ve boyutuna göre TBK’nın 50. maddesi gereğince hükmedilen tazminatın yüksek olduğu, markanın uygulandığı ürün kalitesine göre düşük kalitede ihlal oluşturan üretim ve piyasaya sunulmasının 556 sayılı KHK’nın 68. maddesine göre, marka hakkına tecavüz eden tarafından markanın kötü veya uygun olmayan bir şekilde kullanımı olacağından itibar tazminatı koşullarının oluştuğu, ancak ihlalin boyutuna göre hüküm altına alınan itibar tazminatı miktarının fazla bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davacıların davalılar ...
… dlı ayakkabı modelleri ile “Pigale Clutch” adlı çanta modellerinin ve davacıya ait “...” markasına benzer/ aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların tanınmış «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, menine ve ref'ine, bu kapsamda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, el konularak imhasına, ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara (sadece bu modellerin üretimine yarayan) el konulması ve imhasına, «infazda» 08.06.2018 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına, hüküm eki sayılmasına, davacının davaya konu modellerin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin reddine, davacının mülga 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66-b hükmü kapsamındaki «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 175.000,00 TL’nin (davalı ...
… ick” adlı ayakkabı modelleri ile “... ...” adlı çanta modellerinin ve davacıya ait “...” markasına benzer/ aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların tanınmış «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine, bu kapsamda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, el konularak imhasına, ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara (sadece bu modellerin üretimine yarayan) el konulması ve imhasına, davacının «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile; 50.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte; (davalı ...
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, telif haklarına tecavüzün tespit ve önlenmesine ilişkin talebin reddine, «haksız rekabetin» tespitine, davalının, davacının ayakkabıları ile «iltibas» oluşturan ayakkabıları üretim ve satışının önlenmesine, 15.000,00 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsil …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/6772 E. , 2025/4943 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/404 Esas, 2024/1743 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/402 E., 2021/59 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalılar ... ... Ayakkabı Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ve ... Pazarlama ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 2015 yılı Aralık ayında ... ve şubelerinin, müvekkilinin tanınmış “...” markasını taşıyan ürünleri ve müvekkilin birebir aynı ürünlerini sattığının tespit edildiğini, müvekkiline ait ............ ve Kırmızı Tabanlı ayakkabıların internet ve mağazalarında satıldığının bilirkişi raporu ile belirlendiğini, ...’in dünyanın en tanınmış ayakkabı tasarımcısı olduğunu, Paris Sözleşmesine göre “tanınmış marka” statüsünde Türkiye'deki ilgili yasalar gereğince yasal haklarının bulunduğunu, Fransa'da ... tescil numarası ile ... tescilinin sağlandığını, halk nezdinde oluşan algı bakımından kırmızı tabanlı ayakkabıların ticari kaynak göstergesi olarak algılandığı vurgusu ile tescillendiğini, “...” markasının dünya çapında tanınmış marka statüsü taşıdığını, Bern Sözleşmesi kapsamında güzel sanatlar eseri statüsünden doğan telif hakları kapsamında da korunduğunu ileri sürerek davaya konu ihlalleri teşkil eden fiillerin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ihlale konu ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, ürünlere el konularak toplatılmasına, imhasına, kalıplara el konulmasına, 175.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın, “...” markasının ihlalinden oluşan zarar için de 30.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davacı ... tarafından dosyaya delil olarak sunulan müvekkilleri şirketlerce satışa sunulduğu iddia edilen tüm ürünlerin, hangi davalının hangi mağazasında satışının gerçekleştirildiğini ve satışın gerçekleştiği bilgisine nasıl ulaşıldığının davacı tarafından açıklanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davalıların satışa sunduğu ürünlerin davacıya ait “Catalou”, “Catalou Oxford”, “Mayerline”, “Pine Spike”, “Pensamoi”, “Hot Chick” adlı ayakkabı modelleri ile “Pigale Clutch” adlı çanta modellerinin ve davacıya ait “...” markasına benzer/ aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların tanınmış marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, menine ve ref'ine, bu kapsamda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, el konularak imhasına, ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara (sadece bu modellerin üretimine yarayan) el konulması ve imhasına, infazda 08.06.2018 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına, hüküm eki sayılmasına, davacının davaya konu modellerin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin reddine, davacının mülga 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66-b hükmü kapsamındaki maddi tazminat talebinin kabulü ile 175.000,00 TL’nin (davalı ...
Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti. yönünden 50.000,00 TL ile sınırlı ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, davacının itibar tazminatı kapsamındaki maddi tazminat talebinin kabulü ile;
30. 000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’den alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile;
15. 000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’den alınarak davacıya ödenmesine, davacının 12.01.2018 tarihli sulh protokolü ile davalı ... Ayakkabıcılık Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. (eski unvanı ... Ayakkabıcılık Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.) ile sulh olduğu anlaşılmakla bu davalı yönelik açılan dava yönünden esas hakkında hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile FSEK’te eser sayılabilmenin sübjektif ve objektif unsurları dışında, ek olarak “estetik değere sahip olma" unsurunun da arandığı, ayrıca FSEK'in 4/4 hükmüne göre, el işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımlarının hususiyet taşımaları ve ayrıca estetik değeri taşıması koşuluyla güzel sanat eseri olarak da korunacağı, somut olayda ayakkabı modellerinin moda tasarımı kapsamında değerlendirilerek eser vasfını taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacının tasarımlarının Türkiye'de tescilli olmadıkları, moda trendleri bir fikir olduğundan ve fikir üzerinden tekel haklar sağlanması mümkün olmadığından trendlerin kendisinin korumadan yararlanamayacağı, ayakkabıların belli bir modaya bağlı olarak ince veya kalın topuklu olması, bağcıklı olup olmaması, açık kapalı olması veya süslemeler taşımasının genel bir konsept mahiyeti taşıdığı, konseptin de fikir olarak korunamayacağı, estetik olmasının, yani göze hoş görünmesinin tek başına ürüne eser vasfı vermeye yetmeyeceği, yenilikle orijinallığın aynı şey olmadığı, eserin bütünü ile orijinal olması ve benzerlerinden ayrılması, bu benzerliği de ona tasarlayıcısının kazandırmış olması gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında da bu özelliklerin eser kapsamında değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği, bilirkişi raporlarında ayakkabıların hususiyet taşımadığı, moda tasarımı olduğu tespit edilmiş olmakla bu talep yönünden davanın reddi kararının dosya kapsamına uygun olduğu, davacının ...
markasının Türkiye'de tescilli olmadığı, Fransa’da INPI nezdinde, 3869370 sayı ile 25. sınıfta yüksek topuklu ayakkabı olarak Avrupa Birliği Markası olarak tescilli olduğu 556 sayılı KHK’nın 3 ve 4. maddeleri gereği ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar nedeniyle markanın ülkemizde de korunacağı, davaya konu markanın uygulandığı tescilsiz tasarıma konu ayakkabıların davacı şirketle özdeşleştiği, ayırt edicilik kazandığı, ... şekil markasının ülkemiz dahil geniş bir coğrafyada bilindiği, davacı ile özdeşleştiği, davalı ürettiği ayakkabılar üzerinde kendi markasını kullanmış ise de, tarafların aynı alanda ticari faaliyet yürüttüğü, davacıya ait ürünlerin ülkemizde satışa sunulduğu, davalının davacıya ait tanınmış marka ve tescilsiz tasarımlardan haberdar olmamasının mümkün olmadığı, buna rağmen davalı tarafça davacıya ait ...
markasını tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde ayakkabı emtiası üzerinde kullanmak suretiyle iltibasa yol açtığı, bu durumun 556 sayılı KHK’nın 9/1-c hükmü kapsamında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, yine davacıya ait diğer tescilsiz, Cataclou Oxford, Mayerling, Pensamoi, Hot Chick, Pina Spike, Pigale Clutch isimli ayakkabı ve el çantası tasarımları ile aynı şekil, doku ve aksesuarlara sahip şekilde ... tarafından bire bir benzer olarak, üretildikleri, tasarımların tüketicisi tarafından karıştırılmaya sebebiyet verecek kadar benzer niteliklere sahip olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davacıya tescilsiz tasarımların ayırt edilemeyecek benzerinin satışa sunulmasının da haksız rekabet oluşturduğu, hükmedilecek tazminatın markayı kullanmak yolu ile elde ettiği net kazanç yani kâr üzerinden hesaplanması gerektiği, ancak davalı yanın ihlal oluşturan fiilleri ile elde ettiği kazancın tam olarak tespiti mümkün olmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50 ve 51.
maddelerine göre, mahkemece takdir edildiği, ihlale konu ürünlerin alış faturasının 2015 yılı olduğu dikkate alındığında, ihlalin niteliği, süresi ve boyutuna göre TBK’nın 50. maddesi gereğince hükmedilen tazminatın yüksek olduğu, markanın uygulandığı ürün kalitesine göre düşük kalitede ihlal oluşturan üretim ve piyasaya sunulmasının 556 sayılı KHK’nın 68. maddesine göre, marka hakkına tecavüz eden tarafından markanın kötü veya uygun olmayan bir şekilde kullanımı olacağından itibar tazminatı koşullarının oluştuğu, ancak ihlalin boyutuna göre hüküm altına alınan itibar tazminatı miktarının fazla bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacıların davalılar ...
Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’ye yönelik davasının kısmen kabulü ile, davalıların satışa sunduğu ürünlerin davacıya ait “......”, “... ...”, “...........”, “... C...hick” adlı ayakkabı modelleri ile “... ...” adlı çanta modellerinin ve davacıya ait “...” markasına benzer/ aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların tanınmış marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine, bu kapsamda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, el konularak imhasına, ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara (sadece bu modellerin üretimine yarayan) el konulması ve imhasına, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile;
50. 000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; (davalı ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti. yönünden 20.000,00 TL ile sınırlı ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’den alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile;
15. 000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’den alınarak davacıya ödenmesine, davacının itibar tazminatı talebinin kısmen kabulü ile;
10. 000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’den alınarak davacıya ödenmesine, davacının davaya konu modellerin FSEK kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin reddine, davacının 12.01.2018 tarihli sulh protokolü ile davalı ... Ayakkabıcılık Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. (eski unvanı ... Ayakkabıcılık Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.) ile sulh olduğu anlaşılmakla bu davalıya karşı açılan dava yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davalılar ...
Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti) vekili, ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili ile davacılar vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, eserden doğan haklara ve markaya tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi, manevi ve itibar tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Uyuşmazlık, Türkiye'de tescilli olmayan ancak Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış olan markanın dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga sayılı KHK'nın 62 ve devamı maddelerinde öngörülen hukuk davaları ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54 ve devamı maddeleri uyarınca açılan haksız rekabet davası ile korunup korunamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin tasarımcısı ...'nin dünyanın en tanınmış ayakkabı tasarımcısı olduğunu, ... markasının Paris Sözleşmesine göre “tanınmış marka” statüsünde olduğundan Türkiye'deki ilgili yasalar gereğince yasal haklarının bulunduğunu ve ayrıca ... ürünlerinin güzel sanat eseri niteliği taşıdığını ileri sürerek eserden doğan hakkına ve markaya tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi, manevi ve itibar tazminatı talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davalının ürünlerinin davacıya ait "..." markasına benzer/ aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların tanınmış marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, ancak davacının davaya konu modellerinin FSEK kapsamında eser niteliği bulunmadığından eser hakkına tecavüzün tespiti, meni ve refi istemlerine ilişkin talebin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmaları üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen maddi, manevi ve itibar tazminat miktarlarının fazla olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle yukarıda yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından davacının markasının Türkiye'de tescilli olmadığı, Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış bir marka olduğu anlaşılmıaktadır. Markaların Korunmasına yönelik mülga 556 sayılı KHK'nın 1. maddesinde, Kanun Hükmünde Kararnamenin amacının usule uygun olarak tescil edilen markaların korunmasının sağlanması olduğu belirtilmiştir. Diğer bir ifadeyle, kural olarak marka hakkının korunması tescil ile başladığı ve bu kuralın bir istinası mülga 556 sayılı KHK'nın7/1-ı hükmünde düzenlenmiş olup bu hükme göre sahibi tarafından izin verilmeyen Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesine göre tanınmış markaların marka tescilinde mutlak ret nedeni olarak kabul edilmiş olmasıdır.
Bu hükümle Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış markalar, marka tescil başvurularında mutlak ret nedeni olarak düzenlendiğinden, tescil edilmiş markaların hükümsüzlüğü için açılan davalarda da mülga 556 sayılı KHK'nın 42. maddesi uyarınca hükümsüzlük sebebi olarak sayılmıştır. Bu durumda Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış markalar, Türkiye'de marka tescil başvurularına karşı ret nedeni olarak ve markanın hükümsüzlüğü davası ile korunmaktadır.
Marka hakkına tecavüz olarak sayılan fiillerin düzenlendiği mülga 556 sayılı KHK'nın 61. maddesi hükmü ile marka tescilinden doğan haklara ilişkin aynı KHK'nın 9. maddesine göre Türkiye'de tescil edilmiş markaların hak sahiplerinin izni olmadan kullanılması söz konusu olduğu durumda marka hakkına tecavüz oluştuğu kabul edilmektedir. Mülga 556 sayılı KHK'nın 62. maddesinde ise marka hakkı sahibinin bu maddede belirtilen taleplerle açacağı hukuk davası ile ileri sürebileceği talepler düzenlenmiştir. Marka hakkının ihlali halinde markanın mülga 556 sayılı KHK'da düzenlenen hukuk davalarıyla korunabilmesi için markanın Türkiye'de tescil edilmiş olmasına bağlıdır. Bir başka deyişle, Türkiye'de tescil edilmemiş bir markaya yönelik tecavüz fiilleri nedeniyle mülga 556 sayılı KHK'nın 62.
maddesinde düzenlenen hukuk davalarıyla korunması söz konusu değildir. Bu durumda; ancak şartları varsa Türkiye'de tescil edilmemiş bir markanın genel hükümlerle (TTK'nın haksız rekabet hükümleriyle) korunması söz konusu olabilecektir.
Bu bağlamda, Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış olan bir marka Türkiye'de tescil edilmeden marka hakkına tecavüz fiillerine karşı KHK'da düzenlenen hukuk davalarıyla korunması söz konusu olmamakla birlikte markanın Türkiye'de hak sahibi tarafından tescilsiz kullanılması halinde hak sahibinin izni olmaksızın üçüncü kişi tarafından da kullanılması durumunda, böyle bir kullanım haksız rekabet oluşturabilir. Ancak; bu husus 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde öngörülen haksız rekabet şartlarının bulunmasına bağlıdır. Bilindiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın 54/2 hükmü uyarınca, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerde aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olup haksız rekabet oluşturur.
Ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a (1) hükmü uyarınca başkasına ait iş ürünlerinin izinsiz olarak ticari hayatta kullanımı haksız rekabet hallerindendir. Ancak haksız rekabetin oluşabilmesi için kullanımda iltibas şartlarının bulunup bulunmadığının tespiti aranmaktadır.
Somut olayda, davacıya ait Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış "..." şekil markası Türkiye'de tescil edilmemiş olduğundan yukarıdaki açıklamalar ışığında mülga 556 sayılı KHK'nın 62. maddesi hükmü uyarınca tecavüz fiillerine dayalı olarak marka hakkına tecavüzün tespiti, meni, refi ile maddi, manevi ve itibar tazminatı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu talepler yönünden yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Haksız rekabetin tespiti yönünden ise somut olayda; davalının, davacının sahip olduğu ayakkabı ürünlerini görünüm olarak aynı ve/veya benzerini üretmiş olmakla birlikte bu ayakkabıların üzerinde kendine ait tescilli olmayan ''...'' ibareli kelime markasını kullanmak suretiyle söz konusu ürünlerde ayırt ediciliği sağlandığından haksız rekabet için aranan iltibas şartlarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, marka hakkına tecavüz fiillerinin mülga 556 sayılı KHK'da düzenlenen hukuk davaları ile markanın korunması istemi yönünden davacı markasının Türkiye'de tescilli olmaması nedeniyle bu talepler yönünden davanın reddine, yine; davalının, davacıya ait ülkede tescilli olmayan şekil markasının benzerini oluşturacak şekilde ayakkabı üretip ancak, üzerinde kendi markasını koymak suretiyle ayırt ediciliği sağlandığından haksız rekabete ilişkin iltibas şartı oluşmadığı gözetilerek bu talepler bakımından da davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (eski unvanı ..... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.) ile .... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılar ... ... Ayakkabı Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ve ..... Pazarlama ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye iadesine, 07.07.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Tescilli olmayan şekil markasına dayalı olarak davalı tarafından üretilen ayakkabı ürünleri bakımından mahkemece yapılan değerlendirme ile haksız rekabet şartlarının oluştuğu gerekçesiyle haksız rekabetin tespiti, meni ve ref'ine ilişkin verilen kararın yerinde olduğu kanaatinde olduğumuzdan, Dairenin bozma ilamında 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet koşullarının davalı tarafından üretilen ayakkabı ürünleri bakımında oluşmadığı, bu talepler yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1178056600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz