Terkin edilen şirketin, taraf olduğu derdest dava nedeniyle ihyası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1399 E. 2025/1477 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen bir şirket hakkında, terkinden önce açılmış ve derdest olan bir dava bulunuyorsa, bu davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infaz edilebilmesi için TTK 547. madde uyarınca şirketin ek tasfiye amacıyla yeniden tescili (ihyası) talep edilebilir; bu durumda davacının hukuki yararı vardır. Tasfiye aşamasında muaccel olmayan veya uyuşmazlık konusu borçların TTK 541. madde uyarınca notere depo edilmesi ya da teminatla karşılanması gerekip bu yapılmadan tasfiye tamamlanıp şirket terkin edilmişse, tasfiye eksik kabul edilerek şirket ihya olunabilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olduğundan, derdest bir dava varken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle açılan ihya davasının yargı giderinden de tasfiye memuru sorumludur.
Ele alınan sorunlar
Şirketin ihyasında hukuki yarar ve TTK 547 koşullarının oluşup oluşmadığı → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiye işlemlerinin usulüne uygun ve eksiksiz biçimde tamamlandığını, şirketin sicilden terkin edilerek tasfiye sürecinin sona erdiğini, bu nedenle ihya ve aleyhine hükmedilen yargılama giderleri/vekalet ücretine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 547. maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgililerin şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebileceği ve mahkemenin istemi yerinde bulursa ek tasfiye için yeniden tescile ve tasfiye memuru atanmasına karar vereceği düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Somut olayda, şirket hakkında terkinden önce açılmış ve terkin nedeniyle kararı tebliğ edilip kesinleştirilemeyen, infaz işlemi de yapılamayan bir dava (işçilik alacağı davası) bulunduğundan, tasfiyenin şeklen ve eksik olarak sicile yansıdığı, bu davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infazı için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu kabul edilmiştir. Ayrıca TTK 541. maddesi uyarınca tasfiye aşamasında muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kâfi bir teminatla karşılanması gerektiği, bu yapılmadan tasfiye süreci sonuçlandırılıp şirket sicilden terkin edilmişse şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceği belirtilmiştir. Şirket hakkında terkinden önce doğan işçilik alacakları için dava açıldığı anlaşıldığından, davalı tasfiye memurunun tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Eksik tasfiye nedeniyle yargı giderinden tasfiye memurunun sorumluluğu → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tasfiye işlemlerini eksiksiz tamamladığından hukuken sorumluluğunun kalmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK'nın 326-(1) maddesi gereğince, kanunda yazılı haller dışında yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup, şirket hakkında derdest bir dava görülmekte iken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davanın açılmasına neden olan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Terkinden önce açılmış derdest bir davanın görülebilmesi/infazı amacıyla şirketin TTK 547 uyarınca ihyasında hukuki yararın varlığı ve tasfiyenin eksik yapılmasından tasfiye memurunun sorumlu tutulacağı yönündeki değerlendirme, benzer ihya davalarında yol gösterici niteliktedir; ancak BAM kararlarının emsal değeri bölgesel ve ikna edici düzeydedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Şirketin ihyası talebinde hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ek tasfiye↗ tasfiye memuru sorumluluğu↗ hukuki yarar↗ sicilden terkin↗ ek tasfiye için yeniden tescil↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/1399
KARAR NO 2025/1477
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/07/2025
NUMARASI 2024/989 Esas 2025/567 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacının Tasfiye ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı şirketten alacağı olduğu, bu alacak için açılan ve İstanbul Anadolu 3. İş Mahkemesinin 2022/54 Esas sayılı dava dosyasında şirketin terkin edildiğinin anlaşılması üzerine kararın kesinleştirilemediği gibi icra takip işlemi yapılamadığı ileri sürülerek sonuçta şirketin söz konusu 2022/54 Esas sayılı dava yönünden ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili;müvekkili kurumun, TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını, yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2- Davalı tasfiye memuru davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; ticaret sicilinden tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan ''Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.'' ünvanlı şirket aleyhine açılan İstanbul Anadolu 3. İş Mahkemesinin 2022/54 Esas sayılı dosyasının derdest olduğu, şirketin tasfiyeye bağlı olarak 25/12/2023 tarihinde terkin edildiği, şirketin adresinin "... Mah. ... Sok. ... Sit. No:... Ataşehir/İstanbul" olduğu, tasfiye memurunun davalı ... olduğu, davanın kabulüne karar verildiği ancak kesinleştirilemediği gibi takip işlemi yapılamadığı, şirket hakkında bir dava olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; yargılaması devam eden söz konusu 2022/54 Esas sayılı davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infaz işlemlerinin yapılabilmesi için şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tesciline Ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru davalı ...
tarafından yürütülmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davalı ... vekili; müvekkili tarafından tasfiye işlemlerinin usulüne uygun ve mevzuata tam bir riayetle gerçekleştirildiğini, şirketin tasfiye sürecinin sona erdiği ve şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği, 25 Aralık 2023 tarihli ve 10986 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilmek suretiyle resmen tescil edildiğini, kararın gerek şirketin ihyası yönünden, gerekse müvekkil aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından hukuka aykırı ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tasfiye işlemlerini eksiksiz biçimde tamamlamış ve hukuken herhangi bir sorumluluğu kalmamış olan müvekkil hakkında verilen bu kararın, hem maddi hem de hukuki yönden hatalı olması nedeniyle, yerel mahkeme kararının kaldırılması ve müvekkil aleyhine tesis edilen hükümlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. İstanbul Anadolu 3. İş Mahkemesi'nin 2022/54 Esas 2023/583 Karar sayılı dosyada tasfiyesi tamamlanmış şirket hakkında verilmiş karar olduğu; şirket terkin edildiğinden karar tebliğ yapılamadığı,işçilik alacağına ilişkin davanın 23/01/2022 tarihinde açıldığı, 11/12/2023 tarihinde karara bağlandığı ;anılan davada davacı tarafından 19/01/2021 tarihinden 31/10/2021 tarihine kadar şirkette çalıştığını ileri sürerek işçilik alacaklarını talep ettiği anlaşılmaktadır. TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının,YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.
Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Ticaret Sicil kayıtlarında tasfiyenin sona erdiği 25 Aralık 2023 tarihinde tescil edilerek sicilden terkin edildiği, şirketin taraf olduğu; davada verilen kararın infazı için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Tasfiye aşamasında muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların Notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerekir. (TTK nın 541madde) Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp şirket sicilden terkin edilmiş ise, şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir. Şirket hakkında terkinden evvel doğan işçilik alacakları için dava açıldığı anlaşılmakla davalı tasfiye memurunun tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
HMK'nın 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup, şirket hakkında derdest bir dava görülmekte iken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davanın açılmasına neden olan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1152 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi