6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8672 E. 2023/2789 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sicilden terkin iptal davası kaldırma ve yeniden hüküm kötü niyet ortalama tüketici karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi terkin ayırt edicilik fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) dahili dava karar verilmesine yer olmadığına iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/478 E., 2019/369 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı TPMK vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; TPMK nezdinde müvekkili şirket adına tescilli "CEP", "CEPTE", "CEP SERVICE" ibareli birçok tanınmış markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 15.02.2017 tarihinde 2017/13579 numaralı "serviscepte aradığım servis cebimde+şekil" ibareli markanın 38 ve 42 inci sınıflarda adına tescili başvurusunda bulunduğunu, markanın yayınlanmasına karar verildiğini, marka yayınına ve YİDK kararına 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi kapsamında yapılan itirazların davalı Kurum tarafından taraf markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, kötü niyet ve tanınmışlık şartlarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle nihai olarak reddedildiğini, ancak alınan YİDK kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı markasının müvekkillerinin "cep" ve "cepte" ibareli seri markaları ile aynı işletmesel bağlantı bulunduğu izlenimi yarattığını, başvuru sahibinin müvekkillerine ait "cep" ve "cepte" markalarının kullanımı, tanınmışlığından faydalanarak haksız yarar elde etmek istediğini, başvurunun kötü niyet taşıması nedeniyle tüm mal ve sınıflar açısından hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek TPMK YİDK'in 12.10.2018 tarih ve 2018-M-8603 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, "cep" ibaresinin taraf markalarının mal ve hizmetleri bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davalı kişinin yaptığı farklılıklarla ayırt ediciliğin sağlandığını, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamış, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/13579 sayılı davalı markasının 38 inci ve 42 inci sınıfta tescili talep edilen bütün hizmetleri açısından, davacı yana ait davaya mesnet markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, 2017/13579 sayılı davalı markası açısından, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası şartlarının oluşmadığı, davacının, davalı markasının kötü niyetli tescil talebine konu olduğu yönünde ispata elverişli delil sunmadığı, 2017/13579 sayılı davalı markası tescil edilmediğinden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, dava konusu 2018/M-8603 sayılı YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 12.10.2018 tarih ve 2018/M-8603 sayılı kararının iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük ve sicilden terkin konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal farklılıklar olduğunu, bu farklılıklar gözetildiğinde markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "cep" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu YİDK kararının hukuka uygun olduğunu, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, cep ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, müvekkili ile davacı tarafın her ne kadar tabi olduğu hizmet sınıfları aynı olsa da son tüketici nezdinde markaların birbirinden ayırt edilebildiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markalarının "CEP" ve "CEPTE" esas ibarelerinden oluştuğu, davacı markalarının tamamının "CEP" ibaresi etrafında oluşturulmuş seri markalar olduğu, dava konusu davalı markasının ise "serviscepte aradığım servis cebimde" ibaresinden oluştuğu, markalarda ortak olarak yer alan "cep" kelimesinin, günümüzde cep telefonu olarak algılandığı ve başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin cep telefonu ile yapıldığını ifade etmek için kullanıldığı, bu haliyle, "cep" kelimesinin zayıf ayırt edici niteliği ve dava konusu başvurunun biçim, düzenleme ve tertip tarzı da gözetildiğinde davacının itirazına mesnet markalarla dava konusu başvuru arasında, görsel, anlamsal ve işitsel olarak başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin ortalama tüketicileri üzerinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali de dahil benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davalının başvurusundaki şekil ve farklılıklarla yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, markaların bütünsel olarak karşılaştırılması gerektiği, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının başvurusuna konu "serviscepte aradığım servis cebimde" ibare ve biçimli işareti gördüğünde bunun davacının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, bu itibarla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı adına 2002/08806 numaralı markanın da tescilli olduğunu, İlk Derece Mahkemesince alınan raporun yerinde olduğunu, alınan raporda taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun belirtildiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı tarafın "serviscepte aradığım servis cebimde" ibareli başvurusunun, davacının itirazına mesnet "CEP" ve "CEPTE" esas ibareli markaları karşısında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi bağlamında tescil engeli ile karşılaşıp karşılaşmayacağı, tarafların markaları arasında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4472 E. 2022/8241 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4477 E. 2024/1977 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1767 E. 2023/5505 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1223 E. 2023/4688 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8672 E.  ,  2023/2789 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/14 Esas, 2021/1044 Karar

HÜKÜM

Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulması

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/478 E., 2019/369 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı TPMK vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; TPMK nezdinde müvekkili şirket adına tescilli "CEP", "CEPTE", "CEP SERVICE" ibareli birçok tanınmış markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 15.02.2017 tarihinde 2017/13579 numaralı "serviscepte aradığım servis cebimde+şekil" ibareli markanın 38 ve 42 inci sınıflarda adına tescili başvurusunda bulunduğunu, markanın yayınlanmasına karar verildiğini, marka yayınına ve YİDK kararına 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi kapsamında yapılan itirazların davalı Kurum tarafından taraf markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, kötü niyet ve tanınmışlık şartlarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle nihai olarak reddedildiğini, ancak alınan YİDK kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı markasının müvekkillerinin "cep" ve "cepte" ibareli seri markaları ile aynı işletmesel bağlantı bulunduğu izlenimi yarattığını, başvuru sahibinin müvekkillerine ait "cep" ve "cepte" markalarının kullanımı, tanınmışlığından faydalanarak haksız yarar elde etmek istediğini, başvurunun kötü niyet taşıması nedeniyle tüm mal ve sınıflar açısından hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek TPMK YİDK'in 12.10.2018 tarih ve 2018-M-8603 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, "cep" ibaresinin taraf markalarının mal ve hizmetleri bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davalı kişinin yaptığı farklılıklarla ayırt ediciliğin sağlandığını, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamış, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/13579 sayılı davalı markasının 38 inci ve 42 inci sınıfta tescili talep edilen bütün hizmetleri açısından, davacı yana ait davaya mesnet markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, 2017/13579 sayılı davalı markası açısından, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası şartlarının oluşmadığı, davacının, davalı markasının kötü niyetli tescil talebine konu olduğu yönünde ispata elverişli delil sunmadığı, 2017/13579 sayılı davalı markası tescil edilmediğinden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, dava konusu 2018/M-8603 sayılı YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 12.10.2018 tarih ve 2018/M-8603 sayılı kararının iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük ve sicilden terkin konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal farklılıklar olduğunu, bu farklılıklar gözetildiğinde markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "cep" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu YİDK kararının hukuka uygun olduğunu, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, cep ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, müvekkili ile davacı tarafın her ne kadar tabi olduğu hizmet sınıfları aynı olsa da son tüketici nezdinde markaların birbirinden ayırt edilebildiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markalarının "CEP" ve "CEPTE" esas ibarelerinden oluştuğu, davacı markalarının tamamının "CEP" ibaresi etrafında oluşturulmuş seri markalar olduğu, dava konusu davalı markasının ise "serviscepte aradığım servis cebimde" ibaresinden oluştuğu, markalarda ortak olarak yer alan "cep" kelimesinin, günümüzde cep telefonu olarak algılandığı ve başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin cep telefonu ile yapıldığını ifade etmek için kullanıldığı, bu haliyle, "cep" kelimesinin zayıf ayırt edici niteliği ve dava konusu başvurunun biçim, düzenleme ve tertip tarzı da gözetildiğinde davacının itirazına mesnet markalarla dava konusu başvuru arasında, görsel, anlamsal ve işitsel olarak başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin ortalama tüketicileri üzerinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali de dahil benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davalının başvurusundaki şekil ve farklılıklarla yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, markaların bütünsel olarak karşılaştırılması gerektiği, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının başvurusuna konu "serviscepte aradığım servis cebimde" ibare ve biçimli işareti gördüğünde bunun davacının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, bu itibarla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı adına 2002/08806 numaralı markanın da tescilli olduğunu, İlk Derece Mahkemesince alınan raporun yerinde olduğunu, alınan raporda taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun belirtildiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı tarafın "serviscepte aradığım servis cebimde" ibareli başvurusunun, davacının itirazına mesnet "CEP" ve "CEPTE" esas ibareli markaları karşısında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi bağlamında tescil engeli ile karşılaşıp karşılaşmayacağı, tarafların markaları arasında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111279100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.