6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Belirsiz süreli sözleşme

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3240 E. 2023/7050 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirsiz süreli sözleşme know-how ticari sır ticari itibar rekabet yasağı istifa sözleşmeye aykırılık şirket zararı cy/cy şerhi cezai şart oy yasağı maddi ve manevi tazminat esastan ret geçersizlik ihtarname haksız rekabet yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 58TBK 444 · HMK · TTK — TTK 55TTK 56

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2016/714 E., 2019/839 K.

Taraflar arasındaki rekabet yasağına aykırılığın tespiti, meni ile cezai şart ve manevi tazminatın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın müvekkili şirket bünyesinde taraflar arasında akdedilen belirsiz süreli iş sözleşmesi uyarınca çalışmakta olduğunu, davalının kendi isteği ile görevinden istifa ettiğini, davalı gerçek kişinin davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olduğunu, buna rağmen davacının rakibi olan davalı şirketin teşviği ile davacı şirket ile ilişiğini keserek davalı şirkette çalışmaya başladığını, gönderilen ihtarnamelere rağmen haksız rekabet ve rekabet yasağı hükümlerine aykırı davranıldığını ileri sürerek davalı ... ile davalı şirket arasındaki rekabet yasağına aykırı hizmet ilişkisinin derhal sonlandırılması ve bu surette haksız rekabetin men'ine, davacı ile davalılardan ... arasında imzalanan iş sözleşmesinin rekabet yasağı hükmüre aykırılık nedeniyle 55.137,17 TL cezai şartın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların haksız rekabette bulunarak müvekkilinin ticari itibarını sarsan davalılardan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) 56 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 58 inci maddesi hükümleri uyarınca 5.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalıların vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkillerinden ...'ın diğer davalı müvekkili ile davacı bünyesinde çalışırken herhangi bir şekilde temasa geçmediğini, davacı ile davalı müvekkili şirketin rakip şirketler olmadığını, her iki şirketin odak alanlarının farklı olduğunu, davacının gönderdiğini iddia ettiği ihtarnamelerin tebliğ şerhlerinin mevcut olmadığını, davacı ile müvekkili ... arasında akdedilen iş sözleşmesine göre rekabet yasağı ile ilgili sürenin bir ay olduğunu, olayda hissedilir düzeyde bir zarar olasılığının mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalıların eylem birliği içerisinde haksız rekabet hükümlere aykırı davrandıkları, davalı ...'in davacı şirkette çalıştığı dönemde davalı şirketin kendisi ile görüşmeye başladığı, davalı şirketin, davacı şirket know-how'una (ticari sır) erişmek için ...'in kendi şirketlerinde çalışmaya başlamasına teşvik ettiği iddia edilmiş ise de, davacı tarafça bu iddiaların delillendirilemediği, davalı ...'in yazılım mühendisi olması sebebiyle uzman olduğu alanda faaliyet gösteren davalı şirkette çalışmaya başlamasının haksız rekabet teşkil edeceğinin düşünülmesinin Anayasa'da hüküm altına alınan çalışma hakkı hürriyetine aykırılık oluşturacağı, davalı ...'in 22.04.2016 tarihinde davacı şirketten ayrıldığı, davalı şirkette ise 01.06.2016 tarihinde çalışmaya başladığı, sözleşme hükümleri dikkate alındığında rekabet yasağına aykırı davranış ve yasal düzenlemeler dikkate alındığında haksız rekabetin oluşmadığı kanaatine varıldığı, davacının sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart, manevi tazminat ve haksız rekabetin meni taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1.Haksız rekabet hükmünün geçerli olup davalı tarafından anılan hükme aykırı hareket edildiğini, davalı şirketin müvekkili şirketin iştigal alanıyla benzer faaliyetler yürütmekte olduğunu, davalı şirketle aralarında ciddi ve süregelen bir rekabet söz konusu olduğunu,

2. Salt coğrafi olarak geniş olduğundan bahisle haksız rekabete ilişkin düzenlemenin geçersiz kabul edilmesinin isabetli olmadığını, böyle olduğuna dair bir kabulde dahi mahkemenin sözleşme hükmünü uyarlaması ve buna istinaden hüküm tesis etmesi gerekmekte olduğunu,

3.Davalının henüz bir (1) aylık süre dolmadan ve müvekkili şirket bünyesindeki işinden ayrılmadan davalı firma ile görüşmelere başladığı, davalı firma bünyesinde istihdam edilmek üzere aldığı tekliften sonra işten ayrılmış ve haksız rekabet yasağına aykırı olarak davalı rakip firmada aynı uzmanlık alanına ilişkin bir pozisyonda işe başladığını, açıklanan nedenlerle geçerli nitelikteki sözleşme hükmüne aykırı hareketle haksız rekabet yasağına muhalefet edildiği açıkça ortada olduğunu,

4.Her iki davalının da müvekkili şirketin zararına olacak şekilde haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiği dikkate alındığında, haklı davanın reddine karar verilen yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu tespit edileceğini, savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gerçek kişinin irade serbestisi içinde davacı şirket ile olan iş akdini feshedip davalı şirkette işe girmesinde hukuka uygun olmayan davacı aleyhine menfaat temininin ispat edilemediği, davacının ticari sırlarının ele geçirilmesine yönelik bir çalışmanın davalılarca gerçekleştirildiğine ilişkin bir delilin bulunmadığı, davacının yanında çalışan davalı işçinin işten ayrılarak faaliyetleri tamamen aynı olmayan davalı şirkette çalışmaya başlamasının haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 444 üncü maddesinde düzenlenen rekabet yasağının ihlali ve 6102 sayılı Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinde düzenlenen haksız rekabet hallerinin, dolayısıyla maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, rekabet yasağına aykırılığın tespiti, meni ile cezai şart ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.

2.6098 sayılı Kanun'un 444 üncü maddesi.

3.6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Zarar tehlikesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13197 E. 2017/6476 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tbk 445

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7354 E. 2016/1838 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tbk 445

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4347 E. 2017/6591 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Tecavüzün giderilmesi | Faydalı model hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7255 E. 2022/144 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1546 E. 2021/2428 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3240 E.  ,  2023/7050 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/483 Esas, 2022/344 Karar

2.Arute Solutions Yazılım A.Ş.

(Eski Unvan: Eksi Bir Artı Bir Yatırım Danışmanlık

San. ve Tic. A.Ş.)

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/714 E., 2019/839 K.

Taraflar arasındaki rekabet yasağına aykırılığın tespiti, meni ile cezai şart ve manevi tazminatın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın müvekkili şirket bünyesinde taraflar arasında akdedilen belirsiz süreli iş sözleşmesi uyarınca çalışmakta olduğunu, davalının kendi isteği ile görevinden istifa ettiğini, davalı gerçek kişinin davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olduğunu, buna rağmen davacının rakibi olan davalı şirketin teşviği ile davacı şirket ile ilişiğini keserek davalı şirkette çalışmaya başladığını, gönderilen ihtarnamelere rağmen haksız rekabet ve rekabet yasağı hükümlerine aykırı davranıldığını ileri sürerek davalı ... ile davalı şirket arasındaki rekabet yasağına aykırı hizmet ilişkisinin derhal sonlandırılması ve bu surette haksız rekabetin men'ine, davacı ile davalılardan ...

arasında imzalanan iş sözleşmesinin rekabet yasağı hükmüre aykırılık nedeniyle 55.137,17 TL cezai şartın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların haksız rekabette bulunarak müvekkilinin ticari itibarını sarsan davalılardan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) 56 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 58 inci maddesi hükümleri uyarınca 5.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalıların vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkillerinden ...'ın diğer davalı müvekkili ile davacı bünyesinde çalışırken herhangi bir şekilde temasa geçmediğini, davacı ile davalı müvekkili şirketin rakip şirketler olmadığını, her iki şirketin odak alanlarının farklı olduğunu, davacının gönderdiğini iddia ettiği ihtarnamelerin tebliğ şerhlerinin mevcut olmadığını, davacı ile müvekkili ... arasında akdedilen iş sözleşmesine göre rekabet yasağı ile ilgili sürenin bir ay olduğunu, olayda hissedilir düzeyde bir zarar olasılığının mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalıların eylem birliği içerisinde haksız rekabet hükümlere aykırı davrandıkları, davalı ...'in davacı şirkette çalıştığı dönemde davalı şirketin kendisi ile görüşmeye başladığı, davalı şirketin, davacı şirket know-how'una (ticari sır) erişmek için ...'in kendi şirketlerinde çalışmaya başlamasına teşvik ettiği iddia edilmiş ise de, davacı tarafça bu iddiaların delillendirilemediği, davalı ...'in yazılım mühendisi olması sebebiyle uzman olduğu alanda faaliyet gösteren davalı şirkette çalışmaya başlamasının haksız rekabet teşkil edeceğinin düşünülmesinin Anayasa'da hüküm altına alınan çalışma hakkı hürriyetine aykırılık oluşturacağı, davalı ...'in 22.04.2016 tarihinde davacı şirketten ayrıldığı, davalı şirkette ise 01.06.2016 tarihinde çalışmaya başladığı, sözleşme hükümleri dikkate alındığında rekabet yasağına aykırı davranış ve yasal düzenlemeler dikkate alındığında haksız rekabetin oluşmadığı kanaatine varıldığı, davacının sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart, manevi tazminat ve haksız rekabetin meni taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1.Haksız rekabet hükmünün geçerli olup davalı tarafından anılan hükme aykırı hareket edildiğini, davalı şirketin müvekkili şirketin iştigal alanıyla benzer faaliyetler yürütmekte olduğunu, davalı şirketle aralarında ciddi ve süregelen bir rekabet söz konusu olduğunu,

2. Salt coğrafi olarak geniş olduğundan bahisle haksız rekabete ilişkin düzenlemenin geçersiz kabul edilmesinin isabetli olmadığını, böyle olduğuna dair bir kabulde dahi mahkemenin sözleşme hükmünü uyarlaması ve buna istinaden hüküm tesis etmesi gerekmekte olduğunu,

3.Davalının henüz bir (1) aylık süre dolmadan ve müvekkili şirket bünyesindeki işinden ayrılmadan davalı firma ile görüşmelere başladığı, davalı firma bünyesinde istihdam edilmek üzere aldığı tekliften sonra işten ayrılmış ve haksız rekabet yasağına aykırı olarak davalı rakip firmada aynı uzmanlık alanına ilişkin bir pozisyonda işe başladığını, açıklanan nedenlerle geçerli nitelikteki sözleşme hükmüne aykırı hareketle haksız rekabet yasağına muhalefet edildiği açıkça ortada olduğunu,

4.Her iki davalının da müvekkili şirketin zararına olacak şekilde haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiği dikkate alındığında, haklı davanın reddine karar verilen yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu tespit edileceğini, savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gerçek kişinin irade serbestisi içinde davacı şirket ile olan iş akdini feshedip davalı şirkette işe girmesinde hukuka uygun olmayan davacı aleyhine menfaat temininin ispat edilemediği, davacının ticari sırlarının ele geçirilmesine yönelik bir çalışmanın davalılarca gerçekleştirildiğine ilişkin bir delilin bulunmadığı, davacının yanında çalışan davalı işçinin işten ayrılarak faaliyetleri tamamen aynı olmayan davalı şirkette çalışmaya başlamasının haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 444 üncü maddesinde düzenlenen rekabet yasağının ihlali ve 6102 sayılı Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinde düzenlenen haksız rekabet hallerinin, dolayısıyla maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, rekabet yasağına aykırılığın tespiti, meni ile cezai şart ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.

2.6098 sayılı Kanun'un 444 üncü maddesi.

3.6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109741100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.