Asli müdahale
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3812 E. 2025/2061 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- altı ay
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
asli müdahale↗ temlik sözleşmesi↗ ihya davası↗ bekletici mesele↗ alacağın temliki↗ kötüniyet tazminatı↗ bedelsizlik↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ bayilik sözleşmesi↗ sicilden terkin↗ ciro↗ ihya↗ reeskont faizi↗ yenileme↗ sebepsiz zenginleşme↗ tüzel kişilik↗ temlik↗ istirdat↗ ticaret sicili↗ ıslah↗ terkin↗ çek↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ menfi tespit↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ teminat↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/667 E., 2023/452 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı, karşı davada davalı ... Şirketi vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, bu ticari faaliyetler kapsamında müvekkili şirketin kendisine ve müşterilerine ait bir kısım çekleri davalıya hammadde temini ya da kredi teminatı olarak kullanılması amacıyla teslim ettiğini, davalının çekleri bankaya ibraz ettiğini, yapılan ödemeler ve çek tahsilatı karşılığı ürün teslim edilmediğini, toplamda 426.871,40 TL fazla ödeme yaptığını, karşılığında mal gönderilmeyen çeklerin toplam bedelinin 312.000,00 TL tutarında olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere fazla ödenen ve karşılığında ürün alınamayan tutarın şimdilik 20.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte istirdadını ve karşılığı ürün teslim edilmeyen 312.000,00 TL tutarlı çeklerin iptali ile müvekkilinin çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
2.Asıl davada asli müdahil.... Ltd. Şti. vekili, davaya katılma dilekçesinde 16.09.2014 tarihinde 350.000,00 TL alacağın temlik alındığını ileri sürerek davaya asli müdahil olarak katıldığını, ayrıca... Ltd. Şti. vekili 06.11.2014 tarihli duruşmada müvekkilinin alacağının ...'e temlik edildiğini, bundan sonra ...’in davaya temlik alan davacı olarak katılacağını bildirmiş olup, 05.03.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle menfi tespit isteminden vazgeçilerek 413.113,66 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep etmiştir.
3.Birleşen davada davacı ... Kağıtçılık Ltd. Şti. vekili dava dilekçesinde, davalı ... Ltd. Şti. tarafından diğer davalı ... Ltd. Şti. lehine keşide edilen çeki davalı ... Ltd. Şti.'nden ciro ile devraldıklarını, çeki bankaya ibraz ettiklerini, ancak altı ay içerisinde karşılıksız çeki icra takibine konu etmediklerini ve çekin zamanaşımına uğradığını, davalı ... Ltd. Şti. hakkında temel ilişkiye dayalı olarak, davalı ... Ltd. Şti. hakkında ise sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak alacaklı olduklarını, davalı ... Ltd. Şti. ile aralarında bayilik sözleşmesi olduğunu, davalı şirketin kendilerinin imal ettiği oyun kağıtlarına uzun süre İzmir distribütörlüğünü yaptığını, borç ilişkisinin de bu döneme dayandığını, sattıkları mallardan dolayı ödenmemiş bakiye alacaklarının olduğunu ileri sürerek İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2010/7706 E. sayılı dosyasında takibe itirazın iptali ile borçluların %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı, karşı davada davacı ... Kağıtçılık Ltd. Şti. vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2005 yılından önce başladığını, davacının sürekli borçlu olduğunu ve dava tarihi itibarıyla herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacıya ait çeklerin yıllardır karşılıksız çıktığını, sürekli yenilendiğini, bu nedenle çeklerin kredi teminatı olarak veya hammadde alımı için kullanılamayacağını, bankaların ve tedarikçilerin davacıdan gelen çekleri kabul etmediğini, davacının uzun süredir çek yasaklısı olduğunu, ayrıca iptali talep edilen çeklerin ... Ltd. Şti.'ne ait olduğunu ve bu şirketin tüzel kişiliği gereği davacının bu çeklerin iptalini isteyemeyeceğini savunarak asıl davanın reddini talep etmiş olup, karşı dava dilekçesinde ise uzun yıllardır davacıya mal satıldığını, ancak son yıllarda ödemelerde sorun yaşandığını, davacı karşı davalının verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını, ödenmeyen çekleri borçtan tenzil ettiğini, müvekkilinin halen yaklaşık 500.000,00 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek şimdilik 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini talep etmiştir.
2.Birleşen dosyada davalılar vekili, cevap dilekçesinde davacının aynı konuda görülmekte olan bir dava var iken yeni dava açarak kötüniyetini sergilediğini savunarak menfi tespit davasının neticesinin bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddini, %40 oranında tazminatın tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, asıl davada davacının, davalı şirketten teslim edilmeyen mal karşılığı olarak verilen ve ödenmiş olan çekler sebebiyle 413.113,66 TL fazla ödemesi bulunduğu, bu kapsamda davalı-karşı davacının davacı-karşı davalıdan alacaklı olamayacağı, karşı davanın reddinin gerektiği, yine birleşen davada davacı karşı davalının herhangi bir alacağı söz konusu olmadığından itirazın iptali talebinin reddinin gerektiği, birleşen dava reddedilmekle birlikte birleşen dava davacısı ... Kağıtçılık Ltd. Şti.'nin kötüniyetinin ispat edilip ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki ticari faaliyetin çapı, karmaşıklığı ve düzensizliği gözetildiğinde sırf takip yapıp alacak iddiasında bulunmasının kötüniyetini ortaya koymayacağı gerekçesiyle asıl davada davanın kabulü ile 20.000,00 TL'nin dava tarihi olan 28.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı ... Ltd. Şti.'ne ödenmesine, davacı ... Ltd. Şti.’nin dava konusu olan çeklerden dolayı davalı ... Kağıtçılık Ltd. Şti.'ne borçlu olmadığının tespitine, alacağı temlik alan ... ve asli müdahil ....Ltd. Şti.'nin talepleri yönünden davanın reddine, karşı davanın ve birleşen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/254 E. sayılı dosyasında açılan davanın ve davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, bedelsizlik iddiasına dayalı istirdat, çekler nedeniyle menfi tespit istemi; karşı dava alacak, birleşen dava çeke dayalı takibe itirazın iptali, asli müdahale ise temlik sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Davacı ... Ltd. Şti., 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) geçici 7. maddesi kapsamında sicilden terkin edilmiş; İlk Derece Mahkemesince verilen süre içinde açılan ihya davası sonucunda, Ticaret Sicil Müdürlüğünün aldığı terkin kararının usulsüz olduğu belirlenip, şirketin ihyasına karar verilmiştir. Davacı şirketin bilgisi olmaksızın alınan terkin kararı, bu karardan sonra şirketin yaptığı tasarrufların yok hükmünde olduğu sonucunu doğurmamaktadır. Gerçekte hayatını devam ettiren şirketin yaptığı işlemler, usulsüz terkin işleminden etkilenmez. O hâlde, Bölge Adliye Mahkemesince bu husus gözardı edilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12049 E. 2010/3011 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Darimezice bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 2.413,00 TL'nın «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7455 E. 2014/12361 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak
Benzer bu kararda… asına, bu hususun temyiz ilamında yazılmamış olmasının ve temyizin reddine ilişkin kararın temyiz edilmemesinin karar düzeltme isteyen davacı yararına her hangi bir «usuli kazanılmış hak» oluşturmamasına göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14613 E. 2012/5975 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaŞti.'ne ait olduğunu ve bu şirketin «tüzel kişiliği» gereği davacının bu çeklerin iptalini isteyemeyeceğini savunarak asıl davanın reddini talep etmiş olup, karşı dava dilekçesinde ise uzun yıllardır davacıya mal satıldığını, ancak «son» yıllarda ödemelerde sorun yaşandığını, davacı karşı davalının verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını, ödenmeyen çekleri borçtan tenzil ettiğini, müvekkilinin halen …
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, en «son» ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle davacı alacağının tutarı konusunda bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle, davacının halen alacağının bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · karar verilmesine yer olmadığına · temerrüt
Benzer bu karardaAncak, bilirkişi raporunda «temerrüt» tarihinden dava tarihine kadar «akdi faiz» hesaplanmış olup, dava tarihinden ödemelerin yapıldığı tarihe kadar faiz hesaplanmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafından davanın açılmasından sonra 30/10/2009 tarihinde 22.312,00-TL ve 21/12/2009 tarihinde 13.500,00-TL ödeme yapıldığı, dava konusu alacağın ödendiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, yargılamanın devamı esnasında davalının 30/10/2009 tarihinde 22.312,00-TL ve 21/12/2009 tarihinde 13.500,00-TL ödediğinden bahisle mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6280 E. 2018/671 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3812 E. , 2025/2061 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1753 Esas, 2024/394 Karar
HÜKÜM
Asıl davanın kabulü, karşı davanın reddi
ASIL DAVA İLE BİRLEŞEN ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2012/25 E. SAYILI DOSYASI
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/667 E., 2023/452 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı, karşı davada davalı ... Şirketi vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, bu ticari faaliyetler kapsamında müvekkili şirketin kendisine ve müşterilerine ait bir kısım çekleri davalıya hammadde temini ya da kredi teminatı olarak kullanılması amacıyla teslim ettiğini, davalının çekleri bankaya ibraz ettiğini, yapılan ödemeler ve çek tahsilatı karşılığı ürün teslim edilmediğini, toplamda 426.871,40 TL fazla ödeme yaptığını, karşılığında mal gönderilmeyen çeklerin toplam bedelinin 312.000,00 TL tutarında olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere fazla ödenen ve karşılığında ürün alınamayan tutarın şimdilik 20.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte istirdadını ve karşılığı ürün teslim edilmeyen 312.000,00 TL tutarlı çeklerin iptali ile müvekkilinin çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
2.Asıl davada asli müdahil.... Ltd. Şti. vekili, davaya katılma dilekçesinde 16.09.2014 tarihinde 350.000,00 TL alacağın temlik alındığını ileri sürerek davaya asli müdahil olarak katıldığını, ayrıca... Ltd. Şti. vekili 06.11.2014 tarihli duruşmada müvekkilinin alacağının ...'e temlik edildiğini, bundan sonra ...’in davaya temlik alan davacı olarak katılacağını bildirmiş olup, 05.03.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle menfi tespit isteminden vazgeçilerek 413.113,66 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep etmiştir.
3.Birleşen davada davacı ... Kağıtçılık Ltd. Şti. vekili dava dilekçesinde, davalı ... Ltd. Şti. tarafından diğer davalı ... Ltd. Şti. lehine keşide edilen çeki davalı ... Ltd. Şti.'nden ciro ile devraldıklarını, çeki bankaya ibraz ettiklerini, ancak altı ay içerisinde karşılıksız çeki icra takibine konu etmediklerini ve çekin zamanaşımına uğradığını, davalı ... Ltd. Şti. hakkında temel ilişkiye dayalı olarak, davalı ... Ltd. Şti. hakkında ise sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak alacaklı olduklarını, davalı ... Ltd. Şti. ile aralarında bayilik sözleşmesi olduğunu, davalı şirketin kendilerinin imal ettiği oyun kağıtlarına uzun süre İzmir distribütörlüğünü yaptığını, borç ilişkisinin de bu döneme dayandığını, sattıkları mallardan dolayı ödenmemiş bakiye alacaklarının olduğunu ileri sürerek İzmir 10.
İcra Müdürlüğünün 2010/7706 E. sayılı dosyasında takibe itirazın iptali ile borçluların %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı, karşı davada davacı ... Kağıtçılık Ltd. Şti. vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2005 yılından önce başladığını, davacının sürekli borçlu olduğunu ve dava tarihi itibarıyla herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacıya ait çeklerin yıllardır karşılıksız çıktığını, sürekli yenilendiğini, bu nedenle çeklerin kredi teminatı olarak veya hammadde alımı için kullanılamayacağını, bankaların ve tedarikçilerin davacıdan gelen çekleri kabul etmediğini, davacının uzun süredir çek yasaklısı olduğunu, ayrıca iptali talep edilen çeklerin ... Ltd. Şti.'ne ait olduğunu ve bu şirketin tüzel kişiliği gereği davacının bu çeklerin iptalini isteyemeyeceğini savunarak asıl davanın reddini talep etmiş olup, karşı dava dilekçesinde ise uzun yıllardır davacıya mal satıldığını, ancak son yıllarda ödemelerde sorun yaşandığını, davacı karşı davalının verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını, ödenmeyen çekleri borçtan tenzil ettiğini, müvekkilinin halen yaklaşık 500.000,00 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek şimdilik 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini talep etmiştir.
2.Birleşen dosyada davalılar vekili, cevap dilekçesinde davacının aynı konuda görülmekte olan bir dava var iken yeni dava açarak kötüniyetini sergilediğini savunarak menfi tespit davasının neticesinin bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddini, %40 oranında tazminatın tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, asıl davada davacının, davalı şirketten teslim edilmeyen mal karşılığı olarak verilen ve ödenmiş olan çekler sebebiyle 413.113,66 TL fazla ödemesi bulunduğu, bu kapsamda davalı-karşı davacının davacı-karşı davalıdan alacaklı olamayacağı, karşı davanın reddinin gerektiği, yine birleşen davada davacı karşı davalının herhangi bir alacağı söz konusu olmadığından itirazın iptali talebinin reddinin gerektiği, birleşen dava reddedilmekle birlikte birleşen dava davacısı ... Kağıtçılık Ltd. Şti.'nin kötüniyetinin ispat edilip ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki ticari faaliyetin çapı, karmaşıklığı ve düzensizliği gözetildiğinde sırf takip yapıp alacak iddiasında bulunmasının kötüniyetini ortaya koymayacağı gerekçesiyle asıl davada davanın kabulü ile 20.000,00 TL'nin dava tarihi olan 28.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı ...
Ltd. Şti.'ne ödenmesine, davacı ... Ltd. Şti.’nin dava konusu olan çeklerden dolayı davalı ... Kağıtçılık Ltd. Şti.'ne borçlu olmadığının tespitine, alacağı temlik alan ... ve asli müdahil ....Ltd. Şti.'nin talepleri yönünden davanın reddine, karşı davanın ve birleşen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/254 E. sayılı dosyasında açılan davanın ve davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, bedelsizlik iddiasına dayalı istirdat, çekler nedeniyle menfi tespit istemi; karşı dava alacak, birleşen dava çeke dayalı takibe itirazın iptali, asli müdahale ise temlik sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Davacı ... Ltd. Şti., 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) geçici 7. maddesi kapsamında sicilden terkin edilmiş; İlk Derece Mahkemesince verilen süre içinde açılan ihya davası sonucunda, Ticaret Sicil Müdürlüğünün aldığı terkin kararının usulsüz olduğu belirlenip, şirketin ihyasına karar verilmiştir. Davacı şirketin bilgisi olmaksızın alınan terkin kararı, bu karardan sonra şirketin yaptığı tasarrufların yok hükmünde olduğu sonucunu doğurmamaktadır. Gerçekte hayatını devam ettiren şirketin yaptığı işlemler, usulsüz terkin işleminden etkilenmez. O hâlde, Bölge Adliye Mahkemesince bu husus gözardı edilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1146716900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz