Menfi tespit | Menfi tespit | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3677 E. 2023/7457 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
garanti sorumluluğu↗ çekte tahrifat↗ sorumsuzluk kaydı↗ takas sistemi↗ sorumsuzluk anlaşması↗ karşılıksızdır işlemi↗ alacağın devri↗ temlik cirosu↗ kötüniyetli iktisap↗ banka sorumluluğu↗ karşılıksız çek↗ keşide yeri↗ ciro silsilesi↗ keşide tarihi↗ tahrifat↗ temlik sözleşmesi↗ yetkili hamil↗ takipsizlik kararı↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ takas↗ ciranta↗ alacağın temliki↗ emredici hüküm↗ lehtar↗ iyiniyet↗ şikayet↗ kambiyo senedi↗ ciro↗ kötü niyet tazminatı↗ garantörlük↗ def'i↗ hamil↗ keşideci↗ temlik↗ kötü niyet↗ bilirkişi incelemesi↗ haciz↗ iflas↗ çek↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Turhal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/292 E., 2021/645 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine davalı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine dayanak senedin keşide yeri Mersin, keşide tarihi 30.06.2018, keşidecisi Paflagon Gıda Dağ. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti., lehtarı müvekkili ..., muhatabı ise Türkiye Ekonomi Bankası (TEB) olan 6972301 seri no.lu, 100.000,00 TL bedelli aslında kambiyo senedi olma niteliğini kaybetmiş "çek" olduğunu, müvekkilinin ilgili çekten dolayı hamiline herhangi bir borcunun bulunmadığını, söz konusu çekin 02.07.2018 tarihinde takas sisteminden karşılıksız işlemi gördüğünü, 20.07.2018 tarihinde ilgili çekin muhatap bankaya ibraz edildiğini, bankanın ödemekle yükümlü olduğu 1.600,00 TL'yi hamil ...'a ödediğini ve çekin arkasına kaşe basılarak çek aslının ...'a teslim edildiğini, ancak bahse konu çekin arka yüzünde imza ve kaşe için yer kalmadığından muhatap bankanın antetli kağıdı ile alonj yapılarak, bankanın karşılıksızdır işleminin bu kağıt üzerine yapıldığını, TEB tarafından basılan kaşe kısmı alonjdan kesilerek yeni bir ek yapıldığını, ek üzerinde yalnızca müvekkilinin imzasının kaldığını ve bu tam ciro olarak kabul edilerek ciro silsilesinin haksız ve kötü niyetli olarak devam ettirildiğini, böylelikle müvekkilinin çek üzerinde ciranta olarak göründüğünü ve kendisine haksız ve kötü niyetli takip başlatıldığını, davalı ile müvekkilinn birbirlerine çek ciro etmek için aralarında hiçbir ilişki bulunmadığını, bankaya ibrazdan sonra devredilecek çekin ancak alacağın devri hükümlerine göre devredilebileceğinden takip alacaklısına yapılacak cironun temlik cirosu olduğunun açıkça anlaşılır olması gerektiğini, ancak takip alacaklısı ... ile çeki kendisine devretmiş görünen ve aslında çek üzerinde tahrifat yaparak kendisini yetkili hamilmiş gibi gösteren ... tarafından yapılan ciroya istinaden herhangi bir temlik sözleşmesi yapılmadığını, davalının yetkili hamil olmadığını, müvekkili ile dava dışı ... arasında alacağın devri hükümleri doğuracak şekilde çekin devri için yazılı anlaşma yapıldığını, ancak çekin karşılıksızdır işlemi gördükten sonra yapılan bu anlaşmada müvekkilinin çekle ilgili sorumluluğunun olmadığını devralana yazılı olarak bildirdiğini, çek tahrif edildiği için kambiyo senedi olma özelliğini kaybettiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin çeki ciro ile devir alan iyi niyetli 3. kişi olduğunu, çekte tahrifat olmadığını, bankanın kaşesinin kesildiği iddia edilen kaşenin karşılıksızdır kaşesi olmadığını, çünkü çekte bu kaşenin bulunduğunu savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, takibe konu çekin 02.07.2018 tarihinde takas sisteminden karşılıksız işlemi gördüğü, 20.07.2018 tarihinde davacı ...’ın TEB Bankası Kırşehir Şubesi'ne çek aslını ibraz ettiği, banka sorumluluk bedelinin kendisine ödendiği, çekin arkasında kaşe basılacak yer kalmadığı için alonj yapılarak bu alonjun üzerine kaşe basıldığı, çekin fotokopisi alınarak çek aslının davacı ...’a teslim edildiği, TEB'e vekâleten Kuveyt Türk Bankası tarafından basılan karşılıksız çek kaşesinden sonra ...’ın cirosunun ve bu cirodan sonra da TEB'in banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşesinin bulunduğu hususlarının TEB Kırşehir Şubesinin 24.04.2019 tarihli yazısı ile sabit olduğu, TEB tarafından gönderilen çek görüntüsünde banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşenin bulunduğu, işbu banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşenin takibe konulan çekte bulunmadığı, diğer bir anlatımla banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşenin kesilerek çıkartıldığı, dolayısıyla takibe konu çekin dava dışı ...’a ciro yoluyla geçmediği, dava dilekçesi ekindeki tutanak başlıklı 14.12.2018 tarihli belgeye göre takibe konu çekin sorumsuzluk kaydı ile dava dışı ...’a devredildiği, her ne kadar alacağın devrinde 6098 saylı Kanun'un (6098 sayılı Kanun) 193 üncü maddesi gereği devredenin garanti sorumluluğu bulunuyor ise de, garanti sorumluluğu hükümleri emredici nitelikte olmadığından, tarafların anlaşmasıyla sınırlandırılabileceği ya da kaldırılabileceği, bu nedenle takibe konu çek sözleşme ile dava dışı ...’a devredilmiş ise de, sözleşmede ... lehine sorumsuzluk kaydı bulunduğundan artık takibe konu çekten dolayı ...’ın sorumluluğuna gitmenin mümkün olmadığı, hal böyle olunca, davacının icra takibinden ve takibe konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığı, davalı ...’ın takibe konu çeki kötüniyetle iktisap ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı aleyhine kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece çek asılları celp edilmeden fotokopileri üzerinden inceleme yapıldığını, eksik inceleme neticesinde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çekte cirolar ve bankanın karşılıksız kaşesinden sonra eklenen alonjda davacı ...'ın imzası ve bankanın sorumluluk tutarını ödediğine dair kaşesinin bulunduğu, ancak takip dayanağı çekte alonjdaki bu kısmın sonradan kesilerek çıkartıldığı ve dava dışı ... ile davalının cirolarının bulunduğu alonjun eklendiği, davalının bu çeke dayalı olarak alonj üzerinde cirosu bulunan davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, 17.05.2021 tarihli bilirkişi incelemesinin çek aslı üzerinden yapıldığı, davalının takip yapmakta kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; çek aslının incelenmediğini, bilirkişi raporunda çekte tahrifat olduğuna dair bir tespit olmadığını, bilirkişi raporunda, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü gibi banka kaşesinin kesilip tahrip edilmesinden bahsedilmediğini, davacı iddiasını ise banka kaşesinin kesildiği yönünde olduğunu, davacı şikayeti sonucu yapılan savcılık soruşturması aşamasında çek aslında yapılan incelemede alonjun koparılması vs mevcut olmadığı rapor edildiğinden takipsizlik kararı verilerek kesinleştiğini, temyize konu kararın maddi vakaya aykırı olduğunu, çek aslının duruşmada incelenmesi halinde, çekte eksiklik ya da tahrifat olmadığının anlaşılabileceğini, çeki iyiniyetli 3. kişi olarak ciro ile devralan müvekkiline karşı önceki def'ilerin ilerü sürülemeyeceğini, müvekkilinin çeki devralırken kötü niyetli olduğunun ispatlanmadığını, keşideci ile lehtar arasındaki defilerin müvvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 683 ve 818 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi,
4. 6098 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve somut olayda, dava konusu çek, bankaya ibraz edilip bankaca ilgili mevzuat uyarınca sorumlu olunan miktar ödendikten sonra ibraz eden davacıya teslim edilmiş, sonrasında bankanın sorumlu olduğu kısmı ödediğini gösterir beyan yazısı çıkartılıp alonj eklenmiş bu şekilde yapılan tahrifattan sonra çekte davacı cirosundan sonra dava dışı ... cirosu yer almakta olup davacı ile bu kişi arasında sorumsuzluk anlaşması yapılmıştır. Bir an için çekte tahrifat olmadığı ve bu ciroların doğru olduğu kabul edilse bile çekin bankaya ibrazından sonraki ciro alacağın temliki hükümlerine tabi olup davacının kendisinden sonraki ciranta ile aralarındaki ilişkiden doğan def'i hakkını sonraki cirantalara karşı ileri sürebilecek olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/235 E. 2013/2063 K.
Ortak:kambiyo senedi · haciz · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaŞti., «lehtarı» müvekkili ..., muhatabı ise Türkiye Ekonomi Bankası (TEB) olan 6972301 seri no.lu, 100.000,00 TL bedelli aslında «kambiyo senedi» olma niteliğini kaybetmiş "«çek»" olduğunu, müvekkilinin ilgili çekten dolayı «hamiline» herhangi bir borcunun bulunmadığını, söz konusu çekin 02.07.2018 tarihinde «takas sisteminden» «karşılıksız işlemi» gördüğünü, 20.07.2018 tarihinde ilgili çekin muhatap bankaya «ibraz» edildiğini, bankanın ödemekle yükümlü olduğu 1.600,00 TL'yi hamil ...'a ödediğini ve çekin arkasına kaşe basılarak çek aslının ...'a «teslim» edildiğini, ancak bahse konu çekin arka yüzünde imza ve kaşe için yer kalmadığından muhatap bankanın antetli kağıdı ile alonj yapılarak, bankanın karşılıksızdır işleminin bu kağıt üzerine yapıldığını, TEB tarafından basılan kaşe kısmı alonjdan kesilerek yeni bir ek yapıldığını, ek üzerinde yalnızca müvekkilinin imzasının kaldığını ve bu tam «ciro» olarak kabul edilerek «ciro silsilesinin» haksız ve kötü niyetli olarak devam ettirildiğini, böylelikle müvekkilinin çek üzerinde «ciranta» olarak göründüğünü ve kendisine haksız ve kötü niyetli takip başlatıldığını, davalı ile müvekkilinn birbirlerine çek ciro etmek için aralarında hiçbir ilişki bulunmadığını, bankaya ibrazdan sonra devredilecek çekin ancak «alacağın devri» hükümlerine göre devredilebileceğinden takip alacaklısına yapılacak cironun «temlik cirosu» olduğunun açıkça anlaşılır olması gerektiğini, ancak takip alacaklısı ... ile çeki kendisine devretmiş görünen ve aslında çek üzerinde «tahrifat» yaparak kendisini yetkili hamilmiş gibi gösteren ... tarafından yapılan ciroya istinaden herhangi bir «temlik sözleşmesi» yapılmadığını, davalının «yetkili hamil» olmadığını, müvekkili ile dava dışı ... arasında alacağın devri hükümleri doğuracak şekilde çekin devri için yazılı anlaşma yapıldığını, ancak çekin karşılıksızdır işlemi gördükten sonra yapılan bu anlaşmada müvekkilinin çekle ilgili sorumluluğunun olmadığını devralana yazılı olarak bildirdiğini, çek tahrif edildiği için kambiyo senedi olma özelliğini kaybettiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, takibe konu çekin 02.07.2018 tarihinde «takas sisteminden» «karşılıksız işlemi» gördüğü, 20.07.2018 tarihinde davacı ...’ın TEB Bankası Kırşehir Şubesi'ne «çek» aslını «ibraz» ettiği, «banka sorumluluk» bedelinin kendisine ödendiği, çekin arkasında kaşe basılacak yer kalmadığı için alonj yapılarak bu alonjun üzerine kaşe basıldığı, çekin fotokopisi alınarak çek aslının davacı ...’a «teslim» edildiği, TEB'e vekâleten Kuveyt Türk Bankası tarafından basılan «karşılıksız çek» kaşesinden sonra ...’ın cirosunun ve bu cirodan sonra da TEB'in banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşesinin bulunduğu hususlarının TEB Kırşehir Şubesinin 24.04.2019 tarihli yazısı ile sabit olduğu, TEB tarafından gönderilen çek görüntüsünde banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşenin bulunduğu, işbu banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşenin takibe konulan çekte bulunmadığı, diğer bir anlatımla banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşenin kesilerek çıkartıldığı, dolayısıyla takibe konu çekin dava dışı ...’a «ciro» yoluyla geçmediği, dava dilekçesi ekindeki tutanak başlıklı 14.12.2018 tarihli belgeye göre takibe konu çekin «sorumsuzluk kaydı» ile dava dışı ...’a devredildiği, her ne kadar alacağın devrinde 6098 saylı Kanun'un (6098 sayılı Kanun) 193 üncü maddesi gereği devredenin «garanti sorumluluğu» bulunuyor ise de, garanti sorumluluğu hükümleri «emredici» nitelikte olmadığından, tarafların anlaşmasıyla sınırlandırılabileceği ya da kaldırılabileceği, bu nedenle takibe konu çek sözleşme ile dava dışı ...’a devredilmiş ise de, sözleşmede ... lehine sorumsuzluk kaydı bulunduğundan artık takibe konu çekten dolayı ...’ın sorumluluğuna gitmenin mümkün olmadığı, hal böyle olunca, davacının icra takibinden ve takibe konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığı, davalı ...’ın takibe konu çeki «kötüniyetle iktisap» ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı aleyhine «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
… kuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve somut olayda, dava konusu «çek», bankaya «ibraz» edilip bankaca ilgili mevzuat uyarınca sorumlu olunan miktar ödendikten sonra ibraz eden davacıya «teslim» edilmiş, sonrasında bankanın sorumlu olduğu kısmı ödediğini gösterir beyan yazısı çıkartılıp alonj eklenmiş bu şekilde yapılan «tahrifattan» sonra çekte davacı cirosundan sonra dava dışı ... cirosu yer almakta olup davacı ile bu kişi arasında «sorumsuzluk anlaşması» yapılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, talep konusu çekteki karşılıksız kaşesinin alonj üzerinde bulunduğu süresinde bankaya «ibraz» edilmeyen «çek» yönünden «kambiyo senedi vasfı» kalmadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, çeke dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yaklaşık ispat · kambiyo senedi vasfı · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade
Benzer bu karardaAncak, İİK.’nun «257»/1. maddesi gereğince, «vadesi» gelmiş para borcunun alacaklısı «ihtiyati haciz» talep edebilir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, talep konusu çekteki karşılıksız kaşesinin alonj üzerinde bulunduğu süresinde bankaya «ibraz» edilmeyen «çek» yönünden «kambiyo senedi vasfı» kalmadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenlerle İİK.’nun «257». maddesinde gösterilen şartlar çerçevesinde talebin ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün ihtiyati haciz isteyen yararına bozulması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2019 E. 2017/4745 K.
Ortak:yetkili hamil · takas · lehtar · kambiyo senedi · ciro · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaŞti., «lehtarı» müvekkili ..., muhatabı ise Türkiye Ekonomi Bankası (TEB) olan 6972301 seri no.lu, 100.000,00 TL bedelli aslında «kambiyo senedi» olma niteliğini kaybetmiş "«çek»" olduğunu, müvekkilinin ilgili çekten dolayı «hamiline» herhangi bir borcunun bulunmadığını, söz konusu çekin 02.07.2018 tarihinde «takas sisteminden» «karşılıksız işlemi» gördüğünü, 20.07.2018 tarihinde ilgili çekin muhatap bankaya «ibraz» edildiğini, bankanın ödemekle yükümlü olduğu 1.600,00 TL'yi hamil ...'a ödediğini ve çekin arkasına kaşe basılarak çek aslının ...'a «teslim» edildiğini, ancak bahse konu çekin arka yüzünde imza ve kaşe için yer kalmadığından muhatap bankanın antetli kağıdı ile alonj yapılarak, bankanın karşılıksızdır işleminin bu kağıt üzerine yapıldığını, TEB tarafından basılan kaşe kısmı alonjdan kesilerek yeni bir ek yapıldığını, ek üzerinde yalnızca müvekkilinin imzasının kaldığını ve bu tam «ciro» olarak kabul edilerek «ciro silsilesinin» haksız ve kötü niyetli olarak devam ettirildiğini, böylelikle müvekkilinin çek üzerinde «ciranta» olarak göründüğünü ve kendisine haksız ve kötü niyetli takip başlatıldığını, davalı ile müvekkilinn birbirlerine çek ciro etmek için aralarında hiçbir ilişki bulunmadığını, bankaya ibrazdan sonra devredilecek çekin ancak «alacağın devri» hükümlerine göre devredilebileceğinden takip alacaklısına yapılacak cironun «temlik cirosu» olduğunun açıkça anlaşılır olması gerektiğini, ancak takip alacaklısı ... ile çeki kendisine devretmiş görünen ve aslında çek üzerinde «tahrifat» yaparak kendisini yetkili hamilmiş gibi gösteren ... tarafından yapılan ciroya istinaden herhangi bir «temlik sözleşmesi» yapılmadığını, davalının «yetkili hamil» olmadığını, müvekkili ile dava dışı ... arasında alacağın devri hükümleri doğuracak şekilde çekin devri için yazılı anlaşma yapıldığını, ancak çekin karşılıksızdır işlemi gördükten sonra yapılan bu anlaşmada müvekkilinin çekle ilgili sorumluluğunun olmadığını devralana yazılı olarak bildirdiğini, çek tahrif edildiği için kambiyo senedi olma özelliğini kaybettiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «çek» aslının incelenmediğini, bilirkişi raporunda «çekte tahrifat» olduğuna dair bir tespit olmadığını, bilirkişi raporunda, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü gibi banka kaşesinin kesilip tahrip edilmesinden bahsedilmediğini, davacı iddiasını ise banka kaşesinin kesildiği yönünde olduğunu, davacı «şikayeti» sonucu yapılan savcılık soruşturması aşamasında çek aslında yapılan incelemede alonjun koparılması vs mevcut olmadığı rapor edildiğinden «takipsizlik» kararı verilerek kesinleştiğini, temyize konu kararın maddi vakaya aykırı olduğunu, çek aslının duruşmada incelenmesi halinde, çekte eksiklik ya da tahrifat olmadığının anlaşılabileceğini, çeki «iyiniyetli» 3. kişi olarak «ciro» ile devralan müvekkiline karşı önceki «def»'ilerin ilerü sürülemeyeceğini, müvekkilinin çeki devralırken kötü niyetli olduğunun ispatlanmadığını, «keşideci» ile «lehtar» arasındaki defilerin müvvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, takibe konu çekin 02.07.2018 tarihinde «takas sisteminden» «karşılıksız işlemi» gördüğü, 20.07.2018 tarihinde davacı ...’ın TEB Bankası Kırşehir Şubesi'ne «çek» aslını «ibraz» ettiği, «banka sorumluluk» bedelinin kendisine ödendiği, çekin arkasında kaşe basılacak yer kalmadığı için alonj yapılarak bu alonjun üzerine kaşe basıldığı, çekin fotokopisi alınarak çek aslının davacı ...’a «teslim» edildiği, TEB'e vekâleten Kuveyt Türk Bankası tarafından basılan «karşılıksız çek» kaşesinden sonra ...’ın cirosunun ve bu cirodan sonra da TEB'in banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşesinin bulunduğu hususlarının TEB Kırşehir Şubesinin 24.04.2019 tarihli yazısı ile sabit olduğu, TEB tarafından gönderilen çek görüntüsünde banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşenin bulunduğu, işbu banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşenin takibe konulan çekte bulunmadığı, diğer bir anlatımla banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşenin kesilerek çıkartıldığı, dolayısıyla takibe konu çekin dava dışı ...’a «ciro» yoluyla geçmediği, dava dilekçesi ekindeki tutanak başlıklı 14.12.2018 tarihli belgeye göre takibe konu çekin «sorumsuzluk kaydı» ile dava dışı ...’a devredildiği, her ne kadar alacağın devrinde 6098 saylı Kanun'un (6098 sayılı Kanun) 193 üncü maddesi gereği devredenin «garanti sorumluluğu» bulunuyor ise de, garanti sorumluluğu hükümleri «emredici» nitelikte olmadığından, tarafların anlaşmasıyla sınırlandırılabileceği ya da kaldırılabileceği, bu nedenle takibe konu çek sözleşme ile dava dışı ...’a devredilmiş ise de, sözleşmede ... lehine sorumsuzluk kaydı bulunduğundan artık takibe konu çekten dolayı ...’ın sorumluluğuna gitmenin mümkün olmadığı, hal böyle olunca, davacının icra takibinden ve takibe konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığı, davalı ...’ın takibe konu çeki «kötüniyetle iktisap» ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı aleyhine «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti. arasında düzenlenen «kredi sözleşmesi» gereğince davalının «keşideci» olduğu dava konusu iki adet çekin «teminat» amacıyla davacıya verildiği, çeklerin Merkez Bankası'nca yayınlanan yönetmelikte belirlenen esaslar çerçevesinde fiziki olarak «ibraz» edilmeksizin sadece «çek» bilgileri üzerinden bankalar arası «takas» odaları aracılığıyla elektronik ortamda muhatap bankaya gönderilerek zamanında ibrazının yapılmış olduğu ve «kambiyo senedi vasfını» da kaybetmemiş oldukları, çekin takas odasınca yapılan ibrazında çeklerin arkasına karşılığının olmadığına dair kaşenin basıldığı .ancak tarih kaşesinin basılmamış olduğu, daha sonra muhatap bankadan kanuni sorumluluk tutarının tahsili sırasında 12/12/2013 tarih kaşesinin basılmış olduğu ve bu nedenle İcra Hukuk Mahkemesi ve Yargıtay'ın yanıltılmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 97.910,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Poliçeye ait olup «çek» hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinde «rehin cirosu» ile ilgili aynı Kanun'un 689. maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak «teminat» amacıyla çekin «ciro» ile elde edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
Bu durumda, mahkemece, davacı bankanın dava konusu çeklerin «yetkili hamili» olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rehin cirosu · kambiyo senedi vasfı · rehin · kredi sözleşmesi · yasal faiz · teminat
Benzer bu karardaŞti. arasında düzenlenen «kredi sözleşmesi» gereğince davalının «keşideci» olduğu dava konusu iki adet çekin «teminat» amacıyla davacıya verildiği, çeklerin Merkez Bankası'nca yayınlanan yönetmelikte belirlenen esaslar çerçevesinde fiziki olarak «ibraz» edilmeksizin sadece «çek» bilgileri üzerinden bankalar arası «takas» odaları aracılığıyla elektronik ortamda muhatap bankaya gönderilerek zamanında ibrazının yapılmış olduğu ve «kambiyo senedi vasfını» da kaybetmemiş oldukları, çekin takas odasınca yapılan ibrazında çeklerin arkasına karşılığının olmadığına dair kaşenin basıldığı .ancak tarih kaşesinin basılmamış olduğu, daha sonra muhatap bankadan kanuni sorumluluk tutarının tahsili sırasında 12/12/2013 tarih kaşesinin basılmış olduğu ve bu nedenle İcra Hukuk Mahkemesi ve Yargıtay'ın yanıltılmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 97.910,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davacı banka vekilinin, dava dilekçesinde ve yargılamanın her aşamasında dava konusu çeklerin, «lehtar» dava dışı Tetiker Metal San ve Tic.Ltd.Şti. tarafından kullanılan krediye «teminat» olarak müvekkiline verildiğini ileri sürmüş olması karşısında çekin «rehin cirosu» sonucu davacı bankanın elinde bulunduğu kabul edilmelidir.
Poliçeye ait olup «çek» hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinde «rehin cirosu» ile ilgili aynı Kanun'un 689. maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak «teminat» amacıyla çekin «ciro» ile elde edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2694 E. 2023/5124 K.
Ortak:ciro silsilesi · keşide tarihi · tahrifat · yetkili hamil · ciranta · ciro · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaŞti., «lehtarı» müvekkili ..., muhatabı ise Türkiye Ekonomi Bankası (TEB) olan 6972301 seri no.lu, 100.000,00 TL bedelli aslında «kambiyo senedi» olma niteliğini kaybetmiş "«çek»" olduğunu, müvekkilinin ilgili çekten dolayı «hamiline» herhangi bir borcunun bulunmadığını, söz konusu çekin 02.07.2018 tarihinde «takas sisteminden» «karşılıksız işlemi» gördüğünü, 20.07.2018 tarihinde ilgili çekin muhatap bankaya «ibraz» edildiğini, bankanın ödemekle yükümlü olduğu 1.600,00 TL'yi hamil ...'a ödediğini ve çekin arkasına kaşe basılarak çek aslının ...'a «teslim» edildiğini, ancak bahse konu çekin arka yüzünde imza ve kaşe için yer kalmadığından muhatap bankanın antetli kağıdı ile alonj yapılarak, bankanın karşılıksızdır işleminin bu kağıt üzerine yapıldığını, TEB tarafından basılan kaşe kısmı alonjdan kesilerek yeni bir ek yapıldığını, ek üzerinde yalnızca müvekkilinin imzasının kaldığını ve bu tam «ciro» olarak kabul edilerek «ciro silsilesinin» haksız ve kötü niyetli olarak devam ettirildiğini, böylelikle müvekkilinin çek üzerinde «ciranta» olarak göründüğünü ve kendisine haksız ve kötü niyetli takip başlatıldığını, davalı ile müvekkilinn birbirlerine çek ciro etmek için aralarında hiçbir ilişki bulunmadığını, bankaya ibrazdan sonra devredilecek çekin ancak «alacağın devri» hükümlerine göre devredilebileceğinden takip alacaklısına yapılacak cironun «temlik cirosu» olduğunun açıkça anlaşılır olması gerektiğini, ancak takip alacaklısı ... ile çeki kendisine devretmiş görünen ve aslında çek üzerinde «tahrifat» yaparak kendisini yetkili hamilmiş gibi gösteren ... tarafından yapılan ciroya istinaden herhangi bir «temlik sözleşmesi» yapılmadığını, davalının «yetkili hamil» olmadığını, müvekkili ile dava dışı ... arasında alacağın devri hükümleri doğuracak şekilde çekin devri için yazılı anlaşma yapıldığını, ancak çekin karşılıksızdır işlemi gördükten sonra yapılan bu anlaşmada müvekkilinin çekle ilgili sorumluluğunun olmadığını devralana yazılı olarak bildirdiğini, çek tahrif edildiği için kambiyo senedi olma özelliğini kaybettiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «çek» aslının incelenmediğini, bilirkişi raporunda «çekte tahrifat» olduğuna dair bir tespit olmadığını, bilirkişi raporunda, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü gibi banka kaşesinin kesilip tahrip edilmesinden bahsedilmediğini, davacı iddiasını ise banka kaşesinin kesildiği yönünde olduğunu, davacı «şikayeti» sonucu yapılan savcılık soruşturması aşamasında çek aslında yapılan incelemede alonjun koparılması vs mevcut olmadığı rapor edildiğinden «takipsizlik» kararı verilerek kesinleştiğini, temyize konu kararın maddi vakaya aykırı olduğunu, çek aslının duruşmada incelenmesi halinde, çekte eksiklik ya da tahrifat olmadığının anlaşılabileceğini, çeki «iyiniyetli» 3. kişi olarak «ciro» ile devralan müvekkiline karşı önceki «def»'ilerin ilerü sürülemeyeceğini, müvekkilinin çeki devralırken kötü niyetli olduğunun ispatlanmadığını, «keşideci» ile «lehtar» arasındaki defilerin müvvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Bir an için «çekte tahrifat» olmadığı ve bu ciroların doğru olduğu kabul edilse bile çekin bankaya ibrazından sonraki «ciro» «alacağın temliki» hükümlerine tabi olup davacının kendisinden sonraki «ciranta» ile aralarındaki ilişkiden doğan «def»'i hakkını sonraki cirantalara karşı ileri sürebilecek olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın b …
Benzer bu kararda… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf dava ve takip konusu çeki işlem yapılmadan muhatap bankadan alarak «keşideciye» iade ettiğini ve «keşide tarihinin» bu şekilde «tahrif» edilerek tedavüle çıkartıldığını ileri sürmüş ise de; çekte davacının cirosunun bulunduğu ve bu şekilde «ciranta»...'e verildiği, ...'in de çeki «ciro» ederek diğer «hamile» verdiği, «ciro silsilesinde» herhangi bir kopukluk bulunmadığı, keşide tarihindeki düzeltmenin, keşideci şirket yetkilisi tarafından yapıldığının da davacının kabulünde olduğu, davalının «yetkili hamil» olduğu ve çeki iktisabında «kötü niyeti» veya ağır kusurunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine, dava ile takip durdurulmadığından, koşulları oluşmadığından davalı ...'ın tazminat isteminin red …
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; çekin «tahrif» edilmediği, açık «rıza» ile yeni bir «keşide tarihi» belirlenerek «ciro» edildiğini, davacı yanca bunun «icra hukuk» mahkemesine sunulan yazılı beyan dilekçesi ile kabul edildiğini, şirket yetkilisinin açık beyanı varken şirket kaşesinin bulunmamasının önem arz etmediğini, davacının alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla huzurdaki davayı açtığını, müvekkilinin çeki düzgün «ciro silsilesi» ile elinde bulunduran «meşru hamil» olduğunu, aksini «ispat külfeti» altındaki davacının «kötüniyetin» varlığını ispatlamayamadığını savunarak davanın reddini ve davacının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından müvekkili hakkında kambiyo senetlerine özgü «haciz» yolu ile icra takibine girişildiğini, takip konusu çekin «keşide tarihinin» sonradan «ciranta» tarafından değiştirildiğini, «çek» tanzim edilirken belirtilen keşide tarihine göre çekin «zamanaşımına» uğradığını, müvekkili şirketin çeki ING Bank Elazığ Şubesi'ne «tahsil cirosu» ile devrettiğini, müvekkili şirketin çeki davalı ...'e «ciro» etmediğini, zira davalı ...'e borçlu olmadığını, ciranta sıfatıyla müvekkili şirketten ödeme talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını ileri sürerek müvekkili şir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsil cirosu · meşru hamil · istinaf başvurusunun reddi · icra hukuk mahkemesi · ispat külfeti · kötüniyet tazminatı · eş rızası · zamanaşımı
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; çekin «tahrif» edilmediği, açık «rıza» ile yeni bir «keşide tarihi» belirlenerek «ciro» edildiğini, davacı yanca bunun «icra hukuk» mahkemesine sunulan yazılı beyan dilekçesi ile kabul edildiğini, şirket yetkilisinin açık beyanı varken şirket kaşesinin bulunmamasının önem arz etmediğini, davacının alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla huzurdaki davayı açtığını, müvekkilinin çeki düzgün «ciro silsilesi» ile elinde bulunduran «meşru hamil» olduğunu, aksini «ispat külfeti» altındaki davacının «kötüniyetin» varlığını ispatlamayamadığını savunarak davanın reddini ve davacının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından müvekkili hakkında kambiyo senetlerine özgü «haciz» yolu ile icra takibine girişildiğini, takip konusu çekin «keşide tarihinin» sonradan «ciranta» tarafından değiştirildiğini, «çek» tanzim edilirken belirtilen keşide tarihine göre çekin «zamanaşımına» uğradığını, müvekkili şirketin çeki ING Bank Elazığ Şubesi'ne «tahsil cirosu» ile devrettiğini, müvekkili şirketin çeki davalı ...'e «ciro» etmediğini, zira davalı ...'e borçlu olmadığını, ciranta sıfatıyla müvekkili şirketten ödeme talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını ileri sürerek müvekkili şir …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çekin «zamanaşımına» uğradığını, müvekkili cirosunun bankay ayapılan «tahsil cirosu» olduğunu, davalının «kötüniyetli» bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Katılma yoluyla temyiz isteminde bulunan davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3677 E. , 2023/7457 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/170 Esas, 2022/589 Karar
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Turhal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/292 E., 2021/645 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine davalı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine dayanak senedin keşide yeri Mersin, keşide tarihi 30.06.2018, keşidecisi Paflagon Gıda Dağ. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti., lehtarı müvekkili ..., muhatabı ise Türkiye Ekonomi Bankası (TEB) olan 6972301 seri no.lu, 100.000,00 TL bedelli aslında kambiyo senedi olma niteliğini kaybetmiş "çek" olduğunu, müvekkilinin ilgili çekten dolayı hamiline herhangi bir borcunun bulunmadığını, söz konusu çekin 02.07.2018 tarihinde takas sisteminden karşılıksız işlemi gördüğünü, 20.07.2018 tarihinde ilgili çekin muhatap bankaya ibraz edildiğini, bankanın ödemekle yükümlü olduğu 1.600,00 TL'yi hamil ...'a ödediğini ve çekin arkasına kaşe basılarak çek aslının ...'a teslim edildiğini, ancak bahse konu çekin arka yüzünde imza ve kaşe için yer kalmadığından muhatap bankanın antetli kağıdı ile alonj yapılarak, bankanın karşılıksızdır işleminin bu kağıt üzerine yapıldığını, TEB tarafından basılan kaşe kısmı alonjdan kesilerek yeni bir ek yapıldığını, ek üzerinde yalnızca müvekkilinin imzasının kaldığını ve bu tam ciro olarak kabul edilerek ciro silsilesinin haksız ve kötü niyetli olarak devam ettirildiğini, böylelikle müvekkilinin çek üzerinde ciranta olarak göründüğünü ve kendisine haksız ve kötü niyetli takip başlatıldığını, davalı ile müvekkilinn birbirlerine çek ciro etmek için aralarında hiçbir ilişki bulunmadığını, bankaya ibrazdan sonra devredilecek çekin ancak alacağın devri hükümlerine göre devredilebileceğinden takip alacaklısına yapılacak cironun temlik cirosu olduğunun açıkça anlaşılır olması gerektiğini, ancak takip alacaklısı ...
ile çeki kendisine devretmiş görünen ve aslında çek üzerinde tahrifat yaparak kendisini yetkili hamilmiş gibi gösteren ... tarafından yapılan ciroya istinaden herhangi bir temlik sözleşmesi yapılmadığını, davalının yetkili hamil olmadığını, müvekkili ile dava dışı ... arasında alacağın devri hükümleri doğuracak şekilde çekin devri için yazılı anlaşma yapıldığını, ancak çekin karşılıksızdır işlemi gördükten sonra yapılan bu anlaşmada müvekkilinin çekle ilgili sorumluluğunun olmadığını devralana yazılı olarak bildirdiğini, çek tahrif edildiği için kambiyo senedi olma özelliğini kaybettiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin çeki ciro ile devir alan iyi niyetli 3. kişi olduğunu, çekte tahrifat olmadığını, bankanın kaşesinin kesildiği iddia edilen kaşenin karşılıksızdır kaşesi olmadığını, çünkü çekte bu kaşenin bulunduğunu savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, takibe konu çekin 02.07.2018 tarihinde takas sisteminden karşılıksız işlemi gördüğü, 20.07.2018 tarihinde davacı ...’ın TEB Bankası Kırşehir Şubesi'ne çek aslını ibraz ettiği, banka sorumluluk bedelinin kendisine ödendiği, çekin arkasında kaşe basılacak yer kalmadığı için alonj yapılarak bu alonjun üzerine kaşe basıldığı, çekin fotokopisi alınarak çek aslının davacı ...’a teslim edildiği, TEB'e vekâleten Kuveyt Türk Bankası tarafından basılan karşılıksız çek kaşesinden sonra ...’ın cirosunun ve bu cirodan sonra da TEB'in banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşesinin bulunduğu hususlarının TEB Kırşehir Şubesinin 24.04.2019 tarihli yazısı ile sabit olduğu, TEB tarafından gönderilen çek görüntüsünde banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşenin bulunduğu, işbu banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşenin takibe konulan çekte bulunmadığı, diğer bir anlatımla banka sorumluluk tutarının ödendiğini gösterir kaşenin kesilerek çıkartıldığı, dolayısıyla takibe konu çekin dava dışı ...’a ciro yoluyla geçmediği, dava dilekçesi ekindeki tutanak başlıklı 14.12.2018 tarihli belgeye göre takibe konu çekin sorumsuzluk kaydı ile dava dışı ...’a devredildiği, her ne kadar alacağın devrinde 6098 saylı Kanun'un (6098 sayılı Kanun) 193 üncü maddesi gereği devredenin garanti sorumluluğu bulunuyor ise de, garanti sorumluluğu hükümleri emredici nitelikte olmadığından, tarafların anlaşmasıyla sınırlandırılabileceği ya da kaldırılabileceği, bu nedenle takibe konu çek sözleşme ile dava dışı ...’a devredilmiş ise de, sözleşmede ...
lehine sorumsuzluk kaydı bulunduğundan artık takibe konu çekten dolayı ...’ın sorumluluğuna gitmenin mümkün olmadığı, hal böyle olunca, davacının icra takibinden ve takibe konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığı, davalı ...’ın takibe konu çeki kötüniyetle iktisap ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı aleyhine kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece çek asılları celp edilmeden fotokopileri üzerinden inceleme yapıldığını, eksik inceleme neticesinde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çekte cirolar ve bankanın karşılıksız kaşesinden sonra eklenen alonjda davacı ...'ın imzası ve bankanın sorumluluk tutarını ödediğine dair kaşesinin bulunduğu, ancak takip dayanağı çekte alonjdaki bu kısmın sonradan kesilerek çıkartıldığı ve dava dışı ... ile davalının cirolarının bulunduğu alonjun eklendiği, davalının bu çeke dayalı olarak alonj üzerinde cirosu bulunan davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, 17.05.2021 tarihli bilirkişi incelemesinin çek aslı üzerinden yapıldığı, davalının takip yapmakta kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; çek aslının incelenmediğini, bilirkişi raporunda çekte tahrifat olduğuna dair bir tespit olmadığını, bilirkişi raporunda, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü gibi banka kaşesinin kesilip tahrip edilmesinden bahsedilmediğini, davacı iddiasını ise banka kaşesinin kesildiği yönünde olduğunu, davacı şikayeti sonucu yapılan savcılık soruşturması aşamasında çek aslında yapılan incelemede alonjun koparılması vs mevcut olmadığı rapor edildiğinden takipsizlik kararı verilerek kesinleştiğini, temyize konu kararın maddi vakaya aykırı olduğunu, çek aslının duruşmada incelenmesi halinde, çekte eksiklik ya da tahrifat olmadığının anlaşılabileceğini, çeki iyiniyetli 3.
kişi olarak ciro ile devralan müvekkiline karşı önceki def'ilerin ilerü sürülemeyeceğini, müvekkilinin çeki devralırken kötü niyetli olduğunun ispatlanmadığını, keşideci ile lehtar arasındaki defilerin müvvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 683 ve 818 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi,
4. 6098 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve somut olayda, dava konusu çek, bankaya ibraz edilip bankaca ilgili mevzuat uyarınca sorumlu olunan miktar ödendikten sonra ibraz eden davacıya teslim edilmiş, sonrasında bankanın sorumlu olduğu kısmı ödediğini gösterir beyan yazısı çıkartılıp alonj eklenmiş bu şekilde yapılan tahrifattan sonra çekte davacı cirosundan sonra dava dışı ... cirosu yer almakta olup davacı ile bu kişi arasında sorumsuzluk anlaşması yapılmıştır. Bir an için çekte tahrifat olmadığı ve bu ciroların doğru olduğu kabul edilse bile çekin bankaya ibrazından sonraki ciro alacağın temliki hükümlerine tabi olup davacının kendisinden sonraki ciranta ile aralarındaki ilişkiden doğan def'i hakkını sonraki cirantalara karşı ileri sürebilecek olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109829200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz