Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2431 E. 2023/2704 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
normlar hiyerarşisi↗ ticaret sicilinden resen terkin↗ infisah↗ resen terkin↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ re'sen terkin↗ ihya davası↗ hukuki menfaat↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ dava şartı yokluğu↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ alacak davası↗ usulden reddi↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/191 E., 2022/507 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından sicilden terkin edilen Soner Lojistik Ltd. Şti. aleyhine İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/380 E. sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, ancak Soner Lojistik Uluslararası Taş. Mad. Ev Alet San. ve Tic. Ltd. Şti. adlı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından ihya davası açılması için taraflarına yetki verildiğini ileri sürerek Soner Lojistik Uluslararası Taş. Mad. Ev Alet San ve Tic. Ltd. Şti unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin kaydının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 28.05.2015 tarihi itibariyle re'sen terkin edildiğini, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın niteliği gereği yasal hasım olduğunda dolayı yargılama giderlerin ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde müdürlükleri aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 28.05.2015 tarihinde resen terkin edildiği, infisah sebebinin "Vergi kayıtları resen silinen şirketlerin adreslerinde bulunmamalarının da tespit edilmesi ve şirket sözleşmelerinde tescil ve ilan edilmiş adresinden ayrılmış olmasına rağmen yeni adresinin süresi içinde ettirmemiş olmamalarının fesih sebebi sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunan şirketler" olarak belirtildiği, davalı Sicil Müdürlüğünün terkin işlemleri sırasında kanunda olmayan bir hali esas alarak re'sen terkin işlemini gerçekleştirmesinin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahsedilemeyeceği, davanın süresi içerisinde açıldığı, davacının dava dışı şirketin ihyasına yönelik dava açmakta ve ihyasını talep etmekte hukuki menfaatinin olduğu, dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı Ticaret Sicil Müdürlüğünün terkin işleminde kusurlu olduğu, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı şirketin ticaret sicil kaydının silinmesi işleminde yasal hasım olan davalı kurum Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün usul ve yasaya aykırı bir işlemi bulunmadığından kurum aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan işlemlerin tamamen davalı kurum tarafından kanunlarca verilen yetki ve sorumluluk hükümlerine göre yerine getirildiğini, 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden şirketin ihyasının istenemeyeceğini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Düzenlenen beş yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup terkin işlemlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kanunda aranan nitelikte yapılmaması, eksik ya da hatalı işlemler sonucunda terkinin yapılması halinde bu durum hak düşürücü süreye etkili değildir. Somut olayda ihyası talep edilen şirket, 28.05.2015 tarihinde terkin edilmiş olup ihya davasının ise 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen beş yıllık hak düşürücü süreden sonra 09.02.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Davanın, hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle Kanunda düzenlenen ihya sebeplerinden hiçbirisinin dinlenme imkânı bulunmamakta olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3370 E. 2024/4780 K.
Ortak:normlar hiyerarşisi · ticaret sicilinden resen terkin · infisah · resen terkin · yargılama giderlerinden sorumluluk · re'sen terkin · ihya davası · hukuki menfaat · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 28.05.2015 tarihinde «resen terkin» edildiği, «infisah» «sebebinin» "Vergi kayıtları resen silinen şirketlerin adreslerinde bulunmamalarının da tespit edilmesi ve şirket sözleşmelerinde tescil ve «ilan» edilmiş adresinden ayrılmış olmasına rağmen yeni adresinin süresi içinde ettirmemiş olmamalarının «fesih» sebebi sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunan şirketler" olarak belirtildiği, davalı Sicil Müdürlüğünün terkin işlemleri sırasında kanunda olmayan bir hali esas alarak re'«sen terkin» işlemini gerçekleştirmesinin «normlar hiyerarşisine» aykırı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiğinden bahsedilemeyeceği, davanın süresi içerisinde açıldığı, davacının dava dışı şirketin ihyasına yönelik dava açmakta ve ihyasını talep etmekte «hukuki menfaatinin» olduğu, dava konusu «ihyası» istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı Ticaret Sicil Müdürlüğünün terkin işleminde kusurlu olduğu, bu nedenle «yargılama giderlerinden sorumluluğunun» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Şti. adlı şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «ihya davası» açılması için taraflarına «yetki» verildiğini ileri sürerek Soner Lojistik Uluslararası Taş.
Değerlendirme Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «ticaret sicilinden resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 28.05.2015 tarihinde «resen terkin» edildiği, «infisah» «sebebinin» "Vergi kayıtları resen silinen şirketlerin adreslerinde bulunmamalarının da tespit edilmesi ve şirket sözleşmelerinde tescil ve «ilan» edilmiş adresinden ayrılmış olmasına rağmen yeni adresinin süresi içinde ettirmemiş olmamalarının «fesih» sebebi sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunan şirketler" olarak belirtildiği, davalı Sicil Müdürlüğünün terkin işlemleri sırasında kanunda olmayan bir hali esas alarak re'«sen terkin» işlemini gerçekleştirmesinin «normlar hiyerarşisine» aykırı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiğinden bahsedilemeyeceği, davanın süresi içerisinde açıldığı, davacının dava dışı şirketin ihyasına yönelik dava açmakta ve ihyasını talep etmekte «hukuki menfaatinin» olduğu, dava konusu «ihyası» istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı Ticaret Sicil Müdürlüğünün terkin işleminde kusurlu olduğu, bu nedenle «yargılama giderlerinden sorumluluğunun» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Şti. adlı şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «ihya davası» açılması için taraflarına «yetki» verildiğini ileri sürerek ...
CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; şirketin «kaydının» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 28.05.2015 tarihi itibariyle re'«sen terkin» edildiğini, 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, davanın niteliği gereği «yasal hasım» olduğunda dolayı «yargılama giderlerin» ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde müdürlükleri aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince bozmaya «direnme» kararı verilmiştir İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.
Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 04.05.2023 tarih ve 2023/2431 E., 2023/2704 K. sayılı bozma ilamından sonra 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasındaki 5 yıllık «hak düşürücü süreye» ilişkin düzenlemenin 13.09.2023 tarih ve 32310 tarihli Resmi Gazetede Yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 22.06.2023 tarih ve 2023/33 E., 2023/117 K. sayılı kararı ile iptal edildiği gerekçesi ile «direnme» kararı verilmiştir.
Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen «direnme» kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
… n 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasındaki 5 yıllık «hak düşürücü süreye» ilişkin düzenlemenin 13.09.2023 tarih ve 32310 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 22.06.2023 tarih ve 2023/33 Esas 2023/117 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği anlaşılmış olup Mahkeme verilen «direnme» kararı isabetli bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10074 E. 2013/14261 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9662 E. 2018/2239 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta ettiren · üçüncü kişi · rücu · hasar
Benzer bu karardaHizmetleri A.Ş.) sigorta ilişkisinde «üçüncü kişi» olmayıp, davacı sigorta şirketinin adı geçen davalıya sigortalıya ödediği «hasar» bedelini «rücu» edemeyecek olmasına göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile «sigorta ettiren» davalı ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4424 E. 2019/1037 K.
Ortak:ihya · ticaret sicili · cy/cy kaydı · dava şartı
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı şirketin «ticaret sicil» «kaydının» silinmesi işleminde «yasal hasım» olan davalı kurum Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün usul ve yasaya aykırı bir işlemi bulunmadığından kurum aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan işlemlerin tamamen davalı kurum tarafından kanunlarca verilen «yetki» ve sorumluluk hükümlerine göre yerine getirildiğini, 5 yıllık «hak düşürücü süre» geçtiğinden şirketin ihyasının istenemeyeceğini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şti. adlı şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «ihya davası» açılması için taraflarına «yetki» verildiğini ileri sürerek Soner Lojistik Uluslararası Taş.
Benzer bu kararda… toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi gereğince Ticaret Sicilden silinmekle dava ve hukuki işlem «ehliyetini» yitirdiğini «ticaret sicil» işleminin iptaline karar verilmesinin şirketin sicile kendiliğinden «kaydını» sağlayamayacağı, ayrıca «ihya» kararı verilmesi gerektiği, davacı tarafça işlemin iptali talep edilip, ihya talep edilmediğinden iptal davasında «hukuki yararı» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince, davacı Şirketin «kaydının» silinmiş olması nedeniyle taraf «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine ilişkin kararda usule aykırılık bulunmadığından davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adl …
Kaydı silinen şirket hakkında devam eden davalar bulunması nedeniyle şirketin, 6102 sayılı Yasa’nın Geçici 7/.... maddesi uyarınca Geçici 7. maddeye dayalı olarak bir şirketin «kaydının» silinmesi işlemi hukuka uygun olmadığından ve silinme işleminin iptali halinde şirketin varlığı devam edeceğinden davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti · hukuki yarar
Benzer bu kararda… toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi gereğince Ticaret Sicilden silinmekle dava ve hukuki işlem «ehliyetini» yitirdiğini «ticaret sicil» işleminin iptaline karar verilmesinin şirketin sicile kendiliğinden «kaydını» sağlayamayacağı, ayrıca «ihya» kararı verilmesi gerektiği, davacı tarafça işlemin iptali talep edilip, ihya talep edilmediğinden iptal davasında «hukuki yararı» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince, davacı Şirketin «kaydının» silinmiş olması nedeniyle taraf «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine ilişkin kararda usule aykırılık bulunmadığından davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adl …
Müdürlüğünün hukuka aykırı işleminin iptalini istemekte davacının «hukuki yararı» bulunmakla yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2431 E. , 2023/2704 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1678 Esas, 2023/69 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/191 E., 2022/507 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından sicilden terkin edilen Soner Lojistik Ltd. Şti. aleyhine İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/380 E. sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, ancak Soner Lojistik Uluslararası Taş. Mad. Ev Alet San. ve Tic. Ltd. Şti. adlı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından ihya davası açılması için taraflarına yetki verildiğini ileri sürerek Soner Lojistik Uluslararası Taş. Mad. Ev Alet San ve Tic. Ltd. Şti unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin kaydının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 28.05.2015 tarihi itibariyle re'sen terkin edildiğini, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın niteliği gereği yasal hasım olduğunda dolayı yargılama giderlerin ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde müdürlükleri aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 28.05.2015 tarihinde resen terkin edildiği, infisah sebebinin "Vergi kayıtları resen silinen şirketlerin adreslerinde bulunmamalarının da tespit edilmesi ve şirket sözleşmelerinde tescil ve ilan edilmiş adresinden ayrılmış olmasına rağmen yeni adresinin süresi içinde ettirmemiş olmamalarının fesih sebebi sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunan şirketler" olarak belirtildiği, davalı Sicil Müdürlüğünün terkin işlemleri sırasında kanunda olmayan bir hali esas alarak re'sen terkin işlemini gerçekleştirmesinin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahsedilemeyeceği, davanın süresi içerisinde açıldığı, davacının dava dışı şirketin ihyasına yönelik dava açmakta ve ihyasını talep etmekte hukuki menfaatinin olduğu, dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı Ticaret Sicil Müdürlüğünün terkin işleminde kusurlu olduğu, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı şirketin ticaret sicil kaydının silinmesi işleminde yasal hasım olan davalı kurum Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün usul ve yasaya aykırı bir işlemi bulunmadığından kurum aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan işlemlerin tamamen davalı kurum tarafından kanunlarca verilen yetki ve sorumluluk hükümlerine göre yerine getirildiğini, 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden şirketin ihyasının istenemeyeceğini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Düzenlenen beş yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup terkin işlemlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kanunda aranan nitelikte yapılmaması, eksik ya da hatalı işlemler sonucunda terkinin yapılması halinde bu durum hak düşürücü süreye etkili değildir.
Somut olayda ihyası talep edilen şirket, 28.05.2015 tarihinde terkin edilmiş olup ihya davasının ise 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen beş yıllık hak düşürücü süreden sonra 09.02.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Davanın, hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle Kanunda düzenlenen ihya sebeplerinden hiçbirisinin dinlenme imkânı bulunmamakta olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, uygulanması gereken hukuk kurallarına yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılan kararın onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmamaktayım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111080100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz