6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hisse devri

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9978 E. 2012/19081 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devri karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi avans faizi karar verilmesine yer olmadığına

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 105 · TTK — TTK 520

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının tescil talebinin dosya kapsamı itibariyle TTK'nın 520. maddesinde belirtilen yasal koşullar oluşmadığı gerekçesiyle reddine, davacı tarafından hisse bedeli olarak davalı şirket hesabına 63.092 TL'nı ödediği gerekçesi ile 63.092-TL'nın reel değeri olan 137.775,84 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacı vekilinin kar payına ilişkin talebini atiye bırakmış olduğu gerekçesiyle bu hususta herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı davalı gerçek kişi vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı... vasisi vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak, davacı vekili müvekkilinin ölen babasından kalan miras payını davalılara ödeyip davalı ...'nin diğer davalı şirketteki bir kısım hissesini 63.092 TL bedel karşılığında aldığı halde müvekkilinin ortak yapılmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının 63.092 TL'nı davalı şirkete ödediğinin kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Mahkemece ulaşılan bu sonucun doğru bulunmasına ve taraflar arasındaki hisse devrinin gerçekleşmemiş olmasına göre herkesin verdiğini geri isteyebileceğinin kabulü gerekir. Taraflar arasında semenin iadesi halinde güncellenmiş değerin ödeneceği hususunda özel bir sözleşme hükmünün varlığının ispat edilemediğine ve BK'nun 105/2. maddesinin koşullarının da olayda bulunmamasına göre, mahkemece davacının gerçekleşmeyen sözleşme gereği verdiği bedelin iadesini isteyebileceği kabul edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/9978 E.  ,  2012/19081 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/04/2012 tarih ve 2010/835-2012/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin vefat eden babasından kalan miras payını davalı ...'ye vermesi karşılığında, davalının, kuracağı şirkete müvekkilini ortak yapacağını belirtmesi karşısında müvekkilinin şirket hissedarı olmak amacıyla babasından miras kalan nakit parayı davalıya ödediğini, yapılan bu ödemeden 6 gün sonra davalı şirketin kurulduğunu ancak davalı...'ın parayı almasına rağmen müvekkilini ortak olarak göstermediğini, sonrasında müvekkilinin haklı talepleri üzerine davalı ...'nin davalı şirketteki 100.000 TL nominal bedelli hissesinin %20'lik 20.000 TL nominal bedelli bölümünü Noter Sözleşmesi ile müvekkiline devrettiğini, ancak bu devirden sonra davalı Erkan'ın rahatsızlığı nedeniyle söz konusu devrinin şirket pay defterine işlenemediğini ileri sürerek davalı şirket hissesinin %10 'unun davacı adına tesciline karar verilmesini, şirket hissesinin tesciline karar verilmemesi halinde davalı şirkete ödenen toplam 63.092 TL'nın reel değerinin belirlenerek dava tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı... Vasisi... vekili davanın reddini istemiş, diğer davalı şirket cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının tescil talebinin dosya kapsamı itibariyle TTK'nın 520. maddesinde belirtilen yasal koşullar oluşmadığı gerekçesiyle reddine, davacı tarafından hisse bedeli olarak davalı şirket hesabına 63.092 TL'nı ödediği gerekçesi ile 63.092-TL'nın reel değeri olan 137.775,84 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacı vekilinin kar payına ilişkin talebini atiye bırakmış olduğu gerekçesiyle bu hususta herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı davalı gerçek kişi vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı... vasisi vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak, davacı vekili müvekkilinin ölen babasından kalan miras payını davalılara ödeyip davalı ...'nin diğer davalı şirketteki bir kısım hissesini 63.092 TL bedel karşılığında aldığı halde müvekkilinin ortak yapılmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının 63.092 TL'nı davalı şirkete ödediğinin kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Mahkemece ulaşılan bu sonucun doğru bulunmasına ve taraflar arasındaki hisse devrinin gerçekleşmemiş olmasına göre herkesin verdiğini geri isteyebileceğinin kabulü gerekir. Taraflar arasında semenin iadesi halinde güncellenmiş değerin ödeneceği hususunda özel bir sözleşme hükmünün varlığının ispat edilemediğine ve BK'nun 105/2. maddesinin koşullarının da olayda bulunmamasına göre, mahkemece davacının gerçekleşmeyen sözleşme gereği verdiği bedelin iadesini isteyebileceği kabul edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı... vasisi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065697500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.