Yurt dışı sigortacıya karşı Türk mahkemesinin yetkisi (MÖHUK 46)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2901 E. 2023/7087 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkta yetkili mahkeme 5718 sayılı Kanun'a göre belirlenir. Sigorta poliçesindeki yabancı mahkeme yetki şartı, poliçenin tarafı olmayan davacıyı bağlamaz. Sigortacının yurt dışında mukim olduğu hâllerde, sigorta sözleşmesinden doğan dava bakımından Türk mahkemesinin yetkili olması poliçenin sigortacının Türkiye'deki şubesi veya acentesi tarafından düzenlenmiş olmasına bağlıdır; poliçe yurt dışında düzenlenmişse Türk mahkemesi yetkili olmayıp davalının faaliyet merkezinin bulunduğu yer mahkemeleri yetkilidir ve dava usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Yurt dışında mukim sorumluluk sigortacısına karşı açılan davada Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi → ret
İddia: Davacı, zararın doğrudan sigortacıdan tahsil edilebileceğini, yabancı tacirler nam ve hesabına Türkiye'de işlem yapanların acentelik hükümlerine tabi olduğunu ve asillere izafeten acentelere dava açılabileceğini, ayrıca davalılardan birinin yerleşim yerinin İstanbul olması nedeniyle davanın davalılardan birinin ikametgâhında açıldığını ve mahkemenin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı ile davalının yurt dışında bulunmaları ve taşımaya konu geminin yabancı bayraklı olması nedeniyle uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından, yetkili mahkemenin 5718 sayılı Kanun'a göre tespit edilmesi gerekir. Davalı, sigorta poliçesindeki yetki klozuna göre Londra Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüş ise de, söz konusu yetki şartı poliçenin tarafı olmayan davacıyı bağlamayacağından yetkili mahkeme 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre belirlenmelidir. Davacının tazminat talebi, davalı ile gemi donatanı arasındaki sorumluluk sigortasına dayanmaktadır; sigorta poliçesini düzenleyen davalı yurt dışında mukim bir şirket olduğundan, uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili hâle gelmesi, sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlıdır. Somut olayda sorumluluk sigortacısı davalı şirket İngiltere'de bulunmakta ve poliçe de yurt dışında düzenlenmiş olduğundan anılan hükme göre bu dava yönünden mahkemenin yetkisi bulunmamakta, davalının faaliyet merkezinin bulunduğu İngiltere mahkemeleri yetkili olmaktadır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Yurt dışında düzenlenmiş sorumluluk sigortası poliçesinde Türk mahkemesinin yetkisinin poliçenin Türkiye'deki şube/acente tarafından düzenlenmesi koşuluna bağlı olduğu ve poliçedeki yetki şartının poliçe tarafı olmayan davacıyı bağlamadığı yönündeki holding, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme 5718 sayılı Kanun'a göre belirlenir; sigortacının yurt dışında mukim olduğu hâllerde sigorta sözleşmesinden doğan davada Türk mahkemesinin yetkili olması, poliçenin sigortacının Türkiye'de bulunan şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olmasına bağlıdır, aksi hâlde davalının faaliyet merkezinin bulunduğu yer mahkemeleri yetkilidir. Poliçedeki yabancı mahkeme yetki şartı, poliçenin tarafı olmayan davacıyı bağlamaz.
- Dava şartı
- Milletlerarası yetki
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancılık unsuru↗ milletlerarası yetki↗ yetki şartı (yetki klozu)↗ sorumluluk sigortası↗ doğrudan dava hakkı↗ koruma ve tazmin (P&I) sigortası↗ halefiyet↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1388 E. 2020/5003 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:donatan · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · rücuen tazminat · pasif husumet · taraf ehliyeti · usulden reddi · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, M/V ORMOND gemisinin «hasarın» meydana gelmesinde sorumluluğu olmadığı, kaldı ki davalının geminin kaptanı veya «donatanı» da olmadığı, davacının «rücuen tazminat» davasını davalıya yöneltemeyeceği, davalının davada «pasif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4847 E. 2018/6934 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:deniz ticareti · donatan · pasif husumet ehliyeti · tanıma · husumet ehliyeti · rücuen tazminat · pasif husumet · husumet yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,... gemisinin «hasarın» meydana gelmesinde sorumluluğu olmadığı, kaldı ki davalının geminin kaptanı veya «donatanı» da olmadığı, davacının «rücuen tazminat» davasını davalıya yöneltemeyeceği, davalının davada «pasif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, endüstriyel yangın «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketin «donatan» sıfatına haiz olmadığı gerekçesiyle «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Donatanın «tanımını» yapan, dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 946. maddesinde, «donatanın» gemisini «deniz ticaretinde» kullanan gemi sahibi olduğu, ayrıca kendisinin olmayan bir gemiyi kendi adına deniz ticaretinde bizzat veya kaptan marifetiyle kullanan kimsenin de üçüncü şahıslarla olan münasebetlerinde donatan sayılacağı düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2901 E. , 2023/7087 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1002 Esas-2021/1964 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
( Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2020/280 E., 2021/186 K.
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından sigortalanan dökme buğday yükünün donatanının Anda Maritime Co Ltd, işleteninin Adnan Denizcilik Ticaret ve Limited Şirketi olduğu 8027638 IMO numaralı Togo bayraklı M/V Anda gemisine yüklendiğinini ve geminin tahliye limanı olan Trablus/Lübnan’a doğru seferine başladığını ancak 29.07.2018 tarihinde Kırım açıklarında Karadeniz’de battığını ve yükün tam ziya olduğunu, bu nedenle müvekkilinin 819.705,52 USD tutarındaki sigorta tazminatını sigorta ettiren yük ilgililerine ödediğini, M/V Anda gemisinin donatanı olan Anda Maritime Co Ltd’nin sigorta poliçesi kapsamında koruma ve tazmin sigortacısı olan Lodestar Marine Ltd tarafından sigortalandığını, sigorta kapsamının 28.05.2017 ve 28.05.2018 tarihleri arasında geçerli olduğunun anlaşıldığını, davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 819.705,12 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ihtilafın Türkiye ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davaya konu Anda gemisinin Togo bayraklı olduğunu, gemi donatanı da Anda Maritime Co unvanlı bir yabancı şirket olduğunu, davacının Türk Mahkemelerinde Türk Hukukuna göre dava açamayacağını, müvekkilinin İngiltere’de mukim olup P&I sigorta poliçesi uyarınca ihtilaflara İngiliz Hukukunun uygulanacağını ve Londra Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının aktif husumetini ispatlayamadığını, müvekkili şirketin pasif husumetinin bulunmadığını, müvekkili şirkete doğrudan dava açılamayacağını, davacının P&I klüpten doğan tazminat talep edemeyeceğinin Yargıtay kararları ve Türk doktrini ile ortada olduğunu, müvekkili şirketin sigorta poliçesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalının yurtdışında bulunmaları, taşımaya konu olan M/V Anda gemisinin yabancı bayraklı olması nedeniyle dava konusu uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetkili mahkemenin 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'a (5718 sayılı Kanun) göre tespit edilmesi gerektiği, sigorta poliçesi örneğinden M/V Anda gemisinin davalı Lodestar Marine Ltd tarafından sigortalandığı, sigorta poliçesinin de yurtdışında düzenlendiği, davalı tarafça sigorta poliçesindeki yetki klozuna göre uyuşmazlığın çözümünde Londra Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüş ise de söz konusu yetki şartının poliçenin tarafı olmayan davacıyı bağlamayacağından yetkili mahkemenin 5718 sayılı Kanun'un 46 ıncı maddesine göre belirlenmesi gerektiği, davacının tazminat talebinin, davalı ile gemi donatanı arasındaki sorumluluk sigortasına dayandığını, sigorta poliçesini düzenleyen Lodestar Marine Limited yurt dışında mukim bir şirket olduğundan dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili hale gelmesinin sigorta poliçesinin, sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlı olduğu, M/V Anda gemisinin sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin İngiltere/Londra bulunmakta olup sigorta poliçesi de yurt dışında düzenlendiğinden anılan Yasa hükmüne göre iş bu dava yönünden mahkemenin yetkisinin bulunmadığı, davalının faaliyet merkezinin bulunduğu İngiltere/Londra mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesinde, zararın doğrudan sigortacıdan tahsil edilebileceğinin düzenlendiğini, bu nedenle davalının haklarındaki dava tefrik edilen diğer davalılarla birlikte zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, yabancı tacirler nam ve hesabına Türkiye'de işlem yapanların acentelik hükümlerine tabi olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca asillere izafeten acentelere dava açılabileceğini, bu çerçevede Onur Marin Denizcilik şirketinin davalının acentesi olduğu ve husumet ehliyetine sahip bulunduğunu, davalı Donatan ile diğer davalı işleten şirketin yerleşim yerinin Beyoğlu- İstanbul olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 7 inci maddesine göre dava, davalılardan birinin ikametgahında açıldığından mahkemenin yetkili olduğunu, dosyaya sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin aktif dava ehliyetinin bulunduğunu, ödediği tazminat tutarı nispetinde tazminat talep ve dava haklarına halef olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın davalıdan tazminini istemesinin kanundan kaynaklanan bir hak olduğunu, davalı donatanın Türkiye'de bulunmasına rağmen sigortacısının yurt dışında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş bu davaya konu talep bakımından Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 5718 sayılı Kanun'un 46 ıncı maddesi.
3. 6102 sayılı Kanun'un 1478 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109727800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz