Tbk 445
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7354 E. 2016/1838 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 445↗ üretim sırları↗ çalışma özgürlüğü↗ tbk 444↗ müşteri çevresi↗ fiil ehliyeti↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ rekabet yasağı↗ kısıtlılık↗ sözleşmeye aykırılık↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ taraf ehliyeti↗ geçersizlik↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının işten ayrıldıktan sonra bir takım ticari sırları rakip firmaya taşıdığı ve rakip firmanın da bundan haksız yarar sağladığının açıkca belirlenmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede rekabet yasağına yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın çalışma özgürlüğü ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık iddiasından kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı işçinin edindiği bilgileri kullanarak, davacı işverene somut olarak önemli ölçüde zarar verdiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. Buna göre, sözleşmedeki rekabet yasağı koşulunun gerçekleşmesi için, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmez, böyle bir tehlikenin varlığı yeterlidir. İşçinin başka bir rakip işletmede çalışmaya başlaması ve davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir. Somut olayda, davalı, davacı firmada dış ticaret yöneticisi olup, davacı firmanın ticari sırlarına vakıf olduğunun kabulü gerekir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, sözleşmedeki rekabet yasağı kaydına rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan, aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başlamasıyla birlikte, davacı işletmede edindiği bilgileri rakip işletmede kullanma tehlikesi meydana gelmiş sayılır. Ayrıca somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 1 yıllık rekabet yasağı süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik ise herhangi bir kısıtlama yapılmamıştır. TBK'nın 445/1 fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer ve zaman sınırlaması öngörülmüş, ikinci fıkrasında ise mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Davalının, davacı firmadan ayrıldıktan sonra, davacı firmayla aynı ilde faaliyet gösteren rakip işletmede işe başlamış bulunmasına göre, davalının çok geniş bir coğrafi alanı kapsadığı gerekçesiyle sözleşmenin geçersizliğini savunması da MK 2. maddesine aykırılık teşkil eder niteliktedir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde davacı talebinin değerlendirilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9892 E. 2015/10660 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaDava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesinde (818 Sayılı B.K'nın 348) düzenlenen işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11383 E. 2016/6482 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaDava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının çalıştığı dava dış şirket ile davacı şirketin faaliyet konuları itibariyle rakip firma olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca davacının bu çalışma nedeniyle zararının tespit edilemediği, davalının «rekabet yasağı» hükmüne aykırı hareket etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:danışmanlık sözleşmesi
Benzer bu karardaA.Ş. ile aralarında «danışmanlık sözleşmesi» olduğunu ve bu sözleşme gereğince danışmanlık hizmetinin davalı işçi tarafından verildiğini, dava dışı ...
A.Ş'nin «danışmanlık sözleşmesini» feshetmesinden sonra davalı işçinin ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11576 E. 2018/3841 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı · oy yasağı · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, sözleşmedeki «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan, aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başlamasıyla birlikte, davacı işletmede edindiği bilgileri rakip işletmede kullanma tehlikesi meydana gelmiş sayılır.
… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” 6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Buna göre, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara u …
Somut olayda, davalı işçilerin, «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başladığı gözetildiğinde, işletmenin bu …
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, “Fiil «ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · haksız fesih · işçilik alacakları · bozma sonrası karar · ibraname · hakkaniyet · fesih · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «haksız rekabete» dayalı tazminat ve haksız rekabetin tespiti istemiyle dava açtığı, ancak davalıların iş akitlerini haklı nedenle feshettikleri, davacı işverenin yeterli iş koşullarını sağlayamadığı ve işçi haklarının zamanında ödenmesini temin edemediği, ...İş Mahkemesinin «bozma sonrası» 2013/247-859 sayılı ve 26/12/2013 tarihli kararı ile davalı işçi ...'ın iş akdini haklı olarak feshettiğinin tesbitine karar verildiği, işbu kararın onama ile kesinleştiği, buna göre dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 352/2 maddesi uyarınca haksız rekabet için aranın «haksız fesih» şartının gerçekleşmediği, davacının zararının varlığını da ispatlayamadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; ... dışındaki diğer davalıların davacı işverene karşı «işçilik alacakları» için açtıkları iş davası bulunmadığı ve «ibraname» imzalayarak işten ayrıldıkları anlaşılmıştır.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” 6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Buna göre, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara u …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1961 E. 2019/7515 K.
Ortak:müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaDava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Benzer bu kararda1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının imzalamış olduğu «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin tarihsiz olması, tanık beyanlarında bu sözleşmelerin işe girmeden evvel işverence imzalatıldığı yönündeki beyanları, düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinde» mevcut olan coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahfına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsaması, davalının davacı iş yerinde çalışırken almış olduğu maaş ve bu iş yerinden ayrılma «sebebine» ilişkin tanık beyanları dikkate alındığında işbu «haksız rekabete» ilişkin düzenlemelerin 818 sayılı BK'nın 19.
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 01.03.2012 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede ve «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 01.10.2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · delil değerlendirmesi · şirket zararı · hakkaniyet · yetki · dava sebebi · haksız rekabet · ibraz
Benzer bu karardaBu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına «ibraz» edilen «deliller değerlendirilerek» «rekabet yasağı» düzenlemesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli ve şayet geçerli olduğuna kanaat getirildiği takdirde, davalının davacı «şirket zararına» yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti ve 6098 sayılı TBK'nun 445/2. maddesi değerlendirilerek sonuca varılması gerek …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının imzalamış olduğu «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin tarihsiz olması, tanık beyanlarında bu sözleşmelerin işe girmeden evvel işverence imzalatıldığı yönündeki beyanları, düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinde» mevcut olan coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahfına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsaması, davalının davacı iş yerinde çalışırken almış olduğu maaş ve bu iş yerinden ayrılma «sebebine» ilişkin tanık beyanları dikkate alındığında işbu «haksız rekabete» ilişkin düzenlemelerin 818 sayılı BK'nın 19.
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
Hakime tanınan bu «yetkinin» gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/935 E. 2022/6867 K.
Ortak:müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaDava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 04.11.2010 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede ve «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 21.09.2012 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 …
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · delil değerlendirmesi · hakkaniyet · yetki · taahhütname · haksız rekabet · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… inde bulunduğu başka bir işveren emrinde çalışmayacağını, işvereni ile rekabet halinde bir iş kurmayacağını ve şirket kanalı ile iş yapıp menfaat temin etmeyeceğini «taahhüt» ettiği, bu taahhüdüne uymaması halinde sözleşmenin 17. maddesinde «son» brüt ücretinin 5 katı tutarında «cezai şart» ödeyeceğini taahhüt ettiği, ancak davalının «haksız rekabet» nedeniyle davacı şirketi maddi yönden zarara uğrattığı iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
Bu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına «ibraz» edilen «deliller değerlendirilerek» «rekabet yasağı» düzenlemesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli ve şayet geçerli olduğuna kanaat getirildiği takdirde, davalının rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup …
Hakime tanınan bu «yetkinin» gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4347 E. 2017/6591 K.
Ortak:çalışma özgürlüğü · rekabet yasağı · kısıtlılık · cezai şart · oy yasağı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, sözleşmedeki «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan, aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başlamasıyla birlikte, davacı işletmede edindiği bilgileri rakip işletmede kullanma tehlikesi meydana gelmiş sayılır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, «haksız rekabetin» oluştuğunu gösteren delilleri sunmak ve işçinin hangi ticari sırlara vakıf olmak sureti ile rakip firmanın menfaatine yarar sağladığını açıklaması gerektiği, haksız rekabete ilişkin «cezai şartın» "... ..." varsayımına dayalı olarak peşinen tahakkuk etmeyeceği, davalının işten ayrıldıktan sonra bir takım ticari sırları rakip firmaya taşıdığı ve rakip firmanın da bundan haksız yarar sağladığının açıkça belirlenmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, soyut olarak her çalışanın işten ayrıldıktan sonra aynı sektörde başka bir firmada işe girmesinin haksız rekabet tehlikesi doğurmayacağı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile de söz konusu sözleşme hükmünün Anayasanın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-) Dava, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinde öngörülen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 2.1 maddesinde 1 yıllık «rekabet yasağı» süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik «kısıtlama» ise yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet sözleşmesi · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, «haksız rekabetin» oluştuğunu gösteren delilleri sunmak ve işçinin hangi ticari sırlara vakıf olmak sureti ile rakip firmanın menfaatine yarar sağladığını açıklaması gerektiği, haksız rekabete ilişkin «cezai şartın» "... ..." varsayımına dayalı olarak peşinen tahakkuk etmeyeceği, davalının işten ayrıldıktan sonra bir takım ticari sırları rakip firmaya taşıdığı ve rakip firmanın da bundan haksız yarar sağladığının açıkça belirlenmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, soyut olarak her çalışanın işten ayrıldıktan sonra aynı sektörde başka bir firmada işe girmesinin haksız rekabet tehlikesi doğurmayacağı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile de söz konusu sözleşme hükmünün Anayasanın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemenin, «haksız rekabete» ilişkin «cezai şartın» "muhtemel tehlike" varsayımına dayalı olarak peşinen tahakkuk etmeyeceği, davalının işten ayrıldıktan sonra bir takım ticari sırları rakip firmaya taşıdığı ve raki …
2-) Ayrıca, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için «rekabet yasağının» düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 13.01.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki «hizmet sözleşmenin» TBK'nin 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, «rekabet yasağının» yer konusunda sınırlandırılmadığı, bu hususun da Anayasa'da öngörülen «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2351 E. 2017/1598 K.
Ortak:çalışma özgürlüğü · müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaDava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu iş sözleşmesinde öngörülen «rekabet yasağına» ilişkin 7. maddesinde rekabet yasağı sınırlarının tüm Türkiye sınırlarını öngörmesi ve tüm faaliyet alanlarını kapsaması nedeniyle anılan sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olması ve 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerindeki koşulların gerçekleşmemiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
… enüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki iş akdi ve buna ekli «rekabet yasağı» hükmü 07.09.2009 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, mahkemece, iş akdinin sona erdiği 06.06.2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın «rekabet yasağı sözleşmesine» ilişkin 444 ve 445. maddelerinin tatbik edilmesi yerinde olmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakimin takdir yetkisi · karşı edim · haklı nedenle fesih · acentelik · hakkaniyet · hizmet sözleşmesi · fesih · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
TBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece «hakime takdir yetkisi» verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde «rekabet yasağı sözleşmesinin» «geçersiz» olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİ …
Rekabet «yasağı» sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin «haklı nedenle fesih» edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli «müşteri çevresi» veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması …
Her ne kadar mahkemenin, «rekabet yasağının» tüm Ülke sınırlarını kapsaması nedeniyle aşırı nitelikte olduğu tespiti doğru ise de, TBK’nın 445/2 maddesine yanlış anlam verilerek, «rekabet yasağı sözleşmesinin» geçerli olabilmesi için, ayrılan işçinin üstlendiği rekabet yasağı edimine karşılık, işverenin de «karşı edim» yüklenmesi gerektiğine ilişkin görüşü isabetli değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1921 E. 2021/3468 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · kısıtlılık · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
Ayrıca somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 1 yıllık «rekabet yasağı» süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik ise herhangi bir «kısıtlama» yapılmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 6098 sayılı TBK 445 (eski BK 349 vd.) maddeleri kapsamında «cezai şart» istemine dayanak «rekabet yasağı sözleşmesinin» süre bakımından özel durum ve koşullar bulunmamasına rağmen 2 yılı aşkın olarak düzenlenmesinde davalının ekonomik özgürlüğünün önemli biçime «kısıtlanması» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.”, devam eden 445. maddesinde ise; “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki y …
Bu halde, somut olayda öncelikle davalının işyerindeki görevinin davacının müşteri çevresine, «üretim sırlarına» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlayıp sağlamadığı, sağlamakta ise bu bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olup olmadığının incelenerek «rekabet yasağına» ilişkin «kaydın» geçerli olup olmadığının belirlenmesi, geçerli olduğu sonucuna varılması halinde ise devam eden 445. madde koşulları dikkate alınarak inceleme yapılarak sonucuna g …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · işçi-işveren ilişkisi · ibraname · istifa · hakkaniyet · taahhütname
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalının 16.07.2007 tarihli sözleşme ile davacıya ait işyerinde “Kalite Kontrol Laborantı Analiz Teknisyeni” görevi ile çalışmaya başladığını, 13.07.2007 tarihinde “Gizlilik Taahhütnamesi” imzaladığını, 20.11.2012 tarihli «istifa» dilekçesiyle ile işten ayrılıp, 30.11.2012 tarihli «ibraname» ile ilişiğini kestiğini ve ancak 06.12.2012 tarihinde rakip firmada işe başlamak suretiyle «taahhüdünü» ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.”, devam eden 445. maddesinde ise; “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki y …
Anılan düzenlemeler ile «işçinin, işverenle ilişkide» olan müşterileri tanıdığı hallerde, iş sözleşmesinin sona ermesi ardından işverenle rekabet oluşturacak şekilde kendi namına iş yapmaması, rakip bir firmada ortak olamaması ya da iş sözleşmesiyle çalışmaması şeklinde şart içeren sözleşmeler yapabileceği düzenlenmiş olup, «rekabet yasağı» «kaydının» geçerlilik ve sınırlandırılmasına ilişkin koşullar da ayrıca belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7354 E. , 2016/1838 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/12/2014 tarih ve 2014/129-2014/414 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı işçi arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesi ile şirkette üst düzey yönetici olarak çalışmaya başladığını, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinde davalı işçinin teknik, ticari ve personele ilişkin iş sırlarına ve müşteri çevresine nüfuz eden konumu sebebiyle iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 1 yıl süre ile benzer ve ilgili bir işyerinde müvekkili şirketin yazılı ön onayı olmadan çalışması halinde işçinin işverene işçinin 10 aylık brüt maaşı kadar cezai şart ödeyeceğinin öngörüldüğünü, davalının iş sözleşmesinin feshinden itibaren 1 yıl süre geçmeden müvekkili ile benzer ve ilgili ...'da bir işyerinde çalıştığını ileri sürerek, 10 aylık brüt maaşı tutarı cezai şartın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000,00 TL'sinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında yapılan iş sözleşmesi gereğince, müvekkilinin davacının bünyesinde işçi olarak çalıştığını, işini çok iyi yaptığını fakat davacı tarafın baskısı nedeni ile işi bırakmaya zorlandığını, maaşının zamanında yatırılmadığını ve müvekkilinin işten ayrıldığını, yeni başladığı firmada çalıştığı süre içerisinde davacı – firmanın hiçbir teknik ve ticari sırlarını paylaşmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının işten ayrıldıktan sonra bir takım ticari sırları rakip firmaya taşıdığı ve rakip firmanın da bundan haksız yarar sağladığının açıkca belirlenmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede rekabet yasağına yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın çalışma özgürlüğü ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık iddiasından kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı işçinin edindiği bilgileri kullanarak, davacı işverene somut olarak önemli ölçüde zarar verdiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. Buna göre, sözleşmedeki rekabet yasağı koşulunun gerçekleşmesi için, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmez, böyle bir tehlikenin varlığı yeterlidir. İşçinin başka bir rakip işletmede çalışmaya başlaması ve davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir. Somut olayda, davalı, davacı firmada dış ticaret yöneticisi olup, davacı firmanın ticari sırlarına vakıf olduğunun kabulü gerekir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, sözleşmedeki rekabet yasağı kaydına rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan, aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başlamasıyla birlikte, davacı işletmede edindiği bilgileri rakip işletmede kullanma tehlikesi meydana gelmiş sayılır.
Ayrıca somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 1 yıllık rekabet yasağı süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik ise herhangi bir kısıtlama yapılmamıştır. TBK'nın 445/1 fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer ve zaman sınırlaması öngörülmüş, ikinci fıkrasında ise mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Davalının, davacı firmadan ayrıldıktan sonra, davacı firmayla aynı ilde faaliyet gösteren rakip işletmede işe başlamış bulunmasına göre, davalının çok geniş bir coğrafi alanı kapsadığı gerekçesiyle sözleşmenin geçersizliğini savunması da MK 2. maddesine aykırılık teşkil eder niteliktedir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde davacı talebinin değerlendirilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/236379200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz