Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1737 E. 2023/2016 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muaccel borç↗ mazeret↗ ek tasfiye işlemleri↗ aaüt↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ itirazın iptali davası↗ ilamsız icra takibi↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ muacceliyet↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ iptal davası↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/179 E., 2022/441 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka tarafından borçlu Görpa Gıda ... Ltd. Şti. aleyhine ilamsız icra takibine başlandığını, söz konusu takibin borçlunun itirazı üzerine durduğunu, itiraz üzerine duran takibin devamı için Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/562 E. sayılı dosyasında itirazın iptaline ilişkin dava açıldığını, bu aşamada borçlu şirketin 01.06.2020 tarihi itibariyle tasfiye edilip terkin edildiğinin ortaya çıktığını, itirazın iptali davası sırasında borçlu şirketin ihyasına yönelik dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek borçlu Görpa Gıda Fındık İnşaat Turizm Kimyevi Maddeler İthalat İhracat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü davaya cevap vermemiştir.
2.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin usulüne uygun şekilde terkin edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Tasfiye Halinde Gör-Pa Gıda Fındık İnşaat Turizm Kimyevi Maddeler İthalat İhracat Pazarlama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/562 Esas sayılı dosyasıyla (davaya esas olan icra takip dosyasını da kapsayacak şekilde) sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak dahili davalı ...’nın atanmasına, davacı tarafından sarf edilen toplam 286.65 TL yargılama gideri ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin dahili davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine
karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dahihi davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin usule uygun şekilde tasfiye edilip terkin edilmesine ve ihya koşullarının somut olayda gerçekleşmemiş olmasına karşın yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, aksinin kabulü halinde dahi yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, öte yandan sağlık sorunları ve yaş sebebiyle başka bir tasfiye memurunun görevlendirilmesi talebinin reddinde de isabet bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/562 E. sayılı dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanması adına ihya kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, borçlu şirketin tek ortaklı olduğu, tasfiye işlemlerinin de ... tarafından yerine getirildiği görülmekle, bu haliyle son tasfiye memurunun ek tasfiye işlemleri için görevlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, her ne kadar tasfiye memurunun da mazeret belirterek ek tasfiye işlemleri için başka birinin görevlendirilmesi talep edilmiş ise de mazereti delillendirmeye yönelik dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı gibi gerektiği takdirde mahkemece tasfiye memurunun değiştirilmesine yönelik karar alınabilecek olmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı temyiz dilekçesinde özetle; terkin edilen şirket hakkında 07.09.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığını, şirketin ise 01.06.2020 tarihinde terkin edildiğini, terkin tarihinde muaccel bir borç ve açılmış bir takip yada derdest bir dava bulunmadığından davacının ihya talebinde hukuki yarar bulunmadığını, ve yine terkin tarihinde muaccel bir borç ve açılmış bir takip yada derdest bir dava bulunmadığından tasfiyenin eksik yapıldığından bahisle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafça açılan itirazın iptali davasında taraf teşkili sağlanmak üzere yetki veren mahkeme ile ihya kararının verilmesinde hukuki yarar bulunduğunun tespiti ve ihya kararının aynı mahkemece verildiğini bu hususun Anayasa'nın 9 uncu maddesinde belirtilen mahkemelerin tarafsızlığı ilkesine aykırı olduğunu, sağlık sorunları ve yaşının ilerlemiş olması nedeniyle başka bir tasfiye memuru atanması talebinin de incelenmeksizin reddedildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1551 E. 2012/2934 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · hisse devri · kötüniyet · ibraz
Benzer bu kararda… imited Şirketi'ndeki 160 hissesini ...'ya sattığı, satış bedelini ...'dan nakten ve tamamen aldığı hususunun sözleşmede yer aldığı, davacı tarafından icra dosyasına «ibraz» edilen ve takibe konu yapılan 27.11.2006 tarihli "Tutanaktır" başlıklı yazılı belgede ise davacı ...'in %50 olan hissesini ...'ya 40.000 YTL bedelle devrettiği, bu bedelin 10.000 YTL'sinin peşin, kalanın taksitle ödeneceğinin yazılı olduğu, Görele Noterliğinde yapılan sözleşmede davacı ...'in «hisse devrine» ilişkin alacağını ...'dan nakten ve tamamen almış olduğunu beyan etmesi karşısında, davacının hisse devrine ilişkin alacağını davalıdan almadığını aynı değerde ve daha sonraki tarihli başka bir belge ile ispat etmesi gerektiğinden davanın ve «kötüniyet tazminatlarının» reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.03.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9762 E. 2011/2707 K.
Ortak:limited şirket
Benzer bu karardaDava, «limited şirket» hisse devir bedelinin tahsiline dayalı «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Aynı tarihli noterde düzenlenen «limited şirket hisse devri sözleşmesinin» de bu belgeye istinaden düzenlendiği ve bu sözleşmede de hisse devir bedelinin 40.000 TL olduğu belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket hisse devri · hisse devri sözleşmesi · kötüniyet tazminatı · ikrar · hisse devri · icra takibine itiraz · kötüniyet · ibraz
Benzer bu kararda… imited Şirketi'ndeki 160 hissesini ...'ya sattığı, satış bedelini ...'dan nakten ve tamamen aldığı hususunun sözleşmede yer aldığı, davacı tarafından icra dosyasına «ibraz» edilen ve takibe konu yapılan 27.11.2006 tarihli "Tutanaktır" başlıklı yazılı belgede ise davacı ...'in %50 olan hissesini ...'ya 40.000 YTL bedelle devrettiği, bu bedelin 10.000 YTL'sinin peşin, kalanın taksitle ödeneceğinin yazılı olduğu, Görele Noterliğinde yapılan sözleşmede davacı ...'in «hisse devrine» ilişkin alacağını ...'dan nakten ve tamamen almış olduğunu beyan etmesi karşısında, davacının hisse devrine ilişkin alacağını davalıdan almadığını aynı değerde ve daha sonraki tarihli başka bir belge ile ispat etmesi gerektiğinden davanın ve «kötüniyet tazminatlarının» reddine karar verilmiştir.
Aynı tarihli noterde düzenlenen «limited şirket hisse devri sözleşmesinin» de bu belgeye istinaden düzenlendiği ve bu sözleşmede de hisse devir bedelinin 40.000 TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, aynı gün taksitle ödenmesi kararlaştırılan hisse devir bedelinin tamamının aynı gün ödenmesinin hayatın olağan koşullarına aykırı olduğu nazara alınarak, noterde düzenlenen «hisse devri sözleşmesinin» aksinin ispatlanmış sayılacağı kabul edilip buna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Dava, «limited şirket» hisse devir bedelinin tahsiline dayalı «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1983 E. 2019/103 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9619 E. 2010/10942 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece davacılardan ... için 16.562,98 TL «maddi tazminat» ve 6.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, davacılardan ... için ise maddi tazminat talebi sigorta şirketinin ödemesiyle konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» ve 9.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 12.04.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalılar yararına bozulmuştur.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12240 E. 2014/13496 K.
Ortak:yetki · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2021/562 E. sayılı dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanması adına «ihya» kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, borçlu şirketin tek ortaklı olduğu, «tasfiye» işlemlerinin de ... tarafından yerine getirildiği görülmekle, bu haliyle «son» tasfiye memurunun ek «tasfiye işlemleri» için «görevlendirilmesinde» bir isabetsizlik bulunmamasına, her ne kadar tasfiye memurunun da «mazeret» belirterek ek tasfiye işlemleri için başka birinin görevlendirilmesi talep edilmiş ise de mazereti delillendirmeye yönelik dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve b …
İstinaf Sebepleri Dahihi davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin usule uygun şekilde «tasfiye» edilip «terkin» edilmesine ve ihya koşullarının somut olayda gerçekleşmemiş olmasına karşın yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, aksinin kabulü halinde dahi «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, öte yandan sağlık sorunları ve yaş sebebiyle başka bir tasfiye memurunun «görevlendirilmesi» talebinin reddinde de isabet bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri Dahili davalı temyiz dilekçesinde özetle; «terkin» edilen şirket hakkında 07.09.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığını, şirketin ise 01.06.2020 tarihinde terkin edildiğini, terkin tarihinde «muaccel» bir borç ve açılmış bir takip yada «derdest» bir dava bulunmadığından davacının «ihya» talebinde «hukuki yarar» bulunmadığını, ve yine terkin tarihinde muaccel bir borç ve açılmış bir takip yada derdest bir dava bulunmadığından tasfiyenin eksik yapıldığından bahisle davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafça açılan itirazın iptali davasında taraf teşkili sağlanmak üzere «yetki» veren mahkeme ile ihya kararının verilmesinde hukuki yarar bulunduğunun tespiti ve ihya kararının aynı mahkemece verildiğini bu hususun Anayasa'nın 9 uncu maddesinde belirtilen mahkemelerin tarafsızlığı ilkesine aykırı olduğunu, sağlık sorunları ve yaşının ilerlemiş olması nedeniyle başka bir «tasfiye memuru atanması» talebinin de incelenmeksizin reddedildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece; evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda; davacı alacaklının 14/09/2013 düzenleme tarihli «bonoya» istinaden «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu; ancak İİK'nun «258»/«son» maddesinin yollaması ile ihtiyati haciz taleplerinde HMK «genel yetki» kuralları geçerli olup borçlu olan karşı tarafın adresinin Ankara ili olduğunun anlaşıldığı, İİK 50/1. maddesindeki düzenleme gereğince, akdin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu hususu da irdelendiğinde; bahse konu bonoda «keşide yerinin» bulunmadığı, keşide yerinin bonoda belirtilmemesi halinde «keşidecinin» adının yanındaki adli «yerleşim yerinin» kabul edilebileceği, bu husus dikkate alındığında ve HMK genel yetki kuralları da dikkate alındığında mahkemenin yetkili olmadığı, Ankara Mahkemeleri’nin yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeni ile reddine, dava dosyasının «görevli» yada yetkili Ankara Nöbetçi Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Yine, «kamu düzenine» ilişkin «kesin yetki» halleri dışında mahkeme yetkili olup olmadığını re'sen nazara alamaz.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki · kesin yetki · keşide yeri · i̇i̇k 258 · yerleşim yeri · i̇i̇k 265 · keşideci · ihtiyati haciz
Benzer bu karardaMahkemece; evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda; davacı alacaklının 14/09/2013 düzenleme tarihli «bonoya» istinaden «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu; ancak İİK'nun «258»/«son» maddesinin yollaması ile ihtiyati haciz taleplerinde HMK «genel yetki» kuralları geçerli olup borçlu olan karşı tarafın adresinin Ankara ili olduğunun anlaşıldığı, İİK 50/1. maddesindeki düzenleme gereğince, akdin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu hususu da irdelendiğinde; bahse konu bonoda «keşide yerinin» bulunmadığı, keşide yerinin bonoda belirtilmemesi halinde «keşidecinin» adının yanındaki adli «yerleşim yerinin» kabul edilebileceği, bu husus dikkate alındığında ve HMK genel yetki kuralları da dikkate alındığında mahkemenin yetkili olmadığı, Ankara Mahkemeleri’nin yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeni ile reddine, dava dosyasının «görevli» yada yetkili Ankara Nöbetçi Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
… ldiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati «haciz» isteyen alacaklı vekili ,14.09.2013 düzenleme, 21.12.2013 «vade» tarihli, 10.000 TL bedelli bir adet «bono» karşılığında karşı taraftan alacaklı olduğunu, senedin vadesi geçmiş olmasına rağmen borcun ödenmediğini, borçlunun şu an için alacaklarını karşılamaya yetecek miktarda malı ve alacağı bulunduğunu, ancak yaptıkları tespitlerde, borçlu tarafın bu malları kaçırma hazırlığı içerisinde bulunduğunu ileri sürerek borçluların borcuna yetecek miktarda mallarının üzerine «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiştir.
İstek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen vekili «vadesi» geldiği halde ödenmeyen «bono» nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece «yetkisizlik» nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun «265»/1. maddesi gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı itiraz edebilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1737 E. , 2023/2016 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/57 Esas, 2023/84 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2022/179 E., 2022/441 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka tarafından borçlu Görpa Gıda ... Ltd. Şti. aleyhine ilamsız icra takibine başlandığını, söz konusu takibin borçlunun itirazı üzerine durduğunu, itiraz üzerine duran takibin devamı için Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/562 E. sayılı dosyasında itirazın iptaline ilişkin dava açıldığını, bu aşamada borçlu şirketin 01.06.2020 tarihi itibariyle tasfiye edilip terkin edildiğinin ortaya çıktığını, itirazın iptali davası sırasında borçlu şirketin ihyasına yönelik dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek borçlu Görpa Gıda Fındık İnşaat Turizm Kimyevi Maddeler İthalat İhracat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü davaya cevap vermemiştir.
2.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin usulüne uygun şekilde terkin edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Tasfiye Halinde Gör-Pa Gıda Fındık İnşaat Turizm Kimyevi Maddeler İthalat İhracat Pazarlama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/562 Esas sayılı dosyasıyla (davaya esas olan icra takip dosyasını da kapsayacak şekilde) sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak dahili davalı ...’nın atanmasına, davacı tarafından sarf edilen toplam 286.65 TL yargılama gideri ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin dahili davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine
karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dahihi davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin usule uygun şekilde tasfiye edilip terkin edilmesine ve ihya koşullarının somut olayda gerçekleşmemiş olmasına karşın yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, aksinin kabulü halinde dahi yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, öte yandan sağlık sorunları ve yaş sebebiyle başka bir tasfiye memurunun görevlendirilmesi talebinin reddinde de isabet bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/562 E. sayılı dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanması adına ihya kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, borçlu şirketin tek ortaklı olduğu, tasfiye işlemlerinin de ... tarafından yerine getirildiği görülmekle, bu haliyle son tasfiye memurunun ek tasfiye işlemleri için görevlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, her ne kadar tasfiye memurunun da mazeret belirterek ek tasfiye işlemleri için başka birinin görevlendirilmesi talep edilmiş ise de mazereti delillendirmeye yönelik dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı gibi gerektiği takdirde mahkemece tasfiye memurunun değiştirilmesine yönelik karar alınabilecek olmasına göre;
kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı temyiz dilekçesinde özetle; terkin edilen şirket hakkında 07.09.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığını, şirketin ise 01.06.2020 tarihinde terkin edildiğini, terkin tarihinde muaccel bir borç ve açılmış bir takip yada derdest bir dava bulunmadığından davacının ihya talebinde hukuki yarar bulunmadığını, ve yine terkin tarihinde muaccel bir borç ve açılmış bir takip yada derdest bir dava bulunmadığından tasfiyenin eksik yapıldığından bahisle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafça açılan itirazın iptali davasında taraf teşkili sağlanmak üzere yetki veren mahkeme ile ihya kararının verilmesinde hukuki yarar bulunduğunun tespiti ve ihya kararının aynı mahkemece verildiğini bu hususun Anayasa'nın 9 uncu maddesinde belirtilen mahkemelerin tarafsızlığı ilkesine aykırı olduğunu, sağlık sorunları ve yaşının ilerlemiş olması nedeniyle başka bir tasfiye memuru atanması talebinin de incelenmeksizin reddedildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1110020000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz