Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4240 E. 2022/6367 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bağlantılı davalar↗ son tutanak↗ dava şartı arabuluculuk↗ arabuluculuk dava şartı↗ arabuluculuk başvurusu↗ hukuki dinlenilme hakkı↗ hmk 115/3↗ arabuluculuk↗ dava şartı yokluğu↗ tazminat davası↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ ihtar↗ görevsizlik kararı↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dava tarihi olan 04/10/2021 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesine göre, tazminat davası açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerektiği, yasal düzenleme dikkate alındığında söz konusu dava şartının noksanlığı sonradan giderilebilecek nitelikte olmadığı, davacı tarafça arabuluculuk kurumuna başvurulmaksızın doğrudan doğruya eldeki tazminat davasının açıldığı, dava açıldıktan sonra 21/02/2022 tarihli beyan dilekçesi ile 14/01/2022 tarihinde arabuluculuğa başvuruda bulunulduğu, bu itibarla eldeki davada dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/1. ve 114/2. maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi hükümleri gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı noksanlığından usulden reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan kesin karar aleyhine özetle, davacı vekilinin talebi üzerine T.C. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri genel Müdürlüğü’nün 24.2.2022 tarih ve 39152028-153.01-1574-2021-E. 450/8060 sayılı kanun yararına temyiz isteminde, dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus iken arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddini gerektirdiğini ancak somut olayda, 04.10.2021 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde dava açıldığı, Adana 12. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/295 Esas sayılı dosyasında ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararı verildiği,
Görevsizlik kararı üzerine 14.01.2022 tarihinde arabulucuya başvurulduğu ve görüşme yapılamadan anlaşamamaya dair 31.01.2022 tarihinde tutanak düzenlendiği, verilen görevsizlik kararının 26.02.2022 tarihinde kesinleştiği ve görevli mahkeme olan Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/154 Esas sayılı dosyasında davanın esasına girilmeden görevli mahkeme aşamasından önce dava şartı eksikliğinin giderilerek arabuluculuk işleminin tamamlandığı mahkemece, duruşma açılmadan yapılan değerlendirmeyle “hukuki dinlenilme hakkını” ihlal edecek şekilde hüküm kurulmuş olması ve dava şartı olan arabuluculuk işleminin tamamlanmış olması dikkate alınarak esasa girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş olup kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
Davanın 04.10.2021 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, mahkemece ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararı üzerine 14.01.2022 tarihinde arabulucuya başvurulduğu ve görüşme yapılamadan anlaşamamaya dair 31.01.2022 tarihinde tutanak düzenlendiği, verilen görevsizlik kararının 26.02.2022 tarihinde kesinleştiği ve görevli mahkeme olan Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/154 Esas sayılı dosyasında 28.2.2022 tarihinde açılan davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Dava şartları, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
İş bu davada, yukarıdaki kanuni düzenlemeler doğrultusunda davacı tarafından verilen görevsizlik kararı kesinleşmeden arabulucuya başvurulduğu ve son tutanagın bir örneğinin görevli asliye ticaret mahkemesinde davanın açıldığı tarih olan 28.2.2022 tarihinden önce dosyaya sunulduğu anlaşılmakla, mahkemece dosyaya sunulu bu tutanağın ilk dava açılmasından önce sunulması gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verilen karar usul veyasaya aykırı olup, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan somut davaya ilişkin yerinde bulunan kanun yararına temyiz itirazlarının kabulü ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4029 E. 2022/8478 K.
Ortak:son tutanak · arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda450/8060 sayılı kanun yararına temyiz isteminde, dava açılmadan önce «arabulucuya» hiç başvurulmamış olması dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus iken «arabulucuya başvurulmuş» olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin «son tutanağın» aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde sunulmamış olması ise davanın «usulden reddini» gerektirdiğini ancak somut olayda, 04.10.2021 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde dava açıldığı, Adana 12.
Dava açılmadan önce «arabulucuya» hiç başvurulmamış olması dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, «arabulucuya başvurulmuş» olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin «son tutanağın» aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde sunulmamış olması ise davanın «usulden reddi» yaptırımına bağlanmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda «arabulucuya başvurulmuş» olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin «son tutanağın» aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık «kesin süre» içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği «ihtarını» içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda… a kapsamına göre; uyuşmazlık itirazın iptali talebine ilişkin olup 6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A.2 maddesi uyarınca dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartı olduğundan davacı tarafça dava dilekçesi ekinde tarafların anlaşamadığına ilişkin «arabuluculuk son tutanağının» fotokopisi «ibraz» edilmiş uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslı yada arabulucu tarafından onaylı bir örneği «kesin süreye» rağmen dosya kapsamına sunulmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:arabuluculuk son tutanağı · ibraz
Benzer bu kararda… a kapsamına göre; uyuşmazlık itirazın iptali talebine ilişkin olup 6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A.2 maddesi uyarınca dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartı olduğundan davacı tarafça dava dilekçesi ekinde tarafların anlaşamadığına ilişkin «arabuluculuk son tutanağının» fotokopisi «ibraz» edilmiş uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslı yada arabulucu tarafından onaylı bir örneği «kesin süreye» rağmen dosya kapsamına sunulmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3454 E. 2025/1836 K.
Ortak:son tutanak · arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · ihtar · görevsizlik kararı · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda450/8060 sayılı kanun yararına temyiz isteminde, dava açılmadan önce «arabulucuya» hiç başvurulmamış olması dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus iken «arabulucuya başvurulmuş» olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin «son tutanağın» aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde sunulmamış olması ise davanın «usulden reddini» gerektirdiğini ancak somut olayda, 04.10.2021 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde dava açıldığı, Adana 12.
Dava açılmadan önce «arabulucuya» hiç başvurulmamış olması dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, «arabulucuya başvurulmuş» olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin «son tutanağın» aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde sunulmamış olması ise davanın «usulden reddi» yaptırımına bağlanmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda «arabulucuya başvurulmuş» olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin «son tutanağın» aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık «kesin süre» içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği «ihtarını» içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaDava açılmadan önce «arabulucuya» hiç başvurulmamış olması dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, «arabulucuya başvurulmuş» olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin «son tutanağın» aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde sunulmamış olması ise davanın «usulden reddi» yaptırımına bağlanmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun(6325 sayılı Kanun) 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda «arabulucuya başvurulmuş» olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin «son tutanağın» aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık «kesin süre» içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği «ihtarını» içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine mahkemece gönderilen «ihtarın» gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın «usulden reddine» karar verilmesi, ayrıca «arabulucuya başvurulmadan» dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu arabuluculuk · tevzi · limited şirket pay devri · pay devri · şirket merkezi mahkemesi · cezai şart · limited şirket · temerrüt
Benzer bu karardaDava ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «limited şirket pay devrine» ilişkin sözleşmenin gereği olan ücretin eksik ödendiği iddiasıyla bu ücretin ve sözleşmedeki «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine ilişkin davada, «zorunlu arabuluculuğa» davadan önce başvurulmamış olması nedeniyle davanın «usulden reddi» kararının yerinde olup olmadığı noktasındadır.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, «limited şirket pay devrine» ilişkin sözleşmenin gereği olan bedelin eksik ödendiği iddiasıyla bu bedelin ve sözleşmedeki «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, ilk olarak Ankara 3.
… 12.500,00 USD karşılığında devredileceği konusunda anlaşıldığını ve sözleşmenin 6. maddesinde "tarafların bu sözleşmeye aykırı davranmaları halinde 1.000.000,00 USD «cezai şart» ödemelerinin de kararlaştırıldığını, davalı tarafça sözleşmenin gereği bedelin eksik ödendiğini, bu nedenle davalının 1.000.000,00 USD cezai şart da ödemesi gerekiğini ileri sürerek şimdilik 5.000,00 USD eksik ödemenin ve cezai şarta bağlı ödeme olarak şimdilik 5.000,00 USD'nin «temerrüt» tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizleriyle ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuk Dairesi'nin 2023/718 E., 2023/1064 K. sayılı kararıyla davanın ticari dava olarak nitelendirilmesi yerindeyse de uyuşmazlığın çözümünde «şirket merkezi» olan Niğde Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) «kesin» yetkili olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın «görevli» ve yetkili Niğde Asliye Hukuk Mahkemeleri «tevzi» bürosuna gönderilmesine karar verilmiş; nihayet Niğde 3.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4240 E. , 2022/6367 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davanın Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yukarıda sayı ve tarihi belirtilen kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafın www.sahibinden.com adlı siteye 2013 Model Fiat Ducato marka ...plakalı aracın satışı için ... ilan numarası ile ilan verdiği, ilanda aracın herhangi bir hasarının olmadığını, değişen ve boyanan bir parça olmadığını belirttiğini, davacı şirket adına vekaleten hareket eden ...'ın ilanda belirtilen telefon numarasından davalı şirket ile görüşme yaptığını ve araçta değişen ve boyalı parça olmadığını, değişen parça olmadığını beyan ettiğini, ...'ın bu beyanlara göre Van'dan Adana'ya gittiğini, aracın devrini gerçekleştirmeden önce aracı ekspertize götürdüğünü, yapılan ekspertiz incelemesinde aracın sağ ön kapısının değiştiği ve sağ ön çamurluğunun boyandığını, tavanda dolu izlerinin mevcut olduğunu ve araçta toplam 6.157,59-TL tutarında hasar kaydının olduğunu öğrendiğini, aracın hasarlı olmasından dolayı aracı almaktan vazgeçtiğini açıklanan nedenlerle;
1. 607,11-TL maddi tazminat ile 300,16-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.907,27-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap sunmamıştır.
Mahkemece, dava tarihi olan 04/10/2021 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesine göre, tazminat davası açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerektiği, yasal düzenleme dikkate alındığında söz konusu dava şartının noksanlığı sonradan giderilebilecek nitelikte olmadığı, davacı tarafça arabuluculuk kurumuna başvurulmaksızın doğrudan doğruya eldeki tazminat davasının açıldığı, dava açıldıktan sonra 21/02/2022 tarihli beyan dilekçesi ile 14/01/2022 tarihinde arabuluculuğa başvuruda bulunulduğu, bu itibarla eldeki davada dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/1. ve 114/2. maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi hükümleri gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 115/2.
maddesi gereğince dava şartı noksanlığından usulden reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan kesin karar aleyhine özetle, davacı vekilinin talebi üzerine T.C. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri genel Müdürlüğü’nün 24.2.2022 tarih ve 39152028-153.01-1574-2021-E. 450/8060 sayılı kanun yararına temyiz isteminde, dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus iken arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddini gerektirdiğini ancak somut olayda, 04.10.2021 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde dava açıldığı, Adana 12. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/295 Esas sayılı dosyasında ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararı verildiği,
Görevsizlik kararı üzerine 14.01.2022 tarihinde arabulucuya başvurulduğu ve görüşme yapılamadan anlaşamamaya dair 31.01.2022 tarihinde tutanak düzenlendiği, verilen görevsizlik kararının 26.02.2022 tarihinde kesinleştiği ve görevli mahkeme olan Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/154 Esas sayılı dosyasında davanın esasına girilmeden görevli mahkeme aşamasından önce dava şartı eksikliğinin giderilerek arabuluculuk işleminin tamamlandığı mahkemece, duruşma açılmadan yapılan değerlendirmeyle “hukuki dinlenilme hakkını” ihlal edecek şekilde hüküm kurulmuş olması ve dava şartı olan arabuluculuk işleminin tamamlanmış olması dikkate alınarak esasa girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş olup kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
Davanın 04.10.2021 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, mahkemece ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararı üzerine 14.01.2022 tarihinde arabulucuya başvurulduğu ve görüşme yapılamadan anlaşamamaya dair 31.01.2022 tarihinde tutanak düzenlendiği, verilen görevsizlik kararının 26.02.2022 tarihinde kesinleştiği ve görevli mahkeme olan Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/154 Esas sayılı dosyasında 28.2.2022 tarihinde açılan davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Dava şartları, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
İş bu davada, yukarıdaki kanuni düzenlemeler doğrultusunda davacı tarafından verilen görevsizlik kararı kesinleşmeden arabulucuya başvurulduğu ve son tutanagın bir örneğinin görevli asliye ticaret mahkemesinde davanın açıldığı tarih olan 28.2.2022 tarihinden önce dosyaya sunulduğu anlaşılmakla, mahkemece dosyaya sunulu bu tutanağın ilk dava açılmasından önce sunulması gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verilen karar usul veyasaya aykırı olup, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan somut davaya ilişkin yerinde bulunan kanun yararına temyiz itirazlarının kabulü ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Adalet Bakanlığı’nın 6100 sayılı HMK’nın 363. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın mahkemesine iadesine, bozma kararının bir örneğinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 363. maddesinin 3. fıkrası gereğince Resmi Gazete’de yayınlanması için Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’ne gönderilmesine, 27/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/824176000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz