Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3454 E. 2025/1836 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
6325 sayılı kanun 18/a-15↗ yazılı şekil şartı↗ son tutanak↗ dava şartı arabuluculuk↗ zorunlu arabuluculuk↗ tevzi↗ limited şirket pay devri↗ arabuluculuk başvurusu↗ arabuluculuk↗ şekil şartı↗ pay devri↗ şirket merkezi mahkemesi↗ pay sahipliği↗ cezai şart↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ ihtar↗ limited şirket↗ görevsizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2023/286 E., 2024/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline vekaleten ... ile davalı arasında imzalanan 05.03.2022 tarihli "Pay Sahipleri Sözleşmesi" başlıklı sözleşme gereği müvekkilin ... İnşaat Maden Ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ndeki hisselerinin %75'inin 1.012.500,00 USD karşılığında devredileceği konusunda anlaşıldığını ve sözleşmenin 6. maddesinde "tarafların bu sözleşmeye aykırı davranmaları halinde 1.000.000,00 USD cezai şart ödemelerinin de kararlaştırıldığını, davalı tarafça sözleşmenin gereği bedelin eksik ödendiğini, bu nedenle davalının 1.000.000,00 USD cezai şart da ödemesi gerekiğini ileri sürerek şimdilik 5.000,00 USD eksik ödemenin ve cezai şarta bağlı ödeme olarak şimdilik 5.000,00 USD'nin temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizleriyle ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 17.01.2023 tarihinde açılan davada, arabulucuya başvuru tarihinin 14.02.2023 olduğu ve arabuluculuk görüşmelerinin 22.03.2023 tarihinde "anlaşamama" şekilinde sonuçlandığı anlaşıldığından, dava açıldıktan sonra yapılan arabuluculuk başvurusu ile dava şartı yerine getirilmiş sayılamayacağı gözetilerek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/1970 E. 2021/844 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirket pay devrine ilişkin sözleşmenin gereği olan ücretin eksik ödendiği iddiasıyla bu ücretin ve sözleşmedeki cezai şartın davalıdan tahsili istemine ilişkin davada, zorunlu arabuluculuğa davadan önce başvurulmamış olması nedeniyle davanın usulden reddi kararının yerinde olup olmadığı noktasındadır.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, limited şirket pay devrine ilişkin sözleşmenin gereği olan bedelin eksik ödendiği iddiasıyla bu bedelin ve sözleşmedeki cezai şartın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, ilk olarak Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/30 E., 2023/15 K. sayılı kararıyla uyuşmazlığın çözümünde Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararı istinaf edilmesi üzerine inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2023/718 E., 2023/1064 K. sayılı kararıyla davanın ticari dava olarak nitelendirilmesi yerindeyse de uyuşmazlığın çözümünde şirket merkezi olan Niğde Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) kesin yetkili olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın görevli ve yetkili Niğde Asliye Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş; nihayet Niğde 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2023/286 E., 2024/5 K. sayılı kararıyla yukarıda yazılı şekilde dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı ve bu eksikliğin sonradan tamamlanamayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararı davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine inceleyen Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince de İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülerek davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/1 hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan Kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı Yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı TTK) 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun(6325 sayılı Kanun) 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
Bununla birlikte somut olayda, anılan kanuni düzenlemeler doğrultusunda davacı tarafından, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/30 E., 2023/15 K. sayılı görevsizlik kararı kesinleşmeyip dosya henüz istinaf aşamasındayken arabulucuya başvurulduğu ve son tutanağın bir örneğinin de görevli ve yetkili Niğde 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulduğu anlaşılmakla, Mahkemece dosyaya sunulu bu tutanağın ilk dava açılmasından önce sunulmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış ve işin esasına girilip yapılacak inceleme ve değerlendirmenin sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4029 E. 2022/8478 K.
Ortak:son tutanak · arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava açılmadan önce «arabulucuya» hiç başvurulmamış olması dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, «arabulucuya başvurulmuş» olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin «son tutanağın» aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde sunulmamış olması ise davanın «usulden reddi» yaptırımına bağlanmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun(6325 sayılı Kanun) 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda «arabulucuya başvurulmuş» olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin «son tutanağın» aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık «kesin süre» içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği «ihtarını» içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 17.01.2023 tarihinde açılan davada, «arabulucuya başvuru» tarihinin 14.02.2023 olduğu ve arabuluculuk görüşmelerinin 22.03.2023 tarihinde "anlaşamama" şekilinde sonuçlandığı anlaşıldığından, dava açıldıktan sonra yapılan arabuluculuk başvurusu ile dava şartı yerine getirilmiş sayılamayacağı gözetilerek davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddinin» gerektiği, nitekim Yargıtay 11.
Benzer bu kararda… a kapsamına göre; uyuşmazlık itirazın iptali talebine ilişkin olup 6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A.2 maddesi uyarınca dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartı olduğundan davacı tarafça dava dilekçesi ekinde tarafların anlaşamadığına ilişkin «arabuluculuk son tutanağının» fotokopisi «ibraz» edilmiş uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslı yada arabulucu tarafından onaylı bir örneği «kesin süreye» rağmen dosya kapsamına sunulmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:arabuluculuk son tutanağı · ibraz
Benzer bu kararda… a kapsamına göre; uyuşmazlık itirazın iptali talebine ilişkin olup 6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A.2 maddesi uyarınca dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartı olduğundan davacı tarafça dava dilekçesi ekinde tarafların anlaşamadığına ilişkin «arabuluculuk son tutanağının» fotokopisi «ibraz» edilmiş uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslı yada arabulucu tarafından onaylı bir örneği «kesin süreye» rağmen dosya kapsamına sunulmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4240 E. 2022/6367 K.
Ortak:son tutanak · arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · ihtar · görevsizlik kararı · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava açılmadan önce «arabulucuya» hiç başvurulmamış olması dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, «arabulucuya başvurulmuş» olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin «son tutanağın» aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde sunulmamış olması ise davanın «usulden reddi» yaptırımına bağlanmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun(6325 sayılı Kanun) 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda «arabulucuya başvurulmuş» olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin «son tutanağın» aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık «kesin süre» içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği «ihtarını» içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine mahkemece gönderilen «ihtarın» gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın «usulden reddine» karar verilmesi, ayrıca «arabulucuya başvurulmadan» dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Benzer bu kararda450/8060 sayılı kanun yararına temyiz isteminde, dava açılmadan önce «arabulucuya» hiç başvurulmamış olması dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus iken «arabulucuya başvurulmuş» olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin «son tutanağın» aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde sunulmamış olması ise davanın «usulden reddini» gerektirdiğini ancak somut olayda, 04.10.2021 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde dava açıldığı, Adana 12.
Dava açılmadan önce «arabulucuya» hiç başvurulmamış olması dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, «arabulucuya başvurulmuş» olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin «son tutanağın» aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde sunulmamış olması ise davanın «usulden reddi» yaptırımına bağlanmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda «arabulucuya başvurulmuş» olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin «son tutanağın» aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık «kesin süre» içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği «ihtarını» içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki dinlenilme hakkı · tazminat davası
Benzer bu karardaMahkemece, dava tarihi olan 04/10/2021 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesine göre, «tazminat davası» açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması gerektiği, yasal düzenleme dikkate alındığında söz konusu dava şartının noksanlığı sonradan giderilebilecek nitelikte olmadığı, davacı tarafça arabuluculuk kurumuna başvurulmaksızın doğrudan doğruya eldeki tazminat davasının açıldığı, dava açıldıktan sonra 21/02/2022 tarihli beyan dilekçesi ile 14/01/2022 tarihinde arabuluculuğa başvuruda bulunulduğu, bu itibarla eldeki davada dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/1. ve 114/2. maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi hükümleri gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı noksanlığından «usulden reddine» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/154 Esas sayılı dosyasında davanın esasına girilmeden «görevli» mahkeme aşamasından önce dava şartı eksikliğinin giderilerek «arabuluculuk» işleminin tamamlandığı mahkemece, duruşma açılmadan yapılan değerlendirmeyle “«hukuki dinlenilme hakkını»” ihlal edecek şekilde hüküm kurulmuş olması ve dava şartı olan arabuluculuk işleminin tamamlanmış olması dikkate alınarak esasa girilerek karar verilmesi gerekirke …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1529 E. 2023/5106 K.
Ortak:son tutanak · zorunlu arabuluculuk · arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · usulden reddi · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava açılmadan önce «arabulucuya» hiç başvurulmamış olması dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, «arabulucuya başvurulmuş» olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin «son tutanağın» aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde sunulmamış olması ise davanın «usulden reddi» yaptırımına bağlanmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun(6325 sayılı Kanun) 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda «arabulucuya başvurulmuş» olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin «son tutanağın» aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık «kesin süre» içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği «ihtarını» içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/30 E., 2023/15 K. sayılı «görevsizlik» kararı kesinleşmeyip dosya henüz istinaf aşamasındayken «arabulucuya başvurulduğu» ve «son tutanağın» bir örneğinin de «görevli» ve yetkili Niğde 3.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça yargılama aşamasında «arabuluculuğa başvurulduğu» bildirilmesine rağmen «son tutanağın» sunulmadığı, dava tarihi itibari ile arabuluculuk faaliyetinin sonuçlanmadığı, buna ilişkin son tutanağın bulunmadığı 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun (6325 sayılı Kanun) 18 inci maddesinin A fıkrası gereğince mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmesinde hukuki yönden isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın bir miktar alacağa ilişkin olduğu ve özü itibari ile «arabuluculuğa» tabi olması gerektiği, davacı tarafça arabuluculuk yoluna 30.07.2019 tarihinde başvuru yapıldığı ancak henüz sonuçlanmadan işbu davanın açıldığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «zorunlu arabuluculuk» bulunan hallerde arabulucu dosya numarası bilgisi UYAP sistemi üzerinden girilmeden davanın açılamadığı, arabuluculuk dosya numarası bilgisine rağmen davanın arabulucuya gitmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini belirterek «maddi hataya» dayanan hukuka aykırı kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «zorunlu arabuluculuk» bulunan hallerde arabulucu dosya numarası bilgisi UYAP sistemi üzerinden girilmeden davanın açılamadığı, arabuluculuk dosya numarası bilgisine rağmen davanın arabulucuya gitmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini belirterek «maddi hataya» dayanan hukuka aykırı kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3454 E. , 2025/1836 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/483 Esas, 2024/610 Karar
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Niğde 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2023/286 E., 2024/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline vekaleten ... ile davalı arasında imzalanan 05.03.2022 tarihli "Pay Sahipleri Sözleşmesi" başlıklı sözleşme gereği müvekkilin ... İnşaat Maden Ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ndeki hisselerinin %75'inin 1.012.500,00 USD karşılığında devredileceği konusunda anlaşıldığını ve sözleşmenin 6. maddesinde "tarafların bu sözleşmeye aykırı davranmaları halinde 1.000.000,00 USD cezai şart ödemelerinin de kararlaştırıldığını, davalı tarafça sözleşmenin gereği bedelin eksik ödendiğini, bu nedenle davalının 1.000.000,00 USD cezai şart da ödemesi gerekiğini ileri sürerek şimdilik 5.000,00 USD eksik ödemenin ve cezai şarta bağlı ödeme olarak şimdilik 5.000,00 USD'nin temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizleriyle ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 17.01.2023 tarihinde açılan davada, arabulucuya başvuru tarihinin 14.02.2023 olduğu ve arabuluculuk görüşmelerinin 22.03.2023 tarihinde "anlaşamama" şekilinde sonuçlandığı anlaşıldığından, dava açıldıktan sonra yapılan arabuluculuk başvurusu ile dava şartı yerine getirilmiş sayılamayacağı gözetilerek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/1970 E. 2021/844 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirket pay devrine ilişkin sözleşmenin gereği olan ücretin eksik ödendiği iddiasıyla bu ücretin ve sözleşmedeki cezai şartın davalıdan tahsili istemine ilişkin davada, zorunlu arabuluculuğa davadan önce başvurulmamış olması nedeniyle davanın usulden reddi kararının yerinde olup olmadığı noktasındadır.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, limited şirket pay devrine ilişkin sözleşmenin gereği olan bedelin eksik ödendiği iddiasıyla bu bedelin ve sözleşmedeki cezai şartın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, ilk olarak Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/30 E., 2023/15 K. sayılı kararıyla uyuşmazlığın çözümünde Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararı istinaf edilmesi üzerine inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2023/718 E., 2023/1064 K. sayılı kararıyla davanın ticari dava olarak nitelendirilmesi yerindeyse de uyuşmazlığın çözümünde şirket merkezi olan Niğde Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) kesin yetkili olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın görevli ve yetkili Niğde Asliye Hukuk Mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş;
nihayet Niğde 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2023/286 E., 2024/5 K. sayılı kararıyla yukarıda yazılı şekilde dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı ve bu eksikliğin sonradan tamamlanamayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararı davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine inceleyen Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince de İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülerek davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/1 hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan Kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı Yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı TTK) 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun(6325 sayılı Kanun) 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
Bununla birlikte somut olayda, anılan kanuni düzenlemeler doğrultusunda davacı tarafından, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/30 E., 2023/15 K. sayılı görevsizlik kararı kesinleşmeyip dosya henüz istinaf aşamasındayken arabulucuya başvurulduğu ve son tutanağın bir örneğinin de görevli ve yetkili Niğde 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulduğu anlaşılmakla, Mahkemece dosyaya sunulu bu tutanağın ilk dava açılmasından önce sunulmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış ve işin esasına girilip yapılacak inceleme ve değerlendirmenin sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1134419300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz