Çek İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11538 E. 2010/2236 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muhatap banka↗ çekin ibrazı↗ meşru hamil↗ ciro silsilesi↗ lehdar↗ ciranta↗ ciro↗ açılmamış sayılma↗ hamil↗ çek↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultususunda, dava konusu "çek"in ilk hamilin davacı şirket olduğu, TTK.nun 713 ncü maddesi hükmünce, çeki ödeyecek muhatap bankanın, çekteki ciro silsilesini incelemeye mecbur olmasına rağmen, çekteki imzaların sıhhatini kontrol ile yükümlü bulunmadığı,çekte ciro silsilesinin kopuk olmadığı, ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmayan çekin ibraz edildiği davalı banka tarafından meşru hamil olan davalı ... ya ödeme yapılmasında bir usulsüzlük görülmediği gerekçesiyle davanın davalılardan Banka yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise HUMK’nun 409/5 ncu maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verimiştir.
Kararı,davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ciro silsilesi bozuk olduğu iddia edilen çekin ibraz edene davalı Banka tarafından ödeme yapılmasından kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davaya dayanak yapılan çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davaya dayanak yapılan çekin ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece de, isabetle belirlendiği üzere, TTK.nun 713 ncü maddesi hükmünce, bir çeki ciro yolu ile devralmış olan hamile, hüviyetini de incelemek sureti ile ödeme yapmış olan muhatap banka, muntazam olan ciro silsilesindeki ciranta imzalarının sıhhatini incelemeye mecbur değil ise de davaya dayanak yapılan çekin davacının emrine düzenlenmiş olması sebebiyle çekte ilk cironun lehdar tarafından yapılması gerektiği kuşkusuzdur.Bu bağlamda, dava konusu çekte ilk ciro lehdar tarafından yapılmadığı gibi Mevlut Korkmaz tarafından yapılan cironun lehdar adına yapılıp yapılmadığı da belli değildir.Kaldı ki, davacı lehdar tarafından adı geçene yapılan bir cironun varlığından dahi söz edilmez.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, uyuşmazlığa konu çekin emre yazılı olarak düzenlenmiş ve ilk cironun da davacı lehdar tarafından yapılmamış olması karşısında dava konu çekin ciro silsilesinde kopukluk bulunduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanılgılı değerlendirmlerle davanın davalı Banka yönünden reddi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/11538 E. , 2010/2236 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.06.2008 tarih ve 2007/892-2008/1023 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin hamili olduğu ve rızası dışında elinden çıkan 5.000-YTL meblağlı sahte ciro ile piyasaya sürülen çekin davalı Bankadan tahsil edildiğini ileri sürerek, bu meblağın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Banka vekili, işbölümü itirazında bulunularak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultususunda, dava konusu "çek"in ilk hamilin davacı şirket olduğu, TTK.nun 713 ncü maddesi hükmünce, çeki ödeyecek muhatap bankanın, çekteki ciro silsilesini incelemeye mecbur olmasına rağmen, çekteki imzaların sıhhatini kontrol ile yükümlü bulunmadığı,çekte ciro silsilesinin kopuk olmadığı, ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmayan çekin ibraz edildiği davalı banka tarafından meşru hamil olan davalı ... ya ödeme yapılmasında bir usulsüzlük görülmediği gerekçesiyle davanın davalılardan Banka yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise HUMK’nun 409/5 ncu maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verimiştir.
Kararı,davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ciro silsilesi bozuk olduğu iddia edilen çekin ibraz edene davalı Banka tarafından ödeme yapılmasından kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davaya dayanak yapılan çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davaya dayanak yapılan çekin ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece de, isabetle belirlendiği üzere, TTK.nun 713 ncü maddesi hükmünce, bir çeki ciro yolu ile devralmış olan hamile, hüviyetini de incelemek sureti ile ödeme yapmış olan muhatap banka, muntazam olan ciro silsilesindeki ciranta imzalarının sıhhatini incelemeye mecbur değil ise de davaya dayanak yapılan çekin davacının emrine düzenlenmiş olması sebebiyle çekte ilk cironun lehdar tarafından yapılması gerektiği kuşkusuzdur.Bu bağlamda, dava konusu çekte ilk ciro lehdar tarafından yapılmadığı gibi Mevlut Korkmaz tarafından yapılan cironun lehdar adına yapılıp yapılmadığı da belli değildir.Kaldı ki, davacı lehdar tarafından adı geçene yapılan bir cironun varlığından dahi söz edilmez.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, uyuşmazlığa konu çekin emre yazılı olarak düzenlenmiş ve ilk cironun da davacı lehdar tarafından yapılmamış olması karşısında dava konu çekin ciro silsilesinde kopukluk bulunduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanılgılı değerlendirmlerle davanın davalı Banka yönünden reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009605500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz