Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6795 E. 2010/12877 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümrük beyannamesi↗ tacirler arası hizmet sözleşmesi↗ ba beyannamesi↗ tacirler arası dava↗ rücuen tazminat↗ hizmet sözleşmesi↗ kâr kaybı↗ fatura↗ tacir↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, gümrük beyannamesi verebilmesi için kendisine davacı tarafından orijinal fatura ile birlikte proforma faturanın da verildiği, orijinal faturada yer alan bedelin proforma faturasında yazılı miktardan düşük olmasının vergi kaybına neden olduğu, Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu beyanının verilmesinde ise davalının kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 35.127 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup dosya içeriğinden, davacı şirkete kesilen vergi cezalarının , ithalatı yapılan malların satış faturası ile proforma faturalarında yer alan bedelleri arasındaki farktan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin, gümrük idaresince yapılan bu uygulamanın, kanuna aykırılığını iddia edip proforma faturaların, gümrük beyannamesine esas alınamayacağına dair sunduğu Danıştay kararı da göz önüne alındığında, davacının öncelikle, idari yargı yoluna başvurarak, ilgili vergi cezasına ilişkin kararın iptali ile yapılan ödemenin iadesini talep etmesi gerekirken, bu imkan kullanılmaksızın, oluşan zararın tazmini için doğrudan davalıya başvurulması doğru olmadığından mahkemece, değinilen hususlar değerlendirilmeksizin, yazılı gerekçe ile davalı aleyhine hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2919 E. 2012/9098 K.
Ortak:fatura
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, «gümrük beyannamesi» verebilmesi için kendisine davacı tarafından orijinal «fatura» ile birlikte proforma faturanın da verildiği, orijinal faturada yer alan bedelin proforma faturasında yazılı miktardan düşük olmasının vergi «kaybına» neden olduğu, Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu beyanının verilmesinde ise davalının «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 35.127 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ın gönderildiği, proforma faturanın ön bilgi veya teklif amaçlı bir belge niteliği taşıdığı, davacı şirket tarafından bu proforma faturaya istinaden swift mesajında «fatura» numarası ve tutarının da yazıldığı ve gönderilen tutarın ihracat bedeli olduğu, dava dışı ihracatçı şirket tarafından bunun ihracat bedeli olmadığı ve sehven o şekilde yazıldığı ileri sürülmüş ise de bu beyanın hem swift mesajı ile uyumlu olmadığı, hem de bankanın yapacağı değerlendirme ile bu bedelin niteliğini tespit etmesine mani olmadığı, esasen böyle bir bedelin ancak ihracatçı tarafından döviz beyan tutanağının «ibrazı» ile ödenmesi gerektiği, döviz beyan tutanağı olmaksızın 50.000,00 USD'yi aşan bir ihracat bedelinin bir başka hesaba aktarılmasının kanuni düzenlemelere aykırılık …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… ın gönderildiği, proforma faturanın ön bilgi veya teklif amaçlı bir belge niteliği taşıdığı, davacı şirket tarafından bu proforma faturaya istinaden swift mesajında «fatura» numarası ve tutarının da yazıldığı ve gönderilen tutarın ihracat bedeli olduğu, dava dışı ihracatçı şirket tarafından bunun ihracat bedeli olmadığı ve sehven o şekilde yazıldığı ileri sürülmüş ise de bu beyanın hem swift mesajı ile uyumlu olmadığı, hem de bankanın yapacağı değerlendirme ile bu bedelin niteliğini tespit etmesine mani olmadığı, esasen böyle bir bedelin ancak ihracatçı tarafından döviz beyan tutanağının «ibrazı» ile ödenmesi gerektiği, döviz beyan tutanağı olmaksızın 50.000,00 USD'yi aşan bir ihracat bedelinin bir başka hesaba aktarılmasının kanuni düzenlemelere aykırılık …
Davalı taraf «bozma sonrası» alınan rapora karşı özel bilgiye ilişkin olarak ciddi itirazlar ileri sürmüştür.
Bu durumda, mahkemece davalının itirazlarının karşılanması için bilirkişilerden ek rapor alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2434 E. 2024/5052 K.
Ortak:fatura
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, «gümrük beyannamesi» verebilmesi için kendisine davacı tarafından orijinal «fatura» ile birlikte proforma faturanın da verildiği, orijinal faturada yer alan bedelin proforma faturasında yazılı miktardan düşük olmasının vergi «kaybına» neden olduğu, Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu beyanının verilmesinde ise davalının «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 35.127 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… dilekçesinde; müvekkilinin 35.000,00 euro ve 25.000,00 euro bedelli iki adet CNC torna makinelerini davalıdan satın almak üzere anlaştıklarını, davalının bu konuda «proforma fatura» düzenlediğini, proforma faturaya dayalı olarak müvekkilinin davalıya 28.05.2018 tarihinde banka yoluyla iki kalem halinde toplam 60.000,00 euro ödemede bulunduğunu, ancak davalının CNC makinelerini müvekkiline «teslim» etmediğini, bunun üzerine müvekkilinin 14.09.2018 tarihli noter «ihtarnamesi» ile «sözleşmenin feshini» davalıya bildirerek avans olarak ödediği 60.000,00 euronun iadesini de istediğini, davalının aldığı avansı iade etmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazda bulunması nedeniyle takibin durduğundan ve «zorunlu arabuluculuk» görüşmelerinden de sonuç alınamadığını ileri sürerek itirazın iptalini ve «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
… MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile banka havalesinin bir borcun edasına yönelik olduğu, ancak davacının sunduğu «havale» dekontlarında «şerhler» bulunduğu, şerhlere itibar edileceği, şerh varken aksini iddia eden havale alıcısı bu iddiasını ispatlaması gerektiği, havalelerde şerh dahi olmasaydı davalının düzenlediği 60.000,00 euro bedelli «proforma fatura» ile banka havalelerinin miktarı aynı olduğundan havalelerin avans olduğunun yine kabulü gerekeceği, aynı miktarlı havalelerin proforma fatura ile ilgisinin olmadığını «ispat yükü» davalının üzerinde olduğu, davalı hiçbir konuda delil ve belge sunmadığı, davalı CNC makinelerini davacıya «teslim» etmediği gibi aldığı avansı da iade etmediğinden 60.000,00 euroyu davacıya iadeden sorumlu olduğu, davacı davalıya noter «ihtarnamesi» göndererek 60.000,00 euronun 3 gün içinde ödenmesini istediği ve ihtarnamenin davalıya 19.09.2018 tarihinde usulen tebliğ edilmekle davalı 23.09.2018 tarihinde «temerrüde» düşdüğü, 23.09.2018 tarihinden icra takibinin başlatıldığı 05.10.2018 tarihine kadar 12 gün karşılığı yıllık %3,30 döviz faizi karşılığı 66,00 euro işlemiş faizden de davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile icra takibine 60.000,00,00 euro «asıl alacak», 66,00 euro «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 66.066,00 euro ve asıl alacağa takip tarihi olan 05.10.2018 tarihinden itibaren takip talebinde belirtildiği gibi döviz faizi uygulanmak suretiyle devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çözümü gereken ihtilafların davaya sebep olarak gösterilen «havale» dekontlarına konu havale tutarlarının proforma faturaya ilişkin olup olmadığı, havale dekontundaki «şerhin» ne olduğu, usul hukuku açısından, proforma faturanın ispat aracı niteliği mevcut olup olmadığı, havale dekontlarına konu havale tutarlarının iddia edilen makinelere ilişkin ödeme yapıldığına dair kayıt/şerhin mevcut olup olmadığı hususlarında toplandığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.01.2018 tarih 2018/19-4 E., 2018/80 K. sayılı ilamında belirtildiği gibi proforma faturanın, «fatura» gibi usul/ispat hukuku ile ilgisinin olmadığını, bu anlamda delil olarak kullanılamayacağını, havale dekontları ile proforma faturadaki bedeller karşılaştırılması yapıldığında havale dekontlarında, bu proforma faturaya ilişkin herhangi bir atıf veya herhangi bir şerh mevcut olmadığı gibi proforma faturadaki bedeller ile havale dekontlarındaki bedeller de örtüşmediğini, «ispat külfetinin» davalıda olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:proforma fatura · zorunlu arabuluculuk · arabuluculuk · i̇i̇k 265 · ispat külfeti · satış sözleşmesi · sözleşmenin feshi · maddi hata
Benzer bu kararda… dilekçesinde; müvekkilinin 35.000,00 euro ve 25.000,00 euro bedelli iki adet CNC torna makinelerini davalıdan satın almak üzere anlaştıklarını, davalının bu konuda «proforma fatura» düzenlediğini, proforma faturaya dayalı olarak müvekkilinin davalıya 28.05.2018 tarihinde banka yoluyla iki kalem halinde toplam 60.000,00 euro ödemede bulunduğunu, ancak davalının CNC makinelerini müvekkiline «teslim» etmediğini, bunun üzerine müvekkilinin 14.09.2018 tarihli noter «ihtarnamesi» ile «sözleşmenin feshini» davalıya bildirerek avans olarak ödediği 60.000,00 euronun iadesini de istediğini, davalının aldığı avansı iade etmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazda bulunması nedeniyle takibin durduğundan ve «zorunlu arabuluculuk» görüşmelerinden de sonuç alınamadığını ileri sürerek itirazın iptalini ve «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuk Dairesinin 28.12.2021 tarih, 2020/«265» E., 2021/5392 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi uygulamada sıkça rastlanan ve sözleşmenin imzalanmasından önce malın fiyatını, özelliklerini vs. göstermek amacıyla düzenlenen proforma faturanın icap niteliğinde olduğu, geçerli «satış sözleşmesinin» bulunmadığı hallerde, düzenlenen böyle bir belge «fatura» niteliği taşımayacağı, ancak icap mahiyetinde olabileceği, davacı tarafından davalıya gönderilen «havale» dekontlarında ithalat dosya transferi olduğunu ve CNC torna tezgahı olduğunun belirtildiği, proforma faturada makinelerin ödemeden sonra 30 gün içinde «teslim» edileceğinin yazılı olduğu, davalının makinelerin teslim edildiği hususunda bir iddiasının bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin hüküm kısmında 60.000,00 euro «asıl alacak», 66,00 euro «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 60.066,00 euroya hükmetmesi gerekirken kısa karar ve gerekçeli kararda 66.066,00 euro olarak yazıldığı, bunun «maddi hata» olduğu, yapılan maddi hatanın her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin ist …
… MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile banka havalesinin bir borcun edasına yönelik olduğu, ancak davacının sunduğu «havale» dekontlarında «şerhler» bulunduğu, şerhlere itibar edileceği, şerh varken aksini iddia eden havale alıcısı bu iddiasını ispatlaması gerektiği, havalelerde şerh dahi olmasaydı davalının düzenlediği 60.000,00 euro bedelli «proforma fatura» ile banka havalelerinin miktarı aynı olduğundan havalelerin avans olduğunun yine kabulü gerekeceği, aynı miktarlı havalelerin proforma fatura ile ilgisinin olmadığını «ispat yükü» davalının üzerinde olduğu, davalı hiçbir konuda delil ve belge sunmadığı, davalı CNC makinelerini davacıya «teslim» etmediği gibi aldığı avansı da iade etmediğinden 60.000,00 euroyu davacıya iadeden sorumlu olduğu, davacı davalıya noter «ihtarnamesi» göndererek 60.000,00 euronun 3 gün içinde ödenmesini istediği ve ihtarnamenin davalıya 19.09.2018 tarihinde usulen tebliğ edilmekle davalı 23.09.2018 tarihinde «temerrüde» düşdüğü, 23.09.2018 tarihinden icra takibinin başlatıldığı 05.10.2018 tarihine kadar 12 gün karşılığı yıllık %3,30 döviz faizi karşılığı 66,00 euro işlemiş faizden de davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile icra takibine 60.000,00,00 euro «asıl alacak», 66,00 euro «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 66.066,00 euro ve asıl alacağa takip tarihi olan 05.10.2018 tarihinden itibaren takip talebinde belirtildiği gibi döviz faizi uygulanmak suretiyle devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çözümü gereken ihtilafların davaya sebep olarak gösterilen «havale» dekontlarına konu havale tutarlarının proforma faturaya ilişkin olup olmadığı, havale dekontundaki «şerhin» ne olduğu, usul hukuku açısından, proforma faturanın ispat aracı niteliği mevcut olup olmadığı, havale dekontlarına konu havale tutarlarının iddia edilen makinelere ilişkin ödeme yapıldığına dair kayıt/şerhin mevcut olup olmadığı hususlarında toplandığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.01.2018 tarih 2018/19-4 E., 2018/80 K. sayılı ilamında belirtildiği gibi proforma faturanın, «fatura» gibi usul/ispat hukuku ile ilgisinin olmadığını, bu anlamda delil olarak kullanılamayacağını, havale dekontları ile proforma faturadaki bedeller karşılaştırılması yapıldığında havale dekontlarında, bu proforma faturaya ilişkin herhangi bir atıf veya herhangi bir şerh mevcut olmadığı gibi proforma faturadaki bedeller ile havale dekontlarındaki bedeller de örtüşmediğini, «ispat külfetinin» davalıda olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3588 E. 2020/2053 K.
Ortak:ba beyannamesi · fatura
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, «gümrük beyannamesi» verebilmesi için kendisine davacı tarafından orijinal «fatura» ile birlikte proforma faturanın da verildiği, orijinal faturada yer alan bedelin proforma faturasında yazılı miktardan düşük olmasının vergi «kaybına» neden olduğu, Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu beyanının verilmesinde ise davalının «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 35.127 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı şirketin, gümrük idaresince yapılan bu uygulamanın, kanuna aykırılığını iddia edip proforma faturaların, «gümrük beyannamesine» esas alınamayacağına dair sunduğu Danıştay kararı da göz önüne alındığında, davacının öncelikle, idari yargı yoluna başvurarak, ilgili vergi cezasına ilişkin karar …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesi tüm dosya kapsamına göre; davalının davacının tasarımı olan ürünü, orijinalinden farklı ölçü ve oranlar kullanılmak suretiyle «haksız rekabet» hali olarak düzenlenen TTK m.55/l/a/4 hükmüne aykırılık oluşturarak, tüketici nezdinde çakma tabir edilen taklit veya sahte imalatı da mevcut şeklinde algılanmasına yol açacak şekilde ürettiği, davacının davalıya kestiği «proforma fatura» bilgileri ile davacının 2013 yılı kurumlar vergisi «beyannamesine» göre «yoksun kalınan» kazancın 10.551,00 TL olduğu, bu rakama dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa gereği yıllık %10.50 oranından başlayacak değişen oranlarda faiz işletilmesi gerektiği gerekçeleriyle, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 30.000,00 TL' lik manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın «masrafları» tecavüz edenlerce karşılanmak sureti ile Türkiye' de en yüksek trajlı ilk 3 gazeteden birinde yayınlanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:proforma fatura · istinaf karar harcı · harcın ikmali · yoksun kalınan kâr · istinaf başvurusunun reddi · muhtıra · kesin süre · reeskont faizi
Benzer bu karardaKarara, davalı vekilince «istinaf yoluna başvurulmuş», ancak «istinaf harcı» yatırılmadığından mahkemece, davalı vekiline bir hafta «kesin süre» içerisinde istinaf «harcının ikmal» edilmesi, aksi halde istinaf talebinden vazgeçmiş sayılacağına dair «muhtıra» çıkartılmış; yine süresinde istinaf harcının ikmal edilmediğinden bu kez HMK'nun 344 maddesi gereğince davalı Hitit Mobilya San. ve Tic.
İlk derece mahkemesi tüm dosya kapsamına göre; davalının davacının tasarımı olan ürünü, orijinalinden farklı ölçü ve oranlar kullanılmak suretiyle «haksız rekabet» hali olarak düzenlenen TTK m.55/l/a/4 hükmüne aykırılık oluşturarak, tüketici nezdinde çakma tabir edilen taklit veya sahte imalatı da mevcut şeklinde algılanmasına yol açacak şekilde ürettiği, davacının davalıya kestiği «proforma fatura» bilgileri ile davacının 2013 yılı kurumlar vergisi «beyannamesine» göre «yoksun kalınan» kazancın 10.551,00 TL olduğu, bu rakama dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa gereği yıllık %10.50 oranından başlayacak değişen oranlarda faiz işletilmesi gerektiği gerekçeleriyle, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 30.000,00 TL' lik manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın «masrafları» tecavüz edenlerce karşılanmak sureti ile Türkiye' de en yüksek trajlı ilk 3 gazeteden birinde yayınlanmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının eksik istinaf karar harcını yatırması yönünde «muhtıraya» rağmen süresinde istinaf karar harcını yatırmaması üzerine mahkemece verilen «istinaf başvurusunun reddi» yönündeki 06/03/2019 tarihli ek kararın HMK'nın 344.maddesine uygun olduğu, bu durumda esas kararın ilk istinaf dilekçesine göre «istinaf incelemesinin» yapılması da HMK 346/2. maddeye göre mümkün olmadığından, davalı vekilinin ek karar yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddes …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6795 E. , 2010/12877 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.06.2008 tarih ve 2007/766 - 2008/364 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili tarafından, gümrük işlemlerini takip konusunda vekil olarak tayin edildiğini, davalı şirket tarafından Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne verilen serbest dolaşıma giriş beyannamesinde gümrük kıymetinin eksik beyan edilmesi ve Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonunun yanlış beyan edilmesi sonucu toplamda 40.329 TL para cezasının müvekkili tarafından ödenmek durumunda kalındığını ileri sürerek, 40.329 TL’nın reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, gümrük beyannamesi verebilmesi için kendisine davacı tarafından orijinal fatura ile birlikte proforma faturanın da verildiği, orijinal faturada yer alan bedelin proforma faturasında yazılı miktardan düşük olmasının vergi kaybına neden olduğu, Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu beyanının verilmesinde ise davalının kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 35.127 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup dosya içeriğinden, davacı şirkete kesilen vergi cezalarının , ithalatı yapılan malların satış faturası ile proforma faturalarında yer alan bedelleri arasındaki farktan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin, gümrük idaresince yapılan bu uygulamanın, kanuna aykırılığını iddia edip proforma faturaların, gümrük beyannamesine esas alınamayacağına dair sunduğu Danıştay kararı da göz önüne alındığında, davacının öncelikle, idari yargı yoluna başvurarak, ilgili vergi cezasına ilişkin kararın iptali ile yapılan ödemenin iadesini talep etmesi gerekirken, bu imkan kullanılmaksızın, oluşan zararın tazmini için doğrudan davalıya başvurulması doğru olmadığından mahkemece, değinilen hususlar değerlendirilmeksizin, yazılı gerekçe ile davalı aleyhine hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046381200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz