6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tbk 447/2

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4035 E. 2025/2415 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 447/2 tbk 445 müşteri çevresi ihbar tazminatı rekabet yasağı sözleşmesi işçilik alacakları taleple bağlılık ilkesi haksız fesih sözleşmenin ihlali taleple bağlılık rekabet yasağı acente illiyet bağı sözleşmeye aykırılık ara karar cezai şart oy yasağı tbk 99 fesih ihbar geçersizlik taahhütname yasal faiz avans faizi i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 445TBK 447 · HMK — HMK 362

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2019/38 E., 2020/81 K.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince 27.12.2021 tarihli ek karar ile temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı da davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkette 14.08.2000-20.10.2014 tarihleri arasında portföy yetkilisi olarak çalışan davalının işine fesih bildirimi ile son verildikten sonra davalının ... Sigorta A.Ş.'de çalışmaya başladığını, davalının müvekkili şirkette görevi itibariyle yüksek fon değerleri olan müşterilerle çalıştığını, müşterilerin her türlü bilgisine, dolayısıyla müvekkilinin ticari sırlarına vakıf olduğunu, taraflar arasında imzalanan Rekabet Yasağı Ticari Sırların Saklanması Hakkındaki Anlaşmanın 5. maddesiyle müvekkil şirketin müşterilerinden %10'unun ve/veya müşteri birikim tutarından %10 kadarının rakip şirketlerden herhangi birine geçmiş olmasının sözleşmenin ihlali sayılacağının hüküm altına alındığını, sözleşmenin ihlali halinde zararların tazmininin yanı sıra müvekkil şirketin müşterisinin birikim tutarının %50'si oranında cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığını, başka sigorta şirketlerine aktarılan fon değerinin, davalının aracılık ettiği toplam fon birikim tutarının %17,40'ı olduğunu, aktarılan fon değeri %10'u aştığından sözleşmenin ihlâl edildiğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL cezai şart alacağının avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin ilk kez 28.10.2009 tarihinde imzalatılmak istendiğini, müvekkilinin işini kaybetmemek için sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, imzasının altına da “her nedenle ayrılırsam ayrılayım bu sözleşmenin maddeleri beni bağlamayacaktır.” notunu yazdığını, aynı sözleşmenin 14.12.2009 tarihinde tekrar imzalatıldığını, müvekkilinin o sözleşmeyi de işten atılacağı baskısıyla ihtirazı kayıtla imzaladığını, müvekkilinin iş akdinin haksız fesih edildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini, rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkilinin davacının müşterilerinin bilgilerini ifşa etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 2009 yılında iki ay ara ile aynı mahiyette rekabet yasağı, ticari sırların saklanması hakkında anlaşma başlıklı iki adet sözleşmenin imzalandığı, sözleşmede davalının aracı olarak anıldığı, sözleşmenin 3. maddesinde sadece aracı işçi aleyhine rekabet yasaklarının düzenlendiği, cezai şart başlıklı 5. maddesinde aracının hizmet verdiği ve/veya aracının yönetici olarak dönem yaptığı dönemde kendisine bağlı çalışmış tüm aracıların kendisine bağlı çalıştıkları süre boyunca hizmet verdikleri ... müşterilerinden %10'unun ve/veya müşteri birikim tutarından %10 kadarının rakip şirketlerden herhangi birine geçmiş olmasının sözleşmenin ihlali ve sözleşmede yer alan hükümlere aykırılık olarak kabul edileceğinin, sözleşmeye aykırılık halinde ...'nın uğradığı zararların yanı sıra müşteri birikim tutarının %50'si oranında cezai şartın aracı tarafından ...'ya ödeneceğinin, 4. maddede sözleşmenin ... ile aracı arasındaki hizmet ilişkisi süresince ve hizmet ilişkisinin bitiminden itibaren 2 yıl süreyle geçerli olacağının kararlaştırıldığı, davalının her iki sözleşmeyi de ihtirazı kayıtla imzaladığı, iş akdinin sona erdiği 20.10.2014 tarihi itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin 444 ve 445. maddelerinin uygulanması gerektiği, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışması ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığının yeterli olduğu, somut olayda rekabet yasağı tüm ülke sınırlarını kapsasa da, TBK'nın 445/2 hükmü uyarınca yapılan değerlendirmede, davalının çalıştığı iş yerlerinin Antalya İli olması ve iddia edilen rekabet yasağına aykırı eylemlerin de Antalya'da gerçekleştirilmiş olması sebebiyle somut olay açısından sözleşme hükmünün coğrafi alan olarak Antalya ili ile sınırlandırılıp geçerli olduğu, davalının rakip firmaya geçtikten sonra sözleşmeye aykırı olacak şekilde, davacı iş yerindeyken aracılık ettiği poliçelerin 29 adetini rakip firmaya aktarmakla taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinin ihlal edildiği, bilirkişi raporunda ödenmesi gereken cezai şartın 184.187,36 TL olduğu hesaplanmasına rağmen taleple bağlılık ilkesinin gözetildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 10.000,00 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf her ne kadar işten davacı tarafça işçilik alacakları tarafına ödenerek çıkartıldığını, bu nedenle TBK'nın 447/2 hükmü gereği rekabet yasağının koşullarının oluşmadığını ileri sürmüşse de, dosyada bulunan, davacının davalıya hitaben yazdığı 20.10.2014 tarihli fesih bildiriminde davalının performans düşüklüğü nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğinin belirtildiği, dinlenen tanık beyanlarında da davalının acenta açacağı için bilinçli bir şekilde performans düşüklüğü gösterdiğinin ifade edilmesi hususu birlikte gözetildiğinde, iş akdinin davacı işverence haklı bir neden olmaksızın feshedildiği söylenemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesinin talep ile bağlı kalarak davanın kabulüne karar vermesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, 27.12.2021 tarihli ek karar ile davalı vekilinin temyiz talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362-/1-(a) hükmü uyarınca reddine karar verilmiş, ek karar esasa ilişkin sebeplerle birlikte temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı cezaî şart alacağı talebine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

1.Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına yönelik davalı temyizi ile ilgili olarak yapılan ön inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesince, taleple bağlılık ilkesi gereği kabulüne karar verilen miktar 10.000,00 TL ise de dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, bilirkişi raporunda ödenmesi gerekli cezai şartın 184.187,36 TL hesaplandığı anlaşıldığından, HMK'nın 362/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nin 27.12.2021 tarihli ek kararının kaldırılması, davalı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.

2.Davalı 2000-2014 yılları arasında davacı şirkette çalışmış olup, bilirkişi raporunda, bu süre zarfında 423 adet bireysel emeklilik sözleşmesinden 29'unun davalının aracılığıyla davalının sonradan çalışmaya başladığı şirkete transfer edildiği belirtilmiştir.

Her ne kadar, Mahkemece davalının bu 29 adet transferi gerçekleştirdiğinin kabulü ile davalının çalışırken aracılık ettiği müşterilerin birikim tutarlarının toplamının %10'unun aşılmasına göre bilirkişi raporunda hesaplanan tutara göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2017 tarihli ve 2015/886 E., 2017/282 K. sayılı istinaf edilmeksizin kesinleşen beraat kararı, o dosyada dinlenen tanık ifadeleri, mahkemece dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının dayandığı sözleşme şartının 3. şahsın fiilini taahhüt niteliği taşımadığı ve davalı ile illiyet bağı kurulamadığı, 29 adet poliçe ile ilgili olarak kullanılan değiştirme hakkının salt davalının yönlendirme ve iknası sonucunda gerçekleştiğinin somut ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı dikkate alınarak davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tbk 445

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4347 E. 2017/6591 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tbk 445

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7354 E. 2016/1838 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3079 E. 2019/4329 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Manevi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2222 E. 2014/8576 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/4035 E.  ,  2025/2415 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

EK KARAR TARİHİ 27.12.2021

SAYISI 2020/1014 Esas, 2021/1723 Karar

KARAR Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/38 E., 2020/81 K.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince 27.12.2021 tarihli ek karar ile temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı da davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkette 14.08.2000-20.10.2014 tarihleri arasında portföy yetkilisi olarak çalışan davalının işine fesih bildirimi ile son verildikten sonra davalının ... Sigorta A.Ş.'de çalışmaya başladığını, davalının müvekkili şirkette görevi itibariyle yüksek fon değerleri olan müşterilerle çalıştığını, müşterilerin her türlü bilgisine, dolayısıyla müvekkilinin ticari sırlarına vakıf olduğunu, taraflar arasında imzalanan Rekabet Yasağı Ticari Sırların Saklanması Hakkındaki Anlaşmanın 5. maddesiyle müvekkil şirketin müşterilerinden %10'unun ve/veya müşteri birikim tutarından %10 kadarının rakip şirketlerden herhangi birine geçmiş olmasının sözleşmenin ihlali sayılacağının hüküm altına alındığını, sözleşmenin ihlali halinde zararların tazmininin yanı sıra müvekkil şirketin müşterisinin birikim tutarının %50'si oranında cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığını, başka sigorta şirketlerine aktarılan fon değerinin, davalının aracılık ettiği toplam fon birikim tutarının %17,40'ı olduğunu, aktarılan fon değeri %10'u aştığından sözleşmenin ihlâl edildiğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL cezai şart alacağının avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin ilk kez 28.10.2009 tarihinde imzalatılmak istendiğini, müvekkilinin işini kaybetmemek için sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, imzasının altına da “her nedenle ayrılırsam ayrılayım bu sözleşmenin maddeleri beni bağlamayacaktır.” notunu yazdığını, aynı sözleşmenin 14.12.2009 tarihinde tekrar imzalatıldığını, müvekkilinin o sözleşmeyi de işten atılacağı baskısıyla ihtirazı kayıtla imzaladığını, müvekkilinin iş akdinin haksız fesih edildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini, rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkilinin davacının müşterilerinin bilgilerini ifşa etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 2009 yılında iki ay ara ile aynı mahiyette rekabet yasağı, ticari sırların saklanması hakkında anlaşma başlıklı iki adet sözleşmenin imzalandığı, sözleşmede davalının aracı olarak anıldığı, sözleşmenin 3. maddesinde sadece aracı işçi aleyhine rekabet yasaklarının düzenlendiği, cezai şart başlıklı 5. maddesinde aracının hizmet verdiği ve/veya aracının yönetici olarak dönem yaptığı dönemde kendisine bağlı çalışmış tüm aracıların kendisine bağlı çalıştıkları süre boyunca hizmet verdikleri ... müşterilerinden %10'unun ve/veya müşteri birikim tutarından %10 kadarının rakip şirketlerden herhangi birine geçmiş olmasının sözleşmenin ihlali ve sözleşmede yer alan hükümlere aykırılık olarak kabul edileceğinin, sözleşmeye aykırılık halinde ...'nın uğradığı zararların yanı sıra müşteri birikim tutarının %50'si oranında cezai şartın aracı tarafından ...'ya ödeneceğinin, 4.

maddede sözleşmenin ... ile aracı arasındaki hizmet ilişkisi süresince ve hizmet ilişkisinin bitiminden itibaren 2 yıl süreyle geçerli olacağının kararlaştırıldığı, davalının her iki sözleşmeyi de ihtirazı kayıtla imzaladığı, iş akdinin sona erdiği 20.10.2014 tarihi itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin 444 ve 445. maddelerinin uygulanması gerektiği, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışması ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığının yeterli olduğu, somut olayda rekabet yasağı tüm ülke sınırlarını kapsasa da, TBK'nın 445/2 hükmü uyarınca yapılan değerlendirmede, davalının çalıştığı iş yerlerinin Antalya İli olması ve iddia edilen rekabet yasağına aykırı eylemlerin de Antalya'da gerçekleştirilmiş olması sebebiyle somut olay açısından sözleşme hükmünün coğrafi alan olarak Antalya ili ile sınırlandırılıp geçerli olduğu, davalının rakip firmaya geçtikten sonra sözleşmeye aykırı olacak şekilde, davacı iş yerindeyken aracılık ettiği poliçelerin 29 adetini rakip firmaya aktarmakla taraflar arasındaki sözleşmenin 5.

maddesinin ihlal edildiği, bilirkişi raporunda ödenmesi gereken cezai şartın 184.187,36 TL olduğu hesaplanmasına rağmen taleple bağlılık ilkesinin gözetildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 10.000,00 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf her ne kadar işten davacı tarafça işçilik alacakları tarafına ödenerek çıkartıldığını, bu nedenle TBK'nın 447/2 hükmü gereği rekabet yasağının koşullarının oluşmadığını ileri sürmüşse de, dosyada bulunan, davacının davalıya hitaben yazdığı 20.10.2014 tarihli fesih bildiriminde davalının performans düşüklüğü nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğinin belirtildiği, dinlenen tanık beyanlarında da davalının acenta açacağı için bilinçli bir şekilde performans düşüklüğü gösterdiğinin ifade edilmesi hususu birlikte gözetildiğinde, iş akdinin davacı işverence haklı bir neden olmaksızın feshedildiği söylenemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesinin talep ile bağlı kalarak davanın kabulüne karar vermesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, 27.12.2021 tarihli ek karar ile davalı vekilinin temyiz talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362-/1-(a) hükmü uyarınca reddine karar verilmiş, ek karar esasa ilişkin sebeplerle birlikte temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı cezaî şart alacağı talebine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

1.Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına yönelik davalı temyizi ile ilgili olarak yapılan ön inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesince, taleple bağlılık ilkesi gereği kabulüne karar verilen miktar 10.000,00 TL ise de dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, bilirkişi raporunda ödenmesi gerekli cezai şartın 184.187,36 TL hesaplandığı anlaşıldığından, HMK'nın 362/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nin 27.12.2021 tarihli ek kararının kaldırılması, davalı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.

2.Davalı 2000-2014 yılları arasında davacı şirkette çalışmış olup, bilirkişi raporunda, bu süre zarfında 423 adet bireysel emeklilik sözleşmesinden 29'unun davalının aracılığıyla davalının sonradan çalışmaya başladığı şirkete transfer edildiği belirtilmiştir.

Her ne kadar, Mahkemece davalının bu 29 adet transferi gerçekleştirdiğinin kabulü ile davalının çalışırken aracılık ettiği müşterilerin birikim tutarlarının toplamının %10'unun aşılmasına göre bilirkişi raporunda hesaplanan tutara göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2017 tarihli ve 2015/886 E., 2017/282 K. sayılı istinaf edilmeksizin kesinleşen beraat kararı, o dosyada dinlenen tanık ifadeleri, mahkemece dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının dayandığı sözleşme şartının 3. şahsın fiilini taahhüt niteliği taşımadığı ve davalı ile illiyet bağı kurulamadığı, 29 adet poliçe ile ilgili olarak kullanılan değiştirme hakkının salt davalının yönlendirme ve iknası sonucunda gerçekleştiğinin somut ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı dikkate alınarak davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2021 tarihli ek kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının asıl karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1151010300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.