Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7040 E. 2024/2989 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket bölünmesi↗ tüzel kişilik perdesinin aralanması↗ mal kaçırma↗ ticari defter incelemesi↗ organik bağ↗ şirket merkezi mahkemesi↗ tahsilde tekerrür↗ itirazın iptali davası↗ malvarlığına ilişkin dava↗ muvazaa↗ mükerrerlik↗ ticari defter kayıtları↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ muacceliyet↗ kefalet↗ iptal davası↗ tüzel kişilik↗ alacak davası↗ kefil↗ usulden reddi↗ temerrüt faizi↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ ibraz↗ teminat↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/598 E., 2020/457 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... İnş.Tic. A.Ş'nin başkaca bir kredi ilişkisi nedeniyle kefili olduğu ... İnş. San. A.Ş üzerindeki alacağın kat edilmesi sebebiyle söz konusu alacağın tahsilinin riskli hal aldığını, borçlulara ihtarnamenin keşide edildiğini, borcun muaccel hale gelmesi sebebiyle de Ankara 28.İcra Müdürlüğünün 2016/20416 sayılı dosyasında 4.652.459.17-TL alacak için takip talebinde bulunulduğunu, davalılarca borcun tamamına itiraz edildiğini, Arap Türk Bankası A.Ş. tarafından ... İnş. A.Ş. ve ... İnş.Tic. A.Ş. aleyhine iflas yoluyla takip yapıldığını, Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/482 E. sayılı dosyasında iflas davası açıldığını, ... İnş.Tic.A.Ş.’nin kefaleten borçlu olduğunu, ancak 31.03.2017 günlü Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan ilana göre bölünen şirket ve devralan şirket olarak ... İnş.Tic. A.Ş. ve yönetim kurulu başkanı olarak ...’ın göründüğünü, diğer davalıların ... İnş.Tic. A.Ş. ortağı olduklarını, hisselerini bölünme yoluyla devrederek ... İnş. Tic.A.Ş.'nin kurucu ortağı olduklarını, her iki şirket adresinin "Turan Güneş Bulvarı . .../Ankara" olduğunu, ... İnş.Tic.A.Ş. sermayesinin muvazaalı olarak 50.000,00 TL gösterildiğini, her iki firmanın yönetim kurulu başkanının ... olduğunu, diğer ortakların da akraba olduklarını, tüzel kişilikler arasında organik bağ olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik banka alacağı olan 500.000,00 TL'nin işleyecek %33.80 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi ile davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin ... İnş.Tic.A.Ş.'nin sadece ortağı olduğunu, yönetim kurulu üyesi olmadığını, bu nedenle aleyhlerine açılan davanın haksız olduğunu, davacı bankanın diğer alacağı varsa bunu ... İnş.Tic.A.Ş. tüzel kişiliğinden talep ve dava edebileceğini, ayrıca ... İnş.Tic.A.Ş. tarafından daha önce alınan bölünme kararının sadece kayıt üzerinde kaldığını, ... İnş.Tic.A.Ş.'ne herhangi bir iş makine veya ekipman verilmediğini, bu nedenle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının alacağı için Ankara 28.İcra Müdürlüğünün 2016/20416 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, daha sonra Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 E. sayılı dosyasında ... İnş.Tic.A.Ş ve ... İnş.Tic.A.Ş. aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, bu nedenle ... İnş.Tic.A.Ş aleyhine açılan davanın mükerrer olduğunu, bölünme esnasında alacaklıların zarara uğratılmadığının bağımsız denetçi raporuyla tespit edildiğini, buna rağmen bölünme işleminin ticaret sicilinde tescil edilmeyerek fiilen yapılmadığını savunarak haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... İnş.Tic.A.Ş.'nin bölünme yoluna girdiği, ... İnş.Tic.A.Ş.'nin 20.10.2016 tarihli Ticaret Sicil gazetesinde yapılan tescil ve ilan ile kurulduğu, ... İnş.Tic.A.Ş.'nin 31.03.2017- 07.04.2017- 14.04.2017 tarihlerinde bölünme ilanlarını yaptığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından henüz bölünme işleminin tamamlanmadığının anlaşıldığı, ilanların alacaklılara yönelik olup alacaklarının teminata bağlanmasını isteyebileceklerinin bildirildiği, davacının, bölünme işleminin başlıbaşına alacaklıları zarara uğratmaya yönelik işlem olduğunu bildirerek, ortakları, yöneticileri ve şirket merkezi aynı olan şirketler arasında organik bağ bulunduğundan tüzel kişilik perdesinin aralanmasını, gerçek kişi ortakların da tüzel kişilerle birlikte sorumlu tutularak ... İnş.Tic.A.Ş.'nin borçlarından sorumlu tutulmasını istediği, davalı ... İnş.Tic. A.Ş. yönünden aynı alacağa yönelik olarak Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/909 E. sayılı dosyasında açılmış dava bulunması ve bu dosyada karar verilip kesinleştiği dikkate alınarak kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği, diğer davalılar ... İnş.Tic.A.Ş., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden tüzel kişilik perdesinin aralanması talep edilmekte ise de, tüzel kişilik perdesinin aralanması için iki şirket arasında alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin davacı tarafça somut verilerle ispatlanamadığı, kaldı ki davalı ... şirketine bölünme işleminin tamamlanamadığı ve dahi bölünme işleminin alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler olarak görülmesinin tek başına mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının ... İnş.Tic.A.Ş. yönünden açtığı davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine, davacının davalılar ... İnş.Tic.A.Ş., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden açtığı davanın yerinde bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 31.03.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde; kredi borçlusu ... İnş.Tic.A.Ş.'nin yönetim kurulu kararıyla bölünen şirket ve devir alan şirket olarak davalılardan ...'ın yönetim kurulu başkanı olduğu ve diğer davalı ... İnş.Tic.A.Ş.'nin ifade edildiği bir bölünme ilanının yayınlandığını, müvekkili banka tarafından hesabın 15.07.2016 tarihinde kat edildiği düşünüldüğünde ... İnş.Tic.A.Ş.'nin adresinde ... İnş.Tic.A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve ortakları tarafından 20.10.2016 tarihinde ... İnş.Tic.A.Ş.'nin kuruluşu ile alacaklılardan mal kaçırma, ... İnş.Tic.A.Ş. hakkında devam eden yasal takip işlemlerinin oluşturduğu baskı ve engellerden etkilenmeden ticari faaliyetlerine devam etmenin amaçlandığını, ayrıca yeni kurulan ... İnş.Tic.A.Ş.'nin faaliyet alanının borçlu ... İnş.Tic.A.Ş.'nin ticari faaliyeti ile aynı olduğunu, ... İnş.Tic.A.Ş.'nin 50.000,00 TL gibi yetersiz bir sermaye ile kurulmuş olmasının da muvazaalı işlem yapıldığının göstergesi olduğunu, her iki şirketin de yönetim kurulu başkanının ... olduğunu, ortaklarının akraba olduğu gözetildiğinde her iki şirket arasında organik bağın açıkça görüldüğünü, davalıların hileli yollarla perde altına gizlenmek suretiyle müvekkili bankadan ve diğer alacaklılardan mal kaçırmaya çalıştıklarının sabit olduğunu, her iki şirketin ortaklarının yöneticilerinin firma adreslerinin aynı olmasının davalı firmalar arasında organik bağı ispatladığını, ayrıca dava dilekçelerinde davalılar arasındaki ilişkilerin tespiti için bilirkişi incelemesi istendiğini, ancak talepleri doğrultusunda inceleme yapılamadığını, 22.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı ... İnş.Tic.A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtları olmadığından incelenemediğinin belirtildiğini, bilirkişi tarafından davalı vekilinin beyanına itibar ettiğini, ticari defterin bilirkişi incelemesinde ibraz edilmediği hususunun göz ardı edildiğini, ayrıca davalı şirketler arasındaki bölünmenin tamamlanmamış olmasının davanın reddi gerekçesi olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... İnş.Tic.A.Ş. yönünden aynı alacağa yönelik olarak Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 E. sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında davalı borçlunun itirazının iptaline karar verilmiş olup, verilen karar kesinleşmiş olmakla davalı ... İnş.Tic.A.Ş. yönünden açılan davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine yönelik kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı gerçek kişilerin davalı olan her iki şirketin ortağı ve yöneticisi olmalarına engel bir durum bulunmadığı, ayrıca tüzel kişilik perdesinin aralanması için iki şirket arasında alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin davacı tarafça somut verilerle ispatlanamadığı gibi davalı ... İnş.Tic.A.Ş.'nin bölünme işleminin de tamamlanamadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki beyanlarla, davalıların hileli yollarla ve perde arkasına gizlenmek suretiyle davacı bankadan ve diğer alacaklılarından mal kaçırmayı amaçladığı sabit olduğundan "Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması Teorisi" göz önünde bulundurularak açmış oldukları işbu davada; davalılar arasındaki ilişkilerin tespiti için bilirkişi incelemesi istenmişse de ,davalı şirketler ve dava tarihine kadar ki davalı şirket yöneticilerinin, ortaklarının malvarlıkları, şirketlerin yaptıkları işler, elde edilen kazançlar, harcamalara ilişkin faturalar, davalı şirketlerin özkaynaklarının, özkaynaklarının harcamalara ve yapılan işlere göre yeterli olup olmadığının mahkemece araştırılmadığını, tarafların ticari defterlerinde inceleme yapılamadığı için ‘…tüzel kişi ile ortakların malvarlıklarının birbirine karışması, ortağın kendi fiil ve işlemleriyle üçüncü kişilere karşı sanki tüzel kişilik ile kendisi arasında bir ayrım yokmuşçasına işlemler yapması ya da ortağın kendi malvarlığı ile şirketin malvarlığı birmiş gibi davranması, yetersiz sermaye ile faaliyete devam edilmesi…’ hususlarının ispatının mümkün olmadığını, 22.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı ... İnş.Tic.A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtları olmadığından incelenemediğinin belirtildiğini, bilirkişi tarafından davalı vekilinin beyanına itibar ettiğini, ticari defterin bilirkişi incelemesinde ibraz edilmediği hususunun göz ardı edildiğini, davalı ... İnş. ve Tic. A.Ş. yönünden, aynı alacağa yönelik olarak 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/909 E. sayılı dosyasında açılan ve kesinleşen itirazın iptali davası nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, işbu davanın ise tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi esas alınarak ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla açılmış bir alacak davası olduğunu, dolayısıyla her iki dava da aynı alacağın tahsili için açılmışsa da farklı hukuki sebeplere dayandıklarını, bu durumda kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin mesnetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6034 E. 2024/9437 K.
Ortak:tüzel kişilik perdesinin aralanması · mal kaçırma · organik bağ · muvazaa · tüzel kişilik · ticaret sicili · iflas · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaİnş.Tic.A.Ş. sermayesinin «muvazaalı» olarak 50.000,00 TL gösterildiğini, her iki firmanın «yönetim kurulu» başkanının ... olduğunu, diğer ortakların da akraba olduklarını, «tüzel kişilikler» arasında «organik bağ» olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik banka alacağı olan 500.000,00 TL'nin işleyecek %33.80 «temerrüt faizi» ve %5 gider vergisi ile davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
İnş.Tic.A.Ş., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden «tüzel kişilik perdesinin aralanması» talep edilmekte ise de, tüzel kişilik perdesinin aralanması için iki şirket arasında alacaklıdan «mal kaçırmak» ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin davacı tarafça somut verilerle ispatlanamadığı, kaldı ki davalı ... «şirketine bölünme» işleminin tamamlanamadığı ve dahi bölünme işleminin alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik «muvazaalı» işlemler olarak görülmesinin tek başına mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının ...
İnş.Tic.A.Ş.'nin 31.03.2017- 07.04.2017- 14.04.2017 tarihlerinde bölünme «ilanlarını» yaptığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından henüz bölünme işleminin tamamlanmadığının anlaşıldığı, ilanların alacaklılara yönelik olup alacaklarının «teminata» bağlanmasını isteyebileceklerinin bildirildiği, davacının, bölünme işleminin başlıbaşına alacaklıları zarara uğratmaya yönelik işlem olduğunu bildirerek, ortakları, yöneticileri ve «şirket merkezi» aynı olan şirketler arasında «organik bağ» bulunduğundan «tüzel kişilik perdesinin aralanmasını», gerçek kişi ortakların da tüzel kişilerle birlikte sorumlu tutularak ...
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2015/30 E. sayılı dosyasında «iflas erteleme» talebinde bulunduğunu ve talep üzerine mahkemece tedbir kararı verildiğini, bu şirket ile davalı şirketler arasında «organik bağ» olduğunu, alacaktan davalı şirketlerin de sorumlu olduğunu, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» gerektiğini ileri sürerek tüm davalı şirketlerin borçtan ve ferilerinden müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti ile 398.106,63 TL'nin 11.02.2007 tarihinden itibaren aylık %10 faizi ve bu miktarın %5'i oranında tahsil «masrafı» ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
A.Ş.' nin «borca batıklıktan» çıktığının tespit ile «iflas erteleme» davasının reddine karar verildiği, bu itibarla borca batıklıktan çıktığı anlaşılan asıl borçlu şirket hakkında takip yapılabileceği, alacağın borçlu şirketten tahsil edilememesi, öz kaynak yetersizliği gibi durumlar sonucunda ancak davalı şirketlere başvurulabileceği, öncelikle asıl borçlu şirketten alacağın tahsili yönünde herhangi bir işlem yapılmadan davalı şirketler ile arasında «organik bağ» bulunduğu gerekçesiyle «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi gereği alacağın tahsili talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Grup Turizm İşletmeleri A.Ş. ile davalı şirketler arasında «organik bağ» bulunduğu ve alacaklılardan «mal kaçırmak» amacıyla bu şirketlerin iş birliği yaptığı gerekçesiyle «tüzel kişilik perdesinin aralanması» suretiyle davacı alacağının davalı şirketlerden tahsili talebine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borca batıklık · tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · iflas erteleme · hakkın kötüye kullanılması · sermaye artırımı · müteselsil sorumluluk · dürüstlük kuralı · dosya masrafı
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2015/30 E. sayılı dosyasında «iflas erteleme» talebinde bulunduğunu ve talep üzerine mahkemece tedbir kararı verildiğini, bu şirket ile davalı şirketler arasında «organik bağ» olduğunu, alacaktan davalı şirketlerin de sorumlu olduğunu, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» gerektiğini ileri sürerek tüm davalı şirketlerin borçtan ve ferilerinden müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti ile 398.106,63 TL'nin 11.02.2007 tarihinden itibaren aylık %10 faizi ve bu miktarın %5'i oranında tahsil «masrafı» ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
A.Ş.' nin «iflas erteleme» sürecinde «sermaye artırımına» gittiğini, şirketler arasında «organik bağ» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
A.Ş.' nin «borca batıklıktan» çıktığının tespit ile «iflas erteleme» davasının reddine karar verildiği, bu itibarla borca batıklıktan çıktığı anlaşılan asıl borçlu şirket hakkında takip yapılabileceği, alacağın borçlu şirketten tahsil edilememesi, öz kaynak yetersizliği gibi durumlar sonucunda ancak davalı şirketlere başvurulabileceği, öncelikle asıl borçlu şirketten alacağın tahsili yönünde herhangi bir işlem yapılmadan davalı şirketler ile arasında «organik bağ» bulunduğu gerekçesiyle «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi gereği alacağın tahsili talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Tüzel kişilik perdesinin aralanması kavramı herhangi bir kanuni düzenlemede yer almamakla birlikte doktrin ve Yargıtay kararları ile ortaya çıkmış bir kavram olup temel dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan «dürüstlük kuralı» ve «hakkın kötüye kullanılması» yasağıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4234 E. 2022/8380 K.
Ortak:tüzel kişilik perdesinin aralanması · mal kaçırma · organik bağ · malvarlığına ilişkin dava · muvazaa · tüzel kişilik · ticari defter · iflas
İncelediğiniz karardaİnş.Tic.A.Ş., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden «tüzel kişilik perdesinin aralanması» talep edilmekte ise de, tüzel kişilik perdesinin aralanması için iki şirket arasında alacaklıdan «mal kaçırmak» ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin davacı tarafça somut verilerle ispatlanamadığı, kaldı ki davalı ... «şirketine bölünme» işleminin tamamlanamadığı ve dahi bölünme işleminin alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik «muvazaalı» işlemler olarak görülmesinin tek başına mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının ...
… temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki beyanlarla, davalıların hileli yollarla ve perde arkasına gizlenmek suretiyle davacı bankadan ve diğer alacaklılarından «mal kaçırmayı» amaçladığı sabit olduğundan "Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması Teorisi" göz önünde bulundurularak açmış oldukları işbu davada; davalılar arasındaki ilişkilerin tespiti için «bilirkişi incelemesi» istenmişse de ,davalı şirketler ve dava tarihine kadar ki davalı şirket yöneticilerinin, ortaklarının «malvarlıkları», şirketlerin yaptıkları işler, elde edilen kazançlar, harcamalara ilişkin faturalar, davalı şirketlerin özkaynaklarının, özkaynaklarının harcamalara ve yapılan işlere göre yeterli olup olmadığının mahkemece araştırılmadığını, tarafların «ticari defterlerinde inceleme» yapılamadığı için ‘…tüzel kişi ile ortakların malvarlıklarının birbirine karışması, ortağın kendi fiil ve işlemleriyle üçüncü kişilere karşı sanki «tüzel kişilik» ile kendisi arasında bir ayrım yokmuşçasına işlemler yapması ya da ortağın kendi malvarlığı ile şirketin malvarlığı birmiş gibi davranması, yetersiz sermaye ile fa …
İnş.Tic.A.Ş. sermayesinin «muvazaalı» olarak 50.000,00 TL gösterildiğini, her iki firmanın «yönetim kurulu» başkanının ... olduğunu, diğer ortakların da akraba olduklarını, «tüzel kişilikler» arasında «organik bağ» olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik banka alacağı olan 500.000,00 TL'nin işleyecek %33.80 «temerrüt faizi» ve %5 gider vergisi ile davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davacı şirket ile asıl borçlu şirket arasında «organik bağ» olduğu, bu şirketlerin kurucularının faaliyet konularının ve adreslerinin aynı olduğu, dolayısıyla dava dışı borçlu Heta A.Ş.'nin borcundan dolayı «tüzel kişiliğin perdesinin aralanması» ilkesi gereğince davacının da sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Yine «muvazaa», «kanuna karşı hile» gibi durumlarda da bazen «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi uygulanmadan da sorumluluğa hükmedilebilmektedir.
Ticaret şirketleri «tüzel kişiliğe» sahip olduklarına göre, istisnalar hariç olmak üzere, şirket «malvarlığının», aktif ve pasifiyle birlikte, sahibi tüzel kişidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk ilkesi · tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · cari hesap ekstresi · ilamsız takip · kanuna karşı hile · sorumluluktan kurtulma · sınırlı sorumluluk · borçlu olunmadığının tespiti
Benzer bu karardaA.Ş. arasında ticari mal satışına dair ilişki bulunduğu, davalının bu satışları «cari hesap ekstresi» ile izlediği, davalının sattığı malların bedelinin söz konusu dava dışı şirket tarafından ödenmemesi üzerine, davalı alacaklının bu şirket ile davacının da aralarında bulunduğu 3 şirket aleyhine «ilamsız takip» yaptığı, bu takip sırasında davacıdan 14.411,64 TL tahsil edildiği, oysa ki bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere her iki şirket «ticari defter» ve belgelerine göre taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin ve satışın olmadığı, davalı ile dava dışı başka şirket arasında bu ilişkinin bulunduğu, davalı …
Hemen belirtilmesi gerekir ki, öğreti ve uygulamada özellikle vurgulandığı üzere; mal varlığının bağımsızlığı ve «sınırlı sorumluluk ilkelerinin» istisnası olan «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi ancak istisnai ve sınırlı durumlarda sakınılarak uygulanması gereken bir teoridir.
Dava, «ilamsız icra takibi» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» ve «istirdat» istemine ilişkindir.
Davalı tarafından davacı şirket hakkında yapılan «ilamsız icra takibi», davacının itirazda bulunmaması üzerine kesinleşmiş olmakla davacı tarafından takipten dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» talep edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/888 E. 2024/9093 K.
Ortak:tüzel kişilik perdesinin aralanması · mal kaçırma · ticari defter incelemesi · organik bağ · muvazaa · tüzel kişilik · usulden reddi · bilirkişi incelemesi · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİnş.Tic.A.Ş., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden «tüzel kişilik perdesinin aralanması» talep edilmekte ise de, tüzel kişilik perdesinin aralanması için iki şirket arasında alacaklıdan «mal kaçırmak» ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin davacı tarafça somut verilerle ispatlanamadığı, kaldı ki davalı ... «şirketine bölünme» işleminin tamamlanamadığı ve dahi bölünme işleminin alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik «muvazaalı» işlemler olarak görülmesinin tek başına mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının ...
İnş.Tic.A.Ş. yönünden açılan davanın «kesin» hüküm nedeniyle «usulden reddine» yönelik kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı gerçek kişilerin davalı olan her iki şirketin ortağı ve yöneticisi olmalarına engel bir durum bulunmadığı, ayrıca «tüzel kişilik perdesinin aralanması» için iki şirket arasında alacaklıdan «mal kaçırmak» ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin davacı tarafça somut …
… temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki beyanlarla, davalıların hileli yollarla ve perde arkasına gizlenmek suretiyle davacı bankadan ve diğer alacaklılarından «mal kaçırmayı» amaçladığı sabit olduğundan "Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması Teorisi" göz önünde bulundurularak açmış oldukları işbu davada; davalılar arasındaki ilişkilerin tespiti için «bilirkişi incelemesi» istenmişse de ,davalı şirketler ve dava tarihine kadar ki davalı şirket yöneticilerinin, ortaklarının «malvarlıkları», şirketlerin yaptıkları işler, elde edilen kazançlar, harcamalara ilişkin faturalar, davalı şirketlerin özkaynaklarının, özkaynaklarının harcamalara ve yapılan işlere göre yeterli olup olmadığının mahkemece araştırılmadığını, tarafların «ticari defterlerinde inceleme» yapılamadığı için ‘…tüzel kişi ile ortakların malvarlıklarının birbirine karışması, ortağın kendi fiil ve işlemleriyle üçüncü kişilere karşı sanki «tüzel kişilik» ile kendisi arasında bir ayrım yokmuşçasına işlemler yapması ya da ortağın kendi malvarlığı ile şirketin malvarlığı birmiş gibi davranması, yetersiz sermaye ile fa …
Benzer bu karardaŞirketi arasında «organik bağ» bulunduğu ve "«tüzel kişilik perdesinin aralanması»" istemli iddianın kanıtlanmasının, davacı bankaya ait olduğu, davacı vekilinin talebi üzerine TOKİ'ye 21.02.2019 tarihinde yazılan yazıya TOKİ tarafından 06.03.2019 tarihinde verilen yanıtta, ...
Şirketine devir edildiğine ilişkin iddianın ve davacı bankanın, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» talebini haklı kılacak şekilde «muvazaalı» işlemlerin davacı banka tarafından kanıtlanmadığı, gerekçesiyle davalı .....Ltd.
Şti.'nin alacaklılarından «mal kaçırmak» amacıyla birlikte hareket ederek ... firmasının mal varlığını diğer davalıya aktardıklarını, bu kapsamda yapılan işlemlerden birisinin de ... firmasının TOKİ'den üstlendiği ihalelerinin Eramka firmasına devredilmesi olduğunu ileri sürerek «tüzel kişilik perdesinin aralanması» suretiyle davacının davalı ... firmasından olan alacağının diğer davalıdan tahsilini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senetlerine özgü takip · teminat bonosu · tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · ipoteğin paraya çevrilmesi · hakkın kötüye kullanılması · dürüstlük kuralı · genel kredi sözleşmesi · hukuki yarar
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2016/11962 E. sayılı takip dosyasından «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yaptığını ve ayrıca 20.000.000 TL bedelli «teminat bonosu» ile 2.000.000,00 TL alacak talepli olarak Ankara 4.
Bu kavram, herhangi bir kanuni düzenlemede yer almamakla birlikte doktrin ve Yargıtay kararları ile ortaya çıkmış olup asıl dayanağı 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde yer alan «dürüstlük kuralı» ve «hakkın kötüye kullanılması» yasağıdır.
Şti'ne «genel kredi sözleşmesi» gereğince kredi kullandırdığını ve borcun ödenmemesi üzerine anılan şirket hakkında girişilen Ankara 6.
İcra Müdürlüğünün 2016/11245 E. sayılı takip dosyasından «kambiyo senetlerine özgü takip» yoluyla icra takibi yaptığını; davacının takip dosyalarından tahsilatını yapabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7040 E. , 2024/2989 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1460 Esas, 2022/1033 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/598 E., 2020/457 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... İnş.Tic. A.Ş'nin başkaca bir kredi ilişkisi nedeniyle kefili olduğu ... İnş. San. A.Ş üzerindeki alacağın kat edilmesi sebebiyle söz konusu alacağın tahsilinin riskli hal aldığını, borçlulara ihtarnamenin keşide edildiğini, borcun muaccel hale gelmesi sebebiyle de Ankara 28.İcra Müdürlüğünün 2016/20416 sayılı dosyasında 4.652.459.17-TL alacak için takip talebinde bulunulduğunu, davalılarca borcun tamamına itiraz edildiğini, Arap Türk Bankası A.Ş. tarafından ... İnş. A.Ş. ve ... İnş.Tic. A.Ş. aleyhine iflas yoluyla takip yapıldığını, Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/482 E. sayılı dosyasında iflas davası açıldığını, ... İnş.Tic.A.Ş.’nin kefaleten borçlu olduğunu, ancak 31.03.2017 günlü Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan ilana göre bölünen şirket ve devralan şirket olarak ...
İnş.Tic. A.Ş. ve yönetim kurulu başkanı olarak ...’ın göründüğünü, diğer davalıların ... İnş.Tic. A.Ş. ortağı olduklarını, hisselerini bölünme yoluyla devrederek ... İnş. Tic.A.Ş.'nin kurucu ortağı olduklarını, her iki şirket adresinin "Turan Güneş Bulvarı . .../Ankara" olduğunu, ... İnş.Tic.A.Ş. sermayesinin muvazaalı olarak 50.000,00 TL gösterildiğini, her iki firmanın yönetim kurulu başkanının ... olduğunu, diğer ortakların da akraba olduklarını, tüzel kişilikler arasında organik bağ olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik banka alacağı olan 500.000,00 TL'nin işleyecek %33.80 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi ile davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin ... İnş.Tic.A.Ş.'nin sadece ortağı olduğunu, yönetim kurulu üyesi olmadığını, bu nedenle aleyhlerine açılan davanın haksız olduğunu, davacı bankanın diğer alacağı varsa bunu ... İnş.Tic.A.Ş. tüzel kişiliğinden talep ve dava edebileceğini, ayrıca ... İnş.Tic.A.Ş. tarafından daha önce alınan bölünme kararının sadece kayıt üzerinde kaldığını, ... İnş.Tic.A.Ş.'ne herhangi bir iş makine veya ekipman verilmediğini, bu nedenle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının alacağı için Ankara 28.İcra Müdürlüğünün 2016/20416 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, daha sonra Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 E. sayılı dosyasında ... İnş.Tic.A.Ş ve ... İnş.Tic.A.Ş. aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, bu nedenle ... İnş.Tic.A.Ş aleyhine açılan davanın mükerrer olduğunu, bölünme esnasında alacaklıların zarara uğratılmadığının bağımsız denetçi raporuyla tespit edildiğini, buna rağmen bölünme işleminin ticaret sicilinde tescil edilmeyerek fiilen yapılmadığını savunarak haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... İnş.Tic.A.Ş.'nin bölünme yoluna girdiği, ... İnş.Tic.A.Ş.'nin 20.10.2016 tarihli Ticaret Sicil gazetesinde yapılan tescil ve ilan ile kurulduğu, ... İnş.Tic.A.Ş.'nin 31.03.2017- 07.04.2017- 14.04.2017 tarihlerinde bölünme ilanlarını yaptığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından henüz bölünme işleminin tamamlanmadığının anlaşıldığı, ilanların alacaklılara yönelik olup alacaklarının teminata bağlanmasını isteyebileceklerinin bildirildiği, davacının, bölünme işleminin başlıbaşına alacaklıları zarara uğratmaya yönelik işlem olduğunu bildirerek, ortakları, yöneticileri ve şirket merkezi aynı olan şirketler arasında organik bağ bulunduğundan tüzel kişilik perdesinin aralanmasını, gerçek kişi ortakların da tüzel kişilerle birlikte sorumlu tutularak ...
İnş.Tic.A.Ş.'nin borçlarından sorumlu tutulmasını istediği, davalı ... İnş.Tic. A.Ş. yönünden aynı alacağa yönelik olarak Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/909 E. sayılı dosyasında açılmış dava bulunması ve bu dosyada karar verilip kesinleştiği dikkate alınarak kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği, diğer davalılar ... İnş.Tic.A.Ş., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden tüzel kişilik perdesinin aralanması talep edilmekte ise de, tüzel kişilik perdesinin aralanması için iki şirket arasında alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin davacı tarafça somut verilerle ispatlanamadığı, kaldı ki davalı ...
şirketine bölünme işleminin tamamlanamadığı ve dahi bölünme işleminin alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler olarak görülmesinin tek başına mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının ... İnş.Tic.A.Ş. yönünden açtığı davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine, davacının davalılar ... İnş.Tic.A.Ş., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden açtığı davanın yerinde bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
31. 03.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde; kredi borçlusu ... İnş.Tic.A.Ş.'nin yönetim kurulu kararıyla bölünen şirket ve devir alan şirket olarak davalılardan ...'ın yönetim kurulu başkanı olduğu ve diğer davalı ... İnş.Tic.A.Ş.'nin ifade edildiği bir bölünme ilanının yayınlandığını, müvekkili banka tarafından hesabın 15.07.2016 tarihinde kat edildiği düşünüldüğünde ... İnş.Tic.A.Ş.'nin adresinde ... İnş.Tic.A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve ortakları tarafından 20.10.2016 tarihinde ... İnş.Tic.A.Ş.'nin kuruluşu ile alacaklılardan mal kaçırma, ... İnş.Tic.A.Ş. hakkında devam eden yasal takip işlemlerinin oluşturduğu baskı ve engellerden etkilenmeden ticari faaliyetlerine devam etmenin amaçlandığını, ayrıca yeni kurulan ...
İnş.Tic.A.Ş.'nin faaliyet alanının borçlu ... İnş.Tic.A.Ş.'nin ticari faaliyeti ile aynı olduğunu, ... İnş.Tic.A.Ş.'nin 50.000,00 TL gibi yetersiz bir sermaye ile kurulmuş olmasının da muvazaalı işlem yapıldığının göstergesi olduğunu, her iki şirketin de yönetim kurulu başkanının ... olduğunu, ortaklarının akraba olduğu gözetildiğinde her iki şirket arasında organik bağın açıkça görüldüğünü, davalıların hileli yollarla perde altına gizlenmek suretiyle müvekkili bankadan ve diğer alacaklılardan mal kaçırmaya çalıştıklarının sabit olduğunu, her iki şirketin ortaklarının yöneticilerinin firma adreslerinin aynı olmasının davalı firmalar arasında organik bağı ispatladığını, ayrıca dava dilekçelerinde davalılar arasındaki ilişkilerin tespiti için bilirkişi incelemesi istendiğini, ancak talepleri doğrultusunda inceleme yapılamadığını, 22.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı ...
İnş.Tic.A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtları olmadığından incelenemediğinin belirtildiğini, bilirkişi tarafından davalı vekilinin beyanına itibar ettiğini, ticari defterin bilirkişi incelemesinde ibraz edilmediği hususunun göz ardı edildiğini, ayrıca davalı şirketler arasındaki bölünmenin tamamlanmamış olmasının davanın reddi gerekçesi olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... İnş.Tic.A.Ş. yönünden aynı alacağa yönelik olarak Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 E. sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında davalı borçlunun itirazının iptaline karar verilmiş olup, verilen karar kesinleşmiş olmakla davalı ... İnş.Tic.A.Ş. yönünden açılan davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine yönelik kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı gerçek kişilerin davalı olan her iki şirketin ortağı ve yöneticisi olmalarına engel bir durum bulunmadığı, ayrıca tüzel kişilik perdesinin aralanması için iki şirket arasında alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin davacı tarafça somut verilerle ispatlanamadığı gibi davalı ...
İnş.Tic.A.Ş.'nin bölünme işleminin de tamamlanamadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki beyanlarla, davalıların hileli yollarla ve perde arkasına gizlenmek suretiyle davacı bankadan ve diğer alacaklılarından mal kaçırmayı amaçladığı sabit olduğundan "Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması Teorisi" göz önünde bulundurularak açmış oldukları işbu davada; davalılar arasındaki ilişkilerin tespiti için bilirkişi incelemesi istenmişse de ,davalı şirketler ve dava tarihine kadar ki davalı şirket yöneticilerinin, ortaklarının malvarlıkları, şirketlerin yaptıkları işler, elde edilen kazançlar, harcamalara ilişkin faturalar, davalı şirketlerin özkaynaklarının, özkaynaklarının harcamalara ve yapılan işlere göre yeterli olup olmadığının mahkemece araştırılmadığını, tarafların ticari defterlerinde inceleme yapılamadığı için ‘…tüzel kişi ile ortakların malvarlıklarının birbirine karışması, ortağın kendi fiil ve işlemleriyle üçüncü kişilere karşı sanki tüzel kişilik ile kendisi arasında bir ayrım yokmuşçasına işlemler yapması ya da ortağın kendi malvarlığı ile şirketin malvarlığı birmiş gibi davranması, yetersiz sermaye ile faaliyete devam edilmesi…’ hususlarının ispatının mümkün olmadığını, 22.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı ...
İnş.Tic.A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtları olmadığından incelenemediğinin belirtildiğini, bilirkişi tarafından davalı vekilinin beyanına itibar ettiğini, ticari defterin bilirkişi incelemesinde ibraz edilmediği hususunun göz ardı edildiğini, davalı ... İnş. ve Tic. A.Ş. yönünden, aynı alacağa yönelik olarak 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/909 E. sayılı dosyasında açılan ve kesinleşen itirazın iptali davası nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, işbu davanın ise tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi esas alınarak ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla açılmış bir alacak davası olduğunu, dolayısıyla her iki dava da aynı alacağın tahsili için açılmışsa da farklı hukuki sebeplere dayandıklarını, bu durumda kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin mesnetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132478300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz