İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8656 E. 2023/2471 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gönderici sorumluluğu↗ gemi adamı↗ ifa yeri↗ yabancılık unsuru↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ izafeten dava↗ donatan↗ sorumluluk sigortası↗ ihtisas mahkemesi↗ yetki itirazı↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ zayi↗ icra takibine itiraz↗ ifa↗ usulden reddi↗ tebligat↗ esastan ret↗ yetki↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2020/99 E., 2021/143 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince mahkemenin yetkisizliği ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı,Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.04.2023 günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat Eda Aydın Yenihayat dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sorumluluk sigortacısı olduğu Sunny Day gemisinin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını ve gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam zayi olduğunu, meydana gelen hasarın tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, bu nedenle Sunny Day gemisi donatanı, taşıyanı, işleteni, acentesi ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.’nin sigorta sözleşmesine tazminat görüşmelerine aracılık etmesi nedeniyle davalı şirkete izafeten Bora Sigortacılık şirketine tebligat gönderildiğini, davalı sorumluluk sigortacısının da geminin donatanı, taşıyanı ve gemi adamlarının kusurları sonucu batan gemide zayi olan emtia zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluk sigortacısı olduğunu ve Romanya’da mukim bulunduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş mahkemeleri olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafın talebini öncelikle donatana yöneltebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta poliçesini düzenleyen […]A. Insurance and Reınsurance Co. S.A. ile bu şirketi devralan davalı S.C. Generali Romania Asiguarare […]A. yurt dışında mukim oldukları, Türk Mahkemelerinin yetkili hale gelmesi için sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması gerektiği, Sunny Day gemisinin sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin Romanya/Bükreş'te bulunduğu ve sigorta poliçesinin de yurt dışında düzenlendiğinin anlaşıldığı, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen yetkisizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesi yarınca müvekkilinin uğradığı zararı doğrudan davalı sigorta şirketinden isteme hakkı bulunduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine göre Türk hukukunun uygulanacağını, sözleşme gereği ifa yeri Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türkiye karasularında meydana geldiğini, sigorta poliçesinin düzenlenmesinde ve taraflar arasında tazminata ilişkin yapılan görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin aracılık ettiğini, Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin sigorta sözleşmesine aracılık etmesi nedeni ile […]A. Insurance And Reinsurance'a izafeten Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'ye tebligat gönderildiğini, ilgili şirket tarafından tebligatların alınmasına rağmen herhangi bir itirazda bulunulmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşımada kullanılan Sunny Day gemisinin Panama bayraklı olduğu, geminin klüp sigortacısı olan davalı şirketin de Romanya'da faliyet gösterdiği, dava konusu uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının 5718 sayılı Kanun'a göre değerlendirilmesi gerektiği, dosyaya sunulan sigorta poliçesi ile tercümesinden Sunny Day gemisinin […]A. Insurance and Reınsurance Co. S.A tarafından sigortalandığı, sigorta poliçesinin de yurt dışında düzenlendiğinin anlaşıldığı, […]A. Insurance and Reınsurance Co. S.A ile bu şirketi devralan davalı S.C. Generali Romania Asiguarare […]A. yurt dışında mukim oldukları, Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin sigorta poliçesinin düzenlenmesine aracılık ettiği ve davalı sigorta şirketinin Türkiye acentesi olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, gemi ile taşınan yükün zayii olmasından dolayı meydana gelen zararın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup, uyuşmazlık, davalının yetki itirazının yerinde olup olmadığına ve Türk Mahkemelerinin yargılama yetkisinin bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1686 E. 2023/3933 K.
Ortak:gemi adamı · ifa yeri · yabancılık unsuru · izafeten dava · donatan · sorumluluk sigortası · yetki itirazı · sigorta sözleşmesi · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının «sorumluluk sigortacısı» olduğu Sunny Day gemisinin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını ve gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam «zayi» olduğunu, meydana gelen «hasarın» tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, bu nedenle Sunny Day gemisi «donatanı», «taşıyanı», işleteni, «acentesi» ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.’nin «sigorta sözleşmesine» tazminat görüşmelerine aracılık etmesi nedeniyle davalı şirkete «izafeten» Bora Sigortacılık şirketine «tebligat» gönderildiğini, davalı sorumluluk sigortacısının da geminin donatanı, taşıyanı ve «gemi adamlarının» kusurları sonucu batan gemide zayi olan emtia zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «sorumluluk sigortacısı» olduğunu ve Romanya’da mukim bulunduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş mahkemeleri olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafın talebini öncelikle «donatana» yöneltebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen «yetkisizlik» kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesi yarınca müvekkilinin uğradığı zararı doğrudan davalı sigorta şirketinden isteme hakkı bulunduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine göre Türk hukukunun uygulanacağını, sözleşme gereği «ifa yeri» Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türkiye karasularında meydana geldiğini, «sigorta poliçesinin» düzenlenmesinde ve taraflar arasında tazminata ilişkin yapılan görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin aracılık ettiğini, Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin «sigorta sözleşmesine» aracılık etmesi nedeni ile Ardaf S.A.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının «sorumluluk sigortacısı» olduğu Sunny Day gemisinin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını ve gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam «zayi» olduğunu, meydana gelen «hasarın» tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, bu nedenle Sunny Day gemisi «donatanı», «taşıyanı», işleteni, «acentesi» ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.’nin «sigorta sözleşmesine» tazminat görüşmelerine aracılık etmesi nedeniyle davalı şirkete «izafeten» Bora Sigortacılık şirketine «tebligat» gönderildiğini, davalı sorumluluk sigortacısının da geminin donatanı, taşıyanı ve «gemi adamlarının» kusurları sonucu batan gemide zayi olan emtia zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «sorumluluk sigortacısı» olduğunu ve Romanya’da mukim bulunduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş mahkemeleri olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafın talebini öncelikle «donatana» yöneltebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen «yetkisizlik» kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesi yarınca müvekkilinin uğradığı zararı doğrudan davalı sigorta şirketinden isteme hakkı bulunduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine göre Türk hukukunun uygulanacağını, sözleşme gereği «ifa yeri» Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türkiye karasularında meydana geldiğini, «sigorta poliçesinin» düzenlenmesinde ve taraflar arasında tazminata ilişkin yapılan görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin aracılık ettiğini, Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin «sigorta sözleşmesine» aracılık etmesi nedeni ile Ardaf S.A.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1463 E. 2023/3758 K.
Ortak:gemi adamı · ifa yeri · yabancılık unsuru · izafeten dava · donatan · sorumluluk sigortası · yetki itirazı · sigorta sözleşmesi · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının «sorumluluk sigortacısı» olduğu Sunny Day gemisinin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını ve gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam «zayi» olduğunu, meydana gelen «hasarın» tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, bu nedenle Sunny Day gemisi «donatanı», «taşıyanı», işleteni, «acentesi» ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.’nin «sigorta sözleşmesine» tazminat görüşmelerine aracılık etmesi nedeniyle davalı şirkete «izafeten» Bora Sigortacılık şirketine «tebligat» gönderildiğini, davalı sorumluluk sigortacısının da geminin donatanı, taşıyanı ve «gemi adamlarının» kusurları sonucu batan gemide zayi olan emtia zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «sorumluluk sigortacısı» olduğunu ve Romanya’da mukim bulunduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş mahkemeleri olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafın talebini öncelikle «donatana» yöneltebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen «yetkisizlik» kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesi yarınca müvekkilinin uğradığı zararı doğrudan davalı sigorta şirketinden isteme hakkı bulunduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine göre Türk hukukunun uygulanacağını, sözleşme gereği «ifa yeri» Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türkiye karasularında meydana geldiğini, «sigorta poliçesinin» düzenlenmesinde ve taraflar arasında tazminata ilişkin yapılan görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin aracılık ettiğini, Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin «sigorta sözleşmesine» aracılık etmesi nedeni ile Ardaf S.A.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının «sorumluluk sigortacısı» olduğu Sunny Day gemisinin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını ve gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam «zayi» olduğunu, meydana gelen «hasarın» tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, bu nedenle Sunny Day gemisi «donatanı», «taşıyanı», işleteni, «acentesi» ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.’nin «sigorta sözleşmesine» tazminat görüşmelerine aracılık etmesi nedeniyle davalı şirkete «izafeten» Bora Sigortacılık şirketine «tebligat» gönderildiğini, davalı sorumluluk sigortacısının da geminin donatanı, taşıyanı ve «gemi adamlarının» kusurları sonucu batan gemide zayi olan emtia zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «sorumluluk sigortacısı» olduğunu ve Romanya’da mukim bulunduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş mahkemeleri olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafın talebini öncelikle «donatana» yöneltebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen «yetkisizlik» kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesi uyarınca müvekkilinin uğradığı zararı doğrudan davalı sigorta şirketinden isteme hakkı bulunduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine göre Türk hukukunun uygulanacağını, sözleşme gereği «ifa yeri» Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türkiye karasularında meydana geldiğini, «sigorta poliçesinin» düzenlenmesinde ve taraflar arasında tazminata ilişkin yapılan görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin aracılık ettiğini, Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin «sigorta sözleşmesine» aracılık etmesi nedeni ile Ardaf S.A.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1471 E. 2023/3792 K.
Ortak:ifa yeri · izafeten dava · donatan · sorumluluk sigortası · yetki itirazı · sigorta sözleşmesi · acentelik · zayi · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının «sorumluluk sigortacısı» olduğu Sunny Day gemisinin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını ve gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam «zayi» olduğunu, meydana gelen «hasarın» tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, bu nedenle Sunny Day gemisi «donatanı», «taşıyanı», işleteni, «acentesi» ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.’nin «sigorta sözleşmesine» tazminat görüşmelerine aracılık etmesi nedeniyle davalı şirkete «izafeten» Bora Sigortacılık şirketine «tebligat» gönderildiğini, davalı sorumluluk sigortacısının da geminin donatanı, taşıyanı ve «gemi adamlarının» kusurları sonucu batan gemide zayi olan emtia zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «sorumluluk sigortacısı» olduğunu ve Romanya’da mukim bulunduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş mahkemeleri olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafın talebini öncelikle «donatana» yöneltebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Generali Romania Asiguarare Reasigurare S.A. yurt dışında mukim oldukları, Türk Mahkemelerinin yetkili hale gelmesi için «sigorta poliçesinin» sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da «acentesi» tarafından düzenlenmiş olması gerektiği, Sunny Day gemisinin «sorumluluk sigortacısı» olan davalı sigorta şirketinin Romanya/Bükreş'te bulunduğu ve sigorta poliçesinin de yurt dışında düzenlendiğinin anlaşıldığı, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaS.A.'nın (Ardaf S.A.) «sorumluluk sigortacısı» olduğu Sunny Day gemisinin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını ve gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam «zayi» olduğunu, zararın tazmini için Ardaf S.A. ile yapılan görüşmelerin neticesiz kalması nedeniyle Sunny Day gemisi «donatanı», «taşıyanı», işleteni, «acentesi» ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hiz.
… tilen kararı ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 46 ncı maddesinde bir davada ileri sürülen alacak talebi «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanıyor ise davaya bakmaya yetkili olan mahkemenin sigortacının esas iş yeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubenin ya da «acentesinin» Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi olduğu hükmünün düzenlendiği, davacı taraf tazminat talebini davalı ile «donatan» arasındaki «sorumluluk sigortasına» dayandırdığından yetkili mahkemenin anılan Kanun'un 46 ncı maddesine göre belirlenmesi gerektiği, «sigorta poliçesini» düzenleyen Ardaf S.A. ile bu şirketi devralan davalı S.C.
… aret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesi uyarınca müvekkilinin zararını doğrudan davalı sigorta şirketinden talep edebileceğini, zarar görenin doğrudan «sorumluluk sigortacısına» başvuramaması Türk «kamu düzenine» aykırı bulunduğundan 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un 1478 inci maddesinin usule ilişkin bir madde olduğunu ve usule ilişkin konularda mahkemenin kendi hukukunu uygulayacağını, davalı sigorta şirketi ile sigortalı gemi «donatanı» arasındaki «sigorta sözleşmesinin», müvekkili şirket açısından «üçüncü kişi» yararına kurulmuş bir sözleşme olması nedeniyle müvekkilinin dava hakkının bulunduğunu, sözleşme gereği «ifa yeri» Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türkiye karasularında meydana geldiğini, «sigorta poliçesinin» düzenlenmesinde ve taraflar arasında tazminata ilişkin görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hiz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki itirazı · milletlerarası yetki · haciz ihbarnamesi · husumet itirazı · acentelik sözleşmesi · üçüncü kişi · kamu düzeni · haciz
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile Mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Generali Romania Asiguarare Reasigurare S.A. tarafından devralındığını, Türkiye’deki Generali Sigorta A.Ş.'ye 07.04.2014 tarihinde «haciz ihbarnamesi» gönderilmesi üzerine davalı şirketin itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
S.A. yurt dışında mukim olduklarından dava konusu geminin mevcut «sorumluluk sigortacısı» olan davalı sigorta şirketi Romanya/Bükreşte bulunmakta olup «sigorta poliçesinin» de yurt dışında düzenlendiği anlaşıldığından davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile Mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
… aret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesi uyarınca müvekkilinin zararını doğrudan davalı sigorta şirketinden talep edebileceğini, zarar görenin doğrudan «sorumluluk sigortacısına» başvuramaması Türk «kamu düzenine» aykırı bulunduğundan 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un 1478 inci maddesinin usule ilişkin bir madde olduğunu ve usule ilişkin konularda mahkemenin kendi hukukunu uygulayacağını, davalı sigorta şirketi ile sigortalı gemi «donatanı» arasındaki «sigorta sözleşmesinin», müvekkili şirket açısından «üçüncü kişi» yararına kurulmuş bir sözleşme olması nedeniyle müvekkilinin dava hakkının bulunduğunu, sözleşme gereği «ifa yeri» Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türkiye karasularında meydana geldiğini, «sigorta poliçesinin» düzenlenmesinde ve taraflar arasında tazminata ilişkin görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hiz.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1432 E. 2023/3796 K.
Ortak:yetki/yetkisizlik · İtirazın iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki
Benzer bu kararda… alındığı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 46 ncı maddesine göre bir davada ileri sürülen alacak talebinin «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanması hâlinde davaya bakmaya yetkili mahkemenin, sigortacının esas iş yeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubenin yada «acentesinin» Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davacının davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini, davalı ile «donatan» arasındaki «sorumluluk sigortasına» dayandırdığı, «sigorta poliçesini» düzenleyen ve devralan şirketlerin yurt dışında mukim oldukları, sigorta poliçesinin, sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmediği, iş bu dava yönünden mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1432 E. 2023/3796 K.
Ortak:ifa yeri · yabancılık unsuru · izafeten dava · donatan · sorumluluk sigortası · yetki itirazı · sigorta sözleşmesi · acentelik · yetki/yetkisizlik · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının «sorumluluk sigortacısı» olduğu Sunny Day gemisinin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını ve gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam «zayi» olduğunu, meydana gelen «hasarın» tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, bu nedenle Sunny Day gemisi «donatanı», «taşıyanı», işleteni, «acentesi» ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.’nin «sigorta sözleşmesine» tazminat görüşmelerine aracılık etmesi nedeniyle davalı şirkete «izafeten» Bora Sigortacılık şirketine «tebligat» gönderildiğini, davalı sorumluluk sigortacısının da geminin donatanı, taşıyanı ve «gemi adamlarının» kusurları sonucu batan gemide zayi olan emtia zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «sorumluluk sigortacısı» olduğunu ve Romanya’da mukim bulunduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş mahkemeleri olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafın talebini öncelikle «donatana» yöneltebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Generali Romania Asiguarare Reasigurare S.A. yurt dışında mukim oldukları, Türk Mahkemelerinin yetkili hale gelmesi için «sigorta poliçesinin» sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da «acentesi» tarafından düzenlenmiş olması gerektiği, Sunny Day gemisinin «sorumluluk sigortacısı» olan davalı sigorta şirketinin Romanya/Bükreş'te bulunduğu ve sigorta poliçesinin de yurt dışında düzenlendiğinin anlaşıldığı, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… alındığı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 46 ncı maddesine göre bir davada ileri sürülen alacak talebinin «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanması hâlinde davaya bakmaya yetkili mahkemenin, sigortacının esas iş yeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubenin yada «acentesinin» Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davacının davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini, davalı ile «donatan» arasındaki «sorumluluk sigortasına» dayandırdığı, «sigorta poliçesini» düzenleyen ve devralan şirketlerin yurt dışında mukim oldukları, sigorta poliçesinin, sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmediği, iş bu dava yönünden mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İcra Dairesinin 2008/21748 E. sayılı dosyası ile gemi «donatanı»/ «taşıyanı»/ işleteni/ «acentesi» ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, «sigorta sözleşmesine», tazminat görüşmelerine aracılık/acentelik etmesi nedeniyle davalı şirkete «izafeten» Bora Sigortacılığa «tebligat» gönderildiğini, tebligatın alındığını ve «husumet itirazında» da bulunulmadığını, icra işlemine devam edildiğini, ancak davalının Türkiye’de mal varlığının olmaması nedeniyle bir neticeye varılamadığını, Ardaf S.A.
… valı sigorta şirketinden isteme hakkının mevcut olduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde, "Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk «kamu düzenine» açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz; ..., Türk hukuku uygulanır." denildiğini, bu şekilde Kanun'un koruduğu menfaati ihlal eden sözleşme hükümlerini geçerli sayan İngiliz Hukuku'nun, Türk kamu düzenine aykırı olduğunu, yasal hakların doğrudan P&I Klüplere karşı kullanılmasına olanak sağlayan 6102 sayılı Kanun'un 1478 inci maddesinin müdahaleci norm olduğunu, bu nedenle P&I «sigorta sözleşmesine» uygulanacak devletin hukuku izin vermese bile üçüncü şahsın doğrudan sigortacıya karşı dava açabileceğini, davalı şirkete doğrudan ve Türkiye'de dava açılabileceğini, diğer yandan davalı sigorta şirketi ile gemi «donatanı»/işletmecisi arasındaki sigorta sözleşmesinin müvekkili şirket açısından «üçüncü kişi» yararına kurulmuş bir sözleşme olduğunu, «taşıma sözleşmesi» gereği «ifa yeri» Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türk karasularında meydana geldiğini, bu nedenlerle uygulanması gereken hukukun Türk Hukuku olduğunu, Brüksel I Bıs Tüzüğünün zarar görene zararın meydana geldiği yerde dava açma hakkını tanıdığını, «sigorta poliçesinin» düzenlenmesinde hem de taraflar arasında tazminata ilişkin yapılan görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hiz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki itirazı · milletlerarası yetki · usulsüz tebligat · sorumluluk sınırlaması · taşıyanın sorumluluğu · husumet itirazı · karine · müteselsil sorumluluk
Benzer bu kararda… lı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Romanya’da mukim bir sigorta şirketi olduğunu, yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin «sorumluluk sigortacısı» olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacının talebini öncelikle «donatana» karşı yöneltmediğini ve «zamanaşımının» geçtiğini, davacı tarafın geminin batması olayında taleplerini ilk olarak gemi maliki ve donatana yöneltmekle yükümlü olduğunu, Sunny Day Gemisi'nin «karine» olarak denize, yola ve yüke elverişli olduğunu, seferi gerçekleştiren geminin birçok limana giriş çıkış yaptığını, gerçekleştirdiği seferlerde geminin sıhhati ve belgeler açısından hiçbir sorunla karşılaşmadığını, davacının iddia ettiği «hasar» tutarının fahiş olduğunu, «taşıyanın sorumluluğunun sınırlı» olduğunu belirterek «yetkisiz» Mahkemede açılmış bulunan davanın «usulden reddine» karar verilmesini istemiştir.
… davalı şirketin icra müdürlüğüne itirazda bulunduğunu, itirazın süresinde olmadığından takibin devamına karar verildiğini, davalı şirket tarafından icra mahkemesine «usulsüz tebligatın» tespiti için dava açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, malların «zayi» olmasında «sorumluluk sigortacısı» olan davalı şirketin «müteselsilen sorumlu» olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
… alındığı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 46 ncı maddesine göre bir davada ileri sürülen alacak talebinin «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanması hâlinde davaya bakmaya yetkili mahkemenin, sigortacının esas iş yeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubenin yada «acentesinin» Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davacının davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini, davalı ile «donatan» arasındaki «sorumluluk sigortasına» dayandırdığı, «sigorta poliçesini» düzenleyen ve devralan şirketlerin yurt dışında mukim oldukları, sigorta poliçesinin, sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmediği, iş bu dava yönünden mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İcra Dairesinin 2008/21748 E. sayılı dosyası ile gemi «donatanı»/ «taşıyanı»/ işleteni/ «acentesi» ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, «sigorta sözleşmesine», tazminat görüşmelerine aracılık/acentelik etmesi nedeniyle davalı şirkete «izafeten» Bora Sigortacılığa «tebligat» gönderildiğini, tebligatın alındığını ve «husumet itirazında» da bulunulmadığını, icra işlemine devam edildiğini, ancak davalının Türkiye’de mal varlığının olmaması nedeniyle bir neticeye varılamadığını, Ardaf S.A.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1388 E. 2020/5003 K.
Ortak:donatan · usulden reddi · hasar
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının «sorumluluk sigortacısı» olduğu Sunny Day gemisinin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını ve gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam «zayi» olduğunu, meydana gelen «hasarın» tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, bu nedenle Sunny Day gemisi «donatanı», «taşıyanı», işleteni, «acentesi» ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.’nin «sigorta sözleşmesine» tazminat görüşmelerine aracılık etmesi nedeniyle davalı şirkete «izafeten» Bora Sigortacılık şirketine «tebligat» gönderildiğini, davalı sorumluluk sigortacısının da geminin donatanı, taşıyanı ve «gemi adamlarının» kusurları sonucu batan gemide zayi olan emtia zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «sorumluluk sigortacısı» olduğunu ve Romanya’da mukim bulunduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş mahkemeleri olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafın talebini öncelikle «donatana» yöneltebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Generali Romania Asiguarare Reasigurare S.A. yurt dışında mukim oldukları, Türk Mahkemelerinin yetkili hale gelmesi için «sigorta poliçesinin» sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da «acentesi» tarafından düzenlenmiş olması gerektiği, Sunny Day gemisinin «sorumluluk sigortacısı» olan davalı sigorta şirketinin Romanya/Bükreş'te bulunduğu ve sigorta poliçesinin de yurt dışında düzenlendiğinin anlaşıldığı, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, M/V ORMOND gemisinin «hasarın» meydana gelmesinde sorumluluğu olmadığı, kaldı ki davalının geminin kaptanı veya «donatanı» da olmadığı, davacının «rücuen tazminat» davasını davalıya yöneltemeyeceği, davalının davada «pasif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · rücuen tazminat · pasif husumet · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, M/V ORMOND gemisinin «hasarın» meydana gelmesinde sorumluluğu olmadığı, kaldı ki davalının geminin kaptanı veya «donatanı» da olmadığı, davacının «rücuen tazminat» davasını davalıya yöneltemeyeceği, davalının davada «pasif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8656 E. , 2023/2471 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1516 Esas, 2021/1339 Karar
DAVA TARİHİ 05.03.2020
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2020/99 E., 2021/143 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince mahkemenin yetkisizliği ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı,Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.04.2023 günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat Eda Aydın Yenihayat dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sorumluluk sigortacısı olduğu Sunny Day gemisinin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını ve gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam zayi olduğunu, meydana gelen hasarın tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, bu nedenle Sunny Day gemisi donatanı, taşıyanı, işleteni, acentesi ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.’nin sigorta sözleşmesine tazminat görüşmelerine aracılık etmesi nedeniyle davalı şirkete izafeten Bora Sigortacılık şirketine tebligat gönderildiğini, davalı sorumluluk sigortacısının da geminin donatanı, taşıyanı ve gemi adamlarının kusurları sonucu batan gemide zayi olan emtia zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluk sigortacısı olduğunu ve Romanya’da mukim bulunduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş mahkemeleri olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafın talebini öncelikle donatana yöneltebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta poliçesini düzenleyen […]A. Insurance and Reınsurance Co. S.A. ile bu şirketi devralan davalı S.C. Generali Romania Asiguarare […]A. yurt dışında mukim oldukları, Türk Mahkemelerinin yetkili hale gelmesi için sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması gerektiği, Sunny Day gemisinin sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin Romanya/Bükreş'te bulunduğu ve sigorta poliçesinin de yurt dışında düzenlendiğinin anlaşıldığı, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen yetkisizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesi yarınca müvekkilinin uğradığı zararı doğrudan davalı sigorta şirketinden isteme hakkı bulunduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine göre Türk hukukunun uygulanacağını, sözleşme gereği ifa yeri Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türkiye karasularında meydana geldiğini, sigorta poliçesinin düzenlenmesinde ve taraflar arasında tazminata ilişkin yapılan görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin aracılık ettiğini, Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin sigorta sözleşmesine aracılık etmesi nedeni ile […]A.
Insurance And Reinsurance'a izafeten Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'ye tebligat gönderildiğini, ilgili şirket tarafından tebligatların alınmasına rağmen herhangi bir itirazda bulunulmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşımada kullanılan Sunny Day gemisinin Panama bayraklı olduğu, geminin klüp sigortacısı olan davalı şirketin de Romanya'da faliyet gösterdiği, dava konusu uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının 5718 sayılı Kanun'a göre değerlendirilmesi gerektiği, dosyaya sunulan sigorta poliçesi ile tercümesinden Sunny Day gemisinin […]A. Insurance and Reınsurance Co. S.A tarafından sigortalandığı, sigorta poliçesinin de yurt dışında düzenlendiğinin anlaşıldığı, […]A. Insurance and Reınsurance Co. S.A ile bu şirketi devralan davalı S.C. Generali Romania Asiguarare […]A. yurt dışında mukim oldukları, Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin sigorta poliçesinin düzenlenmesine aracılık ettiği ve davalı sigorta şirketinin Türkiye acentesi olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, gemi ile taşınan yükün zayii olmasından dolayı meydana gelen zararın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup, uyuşmazlık, davalının yetki itirazının yerinde olup olmadığına ve Türk Mahkemelerinin yargılama yetkisinin bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109995100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz