6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Geçici 7 dışı sebeple terkinde sicil yargılama giderinden sorumludur

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1922 E. 2023/2410 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Ticaret sicilinden re'sen terkin edilen bir şirketin ihyası davasında, terkin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamı dışında bir nedenle (örneğin yalnızca adresin tespit edilememesi nedeniyle) yapılmış ve şirket yetkilisine tebligat yapılmamışsa terkin usulsüzdür; usulsüz terkin hâlinde ihya davası açmak için öngörülen beş yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz ve terkini yapan sicil aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.

Ele alınan sorunlar

Bölge Adliye Mahkemesi kararında kesinlik yazılmasına rağmen temyiz incelemesi yapılıp yapılamayacağı → kabul

Gerekçe: Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında temyiz olunan kararın kesin olarak verildiği yazılmış ise de, temyiz yolu açık olduğundan temyiz incelemesine geçilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Usulsüz terkin edilen şirket yönünden ihya davası açma süresi → kabul

Gerekçe: İhyası talep edilen şirket ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği tarihte, şirket hakkında açılmış ve devam eden bir dava bulunduğundan 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca terkin işlemi yapılamaz; usulsüz biçimde terkin edilen şirket yönünden ihya davası açmak için öngörülen beş yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Terkin işleminin hukuka uygunluğu ve sicil aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmesi → ret

İddia: Davalı, re'sen terkine ilişkin tüm prosedürü yerine getirdiğini, şirkete yollanan ihtarın adreste tanınmadığı için iade edildiğini, tebligatların mevzuata uygun yapıldığını, kusuru bulunmadığından aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Şirketin terkin ve tebliğ evrakının incelenmesinden, terkin sebebinin "adresin tespit edilememesi" olduğu, yani terkin işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında olmayan bir nedenle yapıldığı ve şirket yetkilisine tebligat yapılmadığı anlaşılmaktadır; bu nedenle davacı yararına yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdirinde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Geçici 7 nci madde kapsamı dışında bir nedenle yapılan terkinin usulsüz sayılması, bu hâlde beş yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmaması ve sicil aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi ile Bölge Adliye Mahkemesince kesinlik yazılmasına rağmen temyiz incelemesine geçilmesi yönlerinden emsal değeri taşır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
Usulsüz biçimde terkin edilen şirket yönünden, ihya davası açmak için öngörülen beş yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası re'sen terkin hak düşürücü süre yargılama giderlerinden sorumluluk temyiz kabiliyeti

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 326(1) · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 326102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici 7 · Ticaret Sicili Yönetmeliği — Ticaret Sicili Yönetmeliği 34

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Direnme kararı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12846 E. 2017/1197 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Direnme kararı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4674 E. 2017/6072 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hisse Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3819 E. 2010/10031 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Kayyım atanması | Şirketin feshi | Ortaklıktan ayrılma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4482 E. 2019/6970 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Patent Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10331 E. 2010/10332 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1922 E.  ,  2023/2410 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/267 Esas, 2023/226 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/494 E., 2022/687 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri tarafından Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/25 E. sayılı dosyası ile Una Gıda Maddeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine dava açıldığını, yargılama sırasında söz konusu şirketin sicilden resen terkin olduğunun tespit edildiğini, Mahkemece şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına mehil verildiğini ileri sürerek Una Gıda Maddeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, gerekli tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirildiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 09.10.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiği, bu tarihte söz konusu şirket hakkında 2008 yılında açılan ve devam eden dava bulunduğundan 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca işlem yapılamayacağı, usulsüz terkin edilen şirket yönünden ihya davası açmak için 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, Una Gıda Maddeleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/25 E. sayılı dosya ile yapılan yargılamayla sınırlı olarak ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, kararın tescil ve ilanına, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaptığı işlemlerin hukuka uygun olduğunu, re'sen terkine ilişkin tüm prosedürü yerine getirdiğini, firmaya yollanan ihtarın adreste tanınmadığı için iade edildiğini, mevzuat gereğince tebligatların eksiksiz yapıldığını, kusuru bulunmadığından müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortaklar kurulu kararı ile İlk Derece Mahkemesince dava konusu şirketin terkin ve tebliğ evraklarının getirtildiği, şirketin terkin sebebinin "adresin tesbit edilememesi" olduğunun anlaşıldığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında olmayan bir nedenle terkin işleminin yapıldığı, şirket yetkilisine tebligat yapılmadığı anlaşıldığından davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 326 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi, geçici 7 nci maddesi, Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında temyiz olunan kararın kesin olarak verildiği yazılmış ise de temyiz yolu açık olduğundan temyiz incelemesine geçilmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109984700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/267 E. 2023/226 K.

TTK Geçici 7. madde kapsamı dışındaki terkinde ihya davası

Gerekçe özeti

Bir limited şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi, adresin tespit edilememesi gibi TTK'nın geçici 7. maddesinde sayılan sınırlı hallerin dışında bir nedene dayanıyorsa, bu terkin geçici 7. madde kapsamında hukuka uygun sayılamaz; söz konusu maddenin istisnai ve geçici niteliği kapsamının genişletilmesine ve kanunda öngörülmeyen bir halin tebliğ ile düzenlenmesine izin vermez. Bu durumda usulsüz terkin edilen şirketin ihyasına karar verilir ve terkin işlemini usulüne uygun yapmayan taraf yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulur.

Emsal değeri

Karar, TTK'nın geçici 7. maddesinde düzenlenen özel/istisnai terkin usulünün kapsamının, adres tespit edilememesi gibi 5174 sayılı Kanun'a dayalı Tebliğ hükümleriyle genişletilemeyeceğini; bu kapsam dışındaki terkinlerin hukuka uygun sayılamayacağını ve ihya davasına konu edilebileceğini ortaya koyması yönünden bölgesel olarak ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: şirketin ihyası re'sen terkin TTK Geçici 7. madde ticaret sicili tebliği usulsüz terkin adresin tespit edilememesi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/267

KARAR NO 2023/226

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/10/2022

NUMARASI 2022/494 Esas 2022/687 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/02/2023

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili ; müvekkilleri tarafından Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/25 esas sayılı dosyasında ... Ticaret Limited Şirketi aleyhine dava açıldığını, yargılama sırasında şirketin sicilden resen terkin olduğunun tespit edildiğini, taraf teşkili sağlanması için mahkeme tarafından şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına mehil verildiğini belirterek ... Ticaret Limited Şirketi tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili tarafından TTK 32. Maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği 34. Maddesi hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, gerekli tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirildiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, ihyası talep edilen şirketin 09/10/2014 tarihinde resen terkin işlemi yapıldığı, bu tarihte şirket hakkında 2008 yılında açılan devam eden dava bulunduğu, dolayısıyla TTK Geçici 7.maddesi uyarınca işlem yapılamayacağı, usulsüz terkin edilen şirket yönünden ihya davası açmak için 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı , davacının talebi haklı görülüp davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken TTK Geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen ... Tic. Ltd Şti'nin Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/25 esas sayılı dosyada yürütülen yargılama ile sınırlı olarak ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, kararın tescil ve ilanına, TTK Geçici 7.maddesi 2.bendi hükmü gözönünde bulundurularak davalının terkin işleminin usulsüz olduğunun kabulüyle yargılama ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; müvekkilinin kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olmak dışında, davanın açılmasına sebep verdiğinden bahsetmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin yaptığı işlemlerin hukuka uygun olduğunu, re'sen terkine ilişkin tüm prosedürü yerine getirdiğini, firmaya yollanan ihtarın adreste tanınmadığı için iade edildiğini, mevzuat gereğince tebligatların eksiksiz yapıldığını, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın açılmasına neden olmayan müvekkili aleyhine yüklenen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, 6102 sayılı TTK 'nın geçici 7. maddesi gereği re'sen terkin olunan limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince terkin ve tebliğ evrakları getirtilmiş, şirketin terkin sebebinin "adresin tesbit edilememesi " olduğu anlaşılmaktadır. 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3. maddesi; "Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur.

İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir." Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; " 5174 sayılı kanunun 10 ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler.." ifadesi ile geçici 7.madde kapsamında olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir.

Açıklanan nedenlerle 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinde belirtilen sınırlı hallere münhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilen haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK daki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin istisnai ve geçici oluşu göz önüne alındığında kapsamının genişletilemeyeceği, kanunda gösterilmeyen bir halin tebliğ ile düzenlenemeyeceği dikkate alınarak ,şirketin terkin işleminin hukuka uygun sayılamayacağı, ilk derece mahkemesince terkin usulüne uygun yapılmadığından yargı giderine hükmedildiği anlaşılmakla davalının yargı gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Terkinin;TTK nın geçici 7.madde kapsamında olmayan bir neden ile yapıldığı, şirket yetkilisine tebliğ yapılmadığı anlaşılmakla davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/02/2023

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.