Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2219 E. 2024/3598 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtar usulü↗ ticaret sicilinden resen terkin↗ kat karşılığı inşaat sözleşmesi↗ ihtarat↗ resen terkin↗ hukuki menfaat↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tazminat davası↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ kesin süre↗ hak düşürücü süre↗ ihtar↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ taahhütname↗ terkin↗ harç↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/1220 E.,2022/242 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... İnşaat Tah. Tic. Ltd. Şti'nin 30.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğini, ... İnşaat Tah.Tic.Ltd.Şti ile müvekkilleri arasında arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/38 E. sayılı dosyası ile taraflar arasındaki sözleşmenin geriye dönük feshi ve tazminat davası açıldığını ve yüklenici şirketin ihyasının sağlanması için taraflarına kesin süre ve yetki verildiğini ileri sürerek ... İnşaat Tah. Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının süresinde açılmadığı bu nedenle davanın reddi gerektiğini, yasal hasım konumunda olan müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 30.06.2014 tarihinde sicilden resen terkin edilerek kaydının silindiği, davacının devam eden dava kapsamında resen terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararın bulunduğu, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilan sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu ihya talebinin hak düşürücü süreye tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihyası talep olunan şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği sicilden resen terkin edilmekle, müvekkili sicil müdürlüğünce tesis edilen işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, müvekkili sicil müdürlüğünün kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında; Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceğini, davacıların, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki şartların gerçekleşmeden şirketin terkin edildiği yönündeki iddiaları yokken mahkemece bu hususta değerlendirme yapılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının dava dışı ... İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicilinden resen terkin işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olduğu,tebligatın yapılmadığı yönünde bir iddiası yokken bu hususta yerel mahkemece kendiliğinden inceleme yapılarak hatalı değerlendirmeler ile hüküm kurulması, yargılama giderleri,harç ve vekalet ücretinin müvekkil davalı kurum üzerine bırakılması hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının devam eden dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararının mevcut olduğu, terkin edilen şirket yönünden ihya koşullarının oluştuğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili sicil müdürlüğünün kanunun yüklediği görevi yerine getirdiğini, davacı yanın ihtarın yollanmadığı yönünde bir iddiası bulunmadığını, mahkemece bu hususta bir iddia yokken değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili sicil müdürlüğünce ihtarların şirkete ve şirket temsilcisine yollanmış olup ;yerel mahkemenin " terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtaratın öncelikle şirkete ya da şirket yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilan sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu "yönündeki gerekçesi dosya kapsamına ve gerçeğe uygun olmamakla, hukuka açıkça aykırı olduğunu, müvekkili sicil müdürlüğünün terkin işleminde bir usulsüzlüğü bulunmamakla yargılama giderleri, harç, vekalet ücretinin müvekkil davalı üzerinde bırakılmasının hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6662 E. 2024/436 K.
Ortak:ihtar usulü · ticaret sicilinden resen terkin · ihtarat · resen terkin · hukuki menfaat · yasal hasım · şirketin ihyası · tazminat davası · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin 30.06.2014 tarihinde sicilden «resen terkin» edilerek «kaydının» silindiği, davacının devam eden dava kapsamında resen terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararın» bulunduğu, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu ihya talebinin «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» talep olunan şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği sicilden «resen terkin» edilmekle, müvekkili sicil müdürlüğünce tesis edilen işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, müvekkili sicil müdürlüğünün kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında; Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceğini, davacıla …
İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nin «ticaret sicilinden resen terkin» işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olduğu,«tebligatın» yapılmadığı yönünde bir iddiası yokken bu hususta yerel mahkemece kendiliğinden inceleme yapılarak hatalı değerlendirmeler ile hüküm kurulması, «yargılama giderleri»,«harç» ve «vekalet ücretinin» müvekkil davalı kurum üzerine bırakılması hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaŞti. hasım gösterilerek «rücuen tazminat davası» açıldığı, ancak şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiği, bu nedenlerle şirketin ihyasına karar verilmesinin talep edildiği, dava dilekçesinin davada «yasal hasım» olan Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğüne tebliğinin sağlandığı, müdürlükçe yapılan «ihtar» ve 04.07.2014 tarih 8605 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığı için şirketin 30.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, sicil dosyasının içerisinde yer aldığı üzere şirkete veya şirketin «temsilcisine» ihtarın gönderildiğine dair tebliğ mazbatasının veya belgesinin bulunmadığı, ilana dair bir takım posta evraklarının yer aldığı, posta evraklarının yapılan sorgulamasında tebliğe dair hususların bulunmadığı, ancak Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilan metninin bulunduğu, bu kapsamda 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması gereken ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, «ticaret sicil» dosyasının incelenmesi neticesinde dava dışı şirkete veya şirketin temsilcisine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata ya da belgenin bulunmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırılık taşıdığı, bu yüzden dava dışı şirketin terkininin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu «ihya» talebinin «hak düşürücü süreye» tabi tutulamayacağı, davanın süresinde açıldığı, hukuka aykırı terkin sebebiyle ihyası istenen şirkete «tasfiye memuru atanmaksızın» şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, davanın açılmasına davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü sebebiyet verdiğinden «yargılama giderleri» ve harçtan sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davalı ...
… Sİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereği «ticaret sicil müdürlüklerince» kapsam dahilindeki şirketlere bir «ihtar» gönderileceği, bu şirketler «tasfiye memuru» bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edileceği, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanının ise ticaret sicilinden re'sen silineceği, ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden «kaydı» silinen şirket alacaklıları ile «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği, şirkete ve şirketin «temsilcisine» tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesindeki «ilan» sureti ile yapılan «ihtaratın» usulüne uygun olmadığı, re’«sen terkin» işlemlerinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirkete ve şirketin temsilcilerine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı durumlarda ihtar koşulunun yerine getirildiği ispatlanamayacağından usulüne uygun geçerli bir terkin işleminden söz edilemeyeceği, bu yüzden 5 yıllık dava açma süresi olan «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacı adına ...
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın Tekirdağ Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı Çorlu Ticaret sicil Müdürlüğü yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gayri faal şirket · sınırlı ihya · talep aşımı · ihtar tebliği · re'sen terkin · ihya davası · rücuen alacak · ticaret sicilinden terkin
Benzer bu karardaDavacı tarafça «sınırlı ihya» kararı verilmesi ve «tasfiye memuru atanması» istenmese dahi 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin genel amacının «gayri faal şirketleri» sicilden temizleme olduğu hususu gözetildiğinde «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin sadece aleyhine açılan dava dosyası ile sınırlı ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi «talep aşımı» niteliğinde olmayacağından dava dosyası ile sınırlı ihyaya ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kur …
Şti.’ne karşı açılan «rücuen alacak» davasında anılan şirketin re’«sen terkin» edildiğinin öğrenildiğini, taraf teşkilinin sağlanması açısından Mahkemenin ...
İstinaf Sebepleri Dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin müvekkiline usulünce tebliğ edilmediğini, re’«sen terkin» işleminin hukuk ve mevzuata uygun gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ticaret sicilindeki adresine ve şirketi «temsil» ve ilzama yetkili olanlara «ihtar» gönderdiğini, «ihtarın tebliğ» alınması ya da alınmaması halinin de düzenlendiğini, bu halde ihtarın ulaşmadığı durumlarda «tebligat» yerine geçeceğinin belirtildiğini, posta barkodları dikkate alınarak müzekkere ile akıbetlerinin sorulabileceğini, ek tasfiyeye ilişkin değerlendirme yapılmadan sadece «ihya» değerlendirilmesi yapılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, «yargılama giderleri», «harç» ve vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davanın süresinde açılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Şti.’nin «ihyası davası» açılması için süre verdiğini ileri sürerek ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5430 E. 2023/6150 K.
Ortak:ihtar usulü · ticaret sicilinden resen terkin · resen terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · yargılama giderleri · ihya · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin 30.06.2014 tarihinde sicilden «resen terkin» edilerek «kaydının» silindiği, davacının devam eden dava kapsamında resen terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararın» bulunduğu, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu ihya talebinin «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nin «ticaret sicilinden resen terkin» işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olduğu,«tebligatın» yapılmadığı yönünde bir iddiası yokken bu hususta yerel mahkemece kendiliğinden inceleme yapılarak hatalı değerlendirmeler ile hüküm kurulması, «yargılama giderleri»,«harç» ve «vekalet ücretinin» müvekkil davalı kurum üzerine bırakılması hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli, 2021/570 E. ve 2022/66 K. sayılı kararıyla; «ihyası» istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince «terkin» işlemi öncesinde yapılması gereken «ihtarın» öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin «temsilcisine» «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan «ticaret sicil» gazetesinde ilân sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’«sen terkin» edilen şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararının» bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1.
… çesinde özetle; kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olup davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, Ticaret Sicil Memurlukları Tasfiye/Ek «tasfiye», «şirket ihyası» davalarında kanun gereği zorunlu «yasal hasım» olduklarından davanın kabulü halinde «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadığını ve müvekkili davalı kurum aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmediğini, davacının davasının süresinde açılmadığını, müvekkilince şirketin ticaret sicilindeki adresine ve sicil kayıtlarına göre şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişilere «ihtar» yollanmış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği «ticaret sicilinden resen terkini» yapılan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf kanun yolu · yargılama giderlerinden sorumluluk · re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru atanması · kanun yolu · infaz
Benzer bu karardaDairemizin 18.01.2023 tarih, 2022/7267 E. ve 2023/340 K. sayılı kararıyla dava, «terkin» edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında «üçüncü kişiler» tarafından açıldığı, mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden «kaydı» silinen şirketin ek «tasfiye» amacıyla dava dilekçesinde belirtilen dosyalarla sınırlı olmak üzere ihyasına ve «tasfiye işlemleri» için şirkete «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü i …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli, 2021/570 E. ve 2022/66 K. sayılı kararıyla; «ihyası» istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince «terkin» işlemi öncesinde yapılması gereken «ihtarın» öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin «temsilcisine» «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan «ticaret sicil» gazetesinde ilân sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’«sen terkin» edilen şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararının» bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1.
… arıyla; mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen «şirketin tasfiyeye» tabi tutulmasına, dolayısıyla «tasfiye memuru atanmasına» gerek olmadığı ve «terkin» tasfiye neticesinde olmadığından «ihya» kararının dava dosyaları ile sınırlı tutulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
… rak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen «şirketin tasfiyeye» tabi tutulmasına, dolayısıyla «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı gözetilerek «ihya» kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca tasfiye memuru atanması ve «terkin» tasfiye neticesinde olmadığından ihya kararının dava dosyaları ile sınırlı tutulmasının usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2219 E. , 2024/3598 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/987 Esas, 2023/1478 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/1220 E.,2022/242 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... İnşaat Tah. Tic. Ltd. Şti'nin 30.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğini, ... İnşaat Tah.Tic.Ltd.Şti ile müvekkilleri arasında arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/38 E. sayılı dosyası ile taraflar arasındaki sözleşmenin geriye dönük feshi ve tazminat davası açıldığını ve yüklenici şirketin ihyasının sağlanması için taraflarına kesin süre ve yetki verildiğini ileri sürerek ... İnşaat Tah. Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının süresinde açılmadığı bu nedenle davanın reddi gerektiğini, yasal hasım konumunda olan müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 30.06.2014 tarihinde sicilden resen terkin edilerek kaydının silindiği, davacının devam eden dava kapsamında resen terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararın bulunduğu, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilan sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu ihya talebinin hak düşürücü süreye tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihyası talep olunan şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği sicilden resen terkin edilmekle, müvekkili sicil müdürlüğünce tesis edilen işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, müvekkili sicil müdürlüğünün kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında; Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceğini, davacıların, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki şartların gerçekleşmeden şirketin terkin edildiği yönündeki iddiaları yokken mahkemece bu hususta değerlendirme yapılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının dava dışı ...
İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicilinden resen terkin işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olduğu,tebligatın yapılmadığı yönünde bir iddiası yokken bu hususta yerel mahkemece kendiliğinden inceleme yapılarak hatalı değerlendirmeler ile hüküm kurulması, yargılama giderleri,harç ve vekalet ücretinin müvekkil davalı kurum üzerine bırakılması hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının devam eden dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararının mevcut olduğu, terkin edilen şirket yönünden ihya koşullarının oluştuğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili sicil müdürlüğünün kanunun yüklediği görevi yerine getirdiğini, davacı yanın ihtarın yollanmadığı yönünde bir iddiası bulunmadığını, mahkemece bu hususta bir iddia yokken değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili sicil müdürlüğünce ihtarların şirkete ve şirket temsilcisine yollanmış olup ;yerel mahkemenin " terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtaratın öncelikle şirkete ya da şirket yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilan sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu "yönündeki gerekçesi dosya kapsamına ve gerçeğe uygun olmamakla, hukuka açıkça aykırı olduğunu, müvekkili sicil müdürlüğünün terkin işleminde bir usulsüzlüğü bulunmamakla yargılama giderleri, harç, vekalet ücretinin müvekkil davalı üzerinde bırakılmasının hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1131389100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz