İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4029 E. 2022/8478 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk son tutanağı↗ son tutanak↗ arabuluculuk başvurusu↗ arabuluculuk↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ ibraz↗ hmk 353(1)b-2↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlık itirazın iptali talebine ilişkin olup 6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A.2 maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan davacı tarafça dava dilekçesi ekinde tarafların anlaşamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağının fotokopisi ibraz edilmiş uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslı yada arabulucu tarafından onaylı bir örneği kesin süreye rağmen dosya kapsamına sunulmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce, davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1529 E. 2023/5106 K.
Ortak:son tutanak · arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · usulden reddi · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda… a kapsamına göre; uyuşmazlık itirazın iptali talebine ilişkin olup 6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A.2 maddesi uyarınca dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartı olduğundan davacı tarafça dava dilekçesi ekinde tarafların anlaşamadığına ilişkin «arabuluculuk son tutanağının» fotokopisi «ibraz» edilmiş uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslı yada arabulucu tarafından onaylı bir örneği «kesin süreye» rağmen dosya kapsamına sunulmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça yargılama aşamasında «arabuluculuğa başvurulduğu» bildirilmesine rağmen «son tutanağın» sunulmadığı, dava tarihi itibari ile arabuluculuk faaliyetinin sonuçlanmadığı, buna ilişkin son tutanağın bulunmadığı 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun (6325 sayılı Kanun) 18 inci maddesinin A fıkrası gereğince mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmesinde hukuki yönden isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın bir miktar alacağa ilişkin olduğu ve özü itibari ile «arabuluculuğa» tabi olması gerektiği, davacı tarafça arabuluculuk yoluna 30.07.2019 tarihinde başvuru yapıldığı ancak henüz sonuçlanmadan işbu davanın açıldığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «zorunlu arabuluculuk» bulunan hallerde arabulucu dosya numarası bilgisi UYAP sistemi üzerinden girilmeden davanın açılamadığı, arabuluculuk dosya numarası bilgisine rağmen davanın arabulucuya gitmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini belirterek «maddi hataya» dayanan hukuka aykırı kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu arabuluculuk · maddi hata
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «zorunlu arabuluculuk» bulunan hallerde arabulucu dosya numarası bilgisi UYAP sistemi üzerinden girilmeden davanın açılamadığı, arabuluculuk dosya numarası bilgisine rağmen davanın arabulucuya gitmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini belirterek «maddi hataya» dayanan hukuka aykırı kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4029 E. , 2022/8478 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.11.2020 tarih ve 2020/16 E- 2020/543 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.03.2021 tarih ve 2021/192 E- 2021/377 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı Uğur Nasip Ltd. Şti.'nin asıl borçlu davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları iki ayrı genel kredi sözleşmesinden doğan kredi alacağının ödenmemesi üzerine nakdi ve gayri nakdi kredi alacağının tahsili için borçlular hakkında başlatılan ilamsız icra takibine davalı kefilin itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, dava açılmadan önce 2019/11268 Arabuluculuk numaralı dosya ile gerçekleşen arabuluculuk görüşmesinde 09.09.2019 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, davalının borçlunun itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlık itirazın iptali talebine ilişkin olup 6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A.2 maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan davacı tarafça dava dilekçesi ekinde tarafların anlaşamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağının fotokopisi ibraz edilmiş uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslı yada arabulucu tarafından onaylı bir örneği kesin süreye rağmen dosya kapsamına sunulmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce, davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29.11.2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı vekilince arabuluculuk tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onanmış örneğinin dava dilekçesi ekinde ibraz edilmemesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli tensip 2 nolu ara kararı ile eksikliği ikmal etmesi için davacı vekiline kesin süreli ihtarname çıkartılmış,
Davacı vekili süresinde sunduğu 22.01.2020 tarihli dilekçesi ile tutanak aslının ekte sunulduğunu bildirerek dilekçe ekinde arabulucu tutanak aslını sunmuş ise de, ibraz edilen tutanak aslının bu dosya ile ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince, taraf vekillerinin mazeret bildirdikleri 12.11.2020 tarihli oturumda, arabuluculuk tutanağının kesin süreye rağmen sunulmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde, aynı gün hem Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/17 esas sayılı dosyası için, hem de eldeki dava için ön büroya dilekçe ve ekinde arabuluculuk tutanaklarını sunduğunu, ancak ön büro tarafından yapılan tarama işlemi sırasında dilekçe ve tutanakların karıştırıldığını, kesin sürede tensip ara kararı gereğini yerine getirdiğini, kendisinin kusurunun olmadığını, yanlışlığın ön bürodaki işlemlerden kaynaklandığını bildirmiş,
Davacının istinaf kanun yolu başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan red edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gereken, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gibi ön büroda araştırma yapılmak, Ankara 10 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/17 esas sayılı dosyası incelenmek suretiyle eldeki dava ile ilgili arabuluculuk tutanağının akibeti tesbit edilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Bölge Adliye Mahkemesince bu konuda hiçbir inceleme yapılmadan yazılı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru değildir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının açıklanan nedenle bozulması gerekirken yazılı şekilde davacının temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/868140700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz