Elbirliği mülkiyeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5176 E. 2025/3751 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
elbirliği mülkiyeti↗ feri müdahale↗ iştirak halinde mülkiyet↗ yönetim kayyımı↗ tereke↗ butlan↗ kayyım↗ olağanüstü genel kurul↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ feri müdahil↗ tespit davası↗ mirasçılık↗ muvafakat↗ limited şirket↗ kâr payı↗ tebligat↗ yetki↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/566 E., 2021/657 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette murislerinden intikal eden miras payı nedeniyle hissedar olduğunu, mirasçılar arasında terekenin taksim edilmemesi nedeniyle tereke malları üzerinde el birliği mülkiyeti bulunduğunu, terekenin halen temsilci vasıtasıyla yönetildiğini, davalı şirkete Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/792 E. sayılı dosyasından ...'ın mirasçıların paylarının intikalini sağlamak üzere ve oluşacak ortaklar kurulu tarafından yeni şirket müdürü seçilene kadar yönetim kayyımı olarak atandığını, kayyım tarafından tereke tespiti davası devam etmesine rağmen 03.02.2021 tarihinde olağanüstü genel kurul yapılması için karar alındığını, 15.06.2021 tarihinde olağanüstü genel kurulun yapıldığını, müvekkilinin toplantıda alınan tüm kararlara muhalefet ettiğini, şirket hisselerinin intikal etmemesi sebebiyle ortak sıfatı olmayan mirasçılara tebligat çıkarılması ve bu mirasçılara tarafından kullanılan oylarla alınan kararların hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait 15.06.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 1-2-3 numaralı kararların ayrı ayrı butlanı veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yapılan 15.06.2021 tarihinde toplantıya şirket ortaklarının yasal mirasçıları, artık pay için temsilci olarak atanan ...'ın katıldığını, kararların yasaya uygun olarak alındığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve feri müdahillerin dava konusu şirkette miras yoluyla hissedar oldukları, mirasen intikal eden hisselerin ölümle birlikte mirasçılara herhangi bir işleme gerek olmaksızın intikal edeceği, genel kurul toplantısına katılan hissedarlar ile artık bir hisse için temsilci olarak tayin edilecek kişinin iştirakiyle alınan kararların mevzuata uygun olduğu, davanın sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket olağanüstü genel kurulunda alınan kararların butlanla malul olduğunun tespiti, aksi halde iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dava, limited şirket olağanüstü genel kurulunda alınan kararların butlanla malul olduğunun tespiti, aksi halde iptali talebine ilişkindir.
Muris ...'un 08.01.2015 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak çocukları ..., ..., ... ve eşi .... kaldığı anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde, terekenin taksim edilmemesi nedeniyle elbirliği mülkiyeti bulunduğunu iddia ederek tereke adına bu davayı açmıştır. Diğer mirasçılar davalı şirket yanında feri müdahale talebinde bulunmuş olup davacı ile birlikte hareket etmedikleri anlaşılmakla, iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre tüm mirasçıların birlikte davayı takip etmesi veya bir kısım mirasçıların davaya muvafakat vermemesi halinde terekeye temsilci tayin edilerek tereke mümessilinin davayı takip etmesi gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 596. madde hükmüne göre davacı ve diğer mirasçıların miras yoluyla iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre murisin hissesine malik oldukları anlaşılmakla, davacıya işbu davada murisin terekesini (önceki pay sahibinin) temsil etmek üzere mümessil tayini konusunda dava açması için ... verilmesi ve davanın atanacak mümessil vasıtası ile görülmesi ya da işbu davanın açılmasına ilişkin yetkinin daha önce miras şirketine tayin edilen mümessilin görevi kapsamında bulunup bulunmadığı belirlenerek, mümessilin görevinde olduğu belirlendiği takdirde daha önce atanan mümessilin davayı takip etmesi veya daha önce tayin edilen mümessile bu dava için yetki verilmesi hususunun düşünülmesi gerekirken bu husus dikkate alınmayarak davacı mirasçı tarafından davaya devam edilmesi doğru olmamış usul bakımından kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8258 E. 2012/10936 K.
Ortak:tereke
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette murislerinden intikal eden miras «payı» nedeniyle hissedar olduğunu, «mirasçılar» arasında terekenin taksim edilmemesi nedeniyle «tereke» malları üzerinde el birliği mülkiyeti bulunduğunu, terekenin halen «temsilci» vasıtasıyla yönetildiğini, davalı şirkete Bakırköy 6.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/792 E. sayılı dosyasından ...'ın «mirasçıların» paylarının intikalini sağlamak üzere ve oluşacak «ortaklar kurulu» tarafından yeni «şirket müdürü» seçilene kadar «yönetim kayyımı» olarak atandığını, kayyım tarafından «tereke» «tespiti davası» devam etmesine rağmen 03.02.2021 tarihinde «olağanüstü genel kurul» yapılması için karar alındığını, 15.06.2021 tarihinde olağanüstü genel kurulun yapıldığını, müvekkilinin toplantıda alınan tüm kararlara muhalefet ettiğini, şirket hisselerinin intikal etmemesi sebebiyle ortak sıfatı olmayan mirasçılara «tebligat» çıkarılması ve bu mirasçılara tarafından kullanılan oylarla alınan kararların hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait 15.06.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 1-2-3 numaralı kararların ayrı ayrı «butlanı» veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, terekenin taksim edilmemesi nedeniyle «elbirliği mülkiyeti» bulunduğunu iddia ederek «tereke» adına bu davayı açmıştır.
Benzer bu karardaBu kez «tereke» mümessili ile davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, «tereke» mümessili ve davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/926 E. 2019/318 K.
Ortak:tereke · temsil
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette murislerinden intikal eden miras «payı» nedeniyle hissedar olduğunu, «mirasçılar» arasında terekenin taksim edilmemesi nedeniyle «tereke» malları üzerinde el birliği mülkiyeti bulunduğunu, terekenin halen «temsilci» vasıtasıyla yönetildiğini, davalı şirkete Bakırköy 6.
Diğer «mirasçılar» davalı şirket yanında «feri müdahale» talebinde bulunmuş olup davacı ile birlikte hareket etmedikleri anlaşılmakla, «iştirak halinde mülkiyet» hükümlerine göre tüm mirasçıların birlikte davayı takip etmesi veya bir kısım mirasçıların davaya «muvafakat» vermemesi halinde terekeye «temsilci» tayin edilerek «tereke» mümessilinin davayı takip etmesi gerekir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/792 E. sayılı dosyasından ...'ın «mirasçıların» paylarının intikalini sağlamak üzere ve oluşacak «ortaklar kurulu» tarafından yeni «şirket müdürü» seçilene kadar «yönetim kayyımı» olarak atandığını, kayyım tarafından «tereke» «tespiti davası» devam etmesine rağmen 03.02.2021 tarihinde «olağanüstü genel kurul» yapılması için karar alındığını, 15.06.2021 tarihinde olağanüstü genel kurulun yapıldığını, müvekkilinin toplantıda alınan tüm kararlara muhalefet ettiğini, şirket hisselerinin intikal etmemesi sebebiyle ortak sıfatı olmayan mirasçılara «tebligat» çıkarılması ve bu mirasçılara tarafından kullanılan oylarla alınan kararların hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait 15.06.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 1-2-3 numaralı kararların ayrı ayrı «butlanı» veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaDavalı ... «tereke temsilcisi» vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... «tereke temsilcisi» vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tereke temsilcisi · tasfiye memuru · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... terekesi «tasfiye memuru» vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı ... «tereke temsilcisi» vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... «tereke temsilcisi» vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5015 E. 2013/3915 K.
Ortak:tereke · mirasçılık · kâr payı
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette murislerinden intikal eden miras «payı» nedeniyle hissedar olduğunu, «mirasçılar» arasında terekenin taksim edilmemesi nedeniyle «tereke» malları üzerinde el birliği mülkiyeti bulunduğunu, terekenin halen «temsilci» vasıtasıyla yönetildiğini, davalı şirkete Bakırköy 6.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/792 E. sayılı dosyasından ...'ın «mirasçıların» paylarının intikalini sağlamak üzere ve oluşacak «ortaklar kurulu» tarafından yeni «şirket müdürü» seçilene kadar «yönetim kayyımı» olarak atandığını, kayyım tarafından «tereke» «tespiti davası» devam etmesine rağmen 03.02.2021 tarihinde «olağanüstü genel kurul» yapılması için karar alındığını, 15.06.2021 tarihinde olağanüstü genel kurulun yapıldığını, müvekkilinin toplantıda alınan tüm kararlara muhalefet ettiğini, şirket hisselerinin intikal etmemesi sebebiyle ortak sıfatı olmayan mirasçılara «tebligat» çıkarılması ve bu mirasçılara tarafından kullanılan oylarla alınan kararların hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait 15.06.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 1-2-3 numaralı kararların ayrı ayrı «butlanı» veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer «mirasçılar» davalı şirket yanında «feri müdahale» talebinde bulunmuş olup davacı ile birlikte hareket etmedikleri anlaşılmakla, «iştirak halinde mülkiyet» hükümlerine göre tüm mirasçıların birlikte davayı takip etmesi veya bir kısım mirasçıların davaya «muvafakat» vermemesi halinde terekeye «temsilci» tayin edilerek «tereke» mümessilinin davayı takip etmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece davacının murisi ... 'nin davalı bankadaki vadeli hesabın vadesiz «mevduat hesabına» aktarılmak suretiyle, 82.463,00 TL nakden ödeme işlemlerinin yapıldığı «tereke» hakkında dava açılmasını sağlamak bakımından terekeye mümessil tayin edilmiş ise de; davacının «payı» yönünden dava açma hakkı bulunduğu, muris ... 'nin davalı bankadaki hesabından para çekme işlemlerindeki belgelerdeki imzaların muris eli ürünü olmadığının Adli Tı …
06.03.2007 tarihinde ölmüş, eşi ... ile çocukları ..., ..., ...yi «mirasçı» olarak bırakmıştır.Bu durumda murisin terekesi iştirak halinde olup terekeye «dahil» bir hakka dayanarak mirasçılardan birinin sadece kendi payına yönelik olarak açtığı dava dinlenilemez.Bu nedenle davanın miras hissesine yönelik olduğu gözetilerek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece davacının murisi ... 'nin davalı bankadaki vadeli hesabın vadesiz «mevduat hesabına» aktarılmak suretiyle, 82.463,00 TL nakden ödeme işlemlerinin yapıldığı «tereke» hakkında dava açılmasını sağlamak bakımından terekeye mümessil tayin edilmiş ise de; davacının «payı» yönünden dava açma hakkı bulunduğu, muris ... 'nin davalı bankadaki hesabından para çekme işlemlerindeki belgelerdeki imzaların muris eli ürünü olmadığının Adli Tı …
06.03.2007 tarihinde ölmüş, eşi ... ile çocukları ..., ..., ...yi «mirasçı» olarak bırakmıştır.Bu durumda murisin terekesi iştirak halinde olup terekeye «dahil» bir hakka dayanarak mirasçılardan birinin sadece kendi payına yönelik olarak açtığı dava dinlenilemez.Bu nedenle davanın miras hissesine yönelik olduğu gözetilerek …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11526 E. 2018/4926 K.
Ortak:elbirliği mülkiyeti · tereke · mirasçılık · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette murislerinden intikal eden miras «payı» nedeniyle hissedar olduğunu, «mirasçılar» arasında terekenin taksim edilmemesi nedeniyle «tereke» malları üzerinde el birliği mülkiyeti bulunduğunu, terekenin halen «temsilci» vasıtasıyla yönetildiğini, davalı şirkete Bakırköy 6.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/792 E. sayılı dosyasından ...'ın «mirasçıların» paylarının intikalini sağlamak üzere ve oluşacak «ortaklar kurulu» tarafından yeni «şirket müdürü» seçilene kadar «yönetim kayyımı» olarak atandığını, kayyım tarafından «tereke» «tespiti davası» devam etmesine rağmen 03.02.2021 tarihinde «olağanüstü genel kurul» yapılması için karar alındığını, 15.06.2021 tarihinde olağanüstü genel kurulun yapıldığını, müvekkilinin toplantıda alınan tüm kararlara muhalefet ettiğini, şirket hisselerinin intikal etmemesi sebebiyle ortak sıfatı olmayan mirasçılara «tebligat» çıkarılması ve bu mirasçılara tarafından kullanılan oylarla alınan kararların hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait 15.06.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 1-2-3 numaralı kararların ayrı ayrı «butlanı» veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, terekenin taksim edilmemesi nedeniyle «elbirliği mülkiyeti» bulunduğunu iddia ederek «tereke» adına bu davayı açmıştır.
Benzer bu karardaMirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi «payı» oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez, zira, yalnız başına bir «mirasçının» iştirak halindeki «tereke» üzerinde tasarruf «ehliyeti» yoktur.
A.Ş'deki paylarının davalıların haksız eylemleri nedeniyle alınan sermaye arttırım kararları ve «limited şirket» hisse devirleri sonrasında sıfırlandığı ileri sürülerek, davacının muris eşi ...’den gelen miras hakkının gerçek ve güncel «rayiç değerinin» dava tarihi itibariyle tespiti ile davacıya isabet eden miras «payının» tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 599. maddesine göre «tereke» iştirak halinde «mirasçılara» geçer.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · müzayaka · hisse devri sözleşmesi · rayiç değer · genel kurul kararının iptali · bedelsizlik · hisse devri · pasif husumet
Benzer bu karardaA.Ş genel kurulunun almış olduğu bedelli ve «bedelsiz» sermaye arttırımı kararları nedeniyle, davacının muris eşinin «müzayaka» halinde kalarak «hisse devri» yaptığı iddiasına dayalı olarak hisse değerinin tespiti ve davacının miras «payının» tahsilinin talep edildiği, dolayısıyla istemin «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» ve anonim şirket «hisse devri sözleşmesinin» «geçersizliğine» ilişkin iddialara dayalı olduğu, davanın şirkete karşı açılması gerektiği, davacının alacaklı olduğu belirlendiğinde ve şirketten alacağın tahsili imkanı olmadığı takdirde davanın ilgililer aleyhine açılması gerektiği, bu aşamada davalılar aleyhine davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
A.Ş'deki paylarının davalıların haksız eylemleri nedeniyle alınan sermaye arttırım kararları ve «limited şirket» hisse devirleri sonrasında sıfırlandığı ileri sürülerek, davacının muris eşi ...’den gelen miras hakkının gerçek ve güncel «rayiç değerinin» dava tarihi itibariyle tespiti ile davacıya isabet eden miras «payının» tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Bu itibarla, davacının tek başına dava «açma ehliyeti» bulunmadığından mahkemece, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/5176 E. , 2025/3751 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/98 Esas, 2024/957 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/566 E., 2021/657 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette murislerinden intikal eden miras payı nedeniyle hissedar olduğunu, mirasçılar arasında terekenin taksim edilmemesi nedeniyle tereke malları üzerinde el birliği mülkiyeti bulunduğunu, terekenin halen temsilci vasıtasıyla yönetildiğini, davalı şirkete Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/792 E. sayılı dosyasından ...'ın mirasçıların paylarının intikalini sağlamak üzere ve oluşacak ortaklar kurulu tarafından yeni şirket müdürü seçilene kadar yönetim kayyımı olarak atandığını, kayyım tarafından tereke tespiti davası devam etmesine rağmen 03.02.2021 tarihinde olağanüstü genel kurul yapılması için karar alındığını, 15.06.2021 tarihinde olağanüstü genel kurulun yapıldığını, müvekkilinin toplantıda alınan tüm kararlara muhalefet ettiğini, şirket hisselerinin intikal etmemesi sebebiyle ortak sıfatı olmayan mirasçılara tebligat çıkarılması ve bu mirasçılara tarafından kullanılan oylarla alınan kararların hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait 15.06.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 1-2-3 numaralı kararların ayrı ayrı butlanı veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yapılan 15.06.2021 tarihinde toplantıya şirket ortaklarının yasal mirasçıları, artık pay için temsilci olarak atanan ...'ın katıldığını, kararların yasaya uygun olarak alındığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve feri müdahillerin dava konusu şirkette miras yoluyla hissedar oldukları, mirasen intikal eden hisselerin ölümle birlikte mirasçılara herhangi bir işleme gerek olmaksızın intikal edeceği, genel kurul toplantısına katılan hissedarlar ile artık bir hisse için temsilci olarak tayin edilecek kişinin iştirakiyle alınan kararların mevzuata uygun olduğu, davanın sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket olağanüstü genel kurulunda alınan kararların butlanla malul olduğunun tespiti, aksi halde iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dava, limited şirket olağanüstü genel kurulunda alınan kararların butlanla malul olduğunun tespiti, aksi halde iptali talebine ilişkindir.
Muris ...'un 08.01.2015 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak çocukları ..., ..., ... ve eşi .... kaldığı anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde, terekenin taksim edilmemesi nedeniyle elbirliği mülkiyeti bulunduğunu iddia ederek tereke adına bu davayı açmıştır. Diğer mirasçılar davalı şirket yanında feri müdahale talebinde bulunmuş olup davacı ile birlikte hareket etmedikleri anlaşılmakla, iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre tüm mirasçıların birlikte davayı takip etmesi veya bir kısım mirasçıların davaya muvafakat vermemesi halinde terekeye temsilci tayin edilerek tereke mümessilinin davayı takip etmesi gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 596. madde hükmüne göre davacı ve diğer mirasçıların miras yoluyla iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre murisin hissesine malik oldukları anlaşılmakla, davacıya işbu davada murisin terekesini (önceki pay sahibinin) temsil etmek üzere mümessil tayini konusunda dava açması için ...
verilmesi ve davanın atanacak mümessil vasıtası ile görülmesi ya da işbu davanın açılmasına ilişkin yetkinin daha önce miras şirketine tayin edilen mümessilin görevi kapsamında bulunup bulunmadığı belirlenerek, mümessilin görevinde olduğu belirlendiği takdirde daha önce atanan mümessilin davayı takip etmesi veya daha önce tayin edilen mümessile bu dava için yetki verilmesi hususunun düşünülmesi gerekirken bu husus dikkate alınmayarak davacı mirasçı tarafından davaya devam edilmesi doğru olmamış usul bakımından kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1164440000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz