İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/663 E. 2023/3397 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödemezlik defi↗ proforma fatura↗ ayıp ihbarı↗ ayıp↗ icra inkâr tazminatı↗ 3095 sayılı kanun↗ ticari defter kayıtları↗ depo kararı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ ticari defter↗ yargılama gideri↗ fatura↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/441 E., 2019/443 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemi olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafından verilen siparişler nedeniyle proforma faturalar düzenlendiğini, 10.03.2017 tarih ve 21.099,82 euro tutarlı "Tanita Tikaram" lenslerine ilişkin proforma fatura bedelinden 10.099,82 euro bakiye tutarın ödenmediğini, 09.09.2017 tarih ve 23.850,00 euro tutarlı "Mina Mia" lenslerine ilişkin proforma fatura bedelinin de ödenmediğini, Clisol Solüsyonları için verilmiş siparişi de hazır ederek 03.03.2017 tarihli 29.850,00 euro tutarlı proforma faturayı davalıya ilettiğini, davalı tarafça hiçbir sebep gösterilmeden tek taraflı olarak sipariş iptal edildiğinden müvekkilinin üretici firmalara karşı itibarının zedelendiğini ve zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalının takibe itirazının iptaline, takibin aynen devamına, takip talebinde belirtildiği şekli ile euro cinsinden gösterilen asıl alacak kalemlerine takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca bir yıl vadeli euro mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığının tahsili ile Türk Lirası cinsi asıl alacak kalemlerine ise takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; proforma faturalara konu ürünlere ilişkin geçmiş siparişlerde ayıpların tespit edildiğini, bu sebeple ürünlerin satılamadığını, müvekkili şirketin kabul etmediği proforma faturalardan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.08.2015 tarihli Özel Marka Üretim Sözleşmesi ile ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından davalı için üretilen 10.03.2017 tarihli fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği, takip konusu bedelden 10.099,82 euro'nun bu faturadan kaynaklandığı, davalı tarafından her ne kadar bu faturaya ilişkin ürünlerde ayıp olduğu iddia edilmiş ise dava açıldıktan sonra ayıbın davalı tarafından ispatlanması gerektiği halde herhangi bir delil sunulmadığı bakiye fatura miktarı olan bu miktardan sorumlu bulunduğu, takip konusu yapılan 09.09.2017 tarihli 23.850,00 euro tutarlı fatura yönünden üretimin davacı tarafından gerçekleştirildiği ve davalıya teslime hazır hale getirildiği, dosyada bulunan mail yazışmalarından davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderilen yazışmada teslim edilen ürün fatura bakiyesi ve teslim edilmeyen Mina Mia kontak lensleri fatura tutarı toplamı 33.950,00 euro'nun ödeneceğinin de bildirildiği, davacının sair taleplerinin yargılama gideri olmadığı, davacının kendi insiyatifi ile yapmış olduğu giderler olup kendisi tarafından katlanılması gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davacı elinde bulunan proforma fatura konusu ürünlerin davalıya teslimi şartı ile davalının takibe itirazının 33.949,82 euro asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren bu döviz cinsine kamu bankalarının bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının şartları bulunmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya özel üretim yapıldığını, ancak davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini, ayıp ihbarı yada ödemezlik definin de ileri sürülmediğini, üretilen malların depoda beklediğini, başkasına satılamayacağını, davalıyla görüşme yapmak üzere şirket yetkililerinin İstanbul'a geldiğini ve seyahat ve konaklama masrafı yaptıklarını, ayrıca hukuki yardım aldığına dair avukatlık serbest meslek makbuzu aldığını, bu kapsamda tüm zararlarının karşılanması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını, davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğini, ticari defter ve kayıtların incelenmediğini, peşin ödemeye dair anlaşma olmadığını, önceki mallar ayıplı çıktığı için siparişleri iptal ettiğini, fatura konusu malların teslim edilmediğini, mahkemenin yetkili olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 10.03.2017 ve 09.09.2017 tarihli proforma fatura alacakları ve sair giderlerin icra takibine konu edildiği, 10.03.2017 proforma faturada yer alan ürünler yönünden süresinde ayıp ihbarında bulunmadığından ayıba yönelik savunma sebeplerinin dinlenilmesinin mümkün olmadığı, 10.099,82 euro bakiye borçtan davalının sorumlu olduğu, 09.09.2017 tarihli proforma faturadaki emtianın ise davalı tarafından kabul edilmediği, proforma fatura şeklinde düzenlenen faturanın icap niteliğinde olduğu, ancak davalı tarafından kabul edildiğinin ispatlanmadığı, davacının 09.09.2017 tarihli proforma fatura yönünden borçluyu takip hakkının bulunmadığı gerekçesiyle her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine, davanın kısmen kabulü ile takibe itirazın kısmen iptaliyle 10.099,82 euro alacağın, icra takip tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte, tahsil tarihindeki Merkez bankası efektif satış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına; fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, davacı yararına kabul edilen miktarın takdiren %20'si oranında hesaplanmış olan 10.520,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının mail yazışmaları ile ödeme yapacağını bildirdiğini ancak yapmadığını, ayıp ihbarında da bulunmadığını, üretimlerin davalı için yapıldığını ve üçüncü kişilere satılamayacağını, görüşme için şirket yetkililerinin İstanbul'a gelmek zorunda kaldıklarını, bu masrafları da talep etme hakkının olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; proforma faturaların icap niteliğinde olduğunu, kabul beyanında bulunmadıklarını, eksik inceleme ile sonuca varıldığını, ticari defter ve kayıtların incelenmediğini, yapılan kısmi ödemenin de iadesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, proforma faturaya dayalı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97 nci maddesi ile 223 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6795 E. 2010/12877 K.
Ortak:fatura
İncelediğiniz kararda… nda davalı tarafından verilen siparişler nedeniyle proforma faturalar düzenlendiğini, 10.03.2017 tarih ve 21.099,82 euro tutarlı "Tanita Tikaram" lenslerine ilişkin «proforma fatura» bedelinden 10.099,82 euro bakiye tutarın ödenmediğini, 09.09.2017 tarih ve 23.850,00 euro tutarlı "Mina Mia" lenslerine ilişkin proforma fatura bedelinin de ödenmediğini, Clisol Solüsyonları için verilmiş siparişi de hazır ederek 03.03.2017 tarihli 29.850,00 euro tutarlı proforma faturayı davalıya ilettiğini, davalı tarafça hiçbir sebep gösterilmeden tek taraflı olarak sipariş iptal edildiğinden müvekkilinin üretici firmalara karşı itibarının zedelendiğini ve zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalının takibe itirazının iptaline, takibin aynen devamına, takip talebinde belirtildiği şekli ile euro cinsinden gösterilen «asıl alacak» kalemlerine takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca bir yıl vadeli euro mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığının tahsili ile Türk Lirası cinsi asıl alacak kalemlerine ise takip tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… rarı ile taraflar arasında 01.08.2015 tarihli Özel Marka Üretim Sözleşmesi ile ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından davalı için üretilen 10.03.2017 tarihli «fatura» konusu ürünlerin davalıya «teslim» edildiği, takip konusu bedelden 10.099,82 euro'nun bu faturadan kaynaklandığı, davalı tarafından her ne kadar bu faturaya ilişkin ürünlerde «ayıp» olduğu iddia edilmiş ise dava açıldıktan sonra ayıbın davalı tarafından ispatlanması gerektiği halde herhangi bir delil sunulmadığı bakiye fatura miktarı olan bu miktardan sorumlu bulunduğu, takip konusu yapılan 09.09.2017 tarihli 23.850,00 euro tutarlı fatura yönünden üretimin davacı tarafından gerçekleştirildiği ve davalıya teslime hazır hale getirildiği, dosyada bulunan mail yazışmalarından davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderilen yazışmada teslim edilen ürün fatura bakiyesi ve teslim edilmeyen Mina Mia kontak lensleri fatura tutarı toplamı 33.950,00 euro'nun ödeneceğinin de bildirildiği, davacının sair taleplerinin «yargılama gideri» olmadığı, davacının kendi insiyatifi ile yapmış olduğu giderler olup kendisi tarafından katlanılması gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davacı elinde bulunan «proforma fatura» konusu ürünlerin davalıya teslimi şartı ile davalının takibe itirazının 33.949,82 euro «asıl alacak» üzerinden iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren bu döviz cinsine kamu bankalarının bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının şartları bulunmayan «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya özel üretim yapıldığını, ancak davalı tarafından «fatura» bedellerinin ödenmediğini, «ayıp ihbarı» yada «ödemezlik definin» de ileri sürülmediğini, üretilen malların «depoda» beklediğini, başkasına satılamayacağını, davalıyla görüşme yapmak üzere şirket yetkililerinin İstanbul'a geldiğini ve seyahat ve konaklama «masrafı» yaptıklarını, ayrıca hukuki yardım aldığına dair avukatlık serbest meslek makbuzu aldığını, bu kapsamda tüm zararlarının karşılanması gerektiğini beyan ederek kara …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, «gümrük beyannamesi» verebilmesi için kendisine davacı tarafından orijinal «fatura» ile birlikte proforma faturanın da verildiği, orijinal faturada yer alan bedelin proforma faturasında yazılı miktardan düşük olmasının vergi «kaybına» neden olduğu, Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu beyanının verilmesinde ise davalının «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 35.127 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gümrük beyannamesi · tacirler arası hizmet sözleşmesi · ba beyannamesi · tacirler arası dava · rücuen tazminat · hizmet sözleşmesi · kâr kaybı · tacir
Benzer bu karardaDava, «tacirler arası hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup dosya içeriğinden, davacı şirkete kesilen vergi cezalarının , ithalatı yapılan malların satış faturası ile proforma faturalarında yer alan bedelleri arasındaki farktan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, «gümrük beyannamesi» verebilmesi için kendisine davacı tarafından orijinal «fatura» ile birlikte proforma faturanın da verildiği, orijinal faturada yer alan bedelin proforma faturasında yazılı miktardan düşük olmasının vergi «kaybına» neden olduğu, Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu beyanının verilmesinde ise davalının «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 35.127 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı şirketin, gümrük idaresince yapılan bu uygulamanın, kanuna aykırılığını iddia edip proforma faturaların, «gümrük beyannamesine» esas alınamayacağına dair sunduğu Danıştay kararı da göz önüne alındığında, davacının öncelikle, idari yargı yoluna başvurarak, ilgili vergi cezasına ilişkin karar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2648 E. 2015/10596 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · maddi tazminat · avans faizi
Benzer bu karardaA..'ye yönelik davanın kısmen kabulü ile, 1.099,00 TL onarım gideri ile 1.000,00 TL «mahrum kalınan» kar olmak üzere toplam 2.099,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı B.İthalat Tic.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/663 E. , 2023/3397 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1273 Esas, 2021/1248 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/441 E., 2019/443 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemi olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafından verilen siparişler nedeniyle proforma faturalar düzenlendiğini, 10.03.2017 tarih ve 21.099,82 euro tutarlı "Tanita Tikaram" lenslerine ilişkin proforma fatura bedelinden 10.099,82 euro bakiye tutarın ödenmediğini, 09.09.2017 tarih ve 23.850,00 euro tutarlı "Mina Mia" lenslerine ilişkin proforma fatura bedelinin de ödenmediğini, Clisol Solüsyonları için verilmiş siparişi de hazır ederek 03.03.2017 tarihli 29.850,00 euro tutarlı proforma faturayı davalıya ilettiğini, davalı tarafça hiçbir sebep gösterilmeden tek taraflı olarak sipariş iptal edildiğinden müvekkilinin üretici firmalara karşı itibarının zedelendiğini ve zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalının takibe itirazının iptaline, takibin aynen devamına, takip talebinde belirtildiği şekli ile euro cinsinden gösterilen asıl alacak kalemlerine takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca bir yıl vadeli euro mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığının tahsili ile Türk Lirası cinsi asıl alacak kalemlerine ise takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; proforma faturalara konu ürünlere ilişkin geçmiş siparişlerde ayıpların tespit edildiğini, bu sebeple ürünlerin satılamadığını, müvekkili şirketin kabul etmediği proforma faturalardan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 01.08.2015 tarihli Özel Marka Üretim Sözleşmesi ile ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından davalı için üretilen 10.03.2017 tarihli fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği, takip konusu bedelden 10.099,82 euro'nun bu faturadan kaynaklandığı, davalı tarafından her ne kadar bu faturaya ilişkin ürünlerde ayıp olduğu iddia edilmiş ise dava açıldıktan sonra ayıbın davalı tarafından ispatlanması gerektiği halde herhangi bir delil sunulmadığı bakiye fatura miktarı olan bu miktardan sorumlu bulunduğu, takip konusu yapılan 09.09.2017 tarihli 23.850,00 euro tutarlı fatura yönünden üretimin davacı tarafından gerçekleştirildiği ve davalıya teslime hazır hale getirildiği, dosyada bulunan mail yazışmalarından davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderilen yazışmada teslim edilen ürün fatura bakiyesi ve teslim edilmeyen Mina Mia kontak lensleri fatura tutarı toplamı 33.950,00 euro'nun ödeneceğinin de bildirildiği, davacının sair taleplerinin yargılama gideri olmadığı, davacının kendi insiyatifi ile yapmış olduğu giderler olup kendisi tarafından katlanılması gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davacı elinde bulunan proforma fatura konusu ürünlerin davalıya teslimi şartı ile davalının takibe itirazının 33.949,82 euro asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren bu döviz cinsine kamu bankalarının bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının şartları bulunmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya özel üretim yapıldığını, ancak davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini, ayıp ihbarı yada ödemezlik definin de ileri sürülmediğini, üretilen malların depoda beklediğini, başkasına satılamayacağını, davalıyla görüşme yapmak üzere şirket yetkililerinin İstanbul'a geldiğini ve seyahat ve konaklama masrafı yaptıklarını, ayrıca hukuki yardım aldığına dair avukatlık serbest meslek makbuzu aldığını, bu kapsamda tüm zararlarının karşılanması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını, davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğini, ticari defter ve kayıtların incelenmediğini, peşin ödemeye dair anlaşma olmadığını, önceki mallar ayıplı çıktığı için siparişleri iptal ettiğini, fatura konusu malların teslim edilmediğini, mahkemenin yetkili olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 10.03.2017 ve 09.09.2017 tarihli proforma fatura alacakları ve sair giderlerin icra takibine konu edildiği, 10.03.2017 proforma faturada yer alan ürünler yönünden süresinde ayıp ihbarında bulunmadığından ayıba yönelik savunma sebeplerinin dinlenilmesinin mümkün olmadığı, 10.099,82 euro bakiye borçtan davalının sorumlu olduğu, 09.09.2017 tarihli proforma faturadaki emtianın ise davalı tarafından kabul edilmediği, proforma fatura şeklinde düzenlenen faturanın icap niteliğinde olduğu, ancak davalı tarafından kabul edildiğinin ispatlanmadığı, davacının 09.09.2017 tarihli proforma fatura yönünden borçluyu takip hakkının bulunmadığı gerekçesiyle her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine, davanın kısmen kabulü ile takibe itirazın kısmen iptaliyle 10.099,82 euro alacağın, icra takip tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte, tahsil tarihindeki Merkez bankası efektif satış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına;
fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, davacı yararına kabul edilen miktarın takdiren %20'si oranında hesaplanmış olan 10.520,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının mail yazışmaları ile ödeme yapacağını bildirdiğini ancak yapmadığını, ayıp ihbarında da bulunmadığını, üretimlerin davalı için yapıldığını ve üçüncü kişilere satılamayacağını, görüşme için şirket yetkililerinin İstanbul'a gelmek zorunda kaldıklarını, bu masrafları da talep etme hakkının olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; proforma faturaların icap niteliğinde olduğunu, kabul beyanında bulunmadıklarını, eksik inceleme ile sonuca varıldığını, ticari defter ve kayıtların incelenmediğini, yapılan kısmi ödemenin de iadesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, proforma faturaya dayalı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97 nci maddesi ile 223 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin bir diğerinden alınarak yekdiğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111056300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz