Ciro zinciri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4346 E. 2025/2852 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ciro zinciri↗ beyaz ciro↗ çek ile ödeme↗ müracaat hakkı↗ son hamil↗ ödeme yasağı↗ çek hamili↗ çek iptali davası↗ ciro silsilesi↗ takibin durdurulması↗ yetkili hamil↗ lehdar↗ adi ortaklık↗ tefrik↗ çek iptali↗ ciranta↗ bloke↗ kötüniyet tazminatı↗ lehtar↗ cy/cy şerhi↗ ciro↗ üçüncü kişi↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ def'i↗ hamil↗ keşideci↗ iptal davası↗ tüzel kişilik↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taraf ehliyeti↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ yetki↗ iflas↗ çek↗ kötüniyet↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ ilan↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ ibraz↗ temsil↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/317 E., 2023/477 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Konya 9. İcra Müdürlüğünün 2023/1170 E. sayılı dosyası ile müvekkilleri ...Malzemeleri A.Ş. (...) ve ... İnşaat Mühendislik Mimarlık Turizm Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin (... İnşaat) aleyhine ... .../Çarşı -İzmir Şubesine ait 30.01.2023 tarihli, 004011 sayılı ve 750.000,00 TL bedelli, keşidecisi ..., lehdarı ... ... İş Ortaklığı olan, ... İnşaat’ın ciranta olduğu çek bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davaya konu çekteki ciro silsilesinin bozuk olduğunu, çekin yasal unsurlarının mevcut olmadığını, icra takibine dayanak yapılan çekin de dahil olduğu 3 adet çek hakkında icra takibi açılmadan önce İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2023/41 E. sayılı çek iptal davasında verilen 17.01.2023 tarihli ödeme yasağı kararı bulunduğunu, bahsedilen çek iptali davasında ayrıca 17.01.2023 tarihli ilan ile Türkiye Ticaret Sicil ...İşleri Müdürlüğüne çekleri elinde bulunduranların anılan çekleri Mahkemeye ibraz etmesine ilişkin ilanların yapılmasına karar verildiğini, mahkemeye konu edilen icra takibindeki çek hakkında ödeme yasağı kararı bulunmasına, banka kayıtları ve şerhi uyarınca çek bedelinin karşılığının olmasına fakat ödeme yasağı kararı çerçevesinde hesaba bloke konarak ödenmemesine rağmen, davalı tarafından çek bedelinin tahsili amacıyla icra takibine başlanmasının usul, yasa ve mahkemece verilen ödeme yasağı kararına aykırı olduğunu, çek ile ilgili karşılıksız ibaresi bulunmadığını, bankanın şerhinden de görüldüğü üzere hesap bakiyesinin çek bedeli kadar yani 750.000,00 TL olduğu hususunun da çekte bulunduğunu, müvekkillerinin takipte alacaklı gözüken davalı ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, kesinlikle davalıyı tanımadıklarını, bu şahsa herhangi bir borçlarının da bulunmadığını, müvekkillerinden ... İnşaatın çekleri, son hamil olan İntema İnşaat ve Tesisat Malzemeleri Yatırım ve Pazarlama A.Ş.'ye (İntema) teslim etmiş olup ciranta olarak gözükmeyen ancak en son hamil olan ve çekler nezdindeyken çalınan İntema’dan sonraki ... ... Giyim Tekstil Nakiye İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (...) ve ... Mühendislik İnşaat Danışmanlık ... Nakliyat Sanayi ve Ticaret Şti.'yi (...) tanımadıklarını, müvekkillerinin ... ve ... ile de herhangi bir ticari ilişkisi ve borçları bulunmadığını ileri sürerek Konya 9. İcra Müdürlüğünün 2023/1170 E. sayılı icra takip dosyası ve icra takip dayanağı ... .../Çarşı İzmir Şubesine ait 30.01.2023 tarihli, 0004011 sayılı 750.000,00 TL bedelli çek nedeniyle müvekkillerinin davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalı tarafından haksız ve kötüniyetli şekilde takip yapıldığından %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş; Mahkemece ... İnşaat’ın ciranta, ...’ın ise keşideci sıfatıyla eldeki davayı açtıklarının anlaşılması üzerine ilk olarak aynı Mahkemenin 2023/96 E. sayılı dosyasında açılan davadan keşideci ... yönünden tefrik kararı verilmekle davaya eldeki esas üzerinden devam olunduğu anlaşılmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; çek incelendiğinde fiziken bir birini takip eden cirolar olduğu ve müvekkilinin davacılar arasında ve diğer cirantalar arasında hukuki ve ticari ilişkiyi bilmesi mümkün olmadığından ciro silsilesinin kopukluğu nedeniyle müvekkilinin keşideciye müracaat hakkının engellenemeyeceğini, davacı ... İnşaat tarafından çek dava dışı İntema şirketine devir teslim ve ciro edildiğine göre artık ciro silsilesinin kopukluğundan bahsedilemeyeceğini, davacılar ile dava dışı İntema arasında hukuki ve ticari bir ilişki bulunması nedeniyle çeklerin bu şirkete verildiğini, o halde davacıların eldeki davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığını, çeki tedavüle çıkaran ortağın çeki adi ortaklık adına tedavüle çıkardığının kabulü gerektiğini savunarak davanın reddi ile takibin durdurulması nedeniyle %20 oranında kötüniyet tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin lehtarının ..., ... İnşaat ve ... şirketlerinin oluşturduğu iş ortaklığı olup, ilk cironun bu adi ortaklık adına değil, sadece ... İnşaat adına yapıldığı, çek metninden de ciro zincirinin ilk cirodan itibaren kopuk olduğu, çeke dayalı hakkın davalı son hamil ...'ya geçmediği ve davalının ciro zincirindeki kopukluktan önceki sorumlulara ve bu arada keşideciye müracaat edemeyeceği, davacı keşidecinin dava konusu çekten dolayı davalıya karşı borçlu ve sorumlu olmadığı ve menfi tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu, davacı fer’i nitelikteki icra takibinin iptali talebinde de bulunmuş ise de; ilgili icra takibinin yetkisizlik nedeniyle kapatılması ve icra dosyasının süresinde yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesinin istenilmediğinin belirlenmesi nedeniyle bu talebin reddinin gerektiği, yine davacı kötüniyet tazminatı talebinde de bulunmuş ise de; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72/5 hükmüne göre davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için takibin sadece haksız olması yeterli olmayıp kötüniyetli olarak da yapılması gerektiği ve davacı tarafından davalının bu takibi kötüniyetli olarak yaptığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Konya 9. İcra Müdürlüğü'nün 2023/1170 E. sayılı (yetkisizlikle kapatılmasına karar verilen) icra takibine dayanak teşkil eden, ....Çarşı Şubesine ait keşidecisi ...Malzemeleri A.Ş., lehtarı ... ... İş Ortaklığı olan, İzmir 30.01.2023 keşide tarihli, 0004011 çek nolu ve 750.000,00 TL bedelli çekten dolayı, davacı ...Ş.'nin davalı ...'ya borçlu olmadığının tespitine, davacının fer'i nitelikteki Konya 9. İcra Müdürlüğünün 2023/1170 E. sayılı takibinin iptali ile yine fer'i nitelikteki kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu çekte yer alan ilk ciro imzasını atan ... İnşaat’ın ... ... İş Ortaklığı'nı temsile yetkili olmadığı yönünde herhangi bir itiraz ileri sürmediği, buna göre dava konusu çek üzerindeki ciro silsilesinin bozuk olduğundan bahsedilemeyeceği, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 818. maddesi yollaması ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 687. maddesinde yer alan; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi gereğince dava konusu çek üzerindeki imzasını inkar etmeyen davacının lehtarın imzasının lehtara ait olup olmadığı konusunda itirazda bulunmasının mümkün olmadığı, mahkemece bu hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının keşidecisi olduğu çek ve bu çeke dayalı icra takibinde menfi tespit istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava davacının keşidecisi olduğu çekten dolayı ciro silsilesinin bozuk olduğu iddiasına dayalı olarak borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, ilk cirodan itibaren ciro zincirinin kopuk olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusu kabul edilerek yazılı şekilde yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle dava reddedilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un cironun hak sahipliğinin ispatı fonksiyonunu belirten 790. maddesinde, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağına yer verilmiş olup, çeki elinde bulunduran hamil ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığı takdirde, ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye başvurma hakkını haiz olmayıp keşidecinin de senet metninden anlaşılan bu hususu çek hamiline karşı ileri sürmesi mümkündür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 637. maddesinde adi ortaklıkta kendi adına ve ortaklık hesabına bir üçüncü kişi ile işlemde bulunan ortağın, bu kişiye karşı bizzat kendisinin alacaklı ve borçlu olacağı, ortaklardan birinin ortaklık veya bütün ortaklar adına bir üçüncü kişi ile işlem yapması halinde diğer ortakların ancak temsile ilişkin hükümler uyarınca bu kişinin alacaklısı veya borçlusu olacakları, kendisine yönetim görevi verilen ortağın, ortaklığı veya bütün ortakları üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisi var sayılsa da temsil yetkisine sahip yönetici ortağın yapacağı önemli tasarruf işlemlerine ilişkin yetkinin, bütün ortakların oybirliğiyle verilmiş olması ve yetki belgesinde bu hususun açıkça belirtilmiş olmasının şart olduğu düzenlenmiştir.
Kural olarak, adi ortaklığın hak ehliyeti bulunmadığı için adi ortaklığın temsili ifadesinden, ortakların toplu olarak, temsil edilmesi anlaşılmalıdır. Zira adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, üçüncü kişilerle ortaklık arasındaki hukuki işlemleri ortaklık adına yapacak, ortaklığı dış dünyada temsil edecek bir temsil organı da yoktur. Bu sebeple adi ortaklığı, üçüncü kişilerle yapılacak hukuki işlemlerde ortaklar birlikte temsil edecektir.
Davaya konu çek incelediğinde; davacının keşidecisi olduğu çekin lehtarının keşidecinin de ortaklarından olduğu "..." olduğu ve ilk cironun sadece adi ortaklardan ... İnşaat tarafından yapıldığı, akabinde çekin dava dışı İntema adına ... T. A. Ş. tarafından tahsil amacıyla ciro edildikten sonra sırasıyla ... ve ... şirketleri ile davalı ... tarafından cirolanarak muhatap bankaya davalı tarafından ibraz edildiği, bu aşamada muhatap Bankaca çek bedeli karşılığı bulunmasına rağmen ciro silsilesinde yer almayan İntema'nın açtığı çek iptal davası nedeniyle konulan tedbir nedeniyle ödeme yapılmadığı anlaşılmakla; lehtar adi ortaklığın tüm ortakları tarafından ciro edilmeyen çekteki ciro silsilesinin bu aşamadan itibaren kopuk olduğu görülmüştür.
Şu halde, hak sahipliğini birbirine bağlı muntazam ciro silsilesi ile ispat edemeyen davalıya karşı keşidecinin, çek üzerindeki imzasını inkar etmese ve açıkça adi ortaklığı temsili hususunda ... İnşaatın yetkili olmadığını ileri sürmese dahi, senet metninden anlaşılan bu hususu ileri sürebileceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11355 E. 2015/10641 K.
Ortak:son hamil · ciro silsilesi · ciranta · ciro · hamil · keşideci · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaİnşaat adına yapıldığı, «çek» metninden de «ciro zincirinin» ilk cirodan itibaren kopuk olduğu, çeke dayalı hakkın davalı «son hamil» ...'ya geçmediği ve davalının ciro zincirindeki kopukluktan önceki sorumlulara ve bu arada «keşideciye» müracaat edemeyeceği, davacı keşidecinin dava konusu çekten dolayı davalıya karşı borçlu ve sorumlu olmadığı ve «menfi tespit» davasını açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, davacı fer’i nitelikteki icra takibinin iptali talebinde de bulunmuş ise de; ilgili icra takibinin «yetkisizlik» nedeniyle kapatılması ve icra dosyasının süresinde yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesinin istenilmediğinin belirlenmesi nedeniyle bu talebin reddinin gerektiği, yine davacı «kötüniyet tazminatı» talebinde de bulunmuş ise de; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72/5 hükmüne göre davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için takibin sadece haksız olma …
İnşaatın çekleri, «son hamil» olan İntema İnşaat ve Tesisat Malzemeleri Yatırım ve Pazarlama A.Ş.'ye (İntema) «teslim» etmiş olup «ciranta» olarak gözükmeyen ancak en son hamil olan ve çekler nezdindeyken çalınan İntema’dan sonraki ... ...
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «çek» incelendiğinde fiziken bir birini takip eden «cirolar» olduğu ve müvekkilinin davacılar arasında ve diğer «cirantalar» arasında hukuki ve ticari ilişkiyi bilmesi mümkün olmadığından «ciro silsilesinin» kopukluğu nedeniyle müvekkilinin «keşideciye» «müracaat hakkının» engellenemeyeceğini, davacı ...
Benzer bu karardaMahkemece yapılan inceleme sonucunda; çekte «ciro silsilesinin» kopuk olduğu en «son hamilin» «keşideci» şirket olduğunu ve bu kişinin önceki «cirantaya» ve bankaya kambiyo hukukuna dayalı başvurma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati haciz» talep eden temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1041 E. 2024/2945 K.
Ortak:ciro zinciri · beyaz ciro · çek hamili · ciro silsilesi · yetkili hamil · ciranta · kötüniyet tazminatı · lehtar
İncelediğiniz kararda6102 sayılı Kanun'un «cironun» hak sahipliğinin ispatı fonksiyonunu belirten 790. maddesinde, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, «son» ciro «beyaz ciro» olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde «yetkili hamil» sayılacağına yer verilmiş olup, çeki elinde bulunduran hamil «ciro zincirinde» kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığı takdirde, ciro zincirindeki kopukluktan önceki «lehtar» ve «keşideciye» başvurma hakkını haiz olmayıp keşidecinin de senet metninden anlaşılan bu hususu «çek hamiline» karşı ileri sürmesi mümkündür.
İnşaat’ın «ciranta» olduğu «çek» bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davaya konu çekteki «ciro silsilesinin» bozuk olduğunu, çekin yasal unsurlarının mevcut olmadığını, icra takibine dayanak yapılan çekin de «dahil» olduğu 3 adet çek hakkında icra takibi açılmadan önce İstanbul 16.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «çek» incelendiğinde fiziken bir birini takip eden «cirolar» olduğu ve müvekkilinin davacılar arasında ve diğer «cirantalar» arasında hukuki ve ticari ilişkiyi bilmesi mümkün olmadığından «ciro silsilesinin» kopukluğu nedeniyle müvekkilinin «keşideciye» «müracaat hakkının» engellenemeyeceğini, davacı ...
Benzer bu kararda6102 sayılı Kanun'un «cironun» hak sahipliğinin ispatı fonksiyonunu belirten 790 ıncı maddesinde, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, «son» ciro «beyaz ciro» olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde «yetkili hamil» sayılacağına yer verilmiş olup, çeki elinde bulunduran hamil «ciro zincirinde» kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığı takdirde, ciro zincirindeki kopukluktan önceki «lehtar» ve «keşideciye» başvurma hakkını haiz olmayıp keşidecinin de senet metninden anlaşılan bu hususu «çek hamiline» karşı ileri sürmesi mümkündür.
… ayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl davada davacı takibe konu çeklerde «lehtar» tarafından usulüne uygun «ara» «cirantaya» yapılmış bir «cironun» bulunmadığı, «ciro silsilesindeki» kopukluk, birleşen davada ise ciro silsilesindeki kopukluk yanı sıra takibe konu çekteki lehtara ait cironun «tahrif» edildiği iddiasına dayanıldığı; imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği «ciro zincirinde» bulunan imzalardan birinin veya bazılarının «sahteliğine» dayanılarak «menfi tespit davası» açılamayacağı, ciro silsilesinin (zincirinin) muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemenin yeterli olduğu, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya «temsilci» sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza «yetkisinden» yoksun olmasının ciro zincirini etkilemeyeceği, dava konusu çeklerde «keşidecinin» davacı, davalıların ise ciro yoluyla «hamil» olduklarını, görünüşe göre ilk cironun çekin lehtarı durumundaki ...
… n kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içermesi halinde diğer imzaların geçerliliğinin bundan etkilenmeyeceğinin düzenlendiği, bu hükme göre, senetteki «geçersiz» imzanın sadece kendisi yönünden hükümsüzlük sonucunu doğuracağı, senetteki her imzanın diğerlerinden bağımsız olarak sadece imza sahibini bağlayacağını, imzaların bağımsızlığı ilkesi, poliçeye atılı geçerli bir imzanın «keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi sahibini bağlayacağı, geçersiz imzaların sahiplerinin sorumlu tutulmasına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığı, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacağı», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamaz ise de, «ciro silsilesini» de koparmayacağı, davacı keşidecinin, «lehtar» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte ciro · avalist · tahrifat · sorumluluktan kurtulma · sahtelik · menfi tespit davası · sahtecilik · ara karar
Benzer bu kararda… ayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl davada davacı takibe konu çeklerde «lehtar» tarafından usulüne uygun «ara» «cirantaya» yapılmış bir «cironun» bulunmadığı, «ciro silsilesindeki» kopukluk, birleşen davada ise ciro silsilesindeki kopukluk yanı sıra takibe konu çekteki lehtara ait cironun «tahrif» edildiği iddiasına dayanıldığı; imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği «ciro zincirinde» bulunan imzalardan birinin veya bazılarının «sahteliğine» dayanılarak «menfi tespit davası» açılamayacağı, ciro silsilesinin (zincirinin) muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemenin yeterli olduğu, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya «temsilci» sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza «yetkisinden» yoksun olmasının ciro zincirini etkilemeyeceği, dava konusu çeklerde «keşidecinin» davacı, davalıların ise ciro yoluyla «hamil» olduklarını, görünüşe göre ilk cironun çekin lehtarı durumundaki ...
Şubesine ait 30.10.2018 keşide tarihli 75.000,00 TL bedelli çekte davalı şirketin alacaklı sıfatının olmadığını, «lehtarın» cirosu «tahrif» edilerek tam «cironun» «beyaz ciroya» dönüştürülmeye çalışıldığını, «sahte ciro» ile çekin icra takibine konu edilemeyeceğini, ilk cironun lehtara ait olmaması nedeniyle takip alacaklısının sıfatının bulunmadığını, ileri sürerek müvekkilinin davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine ve davalı şirketin «kötü niyet tazminatına» mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… n kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içermesi halinde diğer imzaların geçerliliğinin bundan etkilenmeyeceğinin düzenlendiği, bu hükme göre, senetteki «geçersiz» imzanın sadece kendisi yönünden hükümsüzlük sonucunu doğuracağı, senetteki her imzanın diğerlerinden bağımsız olarak sadece imza sahibini bağlayacağını, imzaların bağımsızlığı ilkesi, poliçeye atılı geçerli bir imzanın «keşidecinin», «cirantanın», «avalistin», kabul eden muhatabın imzası gibi sahibini bağlayacağı, geçersiz imzaların sahiplerinin sorumlu tutulmasına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığı, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacağı», geçersiz bir imzanın sahibini bağlamaz ise de, «ciro silsilesini» de koparmayacağı, davacı keşidecinin, «lehtar» ...
İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip alacaklısının «ciro silsilesindeki» kopukluk nedeniyle alacaklı sıfatının bulunmadığını, ilk cironun «lehtara» ait olmadığının «keşideci» olan müvekkilinin lehtara karşı sorumluluğu bulunduğunu, ayrıca birleşen davadaki «sahtecilik» «tahrifat» iddialarının incelenmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davanın kabulüne müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, her bir dosya için ayrı ayrı «kötüniyet tazminatına» karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11538 E. 2010/2236 K.
Ortak:ciro silsilesi · lehdar · ciranta · ciro · hamil · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaİnşaat’ın «ciranta» olduğu «çek» bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davaya konu çekteki «ciro silsilesinin» bozuk olduğunu, çekin yasal unsurlarının mevcut olmadığını, icra takibine dayanak yapılan çekin de «dahil» olduğu 3 adet çek hakkında icra takibi açılmadan önce İstanbul 16.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «çek» incelendiğinde fiziken bir birini takip eden «cirolar» olduğu ve müvekkilinin davacılar arasında ve diğer «cirantalar» arasında hukuki ve ticari ilişkiyi bilmesi mümkün olmadığından «ciro silsilesinin» kopukluğu nedeniyle müvekkilinin «keşideciye» «müracaat hakkının» engellenemeyeceğini, davacı ...
İş Ortaklığı'nı «temsile» yetkili olmadığı yönünde herhangi bir itiraz ileri sürmediği, buna göre dava konusu «çek» üzerindeki «ciro silsilesinin» bozuk olduğundan bahsedilemeyeceği, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 818. maddesi yollaması ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 687. maddesinde yer alan; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan «def»’ileri başvuran «hamile» karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi gereğince dava konusu çek üzerindeki imzasını inkar etmeyen davacının «lehtarın» imzasının lehtara ait olup olmadığı konusunda itirazda bulunmasının mümkün olmadığı, mahkemece bu hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasıyla yeniden» esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar doğrultususunda, dava konusu "«çek»"in ilk «hamilin» davacı şirket olduğu, TTK.nun 713 ncü maddesi hükmünce, çeki ödeyecek muhatap bankanın, çekteki «ciro silsilesini» incelemeye mecbur olmasına rağmen, çekteki imzaların sıhhatini kontrol ile yükümlü bulunmadığı,çekte ciro silsilesinin kopuk olmadığı, ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmayan «çekin ibraz» edildiği davalı banka tarafından «meşru hamil» olan davalı ... ya ödeme yapılmasında bir usulsüzlük görülmediği gerekçesiyle davanın davalılardan Banka yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise HUMK’nun 409/5 ncu maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verimiştir.
Mahkemece de, isabetle belirlendiği üzere, TTK.nun 713 ncü maddesi hükmünce, bir çeki «ciro» yolu ile devralmış olan «hamile», hüviyetini de incelemek sureti ile ödeme yapmış olan «muhatap banka», muntazam olan «ciro silsilesindeki» «ciranta» imzalarının sıhhatini incelemeye mecbur değil ise de davaya dayanak yapılan çekin davacının emrine düzenlenmiş olması sebebiyle çekte ilk cironun «lehdar» tarafından yapılması gerektiği kuşkusuzdur.Bu bağlamda, dava konusu çekte ilk ciro lehdar tarafından yapılmadığı gibi Mevlut Korkmaz tarafından yapılan cironun leh …
Dava, «ciro silsilesi» bozuk olduğu iddia edilen «çekin ibraz» edene davalı Banka tarafından ödeme yapılmasından kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davaya dayanak yapılan çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muhatap banka · çekin ibrazı · meşru hamil · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar doğrultususunda, dava konusu "«çek»"in ilk «hamilin» davacı şirket olduğu, TTK.nun 713 ncü maddesi hükmünce, çeki ödeyecek muhatap bankanın, çekteki «ciro silsilesini» incelemeye mecbur olmasına rağmen, çekteki imzaların sıhhatini kontrol ile yükümlü bulunmadığı,çekte ciro silsilesinin kopuk olmadığı, ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmayan «çekin ibraz» edildiği davalı banka tarafından «meşru hamil» olan davalı ... ya ödeme yapılmasında bir usulsüzlük görülmediği gerekçesiyle davanın davalılardan Banka yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise HUMK’nun 409/5 ncu maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verimiştir.
Dava, «ciro silsilesi» bozuk olduğu iddia edilen «çekin ibraz» edene davalı Banka tarafından ödeme yapılmasından kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davaya dayanak yapılan çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece de, isabetle belirlendiği üzere, TTK.nun 713 ncü maddesi hükmünce, bir çeki «ciro» yolu ile devralmış olan «hamile», hüviyetini de incelemek sureti ile ödeme yapmış olan «muhatap banka», muntazam olan «ciro silsilesindeki» «ciranta» imzalarının sıhhatini incelemeye mecbur değil ise de davaya dayanak yapılan çekin davacının emrine düzenlenmiş olması sebebiyle çekte ilk cironun «lehdar» tarafından yapılması gerektiği kuşkusuzdur.Bu bağlamda, dava konusu çekte ilk ciro lehdar tarafından yapılmadığı gibi Mevlut Korkmaz tarafından yapılan cironun leh …
1 benzer karar daha
-
Çek istirdatı | Kötüniyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1085 E. 2015/7315 K.
Ortak:ciro zinciri · ciro silsilesi · yetkili hamil · ciranta · lehtar · ciro · hamil · çek
İncelediğiniz kararda6102 sayılı Kanun'un «cironun» hak sahipliğinin ispatı fonksiyonunu belirten 790. maddesinde, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, «son» ciro «beyaz ciro» olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde «yetkili hamil» sayılacağına yer verilmiş olup, çeki elinde bulunduran hamil «ciro zincirinde» kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığı takdirde, ciro zincirindeki kopukluktan önceki «lehtar» ve «keşideciye» başvurma hakkını haiz olmayıp keşidecinin de senet metninden anlaşılan bu hususu «çek hamiline» karşı ileri sürmesi mümkündür.
İş Ortaklığı'nı «temsile» yetkili olmadığı yönünde herhangi bir itiraz ileri sürmediği, buna göre dava konusu «çek» üzerindeki «ciro silsilesinin» bozuk olduğundan bahsedilemeyeceği, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 818. maddesi yollaması ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 687. maddesinde yer alan; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan «def»’ileri başvuran «hamile» karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi gereğince dava konusu çek üzerindeki imzasını inkar etmeyen davacının «lehtarın» imzasının lehtara ait olup olmadığı konusunda itirazda bulunmasının mümkün olmadığı, mahkemece bu hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasıyla yeniden» esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İnşaat’ın «ciranta» olduğu «çek» bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davaya konu çekteki «ciro silsilesinin» bozuk olduğunu, çekin yasal unsurlarının mevcut olmadığını, icra takibine dayanak yapılan çekin de «dahil» olduğu 3 adet çek hakkında icra takibi açılmadan önce İstanbul 16.
Benzer bu karardaSomut olaya gelince, dava konusu çekte de mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Ayrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin «yetkili hamili» olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · çek istirdadı · tahkikat · eş rızası · kötü niyet tazminatı · istirdat · kötü niyet
Benzer bu karardaKonfeksiyon arasında ticari ilişki mevcut olmadığından «ciro silsilesinde» kopukluk bulunduğu, dava konusu çekin davacı tarafa «istirdatının» gerektiği, buna karşılık davacı lehine «kötü niyet tazminatının» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «çekin istirdatına», kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK’nın 704. maddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadı» istemine ilişkindir.
Davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin «yetkili hamili» olduğunu savunmuştur.
Ayrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4346 E. , 2025/2852 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1274 Esas, 2024/867 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/317 E., 2023/477 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Konya 9. İcra Müdürlüğünün 2023/1170 E. sayılı dosyası ile müvekkilleri ...Malzemeleri A.Ş. (...) ve ... İnşaat Mühendislik Mimarlık Turizm Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin (... İnşaat) aleyhine ... .../Çarşı -İzmir Şubesine ait 30.01.2023 tarihli, 004011 sayılı ve 750.000,00 TL bedelli, keşidecisi ..., lehdarı ... ... İş Ortaklığı olan, ... İnşaat’ın ciranta olduğu çek bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davaya konu çekteki ciro silsilesinin bozuk olduğunu, çekin yasal unsurlarının mevcut olmadığını, icra takibine dayanak yapılan çekin de dahil olduğu 3 adet çek hakkında icra takibi açılmadan önce İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2023/41 E.
sayılı çek iptal davasında verilen 17.01.2023 tarihli ödeme yasağı kararı bulunduğunu, bahsedilen çek iptali davasında ayrıca 17.01.2023 tarihli ilan ile Türkiye Ticaret Sicil ...İşleri Müdürlüğüne çekleri elinde bulunduranların anılan çekleri Mahkemeye ibraz etmesine ilişkin ilanların yapılmasına karar verildiğini, mahkemeye konu edilen icra takibindeki çek hakkında ödeme yasağı kararı bulunmasına, banka kayıtları ve şerhi uyarınca çek bedelinin karşılığının olmasına fakat ödeme yasağı kararı çerçevesinde hesaba bloke konarak ödenmemesine rağmen, davalı tarafından çek bedelinin tahsili amacıyla icra takibine başlanmasının usul, yasa ve mahkemece verilen ödeme yasağı kararına aykırı olduğunu, çek ile ilgili karşılıksız ibaresi bulunmadığını, bankanın şerhinden de görüldüğü üzere hesap bakiyesinin çek bedeli kadar yani 750.000,00 TL olduğu hususunun da çekte bulunduğunu, müvekkillerinin takipte alacaklı gözüken davalı ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, kesinlikle davalıyı tanımadıklarını, bu şahsa herhangi bir borçlarının da bulunmadığını, müvekkillerinden ...
İnşaatın çekleri, son hamil olan İntema İnşaat ve Tesisat Malzemeleri Yatırım ve Pazarlama A.Ş.'ye (İntema) teslim etmiş olup ciranta olarak gözükmeyen ancak en son hamil olan ve çekler nezdindeyken çalınan İntema’dan sonraki ... ... Giyim Tekstil Nakiye İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (...) ve ... Mühendislik İnşaat Danışmanlık ... Nakliyat Sanayi ve Ticaret Şti.'yi (...) tanımadıklarını, müvekkillerinin ... ve ... ile de herhangi bir ticari ilişkisi ve borçları bulunmadığını ileri sürerek Konya 9. İcra Müdürlüğünün 2023/1170 E. sayılı icra takip dosyası ve icra takip dayanağı ... .../Çarşı İzmir Şubesine ait 30.01.2023 tarihli, 0004011 sayılı 750.000,00 TL bedelli çek nedeniyle müvekkillerinin davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalı tarafından haksız ve kötüniyetli şekilde takip yapıldığından %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş;
Mahkemece ... İnşaat’ın ciranta, ...’ın ise keşideci sıfatıyla eldeki davayı açtıklarının anlaşılması üzerine ilk olarak aynı Mahkemenin 2023/96 E. sayılı dosyasında açılan davadan keşideci ... yönünden tefrik kararı verilmekle davaya eldeki esas üzerinden devam olunduğu anlaşılmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; çek incelendiğinde fiziken bir birini takip eden cirolar olduğu ve müvekkilinin davacılar arasında ve diğer cirantalar arasında hukuki ve ticari ilişkiyi bilmesi mümkün olmadığından ciro silsilesinin kopukluğu nedeniyle müvekkilinin keşideciye müracaat hakkının engellenemeyeceğini, davacı ... İnşaat tarafından çek dava dışı İntema şirketine devir teslim ve ciro edildiğine göre artık ciro silsilesinin kopukluğundan bahsedilemeyeceğini, davacılar ile dava dışı İntema arasında hukuki ve ticari bir ilişki bulunması nedeniyle çeklerin bu şirkete verildiğini, o halde davacıların eldeki davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığını, çeki tedavüle çıkaran ortağın çeki adi ortaklık adına tedavüle çıkardığının kabulü gerektiğini savunarak davanın reddi ile takibin durdurulması nedeniyle %20 oranında kötüniyet tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin lehtarının ..., ... İnşaat ve ... şirketlerinin oluşturduğu iş ortaklığı olup, ilk cironun bu adi ortaklık adına değil, sadece ... İnşaat adına yapıldığı, çek metninden de ciro zincirinin ilk cirodan itibaren kopuk olduğu, çeke dayalı hakkın davalı son hamil ...'ya geçmediği ve davalının ciro zincirindeki kopukluktan önceki sorumlulara ve bu arada keşideciye müracaat edemeyeceği, davacı keşidecinin dava konusu çekten dolayı davalıya karşı borçlu ve sorumlu olmadığı ve menfi tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu, davacı fer’i nitelikteki icra takibinin iptali talebinde de bulunmuş ise de; ilgili icra takibinin yetkisizlik nedeniyle kapatılması ve icra dosyasının süresinde yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesinin istenilmediğinin belirlenmesi nedeniyle bu talebin reddinin gerektiği, yine davacı kötüniyet tazminatı talebinde de bulunmuş ise de;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72/5 hükmüne göre davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için takibin sadece haksız olması yeterli olmayıp kötüniyetli olarak da yapılması gerektiği ve davacı tarafından davalının bu takibi kötüniyetli olarak yaptığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Konya 9. İcra Müdürlüğü'nün 2023/1170 E. sayılı (yetkisizlikle kapatılmasına karar verilen) icra takibine dayanak teşkil eden, ....Çarşı Şubesine ait keşidecisi ...Malzemeleri A.Ş., lehtarı ... ... İş Ortaklığı olan, İzmir 30.01.2023 keşide tarihli, 0004011 çek nolu ve 750.000,00 TL bedelli çekten dolayı, davacı ...Ş.'nin davalı ...'ya borçlu olmadığının tespitine, davacının fer'i nitelikteki Konya 9.
İcra Müdürlüğünün 2023/1170 E. sayılı takibinin iptali ile yine fer'i nitelikteki kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu çekte yer alan ilk ciro imzasını atan ... İnşaat’ın ... ... İş Ortaklığı'nı temsile yetkili olmadığı yönünde herhangi bir itiraz ileri sürmediği, buna göre dava konusu çek üzerindeki ciro silsilesinin bozuk olduğundan bahsedilemeyeceği, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 818. maddesi yollaması ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 687. maddesinde yer alan; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi gereğince dava konusu çek üzerindeki imzasını inkar etmeyen davacının lehtarın imzasının lehtara ait olup olmadığı konusunda itirazda bulunmasının mümkün olmadığı, mahkemece bu hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine;
davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının keşidecisi olduğu çek ve bu çeke dayalı icra takibinde menfi tespit istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava davacının keşidecisi olduğu çekten dolayı ciro silsilesinin bozuk olduğu iddiasına dayalı olarak borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, ilk cirodan itibaren ciro zincirinin kopuk olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusu kabul edilerek yazılı şekilde yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle dava reddedilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un cironun hak sahipliğinin ispatı fonksiyonunu belirten 790. maddesinde, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağına yer verilmiş olup, çeki elinde bulunduran hamil ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığı takdirde, ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye başvurma hakkını haiz olmayıp keşidecinin de senet metninden anlaşılan bu hususu çek hamiline karşı ileri sürmesi mümkündür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 637. maddesinde adi ortaklıkta kendi adına ve ortaklık hesabına bir üçüncü kişi ile işlemde bulunan ortağın, bu kişiye karşı bizzat kendisinin alacaklı ve borçlu olacağı, ortaklardan birinin ortaklık veya bütün ortaklar adına bir üçüncü kişi ile işlem yapması halinde diğer ortakların ancak temsile ilişkin hükümler uyarınca bu kişinin alacaklısı veya borçlusu olacakları, kendisine yönetim görevi verilen ortağın, ortaklığı veya bütün ortakları üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisi var sayılsa da temsil yetkisine sahip yönetici ortağın yapacağı önemli tasarruf işlemlerine ilişkin yetkinin, bütün ortakların oybirliğiyle verilmiş olması ve yetki belgesinde bu hususun açıkça belirtilmiş olmasının şart olduğu düzenlenmiştir.
Kural olarak, adi ortaklığın hak ehliyeti bulunmadığı için adi ortaklığın temsili ifadesinden, ortakların toplu olarak, temsil edilmesi anlaşılmalıdır. Zira adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, üçüncü kişilerle ortaklık arasındaki hukuki işlemleri ortaklık adına yapacak, ortaklığı dış dünyada temsil edecek bir temsil organı da yoktur. Bu sebeple adi ortaklığı, üçüncü kişilerle yapılacak hukuki işlemlerde ortaklar birlikte temsil edecektir.
Davaya konu çek incelediğinde; davacının keşidecisi olduğu çekin lehtarının keşidecinin de ortaklarından olduğu "..." olduğu ve ilk cironun sadece adi ortaklardan ... İnşaat tarafından yapıldığı, akabinde çekin dava dışı İntema adına ... T. A. Ş. tarafından tahsil amacıyla ciro edildikten sonra sırasıyla ... ve ... şirketleri ile davalı ... tarafından cirolanarak muhatap bankaya davalı tarafından ibraz edildiği, bu aşamada muhatap Bankaca çek bedeli karşılığı bulunmasına rağmen ciro silsilesinde yer almayan İntema'nın açtığı çek iptal davası nedeniyle konulan tedbir nedeniyle ödeme yapılmadığı anlaşılmakla; lehtar adi ortaklığın tüm ortakları tarafından ciro edilmeyen çekteki ciro silsilesinin bu aşamadan itibaren kopuk olduğu görülmüştür.
Şu halde, hak sahipliğini birbirine bağlı muntazam ciro silsilesi ile ispat edemeyen davalıya karşı keşidecinin, çek üzerindeki imzasını inkar etmese ve açıkça adi ortaklığı temsili hususunda ... İnşaatın yetkili olmadığını ileri sürmese dahi, senet metninden anlaşılan bu hususu ileri sürebileceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1150411800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz