Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3853 E. 2023/7476 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tevzi↗ delil tespiti↗ takas↗ keşif↗ depo kararı↗ reeskont faizi↗ ticaret unvanı↗ sulh hukuk mahkemesi↗ kâr kaybı↗ kâr dağıtımı↗ ihtar↗ maddi ve manevi tazminat↗ yetki↗ sulh↗ ıslah↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/385 E., 2019/262 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hükmün ilanı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin halk arasında mutfak gazı olarak bilinen sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) dağıtım ve tevzi işi ile iştigal ettiğini ve iş bu faaliyetini kendisine ait ve usulüne uygun tescil edilmiş olan "Aygaz", "Mogaz" ve "Lipetgaz" markaları altında ülke genelinde yayılmış bayileri vasıtasıyla yürüttüğünü, ancak hal böyle iken, müvekkili şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmayan davalıya ait depoda, Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/65 D.İş sayılı dosyasında yapılan keşif ile, müvekkili şirket markalarını taşıyan toplam 144 adet tüpün tespit edildiğini ve tüplerin davalı şirkette bırakıldığını, davalının tüketici nezdinde maruf ve meşhur olan müvekkili markasını taşıyan tüpleri ticari faaliyetine konu ettiğini, tüpleri piyasadan çekmek suretiyle müvekkilinin bu tüpleri kullanımını ve ticaretine konu etmesini engellediğini, davalının eylemlerinin müvekkilinin üretim yaptırıp ticari faaliyetine konu etmek istediği tüplerden faydalanmasını engelleyen, ortadan kaldıran, müvekkiline zarar veren hukuka aykırı eylemler olduğunu ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, davalı uhdesinde tespit edilmiş olan tüplerin imhasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 420,00 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiş, 17.06.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 8.496,47 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin daha önce çalıştığı firma ile sözleşmesinin bitmesi nedeniyle davacı firmanın yetkilileri ile 2016 yılının Temmuz-Ağustos aylarında bayilik için görüşmeye başladığını, söz konusu tarihte müvekkilinin davacı ile anlaşacaklarını düşünerek ve diğer firma ile olan sözleşmesinin bitmesi nedeniyle, davacının yetkili Lipet ve Mogaz bayisi olan Turan Kardeşler Dayanıklı Tüketim Maddeleri Tic.Ltd.Şti. ile görüştüğünü, bu bayiden muhtelif sayıda faturalı olarak tüp satın aldığını, faturalı olarak aldığı tüplerin satışını yaptığını, ancak daha sonra davacı şirket ile anlaşmanın yapılamadığını, müvekkilinin de eski firması ile yeniden sözleşme imzaladığını, davacının iş bu davayı kötü niyetle açtığını, davacı ile ticari bir ilişkinin olmadığı yönündeki iddianın gerçek dışı olduğunu, davacının bayisinden faturalı olarak alınan, davacı adına satılan ve bedelleri ödenmiş tüplerin söz konusu olduğunu, müvekkili şirkete bırakılan bir tüpün de mevcut olmadığını, değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporuna süresi içerisinde itiraz ettiklerini, tüplerin piyasadan çekildiğini, müvekkilinin söz konusu tüpleri piyasadan çekmediğini, aksine satın alarak davacı yararına piyasaya sunduğunu, davacının hiçbir maddi kaybı olmadığı gibi kâr elde ettiğini ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sıvılaştırılmış petrol gazı, dolum ve dağıtım ile ilgili ticarî faaliyette bulunduğu, bu ürünlerini AYGAZ, MOGAZ ve LİPETGAZ markalarıyla kamuya sunduğu, bu ürünlerin Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu hükümleri uyarınca ancak yetkili bayiler tarafından bulundurulabileceği, takas ve satışa konu edilebileceği, davalının davacının bayisi olmadığı, sektörde faaliyet gösteren başka bir firmanın bayisi olduğu halde, Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/65 Değişik iş sayılı dosyasında 21.10.2016 tarihinde yapılan delil tespiti ve sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere, davalıya ait işyerinde eklentileri ve dağıtım araçlarında Aygaz ibareli toplam 120 adet, Mogaz ibareli 23 adet ve Lipetgaz ibareli 1 adet tüp bulunduğu anlaşılmakla, bu eylem davacının marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinden, davacının men ve ref'e ilişkin davasının kabulüne karar vermek gerektiği, davacının maddi tazminat talebine gelince, bilirkişi raporuna göre davacının isteyebileceği toplam maddi tazminat tutarı 8.496,47 olduğu anlaşılmakla, keza davalının eylemi davacının manevi haklarını da ihal ettiğinden, ihlalin niteliği, sayısı, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacına göre, istenen toplam 7.500,00 TL manevi tazminat tutarı uygun ve yeterli olduğundan, davacının tazminat taleplerinin de kabulüne karar vermek gerektiği, kararın ilanında davacının yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit dosyasında müvekkilinin adresinde yapılan incelemede hiçbir tüp tespit edilemediğini, ikinci bir mahalde keşif yapılmış bu adreste müvekkilinin ismini taşıyan branda olması nedeniyle müvekkiline ait olduğundan bahisle karar verildiğini, tespit raporuna adresin kendilerine ait olmadığına dair itiraz ettiklerini, sadece depo kapısında brandada Taşkınlar yazısı bulunduğu iddia edilmişse de, aynı yerde Pırelli ve Horoz Lojistik yazan brandalarda bulunduğunu, müvekkiline ait olduğu tespiti yapılmasının hukuka aykırı olduğunu. tespit yapan bilirkişinin uzman ve yetkin olmadığını, davacı şirketin ürün gamında MOGAZ'a ait 24'lük mavi boyalı tüp satışının bulunmadığını, dolu/boş tüp sayısının belirtilmediğini, tespit isteyen şirketin ürün gamında 14/lük tüp diye bir tüpün bulunmadığını, somut olayda manevi tazminat koşulları oluşmadığı gibi hükmedilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu, mahkemenin maddi tazminat talebi yönünden kök ve ek rapor aldığını, mahkemenin sadece Taşkınlar Ltd. Şti. yazısını göz önüne alarak hüküm kurduğunu, itirazlarının incelenmediğini, tespit yapılan yerin müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin daha önce çalıştığı firma ile sözleşme süresinin bitmiş olması nedeniyle, AYGAZ firmasının yetkilileri ile 2016 yılının Temmuz-Ağustos aylarında görüşmeye başladığını, anlaşacaklarını düşünerek davacının bayisi LİPET ve MOGAZ bayisi olan Turan Kardeşler...Ltd. Şti.'den muhtelif sayıda faturalı tüp aldığını, bu tüplerin satışını yaptığını ancak anlaşma olmadığını, davacı tarafın iddialarını ispatlayamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında bulunan 2016/65 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporundan, davalının ticaret unvanının depo kapağında yazılı olduğu adreste, davacının markasını taşıyan dolu ve boş tüpler bulunduğu, davalı vekilinin tespit raporuna itirazında ve yargılama sırasında adresin kendilerine ait olmadığını ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, tespit rapor içeriği ve fotoğraflardan tüplerin davalıya ait olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davalı tarafın, sözleşme yapılacağına güvenerek dava dışı bir bayiden tüp alındığına ve satıldığına ilişkin savunmasının, hukuka uygunluk yönünden kabul edilebilir olmadığı, bayi olmadan tüplerin elinde bulundurularak satışının yapılmasının davacının ihtarına rağmen dolu/boş tüplerin davalı elinde bulundurulmasının haksız rekabet teşkil ettiği, davacı tarafça, markaya tecavüz edildiği ileri sürülmüşse de, tüplerin taklit olduğunun ileri sürülmediği, davalı tarafça davacı markalarının taklit edilmesi ya da davacı markalarının, tescil edildikleri mal ve hizmetlerde davalı tarafça kullanılması söz konusu olmadığından mahkemece markaya tecavüzün tespiti, meni ve refine karar verilmesinin yerinde olmadığı, Mahkemece, davalının haksız rekabeti nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş ve maddi tazminat miktarı ile hesaplama yöntemi dosya kapsamına uygun görülmüşse de, 41 günlük ihlal yönünden 7.500 TL manevi tazminata hükmedilmesi yerinde görülmediği ve davacının talep edebileceği manevi tazminatın 5.000,00 TL olarak takdir edildiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına ve menine, tecavüz teşkil eden tüplerin karar kesinleştiğinde imhasına, 8.496,47 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, markaya tecavüzden kaynaklanan davanın ve fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçesiyle kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 149 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10078 E. 2010/1067 K.
Ortak:reeskont faizi · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin halk arasında mutfak gazı olarak bilinen sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) «dağıtım» ve «tevzi» işi ile iştigal ettiğini ve iş bu faaliyetini kendisine ait ve usulüne uygun tescil edilmiş olan "Aygaz", "Mogaz" ve "Lipetgaz" markaları altında ülke genelinde yayılmış bayileri vasıtasıyla yürüttüğünü, ancak hal böyle iken, müvekkili şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmayan davalıya ait «depoda», Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/65 D.İş sayılı dosyasında yapılan «keşif» ile, müvekkili şirket markalarını «taşıyan» toplam 144 adet tüpün tespit edildiğini ve tüplerin davalı şirkette bırakıldığını, davalının tüketici nezdinde maruf ve meşhur olan müvekkili markasını taşıyan tüpleri ticari faaliyetine konu ettiğini, tüpleri piyasadan çekmek suretiyle müvekkilinin bu tüpleri kullanımını ve ticaretine konu etmesini engellediğini, davalının eylemlerinin müvekkilinin üretim yaptırıp ticari faaliyetine konu etmek istediği tüplerden faydalanmasını engelleyen, ortadan kaldıran, müvekkiline zarar veren hukuka aykırı eylemler olduğunu ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini iddia ederek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, davalı uhdesinde tespit edilmiş olan tüplerin imhasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 420,00 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiş, 17.06.2019 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «maddi tazminat» talebini 8.496,47 TL'ye yükseltmiştir.
İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporundan, davalının «ticaret unvanının» «depo» kapağında yazılı olduğu adreste, davacının markasını «taşıyan» dolu ve boş tüpler bulunduğu, davalı vekilinin tespit raporuna itirazında ve yargılama sırasında adresin kendilerine ait olmadığını ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, tespit rapor içeriği ve fotoğraflardan tüplerin davalıya ait olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davalı tarafın, sözleşme yapılacağına güvenerek dava dışı bir bayiden tüp alındığına ve satıldığına ilişkin savunmasının, hukuka uygunluk yönünden kabul edilebilir olmadığı, bayi olmadan tüplerin elinde bulundurularak satışının yapılmasının davacının «ihtarına» rağmen dolu/boş tüplerin davalı elinde bulundurulmasının «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacı tarafça, markaya tecavüz edildiği ileri sürülmüşse de, tüplerin taklit olduğunun ileri sürülmediği, davalı tarafça davacı markalarının taklit edilmesi ya da davacı markalarının, tescil edildikleri mal ve hizmetlerde davalı tarafça kullanılması söz konusu olmadığından mahkemece markaya tecavüzün tespiti, meni ve refine karar verilmesinin yerinde olmadığı, Mahkemece, davalının haksız rekabeti nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş ve «maddi tazminat» miktarı ile hesaplama yöntemi dosya kapsamına uygun görülmüşse de, 41 günlük ihlal yönünden 7.500 TL manevi tazminata hükmedilmesi yerinde görülmediği ve davacının talep edebileceği manevi tazminatın 5.000,00 TL olarak takdir edildiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına ve menine, tecavüz teşkil eden tüplerin karar kesinleştiğinde imhasına, 8.496,47 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», markaya tecavüzden kaynaklanan davanın ve fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hükmün «ilanı» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… tin bayii olmadığı halde Mogaz ve Lipetgaz markalı boş tüpleri piyasadan toplayıp işyerinde bulundurup, boş tüpleri bayi olduğu dolu tüplerle değiştirmesi eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu, dolu tüp bulunmadığından ve davalının markaya tecavüz ettiğinin ispatlanamadığı, davacının manevi tazminat talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin men’ine, davalı işyerinde bulunan toplam 24 adet boş tüpün imhasına, davalının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin tespitine ilişkin talebin reddine, 100,00 YTL manevi tazminatın 07.07.2006 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
2-Ayrıca mahkemece, davalının «haksız rekabette» bulunduğunun tespit ve önlenmesine ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · marka hakkına tecavüz · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… mahkemece, davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için belirlediği maktu miktar üzerinden, kabul edilen «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi istemleri için ayrı, manevi tazminat istemi için ayrı olmak üzere toplam iki kez «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek maktu vekalet ücretine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… tin bayii olmadığı halde Mogaz ve Lipetgaz markalı boş tüpleri piyasadan toplayıp işyerinde bulundurup, boş tüpleri bayi olduğu dolu tüplerle değiştirmesi eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu, dolu tüp bulunmadığından ve davalının markaya tecavüz ettiğinin ispatlanamadığı, davacının manevi tazminat talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin men’ine, davalı işyerinde bulunan toplam 24 adet boş tüpün imhasına, davalının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin tespitine ilişkin talebin reddine, 100,00 YTL manevi tazminatın 07.07.2006 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5615 E. 2010/5342 K.
Ortak:delil tespiti · depo kararı · taşıyan · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin halk arasında mutfak gazı olarak bilinen sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) «dağıtım» ve «tevzi» işi ile iştigal ettiğini ve iş bu faaliyetini kendisine ait ve usulüne uygun tescil edilmiş olan "Aygaz", "Mogaz" ve "Lipetgaz" markaları altında ülke genelinde yayılmış bayileri vasıtasıyla yürüttüğünü, ancak hal böyle iken, müvekkili şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmayan davalıya ait «depoda», Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/65 D.İş sayılı dosyasında yapılan «keşif» ile, müvekkili şirket markalarını «taşıyan» toplam 144 adet tüpün tespit edildiğini ve tüplerin davalı şirkette bırakıldığını, davalının tüketici nezdinde maruf ve meşhur olan müvekkili markasını taşıyan tüpleri ticari faaliyetine konu ettiğini, tüpleri piyasadan çekmek suretiyle müvekkilinin bu tüpleri kullanımını ve ticaretine konu etmesini engellediğini, davalının eylemlerinin müvekkilinin üretim yaptırıp ticari faaliyetine konu etmek istediği tüplerden faydalanmasını engelleyen, ortadan kaldıran, müvekkiline zarar veren hukuka aykırı eylemler olduğunu ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini iddia ederek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, davalı uhdesinde tespit edilmiş olan tüplerin imhasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 420,00 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiş, 17.06.2019 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «maddi tazminat» talebini 8.496,47 TL'ye yükseltmiştir.
İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporundan, davalının «ticaret unvanının» «depo» kapağında yazılı olduğu adreste, davacının markasını «taşıyan» dolu ve boş tüpler bulunduğu, davalı vekilinin tespit raporuna itirazında ve yargılama sırasında adresin kendilerine ait olmadığını ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, tespit rapor içeriği ve fotoğraflardan tüplerin davalıya ait olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davalı tarafın, sözleşme yapılacağına güvenerek dava dışı bir bayiden tüp alındığına ve satıldığına ilişkin savunmasının, hukuka uygunluk yönünden kabul edilebilir olmadığı, bayi olmadan tüplerin elinde bulundurularak satışının yapılmasının davacının «ihtarına» rağmen dolu/boş tüplerin davalı elinde bulundurulmasının «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacı tarafça, markaya tecavüz edildiği ileri sürülmüşse de, tüplerin taklit olduğunun ileri sürülmediği, davalı tarafça davacı markalarının taklit edilmesi ya da davacı markalarının, tescil edildikleri mal ve hizmetlerde davalı tarafça kullanılması söz konusu olmadığından mahkemece markaya tecavüzün tespiti, meni ve refine karar verilmesinin yerinde olmadığı, Mahkemece, davalının haksız rekabeti nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş ve «maddi tazminat» miktarı ile hesaplama yöntemi dosya kapsamına uygun görülmüşse de, 41 günlük ihlal yönünden 7.500 TL manevi tazminata hükmedilmesi yerinde görülmediği ve davacının talep edebileceği manevi tazminatın 5.000,00 TL olarak takdir edildiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına ve menine, tecavüz teşkil eden tüplerin karar kesinleştiğinde imhasına, 8.496,47 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», markaya tecavüzden kaynaklanan davanın ve fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sıvılaştırılmış petrol gazı, dolum ve «dağıtım» ile ilgili ticarî faaliyette bulunduğu, bu ürünlerini AYGAZ, MOGAZ ve LİPETGAZ markalarıyla kamuya sunduğu, bu ürünlerin Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu hükümleri uyarınca ancak yetkili bayiler tarafından bulundurulabileceği, «takas» ve satışa konu edilebileceği, davalının davacının bayisi olmadığı, sektörde faaliyet gösteren başka bir firmanın bayisi olduğu halde, Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/65 Değişik iş sayılı dosyasında 21.10.2016 tarihinde yapılan «delil tespiti» ve sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere, davalıya ait işyerinde eklentileri ve dağıtım araçlarında Aygaz ibareli toplam 120 adet, Mogaz ibareli 23 adet ve Lipetgaz ibareli 1 adet tüp bulunduğu anlaşılmakla, bu eylem davacının marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğinden, davacının men ve ref'e ilişkin davasının kabulüne karar vermek gerektiği, davacının «maddi tazminat» talebine gelince, bilirkişi raporuna göre davacının isteyebileceği toplam maddi tazminat tutarı 8.496,47 olduğu anlaşılmakla, keza davalının eylemi davacının manev …
Benzer bu kararda… utanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin mülkiyetinde olan ve tescilli markalarını «taşıyan» Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin sadece Mogaz dolum tesislerinde doldurulup yine sadece kendi yörelerinde müvekkili şirket tarafından yetkili bayilik verilmiş bulunan bayiler tarafından satışa arz edilebileceğini, aksine fiillerin «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüz» oluşturacağını, yaptırılan «delil tespiti» sonucu müvekkili ile hiçbir fiili ve sözleşmesel bağlantısı olmayan davalıya ait işyeri, «depo» ve araçlarda Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin bulunduğunun tespit edildiğini, davalının başka bir firmanın yetkili bayisi olup bayisi bulunduğu firmanın tescilli markalarını taşıyan tüpler dışında hiçbir yabancı markalı tüpleri uhdesinde bulunmamak zorunda olduğunu, davalının yasalara aykırı fiillerinin müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, davalının sözkonusu fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına, davalının bulundurduğu Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına, bu tüplerin imha edilmesi suretiyle vaki haksız rekabetin önlenmesine, mahkemece verilecek kararın «masrafı» davalıdan alınmak koşulu ile yayınlanmasına, «maddi tazminata» ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini …
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı adına tescilli olan Lipetgaz ve Mogaz markalı toplam 70 adet tüpün davalıya ait «depoda» bulunduğunun tespit edildiği, tüp sayısı dikkate alındığında sözkonusu tüplerin ticari gaye ile elde tutulduğu, fiilin bu haliyle «haksız rekabet» oluşturduğu sonucuna varılarak, davalının fiilinin haksız rekabet olduğunun tespitine ve haksız rekabetin men’ine, dava konusu edilen ürünlerin toplatılmasına ve imhasına, «masrafı» davalıdan alınmak üzere hüküm özetinin «ilanına», 7.500,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kendisine gelen tüpleri diğer bayilere vermek için bulundurduğunu, tüplerin boş olup, herhangi bir dolum veya satış yapılmadığını, müvekkilinin davranışının «haksız rekabet» içermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem · infaz · marka hakkına tecavüz · dosya masrafı · vekalet ücreti · avans faizi
Benzer bu kararda… denilmiş ise de “davaya konu edilen Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına” denilerek davaya konu ürünlerin açıkça belirtilmesi suretiyle hükmün açık ve «infaza» elverişli, infazda duraksama yaratmayacak şekilde kurulması gerektiği gibi davanın TTK’nun 3 ve 4 ncü maddeleri gereği ticari dava niteliğinde olması ve davacının manevi tazminat isteminin avans faiziyle tahsilini istemiş bulunmasına göre 3095 sayılı Kanun’un 2/2 nci maddesi uyarınca hüküm altına alınan miktarın «avans faiz» oranı ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi de doğru olmayıp, kararın bu nedenlerle bozulması gerektiği gibi kabul şekline göre de hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri için öngördüğü «vekalet ücretinin» 1.200,00 YTL olması nedeniyle davacı taraf yararına hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti miktarının toplam 2.400,00 YTL olması gerekirken yazılı şekilde 2. …
… utanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin mülkiyetinde olan ve tescilli markalarını «taşıyan» Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin sadece Mogaz dolum tesislerinde doldurulup yine sadece kendi yörelerinde müvekkili şirket tarafından yetkili bayilik verilmiş bulunan bayiler tarafından satışa arz edilebileceğini, aksine fiillerin «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüz» oluşturacağını, yaptırılan «delil tespiti» sonucu müvekkili ile hiçbir fiili ve sözleşmesel bağlantısı olmayan davalıya ait işyeri, «depo» ve araçlarda Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin bulunduğunun tespit edildiğini, davalının başka bir firmanın yetkili bayisi olup bayisi bulunduğu firmanın tescilli markalarını taşıyan tüpler dışında hiçbir yabancı markalı tüpleri uhdesinde bulunmamak zorunda olduğunu, davalının yasalara aykırı fiillerinin müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, davalının sözkonusu fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına, davalının bulundurduğu Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına, bu tüplerin imha edilmesi suretiyle vaki haksız rekabetin önlenmesine, mahkemece verilecek kararın «masrafı» davalıdan alınmak koşulu ile yayınlanmasına, «maddi tazminata» ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini …
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı adına tescilli olan Lipetgaz ve Mogaz markalı toplam 70 adet tüpün davalıya ait «depoda» bulunduğunun tespit edildiği, tüp sayısı dikkate alındığında sözkonusu tüplerin ticari gaye ile elde tutulduğu, fiilin bu haliyle «haksız rekabet» oluşturduğu sonucuna varılarak, davalının fiilinin haksız rekabet olduğunun tespitine ve haksız rekabetin men’ine, dava konusu edilen ürünlerin toplatılmasına ve imhasına, «masrafı» davalıdan alınmak üzere hüküm özetinin «ilanına», 7.500,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davaya konu olayın özellikleri, davalının «haksız eyleminin» niteliği, ele geçirilen tüp miktarı ve olay tarihi nazara alındığında mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazla bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7726 E. 2023/1871 K.
Ortak:tevzi · takas · depo kararı · kâr kaybı · kâr dağıtımı · taşıyan · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin halk arasında mutfak gazı olarak bilinen sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) «dağıtım» ve «tevzi» işi ile iştigal ettiğini ve iş bu faaliyetini kendisine ait ve usulüne uygun tescil edilmiş olan "Aygaz", "Mogaz" ve "Lipetgaz" markaları altında ülke genelinde yayılmış bayileri vasıtasıyla yürüttüğünü, ancak hal böyle iken, müvekkili şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmayan davalıya ait «depoda», Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/65 D.İş sayılı dosyasında yapılan «keşif» ile, müvekkili şirket markalarını «taşıyan» toplam 144 adet tüpün tespit edildiğini ve tüplerin davalı şirkette bırakıldığını, davalının tüketici nezdinde maruf ve meşhur olan müvekkili markasını taşıyan tüpleri ticari faaliyetine konu ettiğini, tüpleri piyasadan çekmek suretiyle müvekkilinin bu tüpleri kullanımını ve ticaretine konu etmesini engellediğini, davalının eylemlerinin müvekkilinin üretim yaptırıp ticari faaliyetine konu etmek istediği tüplerden faydalanmasını engelleyen, ortadan kaldıran, müvekkiline zarar veren hukuka aykırı eylemler olduğunu ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini iddia ederek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, davalı uhdesinde tespit edilmiş olan tüplerin imhasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 420,00 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiş, 17.06.2019 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «maddi tazminat» talebini 8.496,47 TL'ye yükseltmiştir.
İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporundan, davalının «ticaret unvanının» «depo» kapağında yazılı olduğu adreste, davacının markasını «taşıyan» dolu ve boş tüpler bulunduğu, davalı vekilinin tespit raporuna itirazında ve yargılama sırasında adresin kendilerine ait olmadığını ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, tespit rapor içeriği ve fotoğraflardan tüplerin davalıya ait olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davalı tarafın, sözleşme yapılacağına güvenerek dava dışı bir bayiden tüp alındığına ve satıldığına ilişkin savunmasının, hukuka uygunluk yönünden kabul edilebilir olmadığı, bayi olmadan tüplerin elinde bulundurularak satışının yapılmasının davacının «ihtarına» rağmen dolu/boş tüplerin davalı elinde bulundurulmasının «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacı tarafça, markaya tecavüz edildiği ileri sürülmüşse de, tüplerin taklit olduğunun ileri sürülmediği, davalı tarafça davacı markalarının taklit edilmesi ya da davacı markalarının, tescil edildikleri mal ve hizmetlerde davalı tarafça kullanılması söz konusu olmadığından mahkemece markaya tecavüzün tespiti, meni ve refine karar verilmesinin yerinde olmadığı, Mahkemece, davalının haksız rekabeti nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş ve «maddi tazminat» miktarı ile hesaplama yöntemi dosya kapsamına uygun görülmüşse de, 41 günlük ihlal yönünden 7.500 TL manevi tazminata hükmedilmesi yerinde görülmediği ve davacının talep edebileceği manevi tazminatın 5.000,00 TL olarak takdir edildiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına ve menine, tecavüz teşkil eden tüplerin karar kesinleştiğinde imhasına, 8.496,47 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», markaya tecavüzden kaynaklanan davanın ve fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sıvılaştırılmış petrol gazı, dolum ve «dağıtım» ile ilgili ticarî faaliyette bulunduğu, bu ürünlerini AYGAZ, MOGAZ ve LİPETGAZ markalarıyla kamuya sunduğu, bu ürünlerin Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu hükümleri uyarınca ancak yetkili bayiler tarafından bulundurulabileceği, «takas» ve satışa konu edilebileceği, davalının davacının bayisi olmadığı, sektörde faaliyet gösteren başka bir firmanın bayisi olduğu halde, Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/65 Değişik iş sayılı dosyasında 21.10.2016 tarihinde yapılan «delil tespiti» ve sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere, davalıya ait işyerinde eklentileri ve dağıtım araçlarında Aygaz ibareli toplam 120 adet, Mogaz ibareli 23 adet ve Lipetgaz ibareli 1 adet tüp bulunduğu anlaşılmakla, bu eylem davacının marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğinden, davacının men ve ref'e ilişkin davasının kabulüne karar vermek gerektiği, davacının «maddi tazminat» talebine gelince, bilirkişi raporuna göre davacının isteyebileceği toplam maddi tazminat tutarı 8.496,47 olduğu anlaşılmakla, keza davalının eylemi davacının manev …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin AYGAZ, MOGAZ ve LİPETGAZ markaları ile sıvılaştırılmış petrol gazı dolum ve «tevzi» faaliyetinde bulunduğunu, anılan ürünlerin mevzuat gereği sadece yetkili bayiler tarafından satılabileceğini, Ürgüp Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/730 soruşturma sayılı dosyasında yaptırılan arama sonucunda müvekkili ile bayilik veya sair hiçbir nedenle akdi ilişkisi bulunmayan davalıya ait iş yerinde davacıya ait markalı ürünleri «taşıyan» toplam 242 adet boş ve dolu tüp bulunduğunun tespit edildiğini, davalının müvekkili şirkete ait LPG tüplerini yasalara aykırı bir şekilde elinde bulundurup bu tüpleri dolaşımdan kaldırarak müvekkili şirketin tüp sirkülasyonunu engellediğinden müvekkili şirketinin kâr «kaybına» uğradığını, yine bu tüplerin dolaşımdan çekilmesi sebebiyle müvekkilinin yeniden bu miktarda boş tüp üretmek zorunda kaldığını, «yetkisiz» tesislerde kaçak ve standartlara aykırı olarak doldurulma ihtimali olan bu tüplerin tüketicilere orijinal olarak satıldığını, bu tüplerden kaynaklanan her türlü tehlike ve zarardan tüpün üzerinde Aygaz markasının yer alması nedeniyle müvekkilinin muhatap kılınarak zarardan sorumlu tutulduklarını, bu şekilde «ticari itibarının» sarsıldığını ileri sürerek müvekkili adına tescilli markları taşıyan müvekkiline ait tüpleri yasal düzenlemelere aykırı olarak dolu ve boş vaziyette iş yeri, «depo» ve vasıtalarında ve sair ticari mahallerde bulundurması, ticaretini yapması ve bu tüpleri «takas» etmesi eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin durdurulmasına, tüplerin toplatılmasına, imhasına, hükmün «ilanına» ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 16.05.2019 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… n 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kabul edildiği, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) «kaydına» göre Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalarının davacı adına tescilli olduğu, Ürgüp Sulh Ceza Mahkemesinin 2016/79 sayılı arama kararı sonucunda 16.05.2016 tarihinde davacının tescilli markalarını içerir 242 adet tüpün davalının iş yerinde bulunduğu, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 'un (5307 sayılı Kanun) 8 inci maddesinde; ''...Boş olanlar da «dahil» olmak üzere LPG tüpleri; imalat fabrikaları, «dağıtıcılar» ve tüplü LPG bayileri dışında, şahsi ihtiyaç haricinde hiçbir kişi veya kurum tarafından bulundurulamaz, «takas» ve satışa konu edilemez. ...Bayiler; depoları, işyerleri ve nakil araçlarında bayii oldukları dağıtıcının tescilli markası ve amblemini «taşıyan» LPG tüpleri bulundurmak zorundadır; ayrıca bayii oldukları dağıtıcının çoğunluk hissesine sahip olduğu diğer dağıtıcıların tüplerini de sözleşme yapmak kaydıyla bu …
Bağlı bulundukları («dağıtıcının» yazılı izni ile aynı dağıtıcıya bağlı diğer bayiler hariç) ve diğer dağıtıcıların bayilerine tüplü LPG satışı yapmama... ile yükümlüdür.'' şeklinde düzenlendiği, somut olayda davalının, davacının tescilli markasına ait tüpleri tüketicilerden alması ve kendi iş yerinde bulundurmasının 5307 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin ihlali niteliğinde olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci maddesinin birinci fıkrasını (e) bendinde, '' İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.'' düzenlemesine yer verildiği, buna göre davalının eylemlerinin «dürüstük kuralına» aykırı olduğu, mezkûr maddeye göre «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, haksız rekabetin tespitine, davalının işyerinde depolarında ve ticari amaçlı bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına ve bu tüplerin imha edilmesi suretiyle haksız rekabetin önlenmesine, hükmün «ilanına», 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 57 nci maddesi uyarınca 10.000,00 TL manevi tazminatın 16.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf yoluna başvurma hakkı · maddi hatanın düzeltilmesi · savunma hakkının kısıtlanması · el koyma · ticari itibar · savunma hakkı · kısıtlılık · maddi hata
Benzer bu kararda… , 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği taraf olmaktan çıkarılan ... yararına dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmesi gerektiğini ve gerekçeli kararının müvekkiline tebliğ edilmemesinin «savunma hakkını kısıtlandığını», davacının taraf değişikliği talebinin «maddi hataya» dayalı olmadığını zira aynı olay sebebiyle yürütülen ceza soruşturmasında iş yeri sahibi ...'in kimlik bilgilerinin bulunduğunu, davacı tarafça yeterince araştırma yapılmadığını, bu nedenle «muvafakatları» olmamasına rağmen taraf değişikliği talebinin kabul edilmesinin doğru olmadığını, diğer müvekkili ...'e ait «depoda» tespit edilen tüplerin satışa hazır vaziyette tutulmadığının sabit olduğunu, müvekkiline ait iş yerinin köy bakkalı olup kasabada başka bir bayi bulunmadığını, bu …
Davacı vekili, bilahare 29.05.2018 tarihli dilekçesi ile işbu davanın soruşturma dosyasında arama tutanağında adına yer verilen ...766 TC kimlik numaralı ... aleyhine açıldığı ancak tespit ve arama yapılan işyerinin ...746 TC kimlik numaralı ...'e ait olduğunun anlaşılmasından dolayı «maddi hatanın düzeltilmesini» ve davalının ..746 TC kimlik numaralı ... olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin AYGAZ, MOGAZ ve LİPETGAZ markaları ile sıvılaştırılmış petrol gazı dolum ve «tevzi» faaliyetinde bulunduğunu, anılan ürünlerin mevzuat gereği sadece yetkili bayiler tarafından satılabileceğini, Ürgüp Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/730 soruşturma sayılı dosyasında yaptırılan arama sonucunda müvekkili ile bayilik veya sair hiçbir nedenle akdi ilişkisi bulunmayan davalıya ait iş yerinde davacıya ait markalı ürünleri «taşıyan» toplam 242 adet boş ve dolu tüp bulunduğunun tespit edildiğini, davalının müvekkili şirkete ait LPG tüplerini yasalara aykırı bir şekilde elinde bulundurup bu tüpleri dolaşımdan kaldırarak müvekkili şirketin tüp sirkülasyonunu engellediğinden müvekkili şirketinin kâr «kaybına» uğradığını, yine bu tüplerin dolaşımdan çekilmesi sebebiyle müvekkilinin yeniden bu miktarda boş tüp üretmek zorunda kaldığını, «yetkisiz» tesislerde kaçak ve standartlara aykırı olarak doldurulma ihtimali olan bu tüplerin tüketicilere orijinal olarak satıldığını, bu tüplerden kaynaklanan her türlü tehlike ve zarardan tüpün üzerinde Aygaz markasının yer alması nedeniyle müvekkilinin muhatap kılınarak zarardan sorumlu tutulduklarını, bu şekilde «ticari itibarının» sarsıldığını ileri sürerek müvekkili adına tescilli markları taşıyan müvekkiline ait tüpleri yasal düzenlemelere aykırı olarak dolu ve boş vaziyette iş yeri, «depo» ve vasıtalarında ve sair ticari mahallerde bulundurması, ticaretini yapması ve bu tüpleri «takas» etmesi eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin durdurulmasına, tüplerin toplatılmasına, imhasına, hükmün «ilanına» ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 16.05.2019 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… ünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının iş yerinde davacıya ait boş ve dolu tüplerinin bulundurulması eyleminin 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince «haksız rekabet» teşkil ettiği, mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminatın olay tarihi, ele geçen tüplerin adedi dikkate alındığında somut olayın özelliklerine ve «hakkaniyete» uygun olduğu, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ... vekilinin istinaf itirazlarına gelince, dava konusu boş ve dolu tüplerin ...746 TC kimlik numaralı ...'e ait iş yerinde tespit edilmesine rağmen davanın bu kişinin oğlu olan ve aynı ismi «taşıyan» ...766 TC kimlik numaralı ...'e karşı açılmasının, davadan önce başlatılan soruşturma dosyasında bahsi geçen iş yerinde yapılan arama sırasında düzenlenen arama tutanağında iş yeri yetkilisinin ...766 TC kimlik numaralı ... olarak belirtilmesi karşısında dava dilekçesinde davalının yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı, mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca karşı tarafın «rızası» aranmaksızın davacının taraf değişikliği talebinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmasa da davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen ...766 TC kimlik numaralı ... yararına «yargılama giderleri» kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, mahkeme kararına karşı «istinaf yoluna başvuru hakkı» davanın taraflarına aitse de davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen ... yararına «vekalet ücretine» hükmedilmediğinden ... vekilinin istinaf başvurusunda «hukuki yararı» bulunduğu, davacı vekilinin istinaf itirazlarına gelince, 6100 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesi uyarınca davacının aynı davalıya karşı birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürmesinin mümkün olduğu, davaların yığılmasında her bir asli talep yönünden ayrı ayrı «yargılama giderlerinin» ve bu kapsamda vekalet ücretinin değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat talep edildiği, vekille «temsil» olunan davacı yararına kabul edilen iki asli talep yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine takdir edilmesi gerekirken davaya fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi sıfatıyla bakıldığı da nazara alınmaksızın asliye hukuk mahkemelerinde görülen davalar için tarifeyle belirlenen miktar dikkate alınarak tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle ...746 TC kimlik numaralı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ...766 TC kimlik numaralı ... vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile haksız rekabetin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, hükmün «ilanına», 10.000,00 TL manevi tazminatın 16.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12740 E. 2011/5296 K.
Ortak:ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hükmün «ilanı» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin halk arasında mutfak gazı olarak bilinen sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) «dağıtım» ve «tevzi» işi ile iştigal ettiğini ve iş bu faaliyetini kendisine ait ve usulüne uygun tescil edilmiş olan "Aygaz", "Mogaz" ve "Lipetgaz" markaları altında ülke genelinde yayılmış bayileri vasıtasıyla yürüttüğünü, ancak hal böyle iken, müvekkili şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmayan davalıya ait «depoda», Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/65 D.İş sayılı dosyasında yapılan «keşif» ile, müvekkili şirket markalarını «taşıyan» toplam 144 adet tüpün tespit edildiğini ve tüplerin davalı şirkette bırakıldığını, davalının tüketici nezdinde maruf ve meşhur olan müvekkili markasını taşıyan tüpleri ticari faaliyetine konu ettiğini, tüpleri piyasadan çekmek suretiyle müvekkilinin bu tüpleri kullanımını ve ticaretine konu etmesini engellediğini, davalının eylemlerinin müvekkilinin üretim yaptırıp ticari faaliyetine konu etmek istediği tüplerden faydalanmasını engelleyen, ortadan kaldıran, müvekkiline zarar veren hukuka aykırı eylemler olduğunu ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini iddia ederek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, davalı uhdesinde tespit edilmiş olan tüplerin imhasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 420,00 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiş, 17.06.2019 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «maddi tazminat» talebini 8.496,47 TL'ye yükseltmiştir.
İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporundan, davalının «ticaret unvanının» «depo» kapağında yazılı olduğu adreste, davacının markasını «taşıyan» dolu ve boş tüpler bulunduğu, davalı vekilinin tespit raporuna itirazında ve yargılama sırasında adresin kendilerine ait olmadığını ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, tespit rapor içeriği ve fotoğraflardan tüplerin davalıya ait olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davalı tarafın, sözleşme yapılacağına güvenerek dava dışı bir bayiden tüp alındığına ve satıldığına ilişkin savunmasının, hukuka uygunluk yönünden kabul edilebilir olmadığı, bayi olmadan tüplerin elinde bulundurularak satışının yapılmasının davacının «ihtarına» rağmen dolu/boş tüplerin davalı elinde bulundurulmasının «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacı tarafça, markaya tecavüz edildiği ileri sürülmüşse de, tüplerin taklit olduğunun ileri sürülmediği, davalı tarafça davacı markalarının taklit edilmesi ya da davacı markalarının, tescil edildikleri mal ve hizmetlerde davalı tarafça kullanılması söz konusu olmadığından mahkemece markaya tecavüzün tespiti, meni ve refine karar verilmesinin yerinde olmadığı, Mahkemece, davalının haksız rekabeti nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş ve «maddi tazminat» miktarı ile hesaplama yöntemi dosya kapsamına uygun görülmüşse de, 41 günlük ihlal yönünden 7.500 TL manevi tazminata hükmedilmesi yerinde görülmediği ve davacının talep edebileceği manevi tazminatın 5.000,00 TL olarak takdir edildiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına ve menine, tecavüz teşkil eden tüplerin karar kesinleştiğinde imhasına, 8.496,47 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», markaya tecavüzden kaynaklanan davanın ve fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… hkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların eyleminin davacılara ait markalara tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüzün» durdurulmasına, Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin depozito bedelleri asıl ve birleşen dosya davacısı tarafından ödenmek suretiyle toplatılmasına ve imhasına ve kararın «ilanı» ile toplam 8.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · marka hakkına tecavüz · haksız fiil · dava sebebi · vekalet ücreti
Benzer bu kararda3- Mahkemece, hakkında kısmen kabul hükmü kurulan manevi tazminat istemine yönelik olarak davacılar yararına belirlenen «vekalet ücretinin» Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca «maktu vekalet ücretinin» altında kalamayacağı düşünülmeksizin davacılar yararına bu limiti aşmayacak şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi ve davacıların davasının kısmen reddine dair hükmün aynı hukuki «sebebe» dayandığı göz önüne alınmaksızın her iki davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir …
… hkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların eyleminin davacılara ait markalara tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüzün» durdurulmasına, Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin depozito bedelleri asıl ve birleşen dosya davacısı tarafından ödenmek suretiyle toplatılmasına ve imhasına ve kararın «ilanı» ile toplam 8.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak tüplerin depozito bedellerinin davacı tarafça ödenmesi karşılığında «haksız fiil» faili olan davalılardan alınmasına karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10474 E. 2014/17396 K.
Ortak:kâr kaybı · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hükmün «ilanı» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin halk arasında mutfak gazı olarak bilinen sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) «dağıtım» ve «tevzi» işi ile iştigal ettiğini ve iş bu faaliyetini kendisine ait ve usulüne uygun tescil edilmiş olan "Aygaz", "Mogaz" ve "Lipetgaz" markaları altında ülke genelinde yayılmış bayileri vasıtasıyla yürüttüğünü, ancak hal böyle iken, müvekkili şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmayan davalıya ait «depoda», Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/65 D.İş sayılı dosyasında yapılan «keşif» ile, müvekkili şirket markalarını «taşıyan» toplam 144 adet tüpün tespit edildiğini ve tüplerin davalı şirkette bırakıldığını, davalının tüketici nezdinde maruf ve meşhur olan müvekkili markasını taşıyan tüpleri ticari faaliyetine konu ettiğini, tüpleri piyasadan çekmek suretiyle müvekkilinin bu tüpleri kullanımını ve ticaretine konu etmesini engellediğini, davalının eylemlerinin müvekkilinin üretim yaptırıp ticari faaliyetine konu etmek istediği tüplerden faydalanmasını engelleyen, ortadan kaldıran, müvekkiline zarar veren hukuka aykırı eylemler olduğunu ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini iddia ederek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, davalı uhdesinde tespit edilmiş olan tüplerin imhasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 420,00 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiş, 17.06.2019 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «maddi tazminat» talebini 8.496,47 TL'ye yükseltmiştir.
İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporundan, davalının «ticaret unvanının» «depo» kapağında yazılı olduğu adreste, davacının markasını «taşıyan» dolu ve boş tüpler bulunduğu, davalı vekilinin tespit raporuna itirazında ve yargılama sırasında adresin kendilerine ait olmadığını ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, tespit rapor içeriği ve fotoğraflardan tüplerin davalıya ait olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davalı tarafın, sözleşme yapılacağına güvenerek dava dışı bir bayiden tüp alındığına ve satıldığına ilişkin savunmasının, hukuka uygunluk yönünden kabul edilebilir olmadığı, bayi olmadan tüplerin elinde bulundurularak satışının yapılmasının davacının «ihtarına» rağmen dolu/boş tüplerin davalı elinde bulundurulmasının «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacı tarafça, markaya tecavüz edildiği ileri sürülmüşse de, tüplerin taklit olduğunun ileri sürülmediği, davalı tarafça davacı markalarının taklit edilmesi ya da davacı markalarının, tescil edildikleri mal ve hizmetlerde davalı tarafça kullanılması söz konusu olmadığından mahkemece markaya tecavüzün tespiti, meni ve refine karar verilmesinin yerinde olmadığı, Mahkemece, davalının haksız rekabeti nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş ve «maddi tazminat» miktarı ile hesaplama yöntemi dosya kapsamına uygun görülmüşse de, 41 günlük ihlal yönünden 7.500 TL manevi tazminata hükmedilmesi yerinde görülmediği ve davacının talep edebileceği manevi tazminatın 5.000,00 TL olarak takdir edildiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına ve menine, tecavüz teşkil eden tüplerin karar kesinleştiğinde imhasına, 8.496,47 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», markaya tecavüzden kaynaklanan davanın ve fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… urduğu, ve böylece davacı şirkete ait tüplerin dolaşımdan kalkmasına, dolaşımdaki mevcut tüp sayısının azalmasına ve tüp sirkülaysonunu engelleyerek davacı şirketin «kar kaybına» neden olduğu, davalının açıklanan eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiği ancak marka hakkına bir tecavüzün bulunmadığı, davalının hukka aykırı eyleminden davacının manevi olarak zarar görüdüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile haksız rekabetin tespitine, men'ine, hükmün «ilanına» ve 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
3-Ancak dava, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, davacı taraf, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir.
Bu durum karşısında, kabul edilen «haksız rekabetin» tespiti ve manevi tazminat istemlerinin her biri için davacı yararına 2 ayrı ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi için geçerli «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tek ve genel mahkemeler için geçerli vekalet ücretine göre karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… urduğu, ve böylece davacı şirkete ait tüplerin dolaşımdan kalkmasına, dolaşımdaki mevcut tüp sayısının azalmasına ve tüp sirkülaysonunu engelleyerek davacı şirketin «kar kaybına» neden olduğu, davalının açıklanan eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiği ancak marka hakkına bir tecavüzün bulunmadığı, davalının hukka aykırı eyleminden davacının manevi olarak zarar görüdüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile haksız rekabetin tespitine, men'ine, hükmün «ilanına» ve 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
AAÜT’de Fikri Sınai Haklar Mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda hükmedilecek «vekalet ücreti» genel mahkemelerden farklı olarak düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında, kabul edilen «haksız rekabetin» tespiti ve manevi tazminat istemlerinin her biri için davacı yararına 2 ayrı ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi için geçerli «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tek ve genel mahkemeler için geçerli vekalet ücretine göre karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3853 E. , 2023/7476 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2735 Esas, 2022/649 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/385 E., 2019/262 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hükmün ilanı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin halk arasında mutfak gazı olarak bilinen sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) dağıtım ve tevzi işi ile iştigal ettiğini ve iş bu faaliyetini kendisine ait ve usulüne uygun tescil edilmiş olan "Aygaz", "Mogaz" ve "Lipetgaz" markaları altında ülke genelinde yayılmış bayileri vasıtasıyla yürüttüğünü, ancak hal böyle iken, müvekkili şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmayan davalıya ait depoda, Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/65 D.İş sayılı dosyasında yapılan keşif ile, müvekkili şirket markalarını taşıyan toplam 144 adet tüpün tespit edildiğini ve tüplerin davalı şirkette bırakıldığını, davalının tüketici nezdinde maruf ve meşhur olan müvekkili markasını taşıyan tüpleri ticari faaliyetine konu ettiğini, tüpleri piyasadan çekmek suretiyle müvekkilinin bu tüpleri kullanımını ve ticaretine konu etmesini engellediğini, davalının eylemlerinin müvekkilinin üretim yaptırıp ticari faaliyetine konu etmek istediği tüplerden faydalanmasını engelleyen, ortadan kaldıran, müvekkiline zarar veren hukuka aykırı eylemler olduğunu ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, davalı uhdesinde tespit edilmiş olan tüplerin imhasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 420,00 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiş, 17.06.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 8.496,47 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin daha önce çalıştığı firma ile sözleşmesinin bitmesi nedeniyle davacı firmanın yetkilileri ile 2016 yılının Temmuz-Ağustos aylarında bayilik için görüşmeye başladığını, söz konusu tarihte müvekkilinin davacı ile anlaşacaklarını düşünerek ve diğer firma ile olan sözleşmesinin bitmesi nedeniyle, davacının yetkili Lipet ve Mogaz bayisi olan Turan Kardeşler Dayanıklı Tüketim Maddeleri Tic.Ltd.Şti. ile görüştüğünü, bu bayiden muhtelif sayıda faturalı olarak tüp satın aldığını, faturalı olarak aldığı tüplerin satışını yaptığını, ancak daha sonra davacı şirket ile anlaşmanın yapılamadığını, müvekkilinin de eski firması ile yeniden sözleşme imzaladığını, davacının iş bu davayı kötü niyetle açtığını, davacı ile ticari bir ilişkinin olmadığı yönündeki iddianın gerçek dışı olduğunu, davacının bayisinden faturalı olarak alınan, davacı adına satılan ve bedelleri ödenmiş tüplerin söz konusu olduğunu, müvekkili şirkete bırakılan bir tüpün de mevcut olmadığını, değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporuna süresi içerisinde itiraz ettiklerini, tüplerin piyasadan çekildiğini, müvekkilinin söz konusu tüpleri piyasadan çekmediğini, aksine satın alarak davacı yararına piyasaya sunduğunu, davacının hiçbir maddi kaybı olmadığı gibi kâr elde ettiğini ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sıvılaştırılmış petrol gazı, dolum ve dağıtım ile ilgili ticarî faaliyette bulunduğu, bu ürünlerini AYGAZ, MOGAZ ve LİPETGAZ markalarıyla kamuya sunduğu, bu ürünlerin Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu hükümleri uyarınca ancak yetkili bayiler tarafından bulundurulabileceği, takas ve satışa konu edilebileceği, davalının davacının bayisi olmadığı, sektörde faaliyet gösteren başka bir firmanın bayisi olduğu halde, Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/65 Değişik iş sayılı dosyasında 21.10.2016 tarihinde yapılan delil tespiti ve sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere, davalıya ait işyerinde eklentileri ve dağıtım araçlarında Aygaz ibareli toplam 120 adet, Mogaz ibareli 23 adet ve Lipetgaz ibareli 1 adet tüp bulunduğu anlaşılmakla, bu eylem davacının marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinden, davacının men ve ref'e ilişkin davasının kabulüne karar vermek gerektiği, davacının maddi tazminat talebine gelince, bilirkişi raporuna göre davacının isteyebileceği toplam maddi tazminat tutarı 8.496,47 olduğu anlaşılmakla, keza davalının eylemi davacının manevi haklarını da ihal ettiğinden, ihlalin niteliği, sayısı, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacına göre, istenen toplam 7.500,00 TL manevi tazminat tutarı uygun ve yeterli olduğundan, davacının tazminat taleplerinin de kabulüne karar vermek gerektiği, kararın ilanında davacının yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit dosyasında müvekkilinin adresinde yapılan incelemede hiçbir tüp tespit edilemediğini, ikinci bir mahalde keşif yapılmış bu adreste müvekkilinin ismini taşıyan branda olması nedeniyle müvekkiline ait olduğundan bahisle karar verildiğini, tespit raporuna adresin kendilerine ait olmadığına dair itiraz ettiklerini, sadece depo kapısında brandada Taşkınlar yazısı bulunduğu iddia edilmişse de, aynı yerde Pırelli ve Horoz Lojistik yazan brandalarda bulunduğunu, müvekkiline ait olduğu tespiti yapılmasının hukuka aykırı olduğunu. tespit yapan bilirkişinin uzman ve yetkin olmadığını, davacı şirketin ürün gamında MOGAZ'a ait 24'lük mavi boyalı tüp satışının bulunmadığını, dolu/boş tüp sayısının belirtilmediğini, tespit isteyen şirketin ürün gamında 14/lük tüp diye bir tüpün bulunmadığını, somut olayda manevi tazminat koşulları oluşmadığı gibi hükmedilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu, mahkemenin maddi tazminat talebi yönünden kök ve ek rapor aldığını, mahkemenin sadece Taşkınlar Ltd.
Şti. yazısını göz önüne alarak hüküm kurduğunu, itirazlarının incelenmediğini, tespit yapılan yerin müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin daha önce çalıştığı firma ile sözleşme süresinin bitmiş olması nedeniyle, AYGAZ firmasının yetkilileri ile 2016 yılının Temmuz-Ağustos aylarında görüşmeye başladığını, anlaşacaklarını düşünerek davacının bayisi LİPET ve MOGAZ bayisi olan Turan Kardeşler...Ltd. Şti.'den muhtelif sayıda faturalı tüp aldığını, bu tüplerin satışını yaptığını ancak anlaşma olmadığını, davacı tarafın iddialarını ispatlayamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında bulunan 2016/65 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporundan, davalının ticaret unvanının depo kapağında yazılı olduğu adreste, davacının markasını taşıyan dolu ve boş tüpler bulunduğu, davalı vekilinin tespit raporuna itirazında ve yargılama sırasında adresin kendilerine ait olmadığını ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, tespit rapor içeriği ve fotoğraflardan tüplerin davalıya ait olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davalı tarafın, sözleşme yapılacağına güvenerek dava dışı bir bayiden tüp alındığına ve satıldığına ilişkin savunmasının, hukuka uygunluk yönünden kabul edilebilir olmadığı, bayi olmadan tüplerin elinde bulundurularak satışının yapılmasının davacının ihtarına rağmen dolu/boş tüplerin davalı elinde bulundurulmasının haksız rekabet teşkil ettiği, davacı tarafça, markaya tecavüz edildiği ileri sürülmüşse de, tüplerin taklit olduğunun ileri sürülmediği, davalı tarafça davacı markalarının taklit edilmesi ya da davacı markalarının, tescil edildikleri mal ve hizmetlerde davalı tarafça kullanılması söz konusu olmadığından mahkemece markaya tecavüzün tespiti, meni ve refine karar verilmesinin yerinde olmadığı, Mahkemece, davalının haksız rekabeti nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş ve maddi tazminat miktarı ile hesaplama yöntemi dosya kapsamına uygun görülmüşse de, 41 günlük ihlal yönünden 7.500 TL manevi tazminata hükmedilmesi yerinde görülmediği ve davacının talep edebileceği manevi tazminatın 5.000,00 TL olarak takdir edildiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına ve menine, tecavüz teşkil eden tüplerin karar kesinleştiğinde imhasına, 8.496,47 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, markaya tecavüzden kaynaklanan davanın ve fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçesiyle kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 ve 149 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109789400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz