Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4665 E. 2024/2731 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozmaya uyma↗ yanıltıcı beyan↗ çekin bedelsizliği↗ ek mehil↗ husumet itirazı↗ i̇i̇k 265↗ direnme kararı↗ lehtar↗ bedelsizlik↗ basiretli tacir↗ hisse devri↗ ciro↗ hisse devir sözleşmesi↗ satım sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ kötü niyet tazminatı↗ hamil↗ tüzel kişilik↗ kötü niyet↗ iflas↗ çek↗ tacir↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece asıl dava yönünden; dava dışı ... Grup Otomotiv Ltd. Şti. hisselerinin davacı tarafından yine dava dışı ... ve...'ten alındığı ve davacı tarafından hisse bedeline karşılık çeklerin bu kişilere verildiği, davalı şirketin bu alım satım sözleşmesinin tarafı olmadığı, her ne kadar davacı, hisse devraldığı dava dışı ...'ün davalı şirketin temsilcisi olduğunu belirtmiş ise de, davalı şirket tüzel kişilik olup, hisse devrinde taraf olmadığı gibi, temsilcisi olan kişinin devrettiği bir başka şirkete ait hisselerden de sorumlu bulunmadığı ve davalının ciro yolu ile aldığı senetleri takibe koymasının da yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2013/15835 E., 2014/3705 K. sayılı kararıyla; "1-Davacı, şirket hisse devri mukabilinde çekleri dava dışı ... isimli kişiye verdiğini, anılan kişinin ise hisse devrinde kendisini kandırdığını, bu nedenle çeklerin bedelsiz olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bilerek ve kötü niyetli olarak çekleri ciro yoluyla devraldığını iddia etmiştir. Mahkemece, davalının kötü niyetli olmadığı kabul edilmiş ise de, hisseleri devreden dava dışı ..., davalı şirketin şubesinin temsilcisidir. Böyle bir durumda, davalının kötü niyetli olduğu, davacı tarafından ispatı gerekmeksizin kabul edilmelidir. Bu nedenle, böyle bir davada davacının, 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca evvela çekin lehtarı olan dava dışı ...'e karşı çekin bedelsiz olduğunu, bundan sonra da ...'ten çeki alan hamilin kötü niyetini ispat etmesi gerektiğinden, Dairemizin yerleşik kararları gereğince davacıya önce lehtar ...'e karşı ayrı bir dava açması için mehil verilmesi, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi, takibe esas icra dosyasının da celp edilmesinden sonra davanın esastan incelenmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18 inci maddesinin ikinci fıkrasında her tacirin ticaretine ait tüm faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğinin ifade edildiği, davacı hisselerini devraldığı şirketin mali hesapları konusunda yanıltıldığını hesaplar üzerinde oynamalar yapıldığını iddia etmiş ise de; buna yönelik olarak herhangi bir delil sunamadığı, dosyaya hisse devir sözleşmesi ekinde sunulan/getirtilen belgelerden, devirden önce gerekli sayımların yapıldığı davacıya gerekli bilgilerin verildiğinin görüldüğü, davacının dayanak yaptığı 03.01.2012 tarihli, aktif ve pasif durumu gösterir davalı ...'ün el yazısı ile yazıldığı iddia edilen belgenin aslı verilen süreye rağmen sunulamadığı gibi belgenin sunulması halinde dahi isim ve imza taşımaması nedeniyle hüküm ifade etmesinin söz konusu olmadığı, davacının şirket hissesi devir aldığı ve basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği gözetildiğinde şirket hisse değerlerinin, yapılan anlaşmadan daha düşük olduğu gerekçesi ile toplam 13 adet çekten 3 adet çek için devirden yaklaşık 6 ay sonra menfi tespit talebinde bulunmuş olmasının basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı olduğu, bir ürünün/malın değerinin daha düşük olduğunun sonradan anlaşılmış olmasının sözleşme kapsamında satıcıya ödenmesi gereken bedelin kısmen eksiltilmesi için yeterli bir neden olmadığı, sözleşme hürriyeti prensibi çerçevesinde herkesin dilediği ürünü/hizmeti dilediği bedel ile satma hakkı olduğu, davacının davalı ... tarafından aldatıldığına dair sonuca etkili herhangi bir delil sunulamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine ve ayrıca davacının kötü niyetli olduğu sabit olmadığı gerekçesiyle davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma ilamı neticesinde bir karar verildiğini, buna göre direnme yada bozmaya uyma kararı verilmesi gerekirken ilk defa yargılama yapılır gibi bir karar verildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin ihlal edildiğini, kararın davacı lehine bozulduğunu ancak Mahkemece davanın reddine karar verildiğini, davalı ...'un kötü niyetli olduğunun Yargıtayca kabul edildiğini, Yargıtay kararının yok sayıldığını, müvekkilinin davalılara hiç bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4665 E. 2024/2731 K.
Ortak:bozmaya uyma · çekin bedelsizliği · ek mehil · direnme kararı · lehtar · bedelsizlik · hisse devri · ciro · dava şartı · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaBu nedenle, böyle bir davada davacının, 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca evvela çekin «lehtarı» olan dava dışı ...'e karşı «çekin bedelsiz» olduğunu, bundan sonra da ...'ten çeki alan «hamilin» «kötü niyetini» ispat etmesi gerektiğinden, Dairemizin yerleşik kararları gereğince davacıya önce lehtar ...'e karşı ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi, takibe esas icra dosyasının da celp edilmesinden sonra davanın esastan incelenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle karar davacı yararına bozu …
Bozma Kararı Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2013/15835 E., 2014/3705 K. sayılı kararıyla; "1-Davacı, şirket «hisse devri» mukabilinde çekleri dava dışı ... isimli kişiye verdiğini, anılan kişinin ise hisse devrinde kendisini kandırdığını, bu nedenle çeklerin «bedelsiz» olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bilerek ve kötü niyetli olarak çekleri «ciro» yoluyla devraldığını iddia etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma ilamı neticesinde bir karar verildiğini, buna göre «direnme» yada «bozmaya uyma» kararı verilmesi gerekirken ilk defa yargılama yapılır gibi bir karar verildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesini …
Benzer bu karardaBu nedenle, böyle bir davada davacının, 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca evvela çekin «lehtarı» olan dava dışı ...'e karşı «çekin bedelsiz» olduğunu, bundan sonra da ...'ten çeki alan «hamilin» «kötü niyetini» ispat etmesi gerektiğinden, Dairemizin yerleşik kararları gereğince davacıya önce lehtar ...'e karşı ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi, takibe esas icra dosyasının da celp edilmesinden sonra davanın esastan incelenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle karar davacı yararına bozu …
Bozma Kararı Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2013/15835 E., 2014/3705 K. sayılı kararıyla; "1-Davacı, şirket «hisse devri» mukabilinde çekleri dava dışı ... isimli kişiye verdiğini, anılan kişinin ise hisse devrinde kendisini kandırdığını, bu nedenle çeklerin «bedelsiz» olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bilerek ve kötü niyetli olarak çekleri «ciro» yoluyla devraldığını iddia etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma ilamı neticesinde bir karar verildiğini, buna göre «direnme» yada «bozmaya uyma» kararı verilmesi gerekirken ilk defa yargılama yapılır gibi bir karar verildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesini …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15835 E. 2014/3705 K.
Ortak:çekin bedelsizliği · ek mehil · lehtar · bedelsizlik · hisse devri · ciro · satım sözleşmesi · hamil
İncelediğiniz karardaBu nedenle, böyle bir davada davacının, 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca evvela çekin «lehtarı» olan dava dışı ...'e karşı «çekin bedelsiz» olduğunu, bundan sonra da ...'ten çeki alan «hamilin» «kötü niyetini» ispat etmesi gerektiğinden, Dairemizin yerleşik kararları gereğince davacıya önce lehtar ...'e karşı ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi, takibe esas icra dosyasının da celp edilmesinden sonra davanın esastan incelenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle karar davacı yararına bozu …
Bozma Kararı Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2013/15835 E., 2014/3705 K. sayılı kararıyla; "1-Davacı, şirket «hisse devri» mukabilinde çekleri dava dışı ... isimli kişiye verdiğini, anılan kişinin ise hisse devrinde kendisini kandırdığını, bu nedenle çeklerin «bedelsiz» olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bilerek ve kötü niyetli olarak çekleri «ciro» yoluyla devraldığını iddia etmiştir.
… lerinin davacı tarafından yine dava dışı ... ve...'ten alındığı ve davacı tarafından hisse bedeline karşılık çeklerin bu kişilere verildiği, davalı şirketin bu alım «satım sözleşmesinin» tarafı olmadığı, her ne kadar davacı, hisse devraldığı dava dışı ...'ün davalı şirketin «temsilcisi» olduğunu belirtmiş ise de, davalı şirket «tüzel kişilik» olup, hisse devrinde taraf olmadığı gibi, temsilcisi olan kişinin devrettiği bir başka şirkete ait hisselerden de sorumlu bulunmadığı ve davalının «ciro» yolu ile aldığı senetleri takibe koymasının da yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle, böyle bir davada davacının, 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca evvela çekin «lehtarı» olan dava dışı Uğur Yücetürk'e karşı «çekin bedelsiz» olduğunu, bundan sonra da Uğur Yücetürk'ten çeki alan «hamilin» «kötüniyetini» ispat etmesi gerektiğinden, Dairemizin yerleşik kararları gereğince davacıya önce lehtar Uğur Yücetürk'e karşı ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi, takibe esas icra dosyasının da celp edilmesinden sonra davanın esastan incelenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davacı, şirket «hisse devri» mukabilinde çekleri dava dışı Uğur Yücetürk isimli kişiye verdiğini, anılan kişinin ise hisse devrinde kendisini kandırdığını, bu nedenle çeklerin «bedelsiz» olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bilerek ve «kötüniyetli» olarak çekleri «ciro» yoluyla devraldığını iddia etmiştir.
… dan yine dava dışı Uğur Yücetürk ve Rıfat Yücetürk'ten alındığı ve davacı tarafından hisse bedeline karşılık çeklerin bu kişilere verildiği, davalı şirketin bu alım «satım sözleşmesinin» tarafı olmadığı, her ne kadar davacı, hisse devraldığı dava dışı Uğur Yücetürk'ün davalı şirketin «temsilcisi» olduğunu belirtmiş ise de, davalı şirket «tüzel kişilik» olup, hisse devrinde taraf olmadığı gibi, temsilcisi olan kişinin devrettiği bir başka şirkete ait hisselerden de sorumlu bulunmadığı ve davalının «ciro» yolu ile aldığı senetleri takibe koymasının da yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu kararda… dan yine dava dışı Uğur Yücetürk ve Rıfat Yücetürk'ten alındığı ve davacı tarafından hisse bedeline karşılık çeklerin bu kişilere verildiği, davalı şirketin bu alım «satım sözleşmesinin» tarafı olmadığı, her ne kadar davacı, hisse devraldığı dava dışı Uğur Yücetürk'ün davalı şirketin «temsilcisi» olduğunu belirtmiş ise de, davalı şirket «tüzel kişilik» olup, hisse devrinde taraf olmadığı gibi, temsilcisi olan kişinin devrettiği bir başka şirkete ait hisselerden de sorumlu bulunmadığı ve davalının «ciro» yolu ile aldığı senetleri takibe koymasının da yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, şirket «hisse devri» mukabilinde çekleri dava dışı Uğur Yücetürk isimli kişiye verdiğini, anılan kişinin ise hisse devrinde kendisini kandırdığını, bu nedenle çeklerin «bedelsiz» olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bilerek ve «kötüniyetli» olarak çekleri «ciro» yoluyla devraldığını iddia etmiştir.
Mahkemece, davalının «kötüniyetli» olmadığı kabul edilmiş ise de, hisseleri devreden dava dışı Uğur Yücetürk, davalı şirketin şubesinin «temsilcisidir».
Böyle bir durumda, davalının «kötüniyetli» olduğu, davacı tarafından ispatı gerekmeksizin kabul edilmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13326 E. 2012/4483 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz kararda… zmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18 inci maddesinin ikinci fıkrasında her «tacirin» ticaretine ait tüm faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğinin ifade edildiği, davacı hisselerini devraldığı şirketin mali hesapları konusunda yanıltıldığını hesaplar üzerinde oynamalar yapıldığını iddia etmiş ise de; buna yönelik olarak herhangi bir delil sunamadığı, dosyaya «hisse devir sözleşmesi» ekinde sunulan/getirtilen belgelerden, devirden önce gerekli sayımların yapıldığı davacıya gerekli bilgilerin verildiğinin görüldüğü, davacının dayanak yaptığı 03.01.2012 tarihli, aktif ve pasif durumu gösterir davalı ...'ün el yazısı ile yazıldığı iddia edilen belgenin aslı verilen süreye rağmen sunulamadığı gibi belgenin sunulması halinde dahi isim ve imza taşımaması nedeniyle hüküm ifade etmesinin söz konusu olmadığı, davacının şirket hissesi devir aldığı ve basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği gözetildiğinde şirket hisse değerlerinin, yapılan anlaşmadan daha düşük olduğu gerekçesi ile toplam 13 adet çekten 3 adet «çek» için devirden yaklaşık 6 ay sonra «menfi tespit» talebinde bulunmuş olmasının basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı olduğu, bir ürünün/malın değerinin daha düşük olduğunun sonradan anlaşılmış olmasının sözleşme kapsamında satıcıya ödenmesi gereken bedelin kısmen eksiltilmesi için yeterli bir neden olmadığı, sözleşme hürriyeti prensibi çerçevesinde herkesin dilediği ürünü/hizmeti dilediği bedel ile satma hakkı olduğu, davacının davalı ... tarafından aldatıldığına dair sonuca etkili herhangi bir delil sunulamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine ve ayrıca davacının kötü niyetli olduğu sabit olmadığı gerekçesiyle davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» isteminin de reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı taraf «sebepsiz zenginleşmediğini» kanıtlayamadığından davanın kabulü ile, «asıl alacak» 13.000,00-TL ve dava tarihine kadar işlemiş «avans faizi» olan 5.236,90-TL’nin davalıdan tahsiline, işlemiş fazlaya ilişkin faiz, «çek tazminatı» ve «komisyon alacağı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek tazminatı · komisyon alacağı · olumsuz oy · sebepsiz zenginleşme · komisyon · asıl alacak · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı taraf «sebepsiz zenginleşmediğini» kanıtlayamadığından davanın kabulü ile, «asıl alacak» 13.000,00-TL ve dava tarihine kadar işlemiş «avans faizi» olan 5.236,90-TL’nin davalıdan tahsiline, işlemiş fazlaya ilişkin faiz, «çek tazminatı» ve «komisyon alacağı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacının dava tarihinden itibaren faiz talebi de olduğu halde, bu talep hakkında olumlu ya da «olumsuz» karar verilmemesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4665 E. , 2024/2731 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/955 Esas, 2022/265 Karar
HÜKÜM
Asıl ve birleşen davanın reddine
BİRLEŞEN DAVA
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/184 E. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl ve birleşen dava davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili tarafından dava dışı ... Grup Otomotiv Ltd. Şti'ye ait hisselerin Ankara 23. Noterliğince düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile devralındığını, devir bedeli olarak toplam 750.000,00 TL bedelli 13 adet çekin adı geçen şirkete teslim edildiğini, sonrasında şirket yetkililerinin şirketin mali durumu konusunda yanıltıcı beyanda bulunduklarının anlaşılması üzerine şirketle görüşmeler sürerken 30.06.2012 tarih ve 40.000,00 TL bedelli çekin ciro edildiğini ve davalı tarafından takibe konulduğunu, müvekkilinin takibe dayanak çeki devraldığı hisseler için verdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya 122.236,71 TL borçlu olmadığının tespitine ve davalının takip konusu alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nın davalıya 122.236,71 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunmuş, müvekkilinin çekleri ciro yoluyla edinen üçüncü kişi olduğunu savunarak, davanın reddini ve kötü niyetli davacı aleyhine % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece asıl dava yönünden; dava dışı ... Grup Otomotiv Ltd. Şti. hisselerinin davacı tarafından yine dava dışı ... ve...'ten alındığı ve davacı tarafından hisse bedeline karşılık çeklerin bu kişilere verildiği, davalı şirketin bu alım satım sözleşmesinin tarafı olmadığı, her ne kadar davacı, hisse devraldığı dava dışı ...'ün davalı şirketin temsilcisi olduğunu belirtmiş ise de, davalı şirket tüzel kişilik olup, hisse devrinde taraf olmadığı gibi, temsilcisi olan kişinin devrettiği bir başka şirkete ait hisselerden de sorumlu bulunmadığı ve davalının ciro yolu ile aldığı senetleri takibe koymasının da yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2013/15835 E., 2014/3705 K. sayılı kararıyla; "1-Davacı, şirket hisse devri mukabilinde çekleri dava dışı ... isimli kişiye verdiğini, anılan kişinin ise hisse devrinde kendisini kandırdığını, bu nedenle çeklerin bedelsiz olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bilerek ve kötü niyetli olarak çekleri ciro yoluyla devraldığını iddia etmiştir. Mahkemece, davalının kötü niyetli olmadığı kabul edilmiş ise de, hisseleri devreden dava dışı ..., davalı şirketin şubesinin temsilcisidir. Böyle bir durumda, davalının kötü niyetli olduğu, davacı tarafından ispatı gerekmeksizin kabul edilmelidir. Bu nedenle, böyle bir davada davacının, 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca evvela çekin lehtarı olan dava dışı ...'e karşı çekin bedelsiz olduğunu, bundan sonra da ...'ten çeki alan hamilin kötü niyetini ispat etmesi gerektiğinden, Dairemizin yerleşik kararları gereğince davacıya önce lehtar ...'e karşı ayrı bir dava açması için mehil verilmesi, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi, takibe esas icra dosyasının da celp edilmesinden sonra davanın esastan incelenmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18 inci maddesinin ikinci fıkrasında her tacirin ticaretine ait tüm faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğinin ifade edildiği, davacı hisselerini devraldığı şirketin mali hesapları konusunda yanıltıldığını hesaplar üzerinde oynamalar yapıldığını iddia etmiş ise de; buna yönelik olarak herhangi bir delil sunamadığı, dosyaya hisse devir sözleşmesi ekinde sunulan/getirtilen belgelerden, devirden önce gerekli sayımların yapıldığı davacıya gerekli bilgilerin verildiğinin görüldüğü, davacının dayanak yaptığı 03.01.2012 tarihli, aktif ve pasif durumu gösterir davalı ...'ün el yazısı ile yazıldığı iddia edilen belgenin aslı verilen süreye rağmen sunulamadığı gibi belgenin sunulması halinde dahi isim ve imza taşımaması nedeniyle hüküm ifade etmesinin söz konusu olmadığı, davacının şirket hissesi devir aldığı ve basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği gözetildiğinde şirket hisse değerlerinin, yapılan anlaşmadan daha düşük olduğu gerekçesi ile toplam 13 adet çekten 3 adet çek için devirden yaklaşık 6 ay sonra menfi tespit talebinde bulunmuş olmasının basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı olduğu, bir ürünün/malın değerinin daha düşük olduğunun sonradan anlaşılmış olmasının sözleşme kapsamında satıcıya ödenmesi gereken bedelin kısmen eksiltilmesi için yeterli bir neden olmadığı, sözleşme hürriyeti prensibi çerçevesinde herkesin dilediği ürünü/hizmeti dilediği bedel ile satma hakkı olduğu, davacının davalı ...
tarafından aldatıldığına dair sonuca etkili herhangi bir delil sunulamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine ve ayrıca davacının kötü niyetli olduğu sabit olmadığı gerekçesiyle davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma ilamı neticesinde bir karar verildiğini, buna göre direnme yada bozmaya uyma kararı verilmesi gerekirken ilk defa yargılama yapılır gibi bir karar verildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin ihlal edildiğini, kararın davacı lehine bozulduğunu ancak Mahkemece davanın reddine karar verildiğini, davalı ...'un kötü niyetli olduğunun Yargıtayca kabul edildiğini, Yargıtay kararının yok sayıldığını, müvekkilinin davalılara hiç bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132321300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz