6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2219 E. 2024/3598 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtar usulü ticaret sicilinden resen terkin kat karşılığı inşaat sözleşmesi ihtarat resen terkin hukuki menfaat yasal hasım şirketin ihyası tazminat davası yargılama giderleri ihya kesin süre hak düşürücü süre ihtar limited şirket hukuki yarar kâr payı tebligat ticaret sicili esastan ret yetki taahhütname terkin harç ilan cy/cy kaydı vekalet ücreti temsil kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 7TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/1220 E.,2022/242 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... İnşaat Tah. Tic. Ltd. Şti'nin 30.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğini, ... İnşaat Tah.Tic.Ltd.Şti ile müvekkilleri arasında arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/38 E. sayılı dosyası ile taraflar arasındaki sözleşmenin geriye dönük feshi ve tazminat davası açıldığını ve yüklenici şirketin ihyasının sağlanması için taraflarına kesin süre ve yetki verildiğini ileri sürerek ... İnşaat Tah. Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının süresinde açılmadığı bu nedenle davanın reddi gerektiğini, yasal hasım konumunda olan müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 30.06.2014 tarihinde sicilden resen terkin edilerek kaydının silindiği, davacının devam eden dava kapsamında resen terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararın bulunduğu, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilan sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu ihya talebinin hak düşürücü süreye tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihyası talep olunan şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği sicilden resen terkin edilmekle, müvekkili sicil müdürlüğünce tesis edilen işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, müvekkili sicil müdürlüğünün kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında; Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceğini, davacıların, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki şartların gerçekleşmeden şirketin terkin edildiği yönündeki iddiaları yokken mahkemece bu hususta değerlendirme yapılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının dava dışı ... İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicilinden resen terkin işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olduğu,tebligatın yapılmadığı yönünde bir iddiası yokken bu hususta yerel mahkemece kendiliğinden inceleme yapılarak hatalı değerlendirmeler ile hüküm kurulması, yargılama giderleri,harç ve vekalet ücretinin müvekkil davalı kurum üzerine bırakılması hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının devam eden dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararının mevcut olduğu, terkin edilen şirket yönünden ihya koşullarının oluştuğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili sicil müdürlüğünün kanunun yüklediği görevi yerine getirdiğini, davacı yanın ihtarın yollanmadığı yönünde bir iddiası bulunmadığını, mahkemece bu hususta bir iddia yokken değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili sicil müdürlüğünce ihtarların şirkete ve şirket temsilcisine yollanmış olup ;yerel mahkemenin " terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtaratın öncelikle şirkete ya da şirket yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilan sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu "yönündeki gerekçesi dosya kapsamına ve gerçeğe uygun olmamakla, hukuka açıkça aykırı olduğunu, müvekkili sicil müdürlüğünün terkin işleminde bir usulsüzlüğü bulunmamakla yargılama giderleri, harç, vekalet ücretinin müvekkil davalı üzerinde bırakılmasının hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6662 E. 2024/436 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5430 E. 2023/6150 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/2219 E.  ,  2024/3598 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/987 Esas, 2023/1478 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/1220 E.,2022/242 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... İnşaat Tah. Tic. Ltd. Şti'nin 30.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğini, ... İnşaat Tah.Tic.Ltd.Şti ile müvekkilleri arasında arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/38 E. sayılı dosyası ile taraflar arasındaki sözleşmenin geriye dönük feshi ve tazminat davası açıldığını ve yüklenici şirketin ihyasının sağlanması için taraflarına kesin süre ve yetki verildiğini ileri sürerek ... İnşaat Tah. Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının süresinde açılmadığı bu nedenle davanın reddi gerektiğini, yasal hasım konumunda olan müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 30.06.2014 tarihinde sicilden resen terkin edilerek kaydının silindiği, davacının devam eden dava kapsamında resen terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararın bulunduğu, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilan sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu ihya talebinin hak düşürücü süreye tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihyası talep olunan şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği sicilden resen terkin edilmekle, müvekkili sicil müdürlüğünce tesis edilen işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, müvekkili sicil müdürlüğünün kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında; Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceğini, davacıların, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki şartların gerçekleşmeden şirketin terkin edildiği yönündeki iddiaları yokken mahkemece bu hususta değerlendirme yapılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının dava dışı ...

İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicilinden resen terkin işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olduğu,tebligatın yapılmadığı yönünde bir iddiası yokken bu hususta yerel mahkemece kendiliğinden inceleme yapılarak hatalı değerlendirmeler ile hüküm kurulması, yargılama giderleri,harç ve vekalet ücretinin müvekkil davalı kurum üzerine bırakılması hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının devam eden dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararının mevcut olduğu, terkin edilen şirket yönünden ihya koşullarının oluştuğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili sicil müdürlüğünün kanunun yüklediği görevi yerine getirdiğini, davacı yanın ihtarın yollanmadığı yönünde bir iddiası bulunmadığını, mahkemece bu hususta bir iddia yokken değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili sicil müdürlüğünce ihtarların şirkete ve şirket temsilcisine yollanmış olup ;yerel mahkemenin " terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtaratın öncelikle şirkete ya da şirket yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilan sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu "yönündeki gerekçesi dosya kapsamına ve gerçeğe uygun olmamakla, hukuka açıkça aykırı olduğunu, müvekkili sicil müdürlüğünün terkin işleminde bir usulsüzlüğü bulunmamakla yargılama giderleri, harç, vekalet ücretinin müvekkil davalı üzerinde bırakılmasının hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1131389100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.