6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kar dağıtımı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6361 E. 2024/7760 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar dağıtımı dürüstlük kuralına aykırılık yönetici sorumluluğu muhalefet şerhi kâr payı dağıtımı ticari itibar ba beyannamesi butlan esas sözleşme şirket merkezi mahkemesi ibra cy/cy şerhi ek prim dürüstlük kuralı kâr kaybı anonim şirket kâr dağıtımı kâr payı yönetim kurulu kararı ibraz teminat kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 80TTK 420

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2022/41 E., 2022/292 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in 25.10.2018 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin veraset ilamındaki pay oranında şirket hisselerine malik olduklarını, vefat sonrası 18.09.2021 tarihli genel kurulun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesi gereğince 1 ay sonraya ertelendiğini, 18.10.2021 tarihli genel kurul toplantısının 1. maddesi bakımından; tutanağa muhalefet şerhi eklendiği halde finansal tabloların dürüst hesap verme ilkeleri kapsamında şirket ortaklarına ulaştırılmadığı gibi bunun yerine kurumlar vergi beyannamelerinin gönderildiğini, kurumlar vergisi eki olan kesin mizan ve bağımsız denetim raporunun gönderilmediğini, gündemin 2. maddesi açısından 2018-2019-2020 yıllarına ait faaliyet raporları okunmuşsa da finansal tabloların gizlendiğini, 3. maddede de bilanço kar zarar hesapları okunmuşsa da finansal tablolar müvekkillerinden gizlendiği için alınan kararın iptali gerektiğini, 5. maddesi yönünden 2018-2019-2020 yılları kârlarının hissedarlara dağıtılmamasına ilişkin kararın dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, gündemin 6. maddesi yönünden; bu maddenin kâr payları ile ilgili olmadığı prim ve ikramiye dağıtılmamasıyla ilgiliymiş gibi gösterilerek müvekkil ortaklarının iradesinin yanıltıldığını, sanki kâr payı dağıtılmamasına onay vermişler gibi kâr payı dağıtılmaması kabul edilmiştir denilmek suretiyle gündemle oylama arasında çelişki yaratıldığını, 7. maddedeki yönetim kurulu üyelerinin seçiminin de usulsüz olduğunu ileri sürerek 18.10.2021 tarihli genel kuruldaki 1, 2, 3, 5, 6, 7 numaralı kararların butlanla malul olduğunun tespitini, 6 numaralı kararın yok hükmünde sayılmasını veyahut bu talepleri kabul edilmezse anılan kararların kanun, esas sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırılığı nedeniyle iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların her türlü belgeye erişmelerine rağmen erişmemiş gibi davranarak dava açma şartı oluşturduklarını savunarak davanın reddini istemiş olup, şirketin ticari itibar kaybına uğraması ve bunların neticesi olarak büyük zararlarla karşılaşma olasılığı nedeni ile muhtemel zararlara karşılık asgari 100.000,00 TL davacılardan teminat alınmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, genel kurul belgelerinin incelemeye hazır bulundurulmadığına ilişkin bir iddia bulunmamakla birlikte temel olarak 18.09.2021 tarihli genel kurulda şerh edilen belgelerin tebliğ edilmediğinin ileri sürüldüğü, davacıların belgeleri şirket merkezinde inceleme hakları olmakla beraber, bu belgelerin kendilerine tebliği konusunda yasal bir zorunluluk bulunmadığı gibi gelir tablosu ve bilanço dışındakilerden suret alma haklarının da bulunmadığı, yine tebliğ zorunluluğu olamamasına rağmen tebliğ edilen kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıntılı bilanço ve gelir tablosunun yer almakta olduğu, ayrıca 18.09.2021 tarihli tutanakta finansal tablolara itiraza ilişkin tutanağa geçmiş herhangi bir ibare bulunmadığından birinci gündem maddesinin butlan ve iptal şartlarının mevcut olmadığı, ikinci ve üçüncü gündem maddesi yönünden finansal tabloların talep edilmesine rağmen dürüstlük ilkesine aykırı şekilde gizlendiği ileri sürülmüşse de davalı şirketin bunları bulundurmadığı veya taleplerin reddedildiğine dair herhangi bir delil ibraz edilmediği, taleplerin reddi halinde nasıl bir yol takip edilmesi gerektiği yasada düzenlendiği, belirtilen kararların icrai bir mahiyeti de bulunmadığı, yönetim kurulunun 6102 sayılı Kanun'un 78, 79 ve 80 inci maddelerine aykırı bir davranışının bulunması ve bundan kaynaklı bir zararın olması halinde yöneticilerin sorumluluğunun gündeme geleceği, kaldı ki iddiaya konu finansal tablolar esas itibariyle yönetim kurulunun ibrası bakımından önem arz etmekte olup, genel kurulun dördüncü maddesi uyarınca yönetim kurulunun ibra edilmediği, beşinci madde açısından kar dağıtılmaması nedenlerinin izah edildiği ve kurumlar vergisi beyannamelerindeki veriler ile örtüştüğü, altıncı maddesinde de kar dağıtılmamasının kararlaştırıldığı, bu bağlamda alınan kararların yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun değerlendirilemeyeceği, altıncı gündem maddesi bakımından alınan kararın öncelikle yok hükmünde sayılması gerektiği ileri sürülmüş ise de kurucu unsurların mevcut olduğu, iptal şartları bakımından ise davacı tarafın alınan kararda muhalefet şerhinin bulunmadığı, bu nedenle bu talebin de yerinde olmadığı, gündemin yedinci maddesinin yönetim kurulunun seçimine ilişkin olup kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

V. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı anonim şirketin 18.10.2021 tarihli genel kurulunda alınan bir kısım kararların batıl olduğunun ve yok hükmünde olduğunun tespiti; şayet bu talep kabul edilmezse iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 445 ve devamı hükümleri.

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • İkinci kez erteleme ancak tutanağa geçen itirazların dürüstçe cevaplanmamasıyla mümkündür

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/931 E. 2024/4319 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstinaf edenle sınırlı inceleme ve aleyhe karar verme (müktesep hak) yasağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/726 E. 2024/8968 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/6361 E.  ,  2024/7760 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/933 Esas, 2023/926 Karar

HÜKÜM

Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/41 E., 2022/292 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in 25.10.2018 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin veraset ilamındaki pay oranında şirket hisselerine malik olduklarını, vefat sonrası 18.09.2021 tarihli genel kurulun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesi gereğince 1 ay sonraya ertelendiğini, 18.10.2021 tarihli genel kurul toplantısının 1. maddesi bakımından; tutanağa muhalefet şerhi eklendiği halde finansal tabloların dürüst hesap verme ilkeleri kapsamında şirket ortaklarına ulaştırılmadığı gibi bunun yerine kurumlar vergi beyannamelerinin gönderildiğini, kurumlar vergisi eki olan kesin mizan ve bağımsız denetim raporunun gönderilmediğini, gündemin 2.

maddesi açısından 2018-2019-2020 yıllarına ait faaliyet raporları okunmuşsa da finansal tabloların gizlendiğini, 3. maddede de bilanço kar zarar hesapları okunmuşsa da finansal tablolar müvekkillerinden gizlendiği için alınan kararın iptali gerektiğini, 5. maddesi yönünden 2018-2019-2020 yılları kârlarının hissedarlara dağıtılmamasına ilişkin kararın dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, gündemin 6. maddesi yönünden; bu maddenin kâr payları ile ilgili olmadığı prim ve ikramiye dağıtılmamasıyla ilgiliymiş gibi gösterilerek müvekkil ortaklarının iradesinin yanıltıldığını, sanki kâr payı dağıtılmamasına onay vermişler gibi kâr payı dağıtılmaması kabul edilmiştir denilmek suretiyle gündemle oylama arasında çelişki yaratıldığını, 7.

maddedeki yönetim kurulu üyelerinin seçiminin de usulsüz olduğunu ileri sürerek 18.10.2021 tarihli genel kuruldaki 1, 2, 3, 5, 6, 7 numaralı kararların butlanla malul olduğunun tespitini, 6 numaralı kararın yok hükmünde sayılmasını veyahut bu talepleri kabul edilmezse anılan kararların kanun, esas sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırılığı nedeniyle iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların her türlü belgeye erişmelerine rağmen erişmemiş gibi davranarak dava açma şartı oluşturduklarını savunarak davanın reddini istemiş olup, şirketin ticari itibar kaybına uğraması ve bunların neticesi olarak büyük zararlarla karşılaşma olasılığı nedeni ile muhtemel zararlara karşılık asgari 100.000,00 TL davacılardan teminat alınmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, genel kurul belgelerinin incelemeye hazır bulundurulmadığına ilişkin bir iddia bulunmamakla birlikte temel olarak 18.09.2021 tarihli genel kurulda şerh edilen belgelerin tebliğ edilmediğinin ileri sürüldüğü, davacıların belgeleri şirket merkezinde inceleme hakları olmakla beraber, bu belgelerin kendilerine tebliği konusunda yasal bir zorunluluk bulunmadığı gibi gelir tablosu ve bilanço dışındakilerden suret alma haklarının da bulunmadığı, yine tebliğ zorunluluğu olamamasına rağmen tebliğ edilen kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıntılı bilanço ve gelir tablosunun yer almakta olduğu, ayrıca 18.09.2021 tarihli tutanakta finansal tablolara itiraza ilişkin tutanağa geçmiş herhangi bir ibare bulunmadığından birinci gündem maddesinin butlan ve iptal şartlarının mevcut olmadığı, ikinci ve üçüncü gündem maddesi yönünden finansal tabloların talep edilmesine rağmen dürüstlük ilkesine aykırı şekilde gizlendiği ileri sürülmüşse de davalı şirketin bunları bulundurmadığı veya taleplerin reddedildiğine dair herhangi bir delil ibraz edilmediği, taleplerin reddi halinde nasıl bir yol takip edilmesi gerektiği yasada düzenlendiği, belirtilen kararların icrai bir mahiyeti de bulunmadığı, yönetim kurulunun 6102 sayılı Kanun'un 78, 79 ve 80 inci maddelerine aykırı bir davranışının bulunması ve bundan kaynaklı bir zararın olması halinde yöneticilerin sorumluluğunun gündeme geleceği, kaldı ki iddiaya konu finansal tablolar esas itibariyle yönetim kurulunun ibrası bakımından önem arz etmekte olup, genel kurulun dördüncü maddesi uyarınca yönetim kurulunun ibra edilmediği, beşinci madde açısından kar dağıtılmaması nedenlerinin izah edildiği ve kurumlar vergisi beyannamelerindeki veriler ile örtüştüğü, altıncı maddesinde de kar dağıtılmamasının kararlaştırıldığı, bu bağlamda alınan kararların yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun değerlendirilemeyeceği, altıncı gündem maddesi bakımından alınan kararın öncelikle yok hükmünde sayılması gerektiği ileri sürülmüş ise de kurucu unsurların mevcut olduğu, iptal şartları bakımından ise davacı tarafın alınan kararda muhalefet şerhinin bulunmadığı, bu nedenle bu talebin de yerinde olmadığı, gündemin yedinci maddesinin yönetim kurulunun seçimine ilişkin olup kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

V. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı anonim şirketin 18.10.2021 tarihli genel kurulunda alınan bir kısım kararların batıl olduğunun ve yok hükmünde olduğunun tespiti; şayet bu talep kabul edilmezse iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 445 ve devamı hükümleri.

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Somut olayda, Davalı şirketin 18.10.2021 tarihli genel kurul gündeminin 5. maddesinin konusunu, kârın kullanım şeklinin, dağıtılacak kâr ve kazanç paylaşım oranlarının belirlenmesi oluşturmaktadır. Genel kurulda yapılan görüşmede gerek şirketin faaliyetine zarar gelmemesi gerekse de yasal olarak vergi tahakkuk etmesi açısından 2018, 2019 ve 2020 yılı vergi sonrası kârının tamamının hissedarlara dağıtılmaması ve işletmede bırakılmasının teklif edildiği, yapılan oylama sonucunda anılan yıllara ilişkin kârın dağıtılmamasının kabul edildiği, davacıların bu karara karşı muhalefet şerhi verdikleri görülmüştür.

Belirtmek gerekir ki, ticaret şirketlerinin temel amacı kâr elde edip ortaklara dağıtmaktır. Bu bağlamda kâr payı ortak için vazgeçilmez bir haktır. Kâr dağıtımı esas olmakla birlikte ana sözleşmeye konulacak hükümler ve kanunda gösterilen nedenler bu hakkın istisnasını da oluşturmaktadır. Ne varki hak ve istisnalar arasındaki dengenin dikkatli kurulması gerekir.

Mahkemece, bu kâr payının dağıtılmamasına ilişkin kararın iyi niyetli olup olmadığının, şirketler hukukuna hakim olan ilkelerden hakların sakınılarak kullanılması ilkesine aykırı olup olmadığının şirket defter ve kayıtları, faaliyet raporları ve finansal tablolar da incelenmek suretiyle konusunda uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınarak karar verilmesi gerekir. Bu nedenle yetersiz gerekçe ve eksik incelemeye dayanılarak bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Yine anılan genel kurul gündeminin 6. maddesinin konusunu ise yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi hakların belirlenmesi oluşturmaktadır.

Bu maddenin görüşülmesi esnasında yönetim kurulu üyesi Doğan Şahin’in söz olarak yönetim kurulu üyelerine ikramiye ve prim dağıtılmasını istemediklerini belirtmesi sonucunda oylamaya geçilmekle birlikte oylama sonucunda 5. maddenin gündemi olup 6. maddenin gündemini oluşturmayan “....2018, 2019 ve 2020 yılları kârlarının hissedarlara dağıtılmaması kabul edildi” şeklinde yazılmak suretiyle karar alındığı anlaşıldığından gerek gündemin 6. maddesinin konusunu oluşturmayan kararın alınması gerekse de 6. madde ile 5. maddenin bu yönden dürüstlük kurallarına ve çelişkili davranış yasağına aykırı olması nedeniyle yok hükmünde olup, bu madde yönünden mahkemenin red gerekçesinin yerinde olmadığını bu maddeler yönünden kararın bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bu madde yönündende onama yönündeki kararına katılmamaktayım.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1117184500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.