İkinci kez erteleme ancak tutanağa geçen itirazların dürüstçe cevaplanmamasıyla mümkündür
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/931 E. 2024/4319 K. · · İlk derece: 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir kez ertelenen genel kurulda TTK 420/2 uyarınca ikinci erteleme, ancak tabloların itiraza uğrayıp tutanağa geçen noktalarının dürüst hesap verme kıstasına göre cevaplanmaması halinde istenebilir. Finansal tablolar 15 gün önce incelemeye hazır tutulur; pay sahibine tebliğ zorunlu değildir ve bilgi alma hakkının engellenmesi ayrı davanın konusudur. İbra ayrı gündemde ele alınmışsa bilanço onayı ibra sonucu doğurmaz. Kâr dağıtmama kararına olumlu oy verip usulüne uygun muhalefet şerhi koymayan pay sahibi, o kararın iptalini talep edemez.
Ele alınan sorunlar
TTK 420/2 uyarınca ikinci kez erteleme talebinin koşulları → ret
İddia: Davacılar, şeffaflık ilkesine uyulmadığı ve mali tablolar yerine yalnızca vergi beyannameleri gönderildiği gerekçesiyle toplantının ikinci kez ertelenmemesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ikinci kez erteleme, ancak finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçen noktalarının dürüst hesap verme kıstasına göre cevaplandırılmaması halinde istenebilir. İlk genel kurulda yalnızca bilançoyu inceleme isteğinde bulunulduğu, ikinci toplantıdan önce ayrıntılı bilanço ve gelir tablosunu içeren kurumlar vergisi beyannamelerinin davacılara tebliğ edildiği anlaşıldığından ikinci erteleme talebi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Finansal tabloların pay sahibine tebliği ve bilgi alma hakkı → ret
İddia: Davacılar, finansal tabloların ve bilançoların kendilerinden gizlendiğini, faaliyet raporu ve tabloların onaylanmasının kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6102 sayılı Kanun'un 437 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca finansal tablolar genel kuruldan en az 15 gün önce şirket merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır tutulur; pay sahibi masrafı şirkete ait olmak üzere bir suret isteyebilirse de bunların tebliği zorunlu değildir. Bilgi alma hakkının engellenmesi ayrı bir davanın konusudur. Somut olayda ayrıntılı bilanço ve gelir tablosu vergi beyannameleriyle davacılara gönderildiğinden bu maddelere yönelik iptal sebepleri yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Bilanço onayının yönetim kurulu ibrası sonucu doğurup doğurmadığı → ret
Gerekçe: Yönetim kurulu üyelerinin ibrası ayrı bir gündem maddesinde ele alınıp ibra etmeme kararı verildiğinden, bilanço ve gelir tablosunun onaylanması yönetim kurulunun ibrası sonucunu doğurmaz. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Kâr dağıtmama kararına muhalefet şerhi bulunmaması ve çelişkili dava → ret
İddia: Davacılar, kâr dağıtmama kararı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ve önceki yıl karlarının hiç dağıtılmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İlgili gündem maddesinde davacılar dahil hazır bulunanların oyuyla kâr dağıtılmaması kararı alındığı, usulüne uygun muhalefet şerhi bulunmadığı ve kararda yokluk ile butlan hali de olmadığı gözetildiğinde; kâr dağıtmama kararına olumlu oy veren davacıların kâr dağıtılması için iptal davası açması çelişki oluşturur ve talep dinlenemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
İkinci erteleme talebinin TTK 420/2 koşuluna bağlı olması, finansal tabloların tebliğ zorunluluğu bulunmaması ve muhalefet şerhi yokluğunda kâr dağıtmama kararının dava edilememesi yönündeki holdingler emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- muhalefet şerhi
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ikinci erteleme↗ dürüst hesap verme↗ bilgi alma hakkı↗ muhalefet şerhi↗ ibra↗ kâr dağıtımı↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6361 E. 2024/7760 K.
Ortak:muhalefet şerhi · ibra · kâr dağıtımı · dava şartı
İncelediğiniz karardaNoterliğinin 17670 yevmiye sayılı evrakı ile tebliğ edilen kurumlar vergi «beyannamelerinde» de ayrıntılı bilanço ve gelir tablosunun yer aldığı, bu nedenle davacı vekilinin 1 numaralı gündem maddesi açısından iptal talebinin dinlenebilir görülmediği, toplantının 2 ve 3 numaralı gündem maddeleri açısından yukarıda belirtildiği üzere yıllık finansal tablolar, bilanço ve kar zarar hesapları yönünden finansal tabloların müvekkillerinden gizlendiğinden bahisle iptali istenmişse de vergi beyannameleri ile birlikte ayrıntılı bilanço ve gelir tablosunun zorunluluk olmadığı halde davacılara tebliğen gönderildiği anlaşılmakla bu maddelere ilişkin istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı, kaldı ki, 4 üncü maddede «yönetim kurulu üyelerini ibra» etmeme kararı verilmiş olup, ayrı bir gündem maddesi açıldığından bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasının yönetim kurulu üyelerinin ibrası sonucunu doğurmadığı, gündemin 6 ncı maddesi açısından usulüne uygun «muhalefet şerhi» bulunmaması, alınan kararda «yokluk» ve «butlan» halinin de olmaması gözetilerek bu madde yönünden de davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı, her ne kadar davacılar vekili, kar dağıtmama kararı yönünden «bilirkişi incelemesi» yapılması gerektiğini ileri sürmüşse de gündemin 6 ncı maddesinde davacılar da «dahil» olmak toplantıda hazır bulunanların tümü tarafından 337.470,28 TL itibari değerli pay sahiplerinin müspet oyu ile yönetim kurulu üyelerine ikramiye ve «prim» «dağıtılmaması» talebi ileri sürülmekle birlikte, "2018-2019-2020 yılları karlarının hissedarlara dağıtılmaması" yönünde karar alındığının görüldüğü, davacıların işbu tutanağa karşı «sahtelik» iddiaları da bulunmadığına göre, kar dağıtmama kararı alındığı halde, «kar dağıtılması» açısından «iptal davası» açmasının çelişki oluşturacağı, açıklanan nedenlerle 5. ve 6. maddelere yönelik istinaf başvurularının da yerinde görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun es …
… ve 80 maddelerine Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) ilkeleri ile iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, gündemin 3 üncü maddesi yönünden; 2018, 2019 ve 2020 yılı «faaliyet raporlarını» denetlemek için gerekli olan finansal tabloların ve «kesin» mizanın talep edilmesine rağmen dürüstlük ilkesine aykırı şekilde müvekkillerinden gizlenmiş olması nedeniyle finansal tablolar, bilanço, kâr, zarar tablolarının onaylanmasının da kanuna ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, gündemin 5 inci maddesi yönünden; davalı şirketin finansal tablolarının müvekkillerine tam olarak açık tutulmadığını, «aile şirketi» olması nedeniyle yıllarca şirket faaliyetlerinden uzak tutulmaları nedeniyle kayıtların doğruluğunun teyit edilemediğini, kârlılığının müvekkilleri tarafından denetlenemediğini, gündemin 6 ncı maddesi yönünden; bu maddenin kâr payları ile ilgili olmadığı halde «prim» ve ikramiye «dağıtılmamasıyla» ilgiliymiş gibi gösterilerek müvekkil ortaklarının iradesinin yanıltıldığını, sanki kâr «payı dağıtılmamasına» onay vermişler gibi "kâr payı dağıtılmaması kabul edilmiştir" denilmek suretiyle gündemle oylama arasında çelişki yaratıldığını, gündemin 7 nci maddesi yönünden; anılan Kanun'un 339 uncu ve 340 ncı maddelerindeki düzenlemelerin üyelerin sayısından bahsetmekte olup, «esas sözleşmede» alt ve üst sınır öngörülerek bu konuda genel kurulun «yönetim kurulu» üye sayısını ihtiyaca göre belirlemesine olanak sağladığını, yönetim kurulu seçiminin «yoklukla» malül olduğunu belirterek 18.10.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 1, 2, 3, 5, 6 ve 7 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… ilkesine uyulmaması nedeni ile 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi uyarınca toplantının bir kez daha ertelenmemesinin kanuna aykırı olduğunu, faaliyet raporunun ve «finansal tabloların onaylanmasına» yönelik kararlara ilişkin ortaklık haklarının kullanılması müessesinin mahkemece ortadan kaldırıldığını, davanın niteliği gereğince «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasının gerektiğini, faaliyet raporuna ve finansal tablolara yönelik somutlaştırılmak sureti ile ileri sürdükleri iddialarının özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğini, mahkeme gerekçesinde bunların icrai mahiyetlerinin olmadığı kabul edilmiş iken bu hususların yönetim kurulunun ibrasında önem arz ettiğinin belirtilmesinin çelişki oluşturduğunu, «kar dağıtılmaması» kararına yönelik teknik bir incelemenin yapılmadığını, davalı şirketin 2018 yılı öncesinde kar elde etmesine rağmen bu karların hiçbir şekilde ortaklara dağıtılmadığını, gündemin 6 ncı maddesinin çelişkili olması nedeni ile «yoklukla» sakat olduğunu, nitekim müvekkilinin iradesinin yanıltıldığını, gündemin 7 inci maddesindeki iptal taleplerine yönelik ret kararında herhangi bir gerekçe gösterilmediğini, yeni kuşak içinde yer alan ...'in adaylığının oy çokluğu ile reddedilmesinin de «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… a kapsamına göre, genel kurul belgelerinin incelemeye hazır bulundurulmadığına ilişkin bir iddia bulunmamakla birlikte temel olarak 18.09.2021 tarihli genel kurulda «şerh» edilen belgelerin tebliğ edilmediğinin ileri sürüldüğü, davacıların belgeleri «şirket merkezinde» inceleme hakları olmakla beraber, bu belgelerin kendilerine tebliği konusunda yasal bir zorunluluk bulunmadığı gibi gelir tablosu ve bilanço dışındakilerden suret alma haklarının da bulunmadığı, yine tebliğ zorunluluğu olamamasına rağmen tebliğ edilen kurumlar vergisi «beyannamesinde» ayrıntılı bilanço ve gelir tablosunun yer almakta olduğu, ayrıca 18.09.2021 tarihli tutanakta finansal tablolara itiraza ilişkin tutanağa geçmiş herhangi bir ibare bulunmadığından birinci gündem maddesinin «butlan» ve iptal şartlarının mevcut olmadığı, ikinci ve üçüncü gündem maddesi yönünden finansal tabloların talep edilmesine rağmen dürüstlük ilkesine aykırı şekilde gizlendiği ileri sürülmüşse de davalı şirketin bunları bulundurmadığı veya taleplerin reddedildiğine dair herhangi bir delil «ibraz» edilmediği, taleplerin reddi halinde nasıl bir yol takip edilmesi gerektiği yasada düzenlendiği, belirtilen kararların icrai bir mahiyeti de bulunmadığı, yönetim kurulunun 6102 sayılı Kanun'un 78, 79 ve 80 inci maddelerine aykırı bir davranışının bulunması ve bundan kaynaklı bir zararın olması halinde «yöneticilerin sorumluluğunun» gündeme geleceği, kaldı ki iddiaya konu finansal tablolar esas itibariyle yönetim kurulunun «ibrası» bakımından önem arz etmekte olup, genel kurulun dördüncü maddesi uyarınca yönetim kurulunun ibra edilmediği, beşinci madde açısından «kar dağıtılmaması» nedenlerinin izah edildiği ve kurumlar vergisi beyannamelerindeki veriler ile örtüştüğü, altıncı maddesinde de kar dağıtılmamasının kararlaştırıldığı, bu bağlamda alınan kararların yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun değerlendirilemeyeceği, altıncı gündem maddesi bakımından alınan kararın öncelikle yok hükmünde sayılması gerektiği ileri sürülmüş ise de kurucu unsurların mevcut olduğu, iptal şartları bakımından ise davacı tarafın alınan kararda «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, bu nedenle bu talebin de yerinde olmadığı, gündemin yedinci maddesinin yönetim kurulunun seçimine ilişkin olup kanuna, «esas sözleşmeye» ve «dürüstlük kuralına» aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
… et Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesi gereğince 1 ay sonraya ertelendiğini, 18.10.2021 tarihli genel kurul toplantısının 1. maddesi bakımından; tutanağa «muhalefet şerhi» eklendiği halde finansal tabloların dürüst hesap verme ilkeleri kapsamında şirket ortaklarına ulaştırılmadığı gibi bunun yerine kurumlar vergi «beyannamelerinin» gönderildiğini, kurumlar vergisi eki olan «kesin» mizan ve bağımsız denetim raporunun gönderilmediğini, gündemin 2. maddesi açısından 2018-2019-2020 yıllarına ait faaliyet raporları okunmuşsa da finansal tabloların gizlendiğini, 3. maddede de bilanço kar zarar hesapları okunmuşsa da finansal tablolar müvekkillerinden gizlendiği için alınan kararın iptali gerektiğini, 5. maddesi yönünden 2018-2019-2020 yılları kârlarının hissedarlara «dağıtılmamasına» ilişkin kararın «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğunu, gündemin 6. maddesi yönünden; bu maddenin kâr payları ile ilgili olmadığı «prim» ve ikramiye dağıtılmamasıyla ilgiliymiş gibi gösterilerek müvekkil ortaklarının iradesinin yanıltıldığını, sanki kâr «payı dağıtılmamasına» onay vermişler gibi kâr payı dağıtılmaması kabul edilmiştir denilmek suretiyle gündemle oylama arasında çelişki yaratıldığını, 7. maddedeki «yönetim kurulu» üyelerinin seçiminin de usulsüz olduğunu ileri sürerek 18.10.2021 tarihli genel kuruldaki 1, 2, 3, 5, 6, 7 numaralı kararların «butlanla» malul olduğunun tespitini, 6 numaralı kararın yok hükmünde sayılmasını veyahut bu talepleri kabul edilmezse anılan kararların kanun, «esas sözleşme» ve «dürüstlük kurallarına aykırılığı» nedeniyle iptalini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar dağıtımı · dürüstlük kuralına aykırılık · yönetici sorumluluğu · kâr payı dağıtımı · ticari itibar · ba beyannamesi · butlan · esas sözleşme
Benzer bu kararda… et Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesi gereğince 1 ay sonraya ertelendiğini, 18.10.2021 tarihli genel kurul toplantısının 1. maddesi bakımından; tutanağa «muhalefet şerhi» eklendiği halde finansal tabloların dürüst hesap verme ilkeleri kapsamında şirket ortaklarına ulaştırılmadığı gibi bunun yerine kurumlar vergi «beyannamelerinin» gönderildiğini, kurumlar vergisi eki olan «kesin» mizan ve bağımsız denetim raporunun gönderilmediğini, gündemin 2. maddesi açısından 2018-2019-2020 yıllarına ait faaliyet raporları okunmuşsa da finansal tabloların gizlendiğini, 3. maddede de bilanço kar zarar hesapları okunmuşsa da finansal tablolar müvekkillerinden gizlendiği için alınan kararın iptali gerektiğini, 5. maddesi yönünden 2018-2019-2020 yılları kârlarının hissedarlara «dağıtılmamasına» ilişkin kararın «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğunu, gündemin 6. maddesi yönünden; bu maddenin kâr payları ile ilgili olmadığı «prim» ve ikramiye dağıtılmamasıyla ilgiliymiş gibi gösterilerek müvekkil ortaklarının iradesinin yanıltıldığını, sanki kâr «payı dağıtılmamasına» onay vermişler gibi kâr payı dağıtılmaması kabul edilmiştir denilmek suretiyle gündemle oylama arasında çelişki yaratıldığını, 7. maddedeki «yönetim kurulu» üyelerinin seçiminin de usulsüz olduğunu ileri sürerek 18.10.2021 tarihli genel kuruldaki 1, 2, 3, 5, 6, 7 numaralı kararların «butlanla» malul olduğunun tespitini, 6 numaralı kararın yok hükmünde sayılmasını veyahut bu talepleri kabul edilmezse anılan kararların kanun, «esas sözleşme» ve «dürüstlük kurallarına aykırılığı» nedeniyle iptalini talep etmiştir.
… a kapsamına göre, genel kurul belgelerinin incelemeye hazır bulundurulmadığına ilişkin bir iddia bulunmamakla birlikte temel olarak 18.09.2021 tarihli genel kurulda «şerh» edilen belgelerin tebliğ edilmediğinin ileri sürüldüğü, davacıların belgeleri «şirket merkezinde» inceleme hakları olmakla beraber, bu belgelerin kendilerine tebliği konusunda yasal bir zorunluluk bulunmadığı gibi gelir tablosu ve bilanço dışındakilerden suret alma haklarının da bulunmadığı, yine tebliğ zorunluluğu olamamasına rağmen tebliğ edilen kurumlar vergisi «beyannamesinde» ayrıntılı bilanço ve gelir tablosunun yer almakta olduğu, ayrıca 18.09.2021 tarihli tutanakta finansal tablolara itiraza ilişkin tutanağa geçmiş herhangi bir ibare bulunmadığından birinci gündem maddesinin «butlan» ve iptal şartlarının mevcut olmadığı, ikinci ve üçüncü gündem maddesi yönünden finansal tabloların talep edilmesine rağmen dürüstlük ilkesine aykırı şekilde gizlendiği ileri sürülmüşse de davalı şirketin bunları bulundurmadığı veya taleplerin reddedildiğine dair herhangi bir delil «ibraz» edilmediği, taleplerin reddi halinde nasıl bir yol takip edilmesi gerektiği yasada düzenlendiği, belirtilen kararların icrai bir mahiyeti de bulunmadığı, yönetim kurulunun 6102 sayılı Kanun'un 78, 79 ve 80 inci maddelerine aykırı bir davranışının bulunması ve bundan kaynaklı bir zararın olması halinde «yöneticilerin sorumluluğunun» gündeme geleceği, kaldı ki iddiaya konu finansal tablolar esas itibariyle yönetim kurulunun «ibrası» bakımından önem arz etmekte olup, genel kurulun dördüncü maddesi uyarınca yönetim kurulunun ibra edilmediği, beşinci madde açısından «kar dağıtılmaması» nedenlerinin izah edildiği ve kurumlar vergisi beyannamelerindeki veriler ile örtüştüğü, altıncı maddesinde de kar dağıtılmamasının kararlaştırıldığı, bu bağlamda alınan kararların yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun değerlendirilemeyeceği, altıncı gündem maddesi bakımından alınan kararın öncelikle yok hükmünde sayılması gerektiği ileri sürülmüş ise de kurucu unsurların mevcut olduğu, iptal şartları bakımından ise davacı tarafın alınan kararda «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, bu nedenle bu talebin de yerinde olmadığı, gündemin yedinci maddesinin yönetim kurulunun seçimine ilişkin olup kanuna, «esas sözleşmeye» ve «dürüstlük kuralına» aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların her türlü belgeye erişmelerine rağmen erişmemiş gibi davranarak dava açma şartı oluşturduklarını savunarak davanın reddini istemiş olup, şirketin «ticari itibar» «kaybına» uğraması ve bunların neticesi olarak büyük zararlarla karşılaşma olasılığı nedeni ile muhtemel zararlara karşılık asgari 100.000,00 TL davacılardan «teminat» alınmasını talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8939 E. 2023/3093 K.
Ortak:muhalefet şerhi · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… 10.2021 tarihli genel kurul gündeminin 1 nolu maddesinde davacılar vekili kendilerine mali tablolar ve bilançoların yollanmadığını, sadece şirketin kurumlar vergisi «beyannamelerinin» gönderildiğini ileri sürerek ikinci kere «toplantının ertelenmesini» talep ettiği, anılan kanun maddesinin ikinci fıkrası gereğince tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçen noktaları hakkında dürüst hesap verme kıstasına göre cevaplandırılmaması halinde yeniden azınlık pay sahiplerinin talebi üzerine toplantının ertelenebileceğinin hükme bağlandığı, oysa eldeki ilk genel kurul toplantısında sadece bilançoyu inceleme isteğinde bulunulduğu, bunun üzerine toplantının bir ay sonrasına ertelendiği, ikinci toplantıda ise mali tablo ve bilançoların değil sadece vergi beyannamelerinin kendilerine gönderildiğini ileri sürerek vekillerince «muhalefet şerhi» yazdırıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 437 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince finansal tabloların en az 15 gün öncesinden «şirket merkezinde» ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır tutulacağı düzenlenmiş olup, davacıların bilgi alma haklarının engellendiğine dair bir iddiaları olmadığı gibi «bilgi alma hakkının» kullandırılmasının ayrı bir davanın konusunu oluşturduğu, öte yandan aynı fıkrada her pay sahibinin «masrafı» şirkete ait olmak üzere gelir tablosunun ve bilançonun bir suretini isteyebileceği öngörülmüşse de tebliği zorunluluğu ön görülmediği, kaldı ki, Gaziantep 13.
Noterliğinin 17670 yevmiye sayılı evrakı ile tebliğ edilen kurumlar vergi «beyannamelerinde» de ayrıntılı bilanço ve gelir tablosunun yer aldığı, bu nedenle davacı vekilinin 1 numaralı gündem maddesi açısından iptal talebinin dinlenebilir görülmediği, toplantının 2 ve 3 numaralı gündem maddeleri açısından yukarıda belirtildiği üzere yıllık finansal tablolar, bilanço ve kar zarar hesapları yönünden finansal tabloların müvekkillerinden gizlendiğinden bahisle iptali istenmişse de vergi beyannameleri ile birlikte ayrıntılı bilanço ve gelir tablosunun zorunluluk olmadığı halde davacılara tebliğen gönderildiği anlaşılmakla bu maddelere ilişkin istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı, kaldı ki, 4 üncü maddede «yönetim kurulu üyelerini ibra» etmeme kararı verilmiş olup, ayrı bir gündem maddesi açıldığından bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasının yönetim kurulu üyelerinin ibrası sonucunu doğurmadığı, gündemin 6 ncı maddesi açısından usulüne uygun «muhalefet şerhi» bulunmaması, alınan kararda «yokluk» ve «butlan» halinin de olmaması gözetilerek bu madde yönünden de davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı, her ne kadar davacılar vekili, kar dağıtmama kararı yönünden «bilirkişi incelemesi» yapılması gerektiğini ileri sürmüşse de gündemin 6 ncı maddesinde davacılar da «dahil» olmak toplantıda hazır bulunanların tümü tarafından 337.470,28 TL itibari değerli pay sahiplerinin müspet oyu ile yönetim kurulu üyelerine ikramiye ve «prim» «dağıtılmaması» talebi ileri sürülmekle birlikte, "2018-2019-2020 yılları karlarının hissedarlara dağıtılmaması" yönünde karar alındığının görüldüğü, davacıların işbu tutanağa karşı «sahtelik» iddiaları da bulunmadığına göre, kar dağıtmama kararı alındığı halde, «kar dağıtılması» açısından «iptal davası» açmasının çelişki oluşturacağı, açıklanan nedenlerle 5. ve 6. maddelere yönelik istinaf başvurularının da yerinde görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun es …
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 12.04.2017 tarihli «olağan genel kurul» «toplantı tutanağında» davacının «muhalefet şerhi» bulunmadığından davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın «erteleme talebine» ilişkin hiçbir gerekçe göstermediğini, erteleme talebinin karar alınmasını engellemeye yönelik olduğunu, finansal tablolar ve faaliyet raporunun toplantıdan en az bir ay önce incelemeye açık tutulduğunu, «yönetim kurulu» üyelerinin kanuna uygun olarak oy çokluğu ile «ibra» edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı şirketin 12.04.2017 tarihli «olağan genel kurul» toplantısına iştirak ettiği ve iptali talep edilen 2, 3, 4 ve 5. maddelerine «olumsuz» oy kullanarak kararlara ilişkin «muhalefet şerhi» yazdırdığı, dolayısı ile dava açma hakkının bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesi gereğince finansal tabloların ve buna bağlı konuların müzakeresinin, bunun ertelenmesini talep eden hak sahibi pay sahibince istemi üzerine toplantı başkanınca 1 ay sonraya erteleneceği düzenlenmiş olup, bu konuda bir takdir hakkı getirilmediği, somut olayda davacı pay sahibinin finansal tabloların görüşülmesinin 1 ay sonrasına ertelenmesini istemesine karşın, toplantı başkanınca talep uygun bulunmayarak toplantının yapılmasına karar verilerek 3. maddede faaliyet raporunun okunmasına geçilerek, 4. madde ile bilanço ve gelir tobloları müzakere edilip «tasdik» edildiği, 5. madde ile de «yönetim kurulu üyelerinin ibralarına» karar verildiği, görüşülen 3. maddede oylamanın yapılıp karar alınmadığı, 4. ve 5. maddelerde ise davacının muhalif oy kullandığı, 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi gereğince talep ve yasal zorunluluk olmasına karşın, finansal tablolar ile buna bağlı konuların görüşülmesinin 1 ay sonrasına ertelenmesi gerekirken buna aykırı toplantı başkanının kararı yasaya açıkça aykırı olduğundan «butlanla» hükümsüz olduğu, dolayısıyla buna bağlı olarak alınan 4 numaralı karar yasaya aykırı olduğundan iptalinin gerektiği, diğer yandan bilirkişi kurulu raporunda da vur …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı gerekçesiz olup «denetime elverişli» olmadığını, «toplantı tutanağında» davacının «muhalefet şerhi» bulunmadığından davanın dava «şartı yokluğundan» reddi gerektiğini, davacının hiçbir gerekçe göstermeden sırf karar alınmasını engellemek için erteleme talep ettiğini, «erteleme talebinin» gündeme bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, finansal tablolar ve faaliyet raporunun toplantıdan en az bir ay önce «şirket merkezinde» incelemeye açık tutulduğunu, «yönetim kurulu» üyelerinin kanuna uygun olarak oy çokluğu ile «ibra» edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıklarını, mahkemece eksik ve hatalı inceleme ile denetime elverişli olmayan rapor esas alınarak …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · butlan · azlık hakkı
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %20 «azlık hakkı» sahibi hissedarı olduğunu, davalı şirketin 12.04.2017 tarihli «olağan genel kurul» toplantısına katıldığını, toplantıda finansal tablolarının müzakeresi ile buna bağlı gündem maddelerinin 1 ay süre ertelenmesini talep etmesine rağmen talebin uygun bulunmayarak gündem maddelerinin görüşüldüğünü, davacıya tanınmış olan erteleme talep hakkı yok sayılarak «finansal tabloların müzakeresi» ve buna bağlı gündem maddelerinin müzakeresine devam edilerek karar alınması nedeniyle bu konuda alınan kararların «geçersiz» hale geldiğini, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada yönetim kurulu üyelerinin oy kullanması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmediğinin de sabit olduğunu belirterek, 12.04.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4 ve 5 sayılı kararların iptaline veya «butlanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı şirketin 12.04.2017 tarihli «olağan genel kurul» toplantısına iştirak ettiği ve iptali talep edilen 2, 3, 4 ve 5. maddelerine «olumsuz» oy kullanarak kararlara ilişkin «muhalefet şerhi» yazdırdığı, dolayısı ile dava açma hakkının bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesi gereğince finansal tabloların ve buna bağlı konuların müzakeresinin, bunun ertelenmesini talep eden hak sahibi pay sahibince istemi üzerine toplantı başkanınca 1 ay sonraya erteleneceği düzenlenmiş olup, bu konuda bir takdir hakkı getirilmediği, somut olayda davacı pay sahibinin finansal tabloların görüşülmesinin 1 ay sonrasına ertelenmesini istemesine karşın, toplantı başkanınca talep uygun bulunmayarak toplantının yapılmasına karar verilerek 3. maddede faaliyet raporunun okunmasına geçilerek, 4. madde ile bilanço ve gelir tobloları müzakere edilip «tasdik» edildiği, 5. madde ile de «yönetim kurulu üyelerinin ibralarına» karar verildiği, görüşülen 3. maddede oylamanın yapılıp karar alınmadığı, 4. ve 5. maddelerde ise davacının muhalif oy kullandığı, 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi gereğince talep ve yasal zorunluluk olmasına karşın, finansal tablolar ile buna bağlı konuların görüşülmesinin 1 ay sonrasına ertelenmesi gerekirken buna aykırı toplantı başkanının kararı yasaya açıkça aykırı olduğundan «butlanla» hükümsüz olduğu, dolayısıyla buna bağlı olarak alınan 4 numaralı karar yasaya aykırı olduğundan iptalinin gerektiği, diğer yandan bilirkişi kurulu raporunda da vur …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/931 E. , 2024/4319 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/745 Esas, 2022/1977 Karar
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/44 E., 2022/205 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; şirketin kurucusu olan müvekkillerinin murisi ....'in 25.10.2018 tarihinde vefat etmesinden sonra 18.09.2021 tarihinde yapılan ilk toplantının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesi kapsamında bir ay sonrasına ertelendiğini, 18.10.2021 günlü toplantıda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, gündemin 1 inci maddesi yönünden; kararın toplantı yönetmeliğinin 28 inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olduğunu, gündemin 2 nci maddesi yönünden; faaliyet raporunun onaylanması kararının 6102 sayılı Kanun'un 78, 79 ve 80 maddelerine Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) ilkeleri ile iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, gündemin 3 üncü maddesi yönünden;
2018, 2019 ve 2020 yılı faaliyet raporlarını denetlemek için gerekli olan finansal tabloların ve kesin mizanın talep edilmesine rağmen dürüstlük ilkesine aykırı şekilde müvekkillerinden gizlenmiş olması nedeniyle finansal tablolar, bilanço, kâr, zarar tablolarının onaylanmasının da kanuna ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, gündemin 5 inci maddesi yönünden; davalı şirketin finansal tablolarının müvekkillerine tam olarak açık tutulmadığını, aile şirketi olması nedeniyle yıllarca şirket faaliyetlerinden uzak tutulmaları nedeniyle kayıtların doğruluğunun teyit edilemediğini, kârlılığının müvekkilleri tarafından denetlenemediğini, gündemin 6 ncı maddesi yönünden; bu maddenin kâr payları ile ilgili olmadığı halde prim ve ikramiye dağıtılmamasıyla ilgiliymiş gibi gösterilerek müvekkil ortaklarının iradesinin yanıltıldığını, sanki kâr payı dağıtılmamasına onay vermişler gibi "kâr payı dağıtılmaması kabul edilmiştir" denilmek suretiyle gündemle oylama arasında çelişki yaratıldığını, gündemin 7 nci maddesi yönünden;
anılan Kanun'un 339 uncu ve 340 ncı maddelerindeki düzenlemelerin üyelerin sayısından bahsetmekte olup, esas sözleşmede alt ve üst sınır öngörülerek bu konuda genel kurulun yönetim kurulu üye sayısını ihtiyaca göre belirlemesine olanak sağladığını, yönetim kurulu seçiminin yoklukla malül olduğunu belirterek 18.10.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 1, 2, 3, 5, 6 ve 7 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların her iki genel kurulda da bahsi geçen belgelerin bulunmadığına dair tutanağa geçmiş itirazlarının bulunmadığını, genel kurullarda tüm belgelerin hazır bulundurulduğunu, şirketin temel yapısını bozan, sermayenin korunması hükümlerine aykırı herhangi bir kararının bulunmadığını, genel kurulun olağan bir genel kurul olduğunu, her iki genel kurulda da toplantı ve karar nisaplarının tam olarak mevcut olduğunu, şirketin 1988 yılında ...,...,..., ve .... tarafından eşit hisselerle kurulduğunu, davacıların, .....'in vefatından bu yana 18 yıldır şirketin paydaşı olduklarını,.....'in mirasçılara her ay aksatmadan geçimlerine sağlayacak parayı gönderdiğini, davacı şirketin denetime tabi bir şirket olmadığından bağımsız denetim raporu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ortaklar arasındaki şeffaflık ilkesine uyulmaması nedeni ile 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi uyarınca toplantının bir kez daha ertelenmemesinin kanuna aykırı olduğunu, faaliyet raporunun ve finansal tabloların onaylanmasına yönelik kararlara ilişkin ortaklık haklarının kullanılması müessesinin mahkemece ortadan kaldırıldığını, davanın niteliği gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerektiğini, faaliyet raporuna ve finansal tablolara yönelik somutlaştırılmak sureti ile ileri sürdükleri iddialarının özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğini, mahkeme gerekçesinde bunların icrai mahiyetlerinin olmadığı kabul edilmiş iken bu hususların yönetim kurulunun ibrasında önem arz ettiğinin belirtilmesinin çelişki oluşturduğunu, kar dağıtılmaması kararına yönelik teknik bir incelemenin yapılmadığını, davalı şirketin 2018 yılı öncesinde kar elde etmesine rağmen bu karların hiçbir şekilde ortaklara dağıtılmadığını, gündemin 6 ncı maddesinin çelişkili olması nedeni ile yoklukla sakat olduğunu, nitekim müvekkilinin iradesinin yanıltıldığını, gündemin 7 inci maddesindeki iptal taleplerine yönelik ret kararında herhangi bir gerekçe gösterilmediğini, yeni kuşak içinde yer alan ...'in adaylığının oy çokluğu ile reddedilmesinin de iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6102 sayılı Kanun'un 18.09.2021 tarihli ilk genel kurulu azlık pay sahiplerinin 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi mucibince bilançoyu inceleme istekleri uyarınca ertelendiği, bir ay sonra 18.10.2021 tarihli genel kurul gündeminin 1 nolu maddesinde davacılar vekili kendilerine mali tablolar ve bilançoların yollanmadığını, sadece şirketin kurumlar vergisi beyannamelerinin gönderildiğini ileri sürerek ikinci kere toplantının ertelenmesini talep ettiği, anılan kanun maddesinin ikinci fıkrası gereğince tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçen noktaları hakkında dürüst hesap verme kıstasına göre cevaplandırılmaması halinde yeniden azınlık pay sahiplerinin talebi üzerine toplantının ertelenebileceğinin hükme bağlandığı, oysa eldeki ilk genel kurul toplantısında sadece bilançoyu inceleme isteğinde bulunulduğu, bunun üzerine toplantının bir ay sonrasına ertelendiği, ikinci toplantıda ise mali tablo ve bilançoların değil sadece vergi beyannamelerinin kendilerine gönderildiğini ileri sürerek vekillerince muhalefet şerhi yazdırıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 437 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince finansal tabloların en az 15 gün öncesinden şirket merkezinde ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır tutulacağı düzenlenmiş olup, davacıların bilgi alma haklarının engellendiğine dair bir iddiaları olmadığı gibi bilgi alma hakkının kullandırılmasının ayrı bir davanın konusunu oluşturduğu, öte yandan aynı fıkrada her pay sahibinin masrafı şirkete ait olmak üzere gelir tablosunun ve bilançonun bir suretini isteyebileceği öngörülmüşse de tebliği zorunluluğu ön görülmediği, kaldı ki, Gaziantep 13.
Noterliğinin 17670 yevmiye sayılı evrakı ile tebliğ edilen kurumlar vergi beyannamelerinde de ayrıntılı bilanço ve gelir tablosunun yer aldığı, bu nedenle davacı vekilinin 1 numaralı gündem maddesi açısından iptal talebinin dinlenebilir görülmediği, toplantının 2 ve 3 numaralı gündem maddeleri açısından yukarıda belirtildiği üzere yıllık finansal tablolar, bilanço ve kar zarar hesapları yönünden finansal tabloların müvekkillerinden gizlendiğinden bahisle iptali istenmişse de vergi beyannameleri ile birlikte ayrıntılı bilanço ve gelir tablosunun zorunluluk olmadığı halde davacılara tebliğen gönderildiği anlaşılmakla bu maddelere ilişkin istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı, kaldı ki, 4 üncü maddede yönetim kurulu üyelerini ibra etmeme kararı verilmiş olup, ayrı bir gündem maddesi açıldığından bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasının yönetim kurulu üyelerinin ibrası sonucunu doğurmadığı, gündemin 6 ncı maddesi açısından usulüne uygun muhalefet şerhi bulunmaması, alınan kararda yokluk ve butlan halinin de olmaması gözetilerek bu madde yönünden de davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı, her ne kadar davacılar vekili, kar dağıtmama kararı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürmüşse de gündemin 6 ncı maddesinde davacılar da dahil olmak toplantıda hazır bulunanların tümü tarafından 337.470,28 TL itibari değerli pay sahiplerinin müspet oyu ile yönetim kurulu üyelerine ikramiye ve prim dağıtılmaması talebi ileri sürülmekle birlikte, "2018-2019-2020 yılları karlarının hissedarlara dağıtılmaması" yönünde karar alındığının görüldüğü, davacıların işbu tutanağa karşı sahtelik iddiaları da bulunmadığına göre, kar dağıtmama kararı alındığı halde, kar dağıtılması açısından iptal davası açmasının çelişki oluşturacağı, açıklanan nedenlerle 5.
ve 6. maddelere yönelik istinaf başvurularının da yerinde görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 18.10.2021 tarihli genel kurulda alınan bir kısım kararların batıl olduğunun tespiti, bir kısım kararların alınmamış olduğunun belirlenmesi, bir kısım kararların yok hükmünde sayılması, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde 1, 2, 3, 5, 6 ve 7 numaralı kararların iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058179400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz