Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2694 E. 2023/5124 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsil cirosu↗ meşru hamil↗ ciro silsilesi↗ keşide tarihi↗ tahrifat↗ yetkili hamil↗ istinaf başvurusunun reddi↗ icra hukuk mahkemesi↗ ciranta↗ ispat külfeti↗ kötüniyet tazminatı↗ vekâlet ücreti↗ eş rızası↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ uyuşmazlık konusu↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ haciz↗ çek↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/131 E., 2021/900 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından ve duruşma istemi olmaksızın katılma yolu ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ... vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından müvekkili hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine girişildiğini, takip konusu çekin keşide tarihinin sonradan ciranta tarafından değiştirildiğini, çek tanzim edilirken belirtilen keşide tarihine göre çekin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin çeki ING Bank Elazığ Şubesi'ne tahsil cirosu ile devrettiğini, müvekkili şirketin çeki davalı ...'e ciro etmediğini, zira davalı ...'e borçlu olmadığını, ciranta sıfatıyla müvekkili şirketten ödeme talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını ileri sürerek müvekkili şirketin takibe dayanak 15.04.2016 tarihli ve 2.250.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; çekin tahrif edilmediği, açık rıza ile yeni bir keşide tarihi belirlenerek ciro edildiğini, davacı yanca bunun icra hukuk mahkemesine sunulan yazılı beyan dilekçesi ile kabul edildiğini, şirket yetkilisinin açık beyanı varken şirket kaşesinin bulunmamasının önem arz etmediğini, davacının alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla huzurdaki davayı açtığını, müvekkilinin çeki düzgün ciro silsilesi ile elinde bulunduran meşru hamil olduğunu, aksini ispat külfeti altındaki davacının kötüniyetin varlığını ispatlamayamadığını savunarak davanın reddini ve davacının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf dava ve takip konusu çeki işlem yapılmadan muhatap bankadan alarak keşideciye iade ettiğini ve keşide tarihinin bu şekilde tahrif edilerek tedavüle çıkartıldığını ileri sürmüş ise de; çekte davacının cirosunun bulunduğu ve bu şekilde ciranta...'e verildiği, ...'in de çeki ciro ederek diğer hamile verdiği, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığı, keşide tarihindeki düzeltmenin, keşideci şirket yetkilisi tarafından yapıldığının da davacının kabulünde olduğu, davalının yetkili hamil olduğu ve çeki iktisabında kötü niyeti veya ağır kusurunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine, dava ile takip durdurulmadığından, koşulları oluşmadığından davalı ...'ın tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çekin zamanaşımına uğradığını, müvekkili cirosunun bankay ayapılan tahsil cirosu olduğunu, davalının kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katışma yoluyla davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Katılma yoluyla temyiz isteminde bulunan davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu çekten kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 818 inci madde yollaması ile 683 üncü madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kural olarak İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak ilk kararı istinaf etmeyen taraf Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde bu yeni kararı temyiz edebilecektir. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi halinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu itibarla davalı ... vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmediği ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, adı geçenin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2661 E. 2013/4004 K.
Ortak:ciro silsilesi · yetkili hamil · ciro · hamil · haciz · çek
İncelediğiniz kararda… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf dava ve takip konusu çeki işlem yapılmadan muhatap bankadan alarak «keşideciye» iade ettiğini ve «keşide tarihinin» bu şekilde «tahrif» edilerek tedavüle çıkartıldığını ileri sürmüş ise de; çekte davacının cirosunun bulunduğu ve bu şekilde «ciranta»...'e verildiği, ...'in de çeki «ciro» ederek diğer «hamile» verdiği, «ciro silsilesinde» herhangi bir kopukluk bulunmadığı, keşide tarihindeki düzeltmenin, keşideci şirket yetkilisi tarafından yapıldığının da davacının kabulünde olduğu, davalının «yetkili hamil» olduğu ve çeki iktisabında «kötü niyeti» veya ağır kusurunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine, dava ile takip durdurulmadığından, koşulları oluşmadığından davalı ...'ın tazminat isteminin red …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından müvekkili hakkında kambiyo senetlerine özgü «haciz» yolu ile icra takibine girişildiğini, takip konusu çekin «keşide tarihinin» sonradan «ciranta» tarafından değiştirildiğini, «çek» tanzim edilirken belirtilen keşide tarihine göre çekin «zamanaşımına» uğradığını, müvekkili şirketin çeki ING Bank Elazığ Şubesi'ne «tahsil cirosu» ile devrettiğini, müvekkili şirketin çeki davalı ...'e «ciro» etmediğini, zira davalı ...'e borçlu olmadığını, ciranta sıfatıyla müvekkili şirketten ödeme talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını ileri sürerek müvekkili şir …
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; çekin «tahrif» edilmediği, açık «rıza» ile yeni bir «keşide tarihi» belirlenerek «ciro» edildiğini, davacı yanca bunun «icra hukuk» mahkemesine sunulan yazılı beyan dilekçesi ile kabul edildiğini, şirket yetkilisinin açık beyanı varken şirket kaşesinin bulunmamasının önem arz etmediğini, davacının alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla huzurdaki davayı açtığını, müvekkilinin çeki düzgün «ciro silsilesi» ile elinde bulunduran «meşru hamil» olduğunu, aksini «ispat külfeti» altındaki davacının «kötüniyetin» varlığını ispatlamayamadığını savunarak davanın reddini ve davacının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaŞti. olduğu, «lehtar» cirosunun iptal edildiği, bu iptalden sonra lehtarın usulüne uygun bir cirosunun da bulunmadığı, «ciro silsilesinin» kopuk olup, bu sebeple «ihtiyati haciz» isteyenin «yetkili hamil» olmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne, «ihtiyati hacze itiraz» eden ...
Bu nedenle, mahkemece «ciro silsilesinde» kopukluk olduğu gerekçesi ile itirazın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, «ihtiyati haciz» kararına süresi içinde itiraz edildiği, ihtiyati haciz kararına dayanak 25.09.2012 keşide tarihli 54.000 USD bedelli çekin «lehtarının» ...Ltd.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · lehtar · ihtiyati haciz
Benzer bu karardaŞti. olduğu, «lehtar» cirosunun iptal edildiği, bu iptalden sonra lehtarın usulüne uygun bir cirosunun da bulunmadığı, «ciro silsilesinin» kopuk olup, bu sebeple «ihtiyati haciz» isteyenin «yetkili hamil» olmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne, «ihtiyati hacze itiraz» eden ...
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, «ihtiyati haciz» kararına süresi içinde itiraz edildiği, ihtiyati haciz kararına dayanak 25.09.2012 keşide tarihli 54.000 USD bedelli çekin «lehtarının» ...Ltd.
Şti.'ne yönelik verilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2694 E. , 2023/5124 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/231 Esas, 2022/230 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/131 E., 2021/900 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından ve duruşma istemi olmaksızın katılma yolu ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ... vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından müvekkili hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine girişildiğini, takip konusu çekin keşide tarihinin sonradan ciranta tarafından değiştirildiğini, çek tanzim edilirken belirtilen keşide tarihine göre çekin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin çeki ING Bank Elazığ Şubesi'ne tahsil cirosu ile devrettiğini, müvekkili şirketin çeki davalı ...'e ciro etmediğini, zira davalı ...'e borçlu olmadığını, ciranta sıfatıyla müvekkili şirketten ödeme talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını ileri sürerek müvekkili şirketin takibe dayanak 15.04.2016 tarihli ve 2.250.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; çekin tahrif edilmediği, açık rıza ile yeni bir keşide tarihi belirlenerek ciro edildiğini, davacı yanca bunun icra hukuk mahkemesine sunulan yazılı beyan dilekçesi ile kabul edildiğini, şirket yetkilisinin açık beyanı varken şirket kaşesinin bulunmamasının önem arz etmediğini, davacının alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla huzurdaki davayı açtığını, müvekkilinin çeki düzgün ciro silsilesi ile elinde bulunduran meşru hamil olduğunu, aksini ispat külfeti altındaki davacının kötüniyetin varlığını ispatlamayamadığını savunarak davanın reddini ve davacının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf dava ve takip konusu çeki işlem yapılmadan muhatap bankadan alarak keşideciye iade ettiğini ve keşide tarihinin bu şekilde tahrif edilerek tedavüle çıkartıldığını ileri sürmüş ise de; çekte davacının cirosunun bulunduğu ve bu şekilde ciranta...'e verildiği, ...'in de çeki ciro ederek diğer hamile verdiği, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığı, keşide tarihindeki düzeltmenin, keşideci şirket yetkilisi tarafından yapıldığının da davacının kabulünde olduğu, davalının yetkili hamil olduğu ve çeki iktisabında kötü niyeti veya ağır kusurunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine, dava ile takip durdurulmadığından, koşulları oluşmadığından davalı ...'ın tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çekin zamanaşımına uğradığını, müvekkili cirosunun bankay ayapılan tahsil cirosu olduğunu, davalının kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katışma yoluyla davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Katılma yoluyla temyiz isteminde bulunan davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu çekten kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 818 inci madde yollaması ile 683 üncü madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kural olarak İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak ilk kararı istinaf etmeyen taraf Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde bu yeni kararı temyiz edebilecektir. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi halinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu itibarla davalı ... vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmediği ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, adı geçenin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
1.Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı ...'a iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978756900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz