YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4472 E. 2022/8241 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sicilden terkin↗ istinaf incelemesi↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi'nce, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının "servisimcepte.com+şekil" ibareli başvuru markasıyla davacının "CEP" ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "servisimcepte.com+şekil" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının "CEP" ibare ve biçimli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuruya konu olan markanın kapsamındaki hizmetler ile davacının yukarıda belirtilen markalarının kapsamındaki hizmetler bakımından her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbirleriyle bağlantılı olabileceği ihtimali doğacağı, bu açıdan 556 sayılı KHK'nın 8/1.maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 24.03.2017 tarihli ve 2017/M-2028 sayılı TürkPatent YİDK kararının iptaline, 2015/94276 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacının itirazına mesnet markalarının "CEP" esas ibarelerinden oluştuğu, davacı markalarının tamamının "CEP" ibaresi etrafında oluşturulmuş seri markalar olduğu, dava konusu davalı markasının ise “servisimcepte.com+şekil” ibaresinden oluştuğu, davalının başvurusundaki şekil ve farklılıklarla yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, markaların bütünsel olarak karşılaştırılması gerektiği, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının başvurusuna konu “servisimcepte.com+şekil” ibare ve biçimli işareti gördüğünde bunun davacının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, bu itibarla davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesi ile, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, davalının 2015/94276 sayılı “servisimcepte.com+şekil” ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının “CEP” ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddi dair Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 24.03.2017 tarihli ve 2015/M-2028 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi'nce, davanın kabulü ile kurum kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, davalılar vekillerinin istinaf başvurusu üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesi'nce yeniden hüküm kurularak, davacının itirazına mesnet CEP esas unsurlu ve tamamı CEP ibaresi etrafından oluşturulmuş markaları karşısında, davalının başvurusuna konu “servisimcepte.com+şekil” ibaresinin şekil ve farklılıkları itibariyle yeterli ayırtedicilik sağladığı, dolayısıyla taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi hükmü anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı markasında sadece CEPTE ibaresi değil SERVİS ibaresi de bulunmaktadır. Davacı ise, davalı markasının kapsamı ile aynı mal/hizmetlerde tescilli 2002/08806 sayılı CepSERVICE ibareli markasını da itirazına mesnet olarak göstermiştir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi'nce, davacının itirazına mesnet olarak gösterdiği sözkonusu markası değerlendirilmeksizin davanın yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4477 E. 2024/1977 K.
Ortak:sicilden terkin · istinaf incelemesi · ortalama tüketici · terkin · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… tüm dosya kapsamına göre; davalının "servisimcepte.com+şekil" ibareli başvuru markasıyla davacının "CEP" ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "servisimcepte.com+şekil" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının "CEP" ibare ve biçimli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuruya konu olan markanın kapsamındaki hizmetler ile davacının yukarıda belirtilen markalarının kapsamındaki hizmetler bakımından her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbirleriyle bağlantılı olabileceği ihtimali doğacağı, bu açıdan 556 sayılı KHK'nın 8/1.maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 24.03.2017 tarihli ve 2017/M-2028 sayılı TürkPatent YİDK kararının iptaline, 2015/94276 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; davacının itirazına mesnet markalarının "CEP" esas ibarelerinden oluştuğu, davacı markalarının tamamının "CEP" ibaresi etrafında oluşturulmuş seri markalar olduğu, dava konusu davalı markasının ise “servisimcepte.com+şekil” ibaresinden oluştuğu, davalının başvurusundaki şekil ve farklılıklarla yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı, markaların bütünsel olarak karşılaştırılması gerektiği, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının başvurusuna konu “servisimcepte.com+şekil” ibare ve biçimli işareti gördüğünde bunun davacının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, bu itibarla davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» bulunmadığı gerekçesi ile, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın re …
… ibaresinin şekil ve farklılıkları itibariyle yeterli ayırtedicilik sağladığı, dolayısıyla taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi hükmü anlamında «iltibas» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 9/35 K. sayılı kararıyla; davalının "servisimcepte.com+şekil" ibareli başvuru markasıyla davacının "CEP" ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "servisimcepte.com+şekil" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının "CEP" ibare ve biçimli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuruya konu olan markanın kapsamındaki hizmetler ile davacının yukarıda belirtilen markalarının kapsamındaki hizmetler bakımından her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbirleriyle bağlantılı olabileceği ihtimali doğacağı, bu açıdan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu YİDK kararının iptaline, 2015/94276 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
… muş seri markalar olduğu, dava konusu davalı markasının ise “servisimcepte.com+şekil” ibaresinden oluştuğu, davalının başvurusundaki şekil ve farklılıklarla yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı, markaların bütünsel olarak karşılaştırılması gerektiği, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının başvurusuna konu “servisimcepte.com+şekil” ibare ve biçimli işareti gördüğünde bunun davacının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, bu itibarla davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki anlamında «iltibas» bulunmadığı gerekçesi ile, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın re …
Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "servisimcepte.com" ibareli başvuruyla davacının itiraza mesnet "CEPSERVICE" markası karşılaştırılmış ve taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak
Benzer bu karardaTemyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4472 E. , 2022/8241 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.02.2019 tarih ve 2017/211 E.- 2019/35 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/1064 E.- 2021/246 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şahsın “servisimcepte.com+şekil” ibareli başvurusunun müvekkiline ait CEP, CEPTE, CEPTEN, AVANTAJ CEPTE, CEPTE TAAHHÜT, BİLETİM CEPTE, KARİYER CEPTE, CEPTEN HEDİYE, MAÇLAR CEPTE ibareli markalarla ayırtedilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı markasının asli unsurunun da CEP ibaresi olduğunu, “cepte” kelimesine bold yazılarak dikkat çekildiğini, davalı markasının benzer mal ve hizmetleri kapsadığını, uzman olmayan tüketiciye hitap ettiğini ve herhalükarda davacının tescili istenen sınıfları kapsayan 242 adet tanınmış CEP ibareli seri markalarıyla iltibas yarattığını, başvuru markasının davacının yeni bir seri markası olarak algılanacağını, Yargıtay tarafından onaylanan Ankara 2.FSHHM’nin 23.02.2012 tarih ve E.2011/109 K.2011/31 sayılı kararında CEPCLİNİC ibareli 35.
ve 37. Sınıfları içeren başvurunun müvekkilinin CEP ibareli seri markalarının içine sızmış bulunacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini, Yargıtay kararlarında CEP markasının zayıf ancak ayırtediciliği bulunan bir marka olduğunun kabul edildiğini, başvuru markasının CEP markasının tanınmışlığından haksız menfaat sağlanacağı gibi, markanın itibarı da olumsuz etkilenebileceğini, davacının seri markalarıyla iltibasa neden olacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulmasının, müvekkilinin markasının gücünden yararlanma amacını ve kötüniyetini ortaya koyduğunu ileri sürerek, 24.03.2017 tarihli ve 2017/M-2028 sayılı TürkPatent YİDK kararının iptali ile tescil edilmiş olması halinde 2015/94276 sayılı ve “servisimcepte.com+şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı TürkPatent vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, taraf markalarının görsel, işitsel ve sescil olarak ayırtedilemeyecek kadar veya iltibas yaratacak kadar benzer olmadığını, davalı markasının kelime, şekil ve renk unsurları içeren bir kompozisyondan oluştuğunu, CEP ibaresinin sektörde yaygın bir şekilde kullanılan, ayırt edici niteliği düşük zayıf marka niteliği taşıdığını ve tanınmış olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının "servisimcepte.com+şekil" ibareli başvuru markasıyla davacının "CEP" ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "servisimcepte.com+şekil" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının "CEP" ibare ve biçimli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuruya konu olan markanın kapsamındaki hizmetler ile davacının yukarıda belirtilen markalarının kapsamındaki hizmetler bakımından her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbirleriyle bağlantılı olabileceği ihtimali doğacağı, bu açıdan 556 sayılı KHK'nın 8/1.maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 24.03.2017 tarihli ve 2017/M-2028 sayılı TürkPatent YİDK kararının iptaline, 2015/94276 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacının itirazına mesnet markalarının "CEP" esas ibarelerinden oluştuğu, davacı markalarının tamamının "CEP" ibaresi etrafında oluşturulmuş seri markalar olduğu, dava konusu davalı markasının ise “servisimcepte.com+şekil” ibaresinden oluştuğu, davalının başvurusundaki şekil ve farklılıklarla yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, markaların bütünsel olarak karşılaştırılması gerektiği, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının başvurusuna konu “servisimcepte.com+şekil” ibare ve biçimli işareti gördüğünde bunun davacının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, bu itibarla davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesi ile, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, davalının 2015/94276 sayılı “servisimcepte.com+şekil” ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının “CEP” ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddi dair Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 24.03.2017 tarihli ve 2015/M-2028 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi'nce, davanın kabulü ile kurum kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, davalılar vekillerinin istinaf başvurusu üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesi'nce yeniden hüküm kurularak, davacının itirazına mesnet CEP esas unsurlu ve tamamı CEP ibaresi etrafından oluşturulmuş markaları karşısında, davalının başvurusuna konu “servisimcepte.com+şekil” ibaresinin şekil ve farklılıkları itibariyle yeterli ayırtedicilik sağladığı, dolayısıyla taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi hükmü anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı markasında sadece CEPTE ibaresi değil SERVİS ibaresi de bulunmaktadır.
Davacı ise, davalı markasının kapsamı ile aynı mal/hizmetlerde tescilli 2002/08806 sayılı CepSERVICE ibareli markasını da itirazına mesnet olarak göstermiştir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi'nce, davacının itirazına mesnet olarak gösterdiği sözkonusu markası değerlendirilmeksizin davanın yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/849885400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz