Marka tecavüzünün tespiti | Tazminat | Marka hakkına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6905 E. 2024/3098 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erişimin engellenmesi↗ yerleşim yeri↗ muhalefet şerhi↗ tanıma↗ cy/cy şerhi↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ yargılama gideri↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1880 yılından beri otelcilik alanında faaliyet gösterdiği "..." ibareli 43.sınıfta tescilli bulunan markalarının mevcut olduğunu, davacı markasının aynı zamanda tanınmış marka olduğunu, davalının ise "... Hotel ..." ibaresini kulanarak marka hakkını ihlal ettiğini ve haksız rekabet yarattığını iddia ederek bu kapsamda davalının marka hakkını ihlal teşkil eden eylemlerin tespitini, önlenmesini, haksız rekabetin men'ini ve durdurulmasını, davalıya ait internet sitesine erişimin engellenmesini, yargılama sonunda alan adının terkinine karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL itibar tazminatı ve 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli 2015/96700 nolu "... Hotel" ibareli markasını kullandığını, markalar arasında iltibasın bulunmadığını, kullanımın hukuka uygun olduğunu iddia ederek davanın reddini istenmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin kullanımında olan hotelin İstanbul/Beyoğlu-... çevresinde faaliyet gösterdiği, TÜRKPATENT nezdinde tescilli markasının olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda (6769 sayılı Kanun) marka hakkına tecavüz teşkil eden fiilerin 29/1 inci maddede sayıldığı, davalının markasını kullanımının, davacı vakıf adına tescilli marka hakkına tecavüz ya da haksız rekabet teşkil etmediği davalı kullanımında olan Sonat Hotel Tarihi ... Bölgesi’nde faaliyet göstermekte olup, bulunduğu konumu sebebiyle "..." ibaresini internet sitesinde bölge tanımı için kullanmasının dürüst ticari kullanım niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının işletmesinin ... bölgesinde olması nedeni ile ... ibaresini kullanımının dürüst kullanım olarak nitelendirilemeyeceği, İstanbul'da ... olarak anılan bölgesinin coğrafi yer adı olarak kullanımının çok uzun zaman önce terk edildiğini, bu bölge için halihazırda "istiklal, beyoğlu, tünel" "gibi ibareler kullanıldığını, iltibas riskinin ortalama tüketiciye göre belirlenmesi gerekirken bilirkişilerin uzman bakışıyla değerlendirme yaptığı, ... ve ... PALACE ibarelerinin otelcilik /konaklama sınıfında başlı başına ayırt edici olup otelin dönemin en lüks oteli olduğunu, Mustafa Kemal Atatürk'ün kaldığı, .... gibi dünyaca ünlü isimlerin ağırlandığı otel olduğunu, tanınmışlık seviyesinin uluslararası boyutta olduğunu, ... ibaresinin tek başına davacı adına tescilli olduğunu, ... OTEL ... markasının da ayırt edici unsurunun ... olduğunu, iltibasın sabit olduğunu, müvekkilinin tanınmışlık düzeyi açısından davalı yararına haksız kazanç oluştuğunu ve tanınmış markasına zarar verdiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti ve tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun 29/1 maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka tecavüzünün tespiti | Tazminat | Marka hakkına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6905 E. 2024/3098 K.
Ortak:erişimin engellenmesi · tanıma · marka hakkına tecavüz · yargılama gideri · ortalama tüketici · terkin · ilan · haksız rekabet · dava şartı · Marka tecavüzünün tespiti | Tazminat, Marka hakkına tecavüz
İncelediğiniz karardaHotel ..." ibaresini kulanarak marka hakkını ihlal ettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını iddia ederek bu kapsamda davalının marka hakkını ihlal teşkil eden eylemlerin tespitini, önlenmesini, haksız rekabetin men'ini ve durdurulmasını, davalıya ait internet sitesine «erişimin engellenmesini», yargılama sonunda alan adının terkinine karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL itibar tazminatı ve 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… telin İstanbul/Beyoğlu-... çevresinde faaliyet gösterdiği, TÜRKPATENT nezdinde tescilli markasının olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda (6769 sayılı Kanun) «marka hakkına tecavüz» teşkil eden fiilerin 29/1 inci maddede sayıldığı, davalının markasını kullanımının, davacı vakıf adına tescilli marka hakkına tecavüz ya da «haksız rekabet» teşkil etmediği davalı kullanımında olan Sonat Hotel Tarihi ...
… baresini kullanımının dürüst kullanım olarak nitelendirilemeyeceği, İstanbul'da ... olarak anılan bölgesinin coğrafi yer adı olarak kullanımının çok uzun zaman önce «terk» edildiğini, bu bölge için halihazırda "istiklal, beyoğlu, tünel" "gibi ibareler kullanıldığını, «iltibas» riskinin «ortalama tüketiciye» göre belirlenmesi gerekirken bilirkişilerin uzman bakışıyla değerlendirme yaptığı, ... ve ...
Benzer bu kararda… ulunan markalarının mevcut olduğunu, davacı markasının aynı zamanda tanınmış marka olduğunu, davalının ise "..." ibaresini kulanarak marka hakkını ihlal ettiğini ve «haksız rekabet» yarattığını iddia ederek bu kapsamda davalının marka hakkını ihlal teşkil eden eylemlerin tespitini, önlenmesini, haksız rekabetin men'ini ve durdurulmasını, davalıya ait internet sitesine «erişimin engellenmesini», yargılama sonunda alan adının terkinine karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL itibar tazminatı ve 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… telin İstanbul/Beyoğlu-... çevresinde faaliyet gösterdiği, TÜRKPATENT nezdinde tescilli markasının olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda (6769 sayılı Kanun) «marka hakkına tecavüz» teşkil eden fiilerin 29/1 inci maddede sayıldığı, davalının markasını kullanımının, davacı vakıf adına tescilli marka hakkına tecavüz ya da «haksız rekabet» teşkil etmediği davalı kullanımında olan ...
… baresini kullanımının dürüst kullanım olarak nitelendirilemeyeceği, İstanbul'da ... olarak anılan bölgesinin coğrafi yer adı olarak kullanımının çok uzun zaman önce «terk» edildiğini, bu bölge için halihazırda "istiklal, beyoğlu, tünel" "gibi ibareler kullanıldığını, «iltibas» riskinin «ortalama tüketiciye» göre belirlenmesi gerekirken bilirkişilerin uzman bakışıyla değerlendirme yaptığı, ... ve ... ... ibarelerinin otelcilik /konaklama sınıfında başlı başına ayırt ed …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1442 E. 2013/1861 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · protokol
Benzer bu kararda… redilip otelin tescilli isim hakkı Hawaii Otelcilik A.Ş'de olduğundan satılması veya kiralanması durumunda, isim hakkının devredilmeyeceği yönünde taraflar arasında «protokol» yapıldığı, davalının «yapılan protokole» göre yalnızca otelin kullanım hakkına sahip bulunduğu, otelin marka olarak adının tescil hakkına sahip olmadığı gerekçesi ile davalı adına 2008/18621 numara ile te …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1732 E. 2013/18578 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsilde hata · husumet itirazı · tüzel kişilik · husumet yokluğu · temsil · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Hotel ...'ın «tüzel kişiliğinin» bulunmadığı, davanın ancak gerçek ve tüzel kişilere karşı açılabileceği, dava açılmadan önce gerek Türk Patent Enstitüsü, gerek Ticaret Sicil Memurlukları nezdinde araştırma yapılarak Hotel ...'ın tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilebileceği, Hotel ...'ın davalı olarak gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmadığı, bu nedenle taraf değişikliğinin mümkün olmadığı, Hotel ...'ın, davalı taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalı taraf sıfatı («husumet) yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin işletmesi olduğu, dolayısı ile «husumetin» «temsilde hata» oluşturacak şekilde 3 T Kardeşler Turizm ve Otelcilik San.
Şti. vekili tarafından sunulan vekaletname ile duruşmada beyanda bulunularak dava dilekçesinde belirtilen ...'in tüzelkişiliği olmayıp, müvekkili şirketin işletmesi olduğu belirtilerek «husumet itirazı» ile birlikte davanın esastan da reddi savunulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4769 E. 2014/8032 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaHotel" ibareli markasını kullandığını, markalar arasında «iltibasın» bulunmadığını, kullanımın hukuka uygun olduğunu iddia ederek davanın reddini istenmiştir.
… baresini kullanımının dürüst kullanım olarak nitelendirilemeyeceği, İstanbul'da ... olarak anılan bölgesinin coğrafi yer adı olarak kullanımının çok uzun zaman önce «terk» edildiğini, bu bölge için halihazırda "istiklal, beyoğlu, tünel" "gibi ibareler kullanıldığını, «iltibas» riskinin «ortalama tüketiciye» göre belirlenmesi gerekirken bilirkişilerin uzman bakışıyla değerlendirme yaptığı, ... ve ...
OTEL ... markasının da ayırt edici unsurunun ... olduğunu, «iltibasın» sabit olduğunu, müvekkilinin tanınmışlık düzeyi açısından davalı yararına haksız kazanç oluştuğunu ve tanınmış markasına zarar verdiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının marka tescillerinden önce «ticaret unvanına» aldığı ... ibaresini gerek şirketin iştigal alanında kullanmak ve gerekse davalıdan önce tescil ettirdiği markalarda esaslı unsur olarak kullanmak suretiyle bu ibare üzerinde öncelik hakkına sahip olduğu, davacının markalarındaki esaslı unsur olan "..." ibaresinin davalı markasında aynen kullanıldığı, markalar arasında benzerliğin ve tescilli hizmetlerin de benzer olması sebebiyle «iltibas» tehlikesinin yoğun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2009/56139 sayılı ve ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının marka tescillerinden önce «ticaret unvanına» aldığı ... ibaresini gerek şirketin iştigal alanında kullanmak ve gerekse davalıdan önce tescil ettirdiği markalarda esaslı unsur olarak kullanmak suretiyle bu ibare üzerinde öncelik hakkına sahip olduğu, davacının markalarındaki esaslı unsur olan "..." ibaresinin davalı markasında aynen kullanıldığı, markalar arasında benzerliğin ve tescilli hizmetlerin de benzer olması sebebiyle «iltibas» tehlikesinin yoğun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2009/56139 sayılı ve ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6905 E. , 2024/3098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1904 Esas, 2022/1741 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1.fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1880 yılından beri otelcilik alanında faaliyet gösterdiği "..." ibareli 43.sınıfta tescilli bulunan markalarının mevcut olduğunu, davacı markasının aynı zamanda tanınmış marka olduğunu, davalının ise "... Hotel ..." ibaresini kulanarak marka hakkını ihlal ettiğini ve haksız rekabet yarattığını iddia ederek bu kapsamda davalının marka hakkını ihlal teşkil eden eylemlerin tespitini, önlenmesini, haksız rekabetin men'ini ve durdurulmasını, davalıya ait internet sitesine erişimin engellenmesini, yargılama sonunda alan adının terkinine karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL itibar tazminatı ve 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli 2015/96700 nolu "... Hotel" ibareli markasını kullandığını, markalar arasında iltibasın bulunmadığını, kullanımın hukuka uygun olduğunu iddia ederek davanın reddini istenmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin kullanımında olan hotelin İstanbul/Beyoğlu-... çevresinde faaliyet gösterdiği, TÜRKPATENT nezdinde tescilli markasının olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda (6769 sayılı Kanun) marka hakkına tecavüz teşkil eden fiilerin 29/1 inci maddede sayıldığı, davalının markasını kullanımının, davacı vakıf adına tescilli marka hakkına tecavüz ya da haksız rekabet teşkil etmediği davalı kullanımında olan Sonat Hotel Tarihi ... Bölgesi’nde faaliyet göstermekte olup, bulunduğu konumu sebebiyle "..." ibaresini internet sitesinde bölge tanımı için kullanmasının dürüst ticari kullanım niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının işletmesinin ... bölgesinde olması nedeni ile ... ibaresini kullanımının dürüst kullanım olarak nitelendirilemeyeceği, İstanbul'da ... olarak anılan bölgesinin coğrafi yer adı olarak kullanımının çok uzun zaman önce terk edildiğini, bu bölge için halihazırda "istiklal, beyoğlu, tünel" "gibi ibareler kullanıldığını, iltibas riskinin ortalama tüketiciye göre belirlenmesi gerekirken bilirkişilerin uzman bakışıyla değerlendirme yaptığı, ... ve ... PALACE ibarelerinin otelcilik /konaklama sınıfında başlı başına ayırt edici olup otelin dönemin en lüks oteli olduğunu, Mustafa Kemal Atatürk'ün kaldığı, .... gibi dünyaca ünlü isimlerin ağırlandığı otel olduğunu, tanınmışlık seviyesinin uluslararası boyutta olduğunu, ...
ibaresinin tek başına davacı adına tescilli olduğunu, ... OTEL ... markasının da ayırt edici unsurunun ... olduğunu, iltibasın sabit olduğunu, müvekkilinin tanınmışlık düzeyi açısından davalı yararına haksız kazanç oluştuğunu ve tanınmış markasına zarar verdiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti ve tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun 29/1 maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, ... ibaresinin coğrafi kaynak bildirip bildirmediği ve dolayısıyla herkesin kullanımına açık bir işaret olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davalının ticaret alanında tescilsiz kullandığı “... HOTEL ...” ibaresinin davacı adına tescilli “...” ibareli markayla benzer olup olmadığı ve dolayısıyla davalı kullanımının davacı markasına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref-i ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olup ilk derece mahkemesi (İDM)’nce, davalı şirket tarafından işletilen hotelin İstanbul Beyoğlu-... çevresinde bulunduğu, bu nedenle “... HOTEL ...” hoteli tarihi ... bölgesinde faaliyette bulunmakta olup bulunduğu konum sebebiyle “...” ibaresini internet sitesinde bölge tanımı için kullanmasının dürüst ticari kullanım niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine, bölge adliye mahkemesi (BAM) hukuk dairesi (HD)’nce de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Markaya tecavüz halleri Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) madde (M) 29’da düzenlenmiş olup bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, markayı Kanunun 7 inci maddesinde belirtilen biçimlerde izinsiz kullanma, (b) bendinde ise markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmanın marka hakkına tecavüz oluşturacağı düzenlenmiştir. Kanunun 7 inci maddesinin ikinci fıkrası ve bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde de, markanın aynısının veya benzerinin tescilli markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetlerde izinsiz kullanılmasının engellenmesinin istenebileceği düzenlenmiştir.
Günümüzde Beyoğlu içesi olan yer Bizans döneminde bir yerleşim alanı olmayıp bağ ve bahçelerle kaplı bir yerken Bizanslılar tarafından Türkçede “karşı yaka” anlamına gelen “...” olarak adlandırılmaktaydı. Ancak Türkler Osmanlı döneminden beri buraya Beyoğlu demekte ve dolayısıyla söz konusu coğrafi bölge Beyoğlu olarak bilinmektedir. Belirtmek gerekirse anılan bölge yerleşim yeri haline geldiğinden beri Beyoğlu olarak bilinmektedir (bkz Beyoğlu içesinin tarihçesi, Beyoğlu Kaymakamlığı İnternet Sitesi, Erişim Tarihi, 02.06.2024). Nitekim, Dairemizin 25.01.2025 gün ve 2022/4285-606 sayılı İlamına konu İDM kararında da Beyoğlu ilçesinin bir bölümünün “...” ibaresi ile anıldığı ancak hiçbir zaman “...” ibaresinin coğrafi bölge olarak resmi kayıtlarda yer almadığı belirtilmiştir.
Yine bu kararda belirtildiği gibi davacı markası tescilden beri ayırt edicilik kazanmış olup ... ibaresi otelcilik alanında davacı ile varlık kazanmıştır.
Diğer taraftan Dairemizin 25.06.2020 gün ve 2019/795-3202 ve 31.05.2023 gün ve 2022/4109-3382 sayılı kararlarıyla davacı adına tescilli “...” ibareli markanın “...+Şekil” ibareli marka başvurusu yönünden nispi ret nedeni kabul edilmiştir.
Somut olayda davacı, davalının ticaret alanında tescilsiz kullandığı “... HOTEL ...” ibaresinin tescilli “...” ibareli markaya tecavüz oluşturduğunu ileri sürmüştür. Belirtmek gerekirse “...” ibaresi otelcilik hizmetinde bilinirliği yüksek olan bir marka olup kullanma ile yüksek bir ayırt edicilik kazanmıştır. Dolayısıyla otelcilik hizmetinde tanınmış bir markadır. Davalının tescilsiz kullandığı “... HOTEL ...” ibaresinin ayırt edici ve baskın unsuru ise “...” ibaresidir. O nedenle davalının otelcilik hizmetlerinde kullandığı işaret davacının markası ile benzer olup davacının markasının tescilli olduğu hizmetlerde kullanılmaktadır. Bu işaretlerle karşılaşan ortalama tüketici her iki otelinde aynı ya da bağlantılı teşebbüse ait olduğunu zannedecek ve dolayısıyla ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ve karıştırma ihtimalinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
SMK m. 5/1-c’de coğrafi kaynak bildiren işaretler marka tescilinde mutlak ret nedeni olarak düzenlenmişse de, dava konusu “...” işareti Bizans döneminde henüz bağ ve bahçe olan bölgeye verilen bir ad olup Bizanstan sonra Türkler tarafından “Beyoğlu” olarak adlandırılmış ve dolayısıyla yerleşim yeri haline geldiğinden beri Beyoğlu olarak bilinmektedir. O nedenle “...” ibaresinin coğrafi kaynak bildiren ve dolayısıyla marka tescilinde mutlak ret nedeni olarak kabulü doğru olamaz. Bir an için coğrafi kaynak bildiren bir işaret olarak kabul edilse bile SMK m. 5/2 hükmü uyarınca ayırt edicilik kazanmış olduğunun kabulü gerekmektedir. Zira söz konusu marka otelcilik hizmetlerinde tanınmış marka haline gelmiştir.
O nedenle aynı veya benzer işaretlere karşı korunması gerekmektedir. Nitekim yukarıda belirtilen kararlardan anlaşıldığı üzere dairemizin görüşü de bu yöndedir.
Hal böyle olunca somut olayda davalının tescilsiz markasal kullanımının davacının tanınmış markasına tecavüz oluşturduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, İDM’ce davanın reddine, BAM HD’inc de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı kanaatiyle kararın BOZULMASI gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun ONAMA yönünde ki görüşüne katılmamaktayım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132618300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz