Çekin bedelsizliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15835 E. 2014/3705 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekin bedelsizliği↗ ek mehil↗ lehtar↗ kötüniyet tazminatı↗ bedelsizlik↗ hisse devri↗ ciro↗ satım sözleşmesi↗ hamil↗ tüzel kişilik↗ kötüniyet↗ eksik inceleme↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı D. Grup Otomotiv Ltd. Şti. hisselerinin davacı tarafından yine dava dışı Uğur Yücetürk ve Rıfat Yücetürk'ten alındığı ve davacı tarafından hisse bedeline karşılık çeklerin bu kişilere verildiği, davalı şirketin bu alım satım sözleşmesinin tarafı olmadığı, her ne kadar davacı, hisse devraldığı dava dışı Uğur Yücetürk'ün davalı şirketin temsilcisi olduğunu belirtmiş ise de, davalı şirket tüzel kişilik olup, hisse devrinde taraf olmadığı gibi, temsilcisi olan kişinin devrettiği bir başka şirkete ait hisselerden de sorumlu bulunmadığı ve davalının ciro yolu ile aldığı senetleri takibe koymasının da yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, şirket hisse devri mukabilinde çekleri dava dışı Uğur Yücetürk isimli kişiye verdiğini, anılan kişinin ise hisse devrinde kendisini kandırdığını, bu nedenle çeklerin bedelsiz olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bilerek ve kötüniyetli olarak çekleri ciro yoluyla devraldığını iddia etmiştir. Mahkemece, davalının kötüniyetli olmadığı kabul edilmiş ise de, hisseleri devreden dava dışı Uğur Yücetürk, davalı şirketin şubesinin temsilcisidir. Böyle bir durumda, davalının kötüniyetli olduğu, davacı tarafından ispatı gerekmeksizin kabul edilmelidir. Bu nedenle, böyle bir davada davacının, 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca evvela çekin lehtarı olan dava dışı Uğur Yücetürk'e karşı çekin bedelsiz olduğunu, bundan sonra da Uğur Yücetürk'ten çeki alan hamilin kötüniyetini ispat etmesi gerektiğinden, Dairemizin yerleşik kararları gereğince davacıya önce lehtar Uğur Yücetürk'e karşı ayrı bir dava açması için mehil verilmesi, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi, takibe esas icra dosyasının da celp edilmesinden sonra davanın esastan incelenmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16098 E. 2015/5388 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2758 E. 2015/1367 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce karar düzeltme istemi sonucu davalı yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacılardan Nesibe Uğur yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davacılar yönünden hüküm kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4665 E. 2024/2731 K.
Ortak:çekin bedelsizliği · ek mehil · lehtar · bedelsizlik · hisse devri · ciro · satım sözleşmesi · hamil
İncelediğiniz karardaBu nedenle, böyle bir davada davacının, 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca evvela çekin «lehtarı» olan dava dışı Uğur Yücetürk'e karşı «çekin bedelsiz» olduğunu, bundan sonra da Uğur Yücetürk'ten çeki alan «hamilin» «kötüniyetini» ispat etmesi gerektiğinden, Dairemizin yerleşik kararları gereğince davacıya önce lehtar Uğur Yücetürk'e karşı ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi, takibe esas icra dosyasının da celp edilmesinden sonra davanın esastan incelenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davacı, şirket «hisse devri» mukabilinde çekleri dava dışı Uğur Yücetürk isimli kişiye verdiğini, anılan kişinin ise hisse devrinde kendisini kandırdığını, bu nedenle çeklerin «bedelsiz» olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bilerek ve «kötüniyetli» olarak çekleri «ciro» yoluyla devraldığını iddia etmiştir.
… dan yine dava dışı Uğur Yücetürk ve Rıfat Yücetürk'ten alındığı ve davacı tarafından hisse bedeline karşılık çeklerin bu kişilere verildiği, davalı şirketin bu alım «satım sözleşmesinin» tarafı olmadığı, her ne kadar davacı, hisse devraldığı dava dışı Uğur Yücetürk'ün davalı şirketin «temsilcisi» olduğunu belirtmiş ise de, davalı şirket «tüzel kişilik» olup, hisse devrinde taraf olmadığı gibi, temsilcisi olan kişinin devrettiği bir başka şirkete ait hisselerden de sorumlu bulunmadığı ve davalının «ciro» yolu ile aldığı senetleri takibe koymasının da yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle, böyle bir davada davacının, 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca evvela çekin «lehtarı» olan dava dışı ...'e karşı «çekin bedelsiz» olduğunu, bundan sonra da ...'ten çeki alan «hamilin» «kötü niyetini» ispat etmesi gerektiğinden, Dairemizin yerleşik kararları gereğince davacıya önce lehtar ...'e karşı ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi, takibe esas icra dosyasının da celp edilmesinden sonra davanın esastan incelenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle karar davacı yararına bozu …
Bozma Kararı Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2013/15835 E., 2014/3705 K. sayılı kararıyla; "1-Davacı, şirket «hisse devri» mukabilinde çekleri dava dışı ... isimli kişiye verdiğini, anılan kişinin ise hisse devrinde kendisini kandırdığını, bu nedenle çeklerin «bedelsiz» olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bilerek ve kötü niyetli olarak çekleri «ciro» yoluyla devraldığını iddia etmiştir.
… lerinin davacı tarafından yine dava dışı ... ve...'ten alındığı ve davacı tarafından hisse bedeline karşılık çeklerin bu kişilere verildiği, davalı şirketin bu alım «satım sözleşmesinin» tarafı olmadığı, her ne kadar davacı, hisse devraldığı dava dışı ...'ün davalı şirketin «temsilcisi» olduğunu belirtmiş ise de, davalı şirket «tüzel kişilik» olup, hisse devrinde taraf olmadığı gibi, temsilcisi olan kişinin devrettiği bir başka şirkete ait hisselerden de sorumlu bulunmadığı ve davalının «ciro» yolu ile aldığı senetleri takibe koymasının da yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozmaya uyma · direnme kararı · hisse devir sözleşmesi · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · çek · tacir · menfi tespit
Benzer bu kararda… zmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18 inci maddesinin ikinci fıkrasında her «tacirin» ticaretine ait tüm faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğinin ifade edildiği, davacı hisselerini devraldığı şirketin mali hesapları konusunda yanıltıldığını hesaplar üzerinde oynamalar yapıldığını iddia etmiş ise de; buna yönelik olarak herhangi bir delil sunamadığı, dosyaya «hisse devir sözleşmesi» ekinde sunulan/getirtilen belgelerden, devirden önce gerekli sayımların yapıldığı davacıya gerekli bilgilerin verildiğinin görüldüğü, davacının dayanak yaptığı 03.01.2012 tarihli, aktif ve pasif durumu gösterir davalı ...'ün el yazısı ile yazıldığı iddia edilen belgenin aslı verilen süreye rağmen sunulamadığı gibi belgenin sunulması halinde dahi isim ve imza taşımaması nedeniyle hüküm ifade etmesinin söz konusu olmadığı, davacının şirket hissesi devir aldığı ve basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği gözetildiğinde şirket hisse değerlerinin, yapılan anlaşmadan daha düşük olduğu gerekçesi ile toplam 13 adet çekten 3 adet «çek» için devirden yaklaşık 6 ay sonra «menfi tespit» talebinde bulunmuş olmasının basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı olduğu, bir ürünün/malın değerinin daha düşük olduğunun sonradan anlaşılmış olmasının sözleşme kapsamında satıcıya ödenmesi gereken bedelin kısmen eksiltilmesi için yeterli bir neden olmadığı, sözleşme hürriyeti prensibi çerçevesinde herkesin dilediği ürünü/hizmeti dilediği bedel ile satma hakkı olduğu, davacının davalı ... tarafından aldatıldığına dair sonuca etkili herhangi bir delil sunulamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine ve ayrıca davacının kötü niyetli olduğu sabit olmadığı gerekçesiyle davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» isteminin de reddine karar verilmiştir.
… lerinin davacı tarafından yine dava dışı ... ve...'ten alındığı ve davacı tarafından hisse bedeline karşılık çeklerin bu kişilere verildiği, davalı şirketin bu alım «satım sözleşmesinin» tarafı olmadığı, her ne kadar davacı, hisse devraldığı dava dışı ...'ün davalı şirketin «temsilcisi» olduğunu belirtmiş ise de, davalı şirket «tüzel kişilik» olup, hisse devrinde taraf olmadığı gibi, temsilcisi olan kişinin devrettiği bir başka şirkete ait hisselerden de sorumlu bulunmadığı ve davalının «ciro» yolu ile aldığı senetleri takibe koymasının da yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma ilamı neticesinde bir karar verildiğini, buna göre «direnme» yada «bozmaya uyma» kararı verilmesi gerekirken ilk defa yargılama yapılır gibi bir karar verildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesini …
Bu nedenle, böyle bir davada davacının, 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca evvela çekin «lehtarı» olan dava dışı ...'e karşı «çekin bedelsiz» olduğunu, bundan sonra da ...'ten çeki alan «hamilin» «kötü niyetini» ispat etmesi gerektiğinden, Dairemizin yerleşik kararları gereğince davacıya önce lehtar ...'e karşı ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi, takibe esas icra dosyasının da celp edilmesinden sonra davanın esastan incelenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle karar davacı yararına bozu …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4665 E. 2024/2731 K.
Ortak:çekin bedelsizliği · ek mehil · lehtar · bedelsizlik · hisse devri · ciro · satım sözleşmesi · hamil
İncelediğiniz karardaBu nedenle, böyle bir davada davacının, 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca evvela çekin «lehtarı» olan dava dışı Uğur Yücetürk'e karşı «çekin bedelsiz» olduğunu, bundan sonra da Uğur Yücetürk'ten çeki alan «hamilin» «kötüniyetini» ispat etmesi gerektiğinden, Dairemizin yerleşik kararları gereğince davacıya önce lehtar Uğur Yücetürk'e karşı ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi, takibe esas icra dosyasının da celp edilmesinden sonra davanın esastan incelenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davacı, şirket «hisse devri» mukabilinde çekleri dava dışı Uğur Yücetürk isimli kişiye verdiğini, anılan kişinin ise hisse devrinde kendisini kandırdığını, bu nedenle çeklerin «bedelsiz» olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bilerek ve «kötüniyetli» olarak çekleri «ciro» yoluyla devraldığını iddia etmiştir.
… dan yine dava dışı Uğur Yücetürk ve Rıfat Yücetürk'ten alındığı ve davacı tarafından hisse bedeline karşılık çeklerin bu kişilere verildiği, davalı şirketin bu alım «satım sözleşmesinin» tarafı olmadığı, her ne kadar davacı, hisse devraldığı dava dışı Uğur Yücetürk'ün davalı şirketin «temsilcisi» olduğunu belirtmiş ise de, davalı şirket «tüzel kişilik» olup, hisse devrinde taraf olmadığı gibi, temsilcisi olan kişinin devrettiği bir başka şirkete ait hisselerden de sorumlu bulunmadığı ve davalının «ciro» yolu ile aldığı senetleri takibe koymasının da yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle, böyle bir davada davacının, 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca evvela çekin «lehtarı» olan dava dışı ...'e karşı «çekin bedelsiz» olduğunu, bundan sonra da ...'ten çeki alan «hamilin» «kötü niyetini» ispat etmesi gerektiğinden, Dairemizin yerleşik kararları gereğince davacıya önce lehtar ...'e karşı ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi, takibe esas icra dosyasının da celp edilmesinden sonra davanın esastan incelenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle karar davacı yararına bozu …
Bozma Kararı Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2013/15835 E., 2014/3705 K. sayılı kararıyla; "1-Davacı, şirket «hisse devri» mukabilinde çekleri dava dışı ... isimli kişiye verdiğini, anılan kişinin ise hisse devrinde kendisini kandırdığını, bu nedenle çeklerin «bedelsiz» olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bilerek ve kötü niyetli olarak çekleri «ciro» yoluyla devraldığını iddia etmiştir.
… rinin davacı tarafından yine dava dışı ... ve ....'ten alındığı ve davacı tarafından hisse bedeline karşılık çeklerin bu kişilere verildiği, davalı şirketin bu alım «satım sözleşmesinin» tarafı olmadığı, her ne kadar davacı, hisse devraldığı dava dışı ...'ün davalı şirketin «temsilcisi» olduğunu belirtmiş ise de, davalı şirket «tüzel kişilik» olup, hisse devrinde taraf olmadığı gibi, temsilcisi olan kişinin devrettiği bir başka şirkete ait hisselerden de sorumlu bulunmadığı ve davalının «ciro» yolu ile aldığı senetleri takibe koymasının da yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozmaya uyma · direnme kararı · hisse devir sözleşmesi · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · çek · tacir · menfi tespit
Benzer bu kararda… zmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18 inci maddesinin ikinci fıkrasında her «tacirin» ticaretine ait tüm faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğinin ifade edildiği, davacı hisselerini devraldığı şirketin mali hesapları konusunda yanıltıldığını hesaplar üzerinde oynamalar yapıldığını iddia etmiş ise de; buna yönelik olarak herhangi bir delil sunamadığı, dosyaya «hisse devir sözleşmesi» ekinde sunulan/getirtilen belgelerden, devirden önce gerekli sayımların yapıldığı davacıya gerekli bilgilerin verildiğinin görüldüğü, davacının dayanak yaptığı 03.01.2012 tarihli, aktif ve pasif durumu gösterir davalı ...'ün el yazısı ile yazıldığı iddia edilen belgenin aslı verilen süreye rağmen sunulamadığı gibi belgenin sunulması halinde dahi isim ve imza taşımaması nedeniyle hüküm ifade etmesinin söz konusu olmadığı, davacının şirket hissesi devir aldığı ve basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği gözetildiğinde şirket hisse değerlerinin, yapılan anlaşmadan daha düşük olduğu gerekçesi ile toplam 13 adet çekten 3 adet «çek» için devirden yaklaşık 6 ay sonra «menfi tespit» talebinde bulunmuş olmasının basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı olduğu, bir ürünün/malın değerinin daha düşük olduğunun sonradan anlaşılmış olmasının sözleşme kapsamında satıcıya ödenmesi gereken bedelin kısmen eksiltilmesi için yeterli bir neden olmadığı, sözleşme hürriyeti prensibi çerçevesinde herkesin dilediği ürünü/hizmeti dilediği bedel ile satma hakkı olduğu, davacının davalı ... tarafından aldatıldığına dair sonuca etkili herhangi bir delil sunulamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine ve ayrıca davacının kötü niyetli olduğu sabit olmadığı gerekçesiyle davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» isteminin de reddine karar verilmiştir.
… rinin davacı tarafından yine dava dışı ... ve ....'ten alındığı ve davacı tarafından hisse bedeline karşılık çeklerin bu kişilere verildiği, davalı şirketin bu alım «satım sözleşmesinin» tarafı olmadığı, her ne kadar davacı, hisse devraldığı dava dışı ...'ün davalı şirketin «temsilcisi» olduğunu belirtmiş ise de, davalı şirket «tüzel kişilik» olup, hisse devrinde taraf olmadığı gibi, temsilcisi olan kişinin devrettiği bir başka şirkete ait hisselerden de sorumlu bulunmadığı ve davalının «ciro» yolu ile aldığı senetleri takibe koymasının da yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma ilamı neticesinde bir karar verildiğini, buna göre «direnme» yada «bozmaya uyma» kararı verilmesi gerekirken ilk defa yargılama yapılır gibi bir karar verildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesini …
Bu nedenle, böyle bir davada davacının, 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca evvela çekin «lehtarı» olan dava dışı ...'e karşı «çekin bedelsiz» olduğunu, bundan sonra da ...'ten çeki alan «hamilin» «kötü niyetini» ispat etmesi gerektiğinden, Dairemizin yerleşik kararları gereğince davacıya önce lehtar ...'e karşı ayrı bir dava açması için «mehil» verilmesi, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi, takibe esas icra dosyasının da celp edilmesinden sonra davanın esastan incelenmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle karar davacı yararına bozu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/765 E. 2023/1199 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiyenin kapanması · yeniden tescil · ihya davası · şirketin ihyası · münhasırlık · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru
Benzer bu kararda… yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Tasfiye Halinde Uğur Mefruşat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin tasfiyesi sonucunda 30.04.2009 tarihinde ticaret «sicilden terkin» edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca, «tasfiyenin kapanmasından» sonra ek «tasfiye» işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına «münhasır» olarak şirketin «yeniden tescili» talebi ile dava açılabileceği, somut olayda, Bakırköy 18.
İş Mahkemesinin 2018/41 E. sayılı dosyasında ihyasına karar verilen şirketin davalı taraf olarak yer aldığından, dosyada taraf teşkilinin sağlanması için davacının «ihya davası» açmakta «hukuki yararı» mevcut olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan ihya davasında, «zamanaşımı» ve «hak düşürücü sürenin» söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı «tasfiye memuru» ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin 28.03.2008 tarihinde «tasfiye» sürecine girdiğini, tasfiye kararının 04.04.2008 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edildiğini, müvekkilinin 28.03.2008 tarihli tasfiye kararında «tasfiye memuru» olarak tayin edildiğini, gerekli ilanların Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, «son» ilan tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde tasfiye memurluğuna herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, tasfiye işlemlerinin sonuçlandırılmasından sonra 27.04.2009 tarihinde şirketin «kesin» tasfiyesi ile kapatılmasına karar verildiğini ve bu kararın 06.05.2009 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, tasfiyenin usulüne uygun tamamlandığını, şirketin herhangi bir aktif ve pasifin bulunmadığını, «tasfiyenin kapanmasının» üzerinden neredeyse 12 sene gibi bir süre geçtiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında öngörülen 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» de geçtiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4860 E. 2020/2812 K.
Ortak:hisse devri
İncelediğiniz karardaDavacı, şirket «hisse devri» mukabilinde çekleri dava dışı Uğur Yücetürk isimli kişiye verdiğini, anılan kişinin ise hisse devrinde kendisini kandırdığını, bu nedenle çeklerin «bedelsiz» olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bilerek ve «kötüniyetli» olarak çekleri «ciro» yoluyla devraldığını iddia etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece şirketin kayıtlı sermayesine bakılarak fazla ödenen bedel hesaplanıp davacıya iadesine karar verilmiş ise de, tarafların serbest iradeleri ile «rayiç bedeli» her zaman belirleyip bu bedel üzerinden «hisse devri» yapabilecekleri, davalının da bu hususa yönelik olarak dekontta yazılı bedelde anlaştıklarını savunması ve davacının da delil olarak dayandığı dekontta bu bedelin hisse devir bedeli olduğunu belirtmiş olması karşısında bu bedel de anlaştıklarının kabulü gerektiği gibi davacının hata, «hileye» de dayanmadığı ve bu hususu ispat da etmediği, işlemlerin yapıldığı ve eldeki davanın açıldığı tarihte gözönüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · hile · hisse devir sözleşmesi · ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece şirketin kayıtlı sermayesine bakılarak fazla ödenen bedel hesaplanıp davacıya iadesine karar verilmiş ise de, tarafların serbest iradeleri ile «rayiç bedeli» her zaman belirleyip bu bedel üzerinden «hisse devri» yapabilecekleri, davalının da bu hususa yönelik olarak dekontta yazılı bedelde anlaştıklarını savunması ve davacının da delil olarak dayandığı dekontta bu bedelin hisse devir bedeli olduğunu belirtmiş olması karşısında bu bedel de anlaştıklarının kabulü gerektiği gibi davacının hata, «hileye» de dayanmadığı ve bu hususu ispat da etmediği, işlemlerin yapıldığı ve eldeki davanın açıldığı tarihte gözönüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken …
Dava, «ortaklık ilişkisinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkinidir.
Davaya konu para 22.05.2007 tarihinde gönderildikten sonra davacı 19.09.2007 tarihinde noter vasıtasıyla yapılan «hisse devir sözleşmesine» göre 500.- TL bedelli 5 adet hisseyi devir almıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15835 E. , 2014/3705 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/06/2013
NUMARASI 2012/419-2013/419
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.06.2013 tarih ve 2012/419-2013/419 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından dava dışı D. Grup Otomotiv Ltd. Şti'ye ait hisselerin Ankara 23. Noterliği'nce düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile devralındığını, devir bedeli olarak toplam 750.000 TL bedelli 13 adet çekin adı geçen şirkete teslim edildiğini, sonrasında şirket yetkililerinin şirketin mali durumu konusunda yanıltıcı beyanda bulunduklarının anlaşılması üzerine şirketle görüşmeler sürerken 30.06.2012 tarih ve 40.000 TL bedelli çekin ciro edildiğini ve davalı tarafından takibe konulduğunu, müvekkilinin takibe dayanak çeki devraldığı hisseler için verdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya 122.236,71 TL borçlu olmadığının tespitine ve davalının takip konusu alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazında bulunmuş, müvekkilinin çekleri ciro yoluyla edinen üçüncü kişi olduğunu savunarak, davanın reddini ve kötüniyetli davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı D. Grup Otomotiv Ltd. Şti. hisselerinin davacı tarafından yine dava dışı Uğur Yücetürk ve Rıfat Yücetürk'ten alındığı ve davacı tarafından hisse bedeline karşılık çeklerin bu kişilere verildiği, davalı şirketin bu alım satım sözleşmesinin tarafı olmadığı, her ne kadar davacı, hisse devraldığı dava dışı Uğur Yücetürk'ün davalı şirketin temsilcisi olduğunu belirtmiş ise de, davalı şirket tüzel kişilik olup, hisse devrinde taraf olmadığı gibi, temsilcisi olan kişinin devrettiği bir başka şirkete ait hisselerden de sorumlu bulunmadığı ve davalının ciro yolu ile aldığı senetleri takibe koymasının da yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, şirket hisse devri mukabilinde çekleri dava dışı Uğur Yücetürk isimli kişiye verdiğini, anılan kişinin ise hisse devrinde kendisini kandırdığını, bu nedenle çeklerin bedelsiz olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bilerek ve kötüniyetli olarak çekleri ciro yoluyla devraldığını iddia etmiştir. Mahkemece, davalının kötüniyetli olmadığı kabul edilmiş ise de, hisseleri devreden dava dışı Uğur Yücetürk, davalı şirketin şubesinin temsilcisidir. Böyle bir durumda, davalının kötüniyetli olduğu, davacı tarafından ispatı gerekmeksizin kabul edilmelidir. Bu nedenle, böyle bir davada davacının, 6762 sayılı TTK'nın 599. maddesi uyarınca evvela çekin lehtarı olan dava dışı Uğur Yücetürk'e karşı çekin bedelsiz olduğunu, bundan sonra da Uğur Yücetürk'ten çeki alan hamilin kötüniyetini ispat etmesi gerektiğinden, Dairemizin yerleşik kararları gereğince davacıya önce lehtar Uğur Yücetürk'e karşı ayrı bir dava açması için mehil verilmesi, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi, takibe esas icra dosyasının da celp edilmesinden sonra davanın esastan incelenmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101835200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz