Dolaylı zarar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5723 E. 2024/2192 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dolaylı zarar↗ kayyım atanması↗ aktif husumet yokluğu↗ rekabet yasağı↗ kayyım↗ aktif dava ehliyeti↗ kâr mahrumiyeti↗ aktif husumet↗ şirket zararı↗ oy yasağı↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ maddi ve manevi tazminat↗ yönetim kurulu kararı↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirketin, dava dışı Karbon Demir Çelik A.Ş.'nin ortaklarından olduğunu, davalıların, ortağı olduğu Karbon Demir Çelik A.Ş. ile haksız rekabet halinde olduğunu, şirket ortağı olarak bu durumdan zarar gördüğünü iddia ederek haksız rekabetin tespiti, men'i ile ref'i ve haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu, ancak davalıların haksız rekabet halinde olduğu iddia edilen şirketin Karbon Demir Çelik A.Ş., olduğu, dolayısıyla hakkın süjesinin bu şirket olduğu, bu hakkın bu şirketin yetkili organları eliyle kullanılması gerektiği, davacının, davalıların kendisi ile rekabet halinde olduğuna dair bir iddiada bulunmamasına göre şirket ortağı olarak dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların yaptıkları kötü niyetli organizasyonu nedeniyle dava dışı Karbon A.Ş.'nin içinin boşaltıldığını, müşterilerinin davalı gerçek kişilerin kurduğu davalı şirkete yönlendirildiğini, Karbon A.Ş.'nin %50 ortağı olan davacı müvekkilinin davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle zarara uğradığını, davalıların hem haksız rekabet hem de rekabet yasağına aykırılık teşkil eden eylemleri nedeniyle Karbon A.Ş'nin zarara uğradığını, davalıların eylemleri sebebiyle anılan şirketin hisselerinin değerinin düştüğünü, şirket kazancının yok olduğunu ve bu suretle müvekkilinin bu kazançtan mahrum edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi uyarınca haksız rakabetten dolayı ticari menfaati zarar uğrayan şirket ortağı müvekkilinin dava açma ve zararının talep etme hakkının olduğunu, Mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 56 ve 553 üncü madde hükümlerinin karıştırıldığını, 56 ncı madde uyarınca sahip olduğu haklarının 553 üncü maddedeki sınırlamalara tabi olmadığını, ayrıca anılan 553 üncü madde kapsamında da dava haklarının olduğunu, davalıların dava dışı şirketle haksız rekabete girerek şirket ortağı olan müvekkilerini dolaylı olarak zarara uğrattıklarını, gerekçeli kararda da hiçbir kanun maddesine yer verilmediğini, anlaşılabilir bir gerekçe oluşturulmadığını belirterek İlk Derece Mahekemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile bir kısım davalıların ortağı ve yönetim kurulu üyesi oldukları dava dışı Karbon A.Ş. aleyhine davalıların haksız rekabette bulunulduğu ileri sürülerek 6102 sayılı Kanun'un 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümleri gereği talepte bulunulduğu, bu nitelikteki davanın, davalıların eylemlerinden zarar gördüğü iddia edilen dava dışı Karbon A.Ş. tarafından açılması gerektiği, somut olayda haksız rekabet iddiaları bakımından, dava dışı Karbon A.Ş.'nin yönetici olan bir kısım davalılarının yükümlü oldukları rekabet yasağına aykırı davrandıklarının da ileri sürüldüğü, bu halde ise talep edilebilecek tazminatın 6102 sayılı Kanun'un 555 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ancak dava dışı Karbon A.Ş.'ye ödenmesinin istenebileceği, ancak davacının tazminatın kendisine verilmesini istediği, bu itibarla davacı ortağın işbu davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş ayrıca, İstinaf Mahkemesi gerekçesinin aksine 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca, diğer ekonomik menfaatleri zarar görenler olarak dava açma haklarının olduğunu, haksız rekabet durumunda 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca herkes tarafından dava açılabilecekken, yönetim kurulu üyelerinin haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebiyle 396 ncı madde uyarınca sadece şirketin dava açabileceğini, İstinaf Mahkemesince mevzuat hükümlerinin karıştırıldığını, davanın 555 inci madde ilgisinin olmadığını, davalıların hem haksız rekabet hem de rekabet yasağına aykırılık eylemeleri sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, ortağı olunan şirketin zararının değil, ortağı olunan şirket zarara uğradığı için kendi zararının talep edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un hem 56 hem de 553 üncü maddesi hükümlerinin yanlış yorumlandığını, kararda hukuki gerekçenin ilgili mevzuat ile ortaya konulmadığını, dava dışı şirketi temsile yetkili kişisinin zaten davalılar arasında yer aldığını, bu kişiden Karbon A.Ş. adına dava açmasının beklenemeyeceğini, kayyım atanması için açtıkları davanın reddedildiğini, ellerindeki hukuki imkanların tüketildiğini, Karbon A.Ş. tarafından bu davanın açılamayacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı şirketin bir kısım davalılar ile birlikte ortağı olduğu dava dışı şirketin, davalılar tarafından haksız rekabet yasağına aykırı davranılarak içinin boşaltılmasından, zarara uğramasından dolayı davacı şirketin de zarara uğradığından bahisle, haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 54, 55, 56, 553 ve 555 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2359 E. 2010/8925 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · rücu · sebepsiz zenginleşme · havale · haciz
Benzer bu karardaDosya kapsamına göre çekişmesiz olduğu üzere davacı «internet bankacılığı» aracılığıyla yaptığı «havale» işlemiyle davalılardan ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıya ait parayı kullanarak «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Demir Çelik Ltd.Şti’den aralarındaki kredi ilişkisi nedeniyle alacaklı olduğu ve hesap üzerinde «haciz» işlemi yapıldığı da dosya içeriğine göre sabittir.
Şti. hesabına geçmesinden sonra davacının tek taraflı olarak havaleden «rücu» imkânı bulunmadığından ve bu nedenle de davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16455 E. 2011/3508 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücu · sebepsiz zenginleşme · havale
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı bankanın davacıya ait parayı kullanarak «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis ettiği karar, davalı banka vekilinin temyizi üzerine («havale» bedelinin Yılkar Demir Ltd.
Şti. hesabına geçmesinden sonra davacının tek taraflı olarak havaleden «rücu» imkanı bulunmadığından ve bu nedenle de davalı Yılkar Demir Çelik Ltd.
Şti.'ne ait hesaba intikal eden para nedeniyle davalı bankanın «sebepsiz zenginleştiği» de ileri sürülemeyeceğinden davalı banka hakkındaki davanın reddi gerektiğinden bahisle bu davalı yararına) bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5723 E. , 2024/2192 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
TARİHİ
02.06.2022
SAYISI
2022/739 Esas, 2022/744 Karar
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
09.12.2021
2021/477 E., 2021/796 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılar ..., ..., ... ve ...'in dava dışı Karbon A.Ş.'nin ortağı ve yönetim kurulu üyeleri olduklarını, davalılar ... ve ...'in dava dışı Karbon A.Ş.'deki hisselerini diğer davalılara devredip, davalı ...'nın kurduğu davalı ...Ş.'yi yönetmeye başladıklarını, dava dışı Karbon A.Ş.'nin işlerinin davalı şirkete yönlendirildiğini, haksız rekabet yasağına aykırı davranıldığını, davalıların Karbon A.Ş'nin ticari sırlarını ifşa ettiklerini, daha dava dışı Karbon A.Ş.'nin ortağı iken şirketin müşterileri ve tedarikçileri ile görüşerek şirket aleyhine faaliyette bulunduklarını, Karbon A.Ş.'nin içinin boşaltılmasından dolayı %50 ortak olan müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespitine, men'ine, ref'ine, müvekkili NK Çelik'in uğradığı zararın giderilmesi için şimdilik 150.000,00 TL maddi 350.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkillerinin haksız rekabet ve rekabet yasağını ihlal teşkil ettiğini iddia ettikleri eylemleri sebebiyle davacının da ortağı olduğu Karbon Demir Çelik A.Ş.'nin zarara uğradığını iddia ettiğini, ancak hükmedilecek tazminatın kendisine ödenmesini talep ettiğini, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacı iddialarının asılsız olduğunu, davacının eylemleri sebebiyle dava dışı tedarikçi firmadan mal alamadıklarını, dava dışı Karbon A.Ş'nin davacının eylemleri sebebiyle zorda kaldığını bu durumun ortaklar arasında huzursuzluklara yol açtığını, müvekkileri ... ve Mangan A.Ş.'nin davacı iddialarıyla bir ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirketin, dava dışı Karbon Demir Çelik A.Ş.'nin ortaklarından olduğunu, davalıların, ortağı olduğu Karbon Demir Çelik A.Ş. ile haksız rekabet halinde olduğunu, şirket ortağı olarak bu durumdan zarar gördüğünü iddia ederek haksız rekabetin tespiti, men'i ile ref'i ve haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu, ancak davalıların haksız rekabet halinde olduğu iddia edilen şirketin Karbon Demir Çelik A.Ş., olduğu, dolayısıyla hakkın süjesinin bu şirket olduğu, bu hakkın bu şirketin yetkili organları eliyle kullanılması gerektiği, davacının, davalıların kendisi ile rekabet halinde olduğuna dair bir iddiada bulunmamasına göre şirket ortağı olarak dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların yaptıkları kötü niyetli organizasyonu nedeniyle dava dışı Karbon A.Ş.'nin içinin boşaltıldığını, müşterilerinin davalı gerçek kişilerin kurduğu davalı şirkete yönlendirildiğini, Karbon A.Ş.'nin %50 ortağı olan davacı müvekkilinin davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle zarara uğradığını, davalıların hem haksız rekabet hem de rekabet yasağına aykırılık teşkil eden eylemleri nedeniyle Karbon A.Ş'nin zarara uğradığını, davalıların eylemleri sebebiyle anılan şirketin hisselerinin değerinin düştüğünü, şirket kazancının yok olduğunu ve bu suretle müvekkilinin bu kazançtan mahrum edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi uyarınca haksız rakabetten dolayı ticari menfaati zarar uğrayan şirket ortağı müvekkilinin dava açma ve zararının talep etme hakkının olduğunu, Mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 56 ve 553 üncü madde hükümlerinin karıştırıldığını, 56 ncı madde uyarınca sahip olduğu haklarının 553 üncü maddedeki sınırlamalara tabi olmadığını, ayrıca anılan 553 üncü madde kapsamında da dava haklarının olduğunu, davalıların dava dışı şirketle haksız rekabete girerek şirket ortağı olan müvekkilerini dolaylı olarak zarara uğrattıklarını, gerekçeli kararda da hiçbir kanun maddesine yer verilmediğini, anlaşılabilir bir gerekçe oluşturulmadığını belirterek İlk Derece Mahekemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile bir kısım davalıların ortağı ve yönetim kurulu üyesi oldukları dava dışı Karbon A.Ş. aleyhine davalıların haksız rekabette bulunulduğu ileri sürülerek 6102 sayılı Kanun'un 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümleri gereği talepte bulunulduğu, bu nitelikteki davanın, davalıların eylemlerinden zarar gördüğü iddia edilen dava dışı Karbon A.Ş. tarafından açılması gerektiği, somut olayda haksız rekabet iddiaları bakımından, dava dışı Karbon A.Ş.'nin yönetici olan bir kısım davalılarının yükümlü oldukları rekabet yasağına aykırı davrandıklarının da ileri sürüldüğü, bu halde ise talep edilebilecek tazminatın 6102 sayılı Kanun'un 555 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ancak dava dışı Karbon A.Ş.'ye ödenmesinin istenebileceği, ancak davacının tazminatın kendisine verilmesini istediği, bu itibarla davacı ortağın işbu davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş ayrıca, İstinaf Mahkemesi gerekçesinin aksine 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca, diğer ekonomik menfaatleri zarar görenler olarak dava açma haklarının olduğunu, haksız rekabet durumunda 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca herkes tarafından dava açılabilecekken, yönetim kurulu üyelerinin haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebiyle 396 ncı madde uyarınca sadece şirketin dava açabileceğini, İstinaf Mahkemesince mevzuat hükümlerinin karıştırıldığını, davanın 555 inci madde ilgisinin olmadığını, davalıların hem haksız rekabet hem de rekabet yasağına aykırılık eylemeleri sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, ortağı olunan şirketin zararının değil, ortağı olunan şirket zarara uğradığı için kendi zararının talep edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un hem 56 hem de 553 üncü maddesi hükümlerinin yanlış yorumlandığını, kararda hukuki gerekçenin ilgili mevzuat ile ortaya konulmadığını, dava dışı şirketi temsile yetkili kişisinin zaten davalılar arasında yer aldığını, bu kişiden Karbon A.Ş.
adına dava açmasının beklenemeyeceğini, kayyım atanması için açtıkları davanın reddedildiğini, ellerindeki hukuki imkanların tüketildiğini, Karbon A.Ş. tarafından bu davanın açılamayacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı şirketin bir kısım davalılar ile birlikte ortağı olduğu dava dışı şirketin, davalılar tarafından haksız rekabet yasağına aykırı davranılarak içinin boşaltılmasından, zarara uğramasından dolayı davacı şirketin de zarara uğradığından bahisle, haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 54, 55, 56, 553 ve 555 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124697000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz