Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7226 E. 2024/3373 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar şartı↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ esastan ret↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/181 E., 2020/129 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin gübre solüsyonları ile tarım ve bahçecilikte kullanılan verimi ve üretim miktarını arttırmaya yönelik kimyasal solüsyonların imalatı ve satışı ile iştigal ettiğini, Türkiye'de de 19 yılı aşkın süredir tescilli "..." ibareli markasının bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilinin markasını oluşturan "..." ibaresine "..." ibaresini eklemek suretiyle "..." olarak tescil ettirdiğini, davalı markasının müvekkiline ait markanın serisi zannedildiğini, bu tescil neticesinde müvekkilinin itibarının zedelendiğini, "..." ibaresinin cins ve vasıf bildirmesi nedeniyle marka olma niteliği taşımadığını, müvekkili markasından haberdar olan davalı şirketin kötü niyetli olarak bu markayı tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "...." ibaresinin potasyum tiyo sülfatın kimyasal sembolü olduğunu, kullanımının kimsenin tekelinde olmadığını, davacının yıllarca müvekkilinin markasının kullanımına sessiz kaldığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının 23.01.2014 tarihinde tescil edildiği, 18.05.2018 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu, dava konusu taraf markalarının benzer olduğu, davalı markasının kapsadığı “01. sınıf: Gübreler ve topraklar ile tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar” emtiası bakımından emtia listelerinin aynı/aynı tür ve benzer/ilişkili olduğu ve markalar arasında işbu mallar bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas ihtimali ve 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümsüzlük nedeni bulunduğu, kötüniyetin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/97882 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu "01. sınıfta tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar gübreler ve topraklar" yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kötü niyetle 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davacının yıllarca davalıya ait markaya sessiz kaldığını, markalarında yer alan "..." ibaresinin ürünün içeriğinde bulunan potasyom tiyo sülfatın kimyasal sembolü olduğunu, bu nedenle kimsenin tekeline verilemeyeceğini, tarafların ürünlerinin özellikleri ve renklerinin farklı olduğunu ve üretici çiftçiler tarafından bu özelliklere göre tercih yapıldığını, müvekkilinin kötü niyetle davacının markasını kullanma gayreti bulunmadığını, davanın Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) ihbar edilmesi talepleri hakkında da bir karar verilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibaresinin kimyevi bir ürünün kısaltması olmadığı, Yargıtay denetiminden geçen başka dava dosyalarında da söz konusu ibarenin tanımlayıcı olmadığının kabul edildiği, davalının bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradı ileri sürülmüş ise de 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen koşulların oluşmadığı, davalı vekilince yargılama aşamasında davanın TÜRKPATENT'e ihbarını talep etmiş olup marka hükümsüzlüğü talebiyle açılan bu dava yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 61 inci maddesinde düzenlenen davanın ihbarı şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 61 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 25 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5218 E. 2023/5220 K.
Ortak:kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… zer/ilişkili olduğu ve markalar arasında işbu mallar bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» ihtimali ve 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümsüzlük nedeni bulunduğu, «kötüniyetin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/97882 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu "01. sınıfta tarım, bahçecil …
Benzer bu kararda… sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirket marka başvurusu ile davacı markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının itiraz aşamasında dayandığı tanınmışlık iddiasını ispat edemediği, dava konusu başvuruda davacı markasının ürün içeriğini gösterir şekilde kullanımının olması nedeniyle başvurunun kötü niyetli bir başvuru olmadığı yalnızca benzer marka başvurusunda bulunmanın «kötüniyetli» bir başvuru olduğunu ispata yeterli olmadığı gibi davalı başvurusunun da davacı markasına benzer olmadığı ve davacı markasının davalı başvurusundaki kullanım şekli …
Mahkemece de markalar arasında «iltibas» bulunmadığı ve «kötüniyetin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… TS ibaresinin müvekkil adına tescilli ve yasal korumaya haiz olup, işbu markanın müvekkilin izni ve onayı olmaksızın, bu marka ile ürün imalatı, satışa arzı ve/veya «iltibas» tehlikesi yaratacak şekilde tescile konu edilmesi 556 sayılı KHK hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğ …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · kesin hüküm
Benzer bu kararda2.Dava konusu ''KTS'' ibaresinin Latince kimyasal ürün isminin kısaltması olarak algılanmasına karşılık, tanımlayıcı işaret sayılması yönünde «kesin» bir görüş oluşmadığı, bununla birlikte, bu işaretin bir an için tanımlayıcı olduğu kabul edilmiş olsa bile, markanın başvuru tarihi olan 1999 ve tescil tarihi olan 2001 tarihinden bu yana kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandığının kabulü gerekmektedir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/16 E. 2018/5974 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · ticaret sicili · taşıyan · ilan · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları mal ve hizmetler) kapsayacak şekilde 13.08.1999 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin 25/11/2010 tarihinde sicile «kaydının» yapıldığı, faaliyet konularının "Her türlü tarımsal ve hayvansal ürünlerin alım-satımını ve bayiliğini, gıda ürünlerinin bayiliğini yapmak, toprak, çim, gübre gibi çeşitli zirai ürünlerin alım satımını, ithalat-ihracatını ve bu ürünlerin taşımacılığını ve nakliyeciliğini yapmak, bununla ilgili çimleme ve sulama sistemleri yapmak..." olduğu, bu anlamda davalı faaliyet alanının davacı şirkete ait markadaki 1. sınıftaki bir kısım emtiayı da kapsadığı, tanınmış marka sahibi davacının marka tescilinin davalı «ticaret unvanının» tescilinden önce olduğu, davalının yargılama sırasında ticaret sicilindeki unvanını "..." olarak 05 ve 31. sınıftaki emtiaları kapsayacak şekilde marka olarak tescil ettirmiş olmasının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eyleminin, davacı adına ... nezdinde 99/0132286 marka no'su tescilli "..." ibareli markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin «ticaret sicil» kaydından silinmesine, «haksız rekabetin» ve markaya tecavüzün men’ine, tecavüz oluşturan markayı «taşıyan» her türlü ticari evrak, tanıtma vasıtaları, tabela vb. gibi yerlerde ve davalının web sitesinde mevcut olan "..." ibaresinin çıkartılmasına, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
… değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının işbu dava açıldıktan sonra gerçekleşen marka tescilinin 31 sınıf emtiayı kapsamasına, «uyuşmazlık konusu» «marka hakkına tecavüz» eyleminin davacı adına tescilli 99/013286 nolu markanın kapsadığı 1. sınıftaki “potasyum tiyosülfat içeren gübre solüsyonları” ürünlerine yönelik olarak anlaşılacağının tabii bulunmasına ve davalının «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğünü anılan 1. sınıf ürünler bakımından markasal kullanımının 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturmasına göre, da …
556 sayılı KHK 9. ve 61. maddeleri uyarınca markasal bir kullanım oluşturmamak kaydıyla, tescilli «ticaret unvanının» sicile tescil edildiği hali ile kullanılması «marka hakkına tecavüz» oluşturmaz.
Bu bakımdan, davalı «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğü olan ... ibaresinin kullanımının 6102 sayılı ...’nın 54. ve devamı maddeleri kapsamında «dürüstlük kurallarına» aykırı ve karışıklığa yol açmak suretiyle «haksız rekabet» oluşturacak bir ibare olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
-
Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Men'i dava | Haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2849 E. 2024/5241 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… zer/ilişkili olduğu ve markalar arasında işbu mallar bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» ihtimali ve 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümsüzlük nedeni bulunduğu, «kötüniyetin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/97882 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu "01. sınıfta tarım, bahçecil …
Benzer bu kararda… ğinin taraflarınca tespit edildiğini, davalı taraf markasına "HBL" ibaresini eklemiş olsa da markadaki baskın unsurun "KTS" ibaresi olduğunu, davalının bu eyleminin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, «iltibas» yarattığını, müvekkilini ciddi maddi ve manevi zarara soktuğunu ileri sürerek, davalı şirketin "KTS" markasını ürün ambalajlarında, sair tanıtma vasıtalarında, web sayfalarında vb. yerlerde kullanmasının, haksız olduğunun hükmen tespitine ve davalının böylece vaki «haksız rekabetinin» men’ine, davalının, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerle benzeri mallar ve hizmetler üzerinde "KTS" markalarını dava edilen şekliyle kullan …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait "HBL KTS" isimli ürünün tescil geçerlilik süresinin dolduğunu, «yenilenmediğini» ve satışta olmadığını, internet sitesi üzerinden yapılan «delil tespitinde» de fiiliyatta satış yapıldığına ve ürünün hâlâ üretildiğine dair bir tespitin bulunmadığını, tescil tarihi esas alındığında davanın 5 yıllık süreden sonra açıldığını, davacı tarafından dava tarihinden önce müvekkiline yapılmış bir uyarı bulunmadığını, piyasada "KTS" markasını kullanan pek çok firma bulunduğunu,, "KTS" ibaresinin bitkiler için kullanılan Potasyum Tiyosulfat kimyasal bileşiminin kısaltması olduğunu, müvekkilinin kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin beşinci fırkasına göre dürüst ticari kullanım kapsamında olduğunu, «iltibas» riskinin bulunmadığını, çiftçinin geçim kaynağı için etkin madde olan bir üründe yanılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini ist …
… r kısaltma olduğunu, zayıf ve tamamlayıcı bir unsur olduğunu ve kimsenin tekeline bırakılamayacağını, söz konusu ürünün satışta olmadığını, davadan önce müvekkiline «ihtarname» ile uyarı yapılmadığını, çiftçilerin kullandıkları ürünle ilgili bilgi sahibi olduğunu, bu sebeple «iltibas» riskinin de bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını ve davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · yenileme · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · ihtarname · haksız rekabet · dahili dava
Benzer bu kararda… ğinin taraflarınca tespit edildiğini, davalı taraf markasına "HBL" ibaresini eklemiş olsa da markadaki baskın unsurun "KTS" ibaresi olduğunu, davalının bu eyleminin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, «iltibas» yarattığını, müvekkilini ciddi maddi ve manevi zarara soktuğunu ileri sürerek, davalı şirketin "KTS" markasını ürün ambalajlarında, sair tanıtma vasıtalarında, web sayfalarında vb. yerlerde kullanmasının, haksız olduğunun hükmen tespitine ve davalının böylece vaki «haksız rekabetinin» men’ine, davalının, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerle benzeri mallar ve hizmetler üzerinde "KTS" markalarını dava edilen şekliyle kullan …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait "HBL KTS" isimli ürünün tescil geçerlilik süresinin dolduğunu, «yenilenmediğini» ve satışta olmadığını, internet sitesi üzerinden yapılan «delil tespitinde» de fiiliyatta satış yapıldığına ve ürünün hâlâ üretildiğine dair bir tespitin bulunmadığını, tescil tarihi esas alındığında davanın 5 yıllık süreden sonra açıldığını, davacı tarafından dava tarihinden önce müvekkiline yapılmış bir uyarı bulunmadığını, piyasada "KTS" markasını kullanan pek çok firma bulunduğunu,, "KTS" ibaresinin bitkiler için kullanılan Potasyum Tiyosulfat kimyasal bileşiminin kısaltması olduğunu, müvekkilinin kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin beşinci fırkasına göre dürüst ticari kullanım kapsamında olduğunu, «iltibas» riskinin bulunmadığını, çiftçinin geçim kaynağı için etkin madde olan bir üründe yanılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini ist …
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti, meni ve refi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7226 E. , 2024/3373 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1417 Esas, 2022/1061 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/181 E., 2020/129 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin gübre solüsyonları ile tarım ve bahçecilikte kullanılan verimi ve üretim miktarını arttırmaya yönelik kimyasal solüsyonların imalatı ve satışı ile iştigal ettiğini, Türkiye'de de 19 yılı aşkın süredir tescilli "..." ibareli markasının bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilinin markasını oluşturan "..." ibaresine "..." ibaresini eklemek suretiyle "..." olarak tescil ettirdiğini, davalı markasının müvekkiline ait markanın serisi zannedildiğini, bu tescil neticesinde müvekkilinin itibarının zedelendiğini, "..." ibaresinin cins ve vasıf bildirmesi nedeniyle marka olma niteliği taşımadığını, müvekkili markasından haberdar olan davalı şirketin kötü niyetli olarak bu markayı tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "...." ibaresinin potasyum tiyo sülfatın kimyasal sembolü olduğunu, kullanımının kimsenin tekelinde olmadığını, davacının yıllarca müvekkilinin markasının kullanımına sessiz kaldığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının 23.01.2014 tarihinde tescil edildiği, 18.05.2018 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu, dava konusu taraf markalarının benzer olduğu, davalı markasının kapsadığı “01. sınıf: Gübreler ve topraklar ile tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar” emtiası bakımından emtia listelerinin aynı/aynı tür ve benzer/ilişkili olduğu ve markalar arasında işbu mallar bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas ihtimali ve 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümsüzlük nedeni bulunduğu, kötüniyetin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/97882 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu "01.
sınıfta tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar gübreler ve topraklar" yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kötü niyetle 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davacının yıllarca davalıya ait markaya sessiz kaldığını, markalarında yer alan "..." ibaresinin ürünün içeriğinde bulunan potasyom tiyo sülfatın kimyasal sembolü olduğunu, bu nedenle kimsenin tekeline verilemeyeceğini, tarafların ürünlerinin özellikleri ve renklerinin farklı olduğunu ve üretici çiftçiler tarafından bu özelliklere göre tercih yapıldığını, müvekkilinin kötü niyetle davacının markasını kullanma gayreti bulunmadığını, davanın Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) ihbar edilmesi talepleri hakkında da bir karar verilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibaresinin kimyevi bir ürünün kısaltması olmadığı, Yargıtay denetiminden geçen başka dava dosyalarında da söz konusu ibarenin tanımlayıcı olmadığının kabul edildiği, davalının bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradı ileri sürülmüş ise de 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen koşulların oluşmadığı, davalı vekilince yargılama aşamasında davanın TÜRKPATENT'e ihbarını talep etmiş olup marka hükümsüzlüğü talebiyle açılan bu dava yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 61 inci maddesinde düzenlenen davanın ihbarı şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 61 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 25 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132381700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz