YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5781 E. 2024/2224 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulüne uygun tebligat↗ uyuşmazlık konusu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ tebligat↗ ortalama tüketici↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/368 E., 2020/104 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "kinetix" asıl unsurlu markalarının bulunduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “WALKINTEX” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2018/91328 kod numarası verilen başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik olduğunu, markaların görsel ve işitsel olarak benzer bulunduklarını, dava konusu başvuruda yer verilen WALK ibaresinin İngilizce olup Türkçede yürümek anlamına geldiğini, 25. sınıfta yer alan ürünler yönünden bu ibarenin ayırt edici olmadığını, davalının “Kinetix” temeline dayalı 6 adet marka başvurusu yaparak seri arka oluşturmaya çalıştığını ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu 2018/91328 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şahıs usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, uyuşmazlık konusu markaların birbirlerinin serisi olarak algılanmayacağı, karıştırılma tehlikesi olmadığından tanınmışlığın da etkisinin bulunmayacağı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının "KİNTEX" temeline dayalı olarak yaptığı 6 adet marka başvurusunun olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere dava konusu başvuru kapsamında yer alan 25. sınıf malların tamamı, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında aynen yer aldığından emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince dava konusu başvuru standart karakterlerle yazılmış "WALKINTEX" ibaresinden oluştuğu, başvuruda başkaca herhangi bir unsura yer verilmediği, bu ibarenin markanın asli unsurunu oluşturduğu, davacının itirazına mesnet markaların önemli bir kısmının asli unsurunun ise "KİNETİX" ibaresi olduğu, WALKINTEX ibaresi ile KİNETİX ibaresinin karşılaştırılması gerektiğini, başvurunun başlangıcında "WALK" ibaresi yer almasına rağmen ibarenin bir bütün olarak telaffuzundaki vurgunun "KIN" ve "TEX" ibareleri üzerinde toplandığını, markalar arasında işitsel benzerlik olduğu gibi görsel olarak da markalar arasında benzerlik olduğu, iltibas değerlendirilmesinde davacı markalarının dava konusu başvurunun da kapsamında yer alan ayakkabıcılık sektöründeki yüksek düzeyli tanınmışlığının da gözetilmesi gerektiği, taraf markaları arasında genel olarak bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, en azından ürünlerin ortalama tüketicilerinin markaları ilişkilendirecekleri ya da dava konusu markanın davacının seri markası olduğu algısına kapılabilecekleri, dava konusu başvurunun başında yer verilen "WALK" ibaresinin ise yürümek anlamına geldiği ve bu haliyle ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliği katmadığı, taraf markaları arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvurunun kapsamındaki ürünlerin ortalama tüketicilerince davacı markalarının devamı olarak algılanacağı, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı markalarının tanınmış olmalarının markalar arasındaki karıştırılma tehlikesini artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının bu yöndeki iddialarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne,YİDK'in kararının iptaline,
dava konusu 2018/91328 sayılı marka tescilli olmadığından markanın hükümsüzlüğü talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bütünsel olarak markaların farklı olduğunu, istinaf mahkemesinde markaların parçalara ayrılarak değerlendirme yapıldığını, iltibas ihtimali bulunmadığını, markaların vurgusunun ilk kısımda olacağını, ayırt edici derecede markalar arasında farklılık bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5861 E. 2024/2245 K.
Ortak:ayırt edicilik · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
İncelediğiniz kararda… undaki vurgunun "KIN" ve "TEX" ibareleri üzerinde toplandığını, markalar arasında işitsel benzerlik olduğu gibi görsel olarak da markalar arasında benzerlik olduğu, «iltibas» değerlendirilmesinde davacı markalarının dava konusu başvurunun da kapsamında yer alan ayakkabıcılık sektöründeki yüksek düzeyli tanınmışlığının da gözetilmesi gerektiği, taraf markaları arasında genel olarak bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, en azından ürünlerin «ortalama tüketicilerinin» markaları ilişkilendirecekleri ya da dava konusu markanın davacının seri markası olduğu algısına kapılabilecekleri, dava konusu başvurunun başında yer verilen "WALK" ibaresinin ise yürümek anlamına geldiği ve bu haliyle «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliği katmadığı, taraf markaları arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvurunun kapsamındaki ürünlerin ortalama tüketicilerince davacı markalarının devamı olarak algılanacağı, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı markalarının tanınmış olmalarının markalar arasındaki karıştırılma tehlikesini artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının bu yöndeki iddialarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne,YİDK'in kararının iptaline, dava konusu 2018/91328 sayılı marka tescilli olmadığından markanın hükümsüzlüğü talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bütünsel olarak markaların farklı olduğunu, istinaf mahkemesinde markaların parçalara ayrılarak değerlendirme yapıldığını, «iltibas» ihtimali bulunmadığını, markaların vurgusunun ilk kısımda olacağını, ayırt edici derecede markalar arasında farklılık bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… ıfların aynı olduğu, davaya konu edilen 25. sınıfta yer alan ilgili sınıfın hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat, algı seviyesi ile birlikte değerlendirildiğinde, «ayırt ediciliği» yüksek olduğu kanaatine varılan KİNETİX esas unsurlu markalar ile dava konusu başvuru arasında 6769 Sayılı Kanunun 6/1 maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimali «dahil» karıştırılmaya neden olacak derecede bir benzerlik bulunduğu, davacıya ait KİNETİX markasının tanınmış marka olduğu, 6769 sayılı Kanunun 6/5 maddesi koşullarının ortaya çıkacağı, davalı şahsın başvurusunun kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2019-M-6405 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… mevcut bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların karşılanmadığını, tarafların markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan, ilişkilendirilme ihtimali de «dahil», «iltibasa» neden olabilecek herhangi bir benzerlik bulunmadığını, emsal mahkeme kararlarının da savunmalarını desteklediğini, davalı başvurusunun kötü niyetli kabul edilmesin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · yargılama giderleri · dahili dava
Benzer bu kararda… la benzerlik kurulduğunu, markalar kıyaslanırken halk gözüyle kıyaslama yapılması ilkesinin ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasının da hatalı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ıfların aynı olduğu, davaya konu edilen 25. sınıfta yer alan ilgili sınıfın hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat, algı seviyesi ile birlikte değerlendirildiğinde, «ayırt ediciliği» yüksek olduğu kanaatine varılan KİNETİX esas unsurlu markalar ile dava konusu başvuru arasında 6769 Sayılı Kanunun 6/1 maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimali «dahil» karıştırılmaya neden olacak derecede bir benzerlik bulunduğu, davacıya ait KİNETİX markasının tanınmış marka olduğu, 6769 sayılı Kanunun 6/5 maddesi koşullarının ortaya çıkacağı, davalı şahsın başvurusunun kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2019-M-6405 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… mevcut bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların karşılanmadığını, tarafların markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan, ilişkilendirilme ihtimali de «dahil», «iltibasa» neden olabilecek herhangi bir benzerlik bulunmadığını, emsal mahkeme kararlarının da savunmalarını desteklediğini, davalı başvurusunun kötü niyetli kabul edilmesin …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6022 E. 2024/834 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
İncelediğiniz kararda… undaki vurgunun "KIN" ve "TEX" ibareleri üzerinde toplandığını, markalar arasında işitsel benzerlik olduğu gibi görsel olarak da markalar arasında benzerlik olduğu, «iltibas» değerlendirilmesinde davacı markalarının dava konusu başvurunun da kapsamında yer alan ayakkabıcılık sektöründeki yüksek düzeyli tanınmışlığının da gözetilmesi gerektiği, taraf markaları arasında genel olarak bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, en azından ürünlerin «ortalama tüketicilerinin» markaları ilişkilendirecekleri ya da dava konusu markanın davacının seri markası olduğu algısına kapılabilecekleri, dava konusu başvurunun başında yer verilen "WALK" ibaresinin ise yürümek anlamına geldiği ve bu haliyle «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliği katmadığı, taraf markaları arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvurunun kapsamındaki ürünlerin ortalama tüketicilerince davacı markalarının devamı olarak algılanacağı, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı markalarının tanınmış olmalarının markalar arasındaki karıştırılma tehlikesini artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının bu yöndeki iddialarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne,YİDK'in kararının iptaline, dava konusu 2018/91328 sayılı marka tescilli olmadığından markanın hükümsüzlüğü talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bütünsel olarak markaların farklı olduğunu, istinaf mahkemesinde markaların parçalara ayrılarak değerlendirme yapıldığını, «iltibas» ihtimali bulunmadığını, markaların vurgusunun ilk kısımda olacağını, ayırt edici derecede markalar arasında farklılık bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… ce gören, yararlanan, yaygın olarak kullanıldığını ... ve bu hale göre zihninde bu markaya yönelik olumlu bir imaj oluşan, 25 ... sınıfa ait emtiaların hitap ettiği «ortalama tüketicinin», dava konusu marka başvurusu ile karşılaştığında, marka başvurusunun vurgulu kısmını oluşturan "KINTEX" ibaresini davacı markaları ile bağdaştırabileceği, bu markanın davacı markalarının serisi niteliğinde bir marka olduğunu düşünebileceği, markanın başlangıcını oluşturan "FOR" ibaresinin «iltibas» tehlikesini bertaraf edecek nitelikte yeterli «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, böylece imaj transferi gerçekleşme riskinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2019-M-8582 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… kalar ile bağdaştırabileceği, bu markanın davacı markalarının serisi niteliğinde bir marka olduğunu düşünebileceği, markanın başlangıcını oluşturan "FOR" ibaresinin «iltibas» tehlikesini bertaraf edecek nitelikte yeterli «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, sonuçta ibareler yönünden de tarafların markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davalılar TÜRKPATENT ile ... vekilinin istinaf …
Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan, ilişkilendirilme ihtimali de «dahil», «iltibasa» neden olabilecek herhangi bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · kötüniyet · dahili dava
Benzer bu karardaDavalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan, ilişkilendirilme ihtimali de «dahil», «iltibasa» neden olabilecek herhangi bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… unu, davalının "KİNTEX" temeline dayalı 6 adet marka başvurusu bulunduğunu, buna göre davalının "KİNTEX" ibareli seri marka oluşturma gayretinde olduğunu, davalının «kötüniyetli» bulunduğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının, 14.10.2019 tarih ve 2019-M-8582 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, kararın haksız olduğunu ileri …
… aları ile davacının “KİNETİX” markalarının görsel, işitsel, telaffuz ve anlam bakımından birbirinden farklı olup, iki marka grubu arasında herhangi bir benzerlik ve «iltibasın» olmadığı gibi, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan, ilişkilendirilme ihtimali de «dahil», «iltibasa» neden olabilecek herhangi bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5771 E. 2024/1978 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
İncelediğiniz kararda… undaki vurgunun "KIN" ve "TEX" ibareleri üzerinde toplandığını, markalar arasında işitsel benzerlik olduğu gibi görsel olarak da markalar arasında benzerlik olduğu, «iltibas» değerlendirilmesinde davacı markalarının dava konusu başvurunun da kapsamında yer alan ayakkabıcılık sektöründeki yüksek düzeyli tanınmışlığının da gözetilmesi gerektiği, taraf markaları arasında genel olarak bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, en azından ürünlerin «ortalama tüketicilerinin» markaları ilişkilendirecekleri ya da dava konusu markanın davacının seri markası olduğu algısına kapılabilecekleri, dava konusu başvurunun başında yer verilen "WALK" ibaresinin ise yürümek anlamına geldiği ve bu haliyle «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliği katmadığı, taraf markaları arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvurunun kapsamındaki ürünlerin ortalama tüketicilerince davacı markalarının devamı olarak algılanacağı, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı markalarının tanınmış olmalarının markalar arasındaki karıştırılma tehlikesini artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının bu yöndeki iddialarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne,YİDK'in kararının iptaline, dava konusu 2018/91328 sayılı marka tescilli olmadığından markanın hükümsüzlüğü talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bütünsel olarak markaların farklı olduğunu, istinaf mahkemesinde markaların parçalara ayrılarak değerlendirme yapıldığını, «iltibas» ihtimali bulunmadığını, markaların vurgusunun ilk kısımda olacağını, ayırt edici derecede markalar arasında farklılık bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… iği makul derecede dikkatli, ihtiyatlı ve makul düzeyde zekaya sahip, markaları genellikle bir bütün olarak algılayan, detaya girip ayrıntılı değerlendirme yapmayan «ortalama tüketicinin», dava konusu marka başvurusu ile karşılaştığında, marka başvurusunun vurgulu kısmını oluşturan "KINTEX" ibaresini davacı markaları ile bağdaştırabileceği, bu markanın davacı markalarının serisi niteliğinde bir marka olduğunu düşünebileceği, markanın başlangıcını oluşturan "PAR" ibaresinin «iltibas» tehlikesini bertaraf edecek nitelikte yeterli «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, bir kısım ortalama tüketicinin farklı markalar karşısında olduğunu hemen ve ilk bakışta algılasa bile, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir işbirliği bulunduğu hususunda yanılsamaya düşebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2019-M-9908 sayılı YİDK kararının «iptaline, dava» konusu marka başvurusu hüküm tarihi itibariyle tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… kalar ile bağdaştırabileceği, bu markanın davacı markalarının serisi niteliğinde bir marka olduğunu düşünebileceği, markanın başlangıcını oluşturan "PAR" ibaresinin «iltibas» tehlikesini bertaraf edecek nitelikte yeterli «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, sonuçta ibareler yönünden de tarafların markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esa …
… larak yapmış olduğu 6 adet marka başvurusunun daha bulunduğunu, davalının "kintex" sözcüğünün önüne ve ardına kimi ekler ekleyerek müvekkilinin tanınmış markası ile «iltibas» yaratabilecek bir marka oluşturma gayreti içerisinde olduğunu, ayrıca davalının kintex markasının sonuna "ium" ve "time" ibarelerini ekleyerek oluşturduğu "kintextime'' ve "kintexium' ibareli başkaca marka başvurularının, TÜRKPATENT tarafından müvekkilinin markaları ile benzer bulunması nedeniyle reddine karar verildiğini, ayrıca davalılardan ...'nın, "PARKİNTEX" markasını tescil ettirmek istemesinin müvekkilinin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) ile koruma altına alınan haklarına aykırılık oluşturduğunu, davalının eylemlerinin müvekkilinin tescilli markalarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019-M-9908 sayılı kararının «iptaline, davaya» konu 2018/91333 sayılı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iptal davası · haksız rekabet
Benzer bu kararda… larak yapmış olduğu 6 adet marka başvurusunun daha bulunduğunu, davalının "kintex" sözcüğünün önüne ve ardına kimi ekler ekleyerek müvekkilinin tanınmış markası ile «iltibas» yaratabilecek bir marka oluşturma gayreti içerisinde olduğunu, ayrıca davalının kintex markasının sonuna "ium" ve "time" ibarelerini ekleyerek oluşturduğu "kintextime'' ve "kintexium' ibareli başkaca marka başvurularının, TÜRKPATENT tarafından müvekkilinin markaları ile benzer bulunması nedeniyle reddine karar verildiğini, ayrıca davalılardan ...'nın, "PARKİNTEX" markasını tescil ettirmek istemesinin müvekkilinin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) ile koruma altına alınan haklarına aykırılık oluşturduğunu, davalının eylemlerinin müvekkilinin tescilli markalarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019-M-9908 sayılı kararının «iptaline, davaya» konu 2018/91333 sayılı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
… iği makul derecede dikkatli, ihtiyatlı ve makul düzeyde zekaya sahip, markaları genellikle bir bütün olarak algılayan, detaya girip ayrıntılı değerlendirme yapmayan «ortalama tüketicinin», dava konusu marka başvurusu ile karşılaştığında, marka başvurusunun vurgulu kısmını oluşturan "KINTEX" ibaresini davacı markaları ile bağdaştırabileceği, bu markanın davacı markalarının serisi niteliğinde bir marka olduğunu düşünebileceği, markanın başlangıcını oluşturan "PAR" ibaresinin «iltibas» tehlikesini bertaraf edecek nitelikte yeterli «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, bir kısım ortalama tüketicinin farklı markalar karşısında olduğunu hemen ve ilk bakışta algılasa bile, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir işbirliği bulunduğu hususunda yanılsamaya düşebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2019-M-9908 sayılı YİDK kararının «iptaline, dava» konusu marka başvurusu hüküm tarihi itibariyle tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4757 E. 2024/1055 K.
Ortak:kötü niyet · iltibas
İncelediğiniz kararda2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
… aları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, «uyuşmazlık konusu» markaların birbirlerinin serisi olarak algılanmayacağı, karıştırılma tehlikesi olmadığından tanınmışlığın da etkisinin bulunmayacağı, «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… undaki vurgunun "KIN" ve "TEX" ibareleri üzerinde toplandığını, markalar arasında işitsel benzerlik olduğu gibi görsel olarak da markalar arasında benzerlik olduğu, «iltibas» değerlendirilmesinde davacı markalarının dava konusu başvurunun da kapsamında yer alan ayakkabıcılık sektöründeki yüksek düzeyli tanınmışlığının da gözetilmesi gerektiği, taraf markaları arasında genel olarak bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, en azından ürünlerin «ortalama tüketicilerinin» markaları ilişkilendirecekleri ya da dava konusu markanın davacının seri markası olduğu algısına kapılabilecekleri, dava konusu başvurunun başında yer verilen "WALK" ibaresinin ise yürümek anlamına geldiği ve bu haliyle «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliği katmadığı, taraf markaları arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvurunun kapsamındaki ürünlerin ortalama tüketicilerince davacı markalarının devamı olarak algılanacağı, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı markalarının tanınmış olmalarının markalar arasındaki karıştırılma tehlikesini artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının bu yöndeki iddialarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne,YİDK'in kararının iptaline, dava konusu 2018/91328 sayılı marka tescilli olmadığından markanın hükümsüzlüğü talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… li marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkiline ait markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağl …
… konusu markanın davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamayacağı, markanın itibarına zarar vermeyeceği veya ayırt edici karakterini zedelemeyeceği, «kötü niyetin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… a "AİRKINETİX" VE "AİRKNX" ibareli markalarının da kullanıldığı şekliyle piyasada tanındığını, dava konusu "AİRKAN" ibareli başvuru ile müvekkili markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını ve tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan davalı markasının tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğu gibi davalı eylemlerinin de müvekkilinin tescil markalarına tecavüz oluşturuğu gibi «haksız rekabette» teşkil ettiğini, davalının «kötüniyetli» bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · haksız rekabet
Benzer bu kararda… a "AİRKINETİX" VE "AİRKNX" ibareli markalarının da kullanıldığı şekliyle piyasada tanındığını, dava konusu "AİRKAN" ibareli başvuru ile müvekkili markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını ve tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan davalı markasının tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğu gibi davalı eylemlerinin de müvekkilinin tescil markalarına tecavüz oluşturuğu gibi «haksız rekabette» teşkil ettiğini, davalının «kötüniyetli» bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, işaretler arasında benzerlik bulunmadığından davacının itirazına mesnet markaların tanınmış olup olmamasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, dava konusu marka başvurusunun «kötüniyetli» olduğunun da ispatlanamadığı, dava dilekçesinde davalı eylemlerinin marka tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği ileri sürülmekle birlikte bu yönlerden dava haklarının saklı tutulduğunun açıkca belirtilmesi karşısında ilk derece mahkemesince davacının bu iddiala …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5781 E. , 2024/2224 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1289 Esas, 2022/870 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/368 E., 2020/104 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "kinetix" asıl unsurlu markalarının bulunduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “WALKINTEX” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2018/91328 kod numarası verilen başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik olduğunu, markaların görsel ve işitsel olarak benzer bulunduklarını, dava konusu başvuruda yer verilen WALK ibaresinin İngilizce olup Türkçede yürümek anlamına geldiğini, 25. sınıfta yer alan ürünler yönünden bu ibarenin ayırt edici olmadığını, davalının “Kinetix” temeline dayalı 6 adet marka başvurusu yaparak seri arka oluşturmaya çalıştığını ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu 2018/91328 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şahıs usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, uyuşmazlık konusu markaların birbirlerinin serisi olarak algılanmayacağı, karıştırılma tehlikesi olmadığından tanınmışlığın da etkisinin bulunmayacağı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının "KİNTEX" temeline dayalı olarak yaptığı 6 adet marka başvurusunun olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere dava konusu başvuru kapsamında yer alan 25. sınıf malların tamamı, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında aynen yer aldığından emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince dava konusu başvuru standart karakterlerle yazılmış "WALKINTEX" ibaresinden oluştuğu, başvuruda başkaca herhangi bir unsura yer verilmediği, bu ibarenin markanın asli unsurunu oluşturduğu, davacının itirazına mesnet markaların önemli bir kısmının asli unsurunun ise "KİNETİX" ibaresi olduğu, WALKINTEX ibaresi ile KİNETİX ibaresinin karşılaştırılması gerektiğini, başvurunun başlangıcında "WALK" ibaresi yer almasına rağmen ibarenin bir bütün olarak telaffuzundaki vurgunun "KIN" ve "TEX" ibareleri üzerinde toplandığını, markalar arasında işitsel benzerlik olduğu gibi görsel olarak da markalar arasında benzerlik olduğu, iltibas değerlendirilmesinde davacı markalarının dava konusu başvurunun da kapsamında yer alan ayakkabıcılık sektöründeki yüksek düzeyli tanınmışlığının da gözetilmesi gerektiği, taraf markaları arasında genel olarak bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, en azından ürünlerin ortalama tüketicilerinin markaları ilişkilendirecekleri ya da dava konusu markanın davacının seri markası olduğu algısına kapılabilecekleri, dava konusu başvurunun başında yer verilen "WALK" ibaresinin ise yürümek anlamına geldiği ve bu haliyle ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliği katmadığı, taraf markaları arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvurunun kapsamındaki ürünlerin ortalama tüketicilerince davacı markalarının devamı olarak algılanacağı, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı markalarının tanınmış olmalarının markalar arasındaki karıştırılma tehlikesini artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının bu yöndeki iddialarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne,YİDK'in kararının iptaline,
dava konusu 2018/91328 sayılı marka tescilli olmadığından markanın hükümsüzlüğü talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bütünsel olarak markaların farklı olduğunu, istinaf mahkemesinde markaların parçalara ayrılarak değerlendirme yapıldığını, iltibas ihtimali bulunmadığını, markaların vurgusunun ilk kısımda olacağını, ayırt edici derecede markalar arasında farklılık bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124710500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz