Yurt dışında düzenlenen sorumluluk sigortasından kaynaklanan tazminatta MÖHUK 46 uyarınca Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunmaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1432 E. 2023/3796 K. · · İlk derece: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebinde yetkili mahkeme (MÖHUK 46), sigortacının esas iş yeri ya da poliçeyi yapan şube/acentenin Türkiye'deki yeri mahkemesidir; poliçe yurt dışında düzenlenmiş ve sigortacının Türkiye'de şube/acentesi bulunmuyorsa Türk mahkemeleri milletlerarası yönden yetkisizdir. TTK 1478'deki sigortacıya doğrudan başvuru hakkı, davanın yetkili mahkemede açılmasını gerektirir; kendiliğinden Türk mahkemelerini yetkili kılmaz.
Ele alınan sorunlar
Yurt dışında düzenlenen sorumluluk sigortasından kaynaklanan tazminat talebinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi → ret
İddia: Davacı, TTK 1478 gereği zararını doğrudan sigortacıdan isteme hakkı bulunduğunu, bu maddenin müdahaleci norm olduğunu, ifa yeri ve zararın meydana geldiği yerin Türkiye olduğunu ve aracı şirketin davalının Türkiye acentesi gibi hareket ettiğini ileri sürerek Türk mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmuştur.
Gerekçe: MÖHUK 46 ncı maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebinde yetkili mahkeme, sigortacının esas iş yeri veya sigorta sözleşmesini yapan şube ya da acentenin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesidir. Poliçeyi düzenleyen ve devralan sigorta şirketleri yurt dışında mukim olup poliçe yurt dışında düzenlenmiştir; aracı şirketin davalının Türkiye acentesi olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından Türk mahkemeleri yetkili değildir. TTK 1478 inci maddesindeki doğrudan talep hakkı, bu hakkın yetkili mahkemede ileri sürülmesine ilişkin olup Türk mahkemelerini yetkili hâle getirmez; bu nedenle yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddi yerindedir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Yurt dışında düzenlenen sorumluluk sigortasında Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi ve TTK 1478'in yetki kuralına etkisi yönünden emsal.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında yetkili mahkeme, sigortacının esas iş yeri ya da sigorta sözleşmesini yapan şube veya acentenin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesidir; bu bağlantı yoksa Türk mahkemeleri milletlerarası yönden yetkisizdir.
- Dava şartı
- yetki (milletlerarası yetki)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki↗ sorumluluk sigortası (P&I)↗ doğrudan dava hakkı↗ itirazın iptali↗ acente / şube↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1432 E. 2023/3796 K.
Ortak:milletlerarası yetki · dava şartı · yetki/yetkisizlik · zamanaşımı var · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda… alındığı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 46 ncı maddesine göre bir davada ileri sürülen alacak talebinin «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanması hâlinde davaya bakmaya yetkili mahkemenin, sigortacının esas iş yeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubenin yada «acentesinin» Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davacının davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini, davalı ile «donatan» arasındaki «sorumluluk sigortasına» dayandırdığı, «sigorta poliçesini» düzenleyen ve devralan şirketlerin yurt dışında mukim oldukları, sigorta poliçesinin, sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmediği, iş bu dava yönünden mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… alındığı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 46 ncı maddesine göre bir davada ileri sürülen alacak talebinin «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanması hâlinde davaya bakmaya yetkili mahkemenin, sigortacının esas iş yeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubenin yada «acentesinin» Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davacının davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini, davalı ile «donatan» arasındaki «sorumluluk sigortasına» dayandırdığı, «sigorta poliçesini» düzenleyen ve devralan şirketlerin yurt dışında mukim oldukları, sigorta poliçesinin, sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmediği, iş bu dava yönünden mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki itirazı · usulsüz tebligat · ifa yeri · yabancılık unsuru · sorumluluk sınırlaması · taşıyanın sorumluluğu · izafeten dava · husumet itirazı
Benzer bu karardaİcra Dairesinin 2008/21748 E. sayılı dosyası ile gemi «donatanı»/ «taşıyanı»/ işleteni/ «acentesi» ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, «sigorta sözleşmesine», tazminat görüşmelerine aracılık/acentelik etmesi nedeniyle davalı şirkete «izafeten» Bora Sigortacılığa «tebligat» gönderildiğini, tebligatın alındığını ve «husumet itirazında» da bulunulmadığını, icra işlemine devam edildiğini, ancak davalının Türkiye’de mal varlığının olmaması nedeniyle bir neticeye varılamadığını, Ardaf S.A.
… lı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Romanya’da mukim bir sigorta şirketi olduğunu, yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin «sorumluluk sigortacısı» olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacının talebini öncelikle «donatana» karşı yöneltmediğini ve «zamanaşımının» geçtiğini, davacı tarafın geminin batması olayında taleplerini ilk olarak gemi maliki ve donatana yöneltmekle yükümlü olduğunu, Sunny Day Gemisi'nin «karine» olarak denize, yola ve yüke elverişli olduğunu, seferi gerçekleştiren geminin birçok limana giriş çıkış yaptığını, gerçekleştirdiği seferlerde geminin sıhhati ve belgeler açısından hiçbir sorunla karşılaşmadığını, davacının iddia ettiği «hasar» tutarının fahiş olduğunu, «taşıyanın sorumluluğunun sınırlı» olduğunu belirterek «yetkisiz» Mahkemede açılmış bulunan davanın «usulden reddine» karar verilmesini istemiştir.
… davalı şirketin icra müdürlüğüne itirazda bulunduğunu, itirazın süresinde olmadığından takibin devamına karar verildiğini, davalı şirket tarafından icra mahkemesine «usulsüz tebligatın» tespiti için dava açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, malların «zayi» olmasında «sorumluluk sigortacısı» olan davalı şirketin «müteselsilen sorumlu» olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sunny Day Gemisi'nin Panama bayraklı olduğu, geminin klüp sigortacısı olan davalı şirketin de Romanya'da faliyet gösterdiği, uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, davalı hakkında başlatılan icra takibi ile davanın «sigorta poliçesine» dayandırıldığı, Sunny Day Gemisi'nin «sorumluluk sigortacısının» başlangıçta Ardaf S.A.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1463 E. 2023/3758 K.
Ortak:yetki/yetkisizlik
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi adamı · ifa yeri · yabancılık unsuru · izafeten dava · donatan · sorumluluk sigortası · yetki itirazı · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının «sorumluluk sigortacısı» olduğu Sunny Day gemisinin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını ve gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam «zayi» olduğunu, meydana gelen «hasarın» tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, bu nedenle Sunny Day gemisi «donatanı», «taşıyanı», işleteni, «acentesi» ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.’nin «sigorta sözleşmesine» tazminat görüşmelerine aracılık etmesi nedeniyle davalı şirkete «izafeten» Bora Sigortacılık şirketine «tebligat» gönderildiğini, davalı sorumluluk sigortacısının da geminin donatanı, taşıyanı ve «gemi adamlarının» kusurları sonucu batan gemide zayi olan emtia zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «sorumluluk sigortacısı» olduğunu ve Romanya’da mukim bulunduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş mahkemeleri olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafın talebini öncelikle «donatana» yöneltebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen «yetkisizlik» kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesi uyarınca müvekkilinin uğradığı zararı doğrudan davalı sigorta şirketinden isteme hakkı bulunduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine göre Türk hukukunun uygulanacağını, sözleşme gereği «ifa yeri» Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türkiye karasularında meydana geldiğini, «sigorta poliçesinin» düzenlenmesinde ve taraflar arasında tazminata ilişkin yapılan görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin aracılık ettiğini, Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin «sigorta sözleşmesine» aracılık etmesi nedeni ile Ardaf S.A.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşımada kullanılan Sunny Day gemisinin Panama bayraklı olduğu, geminin klüp sigortacısı olan davalı şirketin de Romanya'da faaliyet gösterdiği, dava konusu uyuşmazlık «yabancılık unsuru» taşıdığından «yetki itirazının» 5718 sayılı Kanun'a göre değerlendirilmesi gerektiği, dosyaya sunulan «sigorta poliçesi» ile tercümesinden Sunny Day gemisinin Ardaf S.A.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1471 E. 2023/3792 K.
Ortak:milletlerarası yetki · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… alındığı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 46 ncı maddesine göre bir davada ileri sürülen alacak talebinin «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanması hâlinde davaya bakmaya yetkili mahkemenin, sigortacının esas iş yeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubenin yada «acentesinin» Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davacının davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini, davalı ile «donatan» arasındaki «sorumluluk sigortasına» dayandırdığı, «sigorta poliçesini» düzenleyen ve devralan şirketlerin yurt dışında mukim oldukları, sigorta poliçesinin, sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmediği, iş bu dava yönünden mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile Mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
S.A. yurt dışında mukim olduklarından dava konusu geminin mevcut «sorumluluk sigortacısı» olan davalı sigorta şirketi Romanya/Bükreşte bulunmakta olup «sigorta poliçesinin» de yurt dışında düzenlendiği anlaşıldığından davalı vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile Mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki itirazı · ifa yeri · haciz ihbarnamesi · izafeten dava · husumet itirazı · acentelik sözleşmesi · donatan · sorumluluk sigortası
Benzer bu kararda… aret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesi uyarınca müvekkilinin zararını doğrudan davalı sigorta şirketinden talep edebileceğini, zarar görenin doğrudan «sorumluluk sigortacısına» başvuramaması Türk «kamu düzenine» aykırı bulunduğundan 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un 1478 inci maddesinin usule ilişkin bir madde olduğunu ve usule ilişkin konularda mahkemenin kendi hukukunu uygulayacağını, davalı sigorta şirketi ile sigortalı gemi «donatanı» arasındaki «sigorta sözleşmesinin», müvekkili şirket açısından «üçüncü kişi» yararına kurulmuş bir sözleşme olması nedeniyle müvekkilinin dava hakkının bulunduğunu, sözleşme gereği «ifa yeri» Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türkiye karasularında meydana geldiğini, «sigorta poliçesinin» düzenlenmesinde ve taraflar arasında tazminata ilişkin görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hiz.
S.A.'nın (Ardaf S.A.) «sorumluluk sigortacısı» olduğu Sunny Day gemisinin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını ve gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam «zayi» olduğunu, zararın tazmini için Ardaf S.A. ile yapılan görüşmelerin neticesiz kalması nedeniyle Sunny Day gemisi «donatanı», «taşıyanı», işleteni, «acentesi» ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hiz.
… VAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Romanya’da mukim bir şirket olması nedeniyle yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin «sorumluluk sigortacısı» olması nedeniyle davacının müvekkiline doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacının talebini öncelikle «donatana» yöneltmesi gerektiğini, geminin denize, yola ve yüke elverişli olduğunu, zararın «teminat» dışı ve talebin fahiş olduğunu, alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… tilen kararı ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 46 ncı maddesinde bir davada ileri sürülen alacak talebi «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanıyor ise davaya bakmaya yetkili olan mahkemenin sigortacının esas iş yeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubenin ya da «acentesinin» Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi olduğu hükmünün düzenlendiği, davacı taraf tazminat talebini davalı ile «donatan» arasındaki «sorumluluk sigortasına» dayandırdığından yetkili mahkemenin anılan Kanun'un 46 ncı maddesine göre belirlenmesi gerektiği, «sigorta poliçesini» düzenleyen Ardaf S.A. ile bu şirketi devralan davalı S.C.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1686 E. 2023/3933 K.
Ortak:yetki/yetkisizlik
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi adamı · ifa yeri · yabancılık unsuru · izafeten dava · donatan · sorumluluk sigortası · yetki itirazı · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının «sorumluluk sigortacısı» olduğu Sunny Day gemisinin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını ve gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam «zayi» olduğunu, meydana gelen «hasarın» tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, bu nedenle Sunny Day gemisi «donatanı», «taşıyanı», işleteni, «acentesi» ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.’nin «sigorta sözleşmesine» tazminat görüşmelerine aracılık etmesi nedeniyle davalı şirkete «izafeten» Bora Sigortacılık şirketine «tebligat» gönderildiğini, davalı sorumluluk sigortacısının da geminin donatanı, taşıyanı ve «gemi adamlarının» kusurları sonucu batan gemide zayi olan emtia zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «sorumluluk sigortacısı» olduğunu ve Romanya’da mukim bulunduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş mahkemeleri olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafın talebini öncelikle «donatana» yöneltebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen «yetkisizlik» kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesi yarınca müvekkilinin uğradığı zararı doğrudan davalı sigorta şirketinden isteme hakkı bulunduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine göre Türk hukukunun uygulanacağını, sözleşme gereği «ifa yeri» Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türkiye karasularında meydana geldiğini, «sigorta poliçesinin» düzenlenmesinde ve taraflar arasında tazminata ilişkin yapılan görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin aracılık ettiğini, Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin «sigorta sözleşmesine» aracılık etmesi nedeni ile Ardaf S.A.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşımada kullanılan Sunny Day gemisinin Panama bayraklı olduğu, geminin klüp sigortacısı olan davalı şirketin de Romanya'da faliyet gösterdiği, dava konusu uyuşmazlık «yabancılık unsuru» taşıdığından «yetki itirazının» 5718 sayılı Kanun'a göre değerlendirilmesi gerektiği, dosyaya sunulan «sigorta poliçesi» ile tercümesinden Sunny Day gemisinin Ardaf S.A.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8656 E. 2023/2471 K.
Ortak:yetki/yetkisizlik · İtirazın iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi adamı · ifa yeri · yabancılık unsuru · izafeten dava · donatan · sorumluluk sigortası · yetki itirazı · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının «sorumluluk sigortacısı» olduğu Sunny Day gemisinin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını ve gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam «zayi» olduğunu, meydana gelen «hasarın» tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, bu nedenle Sunny Day gemisi «donatanı», «taşıyanı», işleteni, «acentesi» ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.’nin «sigorta sözleşmesine» tazminat görüşmelerine aracılık etmesi nedeniyle davalı şirkete «izafeten» Bora Sigortacılık şirketine «tebligat» gönderildiğini, davalı sorumluluk sigortacısının da geminin donatanı, taşıyanı ve «gemi adamlarının» kusurları sonucu batan gemide zayi olan emtia zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «sorumluluk sigortacısı» olduğunu ve Romanya’da mukim bulunduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş mahkemeleri olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafın talebini öncelikle «donatana» yöneltebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen «yetkisizlik» kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesi yarınca müvekkilinin uğradığı zararı doğrudan davalı sigorta şirketinden isteme hakkı bulunduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine göre Türk hukukunun uygulanacağını, sözleşme gereği «ifa yeri» Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türkiye karasularında meydana geldiğini, «sigorta poliçesinin» düzenlenmesinde ve taraflar arasında tazminata ilişkin yapılan görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin aracılık ettiğini, Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin «sigorta sözleşmesine» aracılık etmesi nedeni ile Ardaf S.A.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşımada kullanılan Sunny Day gemisinin Panama bayraklı olduğu, geminin klüp sigortacısı olan davalı şirketin de Romanya'da faliyet gösterdiği, dava konusu uyuşmazlık «yabancılık unsuru» taşıdığından «yetki itirazının» 5718 sayılı Kanun'a göre değerlendirilmesi gerektiği, dosyaya sunulan «sigorta poliçesi» ile tercümesinden Sunny Day gemisinin Ardaf S.A.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1432 E. , 2023/3796 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1463 Esas, 2021/1963 Karar
HÜKÜM/KARAR Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/101 E., 2021/141 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.06.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat.....ve davalı vekili Avukat.......a duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sorumluluk sigortacısı olduğu Sunny Day Gemisi'nin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını, gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam zayi olduğunu, hasarın tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, zararın tahsili amacıyla İstanbul 4. İcra Dairesinin 2008/21748 E. sayılı dosyası ile gemi donatanı/ taşıyanı/ işleteni/ acentesi ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, sigorta sözleşmesine, tazminat görüşmelerine aracılık/acentelik etmesi nedeniyle davalı şirkete izafeten Bora Sigortacılığa tebligat gönderildiğini, tebligatın alındığını ve husumet itirazında da bulunulmadığını, icra işlemine devam edildiğini, ancak davalının Türkiye’de mal varlığının olmaması nedeniyle bir neticeye varılamadığını, […]A.
Insurance and Reinsurance Co. S.A.'nın S.C. Generali Romania Asiguarare […]A. tarafından devralındığını, davalı şirketin icra müdürlüğüne itirazda bulunduğunu, itirazın süresinde olmadığından takibin devamına karar verildiğini, davalı şirket tarafından icra mahkemesine usulsüz tebligatın tespiti için dava açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, malların zayi olmasında sorumluluk sigortacısı olan davalı şirketin müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Romanya’da mukim bir sigorta şirketi olduğunu, yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluk sigortacısı olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacının talebini öncelikle donatana karşı yöneltmediğini ve zamanaşımının geçtiğini, davacı tarafın geminin batması olayında taleplerini ilk olarak gemi maliki ve donatana yöneltmekle yükümlü olduğunu, Sunny Day Gemisi'nin karine olarak denize, yola ve yüke elverişli olduğunu, seferi gerçekleştiren geminin birçok limana giriş çıkış yaptığını, gerçekleştirdiği seferlerde geminin sıhhati ve belgeler açısından hiçbir sorunla karşılaşmadığını, davacının iddia ettiği hasar tutarının fahiş olduğunu, taşıyanın sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek yetkisiz Mahkemede açılmış bulunan davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sunny Day Gemisi'nin Panama bayraklı olduğu, geminin klüp sigortacısı olan davalı şirketin de Romanya'da faliyet gösterdiği, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, davalı hakkında başlatılan icra takibi ile davanın sigorta poliçesine dayandırıldığı, Sunny Day Gemisi'nin sorumluluk sigortacısının başlangıçta […]A. Insurance and Reınsurance Co. S.A. iken devam eden süreçte bu şirketin davalı S.C. Generali Romania Asiguarare […]A. tarafından devir alındığı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 46 ncı maddesine göre bir davada ileri sürülen alacak talebinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanması hâlinde davaya bakmaya yetkili mahkemenin, sigortacının esas iş yeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubenin yada acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davacının davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini, davalı ile donatan arasındaki sorumluluk sigortasına dayandırdığı, sigorta poliçesini düzenleyen ve devralan şirketlerin yurt dışında mukim oldukları, sigorta poliçesinin, sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmediği, iş bu dava yönünden mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesi gereğince davacı şirketin uğradığı zararı doğrudan davalı sigorta şirketinden isteme hakkının mevcut olduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde, "Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz; ..., Türk hukuku uygulanır." denildiğini, bu şekilde Kanun'un koruduğu menfaati ihlal eden sözleşme hükümlerini geçerli sayan İngiliz Hukuku'nun, Türk kamu düzenine aykırı olduğunu, yasal hakların doğrudan P&I Klüplere karşı kullanılmasına olanak sağlayan 6102 sayılı Kanun'un 1478 inci maddesinin müdahaleci norm olduğunu, bu nedenle P&I sigorta sözleşmesine uygulanacak devletin hukuku izin vermese bile üçüncü şahsın doğrudan sigortacıya karşı dava açabileceğini, davalı şirkete doğrudan ve Türkiye'de dava açılabileceğini, diğer yandan davalı sigorta şirketi ile gemi donatanı/işletmecisi arasındaki sigorta sözleşmesinin müvekkili şirket açısından üçüncü kişi yararına kurulmuş bir sözleşme olduğunu, taşıma sözleşmesi gereği ifa yeri Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türk karasularında meydana geldiğini, bu nedenlerle uygulanması gereken hukukun Türk Hukuku olduğunu, Brüksel I Bıs Tüzüğünün zarar görene zararın meydana geldiği yerde dava açma hakkını tanıdığını, sigorta poliçesinin düzenlenmesinde hem de taraflar arasında tazminata ilişkin yapılan görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hiz.
A.Ş.'nin aracılık ettiğini, acentenin hasar sonrası tüm görüşmelerde yer aldığını, Bora Sig. Aracılık Hiz. A.Ş.'nin davacının acentesi gibi hareket ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini, davalı ile donatan arasındaki sorumluluk sigortasına dayandırdığından yetkili mahkemenin 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre belirlenmesi gerektiği, sigorta poliçesini düzenleyen […]A. Insurance and Reınsurance Co. S.A. ile bu şirketi devralan davalı S.C. Generali Romania Asiguarare […]A. yurt dışında mukim olduklarından dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili hâle gelmesinin, sigorta poliçesinin, sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlı olduğu, Sunny Day Gemisi'nin sorumluluk sigortacısı olan davalı Romanya/Bükreş'te bulunmakta olup sigorta poliçesinin de yurt dışında düzenlendiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, Bora Sig.
Aracılık Hiz. A.Ş.'nin sigorta poliçesinin düzenlenmesine aracılık ettiği ve davalı şirketin Türkiye acentesi olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/11168 E., 2016/6547 K., 2017/646 E., 2018/7058 K. sayılı içtihatlarının da aynı yönde olduğu, öte yandan 6102 sayılı Kanun'un 1478 inci maddesi gereğince davacının sigorta şirketinden doğrudan talep hakkının bulunmasının, davacının hakkını yetkili mahkemede açacağı davada ileri sürmesine ilişkin olduğu, somut olayda Türk mahkemelerini yetkili hâle getirmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, gemi ile taşınan yükün zayi olmasından dolayı meydana gelen zararın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940573200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz